BIST 100
12.118,29 -1,08%
DOLAR
49,3914 0,02%
EURO
54,9505 -0,69%
GRAM ALTIN
6.475,38 -1,99%
BITCOIN
81.632,00 -2,05%
FAİZ
39,70 0,30%
GÜMÜŞ GRAM
88,40 -5,94%
GBP/TRY
64,9835 -0,79%
EUR/USD
1,1116 -0,74%
BRENT PETROL
104,78 -1,49%
ÇEYREK ALTIN
10.586,51 -2,00%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
17 °

HABER

Kahramanmaraş'ta okul saldırısı! Saldırganın son sözleri ortaya çıktı: 'Affet beni'

Kahramanmaraş’ta okul saldırısı! Saldırganın son sözleri ortaya çıktı: ‘Affet beni’

HABER MERKEZİ- Türkiye Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki lisede yaşanan silahlı saldırının şokunu atlatamadan, dün Kahramanmaraş’ta bir ortaokuldaki katliam ile sarsıldı. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, beş silah, yedi şarjörle geldiği okulda iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda dokuz kişi öldü, 20 kişi yaralandı.
‘C31K’ hakkında ne biliyoruz? 100 bin üyeli ‘dijital cehennem’
Katliamın büyümesi okul çalışanlarının müdahalesiyle önlenirken, saldırganın etkisiz hale getirildiği anlarda ‘Affet beni’ diye bağırdığı öğrenildi.
SALDIRGANIN SON SÖZLERİ
Kahramanmaraş’ta okula silahlı saldırı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin nasıl etkisiz hale getirildiği ortaya çıktı. Saldırgan, aynı okulda iki çocuğu okuyan ve başka bir kurumda aşçılık yapan veli Necmettin Bekçi tarafından durduruldu.

Necmettin Bekçi
Okul saldırısında katliamın büyümesini önleyen veli, yaşananları CNN Türk’te anlattı. Açıklamaları şöyle;
“O anda belki daha birçok şey yaşandı orada. Ben sadece aklıma gelenleri size söylüyorum. Çok farklı bir mücadele oldu orada. Çok farklı bir çırpınış oldu. Bağırmaktan sesimiz kısıldı.
Benim kadar, oranın kantincisi Ümit abim var. O da benim kadar kahramandır. Diğer öğretmenlerimiz de bunu kahramanlık olsun, reklam olsun diye kesinlikle, yani aklımıza bile getirmedi.Onun için şehit öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gerçekten anneliği güçlü bir şekilde orada, yani çocukların üzerine kapanmış.
Yani ben onu canlı gözlerle gördüm. Belki insanlar fotoğraftan görmüştür veya bir yerden duymuştur. Ben onları direkt sınıfta canlı gördüm.
“‘AFFET BENİ’ DİYE BAĞIRIYORDU”
Biz orada saldırganın orada öğrenci olduğunu sonradan öğrendik. Şöyle baktığımız zaman iri yarı bir adam, yerde yatıyor. Uzun saçlı, kıvırcık saçlı. Yüzünün sol tarafını görebiliyorum ben, ağzı üstü böyle yattığı için. Yani yüzünü tam net göremiyorum ama 30 yaş üstü dedim ben, öyle tahmin ettim. Hatta tam konuşamıyordu böyle. Hani ne dediğini de pek çözemiyoruz.
En son böyle işte polis arkadaşlar geldiğinde “Affet beni, affet beni” dediğini duydum ben. O şekilde bağırıyordu.Yani sadece polis arkadaşlar geldiğindeki konuşmasını hatırlıyorum. “Affet beni” diye bağırıyordu. O arada polis arkadaşlara teslim ettik. Güvenlik güçlerimiz gelince zaten bütün sivil vatandaşları, velileri, bizleri de dâhil olmak üzere herkesi dışarı çıkardılar. ‘Affet beni’ diye bağırıyordu polisleri görünce.”
Kahramanmaraş’taki saldırıda acılı anneden yürek yakan teselli: Ablan arkadaşlarıyla cennete gitmiş, oğlum…

