BIST 100
11.481,67 4,16%
DOLAR
50,0207 0,07%
EURO
56,2301 0,48%
GRAM ALTIN
6.488,48 2,93%
BITCOIN
80.411,00 3,35%
FAİZ
39,62 -0,18%
GÜMÜŞ GRAM
83,75 4,86%
GBP/TRY
67,4057 0,44%
EUR/USD
1,1234 0,37%
BRENT PETROL
100,74 -2,71%
ÇEYREK ALTIN
10.608,67 2,93%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °

Son Yazılarım

AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk'te: Türk siyaseti Erdoğan'ın yanında

AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’te: Türk siyaseti Erdoğan’ın yanında

AKParti Sözcüsü Ömer Çelik,CNN Türk canlı yayınına telefonla bağlanarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.Netanyahu ve İsrailli bakanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarına tepki gösteren Çelik, şunları kaydetti:
“NETANYAHU’NUN BÜTÜN GAYRETİ BU SÜRECİ SABOTE ETMEK”
“Soykırım vakasının başındaki Netanyahu’nun ve onun bakanı Katz’ın açıklamalarını yan yana getirdiğimizde, verilen mesajlarda iç içe geçmiş yaklaşık 5 katman görüyorum.
İlginizi Çekebilir
Birincisi, tabii ki Pakistan’da kritik barış görüşmeleri devam ediyor. Bu kritik barış görüşmeleri sürerken, Netanyahu’nun bütün gayretinin bu süreci sabote etmek olduğu çok net ve açıktır. Bu sebeple Cumhurbaşkanımıza hassas bir şekilde saldırırken Hamas’tan ve İhvan-ı Müslimin’den bahsediyor. Burada Batılıların zihnine bir gönderme yaparak, daha önce dile getirdiği “İsrail olarak Orta Doğu’da Batılı değerlerin kalesiyiz” söylemini yeniden gündeme taşımaya, bir kışkırtma ve manipülasyon zemini oluşturmaya çalışıyor. Yani birinci katman Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etmek. İkincisi ise bunun için Batı’daki bazı hassasiyetleri kaşımaya çalışmak.
Üçüncüsü, biliyorsunuz bu yapı bu işe girerken çeşitli analizler ortaya çıktı. Aslında kendilerine göre şöyle bir plan yapmışlar: Bu planda bir şekilde bu katliamları gerçekleştirecekler, ardından rejim çökecek ve oradaki Kürt kardeşlerimizi ya da Belucistan tarafındaki kardeşlerimizi ayaklandırarak kendi planlarını hayata geçirmeye çalışacaklar. Ancak görüldü ki hem Kürt kardeşlerimiz, Irak’taki ve İran’daki Kürtler, hem de diğer etnik ve mezhebi gruplar bu haksız ve hukuksuz saldırganlık karşısında son derece basiretli davrandılar. Bunun yarattığı hırçınlıkla Netanyahu, o tweetine Türkiye’de Kürtlerin katledildiği yönünde bir yalan ve son derece çirkin bir ifade ekledi. Buradaki asıl amacı; Irak ve İran’daki Kürt kardeşlerimizi kendi planının parçası haline getirememesinin getirdiği hayal kırıklığı ve hırçınlıktır.
Bir diğer konu ise Türkiye’nin bölgedeki tüm etnik ve mezhebi yapılara, bu siyonist ve emperyalist planların parçası olmamaları yönündeki hassasiyetidir. Bu hassasiyetin sahada karşılık bulması ve bu planların bozulması da ayrı bir hırçınlık yaratmıştır. Bu nedenle, Türkiye’nin bölgesel faaliyetlerini hedef alarak, kendisinin başka unsurlarla savaştığını ve Türkiye’nin de bunlara destek verdiğini ima etmeye çalışmıştır.
Ancak bu iç içe geçmiş katmanlar içerisinde dikkat çeken bir başka ifade daha var. O da şu: “İran’dan Türkiye’ye füze gönderilirken Türkiye sessiz kalıyordu” iddiası. Buradan da anlıyoruz ki, daha önce de tespit ettiğimiz üzere, İran ile Türkiye’yi ve genel olarak bölge ülkeleriyle İran’ı karşı karşıya getirmeye yönelik bir planı takip ettiklerini ve bunu hayata geçirmeye çalıştıklarını görüyoruz.
Aslında Netanyahu’nun ve Katz’ın ifadeleri, bu beş katmanlı yaklaşımın adeta bir itirafından başka bir şey değildir.

