BIST 100
11.481,67 4,16%
DOLAR
50,0207 0,07%
EURO
56,2301 0,48%
GRAM ALTIN
6.488,48 2,93%
BITCOIN
80.411,00 3,35%
FAİZ
39,62 -0,18%
GÜMÜŞ GRAM
83,75 4,86%
GBP/TRY
67,4057 0,44%
EUR/USD
1,1234 0,37%
BRENT PETROL
100,74 -2,71%
ÇEYREK ALTIN
10.608,67 2,93%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
15 °

Son Yazılarım

Yasak aşk cinayetine indirimsiz ceza! 2 kadın, bir anneyi 36 günlük bebeğinin yanında öldürdü

Yasak aşk cinayetine indirimsiz ceza! 2 kadın, bir anneyi 36 günlük bebeğinin yanında öldürdü

Olay, geçen yıl 10 Haziran’da saat 21.00 sıralarında Burdur, Bağlar Mahallesi’ndeki bir sitede meydana geldi.Tülay Alan (22), arkadaşı Seray Öztürk (25) ile birlikte daha önce gönül ilişkisi yaşadığı iddia edilen Adnan B.’nin (35) evinin bulunduğu siteye gitti.
Meteoroloji ve AKOM’dan peş peşe uyarılar! İstanbul’da dolu sürprizi
YASAK AŞKIN SONU KANLI BİTTİ
Seray Öztürk site önünde beklerken, Tülay Alan binaya girerek Adnan B.’nin eşi Özge Bedir (35) ile görüşmek istedi. Kapıda yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre Tülay Alan, çıkan arbedede Bedir’i boğazından ve karnından bıçaklayarak olay yerinden kaçtı.
112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbar üzerine Özge Bedir’in evine ekipler yönlendirildi. Kapıyı açıp eve giren ekipler, biri 36 günlük 2 çocuk annesi Özge Bedir’i koridorda bıçaklanmış halde buldu. Sağlık ekibi, Özge Bedir’in hayatını kaybettiğini belirledi. Yatakta uyuyan 36 günlük bebek, polis tarafından korumaya alındı. Olay sırasında 5 yaşındaki kızı ile dışarda olan Adnan Bedir, eve geldiğinde eşinin öldürüldüğünü öğrenince gözyaşı döktü.

EŞİ DE GÖZALTINA ALINDI
Polis, olayla ilgili bir ihbar telefonu sonrası şüpheliler Tülay Alan ile Seray Öztürk’ü, Yeni Mahalle’deki evde gözaltına aldı. İki elinden bıçakla yaralandığı görülen Tülay Alan, tedavisinin ardından polis merkezine götürüldü. Tülay Alan ile Seray Öztürk’ün ifadeleri doğrultusunda öldürülen kadının eşi Adnan Bedir de gözaltına alındı.
Seray Öztürk ifadesinde, Adnan Bedir ile 3 yıldır gönül ilişkisi yaşadıklarını, evli olduğunu 2 yıl önce öğrendiğini söyledi. Öztürk’ün arkadaşı Tülay Alan da ifadesinde, “Adnan, eşinin evde yalnız olduğunu bize söyledi. Biz de Özge ile konuşmaya gittik. Özge, Seray’ı tanıdığı için Seray konuşmayı benim yapmamı istedi. Eve girdikten sonra kapının kilitlenme sesini duydum. Özge elinde bıçakla bana saldırıp, ellerimi kesti, ben de karşılık verdim” dedi.
Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, tutuklandı. Özge Bedir’in cenazesi toprağa verildi. Çiftin kızları ve 36 günlük erkek bebek yakınlarına teslim edildi.
KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Şüpheliler hakkında Burdur 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Tülay Alan’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Konut dokunulmazlığını ihlal’ ve ‘Bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma’, Seray Öztürk’ün ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak’, Adnan Bedir’in de ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle yargılandığı davanın karar duruşması görüldü.

