BIST 100
12.250,68 0,82%
DOLAR
49,3661 0,14%
EURO
55,2997 0,46%
GRAM ALTIN
6.597,56 -0,23%
BITCOIN
82.918,00 -0,09%
FAİZ
39,58 0,33%
GÜMÜŞ GRAM
94,18 -1,54%
GBP/TRY
65,4512 0,42%
EUR/USD
1,1193 0,34%
BRENT PETROL
105,69 2,72%
ÇEYREK ALTIN
10.787,00 -0,23%
İzmir Kapalı
İzmir hava durumu
21 °

HABER

Sanal ağdan namluya uzanan karanlık yol! '81 ile bölünmüş gruplar var'

Sanal ağdan namluya uzanan karanlık yol! ’81 ile bölünmüş gruplar var’

HABER MERKEZİ- Şanlıurfa’da bir lisede silahlı saldırı meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki bir saldırgan pompalı tüfekle okula girerek etrafa ateş açtı. Saldırıda toplam 16 kişi yaralandı. Yaralıların 4’ünün öğretmen, 10’unun öğrenci, 1’inin polis ve 1’inin ise kantin çalışanı olduğu öğrenildi. Yaralı öğretmenlerden ikisinin durumunun ağır olduğu bildirildi.Olayın ardından saldırganın aynı silahla intihar ettiği belirtildi. Güvenlik güçleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
SİLAHLI OYUNLAR TETİĞİ Mİ ÇEKTİRİYOR?
Peki bu saldırı neden yapıldı? Nasıl planlanıyor? Bu yaştaki çocuklar ve gençler neden bu saldırılara meyilli hâle geliyor? Sanal medyanın ve dijital oyunların bunda etkisi nedir?
Sanal medyadaki şiddete özendiren içerikler ve dijital oyunların bu tür saldırılarda etkisini, adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık değerlendirdi.
CNN Türk’e konuşan Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ın açıklamaları şöyle;
İlginizi Çekebilir
“Aslında genelde şiddet içerikli oyunlarda da baskınlar düzenlenir. Önüne çıkanlar vurulur. Dikkat edin, bununla birlikte bir benzerlik söz konusu olmaya başladı. Ve son dönemlerde bu olayların ardı arkası da kesilmiyor. Hatırlarsanız yine Eskişehir’de yaşanan bir olay vardı. Okul kapısı kapalı olmasaydı, yine Başakşehir’de bir okulun içerisine girmek isteyen saldırganın elinde yine silah vardı. İfadelerinde de söylüyorlar, “oyundan etkilendik” diye. Tabii bunu bilmiyoruz şu an ama onların ifadelerine baktığınızda saldırganların hepsi diyor ki: “Ben oyun oynuyordum, bu oyundan etkilendim, dolayısıyla silaha da ulaştım.”
‘PUAN ALACAĞIM, ÖNE ÇIKACAĞIM’ HEDEFİ
Ama burada şöyle de bir durum var: Silaha ulaşma konusunda da ciddi bir sorun var. Telegram gibi platformlarda silah satışlarının maalesef fütursuzca gerçekleştirildiğini görüyorduk. Ne oldu? Çocuk 19 yaşında, tam da oyun çağında. Dikkat ederseniz ne yaptı? “Ben buradan girerim, vururum, öldürürüm” dedi. Çünkü hedefinde şu var: Tıpkı oyunlardaki gibi “Ben bunu yaparsam puan alacağım, öne çıkacağım.” Ve sürekli aslında popüler kültürün, dijital oyunlar aracılığıyla çocuklar ve gençler arasında yayılmasının çok ciddi etkileri var.
Burada sanal medyanın da etkisine gelelim. Neden? Kahraman olma algısı. “Ben silahımla girdim okula, 12-13 kişiyi öldürdüm, 15 kişiyi yaraladım. Herkes benden bahsedecek, beni konuşacak.”
“SANAL AĞLARDA ÇOK SAYIDA ÇETE YUVALANMIŞ DURUMDA”
Biliyorsunuz sanal ortamdaki çeteleri de sürekli defaatle söylüyorduk. Bunu özellikle hatırlatalım. Sanal ağlarda çok sayıda çete yuvalanmış durumda. Oradan gençleri ağlarına düşürüyorlar. Ve yine sanal medyada paylaşılan videolar var. Bunlar da etkili oluyor. Mesela 15-16 yaşındaki genç eline silahı alıyor, paylaşıyor. Sanki bir asker gibi. Burada bir özenme söz konusu.
1-)Sohbet uygulamaları2-)Dijital platformlar3-)Sanal medya4-)Küresel dijital platformlar
Ve mafya dizileri sürekli yaygınlaşmaya başladı. Özellikle başta Netflix olmak üzere hiçbir kontrolün ve denetlemenin olmadığı bir yapıdan bahsediyoruz. Ve burada çetelerin yaygınlaşmasının sebebi de bir şekilde bu dijital platformlara kaymış durumda. Çünkü çocuklar da etkileniyor. Bunları izliyorlar.
Maalesef burada yaş ve kontrol denetimleri söz konusu olmadığı için suçluya müdahale edilemiyor. Suçlu geliyor, operasyonunu yapıyor, elini kolunu sallayarak çıkıyor ve sonra başka bir suça yöneliyor. Çocuk çeteleri giderek arttı. Casper’lar olsun, Dalton’lar olsun… Bunlar yine sanal medyada yuvalanmış durumda. Çünkü anonim.
Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş
“SİLAHA ERİŞİMDE 81 İLE BÖLÜNMÜŞ GRUPLAR VAR”
En büyük sorunlardan bir tanesi silaha erişim. Eğer siz internet ortamında, sanal medyada ya da Telegram grubunda “silah” diye ararsanız, 81 ile bölünmüş gruplar var. Örneğin “Adana” diye başlıyor. Bir de artık son dönemde siber emniyet güçlerimiz operasyonlarla takip etmeye başladı. Takma isimlerle hareket ediyorlar. Madde satışı da yine aynı şekilde Telegram ve benzeri platformlardan yapılıyor. Hatta sanal medyadaki direkt mesajlar üzerinden de yapıldığını gördüm. Bu teknolojiler çok kullanılıyor. WhatsApp’ın da artık uçtan uca şifreleme olmadığı mahkeme kararıyla ortaya çıktı. Yani verilerin toplandığı ve okunabildiği bir sistem. Yapay zekâ kullanılarak bu tarz kelimeler geçtiğinde hesaplar filtrelenip kapatılamaz mı? Bu yapılabilir. Günümüz teknolojisiyle fazlası yapılabilir.
“YASAYI ÇIKARMAK YETERLİ DEĞİL, UYGULANMASI GEREKİR”
Çocukların korunması çok önemli. Çocuklar ülkenin geleceği. Şu an Meclis gündeminde bir yasa var: 15 yaş altına sosyal medya yasağı. Fransa bu konuda adım atıyor, İspanya atıyor, Avustralya attı. Yunanistan da 2027 itibarıyla 16 yaş sınırı getirdi.
O zaman şu yapılmalı: İktidar ve muhalefet birlikte hareket ederek çocuklarımızı korumalı. Komisyondan geçen bu yasa mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ndan geçmeli ve Resmî Gazete’de yayımlanmalı.
İkincisi, sanal medya şirketlerine çok daha ağır yaptırımlar uygulanmalı. Günlük erişimi 100 binden fazla olan dijital oyun platformlarının temsilci bulundurma zorunluluğu getirildi, bu önemli ama yeterli değil. Yasayı çıkarmak yeterli değildir, uygulanması gerekir. Burada sadece güvenlik değil, ekonomik olarak da ciddi bir yıpranma söz konusu. Türkiye ekonomisi açısından da risk var. Bu sorunların bir an önce çözülmesi ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması şart. Aksi takdirde bu vakaları çok daha fazla görmeye başlayacağız.”
Wall Street Journal yazdı! Gizli hazırlık başladı, NATO planı ortaya çıktı: ABD çekilirse Avrupa ne yapacak?…