Dolayısıyla bugün herkesin gözü önünde Gazze’den başlayıp Lübnan’a, oradan Batı Şeria’ya, oradan Suriye’ye, oradan İran’a yapılanlara ve İsrail’in bütün bunlarda başrol oynamasına baktığımızda, İsrail’in karşısında insani değerleri ve temel hukuk değerlerini savunan bir insanlık ittifakı var. Bu insanlık ittifakının en güçlü sözcüsü, en güçlü lideri, Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza saldırmaları, bir bakıma bu bahsettiğim insanlık ittifakının, bu katliam ve soykırım şebekesinin planlarını bozmasından duyulan rahatsızlıktır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızı hedef alarak aslında kendilerinin karşısındaki bu insanlık ittifakını hedef almaya çalışıyorlar.
Ama kullandığı kavramlar, ortaya koyduğu yaklaşımlar, elindeki sosyal medya imkanları ne olursa olsun, propaganda imkanları ne olursa olsun artık son kullanma tarihi geçmiş. Bu yalanlarla örtemeyeceği soykırımı artık daha fazla gizleyemeyeceği bir tablonun yeni bir şekilde ortaya çıktığını gösteriyor. Tüm bunlara bakıldığında, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradenin kendilerinde yarattığı rahatsızlığı bu şekilde haksız, hukuksuz ve hırçın bir şekilde ortaya koymaya çalışıyor.
Netanyahu’nun Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Türkiye’den sert tepki: Çağın Hitler’i hesap verecek
“NETANYAHU’NUN SİYONİST PLANI BOZULDU”
Diğer mesaj da şu tabii: Biliyorsunuz bunların bakanı Türk siyasetindeki bazı isimleri etiketledi. Aklınca bu konu üzerinden Türk siyaseti içindeki tartışmalarda bir bölünme yaratmaya çalışacağını düşünüyordu. Fakat ben dün akşam da ifade ettim. Cumhurbaşkanımız devletimizin başıdır, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmektedir.
Siyaseten Cumhurbaşkanımızdan yana olsun ya da karşı olsun, kim olursa olsun Türk siyasetinde bu katliam şebekesi karşısında tek vücut olarak Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başını savunacağından hiçbir kuşkum yoktur, dedim. Hiç kimse bu Siyonist şebekenin yanında durmaz, dedim. O etiketlediği isimlerden de bu Siyonist şebekeye karşı, o şebekenin yapmaya çalıştıklarına karşı, Türkiye’yi hedef almasına ve Cumhurbaşkanımızı hedef almasına karşı mesajlar geldi. Böylece Netanyahu’nun ve Katz’ın mesajlarıyla hedeflenmek istenen bütün katmanlar çökmüş oldu.
Türkiye’de en ufak bir açıklamaya bir dakika sonra cevap veriyorlar. Demek ki bütün kabine oturmuş, bu soykırım şebekesinin mensupları Türkiye’den ne mesaj verildiğini takip ediyorlar. Bunun da çok açık bir sebebi var. İnsanlık değerleri adına bir kaledir Türkiye. İnsanlık değerleri adına en sağlam odaktır Türkiye. Dolayısıyla sadece burada siyasetçilerin yaptığı değil; sanatçı arkadaşlarımızın yaptığı, sivil toplum örgütlerinin yaptığı bütün faaliyetleri çok yakından takip ediyorlar. Gazze için yapılan yürüyüşler yakın takiplerinde ve bununla ilgili sürekli hedef alan mesajlar ortaya koyuyorlar.
Sanatçılarımızın, kanaat önderlerimizin, akademisyenlerimizin Gazze’deki bu soykırımla başlayan ve şu anda bütün dünyayı kaosa iten bu soykırım ve katliam şebekesinin faaliyetlerini eleştiren, yargılayan ve mahkûm eden iradesi karşısında ciddi bir sarsıntı yaşıyorlar. Bu küresel bir bitiş mücadelesidir. Bizim esas derdimiz insanlık değerlerinin ve insanlık ittifakının ayakta durmasıdır. Bu yapılanlar insanlık adına kabul edilemez.
Daha ilk günden itibaren bir takım teolojik ve jeopolitik yaklaşımlarla “David Koridoru” gibi projeleri gündeme getirerek başka amaçları olduğunu bu şebeke açıkça ortaya koydu. Sadece Gazze meselesi olarak düşünenler de bugün yanıldıklarını görüyor. Bakın, çok yakın zamanda göreceksiniz; dünyada daha çok lider Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadelerini daha güçlü şekilde kullanmaya başlayacak. Görülmüştür ki insanlık tehdit edilmektedir. İnsanlık haysiyeti bu tehdide gereken cevabı verecektir. Türkiye bu cevabı verenlerin başındadır.
“EN DOĞRU ŞEY MÜZAKERELERİ SÜRDÜRMEYE DEVAM ETMEKTİR”
Tabii bu anlaşmalarda iniş çıkışlar olur, kopmalar olur, tekrar bir köprü kurulmaya çalışılır. Önemli olan müzakere masasıdır. Yani realist olmak lazım; iyimserlik ya da kötümserlik değil, realist olmak lazım. Bu süreçte Amerika’nın ve İsrail’in başlattığı saldırıların çok ağır sonuçları olmuştur. Burada mağdur taraf İran’dır. Siviller ölmüştür, devlet yetkilileri hedef alınmıştır. Bütün bu tablo içerisinde bir günde 21 saat oturduk, 10 saat oturduk diye bütün sorunların çözüleceğini düşünmemek gerekir. İnişler çıkışlar olacaktır, kopmalar ve tekrar buluşmalar olacaktır. Günün sonunda İsrail’in bu görüşmeleri sabote etmek için elinden geleni ardına koymayacağına hiçbir kuşku yoktur. Bu nedenle sürecin dikkatle izlenmesi gerekir. Dolayısıyla bugün insanlık adına, bölge barışı adına, küresel barış adına yapılacak en doğru şey müzakereleri sürdürmeye devam etmektir.
Baharı bekleniyorlardı, 3 metrelik kar şoku! ‘Sabah sürprizle karşılaştık’
…

