

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 93 sayfalık iddianamede 3 kişi "mağdur", Akgün'ün de arasında bulunduğu 6'sı tutuklu 31 kişi ise "şüpheli" olarak yer aldı.
Şüphelilerin belediyedeki görevleriyle üzerlerine kayıtlı şirket ve taşınmazların bilgilerine yer verilen iddianamede, suç örgütünün oluşum ve yapısını ortaya koyma noktasında soruşturma aşamasında yapılan ihbar içerikleri, alınan ifadeler ve yapılan tespitlerin önem arz ettiği, yetkili kurumlara gönderilen 19 ihbar mektubunun bulunduğu belirtildi.
İddianamede şunlar kaydedildi:
Söz konusu daire ve villaların taşınmaz devir işlemlerinde göstermelik para gönderme ile yatırma işlemleri yapıldıktan sonra paranın şüphelilerce iade alındığının tespit edildiği bildirildi.
MADDİ MENFAATİ 5 KİŞİ ÜZERİNDE GİZLEDİ
İddianamede, Akgün'ün belediye başkanlığının verdiği imkan ve yetkileri kötüye kullanarak iş sahiplerinden rıza ya da icbar altında temin ettiği maddi menfaati şüpheliler Adem Çukur, Güngör Gül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Osman Yeşilgül üzerinden gizlediği, bir süre sonra satış gibi göstererek legalize ettiğinin değerlendirildiği anlatıldı.
RÜŞVET GÖRÜŞMELERİNİ YAPTIKLARI İDDİA EDİLEN ŞÜPHELİLER
Hazırlanan iddianamede, "Şüpheli Hasan Akgün'ün Belediye Başkanlığı makamını ve makamın verdiği güç ile yetkileri kötüye kullanarak şekillendirdiği suç organizasyonunda imar ve ruhsat konularında rüşvet ya da irtikap görüşmelerini o dönem bu konulardan yetkili ve halen firari olan eski Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Nuraydın Sak ile yürüttüğü, Sak'ın yerine Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı'nın geçtiği, İmar ve Şehircilik Müdürü firari Emre Kekeçoğlu'nun da rüşvet/irtikap görüşmelerini Akgün adına yaptığı" değerlendirmesi yer aldı.
Şüphelilerin, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya iş sahibinin icbar altındayken teklifi kabul etmek zorunda kalması üzerine kişileri, şüpheliler Osman Yeşilgül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Halil Satı'ya yönlendirdiği ve haksız menfaatin teslim alınmasının sağlandığı iddianamede belirtildi.
İddianamede, "Elde edilen haksız menfaatin bir kısmıyla belediyeye gerek açıktan gerekse resmi olarak iş yapan firmalara ödeme yapıldığı, bir kısmının ise dolaylı yollardan Akgün'ün akrabaları olan şüpheliler Gökhan Emre Akgün, Eray Kurt, Gökay Kurt, Gülin Akgün, Gökçe Merve Akgün Kurt ve Yurdagül Akgün'ün üzerine geçirildiği, bu şekilde Hasan Akgün'ün zenginleştiği" bildirildi.
Elde edilen bulgular neticesinde, "şüphelilerin maksatlarının belediyeden başta imar ve iskan izni talebinde bulunan kişilerden maddi çıkar sağlamak olduğu, şüpheli Hasan Akgün ve emrinde çalışan belediye görevlisi şüphelilerin sorumluluklarını yerine getirirken yetkilerini maddi menfaat temin etmede kullandıkları, şüphelilerin Akgün adına suç işleme irade ve isteğiyle hareket ettikleri, gizlilik kurallarına sıkı sıkıya riayet ettikleri, özellikle taşınmaz devirlerini kendileriyle irtibat kurmayacak kişilere devrettikleri ya da satım vaadi sözleşmesi yapma yolunu seçerek tapu kayıtlarında irtibatlı kişilerin görünmesinin önüne geçtikleri ve böylece taşınmazı kendi üzerlerine almayarak doğrudan üçüncü kişiye, firma tarafından satılmasını sağladıkları" yönündeki değerlendirme de iddianamede yer aldı.
Büyükçekmece'nin fiziki ve coğrafi koşulları nedeniyle özellikle villa projeleri için tercih edilen bölgelerden biri olduğuna, ayrıca deprem riskine karşı kentsel dönüşüm ile yapılaşmaya açık yatırım potansiyeli bulunmasından ötürü ilçede büyük ölçekli projelerin bulunduğuna işaret edilen iddianamede, şüpheli Akgün ve emir talimatlarıyla hareket eden diğer şüphelilerin bu durumu fırsata çevirerek haksız kazanç sağlamak için müteahhitlerden özellikle yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinin onayı için rüşvet talebinde bulundukları ifade edildi.
