BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.855,00 0,27%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
14 °

Son Yazılarım

Milli Eğitim Bakanı Tekin lise öğrencilerine ders verdi

Milli Eğitim Bakanı Tekin lise öğrencilerine ders verdi

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduğunu, yüksek lisansında da Türk demokrasi tarihi üzerine tez çalışması yaptığını belirten Tekin, öğrencilerle Türkiye’nin demokrasi tarihine ilişkin bilgi paylaştı.
Bakan Tekin, demokrasilerde yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç temel erkin bulunduğunu, yasama faaliyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yürütüldüğünü dile getirerek, demokrasinin en temel unsurunun özgür ve demokratik seçimler olduğunu vurguladı.
Osmanlı döneminde demokrasi tartışmalarının 1860’lı yıllarda başladığını anlatan Tekin, 1876’da Kanun-ı Esasi ve 1877’de toplanan ilk Osmanlı Parlamentosunun kapsayıcı anlayışla oluşturulduğunu belirtti.
Türkiye’de demokrasi sürecinin Kurtuluş Savaşı’nı yürütmek üzere 23 Nisan 1920’de yeniden şekillendiğini söyleyen Tekin, nisan ayının milli egemenlik ve demokrasi açısından önemine dikkati çekti.
Nisanın önemli bir ay olduğunu ifade eden Tekin, şunları kaydetti:
“Türkiye’de milli iradenin, demokrasinin, hukuk devletinin işleyişi açısından çok kritik bir tarih çünkü içinde 23 Nisan var. 23 Nisan’ı biz, milli egemenliğin, Türkiye’de demokrasinin, yeniden konsolide edildiği bir tarih olarak kabul ediyoruz.”
Haber Detay Görsel Slider
“MAARİFİN KALBİNDE ÇOCUK” TEMALI ETKİNLİKLER DÜZENLENECEK
Tekin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında bu ay boyunca okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik “Maarifin Kalbinde Çocuk” temalı etkinliklerin düzenleneceğini söyledi.
Çok partili hayata geçiş sürecine de değinen Tekin, ​​​​​​​Adnan Menderes ile Celal Bayar’ın Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılarak Demokrat Partiyi kurduklarını anlattı.
1946 seçimlerinin “açık oy, gizli sayım” yöntemiyle yapıldığını dile getiren Tekin, 1950 seçimlerinde ise “gizli oy, açık sayım” ilkesinin benimsendiğini ve Demokrat Partinin iktidara geldiğini söyledi.
27 Mayıs 1960 darbesinin milli iradeye karşı gerçekleştirildiğini ifade eden Tekin, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bizim sizlerden istediğimiz şey, bayrağımızın altında yaşamaktan dolayı mutlu olan herkesin iradesine hep beraber sahip çıkacağız. Hepimiz birlik olacağız. Hangi siyasi partiye oy verirse versin, hangi siyasi düşünceye mensup olursa olsun, nihayetinde bu ülkenin geleceği ile ilgili, bu ülkenin birliği, beraberliği ve daha güçlü olması ile ilgili hayalleri varsa biz, hep beraber onu destekleyeceğiz.”
Tekin’e Aydın Valisi Yakup Canbolat ve AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem eşlik etti.
Programda Aydın Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Lisesi, Aydın Fen Lisesi ile Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri yer aldı, Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri müzik dinletisi sundu.
Okulun öğretmenlerinden Emine Fida Rüzgar, Bakan Tekin’e ders anlattığı esnada çizdiği resmi hediye etti.
SON DAKİKA! ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ara karar! 18 sanık tahliye edildi…

STRATCOM Zirvesi 2026! AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat: Derinleşen krizler çağında ülkemiz sorumluluk üstleniyor

STRATCOM Zirvesi 2026! AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat: Derinleşen krizler çağında ülkemiz sorumluluk üstleniyor

