BIST 100
15.133,54 0,47%
DOLAR
45,3959 0,08%
EURO
53,3997 -0,10%
GRAM ALTIN
6.899,84 -0,09%
FAİZ
41,71 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
125,90 0,23%
BITCOIN
81.154,00 -0,80%
GBP/TRY
61,7247 -0,05%
EUR/USD
1,1758 -0,21%
BRENT
105,17 0,92%
ÇEYREK ALTIN
11.280,43 -0,10%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
15 °

GÜNDEM

Kameralar kayıttaydı! İstanbul'da yaşlı bakım merkezinde skandal olay

Kameralar kayıttaydı! İstanbul’da yaşlı bakım merkezinde skandal olay

Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı.
Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü.
Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı.

İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü.
Cinayet sonrası beğeni! Türkiye bu vahşeti konuşuyor… Kübra Yapıcı olayında kan donduran detaylar

“İTİLEN HASTA DÜŞÜYOR VE KAFASINDA YARA OLUYOR”
Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, “Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar” şeklinde konuştu.
YILDIRIMHAN ile Türkiye’nin savunma doktrininde yeni sayfa! Test için öne çıkan 2 ülke…

Cinayet sonrası beğeni! Türkiye bu vahşeti konuşuyor..

Cinayet sonrası beğeni! Türkiye bu vahşeti konuşuyor… Kübra Yapıcı olayında kan donduran detaylar

Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı.
Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.

ZANLILAR TUTUKLANDI
Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece “kadına karşı kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ANNE VE BABA DNA ÖRNEĞİ VERDİ
Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, açıklamalarda bulundu.

“BU İŞE EN DAHİL OLANLAR HER KİMSE EN YÜKSEK CEZAYI ALMASINI İSTİYORUM”
Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, “Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum” dedi.

“ONLAR ÖLDÜRSÜNLER DİYE Mİ, KIZIM GECELERİ ÜŞÜMEMESİ İÇİN NÖBET TUTTUM”
Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, “Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin” diye konuştu.

“TABANCAYI KOYDUĞU YERİ NEDEN İŞARETLEMİŞ?”
Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, “Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.”
“İNSTAGRAM’INDAN BEĞENİ YAPMIŞLAR, YAŞIYOR SANDIK”
Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, “Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum” ifadelerini kullandı.
“KOLUNDA 80 BİN LİRALIK SAATİ VARDI”
Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, “Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar” dedi.
Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, “Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum” diyerek sözlerini tamamladı….

YILDIRIMHAN ile Türkiye'nin savunma doktrininde yeni sayfa! Test için öne çıkan 2 ülke

YILDIRIMHAN ile Türkiye’nin savunma doktrininde yeni sayfa! Test için öne çıkan 2 ülke

