BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8988 0,07%
EURO
53,4230 0,11%
GRAM ALTIN
6.640,32 -0,14%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
113,12 -0,40%
BITCOIN
75.713,00 -0,38%
GBP/TRY
61,7389 0,20%
EUR/USD
1,1638 0,06%
BRENT
98,36 -1,23%
ÇEYREK ALTIN
10.856,92 -0,14%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
20 °

Son Yazılarım

Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı'nın öldürüldüğü davada gerekçeli karar açıklandı

Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın öldürüldüğü davada gerekçeli karar açıklandı

Geçen yıl 7 Eylül’de Yunus Emre Caddesi’ndeki parkta meydana gelen olayda Fatih Acacı ile aynı yaştaki D.G. arasında çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. D.G. tarafından bıçaklanan Acacı, hayatını kaybetti.
İlginizi Çekebilir
D.G. gözaltına alınıp, tutuklandı. Suça sürüklenen D.G. hakkında dava açıldı. Ankara 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Mart’ta görülen duruşmada, D.G.’nin haksız tahrik indirimi uygulanarak ‘Çocuğu kasten öldürme’ suçundan 12 yıl hapisle cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
TEHDİT VE ARBEDE HAKSIZ TAHRİK
Mahkeme gerekçeli kararını da açıkladı. Kararda, Acacı’nın sanığın arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle aralarında husumet oluştuğu belirtildi. Tarafların parka gittiği, çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı belirtildi. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun, Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, suça sürüklenen çocuğun, Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığı, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiği, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağı belirtildi. Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik ‘senin bacaklarını kırarım’ şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kabul edildi. Mahkeme, bu nedenle cezada haksız tahrik indirimi uyguladı.
Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’ suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek, önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Hakız tahrik nedeniyle ceza önce 24 yıla, sonra da suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıla düşürüldü. TCK’nın ilgili maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak D.G., 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkar etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.
Piyasalar bu habere kilitlendi: Altın resmen fırladı, petrol sert düştü…

Dünya yeni bir pandeminin eşiğinde mi? DSÖ'den açıklama geldi

Dünya yeni bir pandeminin eşiğinde mi? DSÖ’den açıklama geldi

Arjantin’den 1 Nisan’da yola çıkan ve 3 Mayıs tarihinde Yeşil Burun Adaları açıklarına ulaşan gemide 23 ülkeden 88 yolcu ce 59 mürettebat bulunuyor. Gemide şu ana kadar 7 kişide virüse rastlanırken, 3 kişi yaşamını yitirdi.
Yaşanan olay sonrası uluslararası kamuoyunda geniş yer tutan hantavirüse ilişkin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri derlendi.
Hantavirüsler, kemirgenler tarafından taşınan ve insanlarda ciddi hastalıklara neden olabilen bir virüs grubu olarak biliniyor.
Kemirgenleri enfekte eden hantavirüsler, nadiren insanlara bulaşan zoonotik virüsler olarak da öne çıkıyor.
İlginizi Çekebilir
İnsanlar genellikle enfekte kemirgenlerle veya onların idrarı, dışkısı ya da tükürüğüyle temas yoluyla enfekte oluyor. Enfeksiyon, daha az yaygın olmakla birlikte kemirgen ısırıkları yoluyla da yaşanabiliyor.
Virüsün insanlarda belirtileri genellikle maruz kalmadan 1 ila 6 hafta sonra başlarken, bunlar, tipik olarak ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, karın ağrısı, mide bulantısı veya kusma gibi gastrointestinal semptomları içeriyor.
Hantavirüs enfeksiyonunun erken teşhisi zor olduğu bilinirken, erken belirtilerin grip, Kovid-19, dang humması veya sepsis gibi diğer ateşli veya solunum yolu hastalıklarında da sıkça görüldüğü belirtiliyor.

ÇEŞİTLİ RAHATSIZLIKLARA VE ÖLÜME NEDEN OLABİLİYOR
Hantavirüs enfeksiyonu, ciddi hastalıklara, çeşitli rahatsızlıklara ve ölüme de neden olabiliyor.
Amerika kıtasında hantavirüsler, vaka ölüm oranı yüzde 50’ye varan ve ciddi bir solunum yolu hastalığı olan hantavirüs kardiyopulmoner sendromuna (HCPS) neden olabilirken, Güney Amerika’da görülen ve temas yoluyla insandan insana bulaşmasının sınırlı olduğu belgelenen Andes virüsü, bir hantavirüs türü olarak biliniyor.
Avrupa ve Asya’da ise hantavirüsler, böbrek sendromlu hemorajik ateşe (HFRS) neden olabiliyor.

