BIST 100
14.205,96 0,24%
DOLAR
47,9010 0,04%
EURO
55,5936 0,30%
GRAM ALTIN
6.780,32 0,64%
FAİZ
41,12 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
101,46 1,84%
BITCOIN
63.518,00 0,80%
GBP/TRY
64,9831 0,22%
EUR/USD
1,1597 0,23%
BRENT
88,41 -0,12%
ÇEYREK ALTIN
11.085,81 0,64%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
26 °

EKONOMİ

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • CEMZY 14,63 %▲ %10,00
  • KARCL 89,65 %▲ %10,00
  • DEVA 79,80 %▲ %9,99
  • NETAS 68,30 %▲ %9,98
  • GUNDG 1.668,00 %▲ %9,95

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • CRFSA 304,50 %▼ %-9,98
  • SURGY 37,06 %▼ %-7,16
  • BARMA 10,01 %▼ %-6,62
  • PRKME 18,77 %▼ %-5,68
  • KARSN 9,59 %▼ %-5,33

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • TUPRS 1.205.134.647,75
  • ASELS 1.144.469.305,75
  • ASTOR 1.115.891.257,00
  • THYAO 878.654.246,75
  • SISE 824.850.149,86
Bitcoin
63.508 0.90%
Ethereum
1.903,39 1.40%
Tether
0,999253 0.00%
Binance Coin
605,55 0.10%
XRP
1,01 0.50%
Solana
75,75 0.60%
TRON
0,332547 0.50%
Dogecoin
0,070276 1.10%
Cardano
0,176039 0.10%
Dai
1 0.00%
Avalanche
6,36 0.70%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%
8 ilde organize suç operasyonu: 73 gözaltı! 2

8 ilde organize suç operasyonu: 73 gözaltı! 2.5 milyar TL’lik hesap hareketi

HABER MERKEZİ- Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre operasyonlar; Samsun, Diyarbakır, İstanbul, Mersin, Manisa, Ağrı, Şırnak ve Balıkesir’de gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin toplamda yaklaşık 2,5 milyar TL’lik hesap hareketi bulunduğu tespit edildi.
İlber Ortaylı’ya veda! Cenaze törenine damga vuran anı! ‘Bak şimdi burada ne yapacağım’
İçişleri Bakanlığı’nın açıklaması şöyle;
“8 ilde 10 ayrı organize suç örgütüne yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 2.5 milyar TL hesap hareketi bulunan 73 şüpheli yakalandı. 34’ü tutuklandı. 35’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.

Şüphelilerin; Samsun’da; internet üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri, Diyarbakır’da; uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, tefecilik ve silah kaçakçılığı yaptıkları, İstanbul, Mersin ve Manisa’da; “nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli hırsızlık” suçlarını işledikleri, Ağrı ve Şırnak’ta; akaryakıt kaçakçılığı ve Balıkesir’de; tefecilik yaptıkları tespit edildi.

Jandarma Genel Komutanlığı KOM, Siber ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca yapılan çalışmalar sonucu operasyonlar düzenlendi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemesi sonucu şüphelilere ait; yaklaşık 580 Milyon TL değerinde 126 banka hesabına el konuldu. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.”
Profesör korkulan sorunun yanıtını verdi: Atılan füzeler fayları harekete geçirir mi?…

Marketten bahçe kumu aldı ama..

Marketten bahçe kumu aldı ama… Eşini öldürüp parçaladı, 7 yıl sonra kan donduran itiraf

