BIST 100
14.077,67 -0,43%
DOLAR
47,3128 0,10%
EURO
53,8588 0,03%
GRAM ALTIN
6.159,79 0,08%
FAİZ
42,46 1,26%
GÜMÜŞ GRAM
87,72 0,08%
BITCOIN
65.101,00 0,00%
GBP/TRY
63,0478 -0,04%
EUR/USD
1,1378 0,01%
BRENT
100,69 7,04%
ÇEYREK ALTIN
10.071,25 0,08%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
19 °

ANASAYFA

Meclis Komisyonu’ndan akran zorbalığı raporu: Milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalı

Meclis Komisyonu’ndan akran zorbalığı raporu: Milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalı

Çocukların karşılaştıkları şiddet, zorbalık ve ayrımcı davranışların, toplumsal refah üzerinde uzun vadeli riskler yarattığı belirtilen raporda, “Çocuğa karşı şiddet ve zorbalık, bir milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır. Akran zorbalığıyla mücadele, eğitim politikalarının yanı sıra aile, sağlık, sosyal hizmetler, güvenlik ve adalet gibi alanları kapsayan bütüncül bir politika meselesi olarak ele alınmalıdır” görüşü vurgulandı.
‘AKRAN NEZAKETİ’ ÖNERİSİ
Zorbalıkla mücadele çalışmalarında kullanılan dilin etkisine işaret edilen raporda, “akran zorbalığı” yerine “akran nezaketi” söyleminin daha faydalı olacağı dile getirilerek, bu kavramın rehberlik programlarına, okul etkinliklerine ve farkındalık çalışmalarına entegrasyonu önerildi.
SINIF MEVCUDU ÖNEMLİ
Kalabalık sınıf ortamlarının öğrencilerin denetimini zorlaştırdığı, öğretmenlerin zorbalık belirtilerini fark edebilme olasılığını düşürdüğü tespitine yer verilen raporda, sınıf mevcutlarının makul ve yönetilebilir seviyelere çekilmesi gerekliliğine işaret edildi.
Siber zorbalığın önlenmesi ve dikkat dağınıklığının azaltılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan genelge doğrultusunda okullarda cep telefonu kullanımının kısıtlanması uygulamasının yaygınlaştırılması tavsiye edildi.
Sanal dünyada yeni dönem: Çocuklar için sıkı takip
VELİ AKADEMİSİ
Akran zorbalığıyla mücadele konusunda ebeveynlere yönelik tavsiyelerde de bulunulan raporda, okullarda “Veli Akademisi” modelinin hayata geçirilebileceği belirtildi, çocukların sosyal-duygusal gelişiminde babaların sürece dahil edilmesinin, şiddet ve zorbalığın önlenmesinde kritik öneme sahip olduğu değerlendirmesi yapıldı.
İÇERİK SERTİFİKASI
Raporda, “Medya kuruluşları ve dijital platformlarda çocuklara yönelik hazırlanan içeriklere ilişkin olarak ‘Zorbalık İçermeyen İçerik Sertifikası’ uygulamasının geliştirilmesi önerilmektedir” denildi. TBMM’de çocuklarla ilgili daimi bir ihtisas komisyonu kurulması da önerildi.
YARDIM PLATFORMU
Çocukların kolayca erişebileceği, anonim olarak uzman desteği alabilecekleri, gizliliği korunan yardım ve terapi platformlarının oluşturulması, zorbalığı besleyen dijital alışkanlıkları analiz ederek erken müdahale edilmesine olanak tanıyacak “dijital analiz” uygulamasının tüm eğitim kurumlarında uygulanması ve bu sistemin Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Danışmanlık Merkezlerine entegre edilmesi, zorbalık mağduru çocukların adli süreçlerde ikincil bir travma yaşamalarının önlenmesi için Millî Eğitim ve Adalet bakanlıkları arasında “Çocuk Mağdur Destek Hattı ve Yönlendirme Protokolü” oluşturulması da öneriler arasında dikkat çekti….