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) Üyesi ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nihal Eminoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan panele, Lübnan Parlamento Üyesi Halima Kaakour, Bosna Hersek Milletvekili Rejhane Derviseviç, Libya Devlet Yüksek Konseyi Üyesi Majda Alfallah, Forward Thinking’den Cecily Baylıss ve AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat konuşmacı olarak katıldı.
Kanat, buradaki konuşmasında, STRATCOM’un “yerinde ve zamanında” yapıldığını belirterek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Birçok küresel krizin yaşandığı bir dönemde bir araya geldiklerinin altını çizen Kanat, bunların kadınları da etkilediğine dikkati çekti.
Kanat bu krizlerin en kritik olanının uluslararası düzenin bizzat kendisinin çöküşü olduğu değerlendirmesini yaparak “Savaşları, kitlesel vahşetleri ve insani felaketleri önlemekte defalarca başarısız olmuş bir sistemle karşı karşıyayız. Ukrayna’nın işgalinden İsrail’in Gazze’deki soykırımına, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerin genişlemesinden Lübnan’da bir milyon insanın zorla yerinden edilmesine ve İran’la genişleyen savaşa kadar bu sistem, savunduğunu iddia ettiği ilkeleri koruyamamıştır. Tek taraflılığın yükselişi, Güvenlik Konseyi’nin işlevsizliği ve uluslararası hukukun seçici biçimde uygulanması, derin bir meşruiyet krizine yol açmıştır.” İfadelerini kullandı.
Bu durumun en açık şekilde görüldüğü yerin Gazze olduğunu vurgulayan Kanat, “Burada uluslararası toplumun eylemsizliği ve suç ortaklığı, tarihin ilk canlı yayınlanan soykırımına yol açmıştır. Bu tablo, uluslararası sistemin ve Batı’nın kredibilitesinin ahlaki çöküşünü gözler önüne sermiştir. ‘Bir daha asla’ ilkesi, mağdurlar siyasi açıdan rahatsız edici bulunduğunda içi boş bir söyleme indirgenmiştir” dedi.
Kanat, uluslararası düzenin çok kutuplu bir dünyayı yansıtacak şekilde reforme edilmesi gerektiğinin altını çizerek “Bir azınlığın dar çıkarları yerine insan haklarını, adaleti ve barışı esas almalıdır. Anlamlı bir reform gerçekleştirilmediği takdirde bu sistem başarısız olmaya devam edecek ve en başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en savunmasız kesimler en ağır bedeli ödemeyi sürdürecektir.” değerlendirmesini yaptı.
SON DAKİKA! ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ara karar! 18 sanık tahliye edildi

KRİZLERİN EN BÜYÜK MAĞDURLARI KADINLAR VE ÇOCUKLAR
Krizlerin en ağır bedelini kimlerin ödediğine bakıldığında, küresel krizler nedeniyle yerinden edilenlerin yüzde 75’inden fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturduğunu hatırlatan Kanat, kriz ortamlarında kadınlara yönelik şiddetin küresel ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığı bilgisini verdi.
Kanat, “Gazze’de bu durum en acımasız haliyle karşımıza çıkıyor. Kadınlar, temel sağlık hizmetlerine erişemeden bombardıman altında doğum yapmak zorunda bırakılmıştır. Anneler, 20.000 çocuğu toprağa vermek zorunda kalmıştır. Gazze, dünyada en fazla ampüte çocuğun yaşadığı yer olarak trajik bir rekora sahiptir. Buna rağmen kuşatma, açlık ve yerinden edilme koşulları altında kadınlar, ailelerini hayatta tutmak için mücadele vermeye devam etmektedir.” diye konuştu.
Krizlere verilen yanıtın aynı zamanda iç içe geçen eşitsizlikleri ve katmanlı ayrımcılığı da dikkate alması gerektiğinin altını çizen Kanat, “Çünkü tüm kadınlar krizleri aynı şekilde deneyimlemiyor. Din, etnik köken, göçmenlik durumu veya engellilik gibi nedenlerle zaten ayrımcılığa maruz kalan kadınların üzerindeki yük çok daha ağır oluyor. Örneğin Avrupa’daki Müslüman kadınlar en dezavantajlı gruplar arasında yer alıyor; çünkü hem kadın, hem etnik azınlık, hem de Müslüman kimlikleri nedeniyle katmanlı bir ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Bunu Avrupa’nın Ukraynalı ve Suriyeli mültecilere yönelik utanç verici ölçüde eşitsiz yaklaşımında açıkça gördük. Dolayısıyla politikalar, farklı geçmişlerden gelen kadınların ihtiyaçlarına göre uyarlanmalıdır. Aksi halde krizlere verilen yanıtlar, dışlanmayı yeniden üretmekten öteye geçemez.” diye konuştu.
Kanat, dünya genelinde ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğün, özellikle İslam karşıtı, Yahudi karşıtı ve göçmen karşıtı nefret söylemi ve nefret suçlarının rekor seviyelere ulaştığını anımsatarak “Bu nedenle bu eğilimlere karşı çok daha güçlü ve koordineli bir küresel mücadele yürütülmelidir. Toplum içinde yayılan insandışılaştırma, sadece toplumsal uyumu zedelemekle kalmaz; aynı zamanda başka coğrafyalarda yaşanan acıların daha kolay mazur görülmesine ya da görmezden gelinmesine de yol açar” dedi.
Batı’daki bazı meslektaşlarının, kadınların özgürleştirilmesi söylemini savaşa ahlaki meşruiyet kazandıran bir kılıf olarak kullanmasının kabul edilemeyeceği tespitini yapan Kanat, “Bu söylemi Afganistan’da duyduk, Irak’ta duyduk ve şimdi İran bağlamında yeniden duyuyoruz. Oysa savaş hiçbir zaman kadınları özgürleştirmemiş ve bombalar hiçbir zaman özgürlük getirmemiştir. Bölgemizdeki kadınları dış müdahaleyle kurtarılmayı bekleyen pasif mağdurlar olarak gören bu sömürgeci ve oryantalist zihniyeti ilk reddetmesi gerekenler kadın liderlerdir. İran’daki kadın hakları, evrensel insan hakları mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bu mücadelenin asli sahibi, her şeyden önce İranlı kadınların kendisidir. Bu mücadele dayanışmayla ve insan hakları mekanizmaları yoluyla desteklenebilir; fakat asla savaşı meşrulaştırmak için araçsallaştırılmamalıdır. Minab’daki kız okulunu hedef alan ve 160 kız çocuğunu katleden saldırı, özgürlük söyleminin şiddeti meşrulaştırmak için kullanıldığında ne kadar ölümcül sonuçlar doğurabileceğini dehşet verici biçimde hatırlatmaktadır” diye konuştu.
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump’tan ‘Anlaşma zamanı geldi’ açıklaması