Edinilen bilgilere göre; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın talimatıyla raflarda bekleyen eski kayıp dosyalarını yeniden incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar kapsamında, Özbekistan uyruklu Khurriyat Tursunboeva’dan (36) 2019 yılından bu yana haber alamayan ablası S.Z. tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı kayıp başvurusu yeniden değerlendirildi. Soruşturma kapsamında özel ekip kuran polis, kadının Maltepe’de yaşadığı apartmanda komşuların bilgisine başvurdu.
İlginizi Çekebilir
Komşular, o dönem Tursunboeva’nın eşi E.Y’nin (37) kendilerine eşinin deport edilerek ülkesine gönderildiğini söylediğini, aynı dönemde evden kötü kokular geldiğini ve E.Y’nin kokunun güvercin beslemesinden kaynaklandığını iddia ettiğini anlattı. Yapılan incelemelerde ise Tursunboeva’nın Türkiye’den çıkış yaptığına dair herhangi bir kayda rastlanmadı. Kadına ait cep telefonunun da o tarihlerde Türkiye’de aktif olduğu belirlendi. Ayrıca kadının ablası S.Z.’nin ifadesinde çiftin evliliklerinde ciddi sorunlar yaşadıklarını söylediği öğrenildi. Polisin yaptığı araştırmada, E.Y.’nin 2019 yılında yapılan kayıp başvurusunun hemen ardından “terk edildiği” gerekçesiyle eşine boşanma davası açtığı, davanın yaklaşık 5 yıl sürmesinin ardından 2024 yılında kadının mahkemeye cevap vermemesi nedeniyle boşanmanın gerçekleştiği ortaya çıktı. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, çiftin o dönemde 2 çocuklarının bulunduğunu ve çocuklara E.Y.’nin anne ve babasının Aydın’ın Didim ilçesinde baktığını belirledi. Ayrıca şüpheli E.Y.’nin bazı tarihlerde arkadaşı A.Y.’nin (33) kimliğini kullanarak seyahat ettiği ve farklı yerlere gittiği tespit edildi. Kayıp başvurusu sonrasında da Tursunboeva ile E.Y.’e ait SIM kartların değiştirildiği ve hatların aktif şekilde kullanılmaya devam edildiği belirlendi.
Antalya Kepez Kaymakamlık binasında silah sesleri! Detaylar ortaya çıktı

LUMİNOL YÖNTEM 7 YILLIK İZLERİ ORTAYA ÇIKARDI
Cumhuriyet savcısının talimatıyla çiftin Maltepe’de yaşadığı evde Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından “Luminol” yöntemiyle yapılan çalışmada mutfak ve balkon bölümünde kan izlerine rastlandı. Polis ekipleri, E.Y.’nin 9 Mart 2026 tarihinde Gürcistan’dan çıkarak Artvin’de bulunan Sarp Hudut Kapısı üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığını tespit etti. Bunun üzerine İstanbul’da düzenlenen eş zamanlı operasyonla E.Y. ile arkadaşı A.Y. gözaltına alındı.
CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorgulanan şüpheli E.Y., eşiyle mutfakta tartıştıklarını, tartışma sırasında başına sopayla vurduğunu ve eşini öldürdüğünü itiraf etti. Ardından cesedi evlerinin balkonuna çıkardığını söyleyen şüpheli, bir gün sonra marketten bahçe kumu alarak kokuyu bastırmaya çalıştığını, daha sonra kireç döktüğünü ifade etti. Kokunun devam etmesi üzerine cesedi mutfağa getirerek parçaladığını anlatan E.Y., parçaları üç ayrı poşete koyarak evine yaklaşık 50 metre uzaklıktaki çöp konteynerine attığını söyledi. Şüpheli ayrıca, olayın ardından çocuklarını arkadaşı A.Y. ile birlikte Aydın’dan otobüsle Gebze Otogarı’na gelen ailesine teslim ettiğini belirtti. Cinayetin nedenini soran polislere ifade veren E.Y., eşinin ablasının kendisine maktulün eski sevgilisiyle çekilmiş özel görüntülerini gönderdiğini, bu nedenle aralarında tartışma çıktığını ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle cinayeti işlediğini iddia etti. Diğer şüpheli A.Y. ise cinayetten haberi olmadığını, yalnızca arkadaşına kimliğini verdiğini ve çocukların Gebze Otogarı’na götürülmesine yardımcı olduğunu söyledi. İfadelerin ardından şüpheli E.Y., Cumhuriyet savcısına yer gösterme işlemi kapsamında Maltepe’deki evde cinayeti nasıl işlediğini anlattı. O anlar cep telefonu kamerasıyla da görüntülendi.
İlber Ortaylı’ya veda! Cenaze törenine damga vuran anı! ‘Bak şimdi burada ne yapacağım’
Emniyetteki işlemleri tamamlanan E.Y. ve A.Y., Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi….