Adana’da ücretsiz ulaşım kartı olan kadın dolmuştan indirildi! 'Diğer sürücüler de aynı şeyi yapıyor'

Adana’da ücretsiz ulaşım kartı olan kadın dolmuştan indirildi! ‘Diğer sürücüler de aynı şeyi yapıyor’

Adana’da 66 yaşındaki kadın ücretsiz ulaşım kartı olmasına rağmen toplu taşıma sürücüsü tarafından kısa mesafede ineceği için dolmuştan indirildi. Bu anlar saniye saniye görüntülendi.
İlginizi Çekebilir
Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Feyzullah Daşdoğan (32), annesi Emine Daşdoğan (66) ile birlikte hasta ziyaretine gitmek için yola çıktı. Ziyarete toplu taşımayla gitmek isteyen anne-oğul, yoldan geçen dolmuşu el kaldırarak durdurdu.

ÜCRETSİZ HAKKI OLMASINA RAĞMEN ‘MESAFE KISA’ DENİLDİ
Araca ilk olarak Emine Daşdoğan bindi ancak dolmuş sürücüsü, 65 yaş üstü ücretsiz biniş hakkı bulunan kadını, mesafenin kısa olduğunu öne sürerek araçtan indirdi. Yaşananlar, oğlu Feyzullah Daşdoğan tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

“O DA BİR GÜN YAŞLANACAK”
Yaşadığı duruma tepki gösteren Emine Daşdoğan, “Kendilerinin de annesi babası var. Kendisi de bir gün yaşlanacak. Sadece bu sürücü değil, diğer sürücüler de aynı şeyi yapıyor. Devlet bize bu hakkı tanımış, neden bunu yapıyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

Bu arada yetkililer, ücretsiz biniş kartı olanların ücretlerinin düzenli olarak toplu taşıma araç sürücülerine ödendiğini bildirdi.
Korkunç gerçek yeni ortaya çıktı: Önce gömüp sonra taşımışlar…

Emekliliği 10 yıl uzadı, maaşı azaldı! Herkesi şaşırtan hayal: İçimde bir ukde vardı

Emekliliği 10 yıl uzadı, maaşı azaldı! Herkesi şaşırtan hayal: İçimde bir ukde vardı

2002 yılında Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Otomotiv Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra öğretmen alımı az olduğu için polislik mesleğine yönelen Sivaslı Refik Aydın, kazandığı Polis Meslek Eğitim Merkezindeki eğitimini tamamlayıp göreve başladı.
55 YAŞINDA EMEKLİ OLABİLECEKKEN 65’E UZATTI
18 yıldır polislik yapan evli ve 2 çocuk babası Aydın, öğretmenlik hayalinden hiç vazgeçmedi. Bu uğurda 55 yaşında emekli olabilecekken 65 yaşına kadar çalışmayı göze aldı. KPSS’ye girip yüzlerce kişi arasından 51 kişinin alımının yapıldığı alanında 13. sırada yer bulmayı başardı.2 AY ÖNCE YENİ GÖREVİNE BAŞLADI
Bunun üzerine polislikten istifa ederek 2 ay önce Amasya’nın Suluova ilçesindeki Şehit Erkan Ayas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde motorlu araçlar teknolojisi alanında sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladı.
“İÇİMDE BİR UKDE VARDI”
İçinde ukde olarak kalan öğretmenlik mesleğine 45 yaşında kavuşurken durumunu duyanların şaşırdığını anlatan Aydın, “Polislik onurlu bir meslek. Severek yaptım. Ama içimde bir ukde vardı. Motorlu araçlar öğretmenliğine olan ilgimden dolayı sektördeki gelişmeleri ve teknik makaleleri sürekli takip ettim” dedi.
“EMEKLİLİĞİMİN 10 YIL DAHA UZAMASI ÇOK SORUN DEĞİL”
Öğrencilik yıllarına oranla modern atölye ve dersliklere sahip okulunda kısa sürede sevilen bir eğitimci olarak kabul gören Aydın, “İlgi ve sevgi duyduğum meslek hatırına emekliliğimin uzaması çok sorun değil. Polisliği sürdürseydim emekliliğe 10 yılım kalmıştı. Bu durumda 10 yıl daha artıp 65 yaşına kadar uzadı. Şu an sözleşmeli öğretmen olduğum için de maaşım bir miktar eksildi” diye konuştu….

