

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:Aziz dava arkadaşlarım, muhterem milletvekilleri, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, yurt içinde ve yurt dışında, gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinde bizleri takip eden aziz vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyor, her birinizi hürmetle, vefayla ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum.
Değerli dava arkadaşlarım, Türk milletinin müşterek hafızasında silinmez izler bırakan, fikirleriyle çağları aşan, mücadelesiyle Türk milletinin davasını milletimizin ruh göklerine nakşeden merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Türkeş Bey, Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren, onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası hâline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında millî aklı esas almış, devleti ebed müddet şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir. O zor zamanların adamıydı. Fırtınalı dönemlerin sarsılmaz iradesiydi. Karanlık senaryoların karşısında yakılmış bir meşaleydi. Ne tehditlere boyun eğmiş ne de menfaat kapılarında eğilip bükülmüştür. İnandığı değerleri her şart altında savunmuş, Türk milletinin birliğini, dirliğini ve bekasını her türlü siyasi hesabın üstünde tutmuştur. Onun hayalini kurduğu ve bizlere emanet ettiği Türk Birliği ve Turan ülküsü Allah’ın izniyle mutlaka hayat bulacaktır. Gerçeğe dönüşecektir. Çünkü büyük Türk milleti geçmişinden aldığı kudretle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir. Bu duygu ve düşüncelerle merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde bir kez daha saygı ve rahmetle yâd ediyorum.
"KÜRESEL DÜZEN DERİN BİR ŞEKİLDE SARSILDI"
Değerli dava arkadaşlarım, dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemde olduğumuz herkesin malumudur. Eski düzenin kurgulanmış ve inşa etmiş olduğu anlam kodları ortadan kalkmış, lakin yeni egemenlik formları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir. Küresel düzenin derin bir şekilde sarsıldığı ve anlam sisteminin bozulduğu bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak ortak bir sorumlulukla almak durumundayız. Tarihin çeşitli kırılma ve kopuş anlarında en etkili güvenlik, milli birlik ve beraberlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Ve bu durum hepimizin ortak aklı, ahlaki ve vicdani sorumluluğudur. Bugün tanık olduğumuz küresel ve bölgesel istikrarsızlık, yaşanılan çatışmalar, eskinin tam olarak öldüğünün, yeninin ise henüz doğmamış olduğunun göstergesidir. Bu da kelimenin tek anlamıyla bir kriz durumudur. Kriz ise sorunların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir.

