BIST 100
11.481,67 4,16%
DOLAR
50,0207 0,07%
EURO
56,2301 0,48%
GRAM ALTIN
6.488,48 2,93%
BITCOIN
80.411,00 3,35%
FAİZ
39,62 -0,18%
GÜMÜŞ GRAM
83,75 4,86%
GBP/TRY
67,4057 0,44%
EUR/USD
1,1234 0,37%
BRENT PETROL
100,74 -2,71%
ÇEYREK ALTIN
10.608,67 2,93%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
15 °

Son Yazılarım

Ruslara kahkaha attıran olay başına dert oldu! Tazminatsız işten kovuldu

Ruslara kahkaha attıran olay başına dert oldu! Tazminatsız işten kovuldu

İddiaya göre, olay Gürsu ilçesine bağlı Şehit Cüneyt Yıldız caddesi üzerinde bulunan benzin istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 8 aydır akaryakıt istasyonunda çalışan Seyithan Alay, yoğunluk esnasında gelen Rus plakalı bir aracın yakıt istemesinin ardından plakayı karışık buldu.
İddiaya göre başındaki yoğunluğu atlatmaya çalışan Alay, plakanın karmaşık olması nedeniyle bilgileri net şekilde okuyamadı.

Bunun üzerine işlemi geciktirmemek adına fişe “Putin” yazarak sisteme giriş yaptı.
Araçta bulunan Rus vatandaşlar ise durumu fark edince kahkahalar eşliğinde o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.
Söz konusu görüntülerin kısa sürede sosyal medyada yayılması üzerine istasyon yönetimi harekete geçti, 8 aydır çalışan Seyithan Alay’ın işine son verildi.
Dünyanın gözü Pakistan’da! ABD-İran görüşmesine damga vuran rest: 30 dakika içinde vururuz

‘KÖTÜ BİR NİYETİM YOKTU
Alay, olay anında istasyonda ciddi bir yoğunluk olduğunu belirterek, “Rus plakalı araç geldi. Plaka çok karışıktı, okuyamadım. O an aklıma ‘Putin’ yazmak geldi. Tamamen yoğunluktan kaynaklı bir durumdu. Kötü bir niyetim yoktu. Buna rağmen beni çağırıp işten çıkardılar. Çok şaşırdım” dedi.
Konuya ilişkin konuşan Avukat Elif Şuara Güngör, “İşçiye bu hususta uygulanabilecek yaptırım işten çıkarma değil; en fazla, şayet bir zarar söz konusuysa, yevmiyesinden kesinti yapılmasıdır. İşçinin daha önce herhangi bir nedenle savunması alınmamış olması ve dürüstlük kurallarına uygun şekilde hareket etmiş olmasına rağmen zorla istifaya zorlanması, hakkın kötüye kullanılması niteliği taşır. Bu durumda yapılan feshin haksız olduğu sonradan ortaya çıkacaktır” dedi.
‘Damat adayı’ vahşeti! 65 yaşındaki kadının boğazını kesip altınları çaldı
…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Türkiye'nin hikayesi, sessiz bir devrimin hikayesidir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Türkiye’nin hikayesi, sessiz bir devrimin hikayesidir

