BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.785,00 0,18%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
12 °

Son Yazılarım

Bakan Gürlek'ten sosyal medya düzenlemesi açıklaması: Herkes gerçek kimliğini girecek

Bakan Gürlek’ten sosyal medya düzenlemesi açıklaması: Herkes gerçek kimliğini girecek

Bakan Gürlek, Diyarbakır’daki temasları kapsamında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’na katıldı.
Programda, Bakan Gürlek ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı’nın sorularını yanıtladı.
Akıncı’nın sosyal medya düzenlemesinin içeriğine ilişkin sorusu üzerine Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından sosyal medya düzenlemesi ön çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, ilgili erişim sağlayıcılarıyla BTK tarafından görüşmelerin yürütüleceğini söyledi.
Son dakika: TOKİ İstanbul kura çekimi tarihi belli oldu
Gürlek, “Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki; oradaki hayatların hepsi yalan hayatlar. Orada yayınlanan diziler, filmler, YouTuber’lar, orada şaşaalı hayatlar… Öyle bir hayat yok. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Gerçek dünyada böyle bir şey yok. Bizim memleketimiz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz, yerli silah üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Sosyal hayattaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var, orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ülkemizin gerçeklerinden, geleneklerinden kopmayalım.” diye konuştu.
Dünyada yaşanan gelişmelere ve savaşlara değinen Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Batı’yı gördük. Batı her zaman ikiyüzlü. Yanı başında Ukrayna-Rusya savaşı var, müdahale etmiyorlar. Sadece ‘bize bir şey olmasın’ diye kendi güvenliklerini düşünüyorlar. Memleket, millet, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze’nin yanında durduğunu dile getiriyor. Yani dünya liderlerinden bunu dile getiren kaç kişi var?”
⁠”SOSYAL MEDYANIN DA BİR HUKUKU, BİR KURALI OLMASINI İSTİYORUZ”
Sosyal medyada sahte hesapların da açıldığına işaret eden Gürlek, itibar suikastlarının yapıldığını belirtti.
Gürlek, şunları kaydetti:
“Sosyal medyada bir kişi hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığının olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğuna katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar, olayları farklı anlatıyorlar. Sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekte öyle değil. Sosyal medyada bir kişi hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. İnşallah 12. Yargı Paketi’nde bunu ete kemiğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa, kimliği belli olacak. Orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından da sorumlu olacak. Kimseye itibar suikastı yapılmayacak, kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada çok kıymetli hakimlerimiz var. Gece gündüz fedakarca çalışıyor, gerekirse ailesinden ödün veriyor, dosya okuyor ama sosyal medyada öyle bir şey yapılıyor ki, dosyadan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. ‘Bu neden tutuklanmadı?’ deniyor. Sosyal medya yasasına çok önem veriyorum. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu kurallara uymadıkları takdirde kapatacaklar. Takip ediyorsunuz, hazırlıyoruz paketi, Meclis’e sunuyoruz. Sayın milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci olacak. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. Bu düzenleme sayesinde herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak.”
Bugün Antalya! Kentten gelen görüntüler şaşırttı… Gökyüzü renk değiştirdi
Programda, Bakan Gürlek ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı’nın sorularını yanıtladı.
Akıncı’nın, “Üniversite yıllarınız nasıl geçti?” sorusu üzerine Gürlek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2005 yılında mezun olduğunu söyledi.
Gürlek, “Sizin gibi öğrencilik yıllarından geçtik. Öğrenciliği dolu dolu yaşadık. Tavsiyem siz de öğrenciliği dolu dolu yaşayın. İnsan her zaman öğrencilik günlerini arıyor. Bazen tesadüfen bir yerde üniversite arkadaşlarınızla karşılaşıyorsunuz. Duruşma salonları, adliye ya da koridorlarında insan gerçekten heyecanlanıyor.” diye konuştu.
