BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.848,00 0,26%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
11 °

Son Yazılarım

Bakan Gürlek, suça sürüklenen çocukların mağdur ettiği ailelerle bir araya geldi! 12

Bakan Gürlek, suça sürüklenen çocukların mağdur ettiği ailelerle bir araya geldi! 12. Yargı Paketi için yeni düzenleme yolda

Adalet Bakanı Akın Gürlek, toplumdaki hassasiyetleri dikkate alarak suça sürüklenen çocuklarla ilgili bir kanun çalışması yapacaklarını bildirdi.Programda konuşan Bakan Gürlek, ailelerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi.
İlginizi Çekebilir
Yargının uygulama noktasından geldiğini, mağdur ailelerin yer aldığı dosyaların çoğunun yargılamasını yaptığını belirten Gürlek, bu konuda Durgut ile kısa sürede yakın çalışma imkanlarının olduğunu anlattı.
Bakan Gürlek, hem TBMM Komisyonu hem de Bakanlığın 12. Yargı Paketi için çalıştığını vurgulayarak, “Özellikle suça sürüklenen çocuk kavramını en temelden değiştirerek, toplumdaki hassasiyetler de dikkate alınarak bu konuda gerekli uygulamalar için bir kanun çalışması yapacağız. Bu toplantı bu yüzden çok kıymetli. Özellikle ben sizlerin acısını en derinden hissediyorum. Sizlerin mağdur olduğunuz dosyalar, katıldığınız dosyalarla ilgili gözlemlerimi Sayın Başkan’ımızla birlikte de istişare ederek kanunun yasalaşma aşamasında dikkate alacağız.” ifadelerini kullandı.
Suça sürüklenen çocuklar konusunun toplumun kanayan yarası olduğunu belirten Gürlek, “Bu bizim hassas konumuz, kırılgan konumuz.” dedi.
Gürlek, suça sürüklenen çocuklara verilen cezalarla ilgili toplumda rahatsızlık olduğunu anlatarak, bu rahatsızlığı gidermek için gerekli adımları atacaklarını kaydetti. Bakan Gürlek, toplantının ve alınacak kararların hayırlı olmasını diledi.

“DEVLETİN SESLERİNİ DUYDUĞUNU, ACILARINI PAYLAŞTIĞINI HİSSETMESİ ÇOK KIYMETLİ”
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı Durgut, son dönemde Türkiye’nin de gündeminde olan suça sürüklenen çocukların neden olduğu mağduriyetler ve 18 yaş altındaki kişilerin karıştığı suçların kamu vicdanını çok rahatsız edecek boyutlara ulaştığını söyledi.

TBMM bünyesinde kurulan komisyonda tüm risk ve koruyucu faktörlerin kapsamlı şekilde analiz edildiğini belirten Durgut, çocukları korumaya yönelik önleyici ve rehabilite edici adımların atılmasının yanı sıra cezaların daha caydırıcı hale getirilmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Durgut, Bakan Gürlek’in de bu sürece çok duyarlı olduğunu aktararak, “Bugün de ailelerimiz sizlerle bire bir görüşme fırsatı yakaladı, sizin davetinizle. Bunu da çok kıymetli buluyoruz. İnsanlar acılarını yaşarken, adalet mücadelesi sürdürürken, devletin seslerini duyduğunu, acılarını paylaştığını, onların yanında olduğunu hissetmesi çok kıymetli.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Bakan Gürlek ve Durgut, mağdur ailelerle basına kapalı görüştü.