METİN AKTAŞOĞLU / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen, Türkiye’nin bu zamana kadarki en büyük kıtalararası hipersonik balistik füzesi YILDIRIMHAN, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda tanıtıldı. Bir yüzünde Sultan Yıldırım Bayezid Han’ın tuğrası yer alırken, burun kısmında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunan YILDIRIMHAN, 10 yıllık yoğun bir ARGE sürecinin ürünü olarak Türkiye’nin savunma vizyonunu yansıtan stratejik bir proje olarak değerlendirilmekte.
Gücü, hızı ve manevra kabiliyetiyle mevcut hava sistemlerini aşabilecek meziyetteki YILDIRIMHAN, 6 bin kilometrelik menzili, 3 ton patlayıcı kapasitesi, Mach 25’e ulaşabilen hızı ve 4 roket motorlu tahrik sisteminden aldığı gücü ile Türkiye’nin stratejik caydırıcılık kapasitesini artıracak. Bu çerçevede Milli Savunma Bakanlığı, 7 Mayıs’ta Saha 2026 Fuarı’nda gerçekleştirilen Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda YILDIRIMHAN’a dair şu ifadeleri kullandı:
“YILDIRIMHAN füze sisteminde kullanılan Asimetrik Dimetilhidrazin (UDMH) ve azot tetra oksit türevi sıvı yakıtlar ARGE merkezimiz tarafından yerli imkânlarla üretilmektedir. Söz konusu yakıt teknolojisi; uzun süre depolanabilme, düşük sıcaklıklarda çalışabilme ve yüksek enerji üretme özellikleri sayesinde füze sistemlerine yüksek hareket kabiliyeti kazandırmaktadır.
3 ton harp başlığı taşıma kapasitesine sahip, YILDIRIMHAN Füze sistemine yönelik laboratuvar test süreçleri başarıyla tamamlanmış olup saha testlerine ilişkin çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmektedir.
Bakanlığımız, millî teknoloji hamlesi kapsamında savunma sanayimizin gelişimini desteklemeye, yerli ve millî sistemler geliştirmeye ve Türkiye’nin stratejik caydırıcılık kapasitesini artırmaya kararlılıkla devam edecektir.”
KÜRESEL GÜÇ OLMA YOLUNDA STRATEJİK BİR ADIM
YILDIRIMHAN’ın meziyetlerini ve Türkiye’nin stratejik caydırıcılığındaki yerini Emekli Hv. Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş ve Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, Milliyet.com.tr okuyucuları için değerlendirdi. SAHA 2026’da görücüye çıkan ve 6 bin kilometrelik menziliyle tüm dünyada yankı uyandıran YILDIRIMHAN, sadece Türk savunma sanayisinin teknik bir başarısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin savunma doktrininde önemli bir değişime de işaret ediyor olabilir. Turan Oğuz bu bağlamda yaptığı değerlendirmede projenin, Türkiye’nin hedeflerini bölgesel sınırların ötesine taşıdığını vurguluyor:
Alıntı Metni
Turan Oğuz öte yandan 6 bin kilometrelik menzilin son değil, sadece bir başlangıç olduğunu belirterek, Türkiye’nin coğrafi konumu gereği dünyanın her noktasına ulaşabilmek için gelecekte 14-15 bin kilometre menzilli sistemleri de hedefleyeceğini ifade etmekte. Aynı zamanda Oğuz artan bölgesel tehditler ve son dönemdeki gelişmeler nedeniyle insanların füzeyi görünce projenin tamamlandığını düşünmeye meylettiklerini de ifade ediyor. Böylesi bir çalışmanın “bugünden yarına” tamamlanamayacağının altını çizen Oğuz, stresi ve beklentiyi anlayabildiğini ancak projenin gerçeküstü beklentiler doğrultusunda tamamlanmasının fiziksel ve bilimsel olarak mümkün olmadığını vurguluyor.