TÜRKİYE’NİN SURİYE MESELESİNDEKİ ÇABALARI
Kanat, “Eğer ülkemizin küresel istikrarsızlıkla mücadeleye yaptığı katkıyı en açık biçimde ortaya koyan bir kriz varsa, o da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en ağır insani felaketlerden biri olan Suriye krizidir. Çatışmanın ilk günlerinden itibaren Türkiye, şiddetin uzamasını önlemek için yoğun diplomatik çabalar göstermiştir.” dedi.
Batı’nın büyük bir bölümünün Suriye mülteci krizine sınır güvenliği ve iç siyasi kaygılar merceğinden baktığına dikkati çeken Kanat, “Sınırdan zorla geri gönderme vakaları kayıt altına alınmış, mülteciler güvenlik tehdidi olarak görülmüştür. Avrupa genelinde bu kriz, korkuyu, kutuplaşmayı ve aşırı sağın yükselişini körüklemiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye farklı bir yol izlemiştir. Ülkemiz, milyonlarca mülteciyi kabul ederek siyasi, ekonomik ve toplumsal bir risk üstlenmiştir. Bu kolay bir karar değildi. Popüler bir karar da değildi. Ancak insani olan karardı. Vicdan, adalet ve medeniyet sorumluluğuna dayanan bir karardı. Muhalefet partileri göçmenlerin yaşadığı acıları seçim çıkarları için araçsallaştırdığında dahi, Cumhurbaşkanı Erdoğan popülizmi değil insanlığı tercih etmiştir. Provokasyonlara teslim olmamış, ilkeli, vicdani ve insani bir duruş sergilemiştir.” İfadelerine yer verdi.
Kanat, Türkiye’nin, kadınlar ve kız çocuklarının korunmasını sağlayan, onların ihtiyaçlarını dikkate alan, toplumsal hayata entegre olmalarını destekleyen politikalar aracılığıyla kadınları ve kız çocuklarını göç yönetiminin merkezine yerleştirdiğini aktardı.
Türkiye’nin küresel krizleri yönetmek için attığı adımlara yönelik Kanat, “Türkiye, küresel krizlere diplomasi, arabuluculuk ve insani yardımı bir araya getiren bir modelle yanıt veriyor. Pek çok aktörün güç kullanımına yöneldiği bir dönemde Türkiye, diplomasiyi canlı tutarak; Ermenistan-Azerbaycan, Somali-Etiyopya, Rusya-Ukrayna ve Pakistan ile Afganistan arasındaki krizlerde arabulucu, kolaylaştırıcı ve köprü kurucu rol üstlenmiştir. Bu çabalar, bölgesel ve küresel barış ile güvenliğe önemli katkılar sağlamış; Türkiye’yi gerilimleri azaltabilen, diplomatik kanalları yeniden açabilen ve siyasi çözümler için alan yaratabilen bir istikrar unsuru haline getirmiştir.” değerlendirmesini yaptı.
Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden aldı
“TÜRKİYE İNSANİ KRİZLERDE AKTİF ROL OYNUYOR”
Kanat, küresel krizlerin yönetiminde Türkiye’nin rolünün sorumluluk üstlenen, adaleti savunan ve barış için hareket eden bir aktör olduğunu belirterek şu cümleleri kurdu:
Sözlerime son vermeden önce Türkiye’nin daha genel olarak küresel krizleri yönetmek için attığı adımlardan bahsetmek istiyorum. Türkiye, küresel krizlere diplomasi, arabuluculuk ve insani yardımı bir araya getiren bir modelle yanıt veriyor. Pek çok aktörün güç kullanımına yöneldiği bir dönemde Türkiye, diplomasiyi canlı tutarak; Ermenistan-Azerbaycan, Somali-Etiyopya, Rusya-Ukrayna ve Pakistan ile Afganistan arasındaki krizlerde arabulucu, kolaylaştırıcı ve köprü kurucu rol üstlenmiştir. Bu çabalar, bölgesel ve küresel barış ile güvenliğe önemli katkılar sağlamış; Türkiye’yi gerilimleri azaltabilen, diplomatik kanalları yeniden açabilen ve siyasi çözümler için alan yaratabilen bir istikrar unsuru hâline getirmiştir.
Türkiye, Suriye ve Libya’da toprak bütünlüğünü, güvenlik sektörü reformunu, kurumsal toparlanmayı ve ulusal yeniden inşa süreçlerini desteklemektedir. Sudan ve Yemen’de iç bütünlüğün korunması ve parçalanmanın önlenmesi yönünde çaba göstermektedir. Somali’de ise uzlaşıyı destekleyerek, ayrıştırıcı dinamiklere karşı durmaktadır.
Türkiye ayrıca krizlere yalnızca istikrar perspektifiyle değil, adalet perspektifiyle de yaklaşmaktadır. Rohingya’dan Filistin’e kadar büyük insani krizlerde aktif rol üstlenmiş ve insani yardım alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri hâline gelmiştir. Ukrayna’da ise Karadeniz Tahıl Girişimi’ne aracılık etmiş ve uygulanmasını sağlamıştır. Bu önemli diplomatik başarı, küresel gıda güvenliği krizinin daha da derinleşmesini önlemeye katkı sağlamıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ve “Dünya beşten büyüktür” çağrısı doğrultusunda Türkiye, uluslararası sistemin reformunu diplomasisinin temel unsurlarından biri hâline getirerek; uluslararası hukukun, barışın ve hesap verebilirliğin daha adil, temsil gücü daha yüksek ve daha tutarlı bir şekilde tesis edildiği bir düzen çağrısında bulunmaktadır.
Türkiye’nin sürdürmeye devam ettiği rol şudur: Derinleşen krizler çağında sorumluluk üstlenen, adaleti savunan ve barış için hareket eden bir aktör olmak.
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geçmişte petrol için yapılan mücadele su için yapılacak…