150 yıllık hayal! Yunanistan'dan İstanbul'a gelip, sokak sokak aradılar: Bizim için gurur verici

150 yıllık hayal! Yunanistan’dan İstanbul’a gelip, sokak sokak aradılar: Bizim için gurur verici

Arnavutköy’ün yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip Boğazköy Mahallesi’nde duygulandıran anlar yaşandı. Yunanistan’dan gelen aile, büyükbabalarının doğup büyüdüğü evi bulmak için köye geldi. Ellerindeki eski fotoğraflar ve görüntülerle mahallede araştırma yapan aileye, köy sakinleri de eşlik etti.
1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesi kapsamında, iki ülkedeki Türk ve Rum nüfus karşılıklı olarak yer değiştirmiş, binlerce insan doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalmıştı. Yıllar sonra atalarının izini sürmek isteyen aile de bu kapsamda Boğazköy’e geldi.
Köy halkı, Türkçe bilmeyen misafirlerini yalnız bırakmadı. Mahallede birlikte gezilen aileye köy kahvesinde Türk kahvesi ve çay ikram edilirken, eski evlerin bulunduğu alanlar birlikte incelendi.

“EVİ BULAMADIK AMA BURADA OLMAK GURUR VERİCİ”
Yunanistan’dan gelen George Birmpoutsoukis, “Büyükbabam burada doğup büyüdü. Savaş sırasında Yunanistan’a gitmişler. Şimdi bu aileler hakkında bir kitap yazıyorum. Büyükbabamın doğduğu evi bulmak için buraya geldim. İnsanlar çok misafirperverdi, bize yardımcı olmak için çok çaba gösterdiler. Maalesef evi bulamadık ama burada olmak bizim için çok anlamlı” dedi.
Panagiotis Birmpoutsoukis ise, “Selanik’ten geldik. Ortodoks Paskalyası için İstanbul’a gelmiştik, aynı zamanda büyük dedemizin yaşadığı evi bulmak istedik. İki eski ev bulduk ama yıkılmıştı. Evi bulamadığımız için üzgünüz ama buraya kadar gelmek bizim için gurur verici” diye konuştu.
3. kattaki daireye ‘örümcek adam’ gibi tırmandı! Servet çalıp kaçtı

“MAHALLEMİZİN GEÇMİŞİ ÇOK GÜZEL, GELECEĞİ DAHA DA GÜZEL OLACAK”
Yaşanılan durum hakkında konuşan Boğazköy Mahallesi Muhtarı Ersin Esenboğa; “Aslında burası hepimizin köyü onların da köyü onlar bugün kendi köylerine geldiler. yıllar önce burada yaşadıkları için aslında onlar da bu köylü sayılıyor zaman zaman buraya böyle aileler gelip geçmişlerini ailelerinin yaşadıkları yerleri görmek istiyorlar bu da bizi sevindiriyor. bugün mahallemizde sokak sokak gezdiler bizim onlardan öğrendiklerimiz oldu onların da sorularına yanıtlarımız oldu. Bu mahallede İstanbul’un en tarihi mahallelerinden biri geçmiş dönemde yeşilçam filmlerinin ev sahipliği yaptığı mahallemizin geçmişi çok güzel geleceği daha da güzel olacak inşallah.” İfadelerini kullandı.
150 yıllık hayal! Yunanistan’dan İstanbul’a gelip, sokak sokak aradılar: Bizim için gurur verici

“TÜRK MİSAFİRPERVERLİĞİNİ GÖSTERDİK”
Mahalle sakini Abdullah Özer, “Dedeleri burada yaşamış. Biz de eski evleri gösterdik, köyü gezdirdik. Kahvehanede çay ve kahve ikram ettik. Türk misafirperverliğini göstermiş olduk. Boğazköy çok tarihi bir yer, Kemal Sunal’ın Şaban filmlerinin birçoğu burada çekildi” ifadelerini kullandı.Bir diğer mahalle sakini Ali Ercan ise, “Yaklaşık 150 sene önce burada yaşamışlar. Mübadele döneminde buradan gitmişler. Şimdi de dedelerinin yaşadığı yeri görmek için gelmişler” dedi.

…

12 yıl önce eşini kaybetti, 5 kez torun torunu gördü! 102'lik Mustafa dedenin sırrı: Gelecekle ilgili konuşur

12 yıl önce eşini kaybetti, 5 kez torun torunu gördü! 102’lik Mustafa dedenin sırrı: Gelecekle ilgili konuşur

İlçeye bağlı Kocapınar Mahallesi nüfusuna kayıtlı Mustafa Tok, 102’nci yaş gününü çocukları ve torunlarıyla birlikte kutladı. Bir asrı geride bırakan Tok, çalışkanlığı, aileye verdiği değer ve yetiştirdiği evlatlarla örnek bir hayat hikayesine imza attı. Hayatını hayvancılık ve inşaat işlerinde geçiren Mustafa Tok, yıllarca alın teri dökerek ailesinin geçimini sağladı.
İlginizi Çekebilir
Zorlu şartlara rağmen evlatlarının eğitimi için büyük fedakarlık gösteren Tok, “Evlatlarım okusun, vatana millete faydalı olsun” anlayışıyla dört çocuğunu büyüttü. Çocuklarından 3’ü öğretmenlikten biri ise memurluktan emekli oldu. En büyük gururunun evlatlarının başarısı olduğunu dile getiren Tok, emeğin ve sabrın karşılığını görmenin mutluluğunu yaşadı. 4 çocuk, 11 torun ve 5 torunun çocuğunu gören Tok sağlıklı ve huzurlu bir hayat sürmenin en önemli sırrının “çok çalışmak, helal lokma yemek ve aileye sahip çıkmak” olduğunu ifade etti.
12 sene önce eşi Raziye’yi kaybeden Tok’un çocuklarından Huriye Kılınç’ın 77 yaşında, Ali Tok’un 73 yaşında, Emine Güven’in 69 yaşında ve Gülsüm Çakmak’ın 65 yaşında olduğu öğrenildi.

“BABAMIZDAN ALDIĞIMIZ DÜSTUR DOĞRULUK VE ÇALIŞKAN OLMAK”
Mustafa Tok’un en büyük oğlu emekli öğretmen Ali Tok, “Babam 102 yaşına girdi 103 yaşına döndü. Babamın 4 çocuğu var. Ben tek erkeğim. 3 tane de kız çocuğu var. 4 çocuk 11 torun 5 tane de torunun çocuğu var. Babamızdan aldığımız düstur doğruluk insanlık ahlak ve çalışkan olmak. Babamız bunları verdi bizlere. Bizde elimizden geldiğinde okuttuğumuz çocuklara ve kendi çocuklarımıza bunları öğrettik. Babamız halen iyi yaşıyor iyi giyiniyor temiz yaşamaya çalışıyor. Her haliyle huzurlu bir yaşantısı var” dedi.
‘Saksağan’ kuşu ilham oldu, hayatı değişti: Artık çobanlık çok daha keyifli
“Bizde babamızın yolundan gitmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” diyen kızı Gülsüm Çakmak ise “Babamıza bakmaya çalışıyoruz. Onu üzmeden kırmadan incitmeden elimizden geleni yapıyoruz. Allah uzun ömürler versin” ifadelerini kullandı.