VAKALARI NADİR GÖRÜLÜYOR
Hantavirüs enfeksiyonları dünya genelinde nispeten nadir olarak görülüyor.
Virüs, Asya ve Avrupa’da yüzde 1-15, Amerika kıtasında ise yüzde 50’ye varan bir ölüm oranıyla ilişkilendiriliyor.
Dünya genelinde her yıl 10 bin ila 100 binden fazla enfeksiyonun meydana geldiği tahmin edilirken, hantavirüsle ilgili en büyük yükün Asya ve Avrupa’da olduğu ifade ediliyor.
Özellikle Çin ve Güney Kore’de olmak üzere Doğu Asya’da her yıl binlerce HFRS vakası tespit ediliyor ancak son yıllarda görülme sıklığının azaldığı kaydediliyor.
Son dakika… İstanbul’da TOKİ kurasında ismi çıkmayanlar dikkat! Başvuru iadeleri başladı
HANTAVİRÜSÜN İNSANDAN İNSAN BULAŞTIĞI TAHMİN EDİLİYOR
DSÖ Salgın ve Pandemi Hastalıklarını Önleme Birimi Direktörü Maria Van Kerkhove, hantavirüslerin kemirgenler tarafından taşındığını ve insanlarda ciddi hastalıklara neden olabileceğini ifade etti.
Kerkhove, eşler ile aynı ortamı paylaşan ve gerçekten yakın temas halinde olanlar arasında hantavirüsün “insandan insana bulaşabileceğine” inandıklarını belirtti.
Gemide başka semptomatik hastanın olmadığını belirten Kerkhove, geminin Kanarya Adaları’na doğru yoluna devam edeceğini ve İspanyol yetkililerle temas halinde olduklarını kaydetti.
DSÖ, hastalığın ilk evrelerinde daha bulaşıcı olduğunu da öngörüyor.

ÖZEL BİR TEDAVİSİ YOK
DSÖ, virüsün genom dizileme çalışmalarının da devam ettiğini bildirdi.
Hantavirüs hastalıklarını iyileştiren spesifik bir tedavi olmamakla birlikte, erken dönemde destekleyici tıbbi bakımın, hayatta kalma oranını artırmak için çok önemli olduğu biliniyor.
Hastalıkla ilgili solunum, kalp ve böbrek komplikasyonlarının yakından klinik takibi ve yönetimine odaklanılıyor.
Mersin’de aile faciası! 2 kardeşin ölümünde ilk sonuçlar geldi… Ev karantinaya alındı
Hantavirüsleri önlemenin, büyük ölçüde insanlar ve enfekte kemirgenler arasındaki teması azaltmaya bağlı olduğu da vurgulanıyor.
Hantavirüs enfeksiyonu için ruhsatlı spesifik bir antiviral tedavi veya aşı da bulunmuyor.
Evleri ve iş yerlerini temiz tutmak, kemirgenlerin binalara girmesine olanak sağlayan açıklıkları kapatmak, kemirgenlerin bulaştığı alanlarda güvenli temizlik yöntemleri kullanmak ve el hijyeni uygulamalarını güçlendirmek de hastalığı önleyici tedbirler arasında yer alıyor.
Salgınlar sırasında, vakaların erken tespiti ve izolasyonu, yakın temaslıların takibi ve standart enfeksiyon önlemleri, yayılımın sınırlandırılması noktasında öne çıkıyor.

DSÖ, HANTAVİRÜSLE İLGİLİ İNCELEMELERİNİ SÜRDÜRÜYOR
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yolcu gemisinde 7 hantavirüs vakasının tespit edildiğini ve bu kişilerden 3’ünün öldüğünü açıklamıştı.
Mevcut bilgilere dayanarak, DSÖ’nün bu virüsün küresel nüfus için riski düşük olarak değerlendirdiğini kaydeden Ghebreyesus, DSÖ’nün durumu izlemeye ve güncellemeye devam edeceğini belirtmişti.
DSÖ’nün, gemideki yolcuları ve mürettebatı desteklemek için ilgili ülkeler ve geminin işletmecisiyle birlikte çalıştığını aktaran Ghebreyesus, “Koordineli uluslararası müdahale, derinlemesine soruşturmaları, vaka izolasyonunu ve bakımını, tıbbi tahliyeyi ve laboratuvar incelemelerini içeriyor.” ifadelerini kullanmıştı.
İsrail ve Yunanistan’da gündem Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN! Canlı yayında itiraf: ‘Tel Aviv için kırmızı alarm’…

