BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8967 -0,02%
EURO
53,4648 0,18%
GRAM ALTIN
6.635,58 0,88%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,67 1,34%
BITCOIN
73.483,00 -2,21%
GBP/TRY
61,6998 0,10%
EUR/USD
1,1649 0,20%
BRENT
93,80 -0,52%
ÇEYREK ALTIN
10.849,17 0,88%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

Son Yazılarım

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Eski Vali Tuncay Sonel oğlunu böyle savundu!

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Eski Vali Tuncay Sonel oğlunu böyle savundu!

HABER MERKEZİ- Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazdı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısında, “Mevcut delil durumu itibarıyla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK’nin 281/1-2 (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu) maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 161/6. maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu şeklinde düzenleme bulunması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığınızca, Tuncay Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmak üzere gereğinin takdir ve ifası rica olunur” denildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan günü Elazığ’da gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan bir ekip, Sonel’i Elazığ’dan alarak 18 Nisan günü sabah saatlerinde Erzurum’a getirdi. Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alınan Sonel’in 19 Nisan günü gözaltı süresi uzatıldı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan eski Vali Tuncay Sonel, bugün sabah saatlerinde geniş güvenlik tedbiri altına adliyeye getirildi. Sonel, getirilmeden önce çevik kuvvet adliye önünde koridor oluşturdu. Araçtan indirilen Sonel, hızlıca adliyeye alındı.
SONEL TUTUKLANDI
İfade işlemi sonrası Tuncay Sonel, Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sulh ceza hakimliğinde yapılan duruşma sonunda Sonel, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Adliyeden çıkarılan Sonel, Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Aziziye 2 No’lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü.

TUNCAY SONEL: OĞLUM ÇOK İNSANCILDIR
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel suç delillerini yok etme dahil 4ayrı suçtan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Detayları CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz aktardı;
“Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı. Dört ayrı suçlama vardı. Savcılık ifadesinin ardından Tuncay Sonel’e yöneltilen; kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve yok etme, resmi belgeyi yok etme ve gizleme, bilişim sistemlerindeki verileri yok etme, suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme suçlamaları kapsamında sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı ve cezaevine götürüldü. Böylece Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında tutuklu sayısı da 12’ye yükselmiş oldu.
Galatasaray’ın Bernardo Silva’ya teklifi ortaya çıktı! İşte gözden çıkarılan maaş
Şimdi ifadesinde söyledikleri elbette önemli. Hem dönemin valisinin hem de dönemin başhekiminin çünkü hastane verileri kritik. Gülistan 31 Aralık 2019’da hastaneye gidiyor. Polis sisteminde bu var ancak hastanenin sisteminde bu gözükmüyor. Başhekim, söz konusu olayla ilgili herhangi bir dahlinin olmadığını, kayıtların silinmesiyle ilgili de hiçbir şekilde bilgisinin olmadığını söyledi ifadesinde.
Yine Tuncay Sonel’e yöneltilen suçlamalardan biri de şu: Şehirde Sarı Saltuk bölgesi var, şehrin tamamını gören K-Noktası kameraları bulunuyor. Gülistan’ın kaybolduğu tarih aralığında bu kameraların yönleri değiştiriliyor. Kritik noktalar görüntülenemiyor.
Yine bir sim kartın, valinin talimatıyla zarf içerisinde Gökhan Ertok’a teslim edildiği iddiası var. Gökhan Ertok Ankara’da o sim kartı temizliyor, ardından tekrar gönderiliyor.
Vali ise bu soruya, “Ben sadece konum bilgisi için, kızın bulunması için o sim kartı incelettim. Gökhan’ın ihraç olduğunu bilmiyordum” şeklinde yanıt verdi.

Yani ihraç edilmiş bir polis memuruna sim kart gönderildiği iddiası dikkat çekti. Bir dizi iddia dosyada yer alıyor.
Şimdi Tuncay Sonel’in ifadesindeki dikkat çeken başka bir bölüm: “Gözaltına alındığı dakikalarda oğlum Mustafa Türkay beni aradı. ‘Baba polisler eve geldi. Beni gözaltına alıyorlar. Evde kuşlarım kaldı. Kuşlarım ne olacak, onlara kim bakacak’ dedi. Oğlum işte bu kadar insancıl biridir. “ ifadelerini kullandı.
Yani ifadesine genel olarak bakıldığında, kendisini savunmaktan çok oğlunu savunan bir tutum sergilediği görülüyor. Ayrıca Tunceli’de terörü bitirdiğini, parklar ve projeler yaptığını, bu nedenle hedef alındığını söyledi. Yaşananları “itibar suikastı” olarak nitelendirdi.
İfadenin en kritik anlarından biri ise son soruydu: Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, “Bir baba olarak vicdanınıza sesleniyorum. Gülistan’ın kaybolması ve öldürülmesiyle ilgili bizden gizlediğiniz bir şey var mı?” diye sordu.
Tuncay Sonel bu soruya, “Hayır, sakladığım bir şey yok. Bu bir itibar suikastıdır” yanıtını verdi.
Dosyada şu an 12 tutuklu bulunuyor, ayrıca firari bir şüpheli var: Umut Altaş. Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmanın titizlikle sürdüğünü açıkladı. Öte yandan Gülistan Doku’nun mezarının bulunmasına yönelik çalışmalar da yeniden devam ediyor.”
Uşak Belediyesine rüşvet soruşturmasında ‘Özgür Özel’ iddiası: Battaniye içinde 20 milyon lira

Gülistan soruşturmasında eski Vali Tuncay Sonel oğlunu böyle savundu! 'Baba kuşlara kim bakacak?'