‘ANCAK ŞANS ESERİ ENGELLENEBİLİR’
Türkiye’nin yerli imkanlarla ürettiği UDMH ve azot tetra oksit türevi sıvı yakıtlar sayesinde YILDIRIMHAN, uzun süre depolanabilme ve düşük sıcaklıklarda yüksek enerjiyle çalışabilme kabiliyetine sahip olacak. Bu teknoloji, füzeye mevcut hava savunma sistemlerini aşabilecek bir manevra ve hız kabiliyeti kazandırıyor. YILDIRIMHAN’ın manevra üstünlüğüne değinen Oğuz, “Mach 10-15’lere çıktıktan sonra dünyada bunu engelleyeceğini garanti edebilen hiçbir hava savunma sistemi yok şu anda. Ancak şans eseri engelleyenler olabilir ama bir devamlılığı olmaz” diyor.
TEST İÇİN GÜNDEMDE İSKOÇYA VE SOMALİ OLABİLİR
Bu denli uzun menzilli bir füzeden bahsederken test süreçlerine de değinmek gerekiyor. Emekli Hv. Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş, öncelikle “Şükürler olsun, ben de bu konunun başından beri içinde bulunanlardan biri olarak tüm çalışanları tebrik ediyorum” ifadeleriyle başladığı sözlerini “test ve atış sahası” gerekliliği ile sürdürüyor:
Alıntı Metni
Karakuş, YILDIRIMHAN’ın öneminin altını çizerken devam eden projeleri ve anlaşmaları hatırlatarak “Güçlü Türkiye’yi hava gücüyle de yaratmış olacağız” diyor ve YILDIRIMHAN’ın bölgede emelleri olanlar üzerinde yaratabileceği etkiyi Fransa üzerinden örneklendiriyor ve “Malumunuz Fransa, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne kuvvet yığma düşüncesine giriyor. Şimdi Fransa’nın burada ne hakkı var? Ne işi var? Biz de NATO tutuyor NATO ülkesi olmasına rağmen Yunanistan’la anlaşma yapıyor. Veya GKRY ile anlaşma yapıyor. E bu konularda YILDIRIMHAN’ın etkisini ileride göreceğiz diye düşünüyorum” diyor ve ortaya çıkacak caydırıcı etkinin bölgedeki dengeleri değiştireceğini belirterek, “Düşmanca niyetleri olan yöneticiler bundan sonra iyi düşünecek” uyarısında bulunuyor.
NÜKLEER MANİPÜLASYON!
Elbette meselenin bir de nükleer tartışmalar boyutu mevcut. Hem Yunan hem de İsrail basınında YILDIRIMHAN projesi doğrudan nükleer silahlanma ile ilişkilendirilirken uzmanlar “dezenformasyon” ve “provokasyon” olarak nitelendirilen bu hamlelerin amacının, Türkiye’nin savunma sanayindeki stratejik atılımlarını uluslararası alanda zor duruma düşürmek olduğu görüşünde. Turan Oğuz, projenin doğrudan “nükleer silah” için atılmış bir adım anlamına gelmeyeceğini açıklarken “Üç tonluk patlayıcı kapasitesi; GAZAP ve HAYALET gibi etkili konvansiyonel başlıklarla birleştiğinde, düşmanın yer altı ve yer üstü stratejik hedeflerine savaşta üstünlük sağlayacak kadar büyük hasarlar verebilir. Dolayısıyla Türkiye şu anda stratejik caydırıcılığın tüm kalemleriyle ilgileniyor ancak ‘nükleer çalışma’ yapıldığına dair resmi bir kayıt yok ve bu tip şeyler dünyadan gizlenerek yapılacak şeyler değil. Bir yerde mutlaka ortaya çıkar” diyor.
Bununla birlikte hem Turan Oğuz hem de Erdoğan Karakuş “savunma sanayi”, “savunma odaklılık” ve “caydırıcılık” noktalarının özellikle üzerinde duruyor. Dolayısıyla bahse konu caydırıcı projelerin Türkiye’nin global siyaset sahnesindeki “bölgesel barışı önceleyen güçlü arabulucu” rolüne katkıda bulunacağı tespitinde bulunmak da mümkün.
KESİŞME NOKTASI: TEKNOLOJİK TAMAMLAYICILIK
Tabii son olarak “teknolojik tamamlayıcılık” bağlamını da ele almak gerek. Dünyanın dört bir yanında kıtalararası balistik füze projeleri ile uzay çalışmaları dirsek temasında bazen de iç içe ilerlemekte. Projeler birbirini besliyor zira basit bir mantıkla bir kıtalararası balistik füzeye gücünü veren roket motorlu tahrik sistemleri doğal olarak örneğin Ay’a giden uzay araçlarını atmosferin dışına taşıyan roketlere de güç veriyor.
Teknolojik koordinasyon noktasında değerlendirmede bulunan Karakuş, Roketsan’ın savunma amaçlı füze sistemlerine, Delta V’nin ise uzay ve Ay projelerine odaklandığını belirterek, bu iki kurumun birbirini teknolojik olarak beslediğini ifade ediyor. Oğuz da bu koordinasyona vurgu yaparken kimi zaman askeri projelerin sivil projeleri, kimi zaman da sivil projelerin askeri projeleri besleyebildiğini aktarıyor ve MSB ile TÜBİTAK SAGE tarafından yürütülen millî ramjet motorlu füze GÖKHAN’ın sivil bir projeden doğduğunu anımsatıyor….