Birlik Vakfının Fatih’teki genel merkezinde konferans veren Yayman, vakfın mensubu olmanın bütün ünvanların ötesinde olduğunu söyledi.
Türkiye’de 40 yıldır çalışmalarını devam ettiren vakıf bulmanın zorluğuna dikkati çeken Yayman, İstanbul’a ilk geldiğinde Birlik Vakfına gittiğini, tüm toplantıları takip ettiğini ve çok şey öğrendiğini belirtti.
İlginizi Çekebilir
Yayman, dünya gibi Türkiye’nin de büyük bir değişim geçirdiğini dile getirerek, “Türkiye’nin hikayesi, sessiz bir devrimin hikayesidir. Türkiye, bir mucizeyi gerçekleşmiştir, bunun adına ‘Türkiye mucizesi’ diyebiliriz. Bu mucizenin en birinci kahramanı, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bugün Türkiye, artık az gelişmiş üçüncü dünya ülkesi, gelişmekte olan bir ülke değildir.” diye konuştu.
Türkiye’nin köklerinin sağlam olduğunu vurgulayan Yayman, “Türkiye, dünyanın merkezindedir, merkez ülkedir. Türkiye, hikayesiyle, 86 milyon nüfusuyla, 783 bin kilometrekare yüz ölçümüyle ışığı parlayan dünyadaki ülkelerin başında gelmektedir. Dolayısıyla dünyanın en önemli 10 ülkesini saymak istesek Türkiye, ilk 10’da muhakkak sayılmalıdır.” diye konuştu.
Yayman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla Avrasya’nın en önemli sanayileşen ülkelerinden bir tanesidir. Roma’dan, İtalya’dan Pekin’e kadar olan coğrafyada inanılmaz kalkınma mucizesi gerçekleştirmiş bir ülkedir. Bildiğiniz gibi Türkiye’nin zengin doğal gaz kaynakları, petrol kaynakları, altın madenleri, kömür kaynakları yoktur ama Türkiye’nin gelişmiş, çok büyük insan kaynağı vardır. Dünyanın en iyi doktorları, mühendisleri, yöneticileri, teknisyenleri bizim ülkemizde bulunmaktadır. Dolayısıyla Türkiye, yer altı kaynakları bakımından fakir olmakla beraber insan kaynağı, girişimci sermayesi bakımından dünyanın en önemli ülkelerinden bir tanesidir.”
İsrail’i tedirgin eden ‘ertesi gün’ senaryosu! ‘İspanya’nın Türkiye’deki sessiz hamlesi’
“AK PARTİ’MİZ, BU SENE KURULUŞUNUN 25. YILINI İDRAK EDİYOR”
Türkiye’nin, sanayi çarklarının dönmesi için her yıl 100 milyar dolar enerji ithal ettiğine dikkati çeken Yayman, bu kaynağın ülkenin kalkınmasına harcanması durumunda bambaşka tabloların ortaya çıkacağını söyledi.
Yayman, terör örgütü PKK ile mücadelede 2 trilyon dolar harcandığına işaret ederek, “Bu paranın da Türkiye’nin hazinesinde olduğunu düşündüğümüzde ülkemizin aslında ne kadar büyük bir imkana sahip olacağını hep beraber tefekkür edebiliriz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidara geldiği 2002 yılından önce Türkiye’de yaşanan sorunları katılımcılara özetleyen Yayman, “AK Parti’miz, bu sene kuruluşunun 25. yılını idrak ediyor. 25 yıl önce Cumhurbaşkanı’mız, ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.’ dedi. O yolculuk, Türkiye’yi dünyanın en önemli ülkelerinden birisi haline getirdi.” ifadelerini kullandı.
Yayman, Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika’daki yıldızı parlayan ülkelerin başında geldiğini dile getirdi.
“TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR 3 BİN DOLARDI, BUGÜN 18 BİN DOLAR SEVİYESİNE ÇIKMIŞTIR”
Dünyada Üçüncü Dünya Savaşı’nın ayak seslerinin duyulduğu dönemde taraflı-tarafsız herkesin Türkiye’nin huzurlu ve güvenli bir liman olduğunu düşündüğünü belirten Yayman, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkenin başında olmasından kaynaklandığını, dünyada çok ciddi lider krizinin bulunduğunu anlattı.
Türkiye’nin çok önemli sınavlardan geçerek bu noktalara geldiğini kaydeden Yayman, şunları söyledi:
“3 Kasım 2002’de AK Parti’miz, iktidara geldiğinde Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 3 bin dolardı, bugün 18 bin dolar seviyesine çıkmıştır. Yeter mi? Yetmez, bu yolculuğumuzun devam etmesi ve Türkiye’nin 25-30 bin dolar seviyesine çıkması gerekmektedir. Türkiye’de 3 Kasım 2002’den önce duble yol miktarı sadece 6 bin kilometreydi, bugün 30 bin kilometre duble yolumuz bulunmaktadır. Üniversite sayısı 76’ydı, şimdi 208 üniversite bulunmaktadır. Otoyol uzunluğu bin 748 kilometreydi, şimdi 4 bin kilometreye çıkmıştır. Cumhurbaşkanı’mız, Türkiye’de yönetimi ele aldığında havalimanı sayısı 26’ydı, şimdi 58’e çıkmıştır. 3 Kasım 2002’de Türkiye’ye gelen turist sayısı sadece 13 milyondu, bugün 64 milyon turist ülkeyi ziyaret ediyor.”
Yayman, 21. asrın Türkiye’nin ve Türklerin yüzyılı olacağını vurguladı. Konferans, fotoğraf çekimiyle sona erdi….

