BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.815,00 0,22%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
12 °

Son Yazılarım

'ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı uçaksavar sistemiyle vurulduğu' iddialarına yalanlama

‘ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ iddialarına yalanlama

DMM’nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda “Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu” yönündeki paylaşımların yer aldığı belirtildi.
Söz konusunu paylaşımların tamamen asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir. Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir.”
Savaşın 37. gününde İran İsrail’i füzelerle vurdu! Trump: Çok sayıda İran askeri lideri öldürüldü
Havacılık sektöründe enerji krizi! İtalya’daki 4 havalimanında yakıt kısıtlaması…

İsrail'de CNN Türk canlı yayınına müdahale! 'Türk yazısını görünce geldi'

İsrail’de CNN Türk canlı yayınına müdahale! ‘Türk yazısını görünce geldi’

ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş sürerken CNN Türk ekibi de gelişmeleri aktarmak için bölgeden canlı yayınlar gerçekleştirmeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz aylarda İsrail polisinin CNN Türk ekibine yönelik gerçekleştirdiği gözaltı ve provokatif eylemler büyük tepki çekmişti.
Bu kez CNN Türk muhabiri Serdar Er ve kameraman Alper Öztürk, Ramat Gan kentinde füzenin isabet ettiği noktada yangın söndürme çalışmalarını aktardıkları sırada, aniden gelen bir kişi yayına müdahale etmeye çalıştı.
Eliyle kamerayı kapatmaya çalışan kişi, görüntü alınmasını engellemeye yönelik girişimlerde bulundu.

YAYINI DURDURMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPTI!
Arapça, İbranice ve İngilizce konuşan İsrailli kişi, enkaz alanından yapılan yayını durdurmak için yoğun şekilde müdahalede bulundu.
Serdar Er’in aktardığına göre, sivil olduğu belirtilen kişi, CNN Türk ekibini bölgeden uzaklaştırmak için sözlü tacizde bulunmayı sürdürdü.
“TÜRK YAZISINI GÖRÜNCE GELDİ”
Serdar Er, müdahalede bulunan kişinin, mikrofon üzerindeki “Türk” ifadesini gördükten sonra olay yerine geldiğini belirtti.
Er, diğer uluslararası medya kuruluşlarının aynı anda bölgede yayın yaptığını ancak benzer bir müdahaleyle karşılaşmadıklarını vurguladı.
CNN Türk muhabiri, İsrail’de Türkiye’ye yönelik olumsuz tutumun son dönemde arttığını ifade etti. Türkiye’nin 7 Ekim sonrası Filistin’e verdiği destek ve Ankara’nın diplomatik girişimlerinin bazı kesimler tarafından tepkiyle karşılandığını söyledi.
Er, yayına müdahale eden kişinin de bölgede çatışmaların sürmesini isteyen bir yaklaşımı temsil ettiğini dile getirdi.
Trump’tan İran’a yeni tehdit: Üzerlerine kıyametin kopmasına 48 saatleri kaldı
Dolmabahçe’de barış zirvesi! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy ile bir araya geldi…

Manisa’da motosiklet denetimi: 540 sürücüye, 3 milyon 800 bin TL ceza

Manisa’da motosiklet denetimi: 540 sürücüye, 3 milyon 800 bin TL ceza

Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ve ilçe trafik birimleri, trafik güvenliğini sağlamak amacıyla 1-3 Nisan tarihleri arasında motosiklet ve motorlu bisiklet denetimi gerçekleştirdi. Manisa merkez ve ilçelerinde eş zamanlı olarak yürütülen ve 28 ekip ile 52 personelin görev aldığı uygulamada, toplam 2 bin 124 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Yapılan denetimler sonucunda kusurlu görülen 540 araç ve sürücüsüne 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddelerinden işlem yapıldı.
İlginizi Çekebilir
Denetimlerde kask takmadığı belirlenen 290 sürücüye cezai işlem uygulanırken, 42 araç muayenesiz olması, 32 sürücü ehliyetsiz olması, 11 sürücü ise yetersiz ehliyet kullanması nedeniyle ceza aldı. Ayrıca, yaya yollarında motosiklet kullanan 17 sürücü ile ehliyeti geri alındığı halde direksiyon başına geçen 3 şahsa da idari para cezası kesildi.Diğer kanun maddeleriyle birlikte toplamda 3 milyon 885 bin 227 TL idari para cezasının uygulandığı denetimlerde, 25 araç ise trafikten men edilerek otoparka çekildi. Manisa Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla trafik denetimlerinin aralıksız süreceğini belirtti.
Kocaeli’de kan donduran kaza! Kamyon, kaldırımdaki yayayı öldürdü
Trump’tan İran’a yeni tehdit: Üzerlerine kıyametin kopmasına 48 saatleri kaldı
…