Anlaşmalar imzalandı! İsrail bölgede güvenlik sorunu

Anlaşmalar imzalandı! İsrail bölgede güvenlik sorunu

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / Ankara – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, ikili ve heyetler arası görüşmeler sonrası Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’na başkanlık etti. Liderler daha sonra iki ülke arasında imzalanan işbirliği anlaşmalarının imza törenine katıldı. İmza töreni sonrası Erdoğan ortak basın toplantısında şunları söyledi:
10 milyar dolar hedefi
Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir’le, enerji, madencilik, ulaştırma, tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız. 2023 yılında belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız. İsrail’in tahrik ve tertipleriyle başlayan bölgemizdeki savaş özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Türkiye olarak Cezayir’le yıllar önce güvenilir, istikrarlı, sürdürülebilir enerji işbirliklerini kurduk, geliştirdik. Gelinen aşamada, doğalgaz başta olmak üzere enerji tedariki güvenliği konusunda uzun vadeli işbirliğimizi her geçen gün ilerletiyoruz.
Suriye’nin inşası
Sayın Tebbun’la bölgesel ve uluslararası meselelere dair fikir teatisinde bulunduk. Cezayir’le Afrika’yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum. Filistin’de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. Cezayir’in 2 yılda BM Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında Filistin davasına verdiğimiz desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorunu olduğunu bir kez daha göstermiştir. Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye’nin yeniden inşasına katkılarımızı sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz”
14 anlaşma imzalandı
Türkiye ve Cezayir arasında “radyo alanında mutabakat zaptı, televizyon alanında mutabakat zaptı, yatırım teşviki işbirliği alanında mutabakat zaptı, medyada dezenformasyonla mücadele alanında işbirliği mutabakat zaptı, tercihli ticaret anlaşması müzakerelerinin başlatılması ortak bildiri teyiti, bitki koruma ve bitki karantinası işbirliği anlaşması, sanayi bakanlıkları arasında standardizasyon uygunluk ve değerlendirme alanında işbirliği mutabakat zaptı, afet ve acil durum yönetimi alanında mutabakat zaptı, sürücü belgelerinin karşılıklı tanınması anlaşması, gazi ve şehit hak sahiplerinin refahına dair mutabakat zaptı, uluslararası eşya taşımacılığı anlaşması, posta hizmetleri, telekomünikasyon işbirliği mutabakat zaptı” dahil toplam 14 anlaşma imzalandı.

Devlet nişanları tevcih edildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmaların ardından Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a devlet Nişanı takdim etti. Erdoğan’a da Cezayir Ulusal Nişanı tevcih edildi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları söyled: Ülkelerimiz ve halklarımızın ortak menfaatleri doğrultusunda ilişkilerimize sunduğunuz kıymetli katkılar nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı size tevcih etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Devlet Nişanı’mızı, ülkelerimiz arasındaki sarsılmaz kardeşliğin güçlü bir nişanesi olarak göreceğinize ve taşıyacağınıza eminim. Cezayir Nişanı’nın tarafıma tevdi edilmesinden duyduğum memnuniyeti huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Şahsıma gösterilen teveccüh için şükranlarımı sunuyorum.”
‘İsrail işgalini kınıyoruz’
Tebbun’un ise şunları söyledi: “Kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde önemli konuları ele aldık. Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında; özellikle yenilenebilir enerji, sayani, tarım, madencilik, kültürel alanda ve insani alanlarda ikili işbirliğinin desteklenmesini; tarihi, medeni mirasımıza sahip çıkmayı amaçlıyoruz. Bu görüşmelerimiz gerçekten çok güzel ve verimli sonuçlarla taçlandırıldı. Çok önemli sayıda anlaşmalara imza attık. Körfez bölgesindeki ve Orta Doğu’daki gelişmeleri ele aldık. Krizlerin çözüm yollarına ve güvenliğin tesisine değindik. İsrail işgalini, uluslararası hukuku ihlal etmesini, kardeş Lübnan’a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi’nde vahşi uygulamaları kınadığımızı söyleyebilirim….

MSB’den savunma sanayii mesajı: Stratejik caydırıcılık kapasitesini artıracağız

MSB’den savunma sanayii mesajı: Stratejik caydırıcılık kapasitesini artıracağız

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), SAHA-2026 Fuarı’nda MSB standında sergilenen ürünlerle ilgili sorular üzerine yaptığı açıklamada “MSB olarak savunma sanayiine yalnızca kullanıcı bakış açısıyla değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, yön veren, sektörün gelişimini hızlandıran ve stratejik düzeyde konsept üreten bir vizyonla yaklaşmaktayız. Sahip olduğumuz kurumsal tecrübe, mühendislik altyapısı ve üretim kabiliyetleriyle yeni nesil savunma sistemlerinin geliştirilmesine rehberlik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yıldırımhan füzesi
“Yıldırımhan füze sistemine yönelik laboratuvar test süreçleri başarıyla tamamlanmış, saha testlerine ilişkin çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmektedir” ifadelesine yer verilen açıklamada, “Bakanlığımız, millî teknoloji hamlesi kapsamında savunma sanayiimizin gelişimini desteklemeye, yerli ve millî sistemler geliştirmeye ve Türkiye’nin stratejik caydırıcılık kapasitesini artırmaya kararlılıkla devam edecektir” denildi. / AYDIN HASAN – İstanbul