Gülistan soruşturmasında eski Vali Tuncay Sonel oğlunu böyle savundu! ‘Baba kuşlara kim bakacak?’

HABER MERKEZİ- Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazdı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısında, “Mevcut delil durumu itibarıyla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK’nin 281/1-2 (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu) maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 161/6. maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu şeklinde düzenleme bulunması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığınızca, Tuncay Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmak üzere gereğinin takdir ve ifası rica olunur” denildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan günü Elazığ’da gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan bir ekip, Sonel’i Elazığ’dan alarak 18 Nisan günü sabah saatlerinde Erzurum’a getirdi. Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alınan Sonel’in 19 Nisan günü gözaltı süresi uzatıldı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan eski Vali Tuncay Sonel, bugün sabah saatlerinde geniş güvenlik tedbiri altına adliyeye getirildi. Sonel, getirilmeden önce çevik kuvvet adliye önünde koridor oluşturdu. Araçtan indirilen Sonel, hızlıca adliyeye alındı.
SONEL TUTUKLANDI
İfade işlemi sonrası Tuncay Sonel, Cumhuriyet Savcılığı tarafından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sulh ceza hakimliğinde yapılan duruşma sonunda Sonel, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Adliyeden çıkarılan Sonel, Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Aziziye 2 No’lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü.

TUNCAY SONEL: OĞLUM ÇOK İNSANCILDIR
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel suç delillerini yok etme dahil 4ayrı suçtan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Detayları CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz aktardı;
“Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı. Dört ayrı suçlama vardı. Savcılık ifadesinin ardından Tuncay Sonel’e yöneltilen; kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve yok etme, resmi belgeyi yok etme ve gizleme, bilişim sistemlerindeki verileri yok etme, suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme suçlamaları kapsamında sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı ve cezaevine götürüldü. Böylece Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında tutuklu sayısı da 12’ye yükselmiş oldu.
Galatasaray’ın Bernardo Silva’ya teklifi ortaya çıktı! İşte gözden çıkarılan maaş
Şimdi ifadesinde söyledikleri elbette önemli. Hem dönemin valisinin hem de dönemin başhekiminin çünkü hastane verileri kritik. Gülistan 31 Aralık 2019’da hastaneye gidiyor. Polis sisteminde bu var ancak hastanenin sisteminde bu gözükmüyor. Başhekim, söz konusu olayla ilgili herhangi bir dahlinin olmadığını, kayıtların silinmesiyle ilgili de hiçbir şekilde bilgisinin olmadığını söyledi ifadesinde.
Yine Tuncay Sonel’e yöneltilen suçlamalardan biri de şu: Şehirde Sarı Saltuk bölgesi var, şehrin tamamını gören K-Noktası kameraları bulunuyor. Gülistan’ın kaybolduğu tarih aralığında bu kameraların yönleri değiştiriliyor. Kritik noktalar görüntülenemiyor.
Yine bir sim kartın, valinin talimatıyla zarf içerisinde Gökhan Ertok’a teslim edildiği iddiası var. Gökhan Ertok Ankara’da o sim kartı temizliyor, ardından tekrar gönderiliyor.
Vali ise bu soruya, “Ben sadece konum bilgisi için, kızın bulunması için o sim kartı incelettim. Gökhan’ın ihraç olduğunu bilmiyordum” şeklinde yanıt verdi.

Yani ihraç edilmiş bir polis memuruna sim kart gönderildiği iddiası dikkat çekti. Bir dizi iddia dosyada yer alıyor.
Şimdi Tuncay Sonel’in ifadesindeki dikkat çeken başka bir bölüm: “Gözaltına alındığı dakikalarda oğlum Mustafa Türkay beni aradı. ‘Baba polisler eve geldi. Beni gözaltına alıyorlar. Evde kuşlarım kaldı. Kuşlarım ne olacak, onlara kim bakacak’ dedi. Oğlum işte bu kadar insancıl biridir. “ ifadelerini kullandı.
Yani ifadesine genel olarak bakıldığında, kendisini savunmaktan çok oğlunu savunan bir tutum sergilediği görülüyor. Ayrıca Tunceli’de terörü bitirdiğini, parklar ve projeler yaptığını, bu nedenle hedef alındığını söyledi. Yaşananları “itibar suikastı” olarak nitelendirdi.
İfadenin en kritik anlarından biri ise son soruydu: Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, “Bir baba olarak vicdanınıza sesleniyorum. Gülistan’ın kaybolması ve öldürülmesiyle ilgili bizden gizlediğiniz bir şey var mı?” diye sordu.
Tuncay Sonel bu soruya, “Hayır, sakladığım bir şey yok. Bu bir itibar suikastıdır” yanıtını verdi.
Dosyada şu an 12 tutuklu bulunuyor, ayrıca firari bir şüpheli var: Umut Altaş. Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmanın titizlikle sürdüğünü açıkladı. Öte yandan Gülistan Doku’nun mezarının bulunmasına yönelik çalışmalar da yeniden devam ediyor.”
Uşak Belediyesine rüşvet soruşturmasında ‘Özgür Özel’ iddiası: Battaniye içinde 20 milyon lira

