BIST 100
14.132,23 0,16%
DOLAR
47,7747 0,02%
EURO
55,1433 0,13%
GRAM ALTIN
6.681,82 -1,31%
FAİZ
41,15 -1,08%
GÜMÜŞ GRAM
98,96 -1,40%
BITCOIN
63.403,00 -0,23%
GBP/TRY
64,5788 0,11%
EUR/USD
1,1528 0,02%
BRENT
86,92 -2,32%
ÇEYREK ALTIN
10.924,77 -1,31%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
31 °

Son Yazılarım

Bursa'da 'sahte doktor' operasyonu! Sosyal medyadan hasta bulup evlerini hastaneye çevirmişler

Bursa’da ‘sahte doktor’ operasyonu! Sosyal medyadan hasta bulup evlerini hastaneye çevirmişler

Bursa’da sahte doktor operasyonunda şaşkına çeviren detaylar ortaya çıktı. Evlerini kaçak muayenehaneye çeviren şüphelilerin adreslerinden ultrason cihazı ve diş ünitesi çıktı. Sosyal medya üzerinden hasta buldukları belirlenen 17 şüpheli gözaltına alındı.

SOSYAL MEDYADAN HASTA BULUP MUAYENE ETTİLER
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sahte diplomalar kullanarak, herhangi bir yasal yetki ya da izin olmaksızın ikamet adreslerini yasa dışı polikliniklere çeviren şüphelilerin, sosyal medya üzerinden paylaşımlar yaparak ücret karşılığında muayene ve tedavi hizmeti sunduklarını belirledi.

9 ADRESE OPERASYON
3 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından 9 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Doktor olmadığı halde kendisini ‘doktor’ olarak tanıtan yabancı uyruklu 7 şüpheli ile sağlık alanında eğitim alan ancak Türkiye’de çalışma izni bulunmadan doktorluk yapan 10 şüpheli yakalandı.

EVLERİNDE TIBBİ EKİPMANLAR ELE GEÇİRİLDİ
Aralarında 4 kadın doğum uzmanı, 4 diş hekimi, 1 çocuk hastalıkları uzmanı ve 1 iç hastalıkları uzmanı bulunduğu tespit edilen şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ultrason cihazı, diş ünitesi, sedye, dizüstü bilgisayar ve çeşitli tıbbi ekipmanlar ele geçirildi.

17 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
Kaçak muayenehanelere tedavi amacıyla gelen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 57 yabancı uyruklunun bilgisine başvurulurken, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 17 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ormanda vahşice öldürülen Kübra Yapıcı cinayetinde kahreden sözler: Para için bu mu yapılır?
Gülistan Doku’nun telefonunda ‘Google’ detayı! ‘Gizli takipçi’ ortaya çıktı: Yerini bulmaya çalıştım…

Ormanda vahşice öldürülen Kübra Yapıcı cinayetinde kahreden sözler: Para için bu mu yapılır?

Ormanda vahşice öldürülen Kübra Yapıcı cinayetinde kahreden sözler: Para için bu mu yapılır?

Burdur’da öldürülen 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan acılı anne ve babası konuştu. Kızı için gözyaşı döken anne Gülseren Yapıcı, katil zanlıları için “Ömür boyu güneş yüzü görmesinler. Benim çocuğum toprağa girdiyse onlar da yaşamasın” dedi.
İlginizi Çekebilir
Baba Yunus Yapıcı ise, kızının 30 Nisan’da sabah WhatsApp girişinin 05.28 olduğunu ve haber alamayınca emniyete başvurduklarını söyledi. En son kızının şahıslarla Antalya’da görüldüğünü belirten Yapıcı, “Bu çocuklardan hariç bir tane de kadın var. O da bu işin içinde. Umut denilen kişiye biz ulaştık, kaç sefer aradık ve bizi hep yanlış yönlendirdi. Şimdi de etkin pişmanlıktan itirafçı oluyor. Benim çocuğum bunu hak etmiyordu. Kalbi çok temiz biriydi. 30 yaşında e-ticaretle uğraşıyordu. İfadelerinde para için olduğu söyleniyor. Bir baba olarak bittim. İnsanın evladı, bu başka bir şeye benzemez. Olayı bu sabah öğrendim” dedi.
Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı
“10 KEZ MÜEBBET ALSINLAR”
“Bu tip canilerin hiçbiri ortalıkta dolaşmasın” diyen baba Yapıcı, “Kimsenin canı bu kadar ucuz değil. 10 sefer müebbet versinler, bunu hak ediyorlar. Suçu olsa kızımın, onun da suçu vardı derim. Sadece parası için bu mu yapılır. Pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişi de zaten bulunacağını anlayıp bunu yapıyor. Görüntü vardı zaten, bu pişmanlık değil ki. Ricam, pişmanlıktan faydalanması olmasın. 10 sefer müebbet yesinler” ifadelerini kullandı.