Tülay Alan (solda),Seray Öztürk (sağda)
‘KENDİMİ SAVUNDUM’
Sanık Seray Öztürk, “11 aydır cezaevindeyim. İşlemediğim bir suçun cezasını yatmak istemiyorum. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Geçen hafta doğum günümü cezaevinde geçirdim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” dedi.
Tülay Alan da “Özge’nin yanına kesinlikle konuşmaya gittim. Keşke olmasaydı. Kendimi savundum. Telefonum yanımda olmadığı için yardım çağıramadım. Keşke böyle bir olay hiç yaşanmasaydı. Bir üniversite öğrencisi hayatını mahvetmez. Amacım sadece konuşmaktı. Böyle bir olay yaşanacağını bilsem kesinlikle gitmezdim. Hayallerim vardı. Cezaevinde psikolojim iyi değil. Olay anı sürekli aklıma geliyor” diye konuştu.
Dava sürecinde serbest bırakılan tutuksuz sanık Adnan Bedir ise “Hiç kimseyi hiçbir şekilde yönlendirmedim. Ev hapsiyle çıktım ama daha çocuklarımı göremedim. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
‘TORUNUM HER GECE AĞLIYOR’
Duruşmada söz alan Özge Bedir’in annesi Şefike Çetin, “Torunum her gece ağlıyor. ‘Annemi görmek istiyorum. Annem bu kadar geç kalmazdı’ diyor. Benim kızımın hiçbir suçu yoktu. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” dedi.
Baba Mehmet Çetin de “Bu işin başından sonuna kadar Adnan Bedir sorumlu. Benim kızım bu kızları tanımaz. Benim kızımı bile bile öldürttü. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” diye konuştu.

KARAR AÇIKLANDI
Mahkeme heyeti, son sözlerin ardından kararını açıkladı. Sanık Tülay Alan’a ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, Seray Öztürk’e ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme suçuna azmettirme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, cezalarda indirim yapılmasına gerek olmadığına karar verdi. Adnan Bedir’in ise beraatine ve konutu terk etmeme kararının kaldırılmasına hükmedildi.

ACILI BABA: ‘BENİM KIZIM ÖLDÜĞÜYLE KALDI’
Özge Bedir’in babası Mehmet Çetin ve annesi Şefike Çetin, adliye çıkışında beraat kararına tepki gösterdi.Özge Bedir’in acılı ailesi sinirlerine hakim olamadı. Gözyaşlarına boğulan Şefika Bedir, duruşma salonunda sanıklara saldırmaya çalıştı. Baba Mehmet Bedir ise adliyenin önünde, “Karar karar değil ki, benim kızım öldüğüyle kaldı” diyerek karara tepki gösterdi.

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Anne için zorla getirme kararı…

61 firari suçlu yakalanarak Türkiye’ye getirildi

61 firari suçlu yakalanarak Türkiye’ye getirildi

HABER MERKEZİ- Operasyon kapsamında; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 kişi ile ulusal seviyede aranan 45 kişi olmak üzere toplam 61 firari suçlunun iadesi sağlandı.
İlginizi Çekebilir
Şüphelilerin büyük bölümünün Gürcistan’dan (50 kişi) getirildiği, ayrıca Almanya (4), Yunanistan (3), Polonya, Portekiz, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bulgaristan üzerinden de iadelerin gerçekleştiği bildirildi.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle;
“Kırmızı Bültenle Aradığımız 16, ulusal Seviyede Aradığımız 45 suçlu olmak üzere toplam 61 suçlu; Gürcistan(50), Almanya(4), Yunanistan(3), Polonya, Portekiz, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bulgaristan’dan ülkemize geri getirildi.
Kırmızı Bültenle Uluslararası Seviyede Arananlar (16) F.A., T.A., T.Ç., H.M., Ç.İ., O.M., H.Ç., G.Ç., A.Y., Ş.K., H.A., R.C., D.N.N.Ç., V.S., A.D. ve S.Ç ile ulusal Seviyede Arananlar (45) B.G., O.O.D., T.U., S.Y., A.L., M.K., F.A., Ş.A., E.İ., M.B., Y.D., İ.Y., E.A., U.U., H.A., V.K., C.B., O.K., E.D., F.G., A.R.U., A.B., R.G., Ö.M., M.K., İ.K., A.Y., K.K., K.A., H.İ., M.T., S.A., H.K., M.A.Ç., H.İ., Z.Y., U.Ö., A.Ç., Y.Ç., A.A., B.K., H.Y., M.A., A.K. ve İ.A. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı.
EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak işbirliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı.
Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Daire Başkanlıklarımızı, Başkanlıklarımızı ve Kahraman Polislerimizi tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz.”
İsrail basınında ‘Mavi Vatan’ yankılandı! ‘Benzeri görülmemiş güç, Ankara’dan net mesaj’
Süper Lig devlerine Lukaku müjdesi! Napoli’den ayrılık kararı…