Bakan Ersoy: Asırlık hafızayı yeniden ayağa kaldırdık

Bakan Ersoy: Asırlık hafızayı yeniden ayağa kaldırdık

Kahramanmaraş’ın tarihî ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan Ulu Cami, depremlerin ardından yürütülen titiz restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeniden cemaatiyle buluştu. Kadir Gecesi’nde ibadete açılan camiye ilişkin gelişmeyi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaştı.
Bakan Ersoy paylaşımında, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami’nin bu mübarek gecede yeniden ibadete açıldığını belirtti. Bakan Ersoy’un paylaşımı şöyle: “Asırlık hafızayı yeniden ayağa kaldırdık! 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami’yi bu mübarek Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açtık. Dulkadiroğlu döneminin simge eserlerinden biri olan Ulu Cami’de; beden duvarlarından minaresine, mihrap kısmından hünkâr mahfilindeki çeşmeye kadar kapsamlı bir ihya süreci yürüttük. Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda ve aslına uygun şekilde ayağa kaldırdığımız bu kıymetli eseri yeniden ibadete açıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ımıza hayırlı olsun.”

DEPREMDE AĞIR HASAR GÖRMÜŞTÜ
Dulkadiroğlu Beyi Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yıllarında inşa edilen, 1500’lü yıllarda ise Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından genişletilen Ulu Cami, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar aldı. Tarihî yapıyı yeniden ayağa kaldırmak için yaklaşık 1,5 yıl süren kapsamlı bir restorasyon süreci yürütüldü.

ASLINA UYGUN RESTORASYON SÜRECİ YÜRÜTÜLDÜ
Yürütülen çalışmalar kapsamında, öncelikli olarak oluşturulan Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı. Koruma Kurulu onaylarının ardından uygulama aşamasına geçilirken yapı üzerinde jeoradar taramaları başlatıldı. Eserin beden duvarları ve kolonlarında askılama işlemleri yapıldı, özgün kimliği korunarak beden duvarlarında enjeksiyon uygulaması gerçekleştirildi. Statik güçlendirme amacıyla sürekli zıvana, kenet ve gergi sistemleri de devreye alınırken yapının daha güvenli hale getirilerek gelecek nesillere aktarılması hedeflendi.

MİHRAP VE HÜNKÂR MAHFİLİ DE İHYA EDİLDİ
Restorasyon çalışmaları boyunca yapının sanat tarihi raporunda yer alan özgün niteliklerine bağlı kalındı. Bu kapsamda caminin mihrap kısmı ile hünkâr mahfilindeki çeşme de yeniden ihya edildi. Beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları yapılırken minare de sürekli zıvana ve kenet uygulamalarıyla aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırıldı. Avlu ve çevre düzenlemesi de tamamlanarak tarihî yapının daha güvenli biçimde geleceğe taşınması sağlandı.

KADİR GECESİ’NDE CEMAATİYLE BULUŞTU
Restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Ulu Cami, bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açıldı. Böylece Kahramanmaraş’ın simge eserlerinden biri, deprem sonrası yürütülen titiz çalışmaların ardından yeniden şehrin ve cemaatin hizmetine sunuldu….

Güvercinleri besledi, can verdi! Baba olay gününü anlattı: Ben aileme nasıl bakacağım?

Güvercinleri besledi, can verdi! Baba olay gününü anlattı: Ben aileme nasıl bakacağım?

Kaza, 13 Mart’ta saat 15.00 sıralarında Mudanya ilçesi Şükrüçavuş Mahallesi sahilinde meydana geldi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait T.B.nin kullandığı 16 BJT 558 plakalı çöp kamyonu, sahildeki çöp bidonlarının bulunduğu yerde durdu. Görevlilerin çöpleri topladığı sırada yakınlarda ailesiyle birlikte gezen Serhat Aydoğdu, çöp kamyonunun arka tarafında güvercinleri beslemeye başladı.

Küçük çocuğu fark etmeyen T.B., görevlilerin çöpleri almasının ardından aracı hareket ettirdi. Bu sırada Aydoğdu tekerin altında kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Mudanya Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Serhat Aydoğdu, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

Kazayla ilgili soruşturma sürerken, Aydoğdu’nun kazadan dakikalar önce cep telefonuyla kaydedilen görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Serhat’ın sahil bandında güvercinleri beslediği ve kuşların arasında dolaştığı anlar yer aldı.

Bir diğer görüntüde ise Serhat Aydoğdu’nun evde kardeşiyle oyun oynadığı ve annesiyle konuştuğu görüldü.