İmamoğlu'nun korumasından 'kamera bantlama' savunması

İmamoğlu’nun korumasından ‘kamera bantlama’ savunması

Davanın 23’üncü duruşmasında otelde kameraları bantladığı görüntülerle gündeme gelen İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen savunma yaptı.
‘HAYATIM SIRADAN VE BASİTTİR’
Otelde kameraları bantladığı görüntülerle gündeme gelen İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen de duruşmada savunma yaptı. Türkmen savunmasında, “Henüz gözaltına alınmadan hakkımda gizlilik kararı verilen bir dosyadaki kamera görüntülerinin basın organlarına servis edilerek günlerce ve hala görüntülerinin manşetlerden inmediği koruma görevlisiyim. Hakkımda yürütülen algı çalışmaları nedeniyle bu dosyanın en tanınmış simalarından birisi haline getirildim. İddianamede yazılanlar ve medyaya servis edilenlerin aksine, benim hayatım sıradan ve basittir. Çok çalışırım, işimi layığıyla yaparım. 2 yaşındaki kızımı, meleğimi büyürken izleyemedim. Yanında olamamak, gözü arkada kalmak nasıl birşey bilmezsiniz. 11 yaşındaki oğlumu, Ediz’imi okula götürürken yanında olamadım. Sazından çaldığı ilk türküyü dinleyemedim ve kendim eşlik edemedim. Görüş kabininde bana bağlanmasınlar diye onları hep bir mesafede durdurdum ki giderken ‘Baba sen de gel’ diyemesinler diye; bu çok ağır birşey. Hakkımda verilen henüz bir karar olmamasına rağmen, lekelenme hakkım ve masumiyet karinem, soruşturmanın gizliliği ihlal edilip görüntülerim medyada günlerce ve aylarca boy boy servis edildi. 11 yaşındaki oğlum, okulda arkadaşlarının akran zorbalığına uğrayarak ‘Senin baban bu mu’ diyerek sürekli eleştiri altında kalmıştır. Oğluma ve çocuklarıma yapılanlar reva mıdır diye kendime çok sordum ama sorunun cevabını bulamadım. Bu davanın sonucu ne olmuş olursa olsun, oğluma söylenen bu sözler, bana verilecek cezadan daha ağır olacaktır” şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş’ta okulda katliam yapan İsa Aras Mersinli nasıl etkisiz hale getirildi? ‘Bıçağı bacağına doğru salladım’
‘İMAMOĞLU’NUN MAHREMİYETİNİ KORUDUK’
Türkmen, “Kimse gelip bana ‘Bizim şöyle bir örgütümüz var, kendileri bize yardım ettiler’ demedi; ben de kimseye gidip de ‘Sizin şöyle bir hukukunuz var’ diye ortada öyle bir vakit olduğunu söylemedim. Bir Büyükşehir Belediye Başkanı var ve onu koruyan bizler varız program ekibi olarak. Biz; sade, sıradan koruma görevlisiyiz. Görevimizi en iyi şekilde ifa ettik; tek bir görevimiz vardı. İşimi layığıyla yaptığım için 355 gündür tutukluyum. Benim yerim belli, yurdum belli. Ben zaten olmayan bir örgüte yardım etmedim; işimi yaptım. Koruduğum kişinin canı kadar, mahremiyeti ve itibarı da bana emanet oldu. Bir suçun delillerini yok etmedim, haberleşmeyi engellemedim. Bana suç olarak isnat edilen kamera bantlama işi, koruma ekibinin almış olduğu karar doğrultusunda yapılmıştır. Suç değildir. Yargılamanın her aşamasında beyan ettiğim gibi; esasında ekip kararının aksine bu işi yapmamak, görevi ihmal suçu olacaktır ve bu benim işimi kaybetmeme sebep olacaktır. Gerekli yerlerde güvenlik kameralarının kapatılması içerikli rutin uygulanacak bir karar alındığında, iddianamedeki görüntülerde görüleceği üzere başka öncüler de bu uygulamada yer almıştır. Kameraların kapatılması konusu, öncü koruması olduğum İmamoğlu’nun itibarını ve mahremiyetini korumaktan ibarettir. Biz koruma olarak kamusal bir kamera görüntüsünü kapatmayız, biz sadece İmamoğlu’nun mahremiyetini koruduk. Mahremiyeti korumak ayrı, görüntüyü gizlemek ayrıdır’ dedi.
‘ORTADA GİZLEDİĞİM SUÇ YOKTUR’
Türkmen, “Çıkar amaçlı suç örgütüne yardım eden birinin bir çıkarı olması gerekir; ben 55 bin lira maaşla zar zor geçinen birisiyim. Hatta geçinemeyen biriyim. Ortada bir ‘Çıkar amaçlı suç örgütü’ yoktur. Bir belediye başkanı vardır, bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardır; bir de başkan beyi koruyan Mustafa abi, ben ve diğer ekip arkadaşlarım olarak koruma ekibi vardır. Ortada gizlediğim herhangi bir suç yoktur. Biz çocuklarımıza yalan konuşmanın kötü birşey, yanlış birşey olduğunu öğretiyoruz ama beni kendi çocuğuma yalan söylemek zorunda bıraktılar. Oğlum benim ziyaretime geldi. Sohbet esnasında ‘Baba program bitmedi mi’ diye sordu. Ben de kendisine ‘Henüz bitmedi oğlum, Başkan Bey de burada, biraz daha uzun sürecek’ dedim. Kendisi de bana ‘Merak etme baba, ben herşeyin farkındayım’ diyerek beni burada teselli etmeye, motive etmeye çalıştı. 11 yaşındaki bir çocuğa bunları yaşatmak, onu bu duruma getirmek ne kadar acı birşey. Kuvvetli suç şüphesi olmayan, somut delilleri bulunmayan, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme imkanı bulunmayan, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde herhangi bir baskı yapılması girişiminde bulunulmayan ve en önemlisi işlemediğim bir suç sebebiyle neredeyse bir yıldır kapatıldığım Silivri Cezaevi’nden tahliyemi talep ediyorum” dedi….