“İYİ ÇALIŞIN, KİMSEYİ İNCİTMEYİN, YEDİĞİNİZ İÇTİĞİNİZE DİKKAT EDİN”
Yaşamı boyunca çok rezillikler çektiğini ancak hiç pes etmediğini belirten 102 yaşında ki Mustafa Tok, hayvancılık yapıp, yaylada da yaşadığını belirterek,” İyi çalışın. Kimseyi incitmeyin. Yediğiniz içtiğinize dikkat edin” diyerek tavsiyede bulundu.
“DEDEM HER ZAMAN BİZLERE ÖRNEK OLUYOR”
En küçük torun Ayşegül Tok ise, “Dedem geçmişi ile ilgili konuşmayı sevmez. Daha çok gelecekle ilgili konuşur. Gençlerle konuşmayı sever. Genç ve zinde kalmasının sebebi bu. Bugün 102. yaşını kutluyoruz yanında olduğum için çok mutluyum” şeklinde konuştu.
Bir diğer torun Mustafa Arda Tok ise, “Ben dedemin ismini almışım. Bunla da çok gurur duyuyorum. Dedem her zaman hafızası ve nasihati ile bizlere örnek olmuş bir insan. Dedemden büyük bir feyz alıyorum” diye konuştu.
Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş…

Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş

Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş

Türkiye’yi dehşete düşüren olay, dün sabah Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşandı. 19 yaşındaki Ömer Ket, pompalı tüfekle okula girip önce bahçede, sonra koridorda ve sınıflarda hedef gözetmeksizin insanlara ateş açtı. Jandarma Komutanlığının yakınında bulunan okula silah sesleri ve ihbar üzerin güvenlik güçleri ile çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Saldırgan okulda saklanırken öğrenciler ve öğretmenlerin büyük panikle kaçıştıkları, bazılarının camlardan atladıkları kameralara da yansıdı. Şüpheliteslim olmayınca bölgeye Özel Harekat ekipleri de sevk edildi. İkna edilmeye çalışılan saldırganyakalanmak üzereyken kendisini vurarak yaşamına son verdi.

16 kişi yaralandı
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, okuldaki incelemeleri ve yaralıları ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada saldırganın pompalı tüfekle ateş açtığını ifade etti. Şıldak, olayda 16 kişinin yaralandığını belirterek “16 yaralıdan dördü öğretmen, 10’u öğrenci, biri polis memuru ve biri kantinci” dedi.

9. sınıfı okumuş
Şıldak, saldırganın bir suç kaydı olmadığını belirterek “Okulun eski öğrencisi, sadece 9. sınıfta burada eğitim alıyor. Daha sonra açık öğretim lisesine kaydedilmiş. Bu olay evveliyatını da içerecek şekilde soruşturulacak. Okullarımızın güvenliği konusunda tüm tedbirleri almamıza rağmen böyle münferit hadiseler olabiliyor” diye konuştu.
‘Riskli okul’ değil
Şıldak, “Olayın sebebi konusunda henüz net bir ifadede bulunmak mümkün değil. Her yıl eğitim döneminin başında İçişleri ve Milli Eğitim talimatları kapsamında ilimizde ve ilçelerimizde kaymakamlıklar başkanlığında yapılan toplantılarda okulumuz riskli kapsamda olmadığı için sabit polis bulunmayan bir okuldur. Şimdiye kadar bariz bir hadisenin yaşandığı bir okul değildir. Okul, 743 öğrencisi olan başarılı bir lisemizdir” ifadelerini kullandı.
Ket’in cenazesi olay yeri incelemesinin tamamlanmasının ardındanotopsi içinŞanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Ruh sağlığı bozuk
İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Olayla ilgili olarak güvenlik birimlerimiz tarafından geniş çaplı inceleme başlatılmış olup, gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi. Suç kaydı ya da sabıka kaydına rastlanmayan Ömer Ket’in bir ay önce Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne de giriş için randevu aldığı öğrenildi. Ket’in sosyo-psikopat bir yapıya sahip olduğu belirtildi.
‘Bir şey söylemeden direkt ateş açtı’
Yaralı öğrencilerden Ö.F.S, saldırının teneffüsün bitmesine yakıngerçekleştiğini anlattı. Koridordan sınıfa geçip beklemeye başladıklarını dile getiren öğrenci, “Birden sınıfa girdi ve tetiği çekti, 4-5 kere sıkmaya başladı. İki kişi vurulmuştu, sonra yan sınıfa gitti. Önce kendimizi yere atmıştık, sonra iki kişi pencereden atladık. Bize hiçbir şey söylemedi, direkt sıkmaya başladı” dedi.
Görgü tanığı Gökhan Başaranoğlu ise “Dış kapıdan içeri girer girmez elindeki silahla ateş açmaya başladı. Koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı” dedi. İHA

Bir kişi gözaltında
Valiliktarafından yapılan açıklamada bir şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Ayrıca “Soruşturma aşamalarının sağlıklı olarak yürütülmesini teminen iki İlçe Emniyet Müdürlüğü ve iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticisi görevlerinden uzaklaştırılmıştır” denildi.
Açık açık tehdit etmiş
Ömer Ket’in olay öncesinde okulun sosyal medya platformuna “Hazır olun okulda birkaç gün sonra saldırı olacak, hazır olun kunduzlar” yazdığı görüldü. “Saldırı gününde 50 kişi” vurgusu yapan Ket’in “İlk sen gideceksin müdür” sözleri dikkat çekti.

