BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.884,00 0,31%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
14 °

Son Yazılarım

Gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yeni gelişme

Gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yeni gelişme

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, ‘Rüşvet’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma’ suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 31 Mart sabahı şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Bursa merkezli 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve kardeşlerinin da aralarında olduğu 57 kişi gözaltına alındı. Firari 2 iş insanının da arandığı bildirildi. Gözaltındaki 57 şüpheli için ek gözaltı süresi alınırken, ifade alma işlemlerinin tamamlanması halinde yarın adliyeye sevk edilecekleri bildirildi.
İlginizi Çekebilir
15 MİLYAR LİRALIK HAKSIZ KAZANÇ
Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey, Turgay Erdem ve bir kısım belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıkları iddia edilirken, soruşturmaya konu haksız kazancın 15 milyar 951 bin 309 TL olduğu kaydedildi.
7 ŞİRKETE KAYYIM ATANDI
Şüphelilere ait 51 ikamet, 23 şirket/iş yeri, 1 vakıf adresi, 36 araç, 213 gayrimenkul tespit edildi. Şüphelilerin kullanımında olan araçlarda da arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ailesine ait olduğu belirtilen 7 şirkette ise MASAK tarafından inceleme yapıldı. İncelemenin ardından TMSF tarafından bu şirketlere kayyım atandı.
Öte yandan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’inde aralarında bulunduğu 57 şüphelinin ifade işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump alay etti, Macron lafını esirgemedi: ‘Cevap vermeye bile değmez’
SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİ
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gözaltına alınmasının ardından sabah karşı Bursa Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Gözaltındaki 57 şüphelinin yarın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor….

Son dakika..

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geçmişte petrol için yapılan mücadele su için yapılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Tesisin Toplu Açılış Töreni”ne katıldı. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, 54’ü baraj ve gölet, 109’u sulama tesisi, 18’i içme suyu tesisi, 11’i arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri, 371’i taşkın kontrol tesisi olmak üzere 563 yeni tesisin ülke, millet ve şehirler için hayırlara vesile olmasını diledi.
İlginizi Çekebilir
Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, bir milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açacaklarını söyleyen Erdoğan, “Aynı şekilde yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlıyor ve içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp arıtıyoruz. Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskun mahal ve 52 bin 400 dekar araziyi de taşkının yol açtığı zararlardan koruyacağız.” ifadelerini kullandı.
Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme faaliyetleri kapsamında 2 milyon 20 bin dekar alanın tescilini yaptıklarını belirten Erdoğan, “Tamamladığımız bu tesisler, günümüz rakamlarıyla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak.” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, yüklenici firmalar ve proje aşamasından inşaat sürecine açılışı gerçekleşecek 563 tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şunu ifade etmek isterim, hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan, alimlerimizin, ariflerimizin, gönül erlerimizin, ilim ve hikmet pınarlarıyla çağlayan bu topraklar, her veçhesiyle bir su medeniyetidir. Burası bin yıl önce dergahlarını su kıyılarına kurarak, kalplere ve zihinlere iyilik tohumları eken Diyar-ı Rum’u adım adım medeniyet bahçesine dönüştüren erenlerin yurdudur. İnancına dört elle sarılan ve ‘Su gibi aziz ol’ diye dua eden bu milletin ruh köklerinde su, temizliğin, saflığın, güzellik ve bereketin simgesidir.
‘Hangi sadakanın verilmesi daha çok hoşunuza gider’ diye sorulunca ‘Su’ cevabını veren Peygamber Efendimiz, suya erişmekte zorlananlara su temin etmenin, onlara bir hayat bağışlamak anlamına geldiğini belirtmiş, güzel ve tatlı suyu insanlara takdim etmenin Allah katında mükafatla karşılık bulacağını müjdelemiştir. Bizler, öyle bir su medeniyetinin mensuplarıyız ki ecdadımız, Allah’ın rızasından başka hiçbir çıkar gözetmemek anlamına gelen ‘Fi sebilillah’ kavramını kısaltıp, çeşmelerine ‘sebil’ ismini vermiştir. Kuşların bile unutulmadığı bu sebiller, bizim nice zamanlar ruhumuzun yüksek seciyemizin, şefkat ve merhametimizin ete, kemiğe büründüğü eserlerdir.”
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump alay etti, Macron lafını esirgemedi: ‘Cevap vermeye bile değmez’
“SU, İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ TEMEL BİR KAYNAK OLMANIN ÇOK ÇOK ÖTESİNE GEÇMİŞTİR”
Şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek’in suyun mana ve mahiyetini, “Su duadır, yakarış, ayna, berraklık, saffet; Onu madeni gökte altınlar gibi sarf et.” sözleriyle mısralara döktüğünü aktaran Erdoğan, “Su vakıflarını, su sebillerini, bir sadaka-i cariye olarak gören ecdat, hastalarını bile su sesiyle tedavi etmiştir. Çeşmeleriyle, hayratlarıyla, şadırvanlarıyla ve su yollarıyla atalarımız, adeta sıfırdan bir ümran inşa etmiştir.” dedi.
Su saatleri, su terazileri ve su kemerlerinin birer sanat ve mühendislik şaheseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bilhassa medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir. Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın, en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda, bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor.
Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor; bakınız dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5’i tatlı sulardan oluşuyor. 1960’da 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşı aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi, Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050’de yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi, en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece geçen sene 2 bin 334 orman yangınına müdahale ettiklerini, bu yangınlarda 81 bin hektar ormanlık alanın etkilendiğini söyledi.