Altında 4 haftalık çöküşe son! Rüzgar terse döndü: 3 kritik gelişme radarda…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: CHP bizim düşmanımız değil, rakibimiz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: CHP bizim düşmanımız değil, rakibimiz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Antalya’da Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen AK Parti Akdeniz Bölge Strateji Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, teşkilat çalışmalarını daha iyi bir noktaya taşımak ve istişare yapmak amacıyla bu toplantıları gerçekleştirdiklerini söyledi. AK Parti’nin istişareden güç alan, birbirinin sözüyle, heyecanıyla, fikriyle, siyasetin çok daha güçlü bir zeminde yapılacağına inanan bir siyasi hareket olduğunu dile getiren Büyükgümüş, “AK Parti teşkilatlarının sahada güçlü, kararlı ve heyecanlı bir ruhla yer almasının çok önemli olduğuna inanıyoruz. Biz sadece bir siyasi parti değiliz. Temsil ettiğimiz misyonla, sahada her nerede bir kardeşimiz yardımımıza muhtaçsa orada yer aldığımız varlığımızla, duruşumuzla, bir siyasi parti olmanın çok ötesinde bir anlam ifade ettiğimize inanıyoruz.” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Dünyada yaşanan gelişmelerin kurala bağlı, haktan, hukuktan, insan haklarından yana bir düzenin artık lime lime olduğunu gösterdiğini dile getiren Büyükgümüş, adaletten, insanlıktan nasibini almamış, bütün ne kadar değer ve hukuk sistemi varsa hepsinin ayaklar altına alındığı bir çağa girildiğini belirtti.
Böyle bir ortamda Türkiye’nin daha da güçlü olması gerektiğinin altını çizen Büyükgümüş, şöyle devam etti: “Burada hakkımızı, hukukumuzu, menfaatimizi insanlık namına adaletten yana sözümüzü çok daha güçlü şekilde bir irade olarak ortaya koyuyor olmamız lazım. Böyle yapmazsak Allah muhafaza tarihte örneklerini çok defa gördüğümüz eşitsizliklerle, adaletsizliklerle coğrafyamız bu şekilde kaynamaya devam eder. İşte son birkaç haftadır komşumuzda meydana gelen olayları, bölgemizde yükselen çatışmaları, giderek bir savaşa dönüşen gelişmeleri de günbegün takip ediyoruz. Olaylar yaşanırken bu gelişmeler meydana gelirken kimsenin Türkiye’de sosyal bir mühendisliğe girişmemesi gerekir. Bunun karşısındaki en güçlü duruş her zaman ülkemiz adına vicdanın temsilcisi olan hakkın, hukukun, adaletin temsilcisi olan inşallah AK Parti teşkilatlarımız olmaya devam edecek. Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da geçtiğimiz yıllarda İranlı yöneticilerin ortaya koydukları adaletsizlikler, yaptıkları yanlışlar, yaşattıkları insan hakları ihlalleri bugün geldiğimiz noktada yaşanan acıların dengi olamaz. Biz şu an ona bakacak durumda değiliz. Bizim bakacağımız istikamet o ilkokulda şehit düşen 160 kız çocuğunun tüm dünyada hesabını sormak olacak inşallah.”
“SİYONİZMİN EN BÜYÜK AMACI MÜSLÜMANLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEK”
Büyükgümüş, Körfez’de yaşanan çatışma iklimini de hiçbir zaman arzu etmediklerini ifade etti. Siyonizmin en büyük amacının Müslümanları birbirine düşürmek olduğunu vurgulayan Büyükgümüş, bölgede siyonizmin böl, parçala, yönet anlayışının hakim olduğunu kaydetti. Türkiye’nin daima birlikten, kardeşlikten yana, bölgede barışın, hakkın, hukukun temsilcisi olmaya devam edeceğini aktaran Büyükgümüş, aksi halde bölünen, parçalanan, birlik ve beraberlikte değil, anlık fitnelerle karşı karşıya kalan İslam aleminde acıların daha da derinleşeceğini belirtti.