20 Nisan vurgusu
Saldırganın sosyal medyada paylaştığı ve internette bazı videolara yaptığı yorumlar şöyle: “Kunduzlar hepinizi yok edeceğim”, “20 Nisan’da beni çok iyi hatırlayacaksınız. Eski okulumdan intikamımı alacağım. Gerekirse tüm kunduzları toprağa geri göndereceğim”, “20 Nisan’da okuluma silahla gireceğim. Hedef 20 kill (öldürme) eski okulum”, “Eski okulumdan sonra ben de gideceğim. Hedef 40 kill”, “Belki 20 Nisan’da hayatta olmayacağım. Okul saldırısı olacak”

Oyun videoları
Ket’in “Minecraft” isimli oyunun videolarını izlediği belirtiliyor. Ket’in izlediği ve saldırıyla ilgili de yorum yaptığı “Bed Wars” videoları, Minecraft’ta oyuncuların kendi yataklarını koruyup, düşman yataklarını yok etmeye çalıştığı stratejik ve rekabetçi oyun içerikleri. Bu videolarda oyundaki savunma stratejileri, hızlı saldırı taktikleri, “nasıl oynanır” rehberleri ve zorlu rakiplerle savaş anları yer alıyor. Saldırganın bu oyundan ve videolardan etkilenip etkilenmediği araştırılıyor.
Eskişehir’de 2024 yılında maske takıp balta ve bıçakla insanlara saldıran Neo-nazi hayranı Arda Küçükyetim’in de bir bilgisayar oyunundan etkilendiği yorumları yapılmıştı.

‘Başarılı okul’
SiverekBelediye Başkanı Ali Murat Bucak da olayın, evinden çıktığı sırada oturduğu sokakta meydana geldiğini belirterek, “Olayın yaşandığı yer başarılı bir okulumuz. Daha önce hiçbir güvenlik problemi olmadı. İlçe Jandarma’nın karşısında yer alan bir okul”ifadelerini kullandı. İHA
Okulda eğitime 4 gün ara
Saldırıdan sonra okulda eğitime dört gün ara verildi. Konuyla ilgili kapsamlı bir tahkikat başlatıldığını duyuran Milli Eğitim Bakanlığı, “Bakanlığımızca iki genel müdür ile bir daire başkanı, sahadaki ekipleri koordine etmek ve denetlemek üzere Şanlıurfa iline ivedilikle hareket etmişlerdir. Diğer yandan söz konusu olaya ilişkin il müfettişlerimizin tahkikat sürecine ilave olarak Bakanlık merkez teşkilatından da bir başmüfettiş ve müfettiş derhal görevlendirilmiştir” ifadelerini kullandı.
Adli sürece Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün müdahil olacağını da aktaranMEB, olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekiplerinin harekete geçtiğini kaydetti. EĞİTİM SERVİSİ
…

Küresel salgın: Karaciğer yağlanması

Küresel salgın: Karaciğer yağlanması

Geçmişte sadece aşırı alkol tüketenleri etkilediği düşünülen karaciğer yağlanması son yıllarda nadiren veya hiç alkol kullanmayan kişilerde de hızlaartıyor. Bu nedenle daha önce kullanılan NAFLD (Alkol Dışı Karaciğer Yağlanması) terimi, yerini MASLD’ye (Metabolik Disfonksiyonla İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı) bıraktı. Washington Üniversitesi’ninLancet tıp dergisinde yayınlanan araştırmasına göre, artan obezite ve diyabet vakaları nedeniyle MASLD, 2050 yılına kadar 1.8 milyar insanı etkileyecek. Dünya genelinde halen 1.3 milyar insanın MASLD ile yaşadığı düşünüldüğünde rahatsızlık30 yılda yüzde 143 artacak demektir.
Korkunç gerçek yeni ortaya çıktı: Önce gömüp sonra taşımışlar
Çok hızlı artıyor
Uzmanlar halen dünyada her altı kişiden birinin (yüzde 16) bu hastalıktan etkilendiğini bildirdi. Bulgulara göre, 1990’da 500 milyon kişide karaciğer yağlanması yani MASLD vardı; bu rakam 2023’te 1.3 milyara yükselmişti. Şimdi MASLD’nin 2050 yılına kadar 1.8 milyar kişiyi etkileyeceği tahmin ediliyor; bu da 2023 yılına göre yüzde 42’lik bir artış anlamına geliyor. Küresel yaygınlık oranı 2023 yılında 100 bin kişide 14 bin 429 vakaydı, bu da 1990 yılına göre yüzde 29 oranında artış olduğunu gösteriyor.
Erkeklerde daha fazla
Araştırmada karaciğer yağlanmasının erkeklerde, kadınlardan daha fazla görüldüğü belirtildi. Çalışmanın yazarları ayrıca MASLD’nin kötüleşen sağlık ve yaşam tarzı ortamlarında daha çok genç yetişkinleri etkilediğini de vurguladı. Ayrıca Orta Doğu ve Kuzey Afrika dahil dünyanın bazı bölgelerinde daha fazla görüldüğü de bildirildi. Türkiye’de de obezite ve diyabetin artması nedeniyle MASLD’nin yaygın olduğu ifade ediliyor; bir kaynağa göre Türkiye’de yetişkinlerde yaygınlığı yaklaşık yüzde 45-50 düzeyinde; dünya ortalaması ise yüzde 30-38 arasında.

Nedenleri, etkileri ve çaresi
Karaciğer yağlanması MASLD’nın temel nedenleri obezite, diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol ve sigara kullanımı olarak açıklanıyor. MASLD’nin gelişimi durdurulmadığı takdirde karaciğerde yağ birikimi zamanla iltihaplanmaya, sağlıklı dokunun kalıcı yara dokusuyla yer değiştirdiği siroza, karaciğer yetmezliğine ve hatta karaciğer kanserine kadar ilerleyebiliyor. Uzmanlar karaciğer yağlanmasını önlemenin yolunun ideal kiloda kalmak, şişmansanız kilo kaybetmek, sağlıklı beslenmek ve hareket etmekten geçtiğini bildiriyor. Kilo kontrolünün en güçlü korunma olduğu hatırlatılırken sağlıklı beslenme için zeytinyağı, tam tahıl ve taze sebze ağırlıklı Akdeniz diyeti öneriliyor. Karaciğer yağlanmasının diyabet ve obeziteyle bağlantısı kalp kriziyle felç geçirme riskini de artırıyor.
AFAD duyurdu! Bursa’da 3.5 büyüklüğünde korkutan deprem
Belirtileri neler?
Karaciğer yağlanması rahatsızlığı genellikle sessizce gelişir ve yıllarca hiçbir belirti göstermez; bu da birçok insanın karaciğerinde önemli bir hasar oluşana kadar bu hastalığı yaşadığının farkında olmamasına yol açar. Bununla birlikte genel belirtileri arasında aşırı yorgunluk, halsizlik, karın bölgesinde, kaburgaların sağ altında hissedilen karaciğer ağrısı olabilir. Araştırmacılar, “Vakalardaki artış, karaciğer yağlanmasının küresel bir sağlık önceliği olarak kabul edilmesi ve yaygınlığını önlemek için farkındalık kampanyaları düzenlemek gerektiğini gösteriyor” dedi….

