BIST 100
11.424,91 0,81%
DOLAR
50,1581 0,11%
EURO
56,0483 -0,51%
GRAM ALTIN
6.560,60 -0,54%
BITCOIN
75.959,00 0,30%
FAİZ
39,46 0,20%
GÜMÜŞ GRAM
84,11 0,45%
GBP/TRY
67,1982 -0,51%
EUR/USD
1,1167 -0,46%
BRENT PETROL
96,65 -0,74%
ÇEYREK ALTIN
10.726,68 -0,54%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °

Son Yazılarım

Eskişehir’de Günyüzü Kaymakamı Kurt kaza geçirdi! 1 ölü, 2 yaralı

Eskişehir’de Günyüzü Kaymakamı Kurt kaza geçirdi! 1 ölü, 2 yaralı

Kaza, geç saatlerde Sivrihisar ilçesi Hamamkarahisar mevkisinde meydana geldi. Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt’un içerisinde bulunduğu Muhammet Kömürcü yöntemindeki makam aracı, karşı yönden gelen Mehmet Ali Tümer idaresindeki otomobille çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Kaymakam Kurt ile şoförü Kömürcü’nün yaralandığı, hurdaya dönen diğer otomobilde ise sürücü Tümer’in hayatını kaybettiği belirlendi.
Kaymakam Kurt ile şoförü sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden Mehmet Ali Tümer’in cenazesi, savcılık ve polis ekiplerinin incelemesinin ardından hastane morguna kaldırıldı.
VALİ YILMAZ: MAALESEF KAFA KAFAYA ÇARPIŞMIŞLAR
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, kazanın ardından Kaymakam Kurt ile şoförünün getirildiği Şehir Hastanesi’ne gitti. Yaralılar ve kazayla ilgili bilgi alan Yılmaz, “Kaza Sivrihisar‘dan sonra Günyüzü’ne giderken iki araç kafa kafaya çarpışmış. Kaymakamımızın da şoförümüzün de gözle görülür bir sıkıntısı yok. Maalesef diğer araçta bulunan vatandaşımız vefat etti. Vefat eden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum, kaymakamınıza şoförüne acil şifalar diliyorum, maalesef kafa kafaya çarpışmışlar” dedi.
Ünlülere yeni uyuşturucu operasyonu: Melek Mosso, İbrahim Çelikkol, Mustafa Ceceli hakkında karar verildi…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Türkiye olarak barışa katkı vermeye hazırız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Türkiye olarak barışa katkı vermeye hazırız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gündemdeki konuları değerlendirdi. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdikleri saldırıların İsrail’in kışkırtmaları sonucun gerçekleştiğini belirten Yılmaz, önemli mesajlar verdi.
Cevdet Yılmaz, TRT Haber’deki açıklamalarında Beşiktaş’ta gerçekleşen terör saldırısını hatırlatarak şunları söyledi:
Öncelikle menfur terör eylemini ben de en güçlü şekilde lanetliyorum. Kahraman polislerimiz hafif de olsa yaralandı. Onlara da Cenab-ı Allah’tan şifalar diliyorum. Geçtiğimiz dönem bölgemizde malum jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, bir savaşın yaşandığı bir dönemdeyiz. Bütün etrafımıza baktığımızda Ukrayna-Rusya savaşından işte Orta Doğu’daki gelişmelere varıncaya kadar bir ateş çemberi adeta etrafımız ama Türkiye istikrarlı bir ülke, güvenli bir liman dediğimiz gibi.
İşte buna gölge düşürmeye çalışanlar var. Türkiye’nin istikrarına kastedenler var. Yalnız bunlar hiçbir zaman bugüne kadar başarılı olamadılar. Bundan sonra da olamayacaklar. Terör eylemini yapanlar kadar bunun arka planındakiler de tabii ki Türkiye’nin istikrarına kastedenler, hiçbir zaman başarılı olamayacaklar.
İsrail’den Eşref Rüya dizisi oyuncusu Görkem Sevindik’e tehdit!