Bakan Tekin: Menfur bir olayın içerisinde çocuklarımızı kullandılar

Bakan Tekin: Menfur bir olayın içerisinde çocuklarımızı kullandılar

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerle birlikte Keçiören ilçesinde bulunan Şehit Öğretmenler Abidesi’ni ziyaret etti. Burada İstanbul ve Kahramanmaraş’taki okullara yönelik saldırılarda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik ve Ayla Kara için oluşturulan kabirler başta olmak üzere tek tek kabirleri gezen Tekin, öğrencilerle birlikte karanfiller bıraktı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Tekin, öğretmen ve öğrencilerle birlikte Çelik ve Kara için fidan dikti.
İlginizi Çekebilir
Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.
“Devlet ile millet arasındaki kucaklaşmanın güçlendiği dönemlerde karanlık yapılar, bundan rahatsız olan yapılar, hemen devreye giriyorlar ve bu birlikteliği ortadan kaldıracak, zayıflatacak provokatif şeyler yapıyorlar.” diyen Tekin, bu olayların devlet ile millet arasında ramazanda başlayan olağanüstü kaynaşmanın ve Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocukların milli birlik, beraberlik, devlet, egemenlik, demokrasi gibi kavramlara sahip çıkması için nisan ayı boyunca sürecek farkındalık etkinliklerinin yapıldığı bir zamanda gerçekleştiğini ifade etti.
Tekin, “Altında onur duyarak yaşadığımız bayrağımızın bilahare dalgalanması için mücadele edecek bir kuşak yetiştirmek için yaptığımız etkinliklerden, oluşturmak istediğimiz farkındalıklardan rahatsız olan kitleler, bu tür menfur bir olayın içerisinde çocuklarımızı kullandılar. Ben tekrar milletimize geçmiş olsun diyorum.” diye konuştu.

“VELİLERİMİZ RAHATLIKLA ÇOCUKLARININ OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİME DEVAM ETMELERİNİ SAĞLAYABİLİRLER”
Bakan Tekin, okullara yönelik saldırıların ilk duyulduğu andan itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan sürecin içerisinde bulunduğunun ve koordine ettiğinin altını çizerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu saldırıların arkasında hangi yapılar ve etkenler varsa bunun bir an önce ortaya çıkartılması konusunda talimat verdiğini vurguladı.
İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının süreci ayrıntılı biçimde incelediğini söyleyen Tekin, “Arkasında hangi güç, hangi kişiler varsa en kısa süre içerisinde derdest edilip cezasını çekmesi gerektiğini Sayın Cumhurbaşkanımız talimatlandırdı. Şu anda iki bakanlık ve biz de Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı olarak sürecin içerisindeyiz.” diye konuştu.
Çanakkale’de 57’nci Alay gerçeği! Yabancılara göre ‘en talihsiz’ rastlantı: ‘O an olmasaydı tarih değişebilirdi’
Tekin, şöyle devam etti:
“Çocuklarımız ve ailelerimizde ortaya çıkan tedirginliği giderecek, İçişleri Bakanlığımız ile okullarda kısa vadeli güvenlik tedbirleri alacak bir dizi etkinlik başlattık. Şu anda İçişleri Bakanlığımız bünyesindeki güvenlik kolu kuvvetleri, bütün okullarımızda çocuklarımızın güvenli bir biçimde eğitimlerine devam etmesi için çalışmalarını devam ettiriyorlar. Dolayısıyla, şunun altını çizmemiz lazım, velilerimiz rahatlıkla çocuklarının okullarımızda eğitim öğretime devam etmelerini sağlayabilirler.”
Bakan Tekin, okullarda alınan ve alınacak tedbirleri yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını sözlerine ekledi.

Yeni eylem planı devreye giriyor! 5 soruda ‘okul güvenliği’…

Çanakkale’de 57’nci Alay gerçeği! Yabancılara göre 'en talihsiz' rastlantı: 'O an olmasaydı tarih değişebilirdi'

Çanakkale’de 57’nci Alay gerçeği! Yabancılara göre ‘en talihsiz’ rastlantı: ‘O an olmasaydı tarih değişebilirdi’