‘Türkiye’nin Maldivleri’ Salda Gölü’ne NASA geliyor

‘Türkiye’nin Maldivleri’ Salda Gölü’ne NASA geliyor

MELTEM GÜNEŞ / Burdur – Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, bir grup gazeteciye Salda’da son dönemde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Salda’nın çok kıymetli bir değer olduğunu vurgulayan Bilgihan, “’Salda’nın kumu gitti mi, Salda’da kum var mı?’ diye hep konuşuluyor. Salda’da kum da su da var. Bu sene yağışlarla birlikte su seviyeleri iyi durumda. Salda’da geçen yıl triatlon yaptık. Bu yıl da duatlon düzenledik, bisiklet ve maraton etkinliği. Yaklaşık 460 ulusal ve uluslararası sporcu katıldı” dedi.
Dokuz yıllık bankacıydı, pazarcı oldu! ‘Topuklularla masa başında çalışmış biri olarak çok zordu’
Benzinli araçyasak
Bilgihan, 4 noktadan göle girilebildiğini söyleyerek, “Göl çevresinde sadece elektrikli araçlar kullanılıyor. Temmuzdan eylül sonuna kadar jandarmanın atlı birlikleri geliyor. Elektrikli AFAD botları ile cankurtaran hizmeti veriliyor. Sigara içen kimseyi göremezsiniz, yasak. Mangalı da yasakladık. Doğayı korumamız gerekiyor. Salda’yı bilim ve spor merkezi yapmak istiyoruz. Gençlerin ve öğrencilerin buraya gelmesini önemsiyoruz” dedi. Salda’ya yılda yaklaşık 200 bin ziyaretçinin geldiğini kaydeden Bilgihan, yurt dışından en fazla Güney Kore ve Rusya’dan gelenler olduğunu belirtti.
AFAD duyurdu! Bursa’da 3.5 büyüklüğünde korkutan deprem
Bilim kampı yapılacak
Bilgihan, 5-7 Haziran’da Salda’da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öncülüğünde astrobiyolojik etkinlik günleri düzenleyeceklerini kaydederek, “Bir TÜBİTAK Bilim Kampı planlıyoruz. Salda’nın astronomi bilimi açısından önemi büyük. Mars’ın yüzeyine benzerliği biliniyor. Program kapsamında gökyüzü gözlemleri ve gençlere yönelik etkinlikler de olacak. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden hocalarımız NASA ile koordinasyon kuruyor, NASA’dan da katılım olacak. Kaliforniya Üniversitesi’nden de bilim insanları katılacak” dedi. Bilgihan, 27 Nisan’da ise Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı Salda’da ağırlayacaklarını söyledi….

Korkunç gerçek yeni ortaya çıktı: Önce gömüp sonra taşımışlar

Korkunç gerçek yeni ortaya çıktı: Önce gömüp sonra taşımışlar

Gülistan Doku (21), Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında 220 gün Uzunçayır Baraj Gölü’nde arama yapıldı, ancak Gülistan’a dair bir ize ulaşılamadı.
İlginizi Çekebilir
Dosya rafdan indirildi
Süreç boyunca dosya büyük ölçüde intihar ihtimali üzerinden yürütüldü. Tunceli’ye atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından dosya yeniden raftan indirildi. “Şubat” kod adlı gizli tanığın beyanları ve yapılan teknik incelemelerle birlikte soruşturmanın yönü değişti. Bu süreç sonunda dosya, önce “intihar” denilen sonrasında “kayıp” olan genç kız soruşturması olmaktan çıkarak “cinayet, cesedin gizlenmesi ve delil karartma” şüphesi eksenine oturtuldu.
Soruşturmada Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Ek 700 saatlik görüntü dosyaya girdi.

Kırmızı bülten talebi
Cinayet şüphesiyle7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 13 kişi gözaltına alındı.Yurt dışındaki 14’üncü şüpheli için kırmızı bülten talebinde bulunulacağı öğrenildi. Gözaltına alınan isimler şöyle: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğluMustafa Türkay Sonel,Doku’nun sevgilisi Zeynal Abarakov ile anne ve babası,Uğurcan Açıkgöz,Erdoğan Elaldı,Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Şükrü Eroğlu veeski polis memuru Gökhan Ertok.
Kayıp SIM kartın sırrı
Soruşturmada Doku’ya ait SIM kartı üzerinden yapılan incelemeler de gün yüzüne çıktı. Doku’nun telefon ve SIM kart ele geçirilemediğinden aile tarafından yeniden çıkartılmıştı, ancak bu kartın valilik tarafından aileden talep edilerek alındığı, soruşturma makamlarına teslim edilmediği ve Doku’nun hesaplarına erişilip müdahalede bulunulduğuna dair ayrıntılı tespitler dosyaya girdi.
Kararlılıkla araştırılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek de, gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gürlek “Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımızca önemli bir adım atılmış; çok yönlü yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiştir. Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır” dedi.