Yangınlara karşı hazırlıkları en hızlı şekilde yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2 bin 766 ilk müdahale aracımız, 1953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz.” diye konuştu.
“GÜRÜL GÜRÜL AKAN SUYU BİLE İSRAF ETMEDEN KULLANMALIYIZ”
Erdoğan, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda olduğunu söyledi.
Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye’de bu rakamın yıllık 574 milimetre olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz.”
SIFIR ATIK HAREKETİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen Sıfır Atık Hareketi’nin 9 seneyi geride bıraktığını dile getirdi.
Sıfır Atık Hareketi’yle 90 milyon ton atığı geri kazandıklarını, ülke ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptıklarını anlatan Erdoğan, geri kazanım oranını 2035’te yüzde 60, 2053’te yüzde 70 seviyesine yükselteceklerini aktardı.
“378 İÇME SUYU VE ATIK SU TESİSİNİ HİZMETE SUNDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı ve cansız tüm varlıkları eskilerin tabiriyle “cümle tekevvünatı” Allah’ın emaneti olarak gördüklerini vurguladı.
Bu emaneti en güzel şekilde daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak için son 23 yılda özellikle su yatırımlarını zirveye çıkardıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:
“Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002’den bugüne 805 baraj, 522 gölet ve bent, 1890 sulama tesisi, 365 toplulaştırma projesi, 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6 bin 234 taşkın kontrol tesisini, 637 hidroelektrik santralini, 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 700 milyar lira değerinde olan 10 bin 984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 20 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilovatsaat enerji üretim kapasitesine ulaştık.”
“TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYANLARDAN OLDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’ya yağışların bereketiyle girdiklerini, barajların dolduğunu, su kaynaklarının yenilendiğini söyledi.
Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerin bu yıl yüzünün güldüğünü dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“İnşallah, umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemle ifade etmek isterim; İster tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise Hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkum eden, beceriksiz zihniyetle biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz bahane bulanlardan değil, bir yolunu bulup iş yapanlardan, taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazlarından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz.”
TÖRENDEN NOTLAR
Törene, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti genel başkan yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Hayati Yazıcı, eski Tarım ve Orman bakanları Mehdi Eker, Veysel Eroğlu ve Bekir Pakdemirli de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, dolgu hacmi açısından Türkiye’nin en büyük 10’uncu ve ülke ekonomisine yılda 14 milyar lira katkıda bulunacak olan Adıyaman Çetintepe Barajı ile Hatay Karasu Regülatörü ve Derivasyon Kanalı ile Muğla Girme Barajı’nın açılışı canlı bağlantılarla gerçekleştirildi.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcı Ahmet İshak Demir’in yaptığı duanın ardından 563 tesisin açılışı yapıldı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 18 Nisan 1850’de Kudüs’te yaşanan su sıkıntısının çözümünün ardından Kudüs’te sakin ulema, muhaddis, meclis azaları, seyyidler, ileri gelenler ve bütün halk tarafından Osmanlı Padişahı Abdülmecid’e takdim edilen teşekkür mektubunun replikasını takdim etti.
A Milli Takım’ın Dünya Kupası fikstüründe değişiklik! Paraguay maçının saatinde güncelleme…