Kanserle evlilik arasında ilginç ilişki! Profesör açıkladı: Erkeklerde yüzde 75, kadınlarda yüzde 85

Kanserle evlilik arasında ilginç ilişki! Profesör açıkladı: Erkeklerde yüzde 75, kadınlarda yüzde 85

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, evlilik ile kanser riski arasındaki ilişkiye yönelik yapılan büyük ölçekli bir araştırmayı değerlendirdi.
Özkaya, “Geçen hafta yayınlanan ve ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan büyük bir araştırmaya göre, evliliğin kanser riskinin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor ve hiç evlenmemiş yetişkinlerin kansere yakalanma riski, evlenmiş olanlara göre önemli ölçüde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranları, boşanmış veya dul kalmış erkekleri de içeren evli erkeklere göre yüzde 68 daha yüksektir. Hiç evlenmemiş kadınlarda ise bu oran daha da yüksektir ve yüzde 83 olarak bildirilmiş. Bu yeni gözlem, evlenmenin kanseri önlediği veya insanların evlenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak evlilik, kanserin daha erken teşhis edilmesi ve daha iyi hayatta kalma oranıyla zaten ilişkilendirilmektedir. Evli bireyler genellikle (ancak her zaman değil) daha güçlü destek sistemlerine, daha büyük ekonomik istikrara sahiptir ve kanser tedavi rejimlerine uyma olasılıkları daha yüksektir. Bundan şunu çıkarmak gerekiyor: Evli değilseniz kanser risk faktörlerine daha fazla dikkat etmeniz, ihtiyaç duyabileceğiniz taramaları yaptırmanız ve sağlık bakımınızı güncel tutmanız gerektiği anlamına geliyor” dedi.
İlginizi Çekebilir
KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ FARK
Özkaya şunları söyledi: “Erkekler ve kadınlar biraz farklı örüntüler gösterdi. Hiç evlenmemiş erkeklerin kansere yakalanma olasılığı, evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 70 daha fazlayken, hiç evlenmemiş kadınların kansere yakalanma ihtimali, evli veya daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık yüzde 85 daha fazlaydı. Bu, daha geniş bir eğilimin küçük ama dikkate değer bir tersine dönüşünü temsil ediyor: Erkekler genellikle sağlık ve sosyal faktörler açısından evlilikten kadınlardan daha fazla fayda görüyor. Bu durumda ise kadınlar evlilikten erkeklerden biraz daha fazla fayda görmüş gibi görünüyor. Evlilik ile kanser arasındaki en güçlü bağlantılar, enfeksiyon, sigara veya alkol kullanımıyla ilgili kanserlerde ve kadınlarda yumurtalık ve rahim kanseri gibi üreme ile ilgili kanserlerde görüldü. Araştırmacılar, meme, tiroit ve prostat kanserleri de dahil olmak üzere, güçlü tarama programlarına sahip kanserler için daha zayıf bağlantılar buldular. Daha az sigara içen, daha az alkol tüketen, kendine daha iyi bakan ve sosyal hayata daha fazla entegre olan kişilerin evlenme ihtimallerinin de daha yüksek olması muhtemeldir. Yine de araştırmacılar, evlilik ile kanser arasındaki bağlantının 50 yaş üstü yetişkinlerde daha güçlü olduğunu buldular; bu da insanların yaşlandıkça ve kanser risk faktörlerine maruz kaldıkça, evlilikle ilişkili faydaların daha belirgin hale gelebileceğini düşündürüyor. Aslında buna şu gözle bakmak gerekiyor. Eğer bekarsanız ve daha izole bir yaşam sürüyorsanız, tarama veya önleme faaliyetlerine katılma olasılığınız daha düşüktür. Sağlık Bakanlığımızın Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz olarak tüm halkımıza sadece kanser taramalarında değil her türlü sağlık sorunlarınıza ve sorularınıza evli veya bekar ayırt emeksizin hizmet verdiğini hatırlatmak istiyoruz.”
Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Anne için zorla getirme kararı
Meteoroloji ve AKOM’dan peş peşe uyarılar! İstanbul’da dolu sürprizi…

Yasak aşk cinayeti! 2 kadın, bir anneye 36 günlük bebeğinin yanında dehşeti yaşattı

Yasak aşk cinayeti! 2 kadın, bir anneye 36 günlük bebeğinin yanında dehşeti yaşattı