Türkiye'deki en büyük ve en değerli pırlanta! İstanbul'da ele geçirildi

Türkiye’deki en büyük ve en değerli pırlanta! İstanbul’da ele geçirildi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yurt dışından yasa dışı yollarla değerli pırlanta kaçakçılığı yapan şüphelilerin deşifre edilerek yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.
Yabancı uyruklu bir şebekenin değerli taş kaçakçılığı yaptığı istihbaratını alan kaçakçılık polisi, bu yönde çalışma yürüttü.
Şebekenin izini süren polis, çalışmalar kapsamında, Endonezya’dan havayolu üzerinden kaçak yollarla yurda sokulan bir pırlantayı, Kapalıçarşı’da satmaya çalışan 4 şüpheli olduğunu tespit etti. Adları ve eşgalleri tek tek belirlenen şüpheliler, satış esnasında polis tarafından suçüstü yakalandı. Zanlılar gözaltına alınırken, 80 karat olduğu ifade edilen değerli taşa el konuldu.

Kahramanmaraş’taki okul saldırısı! Hayatını kaybeden Zeynep Kılıç’ın annesinin sözleri yürekleri dağladı: ‘Ablan cennete gitti oğlum’
Şebekeye yönelik yapılan araştırmalarda, zanlıların 12 Nisan Pazar günü Türkiye’ye giriş yaptıkları belirlendi. Çalışmalarının derinleştiren emniyet ekipleri, şebekeyle bağlantılı olduğu belirlenen 2 şüpheliyi daha düzenlenen operasyonla gözaltına aldı.
Uluslararası şebekenin 6 üyesi sorgulanmak üzere Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesine götürüldü.

ÜLKE ÇAPINDA ELE GEÇİRİLEN EN BÜYÜK VE EN DEĞERLİ KAÇAK PIRLANTA
Zanlıların emniyetteki işlemleri sürerken, pırlantaya yönelik yapılan incelemelerde, ülke çapında bir operasyonda ele geçirilen en büyük ve en değerli kaçak pırlanta taşı olduğu ifade edildi.
Yakalanan 6 şüpheli hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor….

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı! Hayatını kaybeden Zeynep Kılıç’ın annesinin sözleri yürekleri dağladı: 'Ablan cennete gitti oğlum'

Kahramanmaraş’taki okul saldırısı! Hayatını kaybeden Zeynep Kılıç’ın annesinin sözleri yürekleri dağladı: ‘Ablan cennete gitti oğlum’

HABER MERKEZİ- Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan okul saldırısının ardından, hayatını kaybeden 8’inci sınıf öğrencisi Zeynep Kılıç’ın cenaze töreninde yaşananlar, acının en derin halini gözler önüne serdi. Saldırıda yaşamını yitiren genç öğrencinin annesi, cenaze sırasında küçük oğluna sarılarak onu teselli etmeye çalıştı. Gözyaşları içinde oğluna, “Ablan arkadaşlarıyla cennete gitmiş, oğlum.” sözleriyle seslenen acılı annenin bu sözleri, törende bulunanların yüreğini dağladı.

OKULDAKİ SALDIRIDA YAŞAMINI YİTİREN ÖĞRENCİLER TOPRAĞA VERİLDİ
Olay, dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana geldi. Eğitim gördüğü okula giden İsa Aras Mersinli, sırt çantasında getirdiği tabancaları çıkarıp koridorda karşısına çıkan kişilere, ardından da 2 sınıfa girip rastgele ateş açtı. Öğretmenler, öğrencilerini güvenli şekilde okuldan tahliye etmeye çalıştı. Bazı öğrenciler ise sınıflarının camlarından atladı. Okul yetkilileri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis kontrolünde okul tamamen tahliye edilirken, olay yerine 5 tabancayla gelip 7 şarjör değiştiren İsa Araz Mersinli de yaşamına son verdi. İsa Aras Mersinli’nin cenazesi zırhlı araçla okuldan çıkarıldı.

Olayda matematik öğretmeni Ayla Kara, öğrenciler Furkan Bala, Bayram Nabi Şişik, Belinay Boyraz, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Güngör, Adnan Göktürk Yeşil ve Yusuf Tarık Gül hayatını kaybetti. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 11’i taburcu edilirken, 9’unun tedavilerinin ise sürdüğü bildirildi.
Kahramanmaraş’ta, 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin eğitim gördüğü okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden 5 öğrenci, son yolculuğuna uğurlandı.

CENAZEDE ACI AN
Türkiye’yi derinden sarsan saldırının ardından ailelerin yaşadığı tarifsiz acı, cenaze törenlerine de yansıdı. Evladını kaybetmenin büyük yıkımını yaşayan bir anne, bir yandan kendi acısıyla mücadele ederken diğer yandan küçük oğlunu ayakta tutmaya çalıştı.

“ABLAN ARKADAŞLARIYLA CENNETE GİTMİŞ, OĞLUM”
Silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Zeynep Kılıç’ın annesi, cenaze töreni sırasında küçük oğluna sarılarak teselli etmeye çalıştı. Gözyaşları içinde oğlunu sakinleştirmeye çalışan acılı anne, ‘Ablan arkadaşlarıyla cennete gitmiş, oğlum.’ sözleriyle hem evladını hem de kendisini teselli etmeye çalıştı.