Çanakkale Kara Savaşları sırasında, 25 Nisan 1915’te 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün 57’nci Alay ile Anzaklara karşı gerçekleştirdiği kritik müdahalenin 1956 yılında kaleme alındığını belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Sabah, “Bu konuda yabancı literatüre baktığımızda en önemli yorumlardan birinin Avustralyalı gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından yapıldığını görmekteyiz. Kendisi 57’nci Alay’ın Atatürk idaresinde Conkbayırı’na gerçekleştirdiği bu kritik müdahaleyi, ‘İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı’ sözleriyle anlatır” dedi.
İlginizi Çekebilir
Çanakkale Kara Savaşları sırasında 25 Nisan 1915’te 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey’in ölmeyi emrettiği 57’nci Alay ile Anzaklara karşı elde ettiği başarı, Avustralyalı gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından 1956 yılında kaleme alındı. 57’nci Alay’ın 25 Nisan 1915’te Anzaklara karşı verdiği mücadeleyi anlatan ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Sabah, “57’nci Alay 25 Nisan 1915 tarihinde Bigalı köyünde 19’uncu Tümen’e bağlı olarak bulunmaktayken Anzak Kolordusu’nun Arıburnu’na çıkmasıyla Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’in inisiyatifiyle harekete geçer. 25 Nisan sabahı saat 10.00 civarında Conkbayırı’na yetişir” ifadelerini kullandı.
‘MUHAREBELERİN EN KRİTİK NOKTALARINDAN BİRİ’
Dr. Öğretim Görevlisi Sabah, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mustafa Kemal Bey o esnada sahili korumakla görevli olan 27’nci Alay’a bağlı ve o esnada da Conkbayırı’na doğru çekilmekte olan bir grup askerle karşılaşır. Aralarında o meşhur tarihi konuşma yaşanır. Nereye gidiyorsunuz? ‘Efendim düşman’ diyerek 261 rakımlı tepeyi gösterirler. Atatürk devamında şöyle anlatır. ‘Hakikaten baktım ki düşmanın bir avcı bölüğü büyük bir serbestlik içerisinde bulunduğum noktaya doğru gelmekteydi. O zaman anladım ki düşman askeri benim askerimden bana daha yakındı’. Çünkü Atatürk 57’nci Alay askerleri zorlu muharebe sahasını aştıkları için yorulduğundan onlara 10 dakikalık bir istirahat vermişti. Atatürk o zaman bu askerin önüne geçerek düşmandan kaçılmaz. ‘Efendim cephanemiz bitti’. ‘Cephaneniz bittiyse süngünüz var’ diyerek bu askerlere süngü taktırıp yere yatırır. Hemen geriye haber salar ve 57’nci Alay’ın marş marşta bulunduğu yere gelmesini emreder. 57’nci Alay birlikleri yetiştiğinde Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale Muharebeleri tarihine geçen o meşhur emrini verir. ‘Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir’ diyerek 57’nci Alay’ı taarruza kaldırır. 57’nci Alay’ın Atatürk İdaresi’nde 25 Nisan sabahında gerçekleştirdiği bu kritik müdahale, Çanakkale savunmasının erken çökmesini de engelleyerek muharebelerin en kritik noktalarından birini teşkil eder.”

‘ZAFERİN KAZANILMASINDA ÇOK BÜYÜK BİR PAY SAHİBİ OLMUŞTUR’
Atatürk’ün bu inisiyatifle daha fazla asker kaybedilmesinin önüne geçtiğini söyleyen Dr. Öğretim Görevlisi Sabah, “Çünkü 25 Nisan sabahında 57’nci Alay’la birlikte Atatürk eğer Conkbayırı’na yetişmemiş olsaydı yarımadanın hakim noktaları olan Conkbayırı ve Kocaçimantepe sabahın erken saatlerinde Anzaklar’ın eline geçebilir ve bu tepeyi geri almak için çok daha fazla asker kaybetmek durumunda kalabilirdik. Yani Atatürk ve 57’nci Alay 25 Nisan sabahında aslında birçok askerin de kaybedilmesinin önüne geçmiştir. 57’nci Alay’ın hikayesi de Atatürk’ün ölmeyi emretmesiyle başlar. Çünkü 57’nci Alay, 25 Nisan’da dahil olduğu Çanakkale Muharebelerinden bu cepheden ayrıldığı 20 Ocak 1916 tarihine kadar 1 haftalık istirahat haricinde daima ön hatta bulunmuş ve bu zaferin kazanılmasında çok büyük bir pay sahibi olmuştur.”

‘ÇALILAR ARASINDA 20 METRE MESAFEDE HARP’
27’nci Alay’da görevli Mucib Kemal Yeri’nin sözlerine de değinen Dr. Öğretim Görevlisi Sabah, “57’nci Alay’ın bu emirden sonraki ceridelerine baktığımız zaman ilk günkü tesadüf muharebelerinde yani henüz daha siper hatlara kazılmadığı için her iki tarafın karşılıklı denk gelmesiyle başlayan tesadüf muharebelerinde çalılar arasında 20 metre mesafede harp ettiğini görmekteyiz. O gün bu taarruzun şahitlerinden biri olan 27’nci Alay’da görevli Mucib Kemal Yeri isimli bir subayımız daha sonra bu tarz için ‘İhtiyar tarihin ölmez sayfalarına Türk zaferini kanlarıyla yazarak ilerleyenler büyük bir sabırsızlıkla beklediğimiz 57’nci Alay ve bu mucizeyi gerçekleştiren de 19’uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’den başkası değildi’ diyecektir.”