Sanal dünyada yeni dönem: Çocuklar için sıkı takip

Sanal dünyada yeni dönem: Çocuklar için sıkı takip

MİTHAT YURDAKUL / ANKARA – Resmi talepleri yerine getirmeyen platformlara, önce yüklü para cezaları verilecek, ardından erişim zorlaştırılacak.
Çocukların karıştığı şiddet olayları ve okul saldırılarının ardından gözlerin çevrildiği sanal dünyaya ilişkin yasal düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenlemeye göre oyun platformları, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları satışa sunamayacak. Derecelendirmesi yapılmayan oyunlar, en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunulabilecek. Oyun platformları, uygun derecelendirilmediği belirlenen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.
TEMSİLCİ ZORUNLULUĞU
Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan Steam gibi büyük çaplı yurt dışı oyun platformları; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya benzer talepleri yerine getirmekle yükümlü olacak. Uluslararası şirketler, resmi taleplerin karşılanmasını sağlamak için Türkiye’de temsilci belirleyecek. Belirlenen temsilci BTK’ye bildirilecek.
Meclis Komisyonu’ndan akran zorbalığı raporu: Milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalı
AİLE KONTROL ARAÇLARI
Oyun platformları, ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Belirlenen kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

ERİŞİM ZORLAŞACAK
Yasadaki yükümlülükleri yerine getirmeyen oyun platformlarına önce BTK tarafından bildirimde bulunulacak. 30 gün içinde bildirimin gereğinin yerine getirilmemesi halinde, 1 milyon liradan 10 milyon liraya kadar para cezası verilebilecek. Cezanın tebliğinden itibaren 30 gün içinde resmi talebi yerine getirmeyen platformun cezası 30 milyon liraya kadar çıkabilecek. Yine 30 gün geçmesine rağmen istenen adım atılmazsa, bu kez siteveya platforma erişimi güçleştiren bant daraltma yöntemi gündeme gelecek. BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvuracak. Bant daraltma, talebin 30 gün daha karşılanmaması halinde yüzde 50 oranına çıkarılacak ve platforma ulaşım bir kademe daha zorlaştırılmış olacak.
YAŞ DOĞRULAMA
Yasayla, sosyal medyada yaş sınırı da yürürlüğe girmiş oldu. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak.
Isparta’da kayboldu, kafatası Burdur’da bulundu! 11 yıllık kayıp Mehmet Çetin dosyasında korkunç gerçek
İÇERİKLERE YAPAY ZEKÂ DENETİMİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hakları Daire Başkanı Emre Ertekin, TBMM Akran Zorbalığı Alt Komisyonu toplantısındaki sunumunda, hayata geçirilmesi planlanan çalışmaları anlattı. Komisyonun hazırladığı raporda yer alan “Dijital platformların çocuk profillerinde sunulan içerikleriyle ilgili yapay zekâ destekli içerik denetim sistemi kurulması” önerisi doğrultusunda çalışma başlattıklarını bildiren Ertekin, proje için AB’deki iyi uygulama örneklerini incelediklerini, projenin bu yıl büyük ölçüde tamamlanarak yaşama geçirilmesinin planlandığını söyledi.
Komisyon Başkanı Yıldız Konal Süslü de toplantıda, Yıldız Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK’ın yaptığı “MentalUP” isimli oyunu hatırlatarak“Gayet keyifli, yaş sınırı var. Ben de oynamışımdır, dikkatime, odaklanmama da çok katkısı olmuştur bu yaşta” dedi.
‘OYUN TİMİ’ ÖNERİSİ
Yıldız, “Bence Millî Eğitim Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir ‘oyun timi’ kurabilir. Bir çocuk oyun oynayacaksa oyun oynasın, eğlensin ama öğrensin ve zihinsel bir işgalle de karşı karşıya kalmasın” önerisini dile getirdi. EVRİN GÜVENDİK Ankara
ERKEN YAŞTA EĞİTİM RİSKLERİ AZALTIYOR
Komisyon’daki sunumunda Emre Ertekin,akran zorbalığına da değindi. BM Çocuk Hakları Komitesi ve Avrupa Konseyi’nin Çocuk Hakları Yönlendirme Komitesi’nin raporlarında, çocukların eğitime mümkün olduğunca erken bir dönemde başlamasınınşiddet ve akran zorbalığıgibi konulardariski düşürdüğüne işaret edildiğini aktaranErtekin“Bu sene itibarıyla özellikle erken yaşta 0-3 yaş bölümü, hatta 0-6 yaşa kadar bakanlık olarak özellikle kreşler ve erken yaşta eğitim yatırımlarını artırıyoruz” dedi.