‘Seçkin ürünlerimiz sergileniyor’
MSB Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısını SAHA-2026 kapsamında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenledi. Aktürk, SAHA-2026’da sergilenen MSB ve bağlı kuruluşlarının ürün ve projeleri ile ilgili şu bilgileri verdi: “MSB AR-GE Merkezimiz tarafından, geniş bir etki ve bant kapatma kapasitesine sahip Gölgehan Jammer, ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir yapabilen ve en uzun menzile sahip Yıldırımhan uzun menzilli füze, bütün kritik parçaları AR-GE’miz tarafından üretilen; Güçhan turbo-fan uçak motoru ve Onur turbo şaft helikopter motoru, kalibresinde dünyanın en hafif silahı olma özelliğine ve maksimum 2.100 metre atış menziline sahip PNR-53 Sniper olmak üzere çok sayıda seçkin ürünümüz sergilenmektedir.”
‘Önemli bir aşamayı temsil ediyor’
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de basın bilgilendirme toplantısına katıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları ile birlikte açıklamada bulunan Güler, şunları söyledi: “Millî Savunma Bakanlığı olarak sıvı yakıtlı roket motoru ve uçak motoru teknolojilerine yönelik çalışmalarımıza uzun yıllar önce başladık. Yıldırımhan,ülkemizin ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir kabiliyetine sahip ve en uzun menzilli füze sistemi olarak önemli bir teknolojik aşamayı temsil etmekte.”
Güçhan jet motoru
“Bu kapsamda geliştirdiğimiz bir diğer üründe Güçhan turbofan jet motoru” diyen Güler, şöyle devam etti: “Tamamen AR-GE Merkezimiz tarafından geliştirilen millî bir jet motorudur. Tüm kritik bileşenleri yerli imkânlarla üretilen bu motordan bugüne kadar altı tane ürettik. Motorların test ve kalibrasyon süreçlerini ise kasım 2026’dan itibaren gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Temel hedefimiz; dışa bağımlılığı azaltmak, kendi mühendislik kabiliyetlerimizi geliştirmek, sürdürülebilir bir millî altyapı oluşturarak savunma sanayi firmalarımıza öncülük etmektir.”…

KAAN İspanya'nın radarında

KAAN İspanya’nın radarında

Aydın Hasan – TUSAŞ tarafından üretilen milli muharip uçak KAAN’ın geliştirilme çalışmaları sürüyor. KAAN’ın şu anda üretilmiş üç prototipi ve bir statik test uçağı bulunuyor. Geçen yıl 48 adet KAAN’ın Endonezya’ya satışı ile ilgili sözleşme imzalanmıştı. İlk uçuşundan itibaren dünya çapında ilgi gören KAAN, şimdi de İspanya’nın radarına girdi.
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Antalya’daki Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı sırasında yaptığı açıklamada, “KAAN’a yönelik ilgi var, görüşmeler yaptığımız ülkeler var. Bazı ülkeler, belirli kilometre taşlarının tamamlanmasını bekliyor. Bundan sonraki aşamada testler, sertifikasyon ve kalifikasyon süreçleri ve en önemlisi ilk teslimatlar kritik olacak. İnanıyorum ki ilk teslimatı yaptığımızda, bugün gördüğümüz ilginin iki-üç katı bir taleple karşılaşacağız” demişti.
F-35’e karşı Kaan
İspanya basınından El Pais,İspanya ile Türkiye arasında kritik bir savunma diyaloğunun başladığını ileri sürdü. Haberde, Türkiye ile İspanya arasında KAAN’ın olası satışı ve teknoloji transferi üzerine ön temaslar yapıldığı belirtildi. ABD üretimi F-35 savaş uçaklarına yönelik olumsuz yaklaşımın Madrid’i 5. nesil savaş uçağı arayışında sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığı dile getirilen haberdeki “F-35’e mesafe, KAAN’a kapı açtı” ifadesi dikkati çekti. KAAN’ın iki ülke arasında teknik ve siyasi düzeyde konuşulduğu kaydedildi. İspanya’nın KAAN’ın alımı konusunda bir karar alması durumunda 5. nesil muharip uçak, ilk defa bir Avrupa ve NATO ülkesine satılmış olacak. Ankara-Madrid arasındaki görüşmelerin henüz resmi bir nitelik kazanmadığı ve ön görüşme mahiyetinde olduğu belirtiliyor.
KAAN’ın özellikleri;
* Maksimum seyir hızı: 1.8 Mach
* İrtifa tavanı : 55.000 ft
* Dahili silah yuvası
* Supercruise kabiliyeti
* Düşük radar izi
* Çoklu görev profili
* Hava-hava kabiliyeti
* Hava-kara kabiliyeti
* Yükseklik: 6 metre
* Uzunluk: 21 metre
* Kanat açıklığı: 14 metre

30 Hürjet alacak
Eğitim ve hafif taarruz uçağı Hürjet, KAAN’ın eğitim uçağı da olacak şekilde tasarlandı. Hürjet’in İspanya’ya ihracatı için Nisan 2026 sonunda tarihi bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma, Türkiye’nin bir NATO ve AB üyesine gerçekleştirdiği ilk jet uçağı satışı olma özelliğini taşıyor. Anlaşmaya göre, İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri için 30 adet Hürjet tedarik edilecek. 2.6 milyar euro’luk alımda uçaklar, 2028 yılından itibaren teslim edilmeye başlanacak.