Sözünü tuttu dosyayı açtı
2024 yılında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Ebru Cansu dosyayı raftan indirdi. Daha önce Doku ailesiyle görüşen Ebru Cansu, “Başsavcıdan önce ben bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan benim de kızım. Ben bu yola başımı koyarım Gülistan’a ne olduğunu bulacağım” ifadelerini kullanmıştı.
‘Mustafa Sonel Gülistan’ın katilidir’
Anne Bedriye Doku, gözaltıların ardından “Sayın Adalet Bakanı’na, sayın savcıya, hâkimlere, polise ve jandarmaya çok teşekkür ediyorum. Daha kadınlar ölmesin, öğrenciler ölmesin, Gülistan ölmesin, yeter” diye konuştu. Baba Halit Doku da, “Adalete inanıyoruz, adalet yerini buldu. Umudumuzu kaybetmedik. Herkese teşekkür ederim” dedi. Abla Aygül Doku da, “Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir. Dönemin valisi bir ailenin kızını bulmak ve görevini yapmakla yükümlüyken, sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkanlarını kullanıp bizi o köprü başında tam 220 gün boyunca bekletti” dedi.
Kritik notta ne vardı?
Dönemin Tunceli Baro Başkanı Kenan Çetin evinin kapısına bırakılan notla ilgili “26 Ocak’ta gece saatlerinde evimin kapısına bir not bırakıldı. Notta, Gülistan Doku dosyasıyla ilgili olarak dönemin valisi Tuncay Sonel ve oğlunun isimlerinin geçtiği yönünde ifadeler yer alıyordu.”
‘İddialar iftira’
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ise oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’la bağlantısı olmadığını öne sürerek şunları söyledi: “Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi, ne Gülistan’ı ne de sevgilisini tanır. Bu iddialar tamamen iftiradır. Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım.”
Mesajları ortaya çıktı
5 Ocak’ta kaybolan Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un, 26 Şubat ve sonraki tarihlerde Gülistan’a attığı mesajlar ortaya çıktı: ● “Sana diyorum bak kendin gidemiyorsan bana söyle ben geleceğim beraber gideriz.” ● “Rus Konsolosluğu’ndan yardım istersen, ben de Rus olduğum için hemen bizi tutar orada. Ve kimse karışmaz bize.” ● “Sen istersen hemen uçakla gönderirler sonra devlete derler ve seni devlete sen kendin istediğin zamana kadar vermezler.” ● “İstersen bana söyle direkt onlarla beraber gelirim.” ● “Sana diyorum Gülistan korkma. Ben senin için her şeyi yaparım. Güven bana.”“Valla ben bir şeyden korkmuyorum orada. Seni zorla bir yerde tutuyorlar diye korkuyorum. Böyle bir şey varsa mesaj at.” ● “Ben geleceğim isterse öldürsün beni ama seni çıkarmaya çalışırım. Devlet de bir şey yapamaz.”
Dokuz yıllık bankacıydı, pazarcı oldu! ‘Topuklularla masa başında çalışmış biri olarak çok zordu’
‘5 bin lira verin, konuştururuz’
Doku’nun kaybolduğu ilk günden bu yana dosyayı takip eden gazetecilerden biride muhabirimiz Çiğdem Yılmaz. Defalarca haber yapan Yılmaz, şunları söyledi: “O dönemde konuşmak istediğimiz en önemli isimlerden biri, baş şüpheliler arasında yer alan erkek arkadaşı Zeinal Abakorv’du. Kendisiyle iletişim kurabilmek içinbir numara buldum. Bu numarayı aradığımızda önce kısa bir görüşme oldu, ardından telefonu başka biri aldı ve Zeinal’ın ağabeyi olduğunu söyledi. Konuşmanın devamında ise açıkça, “Eğer konuşmasını istiyorsanız 5 bin TL verin, o zaman konuştururuz” dedi. Haberin yayımlanmasından kısa süre sonra Tunceli Cumhuriyet Savcılığı ifademe başvurdu. Görüşmenin nasıl gerçekleştiğini, kimlerin konuştuğunu detaylı şekilde anlattım.
‘İfadende ne söyledin?’
Bu süreçte dönemin Valisi Sonel ile de zaman zaman iletişim halindeydim. Yaptığım bu haberin ardından da beni arayıp “Sana ne sordular, ifadende ne söyledin?” gibi sorular sorduğunu çok net hatırlıyorum. Yaklaşık iki hafta önce yeniden görüştüğümüzde, dosyanın üst düzey kamu görevlileri tarafından örtbas edildiğine dair iddiaları ve bu iddialar arasında isminin de geçtiğini kendisine ilettim. Bana verdiği yanıtta, “Gülistan’ın bulunması için çok çalıştım. Günlerce ekiplerle süreci yakından takip ettim. Gülistan da benim evladım” ifadelerini kullandı.
Gömüldü ve taşındı iddiası
Soruşturmanın ilerlemesinde dönemin Tunceli Baro Başkanı Kenan Çetin’in evinin kapısına 26 Ocak 2022’de bırakılan not da etkili oldu. İhbar notunun ardından savcılık dosyasına giren teknik verilerde, Mustafa Türkay Sonel’in kullanımındaki araca ilişkin PTS kayıtları incelendi. Kayıtlara göre aracın şüpheli trafiği, güzergahın gece saatlerinde sosyal yaşam alanlarından uzak, dağlık ve ıssız bölgelerden geçmesi dikkat çekti. Öte yandan soruşturmada yer alan yer altı görüntüleme raporunda, Pertek’te bir mezarlık yanında arama yapıldığı belirtildi. Raporda, cihazın uyarı vermesi üzerine şüpheli bir boşluk tespit edildiği; boşluğun mezar görüntüsüne benzediği kaydedildi. Rapor’da ayrıca, tespit edilen boşluğa bir kişinin gömülmüş olabileceği, sonra da çıkarılmış olabileceği değerlendirmesi yer aldı.
AFAD duyurdu! Bursa’da 3.5 büyüklüğünde korkutan deprem
…

‘Hodri meydan, çıkın karşımıza’

‘Hodri meydan, çıkın karşımıza’

Özel, grup konuşmasında özetle şunları söyledi:
13 PARTİ MUTABIK: (Ara seçim için liderleri ziyaretleri) Şu ana kadar 12 genel başkanla, partimizle, 13 partinin üzerinden mutabık olduğu belli bir noktadayız.
ANAYASAYI GÖSTERDİ: Bu anayasa; malın, canın, namusun, birlikte yaşamanın güvencesidir. Anayasal düzen gitti mi, her şey gider.
‘YOKUZ’ DİYORLAR: ‘Erken seçim’ diyorsun, ‘Yokuz biz’ diyorlar. ‘Gelin ara seçime gidelim’ diyoruz. ‘Yok gündemimizde’ diyor. CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Bu konuda gittiğimiz genel başkanlarımızın tamamı anayasanın olmazsa olmaz şartı olduğunu, seçime hazır olduklarını, seçimin gelmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettiler. ‘Sen bir kez oy vereceksin, sonra kenara çekileceksin’ diyenlere karşı Anayasa 78 açıktır. Ancak parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz. Bu ülkenin demokrasisinden yana olan muhalefette bir özgüven patlaması, karşımızdaki iktidardaysa dizlerin titremesi söz konusudur. Hodri meydan. Cesaretiniz varsa çıkın karşımıza.
BİR NEFESE İHTİYAÇ VAR: Türkiye ne zaman sıkışmışsa, sandıkta nefes almıştır. Türkiye’nin bu ara dönemde bir nefese ihtiyacı vardır.
CHP lideri turu tamamladı
CHP lideri Özel, ara seçim talebi kapsamında siyasi parti ziyareti turlarını dün Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile tamamladı. Özel, “Anayasanın amir hükmü gereğince bir ara seçim yapılmasının zorunluluğu konusunda hemfikiriz” dedi. Arıkan da, ara seçim konusunda, “Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz” dedi….