‘ASIL CAYDIRICI CEZA, BANT DARALTMA’
Düzenlemeyi Milliyet’e değerlendiren Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, “Bu yasa ile birlikte Türkiye, benim sıkça kullandığım çocukların internetteki varlığını ‘dijital rüşt’ kavramı üzerinden yeniden tanımlıyor. 15 yaş sınırının getirilmesi, bir çocuğun hangi yaşta hangi sorumlulukları alabileceği ve hangi içeriklere maruz kalabileceği konusundaki belirsizliği ortadan kaldırmıştır. 15 yaşını doldurmamış bir bireyin, kendi kararlarıyla bu platformlarda kontrolsüzce yer alması artık mümkün olmayacak. Bu durum, ailelerin omuzlarındaki ağır yükü hafifletirken, platformları da ‘kullanıcı sayım artsın da nasıl artarsa artsın’ mantığından uzaklaştırıp, daha sorumlu bir yayıncılık anlayışına zorlayacaktır” dedi.
DİJİTAL EBEVEYNLİK
Eraslan, “Çocukları korumak sadece erişimi engellemekle olmaz; onlara güvenli bir alan sunmakla olur. Yasada yer alan ebeveyn kontrol araçları ve zorunlu oyun derecelendirmesi, dijital rüştüne henüz ermemiş gençlerin, gelişimlerini olumsuz etkileyecek içeriklerle temasını teknik olarak engelleyecektir. Ayrıca anne ve babaların dijital ebeveynlik bilgi ve becerilerini artırmaları elzemdir” diye konuştu.
‘FİİLEN KULLANILAMAZ’
Eraslan, yasada öngörülen cezalar konusunda ise şu değerlendirmeleri yaptı: “Milyonluk para cezaları dev teknoloji şirketleri için bazen sadece operasyonel gider olarak görülebiliyor. Ancak burada asıl caydırıcı olan, reklam yasağı ve ardından gelen bant genişliğinin daraltılması yaptırımıdır. Bir oyun platformu için internet trafiğinin yüzde 50 oranında kısıtlanması, o platformun Türkiye’de fiilen kullanılamaz hale gelmesi demektir. Bu, hiçbir küresel şirketin göze alabileceği bir risk değildir. Bu nedenle yaptırımların kağıt üzerinde kalmayacağınıöngörüyorum.”…

Diplomasi sonuç verdi! Sumud aktivistleri İstanbul’da

Diplomasi sonuç verdi! Sumud aktivistleri İstanbul’da

Türkiye; İsrail’in Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu’na düzenlediği hukuk dışı saldırı sırasında alıkonulan Türk vatandaşlarının durumunu sahada adım adım takip etti. İsrail güçleri, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de olduğu 345 aktivistin yer aldığı teknelere müdahalede bulunmuş, 20’si Türk vatandaşı 175 aktivisti alıkoymuştu.

İsrail güçleri iki filo yöneticisi hariç, 173 aktivisi dün Girit’e getirerek Yunan yetkililere teslim etti. Türkiye bu süreçte Türk vatandaşlarının serbest bırakılması için yoğun diplomasi ve çalışma yürüttü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirirken, Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes ile konsolosluk çalışanları da Girit’e gitti. Girişimlerin ardından dün akşam 59 aktivist Türkiye’ye getirildi.
İstanbul Havalimanı’na inen uçakta 18 Türk vatandaşı da bulunuyor. Sağlık kontrolü nedeniyle uçağa binemeyen iki vatandaşımızın ise bugün Türkiye’de olması öngörülüyor. Türkiye’ye getirilen diğer ülke vatandaşlarının uyruk ve sayıları şöyle: ABD 4, Arjantin 5, Avustralya 2, Bahreyn 1, Brezilya 2, Büyük Britanya 6, Hollanda 1, İspanya 3, İtalya 2, Malezya 10, Meksika 1, Pakistan 1, Şili 1, Yeni Zelanda 2.

İsrail ordusu 34 kişiyi darp etti
Küresel Sumud Filosu, İsrail ordusunun çok sayıda aktivisti darbettiğini duyurdu. Küresel Sumud Filosu tarafından yapılan açıklamada, Küresel Sumud Filosu’ndaki aktivistlerin Yunanistan karasularında İsrail Donanması’na ait bir gemide 40 saat boyunca alıkonulduğu belirtilerek, “Yeterli yiyecek ve su verilmedi. Kasıtlı ve defalarca su basılan zeminlerde uyumaya zorlandılar” dedi. İsrail ordusu, alıkoyduğu 175 Küresel Sumud Filosu üyesinden 34’ünü darp etti. Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, “Yaklaşık bin euro paramı ve ehliyetimi çaldılar” dedi. ● İHA
2 aktivist İsrail’e götürüldü
İsrail ordusunun Seyf Ebu Keshkek ile Thiago Avila adlı aktivistleri İsrail’e götürmek üzere harekete geçtiği sırada diğer aktivistlerin barışçıl bir şekilde direndiği aktarılan açıklamada, İsrail’in aktivistlere şiddet uyguladığı ifade edilerek, “Aktivistler yumruklandı, tekmelendi ve elleri arkadan bağlanmış halde güverte üzerinde sürüklendi. Burunları kırıldı, kaburgaları çatladı ve dayağa maruz kaldılar. Kaosun ortasında onlara ateş bile açıldı” denildi.