SON DAKİKA! 'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasında ara karar! 18 sanık tahliye edildi

SON DAKİKA! ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ara karar! 18 sanık tahliye edildi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
İlginizi Çekebilir
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP’li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı. Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam etti.Mahkeme heyeti, avukatlarının beyanlarının dinlenmesinin ardından tutukluluk incelemesi için duruşmaya ara verdi.
18 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Verilen 1 saatlik aranın ardından önce tutuklu sanıklar salona alındı. Sanıkların yerlerine oturmasının ardından salona giren mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Mahkeme Başkanı kararın oy birliğiyle alındığını söyleyerek tutuklu sanıklardan, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Esra Huri Bulduk, Şehide Zahra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.
Ünlülere uyuşturucu soruşturması! Didem Soydan dahil 7 kişinin test sonucu belli oldu
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki”, 107’si tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 kişi “sanık” olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014’ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, “İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu”na ilişkin değerlendirme yapılıyor.
İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77’sinin Fatih Keleş’e, 35’inin Murat Ongun’a, 8’inin Ertan Yıldız’a, 7’sinin Hüseyin Gün’e, 6’sının Murat Gülibrahimoğlu’na ve 6’sının da Adem Soytekin’e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump’tan ‘Anlaşma zamanı geldi’ açıklaması

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden aldı
…

SON DAKİKA HABERİ: Doğum izni 24 haftaya çıkıyor, 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