OLAYIN GEÇMİŞİ
Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan kızı Kübra Yapıcı’nın 30 Nisan’da kayıplara karışması üzerine Yunus Yapıcı, aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Yapılan ilk incelemelerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez’deki bir kafede iki erkekle olduğu ve saat 04.45’te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Soruşturma derinleştikçe İlyas Umut D. ve Ataberk S. isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. İlyas Umut D., Kübra’yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, olaya dair yeni detaylar ortaya çıktı. İki şüphelinin ilk olarak Kübra Yapıcı ile birlikte köye geldikleri, daha sonra ormanlık alanda silahla vurarak öldürdükleri öğrenildi. Yapıcı’nın cesedini ilk olarak toprağa gömen şahısların daha sonra İstanbul’a gitmek için yola çıktığı, İstanbul’dan buldukları bir halı ile Burdur’a geri dönüp, benzin istasyonundan cesedi yakmak için benzin aldıkları belirlendi. Yapıcı’nın cesedini topraktan çıkararak halıya saran şüphelilerin bir varil içerisine koyarak benzin döküp yakmaya çalıştıkları ortaya çıktı. 3 kere benzin döken şahısların cesedin yanmayan kısımlarını yanlarında getirdikleri balyozla parçalayarak baraja attıkları tespit edildi.
Gülistan Doku’nun telefonunda ‘Google’ detayı! ‘Gizli takipçi’ ortaya çıktı: Yerini bulmaya çalıştım

Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.’nin alınan ifadesi ile yaşanan vahşet gün yüzüne çıktı. İlyas Umut D.’nin itirafı sonrasında olayın diğer şüphelisi Ataberk S. ekipler tarafından gözaltına alındı. Şahısların ifadelerinin sürdüğü öğrenilirken, işlemlerin tamamlanmasının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilecekleri öğrenildi.
Content Video – Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı
YENİ DETAYLAR
Öte yandan cinayetin nasıl işlendiğine yönelik yeni detaylar da ortaya çıktı. Kübra Yapıcı’nın bir araç içerisinde silahla öldürüldüğü ve ardından gömüldüğü, şüphelilerin araçla İstanbul’a gittikleri ve ardından da tekrar olay yerine dönerek cesedi topraktan çıkarıp, olay yerine 1 kilometre uzaklıktaki bir alanda varilde yaktıkları, yanmayan kısımları ise bir baraja attıkları öğrenildi. Yine şahısların olayda kullandıkları silahı İstanbul’a giderken Eskişehir’de attıkları, ancak silahın ekipler tarafından bulunduğu öğrenildi.
’10 dakikada değişim vaadi’, hayatını kararttı! Yüzü bu hale geldi…

Son dakika..

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millet için koşturanları engelleyenleri mahşeri vicdana havale ediyoruz

İşte Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları: Aziz milletim, vakıflarımızın değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, beyefendiler. Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 2026 Vakıf Haftası münasebetiyle sizlerle bir arada olmaktan, sizleri milletin evinde ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
İlginizi Çekebilir
Sözlerimin hemen başında, buradaki kardeşlerimin şahsında ülkemizde gönül ve iktidar, bunun yanında kültür coğrafyamızda dünyanın dört bir yanında hayır ve hasenatta yarışan, Allah’ın rızasından başka hiçbir karşılık gözetmeden vaktini, enerjisini ve imkanlarını iyilik ve dayanışma yoluna adayan tüm vakıf insanlarımızın, hayırseverlerimizin Vakıf Haftası’nı tebrik ediyorum. Kalplerimizin muhabbetle birleştiği bu kıymetli buluşmaya vesile olan Kültür Bakanlığımıza, Vakıflar Genel Müdürlüğümüze, programa katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum.
“Mimari ve Zarafette Vakıf Medeniyeti” temasıyla hafta boyunca tertiplenecek etkinliklerin ülkemiz, milletimiz ve vakıf medeniyetimizin tüm mensupları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet. Temadaki bu dört kavrama baktığımızda, hepsinin birbirini tamamlayıp beslediğini, büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Zira tevarüs ettiğimiz tarih, kültür ve kimlik hazinesi, mimariyi zarafetle buluşturmuş, zarafeti vakıf hizmetleriyle taçlandırmış, vakıf müktesebatını ise dünyada eşi benzeri olmayan bir medeniyet şölenine dönüştürmüştür. Bu şölenin en coşkulu, en estetik unsurları ise üç kıtadaki ecdat yadigarı eserlerde net bir şekilde ve göz alıcı surette tecessüm etmiştir. Camilerimiz, medreselerimiz, kütüphanelerimiz, şifahanelerimiz. Aynı şekilde çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha niceleri insanlığa yeni bir pencere açan vakıf medeniyetimizin birer nişanesidir.Aynı zamanda bu eserler, yüksek bir üslubun, tekemmül etmiş bir estetiğin, adaletle, erdemle, ahlakla yoğrulmuş seçkin bir tasavvurun, “halka hizmet Hakk’a hizmettir” düsturunun en somut tezahürleri olmuştur. Kusursuz bir ilahi tasarımla yaratılmış zübde-i âlem olan insana hizmeti amaçlayan vakıf kültürümüz, milletimizin en güzel hasletlerinden biridir. Dolayısıyla bir emanet olan bu kültürü korumak, bu eserlerin ihtiva ettiği mana ve değerler evrenini yaşatmak, tüm bunları gelecek kuşaklara aktarmak hepimiz için kritik önemdedir.