Müdahale protesto edildi
İsrail’in Gazze’deki ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi, Türkiye’nin dört bir yanında cuma namazı sonrası yapılan yürüyüş ve basın açıklamalarıyla protesto edildi.
■ Van Filistin’e Destek Platformu cuma namazı sonrası bir basın açıklaması yaptı.
■ Bolu’da cuma namazı çıkışında bir araya gelen vatandaşlar, İsrail’in saldırısını protesto ederek aktivistler için dua etti.
■ Rize’de, Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşu üyeleri, Türk ve Filistin bayraklarıyla saldırıya tepki gösterdi.
■ Ardahan’da vatandaşlar, İsrail ordusunun Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na saldırısını protesto etti. Serhat Ulu Camisi önünde toplanan grup, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları taşıdı.İHA-DHA-AA…

Doğum izninde iki kritik tarih: 16 Ekim ve 1 Nisan

Doğum izninde iki kritik tarih: 16 Ekim ve 1 Nisan

MİTHAT YURDAKUL Ankara – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemeyle ilgili olarak sosyal medyada yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: “1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir. Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun’da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026’dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar. Başvuru süreci nasıl işler? 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler.”
12 ay içinde yüzde 57’si ayrılıyor: Çocuktan sonra işe veda…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu iş birliğinde özel sektörde çalışan ve 2016-2025 döneminde doğum yapan 1.4 milyon kadının verileriyle ilk kez “İşgücü Piyasası ve Kadın İstihdamı Ekseninde Aile Dostu Politikalar” raporu hazırlandı.
■ Rapora göre, doğumdan sonraki bir ay içinde kadınların yüzde 3.7’si, altı ay içinde yüzde 39’u, 12 ay içinde yüzde 56.5’i, 36 ay içinde ise yüzde 72.8’i işten ayrılıyor.
■ Çalışan kadınların sadece yüzde 24.22’si ücretsiz doğum izni kullanıyor.
■ 2016-2024 döneminde doğum sonrası işten ayrılıp istihdama geri dönmeyen kadın sayısı 309 bin 581.
■ Doğum sonrası yarım çalışma ödeneğinden yararlanma oranı ise yüzde 3.41.
■ Kreşlerin özellikle vardiyalı çalışma düzeniyle uyumsuzluğu da kadın istihdamına bariyer oluşturuyor.
■ Doğum sonrası çalışmaya geri dönen kadınların reel ücretleri, doğum yapmayan kadınlara kıyasla sistematik olarak daha düşük. Annelik sonrası mesleki ilerlemenin sınırlı kaldığı da görülüyor.
‘Tercih yapmak zorunda olmamalılar’
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların iş ve aile arasında tercih yapmak zorunda olmaması gerektiğini belirterek, “Hedefimiz; kadınların hem çalışma hayatında güçlü biçimde var olduğu hem de aile kurma kararlarını ekonomik ve sosyal kaygılar olmadan verebildiği bir sosyal politika çerçevesi oluşturmaktır” dedi.

1 Mayıs coşkuyla kutlandı

1 Mayıs coşkuyla kutlandı

İstanbul’da kutlamalar öncesi geceden itibaren geniş güvenlik önlemleri alındı. Beyoğlu, Kadıköy, Şişli ve Kartal’da ek güvenlik tedbirleri uygulandı. Şişli’de meydan çevresindeki ulaşım aksları ve ara sokaklar bariyerlerle araç trafiğine kapatıldı. Taksim Maydanı’na çıkan bütün yollar araç ve yaya trafiğine kapatılırken, meydana çıkan noktalara bariyerler yerleştirilerek güvenlik önlemleri alındı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve HAK-İŞ Konfederasyonu üyeleri kortejler eşliğinde geldikleri Taksim Meydanı’ndaki Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.
İstanbul’da 575 gözaltı
Mecidiyeköy istikametinde pankart açıp izinsiz yürüyüş yapmaya çalışan bir gruba polis müdahale etti. Polis ekipleri gruba, TOMA ile su sıkarak müdahale ederken ara sokaklara girenlerden de gözaltına alınanlar oldu. Ara sokaklardan eylem yapan gruplar Taksim Meydanı’na yürümek istedi. Çevik kuvvet, gruplara müdahalede bulundu. İstanbul genelinde 575 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