Ayrımlaştırıcı söylemlerden uzak durulması gerektiğini ifade eden Büyükgümüş, “Sayın Cumhurbaşkanımız çok açık şekilde defalarca ifade etmiştir. Bizim ‘Şiilik’ diye bir dinimiz olamaz. Bizim ‘Sünnilik’ diye dinimiz yok. Biz elhamdülillah Müslümanız ve iman sahibi olduğumuz için de bunu büyük bir insanlık bakımından hizmet edecek, adaletten yana olacak bir vesile olarak değerlendiririz. Onun için bu sosyal mühendisliklere, bizi birbirimize düşürmeye çalışan bu girişimlere göz açtırmadan sahadaki kararlı duruşumuzu Allah’ın izniyle sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Büyükgümüş, Türkiye’nin dünyada, bölgede çatışmalar yaşanırken hakkı, hukuku, adaleti hem masada hem de güçlü bir siyasi iradeyle sahada savunduğunu kaydetti.
“GAYEMİZ, ÜMİDİMİZ, DUAMIZ BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETMEK”
Türkiye’nin güçlü bir savunma sanayisine sahip olduğuna işaret eden Büyükgümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne zaman bir çatışma yaşansa Recep Tayyip Erdoğan, bilgisine, öngörüsüne, sahada çözümden yana, adaletten yana olan duruşuyla başvurulan bir lider konumunda. AK Parti teşkilatları olarak liderimizin, genel başkanımız, cumhurbaşkanımızın bu duruşunu, bu iradesini çok daha yüksek bir irtifaya taşımak için mücadele ediyoruz. Yaptığımız her çalışmada, yürüttüğümüz her faaliyette asla ve asla bunu zihnimizden de gönlümüzden de çıkarmamalıyız. Bu bayrakları asarken, bu salonlarda bir araya gelirken, bir esnafın elini sıkıp gönlünü girmeye çalışırken, gençlik teşkilatımız üniversite kampüslerinde bir kardeşimizi bu davaya, bu mücadeleye, fikirlerimize ikna etmek için görüşürken, kadın kollarımız ev ziyaretleri yaparken yaptığımız tüm çalışmalarda değerli arkadaşlar bizim gayemiz, ümidimiz, duamız büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmektir. Her yaptığımız çalışmada altyapısıyla, üstyapısıyla sağlıktan ulaştırmaya yürüttüğümüz bütün politik adımlarda biz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek için mücadele ediyoruz.”
AK Parti’nin daha adil bir dünyanın, insanca bir yaşamın yeryüzünde yeniden mümkün olması için mücadele ettiğini dile getiren Büyükgümüş, sadece bugün belirli makamlara gelmek için değil, yarınları inşa etmek için çalıştıklarını söyledi.
“CHP BİZİM DÜŞMANIMIZ DEĞİL, RAKİBİMİZ”
CHP’li belediye yöneticilerine yönelik soruşturmalara da değinen Ahmet Büyükgümüş, şunları kaydetti: “Hepiniz haberlerde izlediniz değil mi baklava kutularını? Biz böyle siyasetin olaylara sahne olmasını isteyen bir parti değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimiz. Derdimiz, tasamız milletimiz için daha iyisini nasıl üretiriz? Daha iyisini nasıl milletimizle buluştururuz? Bunun için rekabet etmek. Biz düşman değiliz, rakibiz. Ama geldiğimiz noktada çok acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Gönlünde, zihninde millete, hizmete yönelik hiçbir ufuk, fikir, heyecanı olmayan maalesef bir muhalefetle karşı karşıyayız. Bu bizim çalışmalarımızın da daha kaliteli olmasını engelliyor. Yani isteriz ki sürekli rekabet içinde olduğumuz, bizim sıkletimize uygun bir muhalefetle Türkiye’de siyaset yapalım. Ama maalesef yola çıktığımız ilk günden itibaren böyle bir tabloyla karşı karşıya gelemedik.”
Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, İstanbul ve Antalya’da devam eden soruşturmaları hatırlatarak, burada şikayette bulunanların, şikayet edilenlerin, belgeleri mahkeme ile buluşturanların, itirafta bulunanların CHP’li olduğunu, hiçbir yerinde AK Parti’nin bulunmadığını vurguladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ise bir gün işin savcısı, bir gün hakimi gibi davrandığını ifade eden Büyükgümüş, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir siyasi parti, bir avuç yolsuzluğa burnuna kadar batmış bir çetenin aklanması için sadece seferber edilir mi? Bir siyasi partinin gündemi olur, Türkiye’ye söyleyecek sözleri olur, fikirleri olur. Biz de o fikirden, o istikametten etkilenip daha iyisini ortaya koymak için mücadele ederiz. Ama böyle bir anlayışı maalesef karşımızda göremiyoruz. İşte bir grup rant çetesine hakim olmuş, işte şehirlerin kaderini baklava kutularına hapsetmiş bir anlayıştan bahsediyoruz. Peki diyebilirsiniz ki bu vizyonsuzluk, bu ahlaksızlık bir grubun meselesidir. Kendi içlerinde bunu kenara koyarlar ve yollarına öyle pirüpak devam edebilirler. Bu bir tercih meselesi. Ama geldiğimiz noktada biz ne görüyoruz? Kendilerinin ‘hain’ ilan ettikleri, ‘bunun yaptıklarından utanıyoruz’ dedikleri kişilerle dahi hesaplaşacak cesareti olmayan bir muhalefet var karşımızda. Çok utanmışlar Uşak’ta meydana gelen olayda. Çok, yani ne diyeceklerini bilememişler. Ama gereğini yapmak gerekli adımları atmak, orada yoklar. Çünkü herkes yaşananın ne olduğunu, nelerin meydana geldiğini çok iyi biliyor. Türkiye’yi bu pespayeliklerle, bu siyaset anlayışıyla esir almaya çalışanlara karşı sahada kararlılığımızla, cesaretimizle, vakur duruşumuzla ve milletimizle her zaman hakikati paylaşmanın verdiği inşallah o moralle biz yolumuza devam edeceğiz.”
“MUHALEFET TAKOZ OLMA MİSYONUNU SÜRDÜRÜYOR”
Büyükgümüş, Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı adımların dünya çapında takip edildiğini ve dünya liderlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ortak üretimler yapılması konusunda teklifler sunduğunu belirtti.
Bir yandan Türkiye’de örnek alınacak çalışmalar yapılırken, diğer tarafta muhalefetin farklı gündemlerin peşinde olduğunu anlatan Büyükgümüş, şu ifadeleri kullandı:
“Özgür Özel geçtiğimiz aylarda Sinop’a gitmiş. Orada değerli arkadaşlar, dünya çapında bir test merkezimiz var. Sinop’la arkadaşlarımız da var aramızda. Gayet iyi biliyorlar. Oradan bir teklifte bulunuyor Özel. Diyor ki ‘bu test merkezinin kapatılması lazım.’ Niye? ‘Burada yapılan testlerle balıklar ürküyor ve Sinop’a da turistler bu yüzden gelmiyor.’ Bakın dünyanın daha gelişmiş füze sistemlerine ihtiyaç duyduğu, Türkiye’nin kapısında ülkelerin ‘bizimle de bu teknolojide işbirliği yapar mısınız?’ diye sıraya girdiği bir anda Türkiye’nin muhalefeti diyor ki ‘bu test merkezini, bu araştırma geliştirme merkezini kapatalım.’ Ya bunların hep biliyorsunuz, uçakların lastiklerinin önünde bir takoz durur. Sayın Selçuk Bayraktar bunu çok defa ifade etti. O gelişmiş sistemlere rağmen, yapılan onca yatırıma rağmen bir plastik takoz o uçağı orada tutmaya muktedirdir. Maalesef ama maalesef Türkiye’nin içine girdiği bu önemli dönemde muhalefet takoz olma misyonunu sonuna kadar sadık şekilde sürdürüyor. Ya böyle bir vizyon olabilir mi? Böyle bir söz söylenebilir mi? Meselenin şu tarafı da var. Merak ettim arkadaşlara da baktık. Sinop’un balık üretimi son 5 yılda 3 kattan fazla artmış. Balıkların ürktüğü filan yok.”
Büyükgümüş’ün konuşmasının ardından AK Parti Akdeniz Bölge Strateji Toplantısı, basına kapalı devam etti.
Altında 4 haftalık çöküşe son! Rüzgar terse döndü: 3 kritik gelişme radarda…