Hulusi Akar'dan 'GKRY'nin silahlandırılması'na ilişkin açıklama

Hulusi Akar’dan ‘GKRY’nin silahlandırılması’na ilişkin açıklama

Akar, Meclis’te, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile görüştü. Görüşmeye, Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem de katıldı.
Görüşmede Akar, Kıbrıs’ın, Türkiye’nin milli meselesi olduğunu hatırlatarak, Kıbrıs’ı her alanda desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini dile getiren Akar, “Güney Kıbrıs Rum yönetiminin aldığı bazı kararların hiç de doğru olmadığını görüyoruz. Herhangi bir şekilde diğer ülkelerin orada üs kurmaları, oraya yerleşmeleri sadece kendilerinin değil bütün adanın güvenliğini çok ciddi şekilde riske etmekte.” diye konuştu.
ABD-İsrail-İran savaşının 34. gününde ‘tokat’ tartışması! Trump alay etti, Macron lafını esirgemedi: ‘Cevap vermeye bile değmez’
Barışçıl yol ve yöntemlerle KKTC’lilerin haklarının korunmasını isteyen Akar, KKTC’lilerin orada herhangi bir azınlık ya da herhangi bir topluluk değil, Ada’nın gerçek sahipleri olduğunu vurguladı.
EOKA’nın bir terör örgütü olduğunu belirten Akar, “bazılarının” bunu bilmediğini ya da görmediğini kaydetti.
Barış ve huzurun devam etmesini isteyen Akar, iyi komşuluk ilişkileri içinde, uluslararası hukuk çerçevesinde Türkiye’nin oradaki varlığını sürdüreceğini bildirdi.
Birtakım sloganlarla, duygusal açıklamalarla huzurun bozulmaması gerektiğini vurgulayan Akar, “25 Mart’ta yapılan konuşmaları da şiddetle kınıyoruz. Atina’daki yürüyüş sırasındaki lafları, sözleri onların hepsini kendilerine iade ediyoruz. Böyle bir şey söz konusu değil. Türkiye gerçekten vakurdur, Türk askeri vakurdur, Türk siyasileri vakurdur. Biz hiçbir şekilde böyle seviyesiz tartışmalara, seviyesiz suçlamalara girmedik, girmeyiz. Fakat bunların da bu şekilde yapmalarıyla bir yerlere varamayacaklarını bilmeleri lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geçmişte petrol için yapılan mücadele su için yapılacak
Hulusi Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz diyoruz ki egemen eşit iki devlet. Artık geldiğimiz noktada bunu görmemiz lazım. Egemenlik ve eşitlik meselesi çok çok önemli ve eşit uluslararası statüden bahsediyoruz. Bunun mutlaka gerçekleşmesi lazım. Oradaki yaşayan kardeşlerimizin hakkı ve hukuku. Yani uluslararası hukukun gereği bu. Maalesef bazı Avrupalı müttefiklerimiz bu konuda son derece bencil, son derece yanlı, son derece taraflı tutum içindeler. Gerçekleri görmemekte, bu izolasyonun bitirilmesi konusunda hiçbir gayret göstermemekte ve oradaki insanları, gerçekten uluslararası hukuka uyan Türk tarafını bir anlamda cezalandırmaktadırlar.”
“GÜVENLİK TEHDİDİ ALTINDA YAŞANAN BİR ADAYI TERCİH ETMİYORUZ”
KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Korukoğlu da terör örgütü EOKA’yı öven açıklamaların GKRY’nin zihniyetinin değişmediğinin göstergesi olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin desteğinin önemini anlatan Korukoğlu, GKRY’nin farklı ülkelerle ve aktörlerle yaptığı askeri anlaşmaların Ada’yı “hedef haline” getirdiğine işaret etti.
Rum yönetiminin, adayı Orta Doğu’da sorunun bir parçası haline getirdiğini aktaran Korukoğlu, “Biz böyle bir adayı tercih etmiyoruz. Böyle güvenlik tehdidi altında yaşanan bir adayı tercih etmiyoruz. Güney Kıbrıs Rum yönetiminin, silahlanma ve kurduğu askeri ittifaklardan ve de Güney Kıbrıs Rum yönetiminin askeri lojistik üs haline getirilmesinden bir an önce vazgeçmesini temenni ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Görüşmede, bir basın mensubunun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin aşırı silahlandırılmasına yönelik sorusu üzerine Akar, “Risk alıyorlar. Savunma için çok, taarruz için az.” yanıtını verdi….