‘Bugün hak arama günü’
TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Edirne’de kutladı. Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi’ne yürüdü. Programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti. Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Çanakkale’deki İskele Meydanı’nda kutladı. Memur-Sen Konfederasyonu da, 1 Mayıs’ı Çorum Saat Kulesi Meydanı’nda kutladı. Memur-Sen Konfederasyonu Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen’e bağlı sendika başkanlarının katıldığı kutlamaya katılan vatandaşlar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sloganlarla kınadı.
Başkentte halaylı kutlama
Başkentte 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü DİSK, KESK, TMMOB ve Ankara Tabip Odası’nın çağrısıyla Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen miting ile coşkuyla kutlandı.
Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan katılımcılar sabah saatlerinden itibaren kortejler halinde Tandoğan Meydanı’na yürüdü. Çeşitli siyasi partilerin il ve ilçe örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve öğrenci grupları katıldığı kutlama programına bu yıl da kadınlar damgasını vurdu. Uzun süre ücret ve tazminat hakları için mücadele eden Doruk Madencilik işçileri de, taleplerinin kabul edilmesinin ardından 1 Mayıs kutlamaları kapsamında Tandoğan Meydanı’nda bir araya geldi. AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara
10 binler Kadıköy’e akın etti
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve emekçiler Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda bir araya geldi.
Renkli görüntülerin oluştuğu kutlamalarda yağmura rağmen 10 binlerce vatandaş Söğütlüçeşme’den Rıhtım’a “Yaşasın 1 Mayıs” sloganlarıyla yürüyüş yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan da platforma çıkarak katılımcıları selamladı. Protokol üyeleri konuşma yapmadan platformdan inerken kutlama etkinliği konserlerin ardından sona erdi.

‘Seneye Taksim’de olacağız’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gazetecilere yaptığı değerlendirmede özetle şunları söyledi: Biraz önce hem siyasi partilerin Genel Başkanlarıyla; hem DİSK’in, KESK’in Eş Genel Başkanlarıyla değerlendirmelerde bulunduk. Seneye kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümü ve artık Taksim’in yasak olmaması gerekiyor. Ümit ederiz ki gelecek sene 1 Mayıs’ta Türkiye’de iktidar da değişmiş olur. Değişmese dahi 50’nci yılında mutlaka Taksim’de olmak gerekiyor. Bu talebi değil, bu kararlılığı bugünden ifade etmek isterim. Gelecek sene hep birlikte 1 Mayıs’ta, kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümünde Taksim’de olacağız.

Bursa’dan birlik mesajı
HAK-İŞ Konfederasyonu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Bursa’daydı. Bu yıl ki tema, “Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır” olarak belirlenirken, kutlamalara HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme, HAK-İŞ ve bağlı sendikaların yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda HAK-İŞ üyesi işçi katıldı. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan yaptığı konuşmada, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getirdi. Arslan, Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları kınadı.MELTEM GÜNEŞ Bursa

Dünyada 1 Mayıs
Dünyanın pek çok ülkesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, farklı aktivitelerle kutlandı. Özellikle Avrupa’da, artan enerji maliyetleri nedeniyle başlayan ekonomik zorluklar ve endişeler dile getirilirken, sendikalar dayanışma ve işçi haklarının korunması çağrısında bulundu.
ALMANYA: Ülkenin pek çok kentinde meydanlar, 1 Mayıs kutlamaları için dolup taştı.
İTALYA: Milano, Torino, Napoli, Venedik, Palermo’nun yanı sıra ülkenin diğer kentlerinde de yürüyüşler düzenlendi.
İSPANYA: Başkent Madrid’de, 1 Mayıs dolayısıyla yürüyüş düzenlenirken, Gran Via caddesinde toplanan göstericiler, ünlü Plaza Espana meydanına gelerek yürüyüşlerini tamamladı.
KÜBA: Başta Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel olmak üzere gösterilere üst düzey katılımlar gerçekleşirken, hedefte daha çok ABD’nin uyguladığı abluka vardı.
GÜNEY KORE: Resmi bayram statüsüne bürünen 1 Mayıs’ta sendikaların çağrısıyla halk, başkent Seul’de sokaklara indi.
Kazada 3 işçi öldü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Ankara’da, dün sabah saatlerinde su firmasına ait kamyonet, yokuş yukarı çıkarken geriye kaydı. Hızla geriye doğru hareket eden araç, yol üzerinde kanalizasyon çalışması yapan Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) çalışanları Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan’a, ardından da ASKİ’ye ait kamyonet ve park halindeki dört otomobile çarptı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde işçiler Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Gaziantep’te ise çalıştığı inşaatta ölçüm yaptığı sırada dengesini kaybederek yüksekten düşen inşaat işçisi Ahmet Şahin (49) hayatını kaybetti….