Hava taarruzunda oyunu değiştirecek
ASELSAN, FULMAR 500A ile TOLUN’un üç farklı varyasyonunu ilk kez SAHA’da sergiledi. Lansman törenine Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ve ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol katıldı. Org. Kadıoğlu “SİHA’larımız artık mükemmel bir kombinasyonla uzaktan teşhis ederek, gerçek hard kill yapmaya giden süreci tek başına yapabilecek yetenekleri kazanacak. Dolayısıyla oyun değiştirici bir modeli oluşuyor” dedi. ASELSAN CEO’su Akyol da “Bu teknolojiler, Türk SİHA’larını dünyada farklı bir lige taşıyacak” ifadelerini kullandı.

Kritik projelere imza atıldı
Savunma Sanayii Başkanlığı ile STM arasında imzalanan projeler; Çoklu Görev Yapabilen İnsansız Uçan Sistem Teknolojileri Geliştirme (GÖKSANCAK) Kamikaze Yetenekli Sürü ve İHA Tedarik Projeleri, Anti-Operatör Kamikaze Sistem Geliştirilmesi (TIRPAN), Hafif Otonom Sualtı Aracı Tedarik Projesi (HOSA) olarak sıralandı. SARSILMAZ ile İspanya merkezli EM&E Grup da savunma teknolojileri alanında stratejik iş birliği başlatmak üzere Mutabakat Zaptı imzaladı. / AYDIN HASAN İstanbul
Eş zamanlı tespit
FULMAR 500A Radarı; insansız hava araçlarına ve insanlı karakol uçaklarına entegre edilebilecek şekilde geliştirildi. Su üstünde insansız deniz aracı ve mayınların yanı sıra; su üstü, kara ve hava hedeflerini eş zamanlı olarak tespit ve takip edebilme kabiliyeti ile sahada bütünsel bir gözetleme yeteneği sunuyor.
TOLUN ailesi
İnsansız hava araçlarında kullanımda açılır kanat yapısı ile 50+ km menzile sahip olan TOLUN-L, lazer arayıcı başlığı sayesinde kritik önemdeki hareketli veya sabit hedeflere hassas angajman ve düşük yanaş hasar kabiliyeti sağlıyor.TOLUN EW ise elektronik harp kabiliyetine sahip uzun menzilli tam atım bir mühimmat….

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonususilvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetcasibom girişJojobetGalabet girişGalabetartemisbetcasinoperGrandpashabetgalabetDeneme Bonusubetistextrabetbetebetamgbahismaxwincasibom giriş güncelpokerklascasibomcasibommeritkingbahiscommarsbahiscasibombahiscasinosonbahisromabetmatadorbetmatadorbetjojobetbetboxbetboxbetboxmatbetcasinopercasinopercasibomgrandpashabet girişpusulabet güncel girişpusulabet girişsekabet girişbetgarvdcasino girişholiganbet girişbetebetBetwoonmarsbahiscasibom girişgrandpashabetesbet giriştambetbetsavaldoresbet girişcashwinbetsalvadorwbahis girişsonbahiscashwinesbet girişamgbahisgrandpashabetgrandpashabet giriştambet güncel girişesbetradissonbet girişwbahis güncel girişonline casinosJojobetesbetgrandpashabetbetbeybetbeyCasibomhepbethepbetmercurecasinograndpashabetmatbetjojobet girişpusulabetvdcasinoibizabetwbahispusulabetpusulabetgrandpashabetvdcasinojojobetjojobet girişsekabetmatbetteosbet1winbetgitmercurecasinoesbet girişbetbey giriştambet girişCasibomibizabetkralbetpusulabet girişCasibomankara escorttambetbetsathttps://peelham.co.uk/https://huongnghiepsongan.com/marsbahismarsbahis girişbetgitJojobet GirişJojobet