Kadıköy'de genç kadını kolonya döküp yakan Sibel Arya Geriş nedenini anlattı

Kadıköy’de genç kadını kolonya döküp yakan Sibel Arya Geriş nedenini anlattı

Caferağa Mahallesi’ndeki bir eğlence mekanının önünde 1 Kasım 2025’te meydana gelen olayda Gözde Yılmaz arkadaşlarıyla birlikte dışarıda oturduğu sırada cep telefonuyla görüşme yaptı. Görüşmenin ardından Yılmaz’ın yanına gelen Sibel Arya Geriş isimli şüpheli elindeki kolonyayı Yılmaz’ın üstüne dökerek çakmakla ateşe verdi. Saldırının ardından şüpheli Sibel Arya Geriş, olay yerinden kaçtı. Bir anda alevler içinde kalan Gözde Yılmaz’a arkadaşları ve çevredeki kişiler müdahale etti.
İhbar üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde saldırıda vücudunda ikinci ve üçüncü derece yanıklar oluştuğu belirlenen Yılmaz ambulansla Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından 1 Kasım’da tutuklanan Sibel Arya Geriş, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 22’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Sibel Arya Giriş, olayda yüzü yanan Gözde Yılmaz ve taraf avukatları katılırken tanık Doğukan Nal SEGBİS ile bağlandı.
Serdar Arslan cinayetinde kardeşler birbirini suçladı! İşte verilen ceza…

‘ÜZERİME BİR SIVI DÖKÜP YAKTI’
Olayda yüzü yanan Gözde Yılmaz, “Ben iş yerindeyim, bununla ilgili kamera kayıtları var. Sevgilim ile yaşıyorum. Ben, uzun süredir Doğukan ile beraber değildim. Gece 11 gibi stüdyoyu kapattım. Alkol almak için eğlence mekanına geçtik. Oraya gelip, ‘Doğukan ile berabersin misin?’ dedi. Üzerime bir sıvı döküp yaktı” ifadelerini kullandı.
‘ARADIĞINDA GÖZDE İLE OLDUĞUMU SÖYLEDİM, GÖZDEYİ SEVMEDİĞİNİ BİLİYORDUM’
SEGBİS ile katılan tanık Doğukan Nal ise, “Gözde çocukluk arkadaşım, Sibel, kız arkadaşım. Önceden uyuşturucu madde kullanıyordum şuan kullanmıyorum. Gözde ile de uyuşturucu kullanıyordum. O gün kız arkadaşımla kavga ettik. Alkollü olduğu için görüşmek istemedim. Aradığında Gözde ile olduğumu söyledim. Gözde’yi sevmediğini biliyordum. Başka bir yere uyuşturucu kullanmaya gitmiştim” dedi. Tanık beyanına karşı Gözde Yılmaz ‘Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum’ dedi.
Bitlis’te her yerde aranan 5 yaşındaki Rabia Ilgaz’dan sevindiren haber
‘ORAYA GİDİNCE SAÇLARINI YAKMA İSTEĞİM OLDU’
Alıntı Metni
DURUŞMA ERTELENDİ
Mahkeme, müştekinin yanık kapsamında gördüğü tedavilere ilişkin tedavi gördüğü hastaneden rapor ve evrakların hazırlanması, müştekinin vücudunda meydana gelen yaralanmanın duyu ve organ zayıflığına, yüzüne gelen yaralanmanın da sabit ize sebebiyet verip vermeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına, olay anına ilişkin videonun çözümü için bilirkişiye gönderilmesine, olay anında sanığın elinde bulunan plastik şişenin vasfının tespit edilmesi ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 14 Temmuz’a erteledi….