BABA OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI
Mudanya Sahil Yolu’nda 13 Mart’ta Bursa Büyükşehir Belediyesine ait çöp kamyonetinin altında kalarak yaşamını yitiren Serhat Aydoğdu’nun babası Önder Aydoğdu, gazetecilere olay gününü anlattı.
Eşiyle Mudanya Kaymakamlığının önünde buluşmak üzere sözleştiklerini, Serhat’ın da eşiyle birlikte olduğunu belirten Aydoğdu, şöyle devam etti:
Alıntı Metni

Aydoğdu, olaydan sonra belediyeden kendilerine ulaşılmadığını iddia ederek, “3 gündür ne arayan var, ne soran. Ne hastaneye geldiler ne de evime herhangi bir ziyarette bulundular. Boğazım düğüm düğüm. Nasıl anlatacağımı, ne diyeceğimi bilmiyorum.” diye konuştu.
Adalet arayışını sonuna kadar sürdüreceğini belirten Aydoğdu, “10-20 yıl değil, müebbet istiyorum. Benim canım yanıyor.” dedi.

Aydoğdu, sahilin çocuklar ve ailelerin güvenle dolaşması gereken yerler olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Geride kalan üç evladım var. Bu acıyla ben nasıl sahip çıkacağım onlara? Ben aileme nasıl bakacağım? Artık konuşmaya dermanım yok. Devletime güveniyorum, savcılara güveniyorum. Kimin ihmali varsa, kimin sorumsuzluğu varsa bedelini devletim ödetecek.”
OLAY
Mudanya Sahil Yolu’nda 13 Mart’ta 4 yaşındaki Serhat Aydoğdu, Bursa Büyükşehir Belediyesine ait Taner B. yönetimindeki çöp kamyonetinin altında kalmıştı. Ambulansla Mudanya Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Süleyman A, müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Gözaltına alınan kamyonet şoförü Taner B, işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

İlber Ortaylı yıllar önce Milliyet için Ahmet Mithat'ı yazmıştı şimdi ebedi komşusu oluyor

İlber Ortaylı yıllar önce Milliyet için Ahmet Mithat’ı yazmıştı şimdi ebedi komşusu oluyor