'Damat adayı' vahşeti! 65 yaşındaki kadının boğazını kesip altınları çaldı

‘Damat adayı’ vahşeti! 65 yaşındaki kadının boğazını kesip altınları çaldı

Olay, dün Hamidiye Mahallesi Yavuz Sokak’taki 5 katlı binanın 3’üncü katındaki dairede meydana geldi. Nihat Ekinci (69), cuma namazını kılmak üzere camiye gitmek için evden ayrıldı. Namazdan sonra eve dönen Ekinci, eşi Fatma Ekinci’yi yerde hareketsiz halde yatarken buldu. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık görevlileri sevk edildi. Ekipler yaptığı kontrolde, 2 çocuk annesi Ekinci’nin, boğazının kesilerek öldürüldükten sonra evde bulunan yüklü miktardaki altın ve ziynet eşyasının çalındığını belirledi.
EVİNDE ÇALDIĞI ALTINLARLA YAKALANDI
Cumhuriyet savcısının evde yaptığı incelemenin ardından Fatma Ekinci’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, cinayeti aile ile yakın ilişkisi bulunduğu belirtilen ilçede bilgisayar tamirciliği yapan Erdi B.’nin işlediğini saptadı. Şüpheli, gece saatlerinde evine düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Evde yapılan aramada öldürülen Fatma Ekinci’ye ait altın ve ziynet eşyaları bulundu.
Haber Detay Görsel Slider
KANLI KIYAFETLERİNİ ÇÖP KONTEYNERİNE ATMIŞ
Emniyete götürülen Erdi B.’in ifadesinde Fatma Ekinci’nin kızı ile olan ilişkisinden dolayı ‘damat adayı’ olduğunu öne sürdüğü bildirildi. Nihat Ekici’nin cuma namazına gideceğini bildiğini, altınların nerede saklandığından haberdar olduğunu belirten Erdi B., cinayetin ardından üzerinde kan bulunan kıyafetler ile olayda kullandığı bıçağı farklı mahallerde çöp konteynerine attığını itiraf etti.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Şüpheli adliyeye sevk edilirken, polis, çöp konteynerinden bulup çıkardığı kanlı kıyafet ve cinayette kullanılan bıçağı Cumhuriyet savcılığına teslim etti.

Fenerbahçeli futbolcu Skriniar’a hırsızlık şoku! İfadesi ortaya çıktı…

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde kan donduran detaylar: Kitlesel öldürme temalı oyun

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde kan donduran detaylar: Kitlesel öldürme temalı oyun

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, F.S.B’nin olay günü okulun bahçe kapısından içeri girerek hangi öğretmenin hangi gün ve saatte hangi sınıfta derste bulunduğunu gösteren ders programı dosyalarını incelediği belirtilerek, şüpheli çocuğun hareketlerinin hedef belirlemeye yönelik olduğu ifade edildi.
İddianamede, F.S.B’nin öğretmen Fatma Nur Çelik’in ders verdiği 206 nolu sınıfa girdiği, hiçbir uyarı ya da tartışma yaşamadan doğrudan masasında oturan Çelik’e yöneldiği, 4-5 bıçak darbesiyle sırt bölgesinden saldırdıktan sonra sınıftan hızla çıktığı anlatıldı.
Olay sonrasına ilişkin görüntülere değinilen iddianamede, öğretmen Çelik’in sınıftan çıktıktan sonra bir süre koridorda ayakta kalmaya çalıştığı ve duvara tutunarak ilerlediği, vücudunun özellikle sırt ve sol kürek kemiği civarında yoğun kanama olduğu, kaldırıldığı hastanede aynı gün vefat ettiği aktarıldı.
İddianamede, F.S.B’nin olay günü ders programını inceleyerek öğretmenlerin yerlerini tespit etmesi, ardından doğrudan 206 nolu sınıfa yönelmesi, sınıfa girdikten sonra herhangi bir tartışma, uyarı veya ani gelişen bir durum olmaksızın doğrudan Çelik’i hedef alması dikkate alınarak, saldırının ani bir refleks değil, yoğunluk ve devamlılık gösteren bir icra hareketi olduğu değerlendirmesi yapıldı. F.S.B’nin eyleminin olay anında doğmuş ani ve geçici öfke patlamasının ürünü olmadığı, aksine aylar öncesine yayılan, giderek derinleşen, zihinsel olarak beslenen ve nihayet somut icra hareketine dönüştürülen süreç sonunda gerçekleştiği vurgulandı.