Bitlis'te her yerde aranan 4 yaşındaki Rabia Ilgaz'dan sevindiren haber

Bitlis’te her yerde aranan 4 yaşındaki Rabia Ilgaz’dan sevindiren haber

Bitlis’in Hizan ilçesinde dün kaybolan 4 yaşındaki Rabia Ilgaz, ekiplerin ve köylülerin çalışması sonucu bulundu. Sağırkaya köyünde dün kaybolan Ilgaz’ın bulunması için geniş çaplı arama çalışması yürütüldü. Bölgeye sevk edilen jandarma, AFAD, UMKE, Hizan Arama Kurtarma Derneği üyeleri, komandolar ve güvenlik korucuları ile köylüler, bölgenin her yerinde arama yaptı.
İlginizi Çekebilir
5 KİLOMETRE UZAKTA BULUNDU
Ekiplerin, tüm teknolojik imkanları ve iz arama köpeklerini kullanarak yaptıkları arama sonucu, kız çocuğu evinden yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta arazide bulundu.HASTANEYE SEVK EDİLDİ
Görevlilerce alınarak evine götürülen Ilgaz, daha sonra kontrollerinin yapılması için ambulansla Hizan Devlet Hastanesine sevk edildi.

VALİ’DEN AÇIKLAMA
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, kız çocuğunun sağ bulunmasının sevincini yaşadıklarını söyledi. Çocuğun evinden yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta görevliler tarafından bulunduğunu belirten Karakaya, “Evinin önünde oynadığı sırada uzaklaşarak kaybolmuş. Çok şükür sağlıklı şekilde bulundu. Sağlığı da iyi. Ekiplerimiz gerekli kontrolleri yapıyor. Konunun incelenmesi sürüyor.” dedi.

İstanbul’da 8 büyüklüğünde deprem mümkün mü? Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama: 3 tane Marmara lazım
Yer: Sultangazi… Yeni aldığı otomobili ekspertize götürünce şaşkına döndü! ‘Akrabanıza bile güvenmeyin’…

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Meteoroloji'den hava durumu uyarısı! İstanbul için tarih verildi...

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Meteoroloji’den hava durumu uyarısı! İstanbul için tarih verildi…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin çok bulutlu ve aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Akdeniz, Batı Karadeniz (Sinop hariç), Sakarya, Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri, Şanlıurfa’nın batı ilçeleri ile gece saatlerinde itibaren İzmir ve Aydın kıyıları ile Muğla çevrelerinde yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor. Rüzgarın; Marmara’nın Kuzeyli, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Orta Karadeniz’de güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Kıyı Ege’de yer yer fırtına (60- 80 km / saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Batı Akdeniz’in batı kıyıları ile Ege kıyılarında toz taşınımı tahmin ediliyor. Batı Akdeniz’in batı kıyıları ile Ege kıyılarında toz taşınımı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.
HAVA SICAKLIĞI: Hava sıcaklığının doğu kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.
RÜZGAR: Genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın kuzeyli, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Orta Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/saat), Kıyı Ege’de yer yer fırtına (60- 80 km / saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
Gümrükte kaçak düzeni ortaya çıktı! Ürünleri piyasaya süren 4 personel kameralara takıldı

UYARILAR
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Akdeniz, Batı Karadeniz (Sinop hariç), Sakarya, Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri, Şanlıurfa’nın batı ilçeleri ile gece saatlerinde itibaren İzmir ve Aydın kıyıları ile Muğla çevrelerinde yerel olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ile çamur şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
ÇIĞ TEHLİKESİ UYARISI: Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara’nın Kuzeyli, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Orta Karadeniz’de güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat), Kıyı Ege’de yer yer fırtına (60- 80 km / saat) şeklinde esmesi beklendiğinden dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