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 1 Mayıs mesajı: İşçi kardeşlerimizi tebrik ediyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 1 Mayıs mesajı: İşçi kardeşlerimizi tebrik ediyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Emeğiyle geçinen, ülkesi için, milleti için katma değer üreten tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyor, ülkemizin dört bir yanındaki tüm işçi ve işverenlerimize, çalışanlarımıza selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum” ifadelerine yer verdi.
Alın ve akıl teri
Diğer mesajlar şöyle: TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Emeğin değerini bir kez daha idrak ettiğimiz bu anlamlı günde, toplumsal dayanışmamızın güçlenmesini ve birlik içinde daha müreffeh bir geleceğe hep birlikte yürümemizi temenni ediyorum.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Alın ve akıl terleriyle ülkemizin dört bir yanında kalkınma serüvenimizin baş mimarları olan tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nı kutluyorum.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Çalışma barışı ve toplumsal barışı güçlendirme kararlılığıyla sosyal paydaşlarımız başta olmak üzere, yatırım, üretim, istihdam ekseninde tam bağımsız yerli ve milli kalkınmamıza omuz verecek, Türkiye Yüzyılı idealimizi fikirden fiile dönüştürecek tüm yol arkadaşlarımızla birlikte gelecek hedeflerimize yürümeye ve işbirliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün barış, huzur ve kardeşlik içerisinde geçmesini diliyorum.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Alın teriyle yükselen her değer, ülkemizin yarınlarını inşa eden güçlü bir temeldir. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, emeği yücelten bir anlayışla daha güçlü yarınlara yürümeye devam edeceğiz. Emine Erdoğan’dan 1 Mayıs paylaşımı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla, gücünü emeğinden alan, ülkemizin ilerlemesinde pay sahibi olan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi….

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş'tan Paris'te 'dijital çağ' uyarısı

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’tan Paris’te ‘dijital çağ’ uyarısı

Diyanet’ten yapılan açıklamaya göre, Arpaguş, Fransa’nın başkenti Paris’te Valenton Yunus Emre Camisi ve Kültür Merkezi’nin açılış programına katıldı.
Burada konuşan Arpaguş, Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de “mescitleri Allah’a iman eden, ahiret gününe iman eden, namazı kılan, zekatı veren ve Allah rızasından başka bir endişesi olmayanların inşa edeceğini” ifade ettiğini aktardı.
Hz. Muhammed’in “Kim bir mescit yaparsa dünyada, Cenabıhak ahirette ona misliyle bir mükafat verir ve ona cennette bir köşk yapar” hadisini hatırlatan Arpaguş, caminin yapımında emeği geçen herkesin her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirtti.
Dünyanın çok farklı bir yere doğru gittiğine dikkati çeken Arpaguş, “Zulümlerin, savaşların, katliamların yaşandığı bir coğrafya. Önümüzdeki yüzyıl belki daha farklı sonuçlar doğuracak. Teknolojinin, dijital dünyanın, dijital çağın verileriyle karşılaşacağız. Nesillerimizi her türlü kötülükten kurtarabilmek için yüce kitabımızın ve imanımızın her konuda bize rehber olan sevgili Peygamberimizin ahlakının hayatımıza ve nesillerimize aktarılması adına büyük çaba ve gayret göstermemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Detay Görsel Slider
Hazreti Ali’nin “Evlatlarınızı, çocuklarınızı sizin yaşadığınız çağa göre değil, onların yaşayacakları çağa göre yetiştiriniz” sözünü paylaşan Arpaguş, şöyle devam etti:
“Bugün yavrularımızı ve gençlerimizi bekleyen büyük tehlikeler var. Onların imanına halel getirecek büyük saldırılar altındalar. Dolayısıyla biz belki bugün burada bir bina inşa ettik ama buradaki çalışmalarla, buradaki mescidimizdeki, buradaki kültür faaliyetlerimizle yaptığımız şeylerle bu bilinci ayakta tutmak, yavrularımızın elimizden gitmemesi için bu kültürle, bu imanla, bu ahlakla, ahlak-ı Muhammediyye ile yetiştirmenin çaba ve gayretinde olarak bu hizmeti devam ettirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Arpaguş, konuşmasının ardından Valenton Yunus Emre Camisi’nde hutbe irad etti, cuma namazını kıldırdı.
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı! Bakan Göktaş: Güçlü bir yol haritası
İsrail’in alıkoyduğu 59 Küresel Sumud Filosu aktivistini taşıyan uçak İstanbul’a indi…