Görüntüleri izleyince şoke oldu! 'Sadece sıfır telefonları al’

Görüntüleri izleyince şoke oldu! ‘Sadece sıfır telefonları al’

Olay, Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soydu. Uslu’nun iş yerinin kapısının açık olduğunu gören vatandaşlar, arayarak haber verdi. Sabaha karşı iş yerine gelen Uslu, iş yerine baktığında hırsızların girdiğini fark etti ve polis ekiplerine durumu bildirdi. Polis ekipleriyle birlikte kameraları inceleyen Uslu, iş yerine iki hırsızın girip sıfır cep telefonlar başta olmak üzere toplam değeri 150 bin TL olan cihazları çaldığı anları anbean gördü.
İlginizi Çekebilir
Görüntülere; kapıya tekme atarak iş yerine giren iki hırsızın cihazları çaldığı, hırsızlardan birinin diğerini sadece sıfır telefonları alması için yönlendirdiği yansıdı.
“BU HIRSIZLARA KARŞI ÖNLEM ALINMASI GEREKİYOR, BİR İNSANIN EMEĞİ BU KADAR KOLAY ÇALINMAMALI”
İş yerinden yaklaşık 150 bin TL değerindeki eşyaların çalındığını ifade eden Mert Uslu, “Ben telefoncu dükkanını işletiyorum. Hırsızlar bugün sabah 5 gibi dükkana girdiler. Sabah namazından çıkan insanlar dükkanımın kapısını açık olduğunu gördüler. Dükkanıma yeni mallar gelmişti ve hırsızlar bu malların hepsini çalmışlar. Toplam 100 bin TL ile 150 bin TL arasında bir zararımız oldu. Şahsi bilgisayarım ve eşyalarımızın hepsi çalındı. Hırsızlar, ufacık tablet kalemini bile almışlar. Allah onları ıslah eylesin. Geçen hafta hırsızlar; başka bir esnafa girdiler, 2 gün önce de karşıdaki esnafa girdiler, sonra da başka esnaflara girdiler. İş yerine giren iki hırsız vardı ve diğeri de dışarıda bekleyen var. Görüntüde kapıyı zorlama yok direkt tekme atıp açıyorlar. Hırsızlar, içeri girer girmez etrafı karıştırdılar. Burada bilgisayarlar, cihazlar ve kalemleri almışlar. Pahalı telefonları ve ana kartları çalmış. Kamerayı içeri geçtikten 5 dakika sonra fark ediyorlar. Kamerayı çeviriyorlar ama yüzleri belli oluyor. Yüzleri ve parmak izleriyle her şey belli oluyor. Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor. Ben 16 yaşındayım ve 3 yıldır iş yerimi işletiyorum. Dışarıdan göründüğü gibi işlerimiz kolay değil. Ben de okuyabilirdim ama ben kendi paramı kazanmayı seçtim. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı” dedi.

“BENİM İŞ YERİME HIRSIZLAR İKİ DEFA GİRDİLER, SON BİR HAFTADA 5 İLA 6 DÜKKANA GİRDİLER”
Aynı hırsızların iş yerinde 2 defa hırsızlık yaptığını ifade eden esnaf Ahmet Akyol ise, “Bugün de hırsızlar arkadaşımın dükkana girdiler. Hırsızlar, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler. Burada çok hırsızlık olayı oluyor. Ben telefoncu dükkanı işletiyorum. Hırsızların çaldığı yaklaşık 30 bin TL’lık bir masrafım var. Yetkililerden buranın güvenliğinin arttırılmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Yer: İstanbul! Market çalışanına yumruk şoku…

Görüntüleri izleyince şoke oldu! 'Sadece sıfırlar telefonları al’