“202 VAKIF ESERİMİZİ AÇACAĞIZ”
Bu sene 102. yaşını kutlayan Vakıflar Genel Müdürlüğümüz işte bu denli mühim bir vazifeyi, hem de çok yüksek bir şuurla başarıyla deruhte ediyor. Genel Müdürlüğümüzün 102. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, bu vesileyle ecdadın mirasını evlatla buluşturan, ata yadigarı eserlere gözü gibi bakan Vakıflar Genel Müdürlüğümüzü yürekten kutluyorum.
Geçtiğimiz yılki Vakıf Haftası kutlamasında 101 vakıf eserinin açılışını yapmıştık. Bugün de yurt içinde ve yurt dışında son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserimizin toplu açılışını gerçekleştireceğiz. Birazdan canlı bağlantılarla Kahramanmaraş’taki Ulu Camimizin, Beyazıt Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesinin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi ile Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültelerinin ve Kuzey Makedonya’nın Manastır şehrindeki Hacı Mahmut Bey Camimizin kurdelelerini hep birlikte keseceğiz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Bu eserlerin bakım, onarım ve yeniden ihyasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmalarımızı, sahada fedakarca çalışan işçi ve mühendislerimizi, mimarlarımızı, proje uzmanlarımızı ayrı ayrı kutluyorum. 202 eserimizin her birinin banilerini, hamilerini, bu yapılarda alın ve fikir teri olan tüm büyüklerimizi rahmetle yâd ediyorum. Bugüne kadar ecdadımızın emanetine sahip çıkmayı sizlere ve bizlere nasip eden Rabbime hamd ediyorum.Bundan sonra da ecdadın izini ve mührünü taşıyan, şanla şerefle dolu mazimizin ruhunu ve birikimini yansıtan, milletimizi millet yapan bu değerlerin üzerine titremeye devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Piyasalarda ‘İran savaşı bitecek’ rüzgarı! Petrol sert düştü, altın yükseldi
Kıymetli misafirler, burada bir hususun altını özellikle çizmek isterim. Bakınız, bizim hem kültürümüzde hem de ruh köklerimizde hayır ve zarafet, biri olmadan diğeri natamam mefhumlardır. Bu hasletler bizim vakıf geleneğimizden mimari şaheserlerimize, milli ve manevi kimliğimizin özünü teşkil eden tüm değerlere adeta sinmiş, işlemiş, hulul etmiştir. Zarafetin davranış planındaki yansıması olan nezaket ve kibarlık da hayırla doğrudan ilişkilidir. Bu hakikate Gönüller Sultanı’nın şu hadisi şeriflerinde sarih bir biçimde şahitlik ediyoruz. Hayat ve Hidayet Rehberimiz Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam şöyle buyurmuştur. “Kime rıftan yani nezaket ve kibarlıktan bir pay verilmişse, bir kimse hayırdan nasibini almış demektir. Nezaket ve kibarlıktan mahrum olan kimse ise hayırdan nasibini alamamış demektir.” Evet, biz yüce Allah’ın “Kim zerre miktarı hayır işlerse onun mükafatını görecektir.” müjdesine iman etmiş bir milletiz.
Hayır faaliyetlerimizi en güzel, en zarif şekilde vakıflarımız eliyle ete kemiğe bürünmüş, bu alanda dünyada temayüz etmiş bir geleneğin sahipleriyiz. Bilhassa sanat ve hele hele zarafet timsali mimari yapılarımızda, vakıf eserlerimizde bu özelliklerin temerküz ettiğini görürüz. Burada çok ilginç bir anekdotu sizlerle ve şu anda ekranları başında bizleri takip eden kardeşlerimizle paylaşmak isterim. Kıymetli misafirler, merhum Nurettin Topçu’nun “Ruh-i İslam’ın ebediyete intikal edecek melodisi” sözleriyle tarif ettiği Süleymaniye Külliyesi, biliyorsunuz Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından vakfedilen bir mabet olmanın yanında fevkalade estetik bir sanat eseridir. Rivayet olunur ki Süleymaniye Camisi tamamlandıktan sonra Kanuni Sultan Süleyman Han bir rüya görür. Rüyasında kıyamet kopmuş, Rûz-i Mahşer’de terazi kurulmuştur. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Külliyesi, diğerinde ise bir bakraç ayran vardır. Bir bakraç ayranın olduğu kefe terazide daha ağır basmaktadır. Hayır ve adalet konusundaki hassasiyetiyle bilinen Sultan Süleyman, gördüğü bu rüyayı devrin Şeyhülislamı Ebu Suud Efendi’ye anlatır. Ebu Suud Efendi rüyanın detaylarına vakıf olunca kendisinden müsaade ister ve bu rüyanın hikmetini araştırmaya koyulur. Bir süre sonra caminin yapımında vazife almış ustalarla görüşür. Ustalar Ebu Suud Efendi’ye şunu anlatırlar. “Çok sıcak bir yaz günüydü. Kan ter içinde çalışıyor, camiyi bir an önce inşa etmek istiyorduk. O gün yaşlı bir nine elinde bir bakraç ayranla çıkageldi. ‘Evlatlarım yorulmuşsunuzdur. Şu soğuk ayranı için de biraz ferahlayın.’ diyerek bakracındaki ayranı bize ikram etti. Biz ayranı içtik. Oldukça rahatladık ve ‘Allah razı olsun.’ diyerek o nineye pek çok hayır dualar ettik. O da ‘Allah kolaylık versin.’ dedi ve boş bakracı alıp uzaklaştı.” Bu olayı dinleyen Ebu Suud Efendi tekrar padişahın huzuruna çıkar ve durumu anlatır. Rüyadaki hikmet son derece açıktır. İhlasla, samimiyetle, sadece Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle işçilere ve ustalara dağıtılan bir bakraç ayran, yapılan bu mütevazı hayır, Cenab-ı Hakk’ın katında Süleymaniye Külliyesi’nden daha değerlidir.
Kıymetli dostlar, hepimizin bu kıssadan alacağı çok önemli hisseler olduğu kanaatindeyim. Sizler vakıf medeniyetimizin bugünkü temsilcileri olarak çok ulvi bir mesuliyeti ifa ediyorsunuz. Sağlıktan eğitime, sosyal dayanışmadan yardım faaliyetlerine milletimizin dünyaya örnek olan nevi şahsına münhasır kıymetlerini yaşatıyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerin bu gayretlerini inşallah hayra ve berekete tebdil eylesin diyorum.
“HER FIRSATTA VAKIF VE DERNEKLERİMİZİ HEDEF ALSALAR DA HİZMETE ADANMIŞ YÜREKLER MÜCADELELERİNDEN VAZGEÇİREMİYOR”
Değerli misafirler, vakıf kültürümüzün bir diğer özelliği de bireysel ve toplumsal hayatın her alanına, her safhasına şamil olmasıdır.Osmanlı Devleti sınırları içinde vakıflar sayesinde bir adam vakfedilmiş evde doğar, vakfedilmiş bir beşikte büyür. Vakıf ormanlarından geçimini temin eder. Vakıf mallarından yer ve içer. Vakıf kitaplarından okur, vakfedilmiş bir medresede hocalık yapar. Vakıf idaresinden ücretini alır. Öldüğü zaman da vakfedilmiş bir tabuta konur ve vakfedilmiş bir mezarlığa gömülür. Geçmişte yapılan işte bu tespit son derece yalın, çarpıcı ve isabetlidir. Divitinde mürekkep kalmayan talebelere mürekkep temin edilmesinden, şehit ve sahabe türbelerinin tamir edilmesine, bitkilerin, tohumların ve göç yolundaki leyleklerin korunmasına kadar hayatın her alanını kuşatan güçlü bir vakıf kültürümüz vardır.
Bizim vakıf kültürümüz böylesine güçlü, bu derece kapsayıcı, kuşatıcı, kucaklayıcı bir yapıya sahip. Canlı cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıflarımız çok şükür bugün de bu özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ediyor. Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden, nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya, farklı alanlarda faaliyet gösteren vakıflarımız inşallah milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor.