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi

Avcılar’da bir sürücü İETT otobüslerinin güzergahında bulunan kavşakta park etti. Aracını bırakan sürücü uzun süre otomobilinin yanına gelmedi. Trafiğin aksamasına neden olan sürücü yaklaşık yarım saat sonra aracına binip sokaktan uzaklaştı.

İETT OTOBÜSLERİ BEKLEDİ
Olay Merkez Mahallesi Denizköşkler Caddesi Fatih Sokak kesişimindeki kavşakta meydana geldi. Bir sürücü 16 ANM 591 otomobilini kavşağa park etti. Kısa süre sonra kavşağa gelen Başakşehir Şahintepe seferini yapan İETT otobüsü park edilen araç nedeniyle dönüş yapamadı.
Park edilen araç trafiğin kilitlenmesine neden olurken, sürücüler korna çalarak duruma tepki gösterdi. Sürücülerin bir kısmı ise, ters yönü kullanarak yoluna devam etti. Güzergahta ilerleyen 4 İETT otobüsü ise yolcularıyla uzun süre aracın sürücüsünün gelmesini bekledi. Bazı sürücüler polis ekiplerini arayarak ihbarda bulundu. Bir vatandaş ise, ‘Park yapılmaz’ tabelasının altına park ediyorlar. Otobüsler dönemiyor. ” diyerek duruma tepki gösterdi.
ARACINA BİNİP UZAKLAŞTI
Bu sırada sokaktan geçen Avcılar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekibi olaya müdahale etti. Siren çalıp anons yapan ekipler sürücüyü bulmaya çalıştı. Sürücüye ulaşılamayınca, ekipler trafiğin ilerlemesine yardımcı oldu. Bu sırada başka bir otomobil sürücüsü ise aracını çekerek otobüsün manevra yapıp ilerlemesini sağladı.Otobüsün dönmesinin ardından aracının yanına gelen sürücü ise hiçbirşey olmamış gibi direksiyon başına geçerek sokaktan uzaklaştı….

Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu

Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu

Ataşehir TEM Otoyolu’nda seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arkasında oturan kadının saçını çekti. Motosikletteki kadın kavga sırasında dengesini kaybetti. Darbedilen kadının motosikletten düşmekten ve kamyonun altında kalmaktan kurtulduğu anlar başka bir motosikletlinin kask kamerasına yansıdı.
16 günde evlendiler, takıları eski bir minibüse yatırdılar! ‘Kira yok, elektrik-su bedava’
TEM’DE DEHŞET ANLARI
Olay 11 Nisan Cumartesi günü saat 17.00 sıralarında TEM Otoyolu Ankara istikametinde meydana geldi. Emniyet şeridinde seyir halinde olan motosiklet sürücüsüyle arkasında oturan kadın yolcu arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı.