Görüntüleri izleyince şoke oldu! ‘Sadece sıfırlar telefonları al’

Olay, Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soydu. Uslu’nun iş yerinin kapısının açık olduğunu gören vatandaşlar, arayarak haber verdi. Sabaha karşı iş yerine gelen Uslu, iş yerine baktığında hırsızların girdiğini fark etti ve polis ekiplerine durumu bildirdi. Polis ekipleriyle birlikte kameraları inceleyen Uslu, iş yerine iki hırsızın girip sıfır cep telefonlar başta olmak üzere toplam değeri 150 bin TL olan cihazları çaldığı anları anbean gördü.
İlginizi Çekebilir
Görüntülere; kapıya tekme atarak iş yerine giren iki hırsızın cihazları çaldığı, hırsızlardan birinin diğerini sadece sıfır telefonları alması için yönlendirdiği yansıdı.
“BU HIRSIZLARA KARŞI ÖNLEM ALINMASI GEREKİYOR, BİR İNSANIN EMEĞİ BU KADAR KOLAY ÇALINMAMALI”
İş yerinden yaklaşık 150 bin TL değerindeki eşyaların çalındığını ifade eden Mert Uslu, “Ben telefoncu dükkanını işletiyorum. Hırsızlar bugün sabah 5 gibi dükkana girdiler. Sabah namazından çıkan insanlar dükkanımın kapısını açık olduğunu gördüler. Dükkanıma yeni mallar gelmişti ve hırsızlar bu malların hepsini çalmışlar. Toplam 100 bin TL ile 150 bin TL arasında bir zararımız oldu. Şahsi bilgisayarım ve eşyalarımızın hepsi çalındı. Hırsızlar, ufacık tablet kalemini bile almışlar. Allah onları ıslah eylesin. Geçen hafta hırsızlar; başka bir esnafa girdiler, 2 gün önce de karşıdaki esnafa girdiler, sonra da başka esnaflara girdiler. İş yerine giren iki hırsız vardı ve diğeri de dışarıda bekleyen var. Görüntüde kapıyı zorlama yok direkt tekme atıp açıyorlar. Hırsızlar, içeri girer girmez etrafı karıştırdılar. Burada bilgisayarlar, cihazlar ve kalemleri almışlar. Pahalı telefonları ve ana kartları çalmış. Kamerayı içeri geçtikten 5 dakika sonra fark ediyorlar. Kamerayı çeviriyorlar ama yüzleri belli oluyor. Yüzleri ve parmak izleriyle her şey belli oluyor. Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor. Ben 16 yaşındayım ve 3 yıldır iş yerimi işletiyorum. Dışarıdan göründüğü gibi işlerimiz kolay değil. Ben de okuyabilirdim ama ben kendi paramı kazanmayı seçtim. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı” dedi.

“BENİM İŞ YERİME HIRSIZLAR İKİ DEFA GİRDİLER, SON BİR HAFTADA 5 İLA 6 DÜKKANA GİRDİLER”
Aynı hırsızların iş yerinde 2 defa hırsızlık yaptığını ifade eden esnaf Ahmet Akyol ise, “Bugün de hırsızlar arkadaşımın dükkana girdiler. Hırsızlar, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler. Burada çok hırsızlık olayı oluyor. Ben telefoncu dükkanı işletiyorum. Hırsızların çaldığı yaklaşık 30 bin TL’lık bir masrafım var. Yetkililerden buranın güvenliğinin arttırılmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Yer: İstanbul! Market çalışanına yumruk şoku…