REHBERLİK VE PSİKİYATRİ RAPORLARI
Okul rehberlik birimince 2025 yılı başlarından itibaren düzenlenen görüşme ve yönlendirme formlarında F.S.B’nin içe kapanma, kendine zarar verme, yoğun öfke, davranış bozulması, çevreye uyum güçlüğü ve psikiyatrik destek ihtiyacı nedeniyle izlem altına alındığı aktarılan iddianamede, F.S.B’nin bu görüşmelerde sesler duyduğunu, bu seslerin kendisine zarar verici telkinlerde bulunduğunu anlattığı, başka aşamada ise rehber öğretmenine “Birisini öldürmek istiyorum.” biçiminde beyanda bulunduğu, bu beyan üzerine ailenin tekrar çağrıldığı ve psikiyatrik sevk sürecinin işletildiği bilgisi yer aldı.
İddianamede, İstanbul Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sağlık kurulu raporunda ise F.S.B’nin zaman zaman reddedilmiş ve kırgın hissettiğini, zira okula devam edememesini depresif duygularının nedenlerinden biri olarak gördüğünü ifade ettiği, okuldan uzak kalması sebebiyle öğretmenlerle ilgili husumet, kırgınlık ve dışlama algısını zihninde büyüttüğü değerlendirmesine yer verildi.
Bu sağlık kurulu raporu incelendiğinde F.S.B’nin olaydan önceki süreçte psikiyatrik şikayetlerle “ses duyma”, “siluet görme” gibi yaşantılar tarif ettiği ancak yapılan değerlendirmelerde bu yaşantıların psikotik bozukluk düzeyine ulaşmadığı, kişinin gerçeği değerlendirme yetisinin, muhakeme ve davranışlarını yönlendirme kabiliyetinin korunduğunun açıkça belirlendiği kaydedildi.
Olay tarihinde F.S.B’nin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğunun altı çizilen iddianamede, yine aynı sağlık kurulu raporunda eylemin ani gelişen kontrolsüz davranıştan ziyade, hazırlık, gizleme ve hedefe yönelme unsurları içeren planlı davranış örüntüsü gösterdiğinin ifade edildiği belirtildi.
İlginizi Çekebilir

ŞİDDET İÇERİKLİ OYUN VE FİLM TESPİTİ
F.S.B’nin tedavisinin olaydan kısa süre önce sonlanması ve yeniden serbest sosyal çevreye dönmesiyle aynı tarihte dijital kayıtlarda “Hatred Mass Murderer Mode” adlı kitlesel öldürme temalı oyun içeriği ile “Once Upon a Time in High School” isimli okul ve şiddet eksenli film içeriğine ilişkin videolar izlediğinin tespit edildiği belirtilen iddianamede, bu hususların tasarlamanın değerlendirilmesinde önem verilen suç kararından sonra geçen süre içinde F.S.B’nin zihinsel olarak fiili işleyeceği sahneyi kurması, öldürme düşüncesini besleyen araç ve imgelerle meşgul olması, kararından dönmeyip aksine onu derinleştirmesi ölçütleriyle paralel olduğu vurgulandı.
Ayrıca, F.S.B’nin YouTube’da “Hatred-Mass Murderer Mode” isimli oyunu olay tarihinden kısa süre önce izlediği ve oyunun içeriğinin, fail merkezli, yoğun nefret duygusu üzerine kurulu ve sivillere yönelik ayrım gözetmeksizin kitlesel öldürme eylemlerini esas alan kurguya sahip olduğu, oyun karakterinin çeşitli öldürücü araçlar kullanarak rastgele kişileri hedef aldığı ve öldürmenin başlı başına amaç haline getirildiği tespitine yer verildi.
İddianamede, F.S.B’nin eyleminin toplumun ortak vicdanını sarsacak nitelikte olduğu ve insan hayatını araçsallaştırdığı, öldürmeyi başlı başına amaç haline getirdiği kaydedildi.
Ayrıca iddianamede, F.S.B’nin öğretmenler Z.A. ve B.A’yı bıçakla hafif şekilde yaraladığı, öğrenciler S.K, K.A, B.R.A, M.A, A.D, M.B. ile öğretmen Ş.G’ye ise bıçakla saldırmaya çalıştığı, içlerinden bazılarını da bıçakla kovaladığı aktarıldı.
F.S.B’nin “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürme”, “çocuğa karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs”, “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs” suçlarından 126 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep eden savcılık, iddianameyi çocuk ağır ceza mahkemesine gönderdi.
OLAY
Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), 2 Mart’ta öğretmenler Fatma Nur Çelik (44), Z.A. (52) ve B.A’yı bıçakla yaralamıştı.
Öğretmenlerden Çelik kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, polis ekiplerince gözaltına alınan F.S.B, “görevi başındaki memuru kasten öldürmek” ve “kasten yaralama” suçlarından tutuklanmıştı.
Bursa’da şehit ailesini yıkan olay! Baba: Yine bir travma yaşadık
Zihinsel engelli ve annesine sopalı saldırı! ‘Sen deli Kadirsin diyorlar’