Kahramanmaraş’ta okulda 9 kişiyi öldüren saldırganın babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı
‘C31K’ hakkında ne biliyoruz? 100 bin üyeli ‘dijital cehennem’…

Son dakika: Okulda katliam yapan İsa Aras Mersinli'yi, kahraman aşçı Necmettin Bekçi durdurdu

Son dakika: Okulda katliam yapan İsa Aras Mersinli’yi, kahraman aşçı Necmettin Bekçi durdurdu

Kahramanmaraş’taki kan donduran okul saldırısında yaşanan kritik anlar gün yüzüne çıktı. Silah seslerini duyan bir velinin saniyeler içinde okula koşarak saldırgana müdahale ettiği ortaya çıktı. O anlara ilişkin detaylar, olayın seyrini değiştiren müdahale ve yaşanan panik veliNecmettin Bekçi’nin ifadesine yansıdı.
Kahramanmaraş’ta okulda 9 kişiyi öldüren saldırganın babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı
VELİSALDIRGANI BÖYLE DURDURDU
Kahramanmaraş’ta okula silahlı saldırı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin nasıl etkisiz hale getirildiği ortaya çıktı. Saldırgan, aynı okulda iki çocuğu okuyan ve başka bir kurumda aşçılık yapan veli Necmettin Bekçi tarafından durduruldu. Necmettin Bekçi ifadesinde olay günü duyduğu sesler üzerine okula koştuğunu, arka kapıdan girip saldırganı öğretmenler ve kantinciyle birlikte tutmaya çalıştığını belirtti. Saldırganın başkalarına zarar vermesini engellemek amacıyla eline geçen bir bıçakla bacağına doğru bir defa salladığını ifade etti.Kendi çocuklarını da arayan Necmettin Bekçi, kızını ana sınıfından aldığını, oğlunun ise tuvalete saklanarak kurtulduğunu ve eve geldiğini anlattı. Olayın şokuyla bıçağı nereden aldığını tam olarak hatırlamadığını da sözlerine ekledi.

Necmettin Bekçi alınan ifadesinde şunları söyledi;
“Ben halen adresini vermiş olduğum yerde ailem ile birlikte ikamet ederim. Halen Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Aşçı olarak çalışmaktayım. Yaklaşık 13/04/2026 tarihi ile 26/04/2026 tarihleri arasında yıllık izinli olarak bulunmaktayım. 3 çocuğum vardır. Ayşe Çalık Ortaokulunda öğrenim gören Alperen Bekçi isimli 6/D sınıfında öğrenim gören çocuğum ve yine aynı okulun anasınıfına giden 6 yaşında Zümra Bekçi isimli kızım bulunmaktadır. İkametim okulun arka giriş kısmını görmektedir.
SİLAH SESLERİNİ DUYDU, BALKONA KOŞTU
Bugün yani 15/04/2026 günü saat 12:30 sıralarında eşim kızımızı okula götürdü. Ardından arkadaşları ile Kuran okumaya gideceğini söylemişti. Saat 13:30 sıralarında ikametimde oturduğum esnada dışarıdan silah veya çekiç seslerine benzer sesler duymaya başladım. Ben yan tarafta bulunan inşaattan seslerin geldiğini düşündüm. Sesler artınca balkona çıkıp dışarı baktığımda okul öğrencilerinin camlardan atlayarak kaçtığını gördüm. Bu sırada seslerin silah sesleri olduğunu ve okuldan geldiğini anladım. Çocuklarım okulda olduğu için koşarak okula gittim.
Okulda görev yapan öğretmen İsa Aras Mersinli’yi anlattı: ‘Okul avcısı’ anlamında bir sözcük kullanıyormuş
Okulun arka kapısından kantin bölümünden bina içerisine girdim. Arka merdivenlerden çıktığımda bir şahsın yerde yattığını ve bu şahsı tutmaya çalışan birkaç kişiyi gördüm. Bildiğim kadarı ile şahsı tutmaya çalışanlardan biri okulun kantincisi Ümit isimli şahıs ve diğer 2 şahıs ise okulun öğretmenleriydi ancak isimlerini bilmiyorum. Bende yardım etmek ve şahsın başkasına zarar vermesini önlemek için yanlarına gittim. Bu esnada olayın şüphelisinin bu şahıs olduğunu anladım. Şahsın saçları uzundu ve kafasında kapüşon vardı görünüş itibari ile yaşını tahmini olarak düşündüm. Baya iri ve uzun boylu bir şahıstı ancak yüzünü görmedim. Şahsın elimizden kurtulmaya çalışması üzerine o esnada nereden aldığımı bilmediğim bıçak ile hatırladığım kadarı ile bir defa bacağına doğru bıçağı salladım ancak değip değmediğini bilmiyorum. Benim bıçağı sallamamdaki amacım şahsın ayağa kalkıp kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti. Şahıs direnmeye devam ediyordu. okulun içerisine gelen velilerden birkaç şahsın da yerde yatan şahsa tekme attı. Ancak ben bu şahısları tanımam. Ben şahsın kolunu arkada bağlamaya çalıştım. Bu sırada görevli polisler geldi. Bende kalkarak sınıfta bulunan yaralı çocuklara yardım etmek için şahsı polislere bırakıp buradan ayrıldım. bu esnada okulun içerisine giren veliler çocuğu linç etmek isteyince görevli polisler şahsı sınıflardan birinin içerisine çekti ve şahsı muhafaza altına aldılar. Ardından okulun binasına giren çok sayıda vatandaş ve polis ile yaralıları çıkarmaya başladık. Biz dışarı çıktığımızda ambulanslar da gelmişti. Ben çocuklarımı aradım ve kızımıana sınıfından aldım. Yaklaşık 15 dakika kadar sonra oğlumu sınıfta bulamayınca öğretmenlerin de okulu boşalttığını görünce oğlumu okul bahçesi ve çevresinde aradım. Ardından eşim aradı ve bana oğlumuz Alperen’in eve geldiğini söyledi. Bende kızım ile birlikte ikametime gittim. Oğlum evimize gidince bana silah seslerini duyunca kendisini tuvalete kilitlediğini ve bu şekilde saklandığını daha sonra öğretmenin gelip tuvalette biri var mı diye seslenmesi üzerine çıktığını ve okuldan ayrılarak direk eve geldiğini anlattı. Oğlumun sınıfında da bildiğim kadarı ile 2 arkadaşı rahmetli oldu. Olay esnasında kullandığım bıçağı ben olay yerinde bıraktım diye hatırlıyorum. Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum. Evden çıkarken yanımda bıçak yoktu. Okul binasına kantin tarafından girince elime bıçak almış olabilirim ancak olayın şoku ile bu hususu tam hatırlamıyorum. Bugün saat 19:30 sıralarında görevli polislerin beni araması üzerine ifade vermek üzere emniyete geldim. Benim konu hakkında bildiklerim ve söyleyeceklerim bunlardan ibarettir ifademe ekleyeceğim başka bir husus yoktur dedi.
Bilgi sahibinin ekleyecek başka bir husus olmadığını beyan etmesi üzerine iş bu tutanak bilgi verene okunup okutturulduktan ve doğruluğu anlaşıldıktan sonra, tarafımızdan düzenlenerek hazır bulunanlar tarafından imza altına alındı.”
…