İddianamede, rüşvetin genellikle proje kapsamında gayrimenkul verilmesine yönelik olduğu, şüphelilere ya da şüphelilerin bulduğu üçüncü kişi veya şirketlere taşınmaz devri şeklinde maddi menfaat temininin gerçekleştirildiği, maddi menfaat talebini yerine getirmeyen müteahhitlerin ruhsat ve iskan işlemlerinin gerçekleştirilmediği, zabıta ve diğer denetim görevlileriyle müteahhitlere yıldırıcı cezai işlemlerin uygulandığı ve müteahhitlerin talepleri yerine getirmeye mecbur bırakıldıkları kaydedildi.
Şüpheli örgüt mensuplarının maddi menfaat taleplerinin bir kısmını Büyükçekmece Basketbol Spor Kulübünü aracı kullanarak elde ettiklerinin görüldüğü iddianamede belirtildi.
İddianamede, şüphelilerin ilçede inşaat işleri yapan müteahhitleri "bağış" adı altında kulüp hesabına para yatırmaya zorladıkları ve bu kulübün başkanının şüpheli Osman Yeşilgül olduğu ifade edildi.
"BASKETBOL TAKIMININ ROLÜ, SİSTEME SOKULAN PARAYI DENETİME TABİ OLMADAN KULLANMAKTIR"
Akgün ile Yeşilgül'ün 1980'li yıllardan itibaren tanıştıkları, Akgün'ün kasalarından birinin Yeşilgül olduğunun ilçe sakinleri tarafından bilindiği, belediyenin ve Akgün'ün basketbol takımıyla bağı olmamasına rağmen belediyeden talepte bulunan kişilerin basketbol takımına ve Yeşilgül'e yönlendirildiği belirtilen iddianamede şu ifadelere yer verildi:
İddianamede, örgüt elebaşı Akgün'ün 1994 yılından itibaren Büyükçekmece Belediye Başkanlığı yaptığı, "belediye başkanlığı" sıfatıyla kendisine güç devşirdiği, soruşturma aşamasında, bölgede iş yapan, yaşayan çok sayıda vatandaşın ifade vermeye çekindiği, şüpheliden ve oluşturduğu yapıdan korktukları ve bu nedenle ifade vermek istemedikleri anlatıldı.
"AKGÜN, KİMSEYLE DOĞRUDAN GÖRÜŞME YAPMADI"
Akgün'ün tüm iş sahipleriyle doğrudan görüşme yaparak kendilerinden maddi taleplerde bulunmasının olağan olmadığı, örgüt elebaşının bu konuda kimseyle doğrudan görüşme yapmayacağı, belediye şemasında görevlendirdiği kişiler üzerinden görüşmeleri sağladığı ve normalleştirdiği iddianamede ifade edildi.
İddianamede, şunlar kaydedildi:
Örgüt şemasına yer verilen iddianamede, elebaşılığını Akgün'ün yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünde, Akgün'e kamunun verdiği yetki dahilinde mutlak bir bağlılık ve itaatin bulunduğu, örgüt elebaşının verdiği talimatlara diğer üyelerin harfiyen uyduğu, Akgün'ün uzun yıllardan bu yana belediye başkanlığı görevini yürütmesi, görevinin verdiği yetkileri kötüye kullanması ve belediye içerisinde kendi yapılanmasını kurmasının ilçede çoğu vatandaşın kendisinden korkmasına, çekinmesine neden olduğu belirtildi.
İddianamede, suç örgütünün emir-talimat hiyerarşisi göz önünde bulundurulduğunda şüpheliler Nuraydın Sak, Ömer Kazancı, Emre Kekeçoğlu, Osman Yeşilgül, Güngör Gül, Adem Çukur, Mehmet Kılıç, Halil Satı ve Ayhan Bacınoğlu'nun "örgüt üyesi" olarak suç yapılanmasında yer aldıkları, bu 9 şüphelinin sağlanan haksız kazanç sayesinde kişisel zenginleşmelerini sağladıklarının anlaşıldığı ifade edildi.
CEZA İSTEMLERİ
İddianamede, Hasan Akgün'ün "çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "rüşvet alma", 2 kez "icbar suretiyle irtikap" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından 68 yıldan 183 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamede diğer 30 şüphelinin de 14 ayrı eylemden, "rüşvet verme", "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" gibi suçlardan 16 yıldan 183 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları istendi.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.