…

Hayatı bir günde değişti! Kocaeli'de dehşeti yaşayan kadın konuştu: Asla eskisi gibi olamayacağım

Hayatı bir günde değişti! Kocaeli’de dehşeti yaşayan kadın konuştu: Asla eskisi gibi olamayacağım

Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, bir grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı.
Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu.

Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı.”KÜFÜR UYARISIYLA SALDIRDILAR”
Yüz ve kafatasındaki kırıklardan kaynaklı ameliyata alınan ve bu sebeple kafasında 30 zımba bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı zor süreci anlattı.
Hastane sürecinden sonra evine gelen Meryem Yıldırım, “Bayramın birinci günü oğlumla dışarıda yemekteydik. Sonra eğlenmek için gittiğimiz mekanda tanımadığımız kişiler tarafından darp edildik. Orada başka bir kavga vardı. Bizi darp eden şahıslar önce mekandaki garsonu tartakladılar. Garson içeri kaçınca bunlar da içeri girdi. İçeri girdiklerinde de küfür ediyorlardı. Oğlum da ‘Beyler küfür etmesek mi’? dedi. Bunun üzerine oğluma yumruk attılar. Tekmeyle yumrukla saldırmaya başladılar. Mekan sahibi herkesi dışarı çıkarttı. Sadece bölüm bölüm dayak yediğimi hatırlıyorum. Yani durup durup vurmuşlar. Ben kaçtıkça gelip vurmuşlar. Sürekli kafama darbe aldım. Kurtulmak için başka bir mekana girdim. Bunlar mekan sahibi değil. Saldıranlar 3 kişiydiler, biri kadın, 2’si erkekti” diye konuştu.
İstanbul’da kadın sürücüye saldırı: Abi ne olur git, çocuğum var

“BEDENEN VE RUHEN ALDIĞIM ŞİDDETİN YANI SIRA HALA TEHDİTLER DEVEM EDİLİYOR”
Beyin ve iç kanama ihtimali ile hastanede uzun süre kaldığını söyleyen Yıldırım, “Ağır ameliyat geçirdim. Yüzümdeki kemiklerim kırıktı. Çenemde kayma oldu. Bu süreçte mama ile besleniyorum. Yürürken denge problemi yaşıyorum. Konuşma zorluğu çekiyorum. Gözümde görme kaybı var. Sürekli hastanedeyim. Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor. Şikayetimi çekmem için para teklif edildi, ancak kabul etmedim. Şikayetim devam ediyor. Bu şahıslar mekan dışında birisini bıçakladı, sonra garsonu darp ettiler. Garsonun arkasından bu şahıslar içeri girince olay yaşandı” ifadelerini kullandı.

“SAÇLARIM KAZINDI, ONLARI ÇOK SEVİYORDUM”
15 gün hastanede tedavi altında kaldığını söyleyen Yıldırım, “Hastanede ilaçlarla ayakta kalabildim. Göz kafesimin etrafı, kaşı üstüm, elmacık kemiklerim, elmacık kemiğimde kırık var ve hepsi platinle desteklendi. Burun kırığım var. Dişlerim kırık. Saçlarım kazındı, onları seviyordum. Ama görsellik artık ikinci planda kaldı. Canım çok acıyor. Ağrılı kesicilerle ayakta duruyorum. Konuşma bozukluğum var. Sadece ağrılarımın geçmesi için dua ediyorum. Hayattan soğuttular. Psikiyatrik tedavi görüyorum. Travmaya dayalı şizofrenik atak geçiriyorum” dedi.
Kafede dehşet! Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler

Olay sonrası 3 şüphelinin yakalandığını ve bunlardan birinin tutuklandığını söyleyen Meryem Yıldırım, “Adalete güveniyorum. İyi değilim. Eskisi gibi olmayacak hiçbir şey ama biraz daha rahat hissetmem için asla vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.