Olay, geçen yıl 10 Haziran’da saat 21.00 sıralarında Burdur, Bağlar Mahallesi’ndeki bir sitede meydana geldi.Tülay Alan (22), arkadaşı Seray Öztürk (25) ile birlikte daha önce gönül ilişkisi yaşadığı iddia edilen Adnan B.’nin (35) evinin bulunduğu siteye gitti.
Meteoroloji ve AKOM’dan peş peşe uyarılar! İstanbul’da dolu sürprizi
YASAK AŞKIN SONU KANLI BİTTİ
Seray Öztürk site önünde beklerken, Tülay Alan binaya girerek Adnan B.’nin eşi Özge Bedir (35) ile görüşmek istedi. Kapıda yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre Tülay Alan, çıkan arbedede Bedir’i boğazından ve karnından bıçaklayarak olay yerinden kaçtı.
112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbar üzerine Özge Bedir’in evine ekipler yönlendirildi. Kapıyı açıp eve giren ekipler, biri 36 günlük 2 çocuk annesi Özge Bedir’i koridorda bıçaklanmış halde buldu. Sağlık ekibi, Özge Bedir’in hayatını kaybettiğini belirledi. Yatakta uyuyan 36 günlük bebek, polis tarafından korumaya alındı. Olay sırasında 5 yaşındaki kızı ile dışarda olan Adnan Bedir, eve geldiğinde eşinin öldürüldüğünü öğrenince gözyaşı döktü.

EŞİ DE GÖZALTINA ALINDI
Polis, olayla ilgili bir ihbar telefonu sonrası şüpheliler Tülay Alan ile Seray Öztürk’ü, Yeni Mahalle’deki evde gözaltına aldı. İki elinden bıçakla yaralandığı görülen Tülay Alan, tedavisinin ardından polis merkezine götürüldü. Tülay Alan ile Seray Öztürk’ün ifadeleri doğrultusunda öldürülen kadının eşi Adnan Bedir de gözaltına alındı.
Seray Öztürk ifadesinde, Adnan Bedir ile 3 yıldır gönül ilişkisi yaşadıklarını, evli olduğunu 2 yıl önce öğrendiğini söyledi. Öztürk’ün arkadaşı Tülay Alan da ifadesinde, “Adnan, eşinin evde yalnız olduğunu bize söyledi. Biz de Özge ile konuşmaya gittik. Özge, Seray’ı tanıdığı için Seray konuşmayı benim yapmamı istedi. Eve girdikten sonra kapının kilitlenme sesini duydum. Özge elinde bıçakla bana saldırıp, ellerimi kesti, ben de karşılık verdim” dedi.
Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, tutuklandı. Özge Bedir’in cenazesi toprağa verildi. Çiftin kızları ve 36 günlük erkek bebek yakınlarına teslim edildi.
KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Şüpheliler hakkında Burdur 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Tülay Alan’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Konut dokunulmazlığını ihlal’ ve ‘Bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma’, Seray Öztürk’ün ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak’, Adnan Bedir’in de ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle yargılandığı davanın karar duruşması görüldü.

Tülay Alan (solda),Seray Öztürk (sağda)
‘KENDİMİ SAVUNDUM’
Sanık Seray Öztürk, “11 aydır cezaevindeyim. İşlemediğim bir suçun cezasını yatmak istemiyorum. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Geçen hafta doğum günümü cezaevinde geçirdim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” dedi.
Tülay Alan da “Özge’nin yanına kesinlikle konuşmaya gittim. Keşke olmasaydı. Kendimi savundum. Telefonum yanımda olmadığı için yardım çağıramadım. Keşke böyle bir olay hiç yaşanmasaydı. Bir üniversite öğrencisi hayatını mahvetmez. Amacım sadece konuşmaktı. Böyle bir olay yaşanacağını bilsem kesinlikle gitmezdim. Hayallerim vardı. Cezaevinde psikolojim iyi değil. Olay anı sürekli aklıma geliyor” diye konuştu.
Dava sürecinde serbest bırakılan tutuksuz sanık Adnan Bedir ise “Hiç kimseyi hiçbir şekilde yönlendirmedim. Ev hapsiyle çıktım ama daha çocuklarımı göremedim. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
‘TORUNUM HER GECE AĞLIYOR’
Duruşmada söz alan Özge Bedir’in annesi Şefike Çetin, “Torunum her gece ağlıyor. ‘Annemi görmek istiyorum. Annem bu kadar geç kalmazdı’ diyor. Benim kızımın hiçbir suçu yoktu. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” dedi.
Baba Mehmet Çetin de “Bu işin başından sonuna kadar Adnan Bedir sorumlu. Benim kızım bu kızları tanımaz. Benim kızımı bile bile öldürttü. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” diye konuştu.