Küresel Sumud Filosu aktivisti: Cumhurbaşkanımıza ve tüm devlet yetkililerine şükranlarımızı sunuyoruz

Küresel Sumud Filosu aktivisti: Cumhurbaşkanımıza ve tüm devlet yetkililerine şükranlarımızı sunuyoruz

İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan aktivistler, Türk Hava Yollarının (THY) uçağıyla geldikleri İstanbul Havalimanı’nda bu süreçte yaşadıklarını anlattı.
Uçakta yer alan 18 Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
İlginizi Çekebilir
Aktivistlerden Halil Erdoğmuş, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, seyahatlerinin Barcelona’dan başladığını ve 65 gemiyle yola çıktıklarını belirtti.
Erdoğmuş, yolculuğun dördüncü gününde gece saat 12.00’ye doğru birden alarm verildiğini ifade ederek, “Anlamadığımız şekilde birden yabancı askerler geldi. Tahayyül edemedik, İsrail askerlerinin Avrupa’nın ortasında, uluslararası sularda bizim gemimizden bizleri alabileceğini o kadar da hayal edemiyorduk. İsrail, eğer Avrupa’nın ortasına kadar gelip, uluslararası sularda 50’den fazla milletten insanı teröristçe bir korsan yaklaşımıyla teslim alabiliyorsa burada çok büyük sorun vardır. Burada Avrupa’nın tekrar güvenliğini gözden geçirmesiyle ilgili Sumud’un başardığı muazzam bir olgu vardır. Sumud demek ki o kadar korku verdi ki İsrail’e, kendisinden binlerce kilometre uzakta ancak engelleyebileceğini düşündü.” diye konuştu.
İsrail ordusu tarafından alıkonulma anlarını anlatan Erdoğmuş, şöyle devam etti:
“Aldıkları andan itibaren onların belki o kitaplarında, inanışlarındaki gibi hayvan muamelesi yaptılar tüm arkadaşlarımıza. Bazı arkadaşlarımız çok büyük darbeler aldı. Onlar orada, iki tanesi gemide el konuldu. Şu anda onların hayatlarından endişeliyiz, Brezilyalı ve İspanyol iki arkadaşımız… Bizi, bir gemi hapishanesine koydular. Orada üç konteynere tıktılar adeta. Her tarafı ıslatmışlardı. Gece boyunca sabaha kadar tir tir titredik. Üzerimizde kıyafetlerimiz, üstümüzü koruyacak şeylerimiz yoktu. Birçok arkadaşımızın ayakkabısı, çorabı yoktu.”
Erdoğmuş, kendilerini esir alan askerlerin yiyecek olarak su ve kuru ekmek getirdiğini söyledi.
Bunların önlerine atıldığını belirten Erdoğmuş, “Hayvana atmazsınız. Kedinize, köpeğinize o kadar rezilce muamele yapmazsınız. Bugün buradan Türkiye’deki Musevi dostlarıma da sesleniyorum. Acaba kendi ırklarına bunu yakıştırabiliyorlar mı? Bu kadar kanunsuz, hırsızca ve soysuzca yapılmış muameleyi kendilerine yakıştırabiliyorlar mı?” diye sordu.