Yıldırım, saçının kazındığı anları da paylaşarak duygu dolu anlar yaşadı.

Ayrıca tutuklu sanığın ailesi, cezaevinden görüşme esnasından çektiği fotoğrafı sosyal medya hesabından şu notla paylaştı; “Az kaldı aslan abim, üstümüze oynayan altımızda kalacak. Azıcık sabır.” Yıldırım, avukatı aracılığı ile bu fotoğrafı da dosyaya eklediğini belirtti….

Fatma Nur Çelik cinayeti! 17 yaşındaki katil için 126 yıl hapis talebi

Fatma Nur Çelik cinayeti! 17 yaşındaki katil için 126 yıl hapis talebi

Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenci Furkan Samet Bakalım(17), öğretmenleri Fatma Nur Çelik (44) ve Zeynep Aybars (52) ile 6 öğrenciyi bıçakla yaraladı.
Yaralılar hastaneye kaldırılırken, öğretmen Çelik tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Saldırıyı gerçekleştiren Furkan Samet Balım olay yerinde gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İlginizi Çekebilir
İDDİANAME TAMAMLANDI
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma tamamlandı. Bakalım hakkında hazırlanan iddianamede, Çelik’i öldürüp 6 kişiyi de yaralaması nedeniyle, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürme” suçundan, 6 kişiyi de yaralaması nedeniyle “Çocuğa karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs”, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs” suçlarından toplamda 126 yıla kadar hapsi istendi. Adli Tıp Kurumu’nda alınan raporda, sanığın akıl sağlığının yerinde olduğunu ve eylemi ‘öldürme kastıyla’ gerçekleştirdiğini belirtildi.
Bursa’da şehit ailesini yıkan olay! Baba: Yine bir travma yaşadık
Zihinsel engelli ve annesine sopalı saldırı! ‘Sen deli Kadirsin diyorlar’

…

Son dakika..

Son dakika… Fenerbahçeli futbolcu Skriniar’a hırsızlık şoku! İfadesi ortaya çıktı

Olay, 9 Mart’ta Beykoz’da bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, Milan Skriniar evini taşımak için bir firma ile anlaştı. Taşıma işlemi sonunda masanın üzerindeki yaklaşık 37 bin dolarının yerinde olmadığını fark etti.
İlginizi Çekebilir
Skriniar polise ‘Bugün bir taşınma işimiz vardı, yapan şahıslar da burada 37 bin dolar civarında para çalındı’ dedi. İhbar üzerine polis ekipleri siteye geldi.
İFADE ORTAYA ÇIKTI Fenerbahçeli Milan Skriniar, yardımcısı aracılığı ile ifadesini verdi. Skriniar ifadesinde taşınmak için bir taşıma şirketi ile anlaştıklarını, sabah 11:00 sıralarında firma görevlilerinin gelerek eşyaları yükleme yaptıkları, 16:30 sıralarında yükleme işlemi bittiğini belirtti. Devamında kendisinin eve geldiğini 20:30 sıralarında 2’nci katta bulunan komodin içindeki 26 bin Dolar, 4.400 Euro, ve bir miktar parasının çalındığını fark ettiğini belirtti.
ABD basını yazdı! Ateşkesin perde arkasında yeni cephe: ‘Çin’den İran’a sessiz destek’
5 KİŞİ SERBEST BIRAKILDI
Bunun üzerine nakliye şirketini arayarak tekrardan ikamete çağırdığını polise belirtti. Polis o sırada olay yerinde olan nakliye firması çalışanları 5 kişinin ifadesine başvurmak üzere karakola götürdü. Şüpheliler A.E., B.A., C.Ü., E.O.Y. ve İ.Ü. Paşabahçe Polis Merkezi Amirliği’nde ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Polis ekipleri, sitenin güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye aldı.
Savaşın 43. gününde dünyanın gözü Pakistan’da! Görüşme öncesi ilk kriz: ABD’den İran’a yalanlama geldi…