SON DAKİKA HABERİ: Doğum izni 24 haftaya çıkıyor, 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildi.
Kanun teklifiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.
İlginizi Çekebilir
ANALIK İZNİ24 HAFTA OLUYOR
Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.
Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek.
Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
Ünlülere uyuşturucu soruşturması! Didem Soydan dahil 7 kişinin test sonucu belli oldu
KORUYUCU AİLELERİN İSTEĞE BAĞLI SİGORTA PRİM ÖDEMELERİ
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.
Kanun’a göre aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.
Sosyal Hizmetler Kanunu’na “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”, “İhtisaslaşma”, “Sosyal ve Ekonomik Destek”, “Koruyucu Aile”, “Merkezi İzleme Sistemi” tanımları ekleniyor.
Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişiklik yapılıyor.
Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.
Sporun Oscar gecesi! 72. AXA Sigorta Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu
ÇOCUKLARIN AİLESİ VEYA YAKINI YANINDA BAKIMI VE DESTEKLENMESİ
Kanun’a “Sosyal ve Ekonomik Destek” başlıklı hüküm ekleniyor. Buna göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözümlenmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.
Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler ise sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.
Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yönetmelikle belirlenecek.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin, yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde, devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.
İlgili hükümler uyarınca, kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami 6 ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilecek.
AK Parti tarafından verilen önergeyle teklifte değişikliğe gidildi. “Sorumlu müdür” ifadesi kapsamdan çıkarıldı. Buna göre, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında, “kurucu müdürün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olması” şeklinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması halinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu düzenleme kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilecek.
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump’tan ‘Anlaşma zamanı geldi’ açıklaması
DEVLET KORUMASI ALTINDA YETİŞEN GENÇLERİN İSTİHDAMINA YÖNELİK DÜZENLEME
Kanun teklifiyle, devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamı için aranan şartlar somut hale getiriliyor.
Buna göre, devlet koruması altında yetişen gençlerin hüküm kapsamında sağlanan istihdam hakkından yararlanması için “hakkında korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olması, korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olması, korunma, bakım tedbir kararı veya Kanun’un ilgili hükmünde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması, 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması, en az ortaöğretim mezunu olması, 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa başvuru yapmış olması ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olması” şartlarının tamamını taşınması gerekecek.
Düzenlemeyle, söz konusu şartlar kapsamında, hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri için izlenecek usul ve esaslar da belirleniyor.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler için ayrılacak ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilecek. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılacak. Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezi yerleştirme işlemleri, merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.
Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biri olacak. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu hüküm kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilecek.
TEM’de korkunç zincirleme kaza! 2 kişi hayatını kaybetti
Öğretmenlik alanları için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilecek. Milli Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanacak. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde resen yerleştirme yapılacak.
Hak sahipleri bu hüküm kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilecek. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na göre hazırlık eğitimine alınanlar bu hükümde verilen hakkı kullanmış sayılacak. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmeyecek.
Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümde belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve halen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek zaman içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu Kuruma bildirecek. Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumların da bu hüküm kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmeleri gerekecek. Ancak bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınacak.
Öğrenim durumlarına bakılmaksızın hüküm kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları halinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ödenmesi gereken ve belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süre ile Hazine tarafından karşılanacak.
Bu kapsamda sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanacak ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek. Bu kapsamdaki teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazine tarafından karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi gerekecek.
İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezi sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.
Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden aldı
MERKEZİ İZLEME SİSTEMİ’NE BAĞLI KAMERA SİSTEMLERİYLE ELDE EDİLEN VERİLER
Kanun’da yapılan değişiklikle, Anayasal ilkeler gözetilerek, yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak.
Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak.
Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek.
TEKLİFLE, SOSYAL HİZMETLER KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLİYOR
Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu düzenleme ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.
Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan istenebilecek.
Son dakika: Bedelli askerlik ücreti 417 bin TL oldu
Bakanlık, bu kapsamda veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dahil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilecek ve bunları arşivleyebilecek. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hale gelmesi ya da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde imha edilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.
Kanunda yapılan değişiklikle kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.
Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geçmişte petrol için yapılan mücadele su için yapılacak
GEÇİŞ HÜKÜMLERİ
Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan değişiklikler nedeniyle hak kaybı oluşmasının ve mağduriyet yaşanmasının önlenmesi için geçiş sürecine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre, isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta ile sosyal ekonomik destek bedelleri talep edilmeyecek.
Korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara ilgili düzenlemede 5 yıl olarak düzenlenen süre şartı, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için 2 yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için 3 yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için 4 yıl şeklinde uygulanacak.
Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 12 ay içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları halinde söz konusu istihdam hakkından yararlanabilecek. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri, hüküm değiştirilmeden önceki usul ve esaslara göre yapılacak.
Düzenlemenin “14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak” şartındaki sürenin hesabında hükmün yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmayacak.
Seyir halindeyken vuruldu, kurşunlardan kaçıp polise sığındı! O anlar kamerada
TOPLU TAŞIMA HİZMETİ VEREN İŞLETMECİLERE GELİR DESTEĞİ
Teklifle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar Katma Değer Vergisi’nden istisna tutulacak.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da yapılan değişikliğe gidiliyor. Buna göre, ilgili fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
İlgili hükümler kapsamında, belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak.
Yapılacak aylık gelir desteği ödemesini yıllık olarak belirlemeye, bu tutarı faaliyette bulunulan yere ve/veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracını taşıma kapasitesine göre farklılaştırmaya ve yapılacak ödemeye ilişkin diğer esas ve usuller Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
ÇOCUK KORUMA KANUNU’NDA DÜZENLEME
Teklifle, İş Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izinli olacak. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talep etmesi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya düşürülecek.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek.
Kadın işçiye, isteği halinde, 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek.
Kanunda yapılan değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak.
Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.
Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek.
Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmek zorunda olacak.
Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası verilecek. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın halen giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
Meteoroloji’den 29 il için peş peşe uyarı: İstanbul için kritik tarih verildi
ÜCRETLİ DOĞUM İZNİNE YÖNELİK DİĞER DÜZENLEMELER
Kanun teklifiyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak.
Kanunda yapılan diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.
Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma süresi, 2 hafta kalıncaya kadar şeklinde değiştirilecek.
SOSYAL MEDYAYA 15 YAŞ SINIRI
Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine göre, sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.
Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun”, “oyun dağıtıcı”, “oyun geliştirici”, “oyun sağlayıcı” ve “oyun platformu” tanımları hüküm altına alınıyor.
Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı hükümde düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.
Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.
Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.
NATO resti AB ülkelerini birbirine düşürdü! ‘Tek çıkış yol var’
Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.
Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.
Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Çağatay Ulusoy’u yıkan ölüm haberi! Rol arkadaşı Ramazan Tetik’e böyle veda etti
OYUN PLATFORMLARININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Teklife AK Parti tarafından verilen önergeyle, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler yapıldı.
Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.
Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.
Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.
Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına, ilişkin mekanizmaları içerecek.
BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.
Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.
İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Gümrükte kaçak düzeni ortaya çıktı! Ürünleri piyasaya süren 4 personel kameralara takıldı
ASKERİ PERSONELİN ÜCRETLİ DOĞUM İZNİ SÜRESİ
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadın personele sağlanan ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya, toplam ücretli doğum izni süresi 24 haftaya çıkarılıyor.
En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen askeri personele çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta süreyle izin verilecek. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan askeri personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
Teklifle, Darülaceze Nizamnamesi’nde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilecek.
Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilecek ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilecek.
ÖNERGEYLE TEKLİFTEN BİR MADDE ÇIKARILDI, BİR MADDE İHDAS EDİLDİ
AK Parti tarafından verilen önergeyle, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun dağıtıcıların risk değerlendirmesi yapmasıyla ilgili düzenleme teklif metninden çıkarıldı.
Teklife, “Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.” geçici maddesi ihdas edildi.
Rahatsız edici mesaj dönemi sona eriyor: Yeni tedbirler devrede!…