“TÜM VAKIF VE DERNEKLERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ”
Çalana, çırpana, “Öğrenciler için burs topluyoruz.” diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz. Onlar ne yaparsa yapsın, biz hükümet olarak birlikte yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. “İnsan, insanın şifasıdır.” Bu inançla bir yaralı gönüle merhem olmaya, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutmaya, milletimizin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerimizin yanında olacağız.
Birazdan “Yılın Vakfı” ödülünü tevdi edeceğimiz Eren Vakfı işte bunlardan biridir. Maddi imkansızlıklardan ötürü eğitim ve öğretim faaliyetlerinde sıkıntı yaşayan öğrenci ve öğretmenlere destek olan Eren Vakfımızı tebrik ediyor, çalışmalarında Cenab-ı Allah’tan başarılar diliyorum.
“2026 YILINDA 377 ESERİN TAMAMI YENİDEN İHYA EDİLMİŞ OLACAK”
Kıymetli dostlar, şunu da burada büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz gerek yurt içinde gerekse yurt dışında vakıf mirasımıza dört elle sarılıp bu eşsiz hazineyi zenginleştirerek görevini hakkıyla yerine getirmektedir. Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276’sının onarım ve restorasyonu tamamlandı. Geri kalan 101 eserin tadilat ve rekonstrüksiyonu da inşallah yıl içerisinde nihayete erecek. Böylece 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak. Genel Müdürlüğümüz son dönemde çok önemli çalışmalara imza atıyor. Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camimiz, 2020’de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Camii Şerifimiz, Barok tarzdaki üslubuyla öne çıkan Nuruosmaniye Külliyemiz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Camimiz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. “Evladı Fatihan” diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak 2012’den bugüne tam 40 eser ihya edildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek’te ise 11 eserin onarımı devam ediyor. Göğsümüzü kabartan, milletimizin yüz akı olan bu çalışmalardan ötürü Vakıflar Genel Müdürlüğümüze sizlerin huzurunda bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin diyorum. Bu düşüncelerle son bir yılda restorasyonu tamamlanan 202 eserimizin tekrar hayırlara vesile olmasını diliyorum. Buradaki vakıf eserlerimizde emeği bulunan siz kıymetli kardeşlerime teşekkür ediyor, ülkemizin, milletimizin, vakıf camiamızın, hayırseverlerimizin 2026 Vakıf Haftası’nı yürekten tebrik ediyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.