TÜGVA’nın projelerine değinen Gürlek, çok güzel projelere imza atıldığını takip ettiğini belirterek, bu programlar sayesinde bu yıl yaklaşık bir milyon öğrenciye ulaşıldığını ifade etti.
“Hukuk Fakültesini neden tercih ettiniz?” sorusuna da Gürlek, gençlik yıllarındaki ideali ve hedefleri doğrultusunda bu alanda eğitim almak istediğini belirtti.
Gürlek, “Özellikle TÜGVA’nın sağlamış olduğu imkanlar, yurtlar, burslar, krediler yani bu konuda şu an çok fazla imkanlar var. Devletimiz gerçekten özellikle AK Parti iktidara geldiğinden bu yana öğrenciye çok fazla yatırım yapıyor. Şu anda öğrenciler şanslı. Öğrencilerin sadece ders çalışmak değil hayatı da yaşamaları, geleceklerine katkı sunmaları gerekiyor. Kültür faaliyetlerine katılmaları gerekiyor. Kendilerine mutlaka kültür faaliyetlerine katılmalarını, sosyal alana ilgi duymalarını tavsiye ediyorum. Zaten Diyarbakır bu konuda yaşayan, tarihi bir şehir. Her türlü imkana rahatlıkla da erişebilirler.” dedi.
“Hukuk Fakültesi’nde okumak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?” sorusunu ise Gürlek, şöyle yanıtladı:
“Hukukçuluk gerçekten zor bir meslek. Hukuk Fakültesine girdiğiniz zaman gerçekten hukukun çok kıymetli olduğunu görürsünüz. Hukuk yaşamın her alanında var. Yani gündelik hayatınızda da var daha sonra mesleğe başlayınca da var. Hukuk konusunda arkadaşlara tavsiyem şu, yani mutlaka kanunlara, kitaplara, bunlara zaten ulaşabiliyorsunuz. Önemli olan hukuk mantığını bulmanız ve vicdanı dinlemeniz. Birinci önceliğimizin bu olması lazım. Mutlaka mezun olursunuz arkadaşlar ama önemli olan hukuk mantığınızı kavramanız ve vicdanınızın sesine el vermeniz. Kardeşlerimiz elbette dersleri aksatmasınlar ama bu anlamda da hukukun yanına mutlaka bir felsefe koysunlar, edebiyat koysunlar, tarih koysunlar, bu konuda kitaplar okusunlar ki kendilerini bu anlamlarda geliştirsinler.”
Akıncı’nın, derslerde sürekli not tuttuğunu açıkladığını hatırlatması üzerine Gürlek, “Derslere giren bir öğrenciydik. Bu şekilde kendimize bir yol çizdik. Ben de arkadaşlara şunu tavsiye ediyorum. Yani mutlaka derslerinizi ihmal etmeyin ama hayat devam ediyor arkadaşlar. Yani hukukta çok geniş bir bakış açısıyla bakmanız lazım. Yani her şey dosya değildir, insan hayatıdır. Bu da sizin sadece hukuk kitaplarını okumanızla olmuyor. Yani sosyal anlamda mutlaka bir ilginiz olsun, kültürel faaliyetlere mutlaka katılın, felsefe mutlaka okuyun. Felsefeyi çok önemserim, dünya yazarlarını takip ederim. Sizin de mutlaka hukuk dışında tarih, edebiyat, sosyal alanlara ilginiz olsun. Bu ileride size mutlaka fayda sağlar.” ifadelerini kullandı.
TÜGVA Genel Başkanı Beşinci de gençliğin birçok sorununun bu dönemlerde çözüldüğünü belirterek, bu çalışmaların sivil toplum tarafında olduklarını söyledi.
İhtisas Akademi Programının özellikle ihtisaslaşmaya yönelik gençlere sunulan bir proje olduğunu anlatan Beşinci, “Gençlerimizin iddialı olması, uzmanlaşması ve o alanla alakalı ihtisaslaşması ülkemizin belki de en çok ihtiyaç duyduğu konu. Dolayısıyla bu projenin startını verdik, veriyoruz. Bu noktada Diyarbakır’dan da gençlerin yoğun katılımını bekliyoruz.” diye konuştu.
Beşinci, okullarda gençlerin, öğrencilerin çok farklı bir motivasyonda olduğunu dile getirerek, TEKNOFEST gibi yarışmalarda inanılmaz çalışmalar ve icatlar çıkaran gençler olduğunu vurguladı.
Bunun mücadelesini verdiklerini anlatan Beşinci, gençlere kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu da TÜGVA tarafından hazırlanan programın çok kıymetli olduğunu belirterek, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olan gençlere vizyon kazandıracağına inandığı bu anlamlı programda emeği geçenlere teşekkür etti.
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat da üniversitedeki çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
TÜGVA İl Başkanı Abdullah Kikizade ise programda bir konuşma yaptı.
Programa, Adalet Bakan Yardımcıları Sedat Ayyıldız ve Abdullah Aydoğdu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu ve Mehmet Sait Yaz, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, AK Parti İl Başkanı Ömer İler ve MHP İl Başkanı Miktat Arslan’ın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı….

Doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı! Valilikten kritik uyarı

Doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı! Valilikten kritik uyarı

Çanakkale’de mart ve nisan aylarında etkili olan sağanak ardından kent genelindeki barajlardaki su seviyesinde ciddi oranlarda artış yaşandı. Kentin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan 54 milyon 115 bin metreküp kapasiteye sahip Atikhisar Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı.
İlginizi Çekebilir
Çanakkale Valiliği’nden yapılan açıklamada, yağışların yarın öğle saatlerine kadar devam edeceği bildirildi. Açıklamada, önümüzde saatlerde fazla suyun Sarıçay üzerinden denize deşarj olacağı belirtildi. Vatandaşlar, Sarıçay yatağında yaşanacak taşkınlara karşı uyarıldı.
Çanakkale Valiliği’nden yapılan açıklamada, “İlimizde etkili olan yağışlar nedeniyle Atikhisar Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100 seviyesine ulaşmış ve baraj savak kotuna erişilmiştir. Atikhisar Barajı’ndan önümüzdeki saatlerde fazla su savaklanarak Sarıçay üzerinden denize deşarj olacaktır. Yarın öğle saatlerine kadar sürmesi beklenen yağışlar nedeniyle başta Atatürk Mahallesi olmak üzere Sarıçay yatağı çevresindeki yerleşimler, dere kenarına park edilen araçlar ve tekneler için taşkın riski bulunmaktadır. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmaması adına vatandaşlarımızın ve balıkçılarımızın Sarıçay çevresinden ve dere yataklarından uzak durmaları, araçlarını bölgeden çekmeleri ve gerekli tüm tedbirleri almaları büyük önem arz etmektedir” denildi.
Bugün Antalya! Kentten gelen görüntüler şaşırttı… Gökyüzü renk değiştirdi…

Kadın hakimi vuran savcı kendini bu sözlerle savundu: Aşk kuyusundan çıkamadım

Kadın hakimi vuran savcı kendini bu sözlerle savundu: Aşk kuyusundan çıkamadım

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, 13 Ocak’ta 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman’a, odasında ziyaret ettiği tartışma sonraı silahla ateş edip yaraladı. Savcı Kılıçarslan, ikinci kez ateş etmek istediği sırada ise odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü çaycı Yakup K. tarafından müdahale edildi. Hakim Kahraman olaydan yaralı olarak kurtulurken savcı Kılıçarslan hakkında ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talebiyle dava açılmıştı.
İlginizi Çekebilir
Davanın ilk duruşması İstanbul Adliyesi 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, hakim Aslı Kahraman ve tarafların avukatları katıldı.
‘AŞK ÇIKRIĞI OLMAYAN BİR KUYUYA BENZER’
Kılıçaslan savunmasında, “Ben hatalarımın bedelini ödemeye hazırım. Geldiğimiz noktada bana bunun fazlası ödetilmeye çalışılıyor. Bunun nedeni de Cumhuriyet Savcısı olmam. Sözlerime başlamadan önce de onu da yıpratmak istemiyorum. Müştekiden de burada özür dilemek istiyorum. Müşteki ile nisan sonu gibi tanıştık. Hakime hanımın duruşma savcısı ile sorunlar yaşaması ile kendisinin mahkemesine görevlendirildim. Öncesinde tanımıyordum kendisini. Mayısın ilk haftasında duruşmalara çıkmaya başlayınca aramızda duygusal bir yakınlık oldu. Bu zamanla ilerledi daha da bağlandık birbirimize. Sosyal ve medeni hallerimizin el vermemesine rağmen bu bizi durdurmadı. Kendisinin başka bir mahkemeye tayini çıktı, birlikte tatile gittik. Bu tatilde hamile olabilir gibi söylemlerde bulunmuştu. Bu tatilden sonra hamile olduğunu öğrendik. Benim müşteki ile evlenme gibi isteğim vardı. Nisan ve mayısta yaşadığımız hadiseler evlilik kararından beni soğutmuştu. Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım. Kendisine bebeği aldırma konusunda baskı yapmadım, evlenme teklifinde de bulunmadım. Kürtaj olmasının ardından ciddi bir psikolojik baskı gördüm. Kendisi İzmir’e gitti bana bazı mesajlar attı. Bana kötü niyetlerle yaklaşmadı. O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta. Yanlış hatırlamıyorsam tatilimizin ardından istinaf mahkemesinde görevine başladı” dedi.
‘Futbolda bahis’ soruşturması: Mert Hakan Yandaş için karar verildi