'Bunu ilk Türk çocuğu kullanmalı' dedi! Geleceği değiştirecek sistem: Parmak izinden seçilecek

‘Bunu ilk Türk çocuğu kullanmalı’ dedi! Geleceği değiştirecek sistem: Parmak izinden seçilecek

SCÜ Teknokent bünyesinde çalışmalarını sürdüren Çıngı, yaptıkları işin biyometri analizi olduğunu söyledi.
Çıngı, insanın yüz tipinden telefonların kilitlerinin açıldığını, kendilerinin ise çocukların parmak izlerinden yeteneklerini ve kişiliklerini ortaya çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Biyometriyi analiz eden bir ekibi yönettiğini anlatan Çıngı, “Biyometrik verileri, sadece kilit açmak için değil, insanları keşfetmek için kullanıyoruz. Parmak izlerinin yeteneklerle ilişkisi olup olmadığını deneyimsel olarak gözlemledik. Yani belirli yeteneklere sahip olan insanların parmak izlerinin formül algılarında benzerlikler tespit ettik.” dedi.

“BEYİNLE PARMAK İZİ AYNI EVREDE OLUŞUYOR”
Bunun bir rastlantı mı yoksa bilimsel bir veri mi olduğunu araştırdıklarını vurgulayan Çıngı, “2016’dan günümüze kadar araştırmalar yaptık, saha testlerini TEKNOFEST’te tamamladık. Testlerle bireyin spor becerisi, sosyal ve yönetsel kişilik özelliklerini tespit ettik. Bunun gerçekten bilimsel literatürde bir karşılığı var. Geçerli ve güvenlik çalışmalarını başka testlerle tamamladık. Hacettepe’de kişilik envanteri ile kişilik boyutunu, çoklu zeka envanteri ile de yetenek boyutunu analiz ettik. Böylece geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları yapılmış testlerle akreditasyonu tamamladık. Baktık ki parmak izi aslında yeteneklerimiz ve kişilik özelliklerimizle bağlantılı. Beyni oluşturan genom (bir canlının sahip olduğu genetik materyalin tamamı) ile parmak izini oluşturan genomların aynı kökten olduğunu gördük. Yani beyinle parmak izi aynı evrede oluşuyor.” ifadelerini kullandı.
Yıllık izniniz sandığınızdan fazla! Tatil dönemi başlarken, çalışanların yaptığı en büyük hata

Anne karnındayken bazı iç organların oluşumu tamamlamadan parmak izinin oluşabildiğine dikkati çeken Çıngı, şöyle devam etti:
“Biz de parmak izinde belli hikmetler olduğunu düşündük. Bununla beraber yurt dışındaki literatürleri, parmak izinde yapılan çalışmaların genetik boyutlarını taradık. Amerika’da, Hindistan’da, Çin’de, Güney Kore’de bu alanda birçok firma olduğunu gördük. Onların yaptıkları işin çok daha farklı ve bilimsel boyutunu geliştirdik. Parmak izini İngilizler formüllemiş, amaç Ahmet’i Mehmet’ten ayırt etmek. Biz bu desenleri yeteneklerle eşleştirdik. Spor bilimleri fakültesinde sporculara dikey sıçrama, anaerobik güç, patlayıcı kuvvet ölçümü yaptık, makalesini yayımladık. Aynı zamanda orada elit sporcu profilinde parmak izlerini formülleme imkanımız oldu. Aynısını güzel sanatlar fakültesinde yaptık. Yeteneklerle, iletişimle, matematikle, edebiyatla alakalı seçilmiş bireylerde korelasyonlar tespit ettik. Parmak izlerini okutuyoruz ve sistem daha önceki tümdengelim yöntemiyle tespit ettiği yetenekli bireyler gibi bir korelasyon değerini görüyor. Matematik zeka, bedensel, sportif ve estetik zeka olarak belirliyor.”