Bakan Göktaş: Koruyucu aile olmak, tam anlamıyla bir kelebek etkisidir

Bakan Göktaş: Koruyucu aile olmak, tam anlamıyla bir kelebek etkisidir

Göktaş, Pendik Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi’nde düzenlenen Anadolu’dan Yeryüzüne Kadın Sivil Toplum Kuruluşları Vakfı (AYSİT) 2. Toplumsal Fayda Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, bir ailenin çocuğunu güçlü bir birey olarak yetiştirirken, aynı zamanda ülkenin geleceğini de şekillendirdiğini söyledi.
Bir çocuğun hayatına dokunmanın bazen sadece bir kapıyı aralamak gibi olduğunu ifade eden Göktaş, “Ama o kapıdan giren umut, zamanla bir ömrü, hatta nesilleri değiştirebilir. İşte bu yüzden koruyucu aile olmak, tam anlamıyla bir kelebek etkisidir. Küçük bir iyilikle başlayan bu yolculuk, bir çocuğun kaderini, bir ailenin hikayesini ve toplumun geleceğini dönüştüren büyük bir değişime dönüşür. Unutmayalım ki bir çocuğun kalbine dokunan her merhamet, yarının güçlü toplumunu inşa eden en kıymetli adımdır.” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
Bakan Göktaş, 9 bin 152 koruyucu ailenin 10 bin 897 çocuğa sıcak bir yuva sunduğunu aktararak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen “Gönül Elçileri Projesi”nin koruyucu aile hizmetinin yaygınlaşmasını sağladığını belirtti.
Projenin, UNICEF’in iyi uygulama örnekleri arasında gösterildiğini dile getiren Göktaş, projenin aynı zamanda pek çok ülke tarafından örnek alınan bir model haline geldiğini kaydetti.
“SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIMIZ KORUYUCU AİLE HİZMETİNİN SAHADAKİ EN GÜÇLÜ DESTEKÇİLERİ OLMUŞTUR”
Göktaş, geçen yıl başlatılan geçici ve profesyonel koruyucu aile modelleriyle çocukların ihtiyaçlarına uygun bakım hizmetleri sunduklarını anlatarak, “Bu modelle, sadece 6 ay içinde 81 ilde 214 çocuğumuzu geçici ve profesyonel koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırdık. Bu süreçlerin sonunda çocuklarımızı, süreli koruyucu aile, evlat edinme, biyolojik aileye dönüş veya kuruluş bakımı hizmetlerinden uygun olanına yönlendirdik.” dedi.
Koruyucu aile hizmetini son derece önemli gördüklerini vurgulayan Göktaş, bunun bir çocuğa geçici destek vermenin ötesinde, ona aidiyet, kimlik ve umut kazandırdığını ifade etti.
Bakan Göktaş, özellikle okul çağındaki çocukların koruyucu aile yanında büyümesinin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:
“Çocukların eğitimlerine devam etmeleri, sağlıklı sosyal ilişkiler kurmaları ve kendilerini güvende hissederek gelişmeleri açısından büyük önem taşıyor. Bugün ödüllendirdiğimiz her hikaye, aslında bu hakikatin canlı bir karşılığıdır. Bir çocuğun hayata yeniden tutunmasını sağlamak kolay değildir. Bunun için güçlü bir vicdan gerekir. Sağlam bir irade, en çok da süreklilik gerekir. Koruyucu ailelerimiz, tam da bunu yapmıştır. Sivil toplum kuruluşlarımız koruyucu aile hizmetinin sahadaki en güçlü destekçileri olmuştur. Bizler de Bakanlık olarak çocuklarımızın kendisini değerli hissedeceği koruyucu aile hizmetimizi her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Çocuğun üstün yararı her zaman politikalarımızın merkezindedir.”
“KORUYUCU AİLE OLARAK BİZE BİR TORUN DAHA VERMİŞ OLDU”
Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, son zamanlarda toplumun yozlaşmasından kaynaklı birçok sorunla karşı karşıya kalındığını, bu sorunların sadece devlet kurumları eliyle çözülmesinin mümkün olmayacağını, sivil toplum kuruluşlarının da (STK) desteklerinin önemli olduğunu belirtti.
Belediye bütçesinden sosyal sorumluluk projelerine desteklerini artırdıklarını aktaran Cin, bakanlık ve STK’lerle de yakın işbirliklerinin sürdüğünü dile getirdi.
Bakan Göktaş ve AYSİT yönetimine teşekkür eden Cin, “Bir teşekkür de büyük kızıma sunmak istiyorum. Çünkü kendisinin iki tane evladı vardı. Ayrıca koruyucu aile olarak bize bir torun daha vermiş oldu.” ifadelerini kullandı.
AYSİT Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Balat, koruyucu ailenin “yalnızca bir çocuğa yol açmak değil, ona yeniden güvenmeyi, sevilmeyi ve değerli olduğunu hissettirmek” olduğunu söyledi.
Koruyucu ailelerin sadece bir çocuğa kapı açmadığını, kalplerini de açıp hayatlarını paylaştıklarını dile getiren Balat, “Belki de en önemlisi ‘Yalnız değilsin.’ dediler. İşte bu yüzden bugün verilen ödüller aslında birer semboldür. Gerçek değer onların dokunduğu hayatlarda saklıdır.” diye konuştu.
Emine Erdoğan’ın mesajının okunduğu programda Bakan Göktaş, konuşmaların ardından koruyucu ailelere plaketlerini takdim etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Pendik Kaymakamı Mehmet Yıldız’ın yanı sıra koruyucu aileler ve davetlilerin katıldığı program, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
İstanbul’a yeni destek paketi! Kentsel dönüşüm kredisinin detayları belli oldu: Kimler başvurabilir, kredi şartları neler?…