Duayen tarihçi, yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, 16 Mart Pazartesi günü ebedi yolculuğuna uğurlanıyor. Türkiye’nin İlber Hocası ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecek. Bu özel hazire, önemli Sadrazamların, paşaların, hattatların, şairlerin, yazarların, İslam alimlerinin bulunduğu yaklaşık 400 önemli ismin ebedi istirahatgâhı. İlber Ortaylı ise Cumhuriyet tarihinde Fatih Camii Haziresi’ne defnedilen 10. isim olacak. Burada sonsuzluk uykusunda yatan isimlerden biri de Türk basın-yayın ve edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden Ahmet Mithat Efendi.
1878-1921 tarihleri arasında yayın hayatını sürdüren ve Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri olarak görülen Tercüman-ı Hakikat gazetesini çıkaran Ahmet Mithat Efendi aynı zamanda Millî Eğitim Bakanlığının “100 Büyük Türk Edebiyatçısı”listesinde de yer almakta. Her fırsatta aydınlanmanın, dilin, tarihin, toplumsal sözleşmelerin ve kültürel mirasın önemini vurgulayan Ortaylı, 30 Aralık 2012’de Milliyet için “Memleketin gayretli evlatlarından” başlıklı bir yazı kaleme almış ve Ahmet Mithat’ı anlatmıştı. İşte o yazı:
“Ahmet Mithat bir kurumdu. Zihni kıvraktı, kalemi süratliydi, vücutça kuvvetliydi. Altmış sekiz yıl çalıştı. Fakir bir çocuk olarak başladığı hayatı devrine göre müreffeh bir yazar olarak tamamladı.
1844’te İstanbul Tophane’de doğdu. Fakir bir esnafın çocuğuydu. Bir ağabey, dört kız kardeş ve her şeye rağmen düzgün yaşayan ve çalışan bir İstanbul ailesi… İstanbul’un kenar mahallesinde fakirlik insanları yorardı fakat hayattan bezdirmezdi ve düzeni de bozmazdı. Küçük yaşta babasını kaybetti. Tanzimat döneminin kaymakamı daha doğrusu genç kaza müdürü olan ağabey Hafız Ağa’nın yanına Vidin’e gittiler. Ağabeyin işi bitip İstanbul’a gelince Mısır Çarşısı’nda dükkan çırağı oldu. Tanzimat’ın büyük sadrazamı Mehmet Emin Ali Paşa da dükkan çıraklığından Babıâli çıraklığına ve nihayet Avrupa’nın en büyük devlet adamlarının arasına kadar yükselmiştir. Fakru zaruret, olacak çocuğun ışıltı ve gayretine mani değildir. Elden tutan bulunuyordu. Derken ağabey Hafız Bey, Mithat Paşa’nın gözüne girdi. Vidin’e gitti. Genç Ahmet Efendi de yanında.
Memleketin gayretli evlatlarından
Çocuğun okuma yazma ve lisanlar üzerindeki gayret ve yeteneği paşayı etkiledi. Tuna gazetesinde yazmaya başladı. Paşa ile birlikte İstanbul’a dönene kadar vilayet memurlarının sohbetlerinden, yüz yüze aktardıklarından, kütüphanelerinden yararlandı. Osmanlı’nın vilayet erkânı, kim ne derse desin, arada işe yaramazı çok olsa da, oralara kadar yükselmenin hakkını veren adamlardı. En azından okuma yazmaları vardı. Mithat Paşa 1869’da Bağdat Valiliği’ne tayin olduğunda, (dile kolay bugünkü Musul, Basra ve Bağdat’ı içeren koca Irak kıtası) delikanlı onun yanında gitmek için müracaat etti. Kabiliyetinden ve paşaya bağlılığından dolayı isminin yanına Midhat mahlası da eklenmişti. Tuna’da yaptığı işi yani vilayet gazeteciliğini üstlendi. ‘Zevra Gazetesi’ onun ellerine verildi.
Anlayacağınız Takvim-i Vekayi’de çalışacaktır, matbaa-i amirin müdürü olacaktır. Kısacası vilayet gazetelerinde yetişecektir, özel gazete çıkaracaktır. Hazreti, ölümünün 100’üncü yılında pek hatırlamayacak bir memleketin gayretli evladı böylelikle işe başlayacaktır.
Sadece roman değil, fen bilgisi kitabı bile yazdı
Irak doğrusu onun için verimli oldu. Bin yılların verimi topraktan fışkırıyordu. Çöküntü kültürlerinin görünümü yanında bir dirilme vardı. Mithat Paşa’nın çalışma takımı değerli insanlardan oluşuyordu. Yakın geleceğin ünlü asarı atîka müdürü, dünya arkeoloji tarihi galerisinde yerini alacak genç Osman Hamdi de oradaydı. Ondan çok şey öğrendiği söyleniyor, belli değil. Ama en azından bugünkü muhafazakarların aksine asar-ı atîkaya, arkeolojiye ve eski çağ dünyasına hürmet etmeyi öğrendiği açık.