ÇALIŞMA TEKNOFEST’TE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ ALDI
Çıngı, TEKNOFEST’lerde yurt içi ve dışından birçok firma ve insanla tanışma imkanı bulduklarını söyledi.
Yurt dışı bazı firmalardan davet aldıklarını dile getiren Çıngı, şunları kaydetti:”Babam, bunu ilk önce Türk çocuğunun kullanması gerektiğini söyledi. Bize ‘Kaç bin lira batıracaksanız ben finans edeyim, Türkiye’de batırın’ dedi ama batmadı, her geçen gün de büyüyor, yeni yazılımlar geliştirdik. Yeni şehirlerde analizler yapmaya, zincir okullarla çalışmaya başladık. Bugün devletle belli kademelerde Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelere başladık. Marmara ve Pamukkale üniversiteleri ile ortak sporla alakalı çalışmalar var. Onlar kanı, biz parmak izini çalışıyoruz. Uşak Üniversitesi ve Konya Selçuk Üniversitesi ile çocuk gastroenteroloji bölümünde çocuk hastalar üzerinde aynı çalışmaları yürütüyoruz. Aynı zamanda Cumhuriyet Üniversitesinde de benzer çalışmalarımız var. Yazılım tamamen bize ait yerli bir sistem. 2022’de TEKNOFEST’te Türkiye üçüncülüğü, aynı zamanda en iyi bilimsel sunum ödülünü aldık. 2023 yılında tekrardan başka bir versiyonunu geliştirdik, tekrar TEKNOFEST’e katıldık. Orada 123 bin takımın arasından üçüncü olduk. 2024 yılında nihayet Türkiye birincisi olduk. Yaptığımız çalışma neticesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Selçuk Bayraktar’dan ödül aldık. Şimdiye kadar toplamda 8 ödülümüz var.”
Çıngı, amaçlarının küçük yaşlarda çocuğu analiz ve uygun eğitim ortamlarını dizayn etmek olduğunu vurgulayarak, bazı yönetsel zekalara sahip çocukların desteklenmemesinin eğitim ortamında onları hırçınlaştırdığına dikkati çekti.
Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına değinen Çıngı, “Naif, kibar, duygusal ve zorbalıkta en çok mağdur olan çocukları da belirliyoruz. Sporcu profili yüksek çocuklar eğitim ortamında keşfedilmediği zaman maalesef agresiflik, kendi gücünü başka çocukların üzerine göstererek disiplinsiz hareketler gösteriyor. İşte bunun bir ucu da zorbalığa dayanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 dakikada değişim vadi, hayatını karattı! Yüzü bu hale geldi

10 dakikada değişim vadi, hayatını karattı! Yüzü bu hale geldi

Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Serap Kopar, yüzündeki kırışıklıklardan memnun olmadığı için internetten bulduğu Ş.S. isimli kadına ait güzellik merkezinden randevu aldı. İddiaya göre yüzüne yapılacak işlem için 50 bin lira ödemesi gerektiği belirtilen Kopar’a tuzak kuran çalışanlar, Sağlık Bakanlığının sözde ‘Sağlık Fonu’ adı altında faizsiz kredi verdiğini, 50 bin lirayı buradan tahsis edeceklerini ve 10 taksite bölebileceklerini söyledi.

Durumdan şüphe duyan Kopar, ödemeyi kredi kartıyla yapmak istediğini ifade etti. Ücretin alınmasından sonra yüzüne farklı türde sıvıların enjekte edildiğini söyleyen Kopar, iddiaya göre bir hafta sonra fenalaşarak hastaneye gitmek zorunda kaldı. Kopar’a yüz felci teşhisi konuldu. Durum üzerine güzellik merkezi yetkililerinden şikayetçi olan Kopar, ikinci şoku da banka hesabını kontrol ederken yaşadı. Ödediği 50 bin liranın henüz taksitlendirilmediğini ve işlemin bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yapıldığını öğrenen Kopar, eşiyle birlikte söz konusu güzellik merkezine gitti. Kopar’a işlemin yapıldığı sırada bir yanlışlık olduğu, paranın tekrar hesabına gönderileceği ve taksitlendirmenin o şekilde yapılacağı ifade edildi. Kuyumcu hesabına gönderilen paranın bu kez de bir mobilyacıya ait hesaptan kendisine tekrar gönderildiğini ifade eden Kopar, ödemeyi ancak 4 taksite böldürebildiğini ve kendisi gibi yüzlerce kişinin de aynı şekilde mağdur olduğunu iddia etti.
Konuyla ilgili şikayetçi olduklarını, hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirten Kopar, eski haline dönmesinin ise henüz kesin olmadığını ve göreceği tedavinin ardından belli olacağını dile getirdi.