Biz bu anlamda kolluk kuvvetlerimize gerçekten şükranlarımızı sunuyoruz. Polisimize, tüm güvenlik güçlerimize, Türkiye her unsuruyla. güvenliğini sağlamaya devam edecektir. Bu tür saldırılara karşı da gerekli cevapları vermeye devam edecektir. Hangi ad altında olursa olsun tüm terör örgütleriyle kararlı bir şekilde mücadelesini sürdürecektir. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge diyoruz. Bu hedefe ulaşmada hiçbir dış güç bizi engelleyemeyecektir diye de ifade etmek istiyorum. Bir yandan da böyle bir saldırının da başarıyla engellenmiş olması da hepimiz adına gurur verici. Tekrar tekrar tebrik ediyoruz polisimizi.
“TÜRKİYE OLARAK BARIŞA KATKI VERMEYE HAZIRIZ”
Bir defa savaşın İsrail’in kışkırtmasıyla, İsrail ve Amerika’nın İran’a saldırısıyla başladığını unutmamamız gerekiyor. Dolayısıyla bu savaşın başlamaması için öncelikle Türkiye Cumhuriyeti olarak çok büyük bir gayret sarf ettiğimizi tekrar hatırlatmak istiyorum. Savaş başlamadan yoğun bir diplomatik faaliyet yürütüldü.
Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, liderler diplomasisi başta olmak üzere büyük bir gayret sarf edildi. Ama maalesef savaş başladı. Şimdi de savaşın sona ermesi için büyük bir gayret, büyük bir diplomatik çaba içindeyiz. Dışişleri Bakanımız, diğer ilgili kurumlarımız herkes sahada.
Günlük olarak bütün olaylar çok yakından takip ediliyor ve bu süreçlerde Türkiye çok önemli bir rol oynuyor. Bir barış olması için, bu ateşe bir su dökülmesi için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Hukuktan yana, istikrardan yana, insani değerlerden, adaletten yana bir duruş. Hep şunun altını çiziyoruz. Savaşın hiç kimseye faydası yok. Adil bir barış ise herkes için faydalı diyoruz.
İnşallah bu savaş bir an önce sona erer, müzakere masasına dönülür ve savaşarak, çatışarak değil sorunlar konuşularak, diplomasiyle çözülür. Türkiye’nin birçok krizdeki tavrı bu. Burada da aynı tavrı görüyoruz. Ancak maalesef henüz net bir şey söyleyebilecek durumda değiliz. Belirsizliğini koruyor gidişat. Zaman zaman daha bir olumlu mesajlar veriliyor. Zaman zaman daha gerilimi tırmandırıcı diyelim mesajlar oluyor.
Temenni ederiz ki iki tarafın bir noktada buluştuğu bir sonuç ortaya çıksın. Buna da Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman katkı vermeye hazır olduk. Bundan sonra da hazırız. Yeter ki bölgemizdeki bu ateş sönsün ve daha istikrarlı bir yapı oluşsun. Bir taraftan da tabii bu savaş insani maliyetler üretiyor. Kız çocuklarının bombalandığını gördük bu savaşta. Çevresel maliyetler üretiyor ve ekonomik maliyetler üretiyor. Sadece bölge için değil, küresel ekonomiyi etkileyici boyutlar kazanmış durumda.
Güney Asya ülkeleri üretim kriziyle karşı karşıya. Bütün dünya o Hürmüz’deki düğümün çözülmesiyle ekonomilerinin düzelmesi için ülkeler, özellikle Asya ülkeleri, tabii ki elbette Avrupa ülkeleri, Amerika’yı da etkiliyor, bütün dünyayı etkiliyor. Ama burada enerji krizinde biz ne yaptık da bizi etkilemedi? Şöyle, şimdi bir defa bu savaşa girerken makro ekonomik temellerimiz sağlam olarak girdik. Makro finansal istikrarımızı oldukça iyi bir noktaya getirdiğimiz rezervlerden tutun da birçok alana varıncaya kadar Türkiye ekonomisi büyümesiyle, rezervleriyle, bankacılık sistemiyle, piyasalarıyla makro temelleri sağlam bir şekilde bu olayla karşı karşıya kaldı.
Son dakika… İstanbul’da terör saldırısı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alçak ve zaman ayarlı provokasyonlara müsaade etmeyeceğiz…