KARAR AÇIKLANDI
Mahkeme heyeti, son sözlerin ardından kararını açıkladı. Sanık Tülay Alan’a ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, Seray Öztürk’e ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme suçuna azmettirme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, cezalarda indirim yapılmasına gerek olmadığına karar verdi. Adnan Bedir’in ise beraatine ve konutu terk etmeme kararının kaldırılmasına hükmedildi.

ACILI BABA: ‘BENİM KIZIM ÖLDÜĞÜYLE KALDI’
Özge Bedir’in babası Mehmet Çetin ve annesi Şefike Çetin, adliye çıkışında beraat kararına tepki gösterdi.Özge Bedir’in acılı ailesi sinirlerine hakim olamadı. Gözyaşlarına boğulan Şefika Bedir, duruşma salonunda sanıklara saldırmaya çalıştı. Baba Mehmet Bedir ise adliyenin önünde, “Karar karar değil ki, benim kızım öldüğüyle kaldı” diyerek karara tepki gösterdi.

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Anne için zorla getirme kararı…

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Anne için zorla getirme kararı

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Anne için zorla getirme kararı

Ağrı kent merkezinde yaşayan Şükran ve Nihat Aydemir çiftinin 7 çocuğundan 6’ncısı Leyla, Ramazan Bayramı için gittikleri, dedesinin yaşadığı Bezirhane köyünde 15 Haziran 2018’de kayboldu. Kaybolduktan 18 gün sonra, köye 3 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkisinde cansız bedeni bulunan Leyla’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, 2’si amcaları olmak üzere 7 sanık hakkında dava açıldı. Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, amca Yusuf Aydemir, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘çocuğa karşı cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer amca Musa Aydemir ile baba Nihat Aydemir’in kuzeni Mehmet Ali Aydemir, köylüleri Besim Dursun, eşi Hatun Dursun ile Yıldırım Artam ve eşi Ayşe Artam ise beraat etti.
Hakkındaki suçlamaları reddeden Yusuf Aydemir ile diğer sanıklar hakkında verilen hüküm, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nce bozuldu. Sanık Yusuf Aydemir’in de tahliyesine karar verildi. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, Leyla Aydemir’in amcasının tahliyesiyle ilgili karara itiraz etti. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi 24 Aralık 2020’de aldığı kararla Cumhuriyet savcısının itirazını reddetti.
Kapısını açtı, servetinden oldu! Muğla’da akılalmaz olay
Leyla Aydemir davası, Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Mahkeme heyeti, 2’nci duruşmanın ardından 7 sanığın da cezalandırılması için yeterli delil olmadığını belirterek, beraatlerine karar verdi. Mahkeme heyeti, istinaf yolunun da açık olduğunu bildirdi.
İlginizi Çekebilir
YARGITAY KARARI BOZDU
Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç, dosyayla ilgili kararın esastan bozulması talebiyle Yargıtay’a müracaat etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Avukat Erdoğan Tunç’un itirazlarını haklı görüp dosyanın bozulmasını istedi. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi bu itirazları kabul edip eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle dosyası bozdu.
AMCA TUTUKLANDI
Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden başladı. 16 Ocak’ta yapılan duruşmaya tutuksuz sanıklar amca Yusuf Aydemir ile A.A., Y.A., B.D., H.D., M.A.A. katılırken, M.A. ise Kocaeli’den SEGBİS ile salona bağlandı. Tanıkların da ifadelerin tamamlanmasının ardından 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, amca Yusuf Aydemir hakkında ‘öldürme suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma şüphesinin varlığı’ gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Mahkeme diğer sanıkların tutuksuz yargılanmaları kararını aldı.