“FİYATI YÜKSEK BULUNCA İNDİRİM YAPTILAR VE 50 BİN LİRAYA ANLAŞTIK”
Olayla ilgili konuşan Serap Kopar, yüzümdeki kırışıklıklardan şikayetçi olduğunu, güvenebileceği bir güzellik merkezi aradığını, bu merkezi internette bulduğunu ifade ederek, “Ünlülere de işlem yapmışlar. Merkezi bir yerde de oldukları için güvendim ve randevu istedim. Gittiğimde yüzüme işlem yapacaklarını ve 10 dakika içinde farkı görebileceğimi söylediler. Kendinden çok eminlerdi. Daha sonra muhasebe ekibiyle görüştüm. Ücretin 75 bin lira olduğunu söylediler. Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık. Bana Sağlık Bakanlığının ‘Sağlık Fonu’ olduğunu ve ücreti oradan tahsis edeceklerini, taksitle faizsiz bir şekilde ödeyebileceğimi belirttiler” dedi.

“YÜZÜMÜN UYUŞMADIĞINI VE İĞNEDEN KORKTUĞUMU SÖYLEMEME RAĞMEN UMURSAMADILAR”
İşlem sırasında yüzünün uyuşmadığını söylediğini ama bunun çalışanlar tarafından önemsenmediğini ifade eden Kopar, “Telefonumdan banka hesabıma girdim. Elimden alarak kendileri işlem yapmak istedi. Adıma fon tanımlı olduğunu, işlemi yapacaklarını söylediler. Adıma kredi çekeceklerini düşündüm. Bu şekilde bir işlem yapmalarını istemediğimi belirtince kredi kartımı istediler. Kartımdan 50 bin lira çektiklerini ve 10 taksit şeklinde ödeyebileceğimi söylediler. Taksit işlemlerinin ise bir hafta sonra hesabıma yansıyacağını ifade ettiler. Daha sonra yüzüme krem sürdüler. Bir dakika bile olmadan işlem odasına geçtik. Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar. Girdiğimiz odada farklı boyda iğneler vardı. Yüzümün her yerine iğnelerle işlem yaptılar. O kadar çok iğne batırdılar ki canım çok acıdı” diye konuştu.”İŞLEMİ BİR KUYUMCUYA AİT ‘POS’ CİHAZINDAN YAPTIKLARINI ÖĞRENDİK”
Duydukları şüphe üzerine daha sonra tekrar güzellik merkezine gittiklerini söyleyen Kopar, “Odadan çıktığımda kötü haldeydim. Oradakiler durumun normal olduğunu söylediler. Birkaç gün sonra vücudumda lekeler ve dökülmeler oluşmaya başladı. Baş ağrım vardı. O sırada işlemin taksitlendirilmesinin hala yapılmadığını fark ettim. Eşimle birlikte güzellik merkezine gittik. Hala taksit yapılmadığını söyledik. Yanlışlık olduğunu söylediler ve en fazla 4 taksit yapabileceklerini ifade ettiler. İşlemi de bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik. Daha sonra ilk işlemi iptal edip, fiyatı taksitlendirmek için hesabıma 50 bin lirayı tekrar gönderdiler. Paranın gönderildiği hesap da bir mobilya dükkanınınmış” ifadelerini kullandı.”AĞZIM YAMULDU, YÜZÜM AŞAĞIYA SARKTI”
Yaşadığı sağlık problemleriyle ilgili konuşan Kopar, “Taksit işlemini hallettikten birkaç gün sonra da yüzümün uyuştuğunu fark ettim. Yürümekte güçlük çektim. Hastaneye gittim. Çok kötü durumdaydım. Daha da kötüleştiğimi fark ettim. Uzun süren tahlillerin ardından hastanede müşahedeye alındım ve 4 gün tedavi gördüm” dedi. İşitmede de sıkıntılar yaşadığını kaydeden Kopar, “Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı. Yüz felci tanısı konuldu. Aylarca fizik tedavisi göreceğim. Ne kadar düzeleceğini bilmiyorum. Uyurken gözümü kapatamıyorum. Çok mağdur oldum. Beni bu hale sokan herkesten şikayetçiyim. Yüzlerce insanın benim gibi mağdur olduğunu gördüm. Her yere şikayette bulundum” dedi.
“EŞİM, PARANIN ÇEKİLDİĞİ POS CİHAZININ SAHİBİ OLAN KUYUMCUYA ULAŞTI”
Paranın gönderildiği kuyumcuya ulaştıklarını söyleyen Kopar, “Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı. Bize, ‘Arkadaşlarım mağdur olmasın diye birkaç günlüğüne cihazı ödünç verdim. Onlarla bir ilgim yok, hatta alacaklarım var’ dedi. Eşim de kendisine tepki gösterdi. Ardından bize arkadaşlarıyla görüşeceğini ve paramızı iade edeceklerini söyledi” diye konuştu….