Türkiye'yi sarsan okul saldırısı! Tabutunun başında anlattı: Ben hayatımda böyle bir çocuk tanımadım

Türkiye’yi sarsan okul saldırısı! Tabutunun başında anlattı: Ben hayatımda böyle bir çocuk tanımadım

Ayser Çalık Ortaokulu’nda dün düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 5. sınıf öğrencisi Furkan Sancak Balal’ın Afşin ilçesindeki Külliye Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine katılan matematik öğretmeni Muhammet Barış Akdağ, öğrencisinin tabutu başında gözyaşı döktü.
Burada konuşan Akdağ, olayı duyunca derinden etkilendiğini söyledi.
Furkan’ın saygılı ve çok başarılı bir öğrenci olduğunu belirten Akdağ, “Sadece vefat eden Furkan değil, tüm öğrenciler bizim öğrencimiz. Hiçbirinin birbirinden ayrı yanı yok. Furkan yaşının çok üzerinde bir çocuktu. Bambaşka bir çocuktu. Ben hayatımda böyle bir çocuk tanımadım. Bambaşkaydı, tarifsiz bir çocuktu. Rabbim cennette buluşmayı nasip etsin.” dedi.
Kahramanmaraş’ta büyük acı! Ayla öğretmenin eşi cenazede fenalaştı

FurkanSancakBalal
Öğrencisinin matematiğe ilgisinin olduğunu anlatan Akdağ, Furkan’ın ödevlerini azimle yaptığını kaydetti.
Akdağ, “Öyle bir çocuk ki ben ödevini verdiğim zaman ödevini yapmadan evine gitmezdi. Furkan’a ‘Bunu da evde yap’ derdim. Eve göndermeye çalışırdım. O gün orada işini bitirir. ‘Hocam yaptım’ derdi. Bir tane de ödev kitabı vardı. Onun ne yaptığını bilirdim. Arka plandan da takibini yapardım.” diye konuştu.
Saldırıda hayatını kaybeden meslektaşı Ayla Kara’yı da rahmetle anan Akdağ, Kara’nın büyük bir cesaret göstererek öğrencilerini korumaya çalıştığını ifade etti.
Yaşanan elim hadiseden dolayı çok üzgün olduğunu belirten Akdağ, “Diğer mesleklerin hepsi de değerlidir ama öğretmenliğin, diğer mesleklerden farklı bir yönü var. Bu iş Allah rızası için birazcık da vicdan meselesi. Hangi öğretmen olsa öğrencisinin tırnağına taş değsin istemez, kendi çocuğu gibi görür, her bir çocuğunun üzerine siper olur. O hocamıza da Allah’tan rahmet diliyorum. Yaslarını yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş’ta okulda katliam yapan İsa Aras Mersinli nasıl etkisiz hale getirildi? ‘Bıçağı bacağına doğru salladım’…