Fenerbahçe’de başkan adaylığını açıklayan Aziz Yıldırım’ın teklifine ilk yanıt…

Son Dakika Haberleri: Baykar ile Endonezya Savunma Bakanlığı arasında sözleşme! KIZILELMA için tarihi anlaşma...

Son Dakika Haberleri: Baykar ile Endonezya Savunma Bakanlığı arasında sözleşme! KIZILELMA için tarihi anlaşma…

Savunma sanayinde tarihi atılımlar sürüyor. Baykar ile Endonezya merkezli PT Republik Aero Dirgantara (Republikorp) arasında Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı Çerçeve Anlaşması imzalandı.

Türkiye ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.

TARİHİ İMZA
Program kapsamında Baykar ile Endonezya merkezli PT Republik Aero Dirgantara arasında Bayraktar KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı Çerçeve Anlaşması imzalandı. Fuarda konuşan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Baykar adına çok önemli bir tarihi anlaşmaya imza attıklarını belirtti.
İlginizi Çekebilir
Bayraktar TB2’nin kendi kategorisinde en çok ihraç edilen insansız hava aracı sistemi olduğuna işaret eden Bayraktar, “Dünyanın ilklerinden olan insansız savaş uçağı teknolojisi Bayraktar KIZILELMA, 2022 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirmişti. O zamandan bu yana çok yoğun bir şekilde uçuş faaliyetleri devam ediyordu. Geçtiğimiz sene seri imalat faaliyetleri tamamlandı ve bu sene içerisinde hedefimiz Bayraktar KIZILELMA’yı ülkemizin hizmetine sunmak.” diye konuştu.
Anlaşmanın tarihi bir öneme sahip olduğuna değinen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bayraktar KIZILELMA için ilk defa bir ihracat anlaşmasına imza atmış olduk. Dolayısıyla bundan dolayı ülkemiz adına ve kardeş ülke Endonezya adına gururluyuz. Bu anlaşmayla birlikte hedefimiz 12 adetten oluşan bir Bayraktar KIZILELMA filosunu 2028 yılında başlamak üzere teslim etmek. Ama bu anlaşmada aynı zamanda ilave 4 filo yani 48 uçak da ileriye dönük opsiyonel olarak yer almaktadır.

Burada sadece sistemlerin tedariki değil aynı zamanda lokal bir şekilde Endonezya’da bakım idamesine yönelik lokal üretim lokal bakım merkezinin kurulması da bu anlaşmanın kapsamı içerisinde. Endonezya ile malumunuz geçtiğimiz yıl Bayraktar AKINCI ve Bayraktar TB2 kontratlarını imzalamıştık. Bu da aslında 3. tip ürün oluyor.”
Republikorp Grup Başkanı Norman Joesoef ise anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki kurum arasındaki işbirliğinin devam etmesi konusunda çok istekli olduklarının altını çizdi.