‘KRİTİK BİR MÜDAHALE OLDUĞUNU İFADE EDER’
Dr. Sabah, şu ifadeleri kullandı:
“Bu konuda yabancı literatüre baktığımızda en önemli yorumlardan birinin Avustralyalı gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından yapıldığını görmekteyiz. Kendisi 57’nci Alay’ın Atatürk idaresinde Conkbayırı’na gerçekleştirdiği bu kritik müdahaleyi, ‘İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı. Çünkü Atatürk o tarihte erken bir saatte oraya yetişmemiş olsaydı Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar pekala bu hakim tepeleri ele geçirebilir ve harekat bu noktadan sonra daha rahat ilerleyebilirdi. İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı. Çünkü Atatürk, o tarihte erken bir saatte oraya yetişmemiş olsaydı Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar pekala bu hakim tepeleri ele geçirebilir ve harekat bu noktadan sonra daha rahat ilerleyebilirdi’ diyerek aslında bu müdahalenin ne kadar kritik bir müdahale olduğunu da anlamlı sözlerle ifade eder.”

Uşak Belediyesine rüşvet soruşturmasında ‘Özgür Özel’ iddiası: Battaniye içinde 20 milyon lira…

Yüzlerce bilet aynı kartla alınmış! Beşiktaş-Fenerbahçe maçında 'karaborsa' vurgunu: Gizli pazar deşifre oldu

Yüzlerce bilet aynı kartla alınmış! Beşiktaş-Fenerbahçe maçında ‘karaborsa’ vurgunu: Gizli pazar deşifre oldu

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2 Kasım 2025’te Tüpraş Stadyumu’nda oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe futbol müsabakasında karaborsa bilet satışı yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.
Spor Güvenliği Şube Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında, 31 Ekim 2025’te Fenerbahçe tribünlerine ait 1900 biletin satışa çıkarıldığı, bunların 632’sinin kısa sürede satıldığı, diğer biletlerin ise uzun bir süre sistemde satışının yapılamadığı belirlendi.

İlginizi Çekebilir
SİSTEMİ ENGELLEYEREK BİLETLERİ TOPLU ŞEKİLDE SATIN ALDILAR
Bu biletleri satın almak isteyenlerin Passolig sistemine erişemediği, bu süreçte şüpheli şahısların da sistemi engelleyerek kalan biletleri toplu şekilde satın aldığı tespit edildi. Şüphelilerin, aldıkları bu biletlerin bir kısmını müsabaka öncesi stadyum çevresinde, bir kısmını internet üzerinden Telegram, WhatsApp ve X gibi sosyal medya platformlarında sattıkları anlaşıldı.
Biletlerin satın alındığı banka ve kredi kartı sahiplerine yönelik çalışma sonucunda da aynı internet bağlantısı ve aynı kart bilgileriyle toplu şekilde maç bileti satın alan şüpheliler tespit edildi.

‘ŞÜPHELİLER ARASINDA DÜZENLİ PARA AKIŞI’
Soruşturma kapsamında, banka hesap hareketlerinde çok sayıda “maç”, “devir”, “tribün”, “bilet”, “GS”, “FB”,”BJK”,”kombine” açıklamalarıyla para transferleri bulunan şüphelilerin kendi aralarında da düzenli para akışının olduğu belirlendi.
Bir kısım şüphelilerin hesaplarında olağan dışı para giriş çıkışı tespit edilirken, zanlıların birbirleriyle maç öncesi görüşmeler yaptıkları anlaşıldı.
Soruşturma kapsamında 15 şüpheli hakkında “bilişim sisteminin işleyişini engelleme” ve “değerinin üzerinde bilet satışı yapmak” suçlarından verilen gözaltı kararının ardından 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Atlas Çağlayan’ın ailesine tehdit mesajları: 5’i tutuklu 8 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak

‘1 YIL SÜREYLE SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN MEN’
Operasyonda 15 şüpheli yakalanırken, adreslerde yapılan aramalarda yüklü miktarda para ve futbol takımlarına ait satışa hazır formalar ele geçirildi. Şüphelilere ait dijital materyallere de el konuldu.
İşlemleri için emniyete getirilen şüpheliler hakkında 1 yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden men tedbiri uygulandı….

Yeni eylem planı devreye giriyor! 5 soruda 'okul güvenliği'

Yeni eylem planı devreye giriyor! 5 soruda ‘okul güvenliği’

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara yönelik saldırıların ardından eğitim kurumlarında güvenlik ve huzurun artırılması amacıyla çok katmanlı yeni bir eylem planı hazırlanırken, okullara giriş-çıkış düzeninden öğretmenlere verilecek eğitimlere, dijital bağımlılıktan psikososyal destek çalışmalarına kadar geniş kapsamlı tedbirler hayata geçirilecek.
İlginizi Çekebilir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son Kabine Toplantısı’nda okulların güvenliğine yönelik yaptığı açıklamada, “Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır.” ifadesini kullanmıştı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara yönelik saldırıların ardından kurumlarda eğitim ortamının güvenliği ve huzuru konusunda bir dizi faaliyetin yürütülmesine ilişkin mesaisini artırdı.
Okulların güvenliğine ve huzuruna ilişkin kapsamlı çalışmalar sürerken, Bakanlığın gündemine aldığı çalışmalarla ilgili merak edilen 5 soru ve cevapları şöyle:
1- Okullara giriş ve çıkışların nasıl olması planlanıyor?
Yürütülecek çalışmalarla, okullarda velilerin sadece belirlenen bekleme alanlarında bulunması, velilerin okul binası içinde serbest dolaşmasına müsaade edilmemesi ve öğrencinin izinli çıkışı veya sağlık sorunları nedeniyle teslim alınması gerektiğinde velinin okula çağrılması planlanıyor.
Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için hayata geçirilen Veli Randevu Sistemi etkin hale getirilecek. Randevu saatleri dışında ebeveynler dahil olmak üzere ilgisiz kişilerin okul bahçesine girmelerine izin verilmemesi ve ziyaretçilerin güvenlik taramasından geçirildikten sonra içeri alınmaları gündemdeki çalışmalar arasında yer alıyor.