Kahramanmaraş'ta okulda 9 kişiyi öldüren saldırganın babası Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş’ta okulda 9 kişiyi öldüren saldırganın babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş’ta, sırt çantasında getirdiği tabancalarda eğitim gördüğü okulda 8 öğrenci ile 1 öğretmeni öldüren 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin (14) tutuklanan polis başmüfettişi olan babası Uğur Mersinli’nin Sulh Ceza Hakimliği’ndeki ifadesi ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
Oğlunun kullandığı silahların kendisine ait olduğunu belirten Uğur Mersinli, “Çocukların öldüğünü ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı, oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır, bunlarda mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş, benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli masa sandığı içerisindedir, şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz, ben silahlarımı alacağım zaman silahları şarjörleri farklı sandıklar içerisinden anahtar alarak dışarı çıkarırım, söz konusu masa sandıkları kendinden kilitli sandıklardır” dedi.
Okulda görev yapan öğretmen İsa Aras Mersinli’yi anlattı: ‘Okul avcısı’ anlamında bir sözcük kullanıyormuş
‘NASIL AÇTIĞINI HATIRLAMIYORUM’
Oğlunun sandıkları nasıl açtığını hatırlamadığını ifade eden Mersinli, “İsa Aras sandıkları nasıl açtığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıkları açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir, olay günü oğlum İsa Aras sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. İsa Aras söz konusu sandıkları nasıl açtığını internetten öğrenmiş olabilir, oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı kendisine ait VPN’i bile varmış” diye konuştu.
‘SIK SIK SAVAŞ OYUNU OYNADIĞINI GÖRÜRDÜM’
Oğlunun psikoloğa gittiğini ancak son zamanlarda bunu aksattığını belirten Uğur Mersinli, “Ana dili gibi İngilizce konuşmaktaydı, çok zeki bir çocuktu, oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durum olmadığını oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, bize takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebilir dedi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı, oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce moda kullandığı için benim kendisini anlayamadığım onun da beni anlayamadığı durumlar oluyordu. Oğlum cep telefonunda ve bilgisayarında ne ile meşgul olduğunu takip edemedim, ismini bilmemekle birlikte oğlum sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm, ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana laf yarıda cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım” ifadelerini kullandı.
BABASINA ‘AMERİKA’DA HERKES SİLAH ALABİLİYOR’ DEMİŞ
Uğur Mersinli, oğlu İsa’nın silahlara merakının olmadığını ancak yaklaşık 1 ay öncesinde arkadaşlarının silahla atış yaptığını kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sorduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Yine yaklaşık bir ay öncesinde istediğim kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyer içine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültüründen bahsettim, silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim, yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicili temiz olursa ve iyi bir okul okursa ona da silah alabiliriz, diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana ‘Amerika’da herkes silah alabiliyor’ dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimin silah alabileceğini taşıyabileceğini söyledim, oğlum arkadaşlarının silahla ateş ettiklerini benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi.”
Narin Güran cinayeti! Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
‘POLİGONDA SİLAHLA ATIŞ YAPTIRMIŞ’
Mersinli, “Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta pazartesi günü emniyette poligona giderek kendim de silah ile atış yaptım, oğluma da birkaç el ateş yaptırdım, oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını hedef alınarak atış yapılacağını söyledim” dedi.
‘VİDEO VE FOTOĞRAFLARI ARKADAŞLARINA GÖSTERMİŞ’
Oğlu atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektiğini söyleyen Uğur Mersinli, “Buradaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini kırmaktı, fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış. Benim evimde silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz, silahlar ve mermilerin muhafaza edildiği masa sandıklarının üç düğmesi vardır söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır” diye konuştu.
‘ODASINA GİRDİĞİMDE HER ŞEYİ KAPATIRDI
Çocuğunun sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istediğinde, oğlunun kendisine şifreleri vermediğini, zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istediğini söyleyen Uğur Mersinli, “Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisini ne konuştuğunu anlamazdım, oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı, odasına girdiğimde ise her şeyi kapatırdı bize hiçbir şey göstermek istemezdi, biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik” dedi.
Kahramanmaraş’ta okula silahlı saldırı! Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarından saldırıya ilişkin belge çıktı
OLAY GÜNÜ VE ÖNCESİ
Uğur Mersinli, “Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı, oğlumun duygusal durumunda sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlum daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük, oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine ve öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda zorbalık yapan seni hor gören arkadaş ya da öğretmenin olup olmadığını sordum ancak kendisi bana ‘hayır öyle bir şey yok’ dedi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı, oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi bir kısmı deprem dönemine denk geldi” diye konuştu.
…

Öğrencilerine siper olan Ayla öğretmene veda! Eşinden yürek yakan sözler: Buraya ev yaptıracaktık, cenazesi geldi

Öğrencilerine siper olan Ayla öğretmene veda! Eşinden yürek yakan sözler: Buraya ev yaptıracaktık, cenazesi geldi

Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki silahlı saldırıda hayatını kaybeden 3 çocuk annesi matematik öğretmeni Ayla Kara (55) için otopsi işlemlerinin ardından Tekir Çarşı Camii’nde tören düzenlendi. Öğle namazının ardından düzenlenen törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara ve oğulları Furkan ve Ertuğrul Kara ile kızı Dilara Karakıyak ve çok sayıda meslektaşı katıldı.