ANNE DURUŞMAYA KATILMADI
Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün devam edilen duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Aydemir cezaevinden SEGBİS’le bağlanırken, tutuksuz sanıklar A.A., B.D., H.D., M.A.A ile Y.A. salondaki yerlerini aldı. Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in katılmazken, baba Nihat Aydemir duruşmada hazır bulundu.
‘KIZ KİLERDEYDİ’ ŞEKLİNDE KONUŞTUĞUM İDDİALARI ASILSIZDIR
Mahkemede, ses kaydında ‘Kız kilerdeydi’ ifadelerini söylediği iddia edilen AFAD çalışanı Ahmet Erdoğan, şahit olarak dinlendi. Olay günü Ardahan’da görevde olduğunu ve veri hazırlama kontrol içinde çalıştığını belirten Ahmet Erdoğan, “Kayıp gününde görevli değildim. İddia edilen ses kaydındaki kişi ben değilim. Muhammed Erdoğan kurum arkadaşım. Aynı odada çalışıyoruz. Kendisiyle konuştuğumuz ses kaydı bana ait. Muhammet’le aramızda hiçbir husumet yok. Üzerime atılan ‘kız kilerdeydi’ şeklinde konuştuğum iddiaları asılsızdır. Ben aramaya katılmadım. Köyden veya aileden kimseyle görüşmedim, kimseyi tanımıyorum” diye konuştu.

‘ÜZERİME ATILI SUÇLARI KABUL ETMİYORUM’
Davanın tek tutuklu sanığı Yusuf Aydemir, SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadesinde, “Bana Leyla’nın bulunduğunu söylediler. Herkes o tarafa doğru gidiyordu. Ben de dereye doğru gittim. Jandarmaya ‘Leyla sağ mı? diye sordum, öldüğünü söylediler. Ağrı merkeze geldim telefonum bozuktu. Tamire verdim. Tuşlu telefon kullandım. İnternetim o tarihler arasında o yüzden kapalıydı. Üzerime atılan suçları kabul etmiyorum suçsuzum” dedi.
Tutuksuz sanıklardan A.A. beraatini isterken, B.D., davayla ilgili söyleyecek bir şeyi olmadığını ifade etti. 18 ay cezaevinde kaldığını ve mağdur olduğunu söyleyen M.A.A. ise mağdur olduğunu ve beraatini istediğini belirtti.
ANNE İÇİN ZORLA GETİRME KARARI
Avukatların savunmalarının ardından 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti Yusuf Aydemir ile ilgili kuvvetli şüphenin devam etmesi, kaçma ve delil karartma şüphesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in ifadesinin davanın seyrini değiştirebileceği ihtimaline karşı bir sonraki duruşmaya kolluk kuvvetleri tarafından getirilmesi kararını da aldı.
Bu arada anne Şükran Aydemir, olayın başından itibaren avukatlığını yapan Erdoğan Tunç’u azletmişti. (DHA)…

Tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in ifadesi ortaya çıktı

Tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ifadesi ortaya çıktı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve uç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma’, ‘Rüşvet’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma’ suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 35 kişi tutuklandı. Şüphelilerden Bozbey’in eşi, kızı ve kardeşi ile cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da olduğu 24 kişi adli kontrolle serbest kalırken, 4’ü ise ev hapsine çarptırıldı.
Meteoroloji ve AKOM’dan peş peşe uyarılar! İstanbul’da dolu sürprizi
Soruşturma sürerken, İçişleri Bakanlığı tarafından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. 1988 ve 1996 yılında kurduğu iki farklı şirketteki hisselerini, 1999 yılında Nilüfer Belediye Başkanı seçildikten sonra aile bireylerine devrettiğini belirten Bozbey, hakkındaki suçlamaları reddedip, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söyledi. Tutuklu eski belediye başkanı Turgay Erdem’e imza yetkisi verildiği yönündeki iddiaları reddeden Bozbey, “Etkin pişmanlıktan yararlanmak istemiyorum. 2014-2019 yılları arasında Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde başkan yardımcısı Turgay Erdem’e koordinatör başkan yardımcılığı görevini vermemdeki amaç, belediyelerdeki iş ve işlemlerin hızlandırılmasıydı. Ben kesinlikle dönemin belediye başkan yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza şeklinde bir yetki vermedim. Dosyaya ibraz etmiş olduğum belge içeriğinden de anlaşılacağı üzere ben sadece Turgay Erdem’e koordinatör başkan yardımcılığı görevlendirmesi yaptım. Ben bu yetkiyi Turgay Erdem’e kötüye kullanması amacıyla vermedim. Ben halkla ve vatandaşla hemhal olan bir belediye başkanıyım. Ben bu yetkiyi dışarıda vatandaşlara daha iyi hizmet edebilmek ve belediyenin iç işleyişindeki işleri hızlandırmak için Turgay Erdem’e verdim. Onun da bu yetkiyi kötüye kullandığını düşünmüyorum. Bu görevlendirmenin tarihi de 2009 yılıdır ve görevlendirme süresi 5 yıllıktır. Görevlendirme süresi 2014 yılında bitmiştir” ifadelerini kullandı.
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin serbest bırakılmasına itiraz edildi
‘EMİN ADANUR’UN BEYANLARI İFTİRA NİTELİĞİNDEDİR’
Eski Bursaspor Başkanı, müteahhit Emin Adanur’un iddialarına ilişkin de Mustafa Bozbey, “2024 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra benden ihale konularında usulsüz talepleri oldu. Ben onları karşılamayınca kendisi bana husumet besledi ve dosya içerisinde bulunan beyanları verdi. Bu beyanların hepsi iftira niteliğindedir ve hiçbirisi doğru değildir. Emin Adanur’un 7252 ada 1 parseldeki parsel ve diğer ada pafta parsellerde usulsüzlük karşılığı rüşvet verildiği iddiaları tamamen iftiradır. Ben kendisinden kesinlikle bir daire istemedim. Aramızda böyle bir konuşma dahi yoktur. Benim böyle bir şeye ihtiyacım da yoktur. Emin Adanur’un babası Mehmet Adanur bana gelerek ‘Benim oğlum iftira atıyor ben bu konularla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe verdim, dedi’ diye konuştu.”
‘BEN HİÇBİR PROJEYİ KARDEŞİMİN EŞİNE YÖNLENDİRMEDİM’
Rüşvet verdiği iddia edilen inşaat firması yetkilisi M.Z.A. ile de 40 yıllık arkadaşlıklarının bulunduğunu söyleyen Bozbey, “M.Z.A. ile aramda kesinlikle söz konusu yerlere ilişkin herhangi bir konuşma geçmedi. Kendisinin herhangi bir projesinde usulsüzlük karşılığında rüşvet almadım. Söz konusu daire geçişleri dayımın oğlu M.D.’ye ait gayrimenkul firmasına yapılmıştır. Benim bu firmayla bağlantım yoktur. Ben Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde hiçbir kimseyi proje çizimi için kardeşimin eşi İ.A.B.’ye ait mimarlık firmasına yönlendirmedim. Ben hiç kimseyi ve bana soran hiç kimseyi İ.A.B.’nin mimarlık firmasına yönlendirmedim. Ancak ortada bir hayır işi varsa kardeşimin eşi olması sebebiyle İ.A.B.’ye bazı hayır işlerini yönlendirdim. Bu işlerde cami, okul, sağlık ocağı gibi kamusal işlerdi” dedi.
‘DAYIMIN OĞLUNUN FİRMASINDAKİ TAPU GEÇİŞLERİYLE ALAKAM YOKTUR’
Dayısının oğlu olan M.D.’nin gayrimenkul firmasıyla bağının olmadığını da söyleyen Bozbey, “Bir dönem öz dayımın oğlu M.D.’nin yanında Nilüfer Belediye Başkanlığımdan sonra danışman olarak çalıştım. Ancak kesinlikle dosya kapsamında bana sormuş olduğunuz bu firmaya, şüpheli müteahhit firmalardan geçen tapu geçişleriyle benim alakam yoktur. Dayımın oğlunun firmasının, şüpheli müteahhit firmalardan geçen tapu geçişlerinde hesap hareketlerine rastlanılmaması hakkında bilgim yoktur. Ancak daha önce inşaat sektöründe çalışmamdan ötürü tapu satışlarında zaman zaman elden nakit para verilmek suretiyle yapıldığını biliyorum ama şu anda yasa gereği bu satışlar banka aracılığı ile yapılıyordu” ifadelerini kullandı.