SON DAKİKA! Komisyonda kabul edildi! Doğum izni 24 haftaya çıkıyor, 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

SON DAKİKA! Komisyonda kabul edildi! Doğum izni 24 haftaya çıkıyor, 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildi.
Kanun teklifiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.
İlginizi Çekebilir
ANALIK İZNİ24 HAFTA OLUYOR
Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.
Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek.
Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
Ünlülere uyuşturucu soruşturması! Didem Soydan dahil 7 kişinin test sonucu belli oldu
KORUYUCU AİLELERİN İSTEĞE BAĞLI SİGORTA PRİM ÖDEMELERİ
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.
Kanun’a göre aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.
Sosyal Hizmetler Kanunu’na “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”, “İhtisaslaşma”, “Sosyal ve Ekonomik Destek”, “Koruyucu Aile”, “Merkezi İzleme Sistemi” tanımları ekleniyor.
Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişiklik yapılıyor.
Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.
Sporun Oscar gecesi! 72. AXA Sigorta Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu
ÇOCUKLARIN AİLESİ VEYA YAKINI YANINDA BAKIMI VE DESTEKLENMESİ
Kanun’a “Sosyal ve Ekonomik Destek” başlıklı hüküm ekleniyor. Buna göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözümlenmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.
Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler ise sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.
Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yönetmelikle belirlenecek.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin, yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde, devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.
İlgili hükümler uyarınca, kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami 6 ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilecek.
AK Parti tarafından verilen önergeyle teklifte değişikliğe gidildi. “Sorumlu müdür” ifadesi kapsamdan çıkarıldı. Buna göre, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında, “kurucu müdürün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olması” şeklinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması halinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu düzenleme kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilecek.
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump’tan ‘Anlaşma zamanı geldi’ açıklaması
DEVLET KORUMASI ALTINDA YETİŞEN GENÇLERİN İSTİHDAMINA YÖNELİK DÜZENLEME
Kanun teklifiyle, devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamı için aranan şartlar somut hale getiriliyor.
Buna göre, devlet koruması altında yetişen gençlerin hüküm kapsamında sağlanan istihdam hakkından yararlanması için “hakkında korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olması, korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olması, korunma, bakım tedbir kararı veya Kanun’un ilgili hükmünde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması, 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması, en az ortaöğretim mezunu olması, 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa başvuru yapmış olması ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olması” şartlarının tamamını taşınması gerekecek.
Düzenlemeyle, söz konusu şartlar kapsamında, hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri için izlenecek usul ve esaslar da belirleniyor.
Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler için ayrılacak ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilecek. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılacak. Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezi yerleştirme işlemleri, merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.
Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biri olacak. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu hüküm kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilecek.
TEM’de korkunç zincirleme kaza! 2 kişi hayatını kaybetti
Öğretmenlik alanları için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilecek. Milli Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanacak. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde resen yerleştirme yapılacak.
Hak sahipleri bu hüküm kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilecek. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na göre hazırlık eğitimine alınanlar bu hükümde verilen hakkı kullanmış sayılacak. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmeyecek.
Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümde belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve halen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek zaman içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu Kuruma bildirecek. Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumların da bu hüküm kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmeleri gerekecek. Ancak bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınacak.
Öğrenim durumlarına bakılmaksızın hüküm kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları halinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ödenmesi gereken ve belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süre ile Hazine tarafından karşılanacak.
Bu kapsamda sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanacak ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek. Bu kapsamdaki teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazine tarafından karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi gerekecek.
İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezi sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.
Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden aldı
MERKEZİ İZLEME SİSTEMİ’NE BAĞLI KAMERA SİSTEMLERİYLE ELDE EDİLEN VERİLER
Kanun’da yapılan değişiklikle, Anayasal ilkeler gözetilerek, yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak.
Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak.
Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek.
TEKLİFLE, SOSYAL HİZMETLER KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLİYOR
Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu düzenleme ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.
Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan istenebilecek.
Son dakika: Bedelli askerlik ücreti 417 bin TL oldu