MHP lideri Devlet Bahçeli’den CHP’nin talebine tepki: ‘Ara seçim yok seçim zamanındadır’

MHP lideri Devlet Bahçeli’den CHP’nin talebine tepki: ‘Ara seçim yok seçim zamanındadır’

Bahçeli toplantı sonrası gazetecilerin CHP’nin “ara seçim” talebine ilişkin sorusuna, “CHP kapısındaki karışıklığı Türkiye’yi karıştırarak karalamaya heves etmesin. Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir ve o iradeye şimdiden saygı duymak lazım” yanıtını verdi. MHP lideri grup konuşmasında ise özetle şunları söyledi:
DEVLET CİDDİYETİYLE OKUMAK ZORUNDAYIZ: (ABD-İran arasındaki ateşkes) ‘Ateşkes’ diye sunulan tabloyu safdil bir iyimserlikle değil, devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız. Ortada bitmiş bir kriz değil; yalnızca biçim değiştirmiş bir bilek güreşi mevcuttur. İslamabad’da sonuçsuz kalan görüşmeler, bölgedeki çatışmaların küresel bir yıkıma evrilme ihtimalini daha da kuvvetlendirmiştir.
TÜRKİYE ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIR: Türkiye, tarihinin yüklediği sorumlulukla ve coğrafyasının biçtiği misyonla elini taşın altına koymaya hazırdır.
İÇ CEPHE VURGUSU: İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşında Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır.
SÖZDE MUHALEFET: Süreci bahane ederek MHP’nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin yegane kalesini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, kendi basiretsizliğini ele vermektedir. Türk milliyetçiliğini sorgulama cüreti gösterenler, önce kendi siyasi acziyetlerinin ve fikri savrulmalarının hesabını çıkarmalıdır.
GIDA GÜVENLİĞİ MİLLİ BEKA MESELESİ: Günümüz dünyasında bir millete diz çöktürmenin tek yolu işgal değildir. Kaşığını başkasının doldurmasına, karnını başkasının doyurmasına izin veren devlet, hür değildir. Gıda güvenliği, doğrudan doğruya bir milli egemenlik, bir milli beka meselesidir.
‘Tarım, tam bağımsız güçlü Türkiye’dir’
ÇİFTÇİ YALNIZ BIRAKILMAMALI: Tarım, tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye’dir. Bize düşen, toprağı küstürmemek, çiftçiyi yalnız bırakmamak, köyü boşaltan değil köylüyü yaşatan politikaları hâkim kılmaktır.
GDO’LU GIDALAR EN BÜYÜK TEHLİKE: Bugün GDO’lu gıdalar, denetimsiz üretim biçimleri, tedarik zinciri bozulmuş gıdalar, kimyasal yoğunluk, sağlıksız tüketim kalıpları ve ithalata dayalı beslenme alışkanlıkları Türk evlatlarının bedenine ve ruhuna yönelmiş en büyük tehlikedir….

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Macaristan Mesajı: ‘Stratejik ortaklığı daha ileri taşıyacağız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Macaristan Mesajı: ‘Stratejik ortaklığı daha ileri taşıyacağız’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar ile telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre liderler görüşmede, Türkiye-Macaristan ikili ilişkilerinin geleceğini, bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Macaristan ilişkilerinin gücünü ortak tarih ve kültürümüzden aldığını, iki ülke arasında hem ikili düzeyde hem uluslararası platformlardaki iş birliğinin yeni dönemde daha ileri taşınacağına inandığını ifade etti. İki ülke arasında geliştirilmiş stratejik ortaklığı daha ileriye taşımak arzusunda olduğunu belirten Erdoğan, NATO müttefikliğinin bölgesel ve küresel huzura katkı sağladığını vurguladı.
Erdoğan, ayrıca Magyar’ı seçimlerde elde ettiği başarı nedeniyle tebrik etti.
Yoğun diplomasi haftası
ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın sona ermesi için sürdürdüğü yoğun diplomasi trafiğiyle dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta mesaisinin önemli bölümünü yine diplomasiye ayıracak. Erdoğan, önce Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu’na katılan Meclis Başkanları ile bir araya gelecek, ardından 5. Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF) iştirak edecek.
Yarın Dolmabahçe Sarayı’nda PAB Genel Kurulu’na katılan 77 Meclis Başkanı onuruna akşam yemeği verecek olan Erdoğan, meclis başkanlarına hitapta bulunacak. Cumhurbaşkanı, 17-18 Nisan tarihlerinde ise ADF için Antalya’da olacak. Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen foruma 150’den fazla ülkeden 20’yi aşkın devlet ve hükümet başkanı, yaklaşık 15 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, 40’tan fazlası dışişleri bakanı olmak üzere 50’nin üzerinde bakan, 75’i uluslararası kuruluş temsilcisi olmak üzere 460’ı aşkın üst düzey zevat katılacak. Devlet başkanı düzeyindeki katılımcıların yaklaşık yarısının Afrika ve Avrupa’dan, dışişleri bakanı düzeyindeki katılımcıların yüzde 40’ının Afrika, yüzde 35’inin Avrupa ve yüzde 22’sinin Asya’dan olması öngörülüyor.
‘Türkiye güvenli liman’
Cuma günü forumun açılışında konuşacak Erdoğan’ın, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden Türkiye’nin “Güvenli Liman” konumuna ve çatışma yerine uzlaşmanın, ayrışma yerine ittifak, refah ve istikrarın egemen olduğu bir dünya için üstlendiği “Barışın Anahtarı” rolüne vurgu yapması bekleniyor. Konuşmasında ayrıca İsrail’in bölgesel yayılmacılığına ve soykırım politikasına yönelik tepkisini dile getirecek Erdoğan’ın, NATO’nun geleceği ve Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye’nin artan önemine değinmesi öngörülüyor.
Erdoğan, forum kapsamında liderlerle ikili temaslarda da bulunacak. Forumun katılımcıları arasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdel Fattah al-Burhan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha da yer alıyor….