48 yıldır Seyfullah'tı şimdi 'Atom' oldu! Enerjisini resmen kimliğine taşıdı

48 yıldır Seyfullah’tı şimdi ‘Atom’ oldu! Enerjisini resmen kimliğine taşıdı

Kent merkezine iş yeri bulunan esnaf Seyfullah Gökyıldız, enerjik yapısıyla dikkat çekince arkadaş ortamında ve sanal medyada ‘Atom’ lakabıyla anılmaya başlandı. Çevresindekilerin ‘Nasılsın?’ sorusuna sürekli ‘Atom gibiyim’ yanıtı vermesiyle kendisiyle özdeşleşen ‘Atom’ lakabını benimseyen Gökyıldız, resmiyetteki adını değiştirme kararı aldı.
İlginizi Çekebilir
Yaptığı araştırmalarda ‘Atom’ isminde başka bir kişi olmadığını düşünen Gökyıldız, isim değiştirmek için mahkemeye başvurdu. Hukuki sürecin tamamlanmasının ardından Gökyıldız’ın ismi resmen ‘Atom’ oldu. Ehliyetinden tapularına kadar tüm resmi evrakını yeni ismiyle güncelleyen Atom Gökyıldız’ın özellikle kurumlarda ismini duyanlar, şaşkınlık yaşıyor.
‘DÜNYADA TEKİM’
Lakabının ismine dönüşme sürecini anlatan Atom Gökyıldız, “Yakın çevremin yanı sıra sanal medyada arkadaşlar bana ‘Atom’ diye sesleniyor. Sonra bu iş ciddiye bindi. Dedim ki Atom ismi çok güzel. Bir araştırma yaptım. Dünyada da benim kendi araştırmalarımda Atom ismine rastlamadım. Devletin de böyle bir hakkı varmış isim değiştirme hakkı, mahkemeye verdim. Derken ismimizi Atom olarak değiştirdik. Sokakta beni arkadaşlar gördüğü zaman, ‘Nasılsın?’ diye sorduklarında hep ‘Atom gibiyim’ derdim. Yani benimle özdeşleşmiş bir şey. İsim de çok hoşuma gitti ve dünyada da bir eşinin benzerinin olmadığını anlayınca böyle değiştirmeye karar verdik. Atom tostu var, atom meyve suyu var ama isim olarak Atom’a rastlamadım. Kendi araştırmalarıma göre dünyada tekim” diye konuştu.

‘48 YILDIR SEYFULLAH’TIM, BUNDAN SONRA HAYATIMA ATOM OLARAK DEVAM EDECEĞİM’
İsim değişikliğinin ardından tüm resmi belgelerini yenilediğini belirten Gökyıldız, “Bütün üzerimdeki resmi olan her şey değişti. Yani ehliyetten tut nüfus kağıdına, banka kartlarına, hatta tapulara kadar her şey değişiyor. Çünkü yeniden doğuyorsunuz. Bu isim bana aşırı bir özgüven veriyor. Kendimi daha güçlü hissediyorum.

48 yıldır Seyfullah’tım, bundan sonra hayatıma Atom olarak devam edeceğim. Benim lakabımdı, benimle özdeşleşmiş bir şeydi. İsmi değiştiğim zaman bir yabancılık çekmedim” ifadelerini kullandı.

‘ŞAŞIRANLAR OLUYOR, ‘ŞAKA MI’ DİYORLAR’
Yeni ismini duyanların tepkilerini de aktaran Gökyıldız, “Beni bankalardan aradıkları zaman ‘kusura bakmayın, belki yanlış söyleyebileceğim ama isminiz Atom mu’ diyorlar. ‘Evet, ismim Atom’ diyorum. Şaşıranlar oluyor. ‘İsminiz ne’ diyorlar, ‘Atom’ diyorum. ‘Anlamadım’ diyor, ‘isim Atom’ diyorum. ‘Ya gerçek mi’ diyerek şaşırıyorlar. Resmi bir kuruma geliyoruz, ‘burada şaka mı yapılıyor’ diyenler de oluyor. Şimdi ters tepki veren, ‘Atom nedir, nerden çıktı’ diyen de var. Değişik bir isim olarak bulup, tebrik edenler de var. ‘İlk zamanlar eleştirdik ama güzel isimmiş’ diye söyleyenler de oluyor. Bazıları ise ‘elementli dönüşüm’ esprisi yapıyor” diye konuştu.
…