ENDONEZYA’YA ASELSAN TEKNOLOJİSİ İHRAÇ EDİLECEKÖte yandan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda, ASELSAN ve Endonezya makamları arasında ASELSAN teknolojilerinin Endonezya ordusunda kullanımına ilişkin iki sözleşme imzalandı.
SAHA 2026, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul’un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılıyor.
İlginizi Çekebilir
SAHA 2026’da, ASELSAN ve Endonezya makamları arasında iki sözleşmeye imza atıldı. Endonezya Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına sunulacak teknolojiler için İnsansız Deniz Araçları Faydalı Yükleri Sözleşmesi, Endonezya Silahlı Kuvvetleri için geliştirilecek teknolojiler için de Görev Kritik Haberleşme Sistemleri Sözleşmesi imza altına alındı.
Sözleşmelere, ASELSAN Üst Yöneticisi (CEO) Ahmet Akyol’un da katıldığı törende, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Özgür Taylan Sarı ile PT Republic Direktörü Ivandry Febriando Sitepo imza attı. Sözleşmelerle Endonezya’ya ASELSAN’ın milli sistemleri sağlanacak.
Piyasalar bu habere kilitlendi: Altın resmen fırladı, petrol sert düştü
KAAN’DA ÖNEMLİ İMZA
Türkiye ile Endonezya arasında savunma sanayii alanında Cumhuriyet tarihinin en büyük ihracat anlaşmalarından biri geçtiğimiz Temmuz ayında İstanbul’da düzenlenen IDEF 2025 fuarı kapsamında imzalanmıştı.
Sözleşme, Endonezya Savunma Bakanlığı ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) arasında 48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağının satışını öngörüyor.
Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, İsrail ve Yunanistan’da şok etkisi yarattı! ‘Ne kadar uzağa gidebilir’

Gülistan Doku'nun telefonunda 'Google' detayı! 'Gizli takipçi' ortaya çıktı: Yerini bulmaya çalıştım

Gülistan Doku’nun telefonunda ‘Google’ detayı! ‘Gizli takipçi’ ortaya çıktı: Yerini bulmaya çalıştım

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu.

Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.

İlginizi Çekebilir
DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

GÜLİSTAN’IN TELEFONUNDAKİ EYLEMLER TAKİP EDİLMİŞ
Zeinal Abarakov’un jandarmada verdiği ifade tutanağında, Ulusal Kriminal Büro tarafından yapılan teknik incelemelerde, kız arkadaşı Gülistan Doku’nun kullandığı telefona yönelik ‘etkinlik takibi’ yapıldığına ilişkin bulguların tespit edildiği belirtildi.
Cep telefonu incelemeleri sonucu elde edilen dijital veriler ile Gülistan’ın kaybolmadan bir gün önce 4 Ocak 2020 saat 22.21’de ve olay günü olan 5 Ocak 2020’de saat 07.13 ile 10.00 sıralarında kullandığı telefona ilişkin etkinlik takip kayıtlarının belirlendiği kaydedildi.
Yapılan incelemelerde, SMS/Mesajlar uygulamasına yönelik de Google etkinlik kayıtlarının tespit edildiği ifade edildi. Jandarma tarafından Abarakov’a yöneltilen soruda, “Takip ettiğiniz bu telefonun Gülistan’ın telefonu olduğu anlaşılmıştır. Gülistan’ı neden takip etme gereği duydunuz? SMS/Mesajlar uygulamasına erişim mi sağladınız? Gülistan’ın cihazına takip uygulaması mı yüklediniz? Bu takipler sonucunda hangi bilgilere ulaştınız?” şeklinde sorular soruldu.
Tutanakta ayrıca veri tabanı incelemelerinde başında ‘GÜ’ ibaresi bulunan cihaz kayıtlarının görüldüğü ve toplam 17 farklı etkinlik bulgusunun tespit edildiği bilgisine yer verildi.
Yapılan etkinlik takiplerinin Rusça olması nedeniyle işlemin Zeinal Abarakov tarafından yapıldığının değerlendirildiği de tutanakta yer aldı.
‘TELEFONUNDA BENİM GOOGLE HESABIM KAYITLIYDI’
İfadesinde, kaybolduktan sonra Gülistan’ın telefonundaki hesabına telefonun yerini bulmak için erişmeye çalıştığını belirten Abarakov, “Gülistan’ın sosyal medya uygulamalarının hiçbirisinin şifrelerini bilmiyordum. Gülistan’ın sosyal medya hesaplarına girmeye çalıştığımı hatırlamıyorum. Gülistan’ın telefonunda benim kullandığım Google hesabı kayıtlıydı. Ben de Google hesabımdan Gülistan’ın telefonunun yerini bulmaya çalıştım. Hatta Antalya’da otelde kaldığımız zaman bizi koruyan polislere bu hesabı ve şifrelerini de verdim. O polisler de verdiğim bilgilerle hesabıma bakmışlar ancak bir şey bulup bulmadıkları konusunda dönüş yapmadılar. Bu polislerden sadece E. müdürü tanıyorum. Otele ilk yerleştiğimiz dönemlerde de E. müdür yanımızdaydı. Bu hesapları polislere vermeden önce Google hesabımda arama geçmişinde 05 Ocak 2020 tarihinden sonra ‘KYK YURT’ şeklinde arama yapıldığını fark ettikten sonra hesabı polislere bu konu hakkında araştırma yapmaları için verdim. Ben kesinlikle bu arama işlemini yapmadım ve hatta KYK’nın ne olduğunu bilmiyorum. Biz Gülistan ile beraberken tam tersine Gülistan Doku’nun telefonumdaki mesajlara ulaşmak için benim telefonuma uygulama yüklediğini fark ettim” dedi.