Ahmet Mithat tıpkı bir meddah üslubuyla Türk roman ve hikaye edebiyatına girdi. Çocuklara hitap etmeyi biliyordu. Sadece roman ve edebiyat değil fen bilgisi kitabı bile yazdı. Eğitimciydi, çocuk terbiyesi üzerine kitap kaleme aldı. Basra mutasarrıflığı yapan ağabeyi Hafız İbrahim Bey’in ölümü üzerine Bağdat’ı bıraktı, İstanbul’a döndü. İlk anda bulunduğu muhite etkisi dolayısıyla istibdada karşıydı. Rodos adasına sürgüne gönderildi. Doğrusu genç Osmanlıları bu sürgün sırasında gözden çıkardığı anlaşılıyor. Ahmet Mithat oportünist değildi, gereğinden fazla gerçekçi idi. Haktan evvel çalışma ve vazife isteyen takımdandı. Böyleleri her zaman, her yerde vardır.
Prof. Dr. İlber Ortaylı neden Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecek? Cumhuriyet tarihinde 10. isim
V. Murat’ın tahta çıkışıyla afa uğradı. Sultan Abdülhamit tahta çıktıktan sonra onun saltanatının ve diktatör idaresinin taraftarı oldu. Amansız bir gazete patronuydu. Matbaasında çalışanlar ilk basın grevine gittiklerinde hiç oralı olmadı. Yazıları kendi yazıyordu. Kendis dizdi. Kendi başına bastı. Çıkan nüshaları denkledi ve gazete müvezzilerine bizzat verdi. Bunu bir gün, iki gün değil tam bir hafta yaptı. İlk pes edenler hamallar oldu sonra mürettip, musahhih ve pedalı çeviren… Hepsi eski ücretle geri döndüler.
Eski dilde direnen damadını dahi gazeteden kovaladı
Tercüman-ı Hakikat gazetesi doğrusu saltanatın bir hediyesidir. Ama ucuzundan geçinmedir; birkaç yüz adet baskıyla başlayan gazetenin o tarih için binin üzerine çıkması onun sayesindedir. Hüseyin Rahmi, Muallim Naci, Ahmet Rasim ve Ahmet Cevdet gibilerini bu gazetede topladı. Beykoz’da çiftlik, aşağıda bir yalı satın aldı. Bir anlamda muhafazakâr değildi, yeni Türkçe’yi, halk dilini edebiyata sokmayı hedefleyenlerdendi. Eski usul, edebiyat ve dilde direnen damadı Muallim Naci’yi dahi gazetesinden kovaladı. Yaşamı değişikti; Şaire Fitnat Hanım ile hakkında dedikodular ayyuka çıktı.
Yazdığı onlarca roman ve hikaye arasında Osmanlı hayatını izlemek mümkündür. ‘Üssü inkılâb’ adlı üç ciltlik eserinde Abdülhamit saltanatını savunan adam, ‘Beşir Fuat’ta Türk düşün tarihinin ilk materyalistini inceden inceye kaleme almakta bir beis görmez’. ‘Menfa’ adlı otobiyografisinde ise genç Osmanlıları hiç de hoş tasvir etmez.
Ahmet Mithat bir kurumdu. Devrinin adamlarının aksine hiçbir vakit memuriyette rütbe almayı hedeflemedi. Zihni kıvraktı, kalemi süratliydi, vücutça kuvvetliydi. Altmış sekiz yıl çalıştı, okudu, yazdı, yazdıklarını bastı, son nefesinde bile Daruşşafaka’da öğretmenlik yaptı. Fakir bir çocuk olarak başladığı hayatı, devrine göre müreffeh bir yazar olarak tamamladı. Daruşşafaka Lisesi’nde ebedi yoluna doğru yürüdü. Devrin zenginlerinden hatta servet sahibi sayılanlarından değildi. Bürokratik derecesi itibariyle Ahmet Mithat ‘Efendi’ unvanlıdır. Ancak 1889’da Tercüman-ı Hakikat yayın hayatına adam akıllı oturduktan sonra kendisine ‘balâ’ rütbesi ve ikinci dereceden Mecidiye nişanı verildi. Buna rağmen kimse Ahmet Mithat ‘Beyefendi’ diye değil ‘Efendi’ diye bahse devam ederdi.
Çalışkan ve yaratıcı Türklerin ilk örneğiydi. Gazetesini kendi bastığı gibi okuyucusunu da, okumasını seveni de kendisi yaratmaya gayret etti. Doğru dürüst ansiklopedisi olmayan toplumda “dur kârim” sedası uzun uzun tarih, efsane, coğrafya, fünun ve politika anlatmak için verilen bir fasıladır. 19’uncu asrın değişen Türkiye’sini anlamak istiyorsan ey kârim; bir fasıla ver ve merhumun ‘Felâtun Bey ve Rakım Efendi’ hikayesini oku.”
İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlanıyor! ‘Bu kadar sevildiğini bilmek acımızı dindiriyor’…