‘DÜŞTÜĞÜ AŞK ÇUKURUNDAN ÇIKAMADI’
Sanık savunmasının devamında, “Kendisi orada yalnız bırakıldı. Kürtaj olayı ve dairesinde yaşadığı hadiseler nedeniyle bu sorunla ilişkimize yansıdı. Herhangi bir faaliyette bulunmadım. Sonraki süreçte müştekinin evine gittiğimde biraz sohbet ettik ve tekrar hamile kaldığını söyledi. Ben orada doğrusu biraz şaşırdım. Burada onu da suçlamak istemiyorum. Olayın sıcaklığı ve düştüğü aşk çukurundan çıkamadı o da. Söyleme şekli de beni hazırlama şeklinde değildi. Hamilelik hadiseleri bu şekilde yaşandı. Bugün burada yalan söylemeyeceğim. O mesajları ben attım. Gitmesini istediğimi söyledim. Kendisi beni tersledi. İkinci gebeliğin de doğru olduğuna ve çocuğun benden olduğuna inanıyorum. Daha sonra aramızda hararetli bir tartışma oldu. Kendisine asla vurmadım. Kendisi bana çok vurdu. Alnıma yumruklar attı. Odaya kahramanımız çaycı girdi. Hakime hanım çaycıya bana saldırıyor deyince çaycı bana müdahale etmeye çalıştı. Hakime hanımla aramıza girdi. Çekildim cep telefonumu aldım. Çaycı 30 saniyelik olayda 4-5 tane yalan söylüyor. Müştekinin çantasına doğru yöneldiğini ve bana silah çıkaracağını düşündüm. Tabancayı gören çaycı çekildi zaten. Tabancayı aşağıya doğrulttum. Tabanca ile ilk atışımı yaptım. İlk atışta vurulmadığına eminim. Kendisi bacağından yararlandı. Çantasına hamle yapmaktan vazgeçmemesi ile silahımın namlusunu yine doğrulttum. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Savcıyım, suçumun ne olduğunu biliyorum” dedi.
Aydın Köşk Belediye Başkanı Güler disipline sevk edildi
‘ÖLDÜRMEK İSTESEM KAFASINA TEK KURŞUNLA ÖLDÜREBİLİRDİM’
Kılıçarslan “İnsanın aklıyla alay ediliyor. Cezaevine gitmemin ardından çokça destek mesajı aldım. Biz kötü insanlar değiliz, yanlış şeyler yaptık. Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Tanığı da öldürmek istemedim. Aramızda çok kısa bir mesafe var. Hatalıyım ama kendisinden özür diliyorum. Bir insanın hatalarını ödetmeye çalışmanın ne demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Tutukluluk sürem hayli uzamıştır. Güvenlik gerekçeleriyle şehir dışındayım. Tutukluluk anlamında doldum. Ben artık bu olaydan sıyrılmak ve olayı unutmak istiyorum. Hatalarımın bedelini kat be kat ödeyeceğim. Hakkımda bir ihraç kararı çıkmadı. Müşteki beni iyi tanır. Aklım ve sıhhatim yerinde olduğu sürece müştekinin bu olayı unutmasını diliyorum” dedi.
‘BENİ SÜREKLİ RAHATSIZ ETMEYE DEVAM ETTİ’
Aslı Kahraman savunmasında “Sanık ilişkinin bittiğini kabul etmemesine rağmen beni sürekli rahatsız etmeye devam etti. Kendisini engellememe rağmen bu sefer de iş yerime gelmeye başladı. Kendisi ile tekrar görüşme talebim olmadı. Evimde hırsızlık olduğunu fark ettim. Zaman zaman bunları sayarım. Tatilin ardından eksiklik olduğunu fark ettim. Mutfakta kullandığım keskin bir bıçak vardı. Onun kaybolduğunu fark ettim. Altınlarımı da sayarken eksiklik olduğunu fark ettim. Valizin kapağının kesildiğini fark ettim. Çanta içerisinde arabamın yedek anahtarı da vardı onu da almış kendisi. İçerisindeki harici bellekte geçmişim var. Onların hepsi çalınmıştı. Bütün işaretler beni sanığa yönlendirdi. Reddetti kendisi ama şikayetçi olacağımı söyleyince bana pasaportumu getirdi. Hırsızlığı onun yaptığını anladığımı söyleyince sürekli odama geldi” dedi.