Asansörde korkunç saldırı! Komşusu parmağını ısırarak kopardı: Onu çok severdim, niçin yaptı anlamadım

Asansörde korkunç saldırı! Komşusu parmağını ısırarak kopardı: Onu çok severdim, niçin yaptı anlamadım

Olay, 7 Nisan’da ilçedeki Cüneyde Mahallesi’nde meydana geldi. İsmail Bozdağ, beraber otobüsten inip yaşadıkları apartmanın asansörüne bindiği komşusu A.E.’nin saldırısına uğradı. Bozdağ’ın sağ elinin serçe parmağı, A.E. tarafından ısırılarak koparıldı.
İlginizi Çekebilir
Bozdağ, başka bir komşusu tarafından yanında parmağıyla hastaneye götürüldü. Bozdağ’ın yerine dikilen parmağı yeniden tutmayınca ampute edildi. Bozdağ’ın şikayeti üzerine gözaltına alınan A.E., ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
‘ONU ÇOK SEVERDİM, O DA BENİ SEVERDİ’
Yaşadıklarını anlatan İsmail Bozdağ, “Komşumla aynı otobüsle çarşıdan geliyorduk. A.E. ile beraber otobüsten ben indim, kendisi de arkamdan indi. Apartmanda aynı asansöre bindik. Asansör kendi katına gelince kapı açıldı, inmedi. İnmeyince de ben, ‘Niçin inmedin?’ dedim. ‘Sana ne’ deyip bana yumrukla vurunca asansörün içinde kapışmaya başladık. O ara elimi ısırdı. Elimi ısırınca parmağımı koparana kadar bırakmadı. O ara ben bağırmaya başlayınca elimi ağzından çekti. Parmağım kopmuş vaziyetteydi. Sonra komşum Ali’den yardım istedim.
’10 dakikada değişim vaadi’, hayatını kararttı! Yüzü bu hale geldi
Ali gelince bizi ayırdı. Beni hastaneye götürdüler, orada diktiler. Dikildikten sonra tutmadı. Tutmayınca kangrene çevirdi. Ondan sonra parmağımı kestiler. Bir husumetimiz yoktu kendisiyle. Onu çok severdim, o da beni severdi. Niçin yaptı, ben de anlamadım” dedi.
Eğlence mekanındaki kanlı infazda verilen ceza bozuldu! Husumetlisini 7 el ateş ederek öldürmüştü…