KAVGA SANİYELER İÇİNDE ŞİDDETE DÖNÜŞTÜ
Bu sırada emniyet şeridinde ilerleyen motosiklet sürücüsü kadının saçını çekti. Kısa sürede kavgaya dönüşen tartışma sırasında kadın aldığı darbelerle dengesini kaybetti.

Motosikletten düşmek üzereyken son anda kendini toparlayan kadın ölümden döndü. Motosikletteki 2 kişinin kavga ettiği ve kadının dengesini kaybettiği anlar kask kamerasına yansıdı.

KAMYONUN ALTINDA KALMAKTAN SON ANDA KURTULDU
Yaşanan kavga anı başka bir motosiklet sürücünün kask kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde seyir halindeki motosiklet sürücüsünün arkasında oturan kadın yolcunun saçını çektiği anlar görülüyor. Motosiklet sürücüsünün kadını darbettiği anlar da görüntülerde yer alıyor.

Motosiklet emniyet şeridinde gittiği sırada kadının dengesini kaybettiği ve düşmekten son anda kurtulduğu anlar da fark ediliyor.

Görüntülerde 2 kişinin kask ve güvenlik ekipmanı kullanmaması dikkat çekerken, kavga bir süre sonra sona eriyor motosikletli 2 kişi otoyolda gözden kayboluyor.

Baharı bekleniyorlardı, 3 metrelik kar şoku! ‘Sabah sürprizle karşılaştık’
Hadise yine çok iddialı! Konserdeki pozlarıyla olay oldu…

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerine tepki

AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki

Çelik, A Haber canlı yayınına telefonla bağlanarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Netanyahu ve İsrailli bakanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarına tepki gösteren Çelik, şunları kaydetti:
İlginizi Çekebilir
“Açıklamalarda birden çok katman var. Bir tanesi şu, bugün dünya ikiye ayrılmış durumda. Bir tarafta insanlık ittifakı var. Bunun karşısında da İsrail’in başını çektiği bir katliam şebekesi var. Katliam şebekesinin başındaki kişi Netanyahu. İnsanlık ittifakının başındaki kişi Sayın Cumhurbaşkanımız. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu katliam şebekesiyle en net mesajlarla mücadele eden lider durumunda. Hiçbir zaman herhangi bir şekilde eksik cümle kurmuyor, hiçbir zaman şifreli cümle kurmuyor. Doğrudan bu insanlık suçlarının, bu soykırımın sorumlusunun İsrail olduğunu, Netanyahu’nun ve şebekesinin muhakkak surette bir insanlık mahkemesinde yargılanması ve hesap vermesi gerektiğini en açık bir şekilde Cumhurbaşkanımız ifade ediyor.”
Çelik, bu soykırım şebekesinin katliam siyasetinin yanında çok daha tehlikeli hakikatleri örtmeye dönük mücadele verdiğine dikkati çekerek, “Netanyahu’nun sürekli Cumhurbaşkanımızı hedef alması, Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır. Şu anda Lübnan’a saldırıyor, Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgede 1 milyon kişi yerinden edildi, katliamlarına devam ediyor. Dünyanın gözü Gazze’deki soykırımdayken aynısını Batı Şeria’ya yapmaya çalışıyor. Aynı şekilde Suriye’ye karşı benzer hazırlıklar yaptığını görüyoruz. İran’a yapılanlar, zaten uzun zamandır Netanyahu’nun neredeyse bütün siyasi ömrü boyunca tekrar ettiği şeyler. En son Amerika-İsrail saldırısıyla orada insani açıdan çok vahim tablolar ortaya çıktı.” diye konuştu.
“IRAK’TAKİ VE İRAN’DAKİ KÜRT KARDEŞLERİMİZ HERHANGİ BİR ŞEKİLDE SİYONİZMLE YAN YANA DURMADI”
AK Parti Sözcüsü Çelik, Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırarak Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etmeye çalıştığına dikkati çekti. İsrail’in bu saldırılara girişirken Kürtleri Orta Doğu’da, özellikle İran’da kendisinin siyasi lejyoneri yapmaya çalıştığını belirten Çelik, şöyle konuştu:
“Bir-iki terör örgütünün açıklamaları haricinde Irak’taki ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz son derece sağduyulu davrandı, herhangi bir şekilde siyonizmle yan yana durmadı. Bu soykırım şebekesinin ‘Biz bombalarken siz de ayaklanın, rejimi devirin’ gibisinden kurmaya çalıştığı şeytani denklemin içine girmedi. Tarihin doğru tarafında durdular, sağduyulu açıklamalar yaptılar. Bu da tabii ki İsrail’in buradaki planının boşa çıkması bakımından onları çok rahatsız eden bir şey. Bu sebeple de siyonizme karşı ‘Biz, sizinle hareket etmeyiz.’ diyen Orta Doğu’daki Kürt kardeşlerimizi kışkırtmak için o küçük aklıyla Türkiye’deki Kürt kardeşlerimizin katledildiğine dair o iğrenç ifadeyi kullanıyor.”
Ömer Çelik, Netanyahu’nun açıklamalarında Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” ve terörsüz bölge hedefinin İsrail’in kendi planlarına aykırı görüldüğünün itirafının bulunduğunu sözlerine ekledi.
Netanyahu’nun Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Türkiye’den sert tepki: Çağın Hitler’i hesap verecek
Kayserispor-Fenerbahçe maçının tartışmalı pozisyonlarını eski hakemler yorumladı!
…