2- Okullarda zorunlu kamera sisteminin bulundurulması ve turnikeli geçiş sistemine geçilmesi gündemde mi?
Okullarda zorunlu kamera sistemine ve turnikeli geçiş sistemine geçilmesi de Bakanlığın kurumlarda huzurun ve güvenliğin sağlanmasına yönelik yapılabilecek çalışmaları arasında bulunuyor.
3- Öğrencilerin dijital bağımlılığına ilişkin çalışmalar yapılacak mı?
Evet. MEB tarafından öğrencilerin dijital bağımlılığına yönelik öğretmenlere ve velilere rehber ile kılavuz gibi kaynaklar hazırlanmıştı. Bu kapsamda bu kaynakların etkin kullanılmasına yönelik çalışmaların da yapılması hedefleniyor.
Öğrencilerin dijital bağımlılığına karşı ailelerin bilinçlendirilmesi amacıyla velilere yönelik destek ve danışma hattı oluşturulacak. Söz konusu hat aracılığıyla velilere, çocukların ekran süresi yönetimi, sosyal medya kullanımı ve dijital risklere karşı alınabilecek önlemler konusunda rehberlik verilmesi planlanıyor.

4- Öğretmen ve okul yöneticilerine yönelik eğitimler verilecek mi?
Öğretmen ve okul yöneticilere için de çalışmalar yürütülecek.
Kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri verilecek. Öğrenciler için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu, değer temelli dijital esenlik çalışmaları yaygınlaştıracak. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik, uyarı sistemi çalışmaları daha hassas hale getirilecek.
5- Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılardan etkilenenlere yönelik çalışmalar devam ediyor mu?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, olayların yaşanmasından hemen sonra “öğretmen, öğrenci ve velilerin her zaman yanında olmak için gerekli tüm adımların ivedilikle atılması” hususunda talimat vermesinin ardından Bakanlık tarafından 2 ilde kapsamlı çalışmalar sürüyor.
Bu kapsamda MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden oluşan heyet, süreçleri yerinde koordine etmek amacıyla her iki ilde il ve ilçe Krize Müdahale Ekipleri ile kapsamlı planlama toplantıları gerçekleştirerek faaliyetlere başladı.
Şanlıurfa’da oluşturulan Krize Müdahale Ekibi ile psikososyal destek hizmetleri öğrenci ve velilere yönelik destek süreçleri devam ediyor.
Kahramanmaraş’ta da sahadaki çalışmaların kesintisiz devam etmesi amacıyla okulların tatil olduğu 2 günlük süreçte ilde 70 rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirildi. Hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine yönelik psikolojik ilk yardım çalışmaları yürütüldü, yaralı öğrenciler ve aileler de ziyaret edilerek destek sağlandı.
İl genelinde travma alanında uzman 89 rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın yanı sıra 700 rehber öğretmenle destek hizmetleri kesintisiz şekilde sürdürülecek.
Ayrıca Bakan Tekin ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katılımıyla 16 Nisan’da güvenlik açısından okul ve çevreleri için atılacak adımlar kapsamlı bir şekilde gözden geçirildi. Toplantıda, okulların iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu alanlar incelendi.
Toplantıda, kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.

Altın ve petrolde hızlı hareket! Orta Doğu’da yeni ateşkes kararı piyasaları salladı…

SON DAKİKA HABERİ: Uşak Belediyesine rüşvet soruşturmasında 'Özgür Özel' iddiası: Battaniye içinde 20 milyon lira!