'Bu ilk önce Türk çocuğu kullanmalı' dedi! Geleceği değiştirecek sistem:

‘Bu ilk önce Türk çocuğu kullanmalı’ dedi! Geleceği değiştirecek sistem:

SCÜ Teknokent bünyesinde çalışmalarını sürdüren Çıngı, yaptıkları işin biyometri analizi olduğunu söyledi.
Çıngı, insanın yüz tipinden telefonların kilitlerinin açıldığını, kendilerinin ise çocukların parmak izlerinden yeteneklerini ve kişiliklerini ortaya çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.
Biyometriyi analiz eden bir ekibi yönettiğini anlatan Çıngı, “Biyometrik verileri, sadece kilit açmak için değil, insanları keşfetmek için kullanıyoruz. Parmak izlerinin yeteneklerle ilişkisi olup olmadığını deneyimsel olarak gözlemledik. Yani belirli yeteneklere sahip olan insanların parmak izlerinin formül algılarında benzerlikler tespit ettik.” dedi.
“BEYİNLE PARMAK İZİ AYNI EVREDE OLUŞUYOR”
Bunun bir rastlantı mı yoksa bilimsel bir veri mi olduğunu araştırdıklarını vurgulayan Çıngı, “2016’dan günümüze kadar araştırmalar yaptık, saha testlerini TEKNOFEST’te tamamladık. Testlerle bireyin spor becerisi, sosyal ve yönetsel kişilik özelliklerini tespit ettik. Bunun gerçekten bilimsel literatürde bir karşılığı var. Geçerli ve güvenlik çalışmalarını başka testlerle tamamladık. Hacettepe’de kişilik envanteri ile kişilik boyutunu, çoklu zeka envanteri ile de yetenek boyutunu analiz ettik. Böylece geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları yapılmış testlerle akreditasyonu tamamladık. Baktık ki parmak izi aslında yeteneklerimiz ve kişilik özelliklerimizle bağlantılı. Beyni oluşturan genom (bir canlının sahip olduğu genetik materyalin tamamı) ile parmak izini oluşturan genomların aynı kökten olduğunu gördük. Yani beyinle parmak izi aynı evrede oluşuyor.” ifadelerini kullandı.
Anne karnındayken bazı iç organların oluşumu tamamlamadan parmak izinin oluşabildiğine dikkati çeken Çıngı, şöyle devam etti:
“Biz de parmak izinde belli hikmetler olduğunu düşündük. Bununla beraber yurt dışındaki literatürleri, parmak izinde yapılan çalışmaların genetik boyutlarını taradık. Amerika’da, Hindistan’da, Çin’de, Güney Kore’de bu alanda birçok firma olduğunu gördük. Onların yaptıkları işin çok daha farklı ve bilimsel boyutunu geliştirdik. Parmak izini İngilizler formüllemiş, amaç Ahmet’i Mehmet’ten ayırt etmek. Biz bu desenleri yeteneklerle eşleştirdik. Spor bilimleri fakültesinde sporculara dikey sıçrama, anaerobik güç, patlayıcı kuvvet ölçümü yaptık, makalesini yayımladık. Aynı zamanda orada elit sporcu profilinde parmak izlerini formülleme imkanımız oldu. Aynısını güzel sanatlar fakültesinde yaptık. Yeteneklerle, iletişimle, matematikle, edebiyatla alakalı seçilmiş bireylerde korelasyonlar tespit ettik. Parmak izlerini okutuyoruz ve sistem daha önceki tümdengelim yöntemiyle tespit ettiği yetenekli bireyler gibi bir korelasyon değerini görüyor. Matematik zeka, bedensel, sportif ve estetik zeka olarak belirliyor.”