26 yaşındaki genci ölüme sürükleyen neden ortaya çıktı! İnsan zinciri yetmedi
HAKİM OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI
Kahraman savunmasının devamında, “Olay günü sabah saatlerinde odama vardım. Dahili telefonum çalmaya başladı. Numaranın gözükmemesinden onun aradığını anladım. Telefonun fişini çıkarttım. Zaten onun aramalarından telefonun fişini çekerek çalışıyordum. Beni yeniden arayınca odada hâkim bey olduğu için telefonu açtım. Yine tehdit etmeye başladı. Beni buradan kovmaya çalışıyordu. O sırada hâkim bey kapıya kadar geldi. Sanık hemen önümdeydi. Odanın şeklini de dosyaya sunabilirim. O benim önümde durduğu sürece geçemiyorum. Kalemi arayıp güvenlik çağıracaktım. Kalemi aramaya çalıştığım sırada sanık arkamdan telefonu kapatıp elimi ve kolumu arkadan birleştirdi. Baktım güç yettiremiyorum. O sırada silahını çıkardı. Sanığın ateş edeceğini hiç düşünmedim. Biraz daha sakinledim. Silahı beline soktu. O sırada çaycı geldi. Bana saldırıyor dedim ona. Çaycı da bize doğru yaklaştı ve bizim aramıza girdi. Sanığı geriye doğru ittirmeye başladı. Tekrar çıkmamaya başlayınca kalemi aradım. Önümü döndüğümde tabanca tekrar elindeydi. Bana hangi eliyle ateş ettiğini görmedim. O sırada ilk atış sesi geldi. Kasığımdan girip duvarı delmiş mermi. Şaşkınlıkla vuruldum diye bağırdım. Bütün gücümle imdat diye bağırmaya başladım. Sonrasında da hastaneye intikal ettirildim. Sanığın geri planda nasıl oyunlar çevirdiğini bilmiyordum. Sanık zaten olayın en başından bugüne ‘Bana şantaj yapıyor’ gibi iftiralarda bulunmuş. Bunların duyulduğunu öğrendim. O yüzden hiç planlı değildi falan demesin. Sanığın dijital incelemesinde çıkan Aslı yazılı dosyanın içindeki her şey benim evimdeki bellekten çalınan fotoğraflardan oluşuyor. Bu hususta hırsızlıktan da bir ihbarda bulunulması gerektiğini düşünüyorum. Sanık akıllı, savcı da olduğu için suçlamaları biliyor” dedi.
Yer: Bartın! ‘Elimde bomba var’ diye bağıran kişi gözaltına alındı…

Bugün Antalya! Kentten gelen görüntüler şaşırttı..