SON DAKİKA HABERİ: Uşak Belediyesine rüşvet soruşturmasında ‘Özgür Özel’ iddiası: Battaniye içinde 20 milyon lira!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında “tanık” sıfatıyla ifade veren A.K, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren iş insanı olduğunu söyledi. A.K, Özkan Yalım’ı Uşak’taki akaryakıt istasyonunun yanında eğlence mekanı olması ve belediye başkanı sıfatı dolayısıyla tanıdığını belirtti.
İlginizi Çekebilir
Uşak’taki istasyonunda daha önce uyuşturucu olayı yaşandığını, mekanının elinden alınmaya çalışıldığını, konuyla ilgili soruşturma yapıldığını ve istasyona kolluk kuvvetlerinin koruma amaçlı yerleştirildiğini dile getiren A.K, “Benim istasyonumda 7/24 jandarma bulunması dolayısıyla Özkan Yalım bu durumdan rahatsız oldu. Çünkü istasyonumun yanında onun gece kulübü bulunuyordu. Bana da ‘Bu jandarma neden burada duruyor, neden seni koruyorlar?’ şeklinde sorular soruyordu. 2024 yılı Ağustos ayında jandarma koruması kaldırıldığı için eğlence mekanını koruyan görevliler Yalım’ın talimatıyla bana saldırdılar. Bu olaydan sonra Yalım, şikayetçi olmayayım diye kendi gece kulübüne 10 gün boyunca benim adımı yazdırarak aramızı düzeltmeye çalıştı. ‘A.K’den A. ailesi olarak özür diliyoruz.’ şeklinde mekanın içerisinde yazı yazılıydı.”
‘TEHDİT, ŞANTAJ VE PARA TEKLİFİ’ İDDİASI
Tanık, bu yazıya ilişkin video kaydının da bulunduğunu, bu kaydı CHP Milletvekili Ali Karaoba’nın kendisinden istediğini öne sürdü.
A.K, beyanında şu ifadeleri kullandı: “Sonrasında da bu videoyu Özgür Özel’e izlettiğini söyledi. Ben Ali Karaoba’ya ‘Sizin buraya başkan olarak seçtirdiğiniz insan iş adamlarını tehdit ettiriyor, onları dövdürtüyor, şantajla yıldırmaya çalışıyor, sonradan kendisi bu işten sıyrılmak için bana 50 milyon lira para teklif ediyor, belediyeden ihale teklifinde bulunuyor. Aramızı düzeltmek için kamu kaynaklarını kullanmaya çalışıyor. Bunları Genel Başkana iletin.’ dedim. Ali Karaoba da bana görüşeceğini söyledi.
“ÖZGÜR ÖZEL, ÖZKAN YALIM’DAN KORKUYOR”
Bir süre sonra dönüş yaparak ‘Özgür Özel, Özkan Yalım’dan korkuyor, Özkan’ın elinde Özgür Özel’e dair bir şeyler var. Bundan dolayı bir şey yapamıyor.’ şeklinde dönüş yapınca ben de kendisiyle irtibatı kestim.”
“20 MİLYONLUK VEKİLLİK’ DETAYI”
Aralık 2025’ten itibaren Yalım’ın şoförü tutuklu şüpheli Murat Altınkaya’nın kendisinin yanına gelip gittiğini ve Yalım’ın insanları gasbettiği, devleti dolandırdığına ilişkin konuşmalar yaptığını iddia eden tanık A.K, şunları kaydetti:
“Murat Altınkaya, bana 2025 yılı Eylül aylarında Özkan Yalım’la Uşak’ta faaliyet gösteren iş insanı M.Ç’nin yanına gittiklerini, Yalım’ın M.Ç’ye CHP’den milletvekilliği vaadinde bulunduğunu, genel merkezle görüşerek milletvekilliği işini organize edeceğini, bunun için de M.Ç’nin Özgür Özel’e teslim edilmek üzere genel merkeze 20 milyon liraya tekabül edecek kadar nakit dolar para vermesi gerektiğini, daha öncesinde Yalım’la M.Ç’nin bu konularda konuşarak milletvekilliği ve para miktarında anlaştıklarını, M.Ç’nin de hazırladığı 20 milyon liraya karşılık gelen dolarları nakit olarak kendilerine iş yerlerinde teslim ettiğini söyledi. Altınkaya, M.Ç’nin tekstil işiyle uğraştığını, Yalım’la birlikte battaniye içerisindeki paraları teslim alarak oradan ayrıldıklarını, sonrasında Yalım’ın paraları battaniye içerisinden çıkardığını, battaniyeyi kendi istasyonlarından birine bıraktıklarını, akabinde Yalım ile birlikte Ankara’ya doğru yola çıktıklarını, önce CHP Genel Merkezi’ne uğradıklarını, Yalım’ın arabadan parayı aldığını ve birlikte Özgür Özel’in özel kaleminin yanına gittiklerini, Yalım’ın parayla birlikte Özel’in makam odasına girdiğini, kendisinin de dışarıda beklediğini, bir süre sonra Yalım’ın paraları Özel’in odasında bırakarak dışarıya çıktığını dile getirdi.”
Hürmüz’ün alternatifi Anadolu’dan geçiyor! ‘Yeni enerji mimarisine ihtiyaç bu krizle ortaya çıktı’
40 MİLYON LİRAYLA ŞÜPHELİ CİHAN ARAS ADINA DAİRELER SATIN ALINDIĞI İDDİASI
Tanık A.K, Altınkaya’nın sonrasında yaklaşık 1 hafta boyunca Yalım’la birlikte Ankara’da kaldıklarını, bu süreçte Yalım’ın şirketlerine ait hesaplardan parça parça olacak şekilde yaklaşık 40 milyon lira nakit para çektiğini, bu paralarla şüpheli Cihan Aras adına farklı daireler satın aldıklarını, sonrasında Uşak’a birlikte dönüş yaptıklarını söylediğini anlattı.
Altınkaya’ya bu konuyla ilgili şikayetçi olması gerektiğini söylediğini ifade eden A.K, “Ancak Murat Altınkaya, bana Uşak Cumhuriyet Başsavcılığında Özkan Yalım’la ve CHP ile yakınlığı olan bir savcının bulunduğunu, şikayet için gitmesi halinde Yalım’ın hemen haberinin olacağını, bu yüzden tedirgin olduğu için şikayetçi olamadığını söyledi. Hatta Altınkaya bana Sayıştay’dan yetkililer geldiğinde bana anlattığı konunun aynısını Sayıştay yetkililerine de anlattığını ancak gelen bu Sayıştay yetkililerinin akşam Yalım tarafından ağırlandığını söyledi.” ifadelerini kullandı.
Tanık A.K, Uşak’taki bir ilçe emniyet müdürünün kızının düğününün Yalım’a ait gece kulübünde yapıldığını, Yalım’ın yakın olduğu emniyet müdürüne “A.K’nin istasyonunda yaşananlardan dolayı birçok polis görevden alındı, bu adamı niye buradan göndermiyorsunuz? Hala burada iş yapıyor.” dediğini, Yalım’ın bunun karşılığında 4 milyon lira değerinde araç hediye edeceğini söylediğini Altınkaya’nın kendisine anlattığını öne sürdü.
“YALIM, KENDİSİYLE ANLAŞAMAYAN İNSANLARI M.Ö. İSİMLİ KİŞİ ÜZERİNDE TEHDİT ETTİRMEKTE”
Uşak Belediyesi’ne bağlı Kayaağıl Termal Tesisleri müdürü M.Ö’nün Yalım’ın tetikçiliğini yapan kişi olduğunu iddia eden tanık A.K, şunları söyledi:
“Özkan Yalım kendisiyle anlaşamayan iş adamı, gazeteci, personel yahut müdürleri M.Ö. isimli kişi üzerinden tehdit ettirmekte, şantaj yaptırarak yıldırmaya çalışmaktadır. 30 Kasım 2025’te Uşak’ta gazetecilik yapan İ.E.K. ve 2 avukatımla birlikte bir lokantada yemek yedik. Yemekten çıktıktan yaklaşık 5 dakika sonra İ.E.K. beni arayarak 2 kişinin kendisine saldırdığını, kendisini darbettiğini, 1 kişinin de bunları videoya kaydettiğini söyledi. Sonrasında ben onun yanına gittim, polisleri aradım ve konuya ilişkin gerekli rutin işlemler yapıldı. Bu darp olayından sorumlu olarak yakalanan 2 şahıs İ.E.K’ye saldırı talimatını benim verdiğim yönünde ifade verdiler. Bu işi organize eden de yine M.Ö. isimli şahıstır. Bu 2 şüphelinin avukatlığını Özkan Yalım’ın avukatları yapmaktadır.”
Tanık A.K, ifadesine söyle devam etti:
“Yalım’ın avukatı B.D. isimli kişiyi aradım. Avukat bana telefonda, ‘Sen bu kişileri çok hafife alıyorsun, o çocuklar içeriden çıkar çıkmaz ilk vuracakları kişi sensin.’ dedi. Yine aradığım Y.B.E. isimli avukat da bana aynı şekilde onları çok hafife aldığımı, bu çocukların beni de vuracaklarını söyledi. Ben de bunun üzerine bir daha irtibata geçmedim. Murat Altınkaya bana bu konuyla alakalı bildiklerini anlattı. İ.E.K’nin dövdürülmesi talimatının Özkan Yalım tarafından M.Ö’ye verildiğini, M.Ö’nün çocukları kullanarak bu işi yaptırdığını, çekilen videonun M.Ö’ye, oradan da Yalım’a ulaştığını, M.Ö’nün ‘Senin verdiğin işi hallettim.’ şeklinde bilgi verdiğini Murat Altınkaya bana bizzat anlattı.”
Altın ve petrolde hızlı hareket! Orta Doğu’da yeni ateşkes kararı piyasaları salladı…