29 KENT İÇİN UYARI
Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ankara, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Gaziantep, Giresun, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Kahramanmaraş, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Sivas, Tokat, Trabzon, Şanlıurfa, Uşak, Yozgat, Aksaray, Karaman, Kilis, Osmaniye
Yarın ise “Adana, Adıyaman, Aydın, Balıkesir, İzmir, Kahramanmaraş, Muğla” için alarm verildi.
İBB’nin ‘yolsuzluk’ davasında ara karar günü
İSTANBUL, PAZAR GÜNÜNE KADAR ÇÖL TOZUNUN ETKİSİNDE KALACAK
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, Afrika üzerinden taşınan çöl tozunun İstanbul’da etkili olduğunu, sistemin pazar günü Marmara Bölgesi’ni terk edeceğini belirtti.
Toros, Sahra Çölü üzerinden taşınan toz bulutlarının Türkiye’ye ulaştığını söyledi.
Orta Akdeniz üzerindeki alçak basınç sistemiyle Sahra’dan taşınan çöl tozunun İstanbul’da da etkisini gösterdiğini bildiren Toros, “Afrika üzerinden, Sahra kaynaklı toz taşınımı dün akşam İstanbul’a ulaştı. Yağışla birlikte çöl tozu bugün İstanbul’u etkiliyor. Yarın ve ertesi gün etkisini azaltacak. Pazar günü itibarıyla sistem Marmara Bölgesi’ni terk edecek. Çöl tozu pazar günü Türkiye’nin güneyine doğru yönelecek.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Toros, çöl tozunun havada asılı kalan ince toz parçacıklarından oluştuğunu, bu durumun hava kalitesini de olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.
Bitlis’te her yerde aranan 5 yaşındaki Rabia Ilgaz’dan sevindiren haber
Çöl tozunun doğal bir meteorolojik olay olduğunu, bu tür taşınımların ilkbahar aylarında sıkça görüldüğünü belirten Toros, toz taşınımı olduğu günlerde zaman zaman gökyüzünde puslu bir görüntü oluşabileceğini anlattı.
Toros, yağışla birlikte yaşanan toz taşınımının “çamur yağışı” olarak bilinen durumu da oluşturabileceğini kaydetti.

…

Serdar Arslan cinayetinde kardeşler birbirini suçladı! İşte verilen ceza...

Serdar Arslan cinayetinde kardeşler birbirini suçladı! İşte verilen ceza…

Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30) ile Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış, Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı.
Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı.
Bitlis’te her yerde aranan 5 yaşındaki Rabia Ilgaz’dan sevindiren haber
MÜTALAA TEKRAR EDİLDİ
Olayla ilgili davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı önceki celse verdiği mütalaayı tekrar ettiğini söyledi. Mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayri resmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö.’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi.

Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, “Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu” iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı.
Gümrükte kaçak düzeni ortaya çıktı! Ürünleri piyasaya süren 4 personel kameralara takıldı
Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine “Ailene ben bakarım” vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı. Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, “Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor” şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi.
DELİLLERİ KARARTMAK İÇİN PARKELERİ DEĞİŞTİRDİLER
Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi.
“PİŞMANIM, KEŞKE OLAY YAŞANMASAYDI”
Karar öncesi son sözü sorulan sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, “Önceki ifadelerimi tekrar ediyorum. Pişmanım, keşke olay yaşanmasaydı. Maktulün ailesinden özür diliyorum” diye konuştu.
“MAHSUN HIRSIZLIK YAPAR, HER SUÇU İŞLER. ONDAN HER ŞEY BEKLENİR”
Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, “Mütalaayı kabul etmiyorum. Mahsun’un anlattığı her şey yalan. Beni de işin içine kattı. Ben Serdar’dan kurtulmak istesem zaten bir sürü dosyası var, veririm polise kurtulurum. Sadece olayı sakladım, eylemde yer almadım. Mahsun hırsızlık yapar, her suçu işler. Ondan her şey beklenir. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” şeklinde konuştu.
Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, durumu kolluk kuvvetlerine bildirmediği için pişman olduğunu söyledi.
KARAR AÇIKLANDI
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, cinayete iştirak ettikleri gerekçesiyle sanıklar Habil Ö. ve Sevban T.’yi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanık Mahsun Ö.’ye ise takdiri indirim uygulayarak müebbet hapis cezası verdi.Ayrıca ‘ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan Habil Ö. 2 yıl, Mahsun Ö. ise 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edildi….