Telefonuna gelen bildirim sayesinde öğrendi! Evdeki hırsıza kameradan bağırdı: Çık oradan

Telefonuna gelen bildirim sayesinde öğrendi! Evdeki hırsıza kameradan bağırdı: Çık oradan

Fatih’te ev sahibi telefonuna gelen bildirimle evine hırsız girdiğini fark etti. Bir süre güvenlik kamerasından hırsızı takip eden ev sahibi, kameranın mikrofonundan şüpheliye ‘Çık oradan’ diye seslendi.
Kısa süreli şaşkınlık yaşayan hırsızlık şüphelisi ise bir şey alamadan evden kaçtı. Ev sahibinin güvenlik kamerasından seslendiği ve şüphelinin bir şey çalamadan daireden kaçtığı anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlanıyor! ‘Bu kadar sevildiğini bilmek acımızı dindiriyor’
Olay, Seyit Ömer Mahallesinde 14 Mart Cumartesi günü saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Ev sahibinin evde olmadığı anı fırsat bilen bir şüpheli daireye girdi.

Ev sahibi tek tek odaları gezen ve çekmeceleri karıştıran şüpheliyi cep telefonuna gelen bildirim sayesinde fark etti.
KAMERADAN ‘ÇIK ORADAN’ DİYE SESLENDİ
Cep telefonu uygulaması aracılığıyla güvenlik kamerasını açan ev sahibi odalarda dolaşan hırsızlık şüphelisini uzun süre takip etti. Bu sırada cep telefonunun ışığını kullanarak vitrinin çekmecelerini karıştıran şüpheli dairede değerli eşya aradı.

Koltuklara bakan çekmeceleri karıştıran şüpheli, ev sahibinin seslenmesiyle neye uğradığını şaşırdı. Hırsızlık şüphelisi ev sahibinin ‘Çık oradan’ diye bağırması üzerine kısa süreli panik yaşadı ardından da daireden birşey çalamadan kaçtı.

Şüphelinin eve girip odalarda arama yaptığı ve ev sahibinin hırsıza seslendiği anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Savaşın 17’nci gününde Orta Doğu ateş çemberi! ABD Başkanı Trump’tan perde arkasında İran’a karşı kritik hazırlık: Yeni bir planı var…

KADEM, New York'ta küresel Müslüman sivil toplum temsilcilerini buluşturdu

KADEM, New York’ta küresel Müslüman sivil toplum temsilcilerini buluşturdu

Vakıftan yapılan açıklamaya göre, “Faith, Justice and Moral Leadership: Reimagining Muslim Civil Society (İnanç, Adalet ve Ahlaki Liderlik: Müslüman Sivil Toplumun Yeniden Tasavvuru)” başlıklı kapalı oturum formatındaki buluşma Türkevi’nde yapıldı.
İlginizi Çekebilir
Buluşma, Müslüman sivil toplumun küresel krizler karşısındaki rolünü, etik liderlik anlayışını ve kadınların toplumsal dönüşümdeki etkisini ele alan kapsamlı bir diyalog zemini oluşturdu.
Programın açılış konuşmasını yapan KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zeynep Temizer Atalar, bugünün dünyasında sivil toplumun rolünün yeniden düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Sivil toplumun yalnızca krizlere tepki veren bir yapı olmaması gerektiğini dile getiren Atalar, aynı zamanda toplumsal normları şekillendiren, sorumluluk bilincini güçlendiren, kamu ile toplum arasında ahlaki köprü kuran bir aktör olması gerektiğini anlattı.
Atalar, Müslüman sivil toplum kuruluşlarının yalnızca krizlere müdahale eden veya mağdurlara yardım eden yapılar değil, aynı zamanda ilkeli ve sorumlu yönetim, toplumsal dayanışma ile küresel adalet tartışmalarına katkı sunan norm kurucu aktörler haline gelebileceğini de kaydetti.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) BM Daimi Gözlemcisi Büyükelçi Hameed Ajibaiye Opeloyeru ile Pakistan’ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Asim Iftikhar Ahmad da programın ilk oturumunda katılımcılara hitap etti.
Konuşmalarda, inanç temelli sivil toplum kuruluşlarının küresel sorunların çözümünde oynayabileceği rol ve uluslararası işbirliğinin önemi vurgulandı.
MÜSLÜMAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDA DAHA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ AĞI
Program, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Zeynep Feyza Eker Ayhan’ın moderatörlüğündeki açık istişare oturumuyla devam etti.
Farklı ülkelerden diplomatlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin söz aldığı oturumda, Müslüman sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü işbirliği ağı kurulması, etik liderliğin güçlendirilmesi ve kadınların sivil toplumdaki rolünün artırılması konuları ele alındı.
Toplantıda söz alan temsilciler, özellikle Gazze’de yaşanan insani krizin, kadınlar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkati çekerek, küresel sivil toplumun bu tür krizler karşısında daha güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğinin altı çizildi.
Kadın liderliğinin özellikle vurgulandığı oturumda, Müslüman kadınların yalnızca toplumsal dayanışma ağlarının taşıyıcısı değil, aynı zamanda sivil toplum, eğitim, diplomasi ve kamu politikası alanlarında dönüştürücü liderler olduğu aktarıldı.