Gözyaşlarının aktığı törende Ayla Kara’nın eşi ve çocukları fenalık geçirdi. Cenaze töreninin ardından Ayla öğretmenin tabutunun kaldırıldığı sırada öğretmen arkadaşlarından biri ‘Ölmek istemiyoruz’ diye bağırdı. Ayla Kara’nın cenazesi Tekir Mahalle Mezarlığı’ndaki aile mezarlığına defnedildi.

Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yaşananlar Türkiye’yi derinden sarstı. Öğrencilerini korumak için kendisini siper eden öğretmen Ayla Kara’nın ardından ortaya çıkan detaylar yürek burktu. 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara, “Gurur duyuyorum. Burayı çok seviyordu, ev yaptıracaktık ama cenazesi geldi” dedi.

“GURUR DUYUYORUM”
Cenazenin toprağa verilmesinin ardından Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Gurur duyduğunu söyleyen Kara, “Gurur duyuyorum, Hiç hesapta kitapta yoktu ama hayalleri vardı. Allah yar ve yardımcısı olsun. Burayı çok severdi. Buraya ev yaptıracaktık ama ancak mezarı geldi. Allah’ım şehitlik mertebesine ulaştırsın” dedi.

Okulda görev yapan öğretmen İsa Aras Mersinli’yi anlattı: ‘Okul avcısı’ anlamında bir sözcük kullanıyormuş…

Kocaeli’de skandal iddia: Tedavi sonrası parmağı ampute edildi, kolunda metal bulundu

Kocaeli’de skandal iddia: Tedavi sonrası parmağı ampute edildi, kolunda metal bulundu

Kocaeli’nin Darıca ilçesinde Kurban Bayramı’nda başparmağını kesmesinin ardından başvurduğu iki özel hastanede yanlış tedavi uygulandığını öne süren Nurettin Güleryüz’ün (34), parmağı ampute edildi. Güleryüz, tedavi sürecinde kolunda metal bir cismin unutulduğunun tespit edildiğini iddia etti.
İlginizi Çekebilir
Darıca ilçesi Sırasöğütler Mahallesi’nde yaşayan Nurettin Güleryüz (34), iddiaya göre Kurban Bayramı’nın ikinci günü 7 Haziran 2025’te kesimde kullandığı bıçağı yıkarken sağ elinin başparmağını kesti. İlk olarak Gebze’deki özel bir hastanenin acil servisine giden Güleryüz’e, burada pansuman yapıldı. Şikayetlerinin sürmesi üzerine tekrar aynı hastaneye giden ve yapılan tetkiklerin ardından taburcu edilen Nurettin Güleryüz, daha sonra başka bir özel hastanede ameliyat edildi. Durumunun kötüleşmesi üzerine Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran Güleryüz’ün başparmağı, yapılan değerlendirmelerin ardından ampute edildi.
1 SANTİMETRE METAL PARÇA TESPİT EDİLDİ
Nurettin Güleryüz, ampütasyon sonrası sağ kolunda ağrı ve şişlik şikayetleri yaşayınca Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde, Güleryüz’ün kolunda 14 milimetre boyutunda yabancı cisim bulundu. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen epikriz formunda ise sağ kol dirsek üzerinde yaklaşık 1 santimetre metal parçaya rastlandığı belirtildi. 9 aydır çalışamadığını belirten Nurettin Güleryüz, iki özel hastane hakkında avukatı aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Öte yandan Güleryüz’ün, kolunda tespit edilen metal cismin çıkarılması için Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alınacak.