Bugün Antalya! Kentten gelen görüntüler şaşırttı… Gökyüzü renk değiştirdi

Türkiye’ye giriş yapan toz taşınımı, Antalya’da sabah saatlerinden itibaren etkili oldu. Hayatı olumsuz etkileyen toz taşınımı nedeniyle birçok noktadan kentin silüeti ve binalar görünmez hale geldi.

Görüş mesafesinin düştüğü kentte, toz nedeniyle hava kalitesinde de düşüş yaşandı. Kenti çevreleyen Beydağları toz nedeniyle görünmez hale gelirken, gökyüzünün gri renge büründüğü görüldü.
‘Futbolda bahis’ soruşturması: Mert Hakan Yandaş için karar verildi

EN ÇOK ANTALYA’YI ETKİLEDİ
Meteoroloji verilerine göre; toz taşınımının en yoğun yaşandığı yer Antalya oldu. Günlük ortalama toz konsantrasyonu Antalya’da 217 mikrogram/metreküpe ulaşırken, bu rakama en yakın değer 162 mikrogram/metreküp ile Hatay’da ölçüldü. Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıda da “Toz taşınımının, yer yer yoğun olarak devam etmesi beklendiğinden hava kalitesinde azalma, görüş mesafesinde düşüş ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.
26 yaşındaki genci ölüme sürükleyen neden ortaya çıktı! İnsan zinciri yetmedi

ÇÖL TOZU ÇAMURA DÖNÜŞTÜ
Alanya’da sabah saatlerinde çöl tozunun etkisiyle gökyüzünün rengi değişti. İlçede yağmur da etkili olunca çöl tozu çamura dönüştü.
ABD-İsrail-İran savaşının 35. günü: 8 köprü hedefte! İran basını saldırı sonrası Orta Doğu’daki ülkelere dikkat çekti

Araçların üzeri çamur içerisinde kalırken, sürücüler zor anlar yaşadı. Alanya Meteoroloji Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre; çöl tozunun ilçede sadece bugün etkili olacağı öğrenildi.

Manavgat ilçesinde de çöl tozu ile birlikte yağmur ve kısa süreli dolu etkisini gösterdi.

Antik Side bölgesindeki yürüyüş yollarında çöl tozu, yağmur ve dolunun etkisiyle çamurlu su birikintileri oluştu.

…

Antalya'yı yuttu, göz gözü görmüyor! Kentte alarm

Antalya’yı yuttu, göz gözü görmüyor! Kentte alarm

Türkiye’ye giriş yapan toz taşınımı, Antalya’da sabah saatlerinden itibaren etkili oldu. Hayatı olumsuz etkileyen toz taşınımı nedeniyle birçok noktadan kentin silüeti ve binalar görünmez hale geldi.
Görüş mesafesinin düştüğü kentte, toz nedeniyle hava kalitesinde de düşüş yaşandı. Kenti çevreleyen Beydağları toz nedeniyle görünmez hale gelirken, gökyüzünün gri renge büründüğü görüldü.
EN ÇOK ANTALYA’YI ETKİLEDİ
Meteoroloji verilerine göre; toz taşınımının en yoğun yaşandığı yer Antalya oldu. Günlük ortalama toz konsantrasyonu Antalya’da 217 mikrogram/metreküpe ulaşırken, bu rakama en yakın değer 162 mikrogram/metreküp ile Hatay’da ölçüldü. Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıda da “Toz taşınımının, yer yer yoğun olarak devam etmesi beklendiğinden hava kalitesinde azalma, görüş mesafesinde düşüş ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.
ÇÖL TOZU ÇAMURA DÖNÜŞTÜ
Alanya’da sabah saatlerinde çöl tozunun etkisiyle gökyüzünün rengi değişti. İlçede yağmur da etkili olunca çöl tozu çamura dönüştü.
Araçların üzeri çamur içerisinde kalırken, sürücüler zor anlar yaşadı. Alanya Meteoroloji Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre; çöl tozunun ilçede sadece bugün etkili olacağı öğrenildi.
Manavgat ilçesinde de çöl tozu ile birlikte yağmur ve kısa süreli dolu etkisini gösterdi.
Antik Side bölgesindeki yürüyüş yollarında çöl tozu, yağmur ve dolunun etkisiyle çamurlu su birikintileri oluştu.

…