DİPLOMASİ, AKADEMİ VE SİVİL TOPLUM AYNI MASADA
Shahada Inc. Başkanı Basira Rahim, burada yaptığı konuşmada, ABD’de Müslüman sivil toplumunun köklerinin Afro Amerikalı Müslümanlara dayandığını belirterek, “Müslüman sivil toplumunun temelleri bu topraklarda Afro-Amerikalı Müslümanlar ve yerli topluluklar tarafından atıldı. Bu tarihi anlamadan bugünü anlamamız mümkün değil.” dedi.
Uluslararası sivil toplum kuruluşu Cornerstone’un kurucusu ve direktörü Nadira Gandhi ise savaş ve kriz ortamlarında kadınların taşıdığı yükün çoğu zaman görünmez kaldığını anlattı.
Gandhi, “Kadınlar savaş ve krizlerin en ağır yükünü taşıyor. Ancak aynı zamanda toplumlarını yeniden ayağa kaldıran direncin de merkezinde yer alıyorlar.” diye konuştu.
New York’un Brooklyn bölgesinde bulunan Masjid Al-Taqwa Camisi’nin yöneticilerinden Majida Farrell, Müslüman topluluklar arasında iletişim ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, “Küresel bir ağımız var ancak bu ağ yeterince birbirine bağlı değil. Camiler ve topluluklar arasında daha güçlü iletişim kurmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

New York merkezli Black Muslims Now organizasyonunun kurucusu ve icra direktörü Sahar Ali, Müslüman toplum içinde Afrikalı Amerikalı Müslümanların yaşadığı görünmezliğe dikkati çekerek, “Gerçek bir dayanışma için Müslüman toplum içindeki tarihsel eşitsizlikleri ve görünmez kalan hikayeleri konuşmamız gerekiyor.” dedi.
New York merkezli Africana isimli sivil toplum kuruluşunun icra direktörü Awa Bob ise kriz dönemlerinde dayanışmanın somut adımlarla gösterilmesi gerektiğini, bu tür buluşmaların farklı toplulukların birbirini tanıması ve ortak hareket etmesi için önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.
“NEW YORK’TAKİ KURUMSAL ÇEVRELERDE ÇOK AZ MÜSLÜMAN KADIN LİDER GÖRÜYORUZ”
The Above Group İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Christy Rocco ise özellikle kurumsal dünyada Müslüman kadınların temsiline işaret ederek, “New York’taki kurumsal çevrelerde çok az Müslüman kadın lider görüyoruz. Bu alanda daha güçlü profesyonel ağlar kurmamız gerekiyor.” diye konuştu.

İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlanıyor! ‘Bu kadar sevildiğini bilmek acımızı dindiriyor’…

Borsa
1.002,13
TL
Dolar
1.000,60
TL
Euro
1.003,40
TL
Altın
1.005,62
TL
Borsa
1.030,71
TL
Dolar
1.004,38
TL
Euro
1.009,55
TL
Altın
1.018,35
TL
Borsa
996,58
TL
Dolar
1.015,81
TL
Euro
1.030,60
TL
Altın
1.101,33
TL
Borsa
1.306,51
TL
Dolar
1.172,38
TL
Euro
1.162,45
TL
Altın
1.534,65
TL
deneme bonusu veren sitelerhttps://about.xpmedical.com/Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://lutherhotelpalacios.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergeminibikes.comDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://elysium-studios.com/grandpashabetJojobetmichaelanthonyspizza.nethttps://contact.moerleinlagerhouse.com/Deneme Bonusu Veren Sitelerjojobet girişjojobetporno izlechild porngrandpashabetgrandpashabetchild pornjojobetjojobet girişjojobetrestbetgrandpashabetbetcioporno izlejojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetjojobetjojobetjojobetholiganbetholiganbetjojobetholiganbetjojobetjojobetholiganbetjojobetjojobetholiganbetmercurecasinocasinoroyalbetsalvadorcratosroyalbetmatbet girişgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetholiganbetVDCasinoholiganbetromabetgameofbetradissonbetcratosroyalbetgrandpashabetgrandpashabetholiganbetsuperbetin giriştaraftarium24pornomarsbahisvdcasino girişgrandpashabetgrandpashabetholiganbetholiganbetgrandpashabetholiganbetparmabet girişparmabetcasibomtekirdağ spor salonumarsbahisjojobetmrking5026casibomJojobetbahiscomibizabetwbahisgrandpashabetvdcasinopusulabetgrandpashabetsekabettambetesbetcashwinamgbahismatbetimajbetbetciojojobetcasibom girişcasibom