‘PARMAĞIM ÇÜRÜMEYE BAŞLADI’
Mağdur olduğunu söyleyen Nurettin Güleryüz, “Kurban Bayramı’nın ikinci günü bıçağımı temizlerken parmağımı kestim. Hastaneye gittim acilden giriş yaptık. Doktor parmağın yapıştırılması gerektiğini söyledi. Parmağımı pansuman yaptı, yapıştırdı ve ilaç yazıp gönderdi. Herhangi bir film ve röntgen çekilmedi, herhangi bir tahlil yapılmadı. Parmağımı yapıştırıp, gönderdi. Parmağımın kanaması devam ettiği için tekrar gittim. Bize parmağıma dikiş atılması gerektiğini söylediler. Parmağıma dikiş attılar ve yine röntgen ve film çekmeden herhangi bir işlem yapmadan gönderdiler. Bu süreçte pansumanlarımızı yaptırdık. Bize, ‘10 gün süreyle pansuman yapmanız lazım’ dediler. Bayram tatili olduğu için hiçbir yere gidemedik. Bayram sonrası başka bir hastanede randevu alarak, oraya gittik. Acil ameliyat olması gerektiğini söyledi. Röntgen ve MR çekilmeden ameliyata alındım. Daha sonra 2 kez ameliyat oldum. Bu süreçte şu sonuca varıldı; parmağımı kurtarılamayacağını söylediler. Parmağın tendonları ve sinirleri tutmadı. Parmağım çürümeye başlamıştı. Bize en son teklifleri, ‘Biz parmağı bükeriz, katlar geriye bırakırız’ oldu. Biz de kabul etmedik. ‘Çürümüş bir parmağı siz nasıl katlayabiliyorsunuz’ dedim. Onlar da başka bir çare olmadığını söyledi. Biz de başka bir hastaneden randevu aldık. Parmağın ampute olması gerektiği söylendi. Parmağım ampute oldu” dedi.
‘RÖNTGEN VE MR ÇEKİLMEDİ’
Yetkililerden yardım beklediğini dile getiren Güleryüz, “Hastanenin ihmalleri nedeniyle parmağımı kaybettim. 2 defa ameliyat oldum, herhangi bir röntgen ve MR çekimi yapılmadı. Doktora söylediğimiz halde bizi hiçbir şekilde dinlemedi. Bize, ‘İyiye gidiyor’ dedi en sonunda parmağım komple geriye döndü. Parmağımda ve elime çürümeler başladı. Ampute olmadan önce kolumda ağrılar vardı. Doktora ‘Hocam bileğime doğru ağrılarım var’ dedim. Beni dinlemediler. Sonrasında kolumda metal kaldığını öğrendim. İhmal olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle ihmal, kola demir nasıl girebilir. 9 aydır çalışamıyorum. Yüzde 46 engelliyken, yüzde 75 engelli oldum. Çalışamıyorum emeklilik dilekçesi verdim, o da daha gelmedi. Bu konuda çok mağdurum. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. 9 ay oldu henüz soruşturma izni gelmedi. Açılan bir davamız yok, yetkililerden destek istiyorum” diye konuştu.

Kahramanmaraş’ta büyük acı! Ayla öğretmenin eşi cenazede fenalaştı
‘C31K’ hakkında ne biliyoruz? 100 bin üyeli ‘dijital cehennem’…

Zonguldak'ta okula saldırı yapacağını söyleyen lise öğrencisi hakkında karar

Zonguldak’ta okula saldırı yapacağını söyleyen lise öğrencisi hakkında karar

Olay, dün akşam, kent merkezinde meydana geldi. Fener Anadolu Lisesi’nde eğitim gören B.T.A., sınıf arkadaşlarının bulunduğu WhatsApp grubunda Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’takine benzer şekilde okulda saldırı yapacağı yönünde mesajlar atıp tehdit içerikli fotoğraflar paylaştı.
Paylaşımlar, öğrenci ve velileri endişelendirdi. İhbar üzerine Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla polis ekipleri, B.T.A.’nın evine operasyon düzenledi. Evdeki aramada, B.T.A.’nın odasında 6 kurusıkı tabanca mermisi ele geçirildi. B.T.A., Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Milliyet’ten çağrı: Çocuklarımızı kurtarma zamanı
OKULDAN ATILMIŞ
Ev araması sırasında polislerin B.T.A. ile yaptığı ön görüşmede, daha önce Karaelmas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim gördüğü sınıfta torpil patlatması nedeniyle, disiplin kurulu tarafından okuldan atılarak kaydının Fener Anadolu Lisesi’ne aldırıldığını anlattığı öğrenildi. Ayrıca B.T.A.’nın görüşme sırasında arkadaşlarına şaka yapmak amacıyla bu tip mesajlar attığını, kurusıkı tabanca mermilerini ise köyden hatıra amaçlı getirdiğini söylediği ifade edildi.
B.T.A., bugün sabah saatlerinde, Zonguldak Adliyesi’ne getirildi.
Kahramanmaraş’ta okulda katliam yapan İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarından saldırı planı çıktı
EV HAPSİ TEDBİRİ UYGULANDI
Fener Anadolu Lisesi öğrencisi B.T.A. tutuklama talebiyle Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkeme, B.T.A.’ya ‘ev hapsi’ tedbiri uygulanmasına karar verdi.
SAVCILIK’TA ‘PİŞMANIM’ DEDİ
Savcılık ifadesinde pişman olduğunu dile getiren B.T.A. “Bu kadar olay yaşanırken bu insanların silahla nasıl ortada geziyor diye düşünüp ‘Biz de mi saldıralım’ yazdım. Çok pişmanım” dedi.
BAŞSAVCILIK TAVİZSİZ SANAL DEVRİYE FAALİYETİ BAŞLATTI
Öte yandan artan şiddet olaylarına karşı Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili birimlere talimat vererek sanal devriye faaliyetlerinin artırılması ve tehdit, panik veya provokasyon içerikli paylaşımların sıkı takibe alınarak anında yasal işlem başlatılması yönünde talimat verildiği ifade edildi.
Kahramanmaraş’ta büyük acı! Ayla öğretmen öğrencilerine siper oldu…