ÇALIŞMA TEKNOFEST’TE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ ALDI
Çıngı, TEKNOFEST’lerde yurt içi ve dışından birçok firma ve insanla tanışma imkanı bulduklarını söyledi.
Yurt dışı bazı firmalardan davet aldıklarını dile getiren Çıngı, şunları kaydetti:”Babam, bunu ilk önce Türk çocuğunun kullanması gerektiğini söyledi. Bize ‘Kaç bin lira batıracaksanız ben finans edeyim, Türkiye’de batırın’ dedi ama batmadı, her geçen gün de büyüyor, yeni yazılımlar geliştirdik. Yeni şehirlerde analizler yapmaya, zincir okullarla çalışmaya başladık. Bugün devletle belli kademelerde Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelere başladık. Marmara ve Pamukkale üniversiteleri ile ortak sporla alakalı çalışmalar var. Onlar kanı, biz parmak izini çalışıyoruz. Uşak Üniversitesi ve Konya Selçuk Üniversitesi ile çocuk gastroenteroloji bölümünde çocuk hastalar üzerinde aynı çalışmaları yürütüyoruz. Aynı zamanda Cumhuriyet Üniversitesinde de benzer çalışmalarımız var. Yazılım tamamen bize ait yerli bir sistem. 2022’de TEKNOFEST’te Türkiye üçüncülüğü, aynı zamanda en iyi bilimsel sunum ödülünü aldık. 2023 yılında tekrardan başka bir versiyonunu geliştirdik, tekrar TEKNOFEST’e katıldık. Orada 123 bin takımın arasından üçüncü olduk. 2024 yılında nihayet Türkiye birincisi olduk. Yaptığımız çalışma neticesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Selçuk Bayraktar’dan ödül aldık. Şimdiye kadar toplamda 8 ödülümüz var.”
Çıngı, amaçlarının küçük yaşlarda çocuğu analiz ve uygun eğitim ortamlarını dizayn etmek olduğunu vurgulayarak, bazı yönetsel zekalara sahip çocukların desteklenmemesinin eğitim ortamında onları hırçınlaştırdığına dikkati çekti.
Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına değinen Çıngı, “Naif, kibar, duygusal ve zorbalıkta en çok mağdur olan çocukları da belirliyoruz. Sporcu profili yüksek çocuklar eğitim ortamında keşfedilmediği zaman maalesef agresiflik, kendi gücünü başka çocukların üzerine göstererek disiplinsiz hareketler gösteriyor. İşte bunun bir ucu da zorbalığa dayanıyor.” ifadelerini kullandı.

41 yıllık eşinden ilk kez 6 ay ayrı kaldı, eve dönen karısı gözlerine inanamadı: Her baba yiğidin harcı değil

41 yıllık eşinden ilk kez 6 ay ayrı kaldı, eve dönen karısı gözlerine inanamadı: Her baba yiğidin harcı değil

Çat’ın Karaca köyünde çiftçilik yapan, 4 çocuğu ve 4 torunu bulunan Kocaeli’nin eşi Dağgül Kocaeli (60), yaklaşık 2 yıl önce ikiz torunlarının doğumu nedeniyle oğluna ve gelinine destek olmak için Tekirdağ’a gitti.

Evinde yalnız kalan Kocaeli, 6 ay boyunca ilk kez ayrı kaldığı eşine büyük özlem duydu.
Karaca köyüne yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Bingöl’ün Yedisu ilçesi Kaşıklı köyüne traktörüyle gezmeye giden Kocaeli, arazide gördüğü bir kum taşını alıp evine götürdü.

Hobi amaçlı bu taşı şekillendirmeye karar veren Kocaeli, taşa ilk olarak eşinin yüzünü nakşetti.

Zamanla bu çalışmayı sanata dönüştüren Kocaeli, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmasına rağmen taşları kazma yardımıyla topraktan çıkararak traktörüyle köyüne taşıyor.

Kocaeli, balta, keser, demir testeresi, bıçak ve eğe gibi aletleri kullanarak taşları adeta sanat eserine dönüştürüyor.
Taşa kartal, Çifte Minareli Medrese, deve kuşu gibi figürleri işleyerek 160’a yakın eser hazırlayan Kocaeli’nin dededen kalma yarım asırlık müstakil evinin bahçesi, sergilenen eserlerle adeta açık hava müzesini andırıyor.

Müzik yeteneği de bulunan Erzurumlu çiftçi, taş eserlerin bulunduğu bahçesinde bağlama çalarak, türküler seslendiriyor.