Bakanlık, bu kapsamda veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dahil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilecek ve bunları arşivleyebilecek. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hale gelmesi ya da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde imha edilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak.
Kanunda yapılan değişiklikle kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.
Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geçmişte petrol için yapılan mücadele su için yapılacak
GEÇİŞ HÜKÜMLERİ
Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan değişiklikler nedeniyle hak kaybı oluşmasının ve mağduriyet yaşanmasının önlenmesi için geçiş sürecine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre, isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta ile sosyal ekonomik destek bedelleri talep edilmeyecek.
Korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara ilgili düzenlemede 5 yıl olarak düzenlenen süre şartı, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için 2 yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için 3 yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için 4 yıl şeklinde uygulanacak.
Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 12 ay içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları halinde söz konusu istihdam hakkından yararlanabilecek. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri, hüküm değiştirilmeden önceki usul ve esaslara göre yapılacak.
Düzenlemenin “14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak” şartındaki sürenin hesabında hükmün yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmayacak.
Seyir halindeyken vuruldu, kurşunlardan kaçıp polise sığındı! O anlar kamerada
TOPLU TAŞIMA HİZMETİ VEREN İŞLETMECİLERE GELİR DESTEĞİ
Teklifle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar Katma Değer Vergisi’nden istisna tutulacak.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da yapılan değişikliğe gidiliyor. Buna göre, ilgili fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
İlgili hükümler kapsamında, belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak.
Yapılacak aylık gelir desteği ödemesini yıllık olarak belirlemeye, bu tutarı faaliyette bulunulan yere ve/veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracını taşıma kapasitesine göre farklılaştırmaya ve yapılacak ödemeye ilişkin diğer esas ve usuller Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
ÇOCUK KORUMA KANUNU’NDA DÜZENLEME
Teklifle, İş Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izinli olacak. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talep etmesi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya düşürülecek.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek.
Kadın işçiye, isteği halinde, 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek.
Kanunda yapılan değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak.
Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.
Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek.
Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmek zorunda olacak.
Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası verilecek. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın halen giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
Meteoroloji’den 29 il için peş peşe uyarı: İstanbul için kritik tarih verildi
ÜCRETLİ DOĞUM İZNİNE YÖNELİK DİĞER DÜZENLEMELER
Kanun teklifiyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak.
Kanunda yapılan diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.
Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma süresi, 2 hafta kalıncaya kadar şeklinde değiştirilecek.
SOSYAL MEDYAYA 15 YAŞ SINIRI
Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine göre, sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.
Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun”, “oyun dağıtıcı”, “oyun geliştirici”, “oyun sağlayıcı” ve “oyun platformu” tanımları hüküm altına alınıyor.
Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı hükümde düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.
Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.
Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.
NATO resti AB ülkelerini birbirine düşürdü! ‘Tek çıkış yol var’
Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.
Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.
Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Çağatay Ulusoy’u yıkan ölüm haberi! Rol arkadaşı Ramazan Tetik’e böyle veda etti
OYUN PLATFORMLARININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Teklife AK Parti tarafından verilen önergeyle, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler yapıldı.
Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.
Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.
Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.
Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına, ilişkin mekanizmaları içerecek.
BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.
Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.
İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Gümrükte kaçak düzeni ortaya çıktı! Ürünleri piyasaya süren 4 personel kameralara takıldı
ASKERİ PERSONELİN ÜCRETLİ DOĞUM İZNİ SÜRESİ
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadın personele sağlanan ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya, toplam ücretli doğum izni süresi 24 haftaya çıkarılıyor.
En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen askeri personele çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta süreyle izin verilecek. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan askeri personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
Teklifle, Darülaceze Nizamnamesi’nde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilecek.
Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilecek ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilecek.
ÖNERGEYLE TEKLİFTEN BİR MADDE ÇIKARILDI, BİR MADDE İHDAS EDİLDİ
AK Parti tarafından verilen önergeyle, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun dağıtıcıların risk değerlendirmesi yapmasıyla ilgili düzenleme teklif metninden çıkarıldı.
Teklife, “Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.” geçici maddesi ihdas edildi.
Rahatsız edici mesaj dönemi sona eriyor: Yeni tedbirler devrede!…