İsrail’in alıkoyduğu 59 Küresel Sumud Filosu aktivistini taşıyan uçak İstanbul’a indi
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLMAKTAN BÜYÜK BİR ONUR DUYUYORUZ”
Aktivist Ali Deniz ise esir alındıklarında yaşadıkları kötü anları umursamadıklarını dile getirdi.
Bunların Gazze’deki masum insanların yaşadığı bir ana bile bedel olmayacağını ifade eden Deniz, “Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere tüm devlet yetkililerimize, bürokratlarımıza buradan filo adına minnetlerimizi, şükranlarımızı söylüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Sabahın ilk saatlerinden itibaren biz her ne kadar akşama doğru Yunanistan’ın havalimanına vardıysak da bizim oradaki büyükelçimiz ve ekibi sabahtan bizi karşılamak için orada ayakta bekliyordu. Bizi uçağa bindirene kadar yalnız bırakmadı.” dedi.
“TÜRKİYE MAZLUMLARIN, ADALETİN VE ULUSLARARASI HUKUKUN İŞLEMESİ İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMAKTADIR”
Karşılamanın ardından basın mensuplarına konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel, vatandaşların salimen yurda getirildiği için mutlu olduklarını söyledi.
Özel, “Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımızı değil, aynı zamanda 14 farklı ülkeden 41 tane yabancı ülke vatandaşlarını da kendi istekleri üzerine ülkemize getirmiş bulunuyoruz.” dedi.
İsrail’in, uluslararası sularda özellikle deniz seyrüseferini de tehlikeye atmak suretiyle bütün uluslararası hukuk sistemini çiğnediğine, hukukun üstünlüğünü zedelediğine işaret eden Özel, “Her zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bakanımızın da ifade ettiği üzere, Türkiye mazlumların, adaletin ve uluslararası hukukun işlemesi için, her zaman uluslararası sisteme destek vermek için elinden geleni yapmaktadır, bundan sonra da yapacaktır.” diye konuştu.

Küresel Sumud Filosu aktivisti: Bize hayvanmışız gibi davrandılar
“ÖZGÜRLÜK FİLOLARI YOLA ÇIKTIĞINDA HİÇBİR ZAMAN YOLDA KALMAZLAR”
AK Parti İstanbul Milletvekili Turan da burada 39 ülkeden 100’ün üzerinde kişiyi Türkiye’de hep birlikte ve coşku içerisinde karşılamanın heyecanını yaşadıklarını anlattı.
Turan, aslında arzu ve umutlarının aktivistlerin Gazze’ye ulaşması olduğunu dile getirerek, “İnşallah hakikat gemileri, özgürlük filoları yola çıktığında hiçbir zaman yolda kalmazlar. Hedefine mutlaka bir ok gibi ulaşır.” ifadelerini kullandı.
Engellenen seferlerin yarın yine büyüyerek devam edeceğine dikkati çeken Turan, şunları kaydetti:
“Sonuç itibarıyla bu, büyüyerek devam eden bir iradedir. Bu iradeyi hiçbir kimse engelleyemez. İsrail ne hukuk tanıyor ne kural tanıyor. İsrail’in arkasında duran ve ona destek veren ülkeler de esasında İsrail’in zulmüne ortak oluyorlar. Türkiye, her zaman insanlığın tarafında durdu. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanlığın vicdanını ve iyiliğini temsil ediyor. Bu anlamda biz, bugün burada bu 39 ülke vatandaşını güllerimizle, buketlerimizle, heyecanla, coşkuyla, sevinçle karşılamamızın temeli, onların iyilik, adalet, hak, hukuk için ortaya çıkmaları ve yolculuğa çıkmalarıdır. Bizim vicdan yüklü teknelerimiz, onların silah yüklü gemilerini yenecektir.”
Aktivistler, karşılamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında sağlık muayenesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürüldü.
İsrail’in Küresel Sumud Filosu’ndan alıkoyduğu Hüseyin Oral yaşadıklarını anlattı: ‘Darbedip paramı çaldılar’

Küresel Sumud Filosu aktivisti: Bize hayvanmışız gibi davrandılar

Küresel Sumud Filosu aktivisti: Bize hayvanmışız gibi davrandılar

İngiliz Davidson, İsrail’in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.
Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.
İlginizi Çekebilir
Davidson, “Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, ‘Öne geçmezseniz ateş ederiz’ diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk.” dedi.
Askerlerce alıkonulduktan sonra “yüzen hapishane” olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi.
Davidson, “Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar.” ifadesini kullandı.
Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine “ülkeyi terk etmeleri ya da İsrail’de hapse gönderilmeleri” yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, “Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar.” dedi.
İsrail’in alıkoyduğu 59 Küresel Sumud Filosu aktivistini taşıyan uçak İstanbul’a indi…