İfadeleri ortaya çıktı: Levent saldırısında istihbarat izi

İfadeleri ortaya çıktı: Levent saldırısında istihbarat izi

FERİT ZENGİN / HABER MERKEZİ – İstanbul Levent’te geçtiğimiz salı günü İsrail Konsolosluğu’nun da bulunduğu plazanın önünde uzun namlulu silahlarla polislere saldıranın plan ve eylemcisi üç teröristten biri ölü, diğer ikisi ağır yaralı olarak ele geçirilmişti. Sağ iki teröristin henüz ifadelerinin alınamadığı soruşturmada, polisin sorguya aldığı bir keşifçi ile gözcünün verdiği ifadeler saldırıdaki istihbarat izini ortaya koydu.
‘2 KİŞİ PLANLADI’
Emniyet kaynaklarından alınan bilgilere göre, saldırı planını Yunus Emre Sarban (32) ile Ahmet İmrak’ın (25) yaptığı; saldırı öncesi olay yerinde 1 ve 2 Nisan’ta üst üste iki gün keşif yapıldığı belirlendi. Saldırı için 2 Nisan’da Ahmet İmrak ve Onur Çelik ile ikinci bir keşif yapan Yunus Emre Sarban’ın, saldırıyı trafiğin seyrek, güvenlik önlemlerinin de öğle paydosu nedeniyle gevşeyeceğini düşünerek öğle saati olarak belirlediği öğrenildi. Saldırganların keşif yaparken kullandıkları aracı satarak silah ve mühimmat alıp Ahmet İmrak ile saldırının planını yaptığı tespit edildi.
‘Yapmayın dedim dinletemedim’

‘ONLARI UYARDIM’
Ahmet İmrak’ın kardeşi olan ve saldırıdan bir gün sonra Kocaeli’de gözaltına alınan Murat İmrak’ın ifadesinde “Ben ilk keşif sonrası onları oradan sağ çıkamazsınız diye uyarmıştım” dediği, saldırının hedefinin İsrail Konsolosluğu, saldırı nedeninin ise İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı idam kararı olduğunu ifade ettiği öğrenildi.
Polisin “konsolosluğun boş olduğunu biliyormuydunuz” sorusuna “Duyduk boş olduğunu ama ya varsa diye düşündük” diye cevaplayan Murat İmrak gibi olay yerine yakın bir inşaat şantiyesinde gözaltına alınan Onur Çelik’in kuzeni gözcü Enes Çelik’in de, saldırının hedefi, nedeni ve konsolosluğun boş olduğuna yönelik soruya benzer cevaplar verdiği öğrenildi. Yine gözaltındaki iki isim, saldırının kendi aralarında kararlaştırılan İsrail’e karşı bir eylem olduğunu, kimseden talimat almadıklarını belirtti.
‘İSTİHBARAT ÖRGÜTÜNÜ SAKLAMA ÇABASI’
İstanbul Emniyeti TEM Şube uzman sorgucuları, her iki ismin ağzından kaçırdığı “duyduk boş olduğunu ama ya varsa diye düşündük” sözlerinin arkasında bir istihbarat örgütünü saklama çabası olduğunu değerlendiriliyor.
9 KİŞİ TUTUKLANDI
Saldırı soruşturmasında gözaltına alınan 17 kişiden 12’si dün sabah saatlerinde işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Biri savcılık sorgusu sonrasında serbest bırakılırken, 9 kişi tutuklandı. 2 kişi ise adli kontrol kararıyla mahkemeye sevk oldu….