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisdeneme bonusubetofficeperabetbetpuanmatadorbetbetpuanikimisligalabetgalabetavrupabetikimisliperabetperabetmatbetbetixirgrandpashabet girişsekabet girişpusulabet girişvdcasino girişbetgarantivdcasinobetebetDeneme Bonusucasibomjojobetholiganbetcasinomilyoncasinoroyalbetsalvadorholiganbetonline casinosdeneme bonusupalacebetgrandpashabetholiganbetmatbetsekabetimajbet girişpusulabetvdcasinoholiganbetvdcasinosekabetmatbetbetixircapitolbetpusulabetgrandpashabetteosbetbahiscasinobetgitpalacebetgameofbetradissonbetcratosroyalbetimajbetkralbetpusulabetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbarcasinowonsonbahis girişholiganbetsonbahisbetpuanbettiltcashwinbahiscomesbetholiganbetbetbey girişgrandpashabetteosbetpalacebet girişpalacebetcasinomilyontipobetLunabetBetorderJojobetgrandpashabet girişholiganbetpusulabet girişjojobetjojobet girişCasibombetasusmilanobetbetgarantiMarsbahisCasibomjojobet girişjojobetbetebetholiganbet girişpokerklasJojobetCasibomMariobetMariobetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026GrandPashaBet ŞikayetGrandPashaBet ŞikayetDeneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetdeneme bonusudeneme bonusujestbahisdeneme bonusuCasibomdeneme bonusudeneme bonusujojobetjojobet girişCasibom