“GENÇLERE ÖRNEK OLMAK İÇİN SERGİ AÇMAK İSTİYORUM”
İlhami Kocaeli, eşiyle 41 yıldır evli olduklarını belirterek, eşinin oğlunun yanına gittiği dönemde çok sıkıldığını, ona çok özlem duyduğunu söyledi.
Bu süreçte traktörüne binerek gezi amaçlı Kaşıklı köyüne gittiğini anlatan Kocaeli, doğada bulduğu ilk taşı işlemeye karar verdiğini belirtti.

Kocaeli, eşine duyduğu özlem, torunlarının dünyaya gelmesinden duyduğu sevinçle taşı işlemek, zamanını bu şekilde geçirmek istediğini ifade ederek, eşini bir prensese benzeterek yüzünü taşa işlediğini anlattı.
Kendisi için hobi olan bu sanatla yaklaşık 160 taş eser hazırladığını belirten Kocaeli, taşların şeklinin ise orijinal olduğunu aktardı.

Kocaeli, “Erkek ve kadın figürlerini kafamda işleyerek yaptım. Kartal, Çifte Minareli Medrese, Atatürk, deve kuşu figürlerini internete bakarak yaptım. Bazen yabancılar yolu şaşırıp buraya geliyorlar, kapının önünde duruyorlar, merak edip bakıyorlar. Türk bayrağım da sürekli burada dalgalanıyor. Öbür dünyaya hiçbir şey götüremiyorsun. Sadece 2 metrelik kefen götüreceksin. Ondan dolayı elimden geldiğince iyi davranmaya, bir şeyler yapmaya çalışıyorum.” dedi.

Yazı yazmayı, resim çizmeyi, bağlama çalıp türkü söylemeyi de çok sevdiğini anlatan Kocaeli, “Gençler belki bunları bir sergide görürse ‘İlhami hoca 60 yaşında kalkmış bu işe başlamış, bu işi başarmışsa bizler genç yaşımızda daha güzel bir seviyeye gelme imkanımız olur.’ diye düşünürler. Gençlere biraz örnek olmak için sergi açmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“‘YALNIZ KALMIŞIM, SENSİZ YAPAMIYORUM’ DİYE BENİ ARIYORDU”
Dağgül Kocaeli de Tekirdağ’da olduğu süreçte eşinin kendisini çok özlediğini belirtti.

Eve geldiğinde bu eserlerle karşılaştığını anlatan Kocaeli, “Çok şaşkınlıkla izledim. Bu eserleri yapmak öyle her baba yiğidin harcı değildir bence, maşallah. O zaman ‘Yalnız kalmışım, sensiz yapamıyorum.’ diye beni arıyordu. Geldim ki bu taşları yapmış, kendini taşlara vurmuş. Şu anda da hiç yüzüme bakmıyor ya.” dedi.

İlhami Kocaeli de eşinin bu sözü üzerine, “Şu anda senin sevgini bu taşa işliyorum ya.” ifadesini kullandı.

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisdeneme bonusubetofficebahsinebetpuanbetpuanbetpuanpadişahbetroyalbetgalabetjojobetbetofficebahiscasinopasacasinopasacasinotaksimbetgrandpashabet girişjojobet girişmatbet girişvdcasino girişbetgarantijojobetbetebetdeneme bonusuDeneme Bonusu Veren Sitelercasibom1win girişholiganbetgrandpashabet girişbetsalvadorjojobet girişholiganbetonline casinosdeneme bonusuteosbetgrandpashabetjojobetjojobet girişmatbetsekabetimajbetvdcasinoholiganbetmatbetcasibomjojobettrendbetbetixirsekabetmatbetbahiscasino1winbetgitteosbetromabetgameobetradissonbet girişimajbetkralbetimajbetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbargrandpashabetbettiltbahiscomjojobetcasinowongrandpashabetsonbahisbahiscomholiganbetbahiscombetbeybettiltwbahisjojobetnesinecasinojetbahistipobetBetorderBetorder girişCasibomJojobetgrandpashabet girişmatbetpusulabetjojobetjojobet girişCasibombetasusmilanobetbetgarantiholiganbetholiganbet girişMarsbahisCasibomorisbet girişorisbetbetebetMarsbahisMarsbahis Güncel GirişpusulabetcasibomJojobetCasibomMadridbetMadridbet