‘GÖNDERDİĞİMİZ PARANIN BİR KISMINI PARÇA PARÇA ALDIK’
Soruşturma kapsamında adli kontrolle serbest kalan eşi Seden Bozbey’in yetkili müdür olduğu özel okullar hakkındaki sorulara da yanıt veren Bozbey, şöyle konuştu:
“Beşevler Mahallesi’nde bulunan özel okula ait inşaatın yapım işini o tarihte M.D.’ye ait gayrimenkul üstlendi. Dosya içerisinde bulunan 8 milyon TL’lik para hareketinin faturaları da vardır. Okul arsasını teminat göstermek suretiyle kredi kullanıldı. O tarihte bankalardan yaklaşık 21 milyon TL’lik kredi kullandık. Krediyi kullandıran bir tanesinin talebi üzerine başka amaçlarla kullanılmaması için paranın inşaatı yapacak firmaya ödenmesi talebinde bulundu. Bunun üzerine para öncelikle tek seferde M.D.’ye ait firmaya ödendi. İnşaatın aşamasına göre fazla ödeme yapıldığı için kredi geri ödemesi ve diğer bir kısım ödemeler bakımından bu para M.D.’nin firması üzerinden okul tarafından aktarılmıştır. Bu iki firma arasında çalışan cari bir hesap benzeri ortaya çıkmıştır. Eşim Seden Bozbey’e dayımın oğlu M.D.’nin firmasından gelen paralar okulun kredi, SGK ve vergi ödemeleri içindir. Bu SGK ödemelerinin okulun inşaatının yapım sürecinde çalışan işçilerin SGK ödemeleridir ve diğer firma SGK borçlarına karşılıktır. Yoksa M.D.’nin firmasının okulun kendi çalışanlarının SGK ödemeleri değildir. O tarihte sıkışıklığımız olmuştu. Biz de M.D.’nin firmasına peşin gönderdiğimiz paranın bir kısmını parça parça almış olduk. Eşim Seden Bozbey’e çok fazla para gelince muhasebesel olarak bir sıkıntı yaşanmaması için kızım Side Bozbey’e gönderilmiştir. O da bu paraları okulun ve dershanenin vergi borçlarını ödemek için kullanmıştır.”
İsrail basınında ‘Mavi Vatan’ yankılandı! ‘Benzeri görülmemiş güç, Ankara’dan net mesaj’
‘İLGİLİ FİRMA İLE İLGİLİ TEDBİR KARARI OLSA İHALEYE GİREMEZDİ’
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmada adı geçen şirketin Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden ihale aldığı yönündeki iddiaların da sorulduğu Bozbey, “Söz konusu ihale EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformları) sisteminden yapılmıştır. İhalede herhangi bir usulsüzlük yoktur. Ben ilgili firmayı da tanımam. İlgili firma ile ilgili bir tedbir kararı olsa ihaleye giremezdi. İlgili firma hakkında yürütülen soruşturma olup, olmadığını bilmem de mümkün değildir. Aksine ihale yasaklı olmayan bir firmanın ihaleye sokulmaması ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturur. Dosya kapsamında bana sorulan iddiaların hiçbirisini kabul etmiyorum M.D.’ye ait gayrimenkul firması ve N.E.’ye ait inşaat firması benim yönettiğim firmalar, benim kurduğum firmalar değildir” dedi.
Üzerine atılı suçlamaları reddeden Mustafa Bozbey’in, “Ben kesinlikle çıkar amaçlı bir suç örgütü kurmadım. Usulsüzlük yapmadım. Ben hiç kimseden de bir rüşvet almadım. Bu iddiaları kendime zül kabul ediyorum ve iddiaların hepsini reddediyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dediği öğrenildi….

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin serbest bırakılmasına itiraz edildi

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin serbest bırakılmasına itiraz edildi

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile ilişkisi olduğu öne sürülen A.A.’nın Bornova Belediyesi bünyesinde işe alındığı ve fiilen görev yapmadığı halde maaş aldığı iddiasına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediye yetkilileri hakkında ‘Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik’ suçlarından soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında dün Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile Bornova Belediyesinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel AŞ Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür V..İ.A.’yı gözaltına alındı.
İlginizi Çekebilir
‘SERBEST BIRAKILDILAR’
Polisteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler, dün akşam saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesinin ardından tüm şüpheliler ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Resmi belgede sahtecilik’ suçundan tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkeme, A.A. yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartıyla olmak üzere 4 şüphelinin serbest bırakılmasına karar verdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüphelilerin serbest bırakılmalarına itiraz edildiği öğrenildi. Öte yandan A.A.’nın savcılık ifadesinde üzerine atılı suçlamaları kabul ettiğini ve meydana gelen zararı ödeyeceğini belirttiği ifade edildi.
Soruşturmanın genişletilerek devam edeceği vurgulandı.
Meteoroloji ve AKOM’dan peş peşe uyarılar! İstanbul’da dolu sürprizi…