Doğum masasında beyin ameliyatı! Aynı anda hem anne oldu hem de görmeye başladı

Doğum masasında beyin ameliyatı! Aynı anda hem anne oldu hem de görmeye başladı

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne görme kaybı şikayetiyle başvuran 35 haftalık hamile hasta, aynı anda gerçekleştirilen sezaryen ve endoskopik hipofiz ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu.
Bingöl’de yaşayan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bircan Kolak, ani gelişen görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde, hipofiz bezinde meydana gelen kanamanın görme sinirlerine baskı yaptığı belirlendi.
Hayati risk ve kalıcı görme kaybı ihtimali üzerine Beyin Cerrahisi uzmanları Op. Dr. Fatih Gök ve Op. Dr. Mustafa Arıcı ile Kadın Doğum ekibi acil operasyon kararı aldı. Ameliyathanede gerçekleştirilen koordineli müdahale ile önce sezaryen operasyonuyla bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya getirildi. Ardından Op. Dr. Gök ve Op. Dr. Arıcı tarafından kapalı yöntemle endoskopik hipofiz cerrahisi uygulandı.
Başarılı geçen operasyonların ardından yeniden görmeye başlayan Bircan Kolak ve bebeği hayati tehlikeyi atlattı. Anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu, yakın zamanda taburcu edilecekleri bildirildi.
İlginizi Çekebilir
Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çevre illerden de sevk alan ileri sevk merkezi olduğunu belirtti. Başhekim Sarıkaya, “Komplike, zor vakaların bile güzel bir şekilde yönetildiği bir seviyeye geldik. Bundan dolayı çok mutluyuz. Artık birden fazla ameliyat gerektiren durumlar, gebelik gibi riskli durumların da eşlik ettiği hastalıkları sevk etmeden merkezimizde başarılı bir şekilde yönetebiliyoruz. Ben bu ameliyatı yapan tüm ekip arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum” dedi.

“CERRAHİMİZİ BAŞARILI BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRDİK”
Hem kadın doğum hem de beyin cerrahisi bölümünün iki kademeli bir ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini dile getiren Beyin Cerrahisi Op. Dr. Fatih Gök ise “Önce sezaryenle hastamızın bebeğini sağlıklı bir şekilde yenidoğan yoğun bakıma gönderdik. Ardından görme kaybına sebep olan iki şah damarı arası bölgede, hormonal aktivitenin yüksek olduğu bir bölgede olan tümörünü yaklaşık 12 milimetrelik bir alandan endoskopik olarak burundan girilerek çıkardık.
İki şah damarı arasından girilerek cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Tabii bu bölgenin belli başlı anatomik göstergeleri vardı, onları kullanarak ameliyatımızı yaptık ama sonuçta bayağı riskli bir ameliyattı. Yaklaşık 5 saat süren bir ameliyatın sonunda başarılı bir şekilde sonuca eriştik. Ameliyattan sonra hastamızla görüştüğümüzde görmesinin gayet düzeldiğini, daha net gördüğünü teyit ettik. Şu anda hem hastamız hem çocuğu sağlıklı. Takip sürecimiz de bir hafta kadar sürdü. Hormonel dengelerini sağladıktan sonra taburculuğunu planlayacağız artık” diye konuştu.

“ÜST DÜZEY BİR AMELİYATTI”
Beyin Cerrahisi Op. Dr. Mustafa Arıcı da bu ameliyatın genellikle üçüncü basamak hastanelerde yapılabilen üst düzey bir ameliyat olduğunu belirterek, “Post-op takibi çok önemlidir; post-op takibinde herhangi bir komplikasyon, sıkıntı yaşamadık. Multidisipliner bir şekilde takiplerimizi gerçekleştirdik. Hastamızı şifa ile taburcu etmeyi bekliyoruz” dedi.

Gebe olan eşinin aynı zamanda FSH (Kas) hastası olduğunu ve görme problemi geliştiğini anlatan Erhan Kolak ise şunları söyledi:
“Van’daki doktorlar bize yer açtılar. Onlar bu süreçte bize yardımcı oldular. Her gün, her saatte hastayla ilgilendiler; hastanın bütün problemlerine baktılar, çözdüler. Ondan sonra bizi taburcu ettiler, Allah onlardan razı olsun. Eşim iki ameliyat geçirdi; biri sezaryen bir de beyin cerrahi ameliyatı. İkisini de Allah’a çok şükür atlattık, bir sıkıntı yok. Doktorlara çok teşekkür ediyorum.”
Bakan Göktaş’tan Bosch’un Anneler Günü reklamıyla ilgili açıklama…

deneme bonusu veren sitelerhttps://about.xpmedical.com/Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://lutherhotelpalacios.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergeminibikes.comDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://elysium-studios.com/grandpashabetJojobetmichaelanthonyspizza.nethttps://contact.moerleinlagerhouse.com/Deneme Bonusu Veren Sitelerjojobet girişjojobetchild pornchild pornpusulabetmatbetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobetjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabetchild pornjojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetholiganbetjojobetcasibomgrandpashabetjojobetsuperbetinsuperbetinjojobetwbahiswbahis girişteosbetbahiscasino1wingrandpashabetgrandpashabet girişmatbetpusulabetimajbetsuperbetinmatbet girişbetciopalacebet girişbetgitcasinoroyalteosbet girişgrandpashabet girişpalacebetmercurecasinocasinoroyal girişgrandpashabetmercurecasinomercurecasino girişbetciopusulabet giriştaraftarium24child pornmatadorbetvdcasino girişjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetcasinowonsuperbetinhızlıcasino girişhızlıcasinocasibomdumanbetmatadorbetmatadorbetjojobetcasibom110casibom.comcasibom