Adalet Bakanı Gürlek, ASKON heyetini kabul etti! '12

Adalet Bakanı Gürlek, ASKON heyetini kabul etti! ’12. Yargı Paketi’nde adımlar atacağız’

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “İş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları uzun sürüyor. Sistemdeki sorunların çözümü için 12. Yargı Paketi’nde adımlar atacağız.” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Bakan Gürlek, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Bakanlıktaki kabulde yaptığı konuşmada ASKON heyetini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten Gürlek, 12. Yargı Paketi’nde iş dünyasını ilgilendiren düzenlemelerin de yer alacağını dile getirdi.
Yatırım yaparak ve istihdam oluşturarak devlete katkı sunan iş dünyası için hukuki güven ortamını daha da artırmak istediklerini vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:
“Yatırım yapan ve istihdam oluşturarak devlete ve bölgelerine katkı sunan firmalara biz de hukuki anlamda elimizden geldiğince yardımcı olacağız. İş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları uzun sürüyor. Sistemdeki sorunların çözümü için 12. Yargı Paketi’nde adımlar atacağız. Amacımız, hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk güvenliğiyle birlikte de yatırımcıların bölgede yatırım yapması, istihdam sağlaması.”
Bölgedeki çatışmalar nedeniyle yaşanan krizlerin Türkiye için fırsata çevrilebileceğine dikkati çeken Bakan Gürlek, “Yatırımcı, Türkiye’ye gelip yatırım yapmak istiyor ama kafasında elbette sorunlar var. Hukuki güvenlik konusunda elimizden geldiğince yardımcı olacağız. Yatırımcı geldiği zaman aklında ‘Ben ileride şu davayla karşılaşabilir miyim? Şu davayı açsam şu ticaret mahkemesinde daha uzun sürer mi?’ soruları olmamalı. Bu konularda özellikle sahadan da bilgi alıyoruz. Tahkimle ilgili de düzenlemelerimiz var.” ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, Nevşehir’de temaslarda bulundu, iş insanlarını kabul etti…