Doğum izni uzatıldı mı, Meclis'ten geçti mi? İşte doğum izni detayları

Doğum izni uzatıldı mı, Meclis’ten geçti mi? İşte doğum izni detayları

Anne ve baba adaylarının gündeminde doğum izni düzenlemesi yer alıyor. Yeni kanun teklifiyle birlikte doğum sonrası ücretli izin süresinin artırılması planlanırken, toplam iznin 24 haftaya çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılıyor. Komisyondan geçen düzenlemenin Meclis sürecine dair gelişmeler de yakından izleniyor. Peki doğum izni uzatıldı mı, yürürlüğe girdi mi? İşte merak edilenler…Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren kanun teklifi halen doğum izninde olan kadınların da yararlanması amacıyla TBMM Genel Kurulu gündeminin ilk sırasına alınarak bu hafta görüşülecek ve yasalaştırılacak.
KADIN İŞÇİLERİN DOĞUM SONRASI İZİN SÜRESİ İKİ KATINA ÇIKIYORYeni kanun teklifinin en dikkat çekici maddesi, kadın işçilerin doğum sonrası kullandığı ücretli izin süresindeki artış oldu. Mevcut uygulamada 8 hafta olan doğum sonrası izin süresi, yapılan düzenleme ile 16 haftaya çıkarılıyor. Böylece bir kadın işçi, doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplamda 24 hafta boyunca ücretli izin hakkına sahip olacak.
DOĞUM İZNİ MECLİS’TEN GEÇTİ Mİ?Doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi.
Bu kapsamda
– Kadın işçinin ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak- İşçiye, eşinin doğum yapması halinde verilecek ücretli izin süresi 5 günden 10 güne yükseltilecek- Yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, ilgili Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek
Teklifle, İş Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izinli olacak. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talep etmesi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya düşürülecek.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek.
Kadın işçiye, isteği halinde, 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek.
Kanunda yapılan değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak….

Ticaret Bakanlığından zincir marketlere inceleme

Ticaret Bakanlığından zincir marketlere inceleme

Bakanlığın, NSosyal hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında, Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markette, kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Yapılan incelemelerde, Kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199,99 liradan sunulduğu, Yeşil sivri biber ürününün, Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 249,99 liradan sunulduğu tespit edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilmiş olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletilmiştir.”
İlginizi Çekebilir
Yine Diyarbakır’da yapılan denetimlerde salatalığın 5,3 liradan alındığı, komisyoncu tarafından zincir markete 12 liraya satıldığı ürünün ise markette tüketiciye 79,90 liradan satışa sunulduğu, Yeşil sivri biberin 130 liradan alındığı, zincir markete 140 liradan satıldığı, ürünün tüketiciye 249,99 liradan satışa sunulduğu tespit edildiği bildirildi.
Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde kokteyl domates ürününün, ilgili firma tarafından 148,48 liradan satın alındığı, tüketiciye 258 liradan sunulduğu, ürün bazında haksız fiyat artışı şüphesi oluşması nedeniyle firmadan savunma talep edildiği belirtilen paylaşımda, “Ayrıca denetimler kapsamında, iki gün boyunca toplam 8 marketin meyve ve sebze reyonlarında 28 farklı üründe haksız fiyat artışı denetimi gerçekleştirilmiş; künye bilgisi bulunmayan işletmeler uyarılarak takibe alınmıştır. İşletmelere ilişkin gerekli idari süreçler başlatılmıştır.” ifadeleri yer aldı.
“FIRSATÇILIĞA KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
İstanbul Sultanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markete CİMER üzerinden iletilen şikâyetler doğrultusunda yapılan denetimlerde meyve ve sebze ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği belirtilerek, şunlar paylaşıldı:
“Yapılan incelemelerde, salkım domates, domates, portakal, çarliston biber, kapya biber, salçalık biber, dolmalık biber, sivri biber, köy biberi, çalı fasulyesi, maydanoz, dereotu, beyaz turp ve zencefil ürünlerinde yapılan alış ve satış fiyatları karşılaştırıldığında, ilgili ürünlerde fahiş fiyat artışı uygulandığına yönelik güçlü bulgulara ulaşıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen işletmede satışa sunulan çok sayıda üründe fahiş fiyat artışı yapıldığı kanaatine varılmış olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletilmiştir.
Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir.”…