BIST 100
12.070,17 -0,40%
DOLAR
49,5241 0,11%
EURO
55,6638 0,03%
GRAM ALTIN
6.654,25 0,29%
BITCOIN
81.919,00 -0,11%
FAİZ
39,44 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
92,14 0,84%
GBP/TRY
65,9386 0,19%
EUR/USD
1,1230 0,09%
BRENT PETROL
103,65 -0,41%
ÇEYREK ALTIN
10.879,69 0,29%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °

HABER

İstanbul Valiliği’nden kritik uyarı! Haşereyle mücadelede yeni dönem başlıyor

İstanbul Valiliği’nden kritik uyarı! Haşereyle mücadelede yeni dönem başlıyor

Vali Davut Gül’ün imzasıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün aralarında bulunduğu bazı kamu kurumlarına “Vektör ve Diğer Zararlı Haşerelerle Mücadele” konulu yazı gönderildi.
İlginizi Çekebilir
Yazıda, İstanbul’da yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte artan karasinek, sivrisinek, kene ve benzeri vektör ile diğer zararlı haşerelerin popülasyonunun olumsuz etkilerini en aza indirmenin halk ve çevre sağlığı açısından büyük önem arz ettiği belirtildi.
Yazıda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Biyosidal Ürünler Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda etkin ve sürdürülebilir mücadele yürütülmesine yönelik şu tedbirlerin alınmasının gerekli görüldüğü aktarıldı:
“Bu kapsamda, sivrisinek, karasinek, kene, hamamböceği ve benzeri vektörler ile diğer zararlı haşerelere karşı yürütülecek mücadele faaliyetlerinin yıl boyunca kesintisiz şekilde sürdürülmesi, mücadelede insan ve çevre sağlığına zarar vermeyen biyosidal ürünlerin kullanılması sağlanacaktır. ­Vektör üreme alanlarının kontrolü kapsamında dere yatakları, göletler, su birikintileri, parklar, bahçeler, mezarlıklar, çöp toplama ve depolama alanları ile benzeri riskli alanlarda düzenli ilaçlama yapılması, özellikle larva dönemine yönelik önleyici mücadele çalışmalarına ağırlık verilmesi, çöp konteynerlerinin temizliğinin aksatılmaması ve gerekli çevresel tedbirlerin alınması hususlarına riayet edilecektir.”
784 bin esere dev koruma hamlesi!
­Plaj ve sahil şeridinde haşere üremesine zemin hazırlayan yosun birikintilerinin temizlenmesi, kıyı şeridinin atıklardan arındırılması, duş, tuvalet ve benzeri sosyal donatı alanlarının temizliğine özen gösterilmesi ve gerekli ilaçlama faaliyetlerinin yapılmasının sağlanacağı ifade edilen yazıda, “­İnşaat alanları, metruk yapılar, bodrum katlar, hayvan barınakları ve benzeri alanlarda vektör üremesine sebebiyet verecek su birikintilerinin oluşması engellenerek gerekli ilaçlama faaliyetleri yapılacaktır.” denildi.
Yazıda, “Belirtilen tedbirler doğrultusunda kaymakamlıklarımızın koordinasyonunda, belediye başkanlıkları ve ilgili kurumlarca gerekli hassasiyetin gösterilerek, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve aykırı hareket edenler hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri doğrultusunda gerekli idari işlemler tesis edilmesi hususunda, bilgilerini ve gereğini rica ederim.” ifadeleri yer aldı….

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasında 20'nci duruşma

‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında 20’nci duruşma

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
İlginizi Çekebilir
Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP’li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı. Duruşmada söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney ve bir kısım arkadaşının bu dosyaya eklendiğini söyledi.
Bu sanıklarla aynı cezaevinde kaldıklarını belirten İmamoğlu, “Duruşmaya ne zaman katılacağı konusunda bir bilgi sahibi olmadığını dün gece bana ifade etti. Aynı şekilde bir eylem eklenecek mi ya da olan bir eyleme mi dahil olacak? Bu hususlarda da bilgi sahibi değil. Bunların hepsi doğal olarak beni ilgilendirdiği için de bunu burada ifade ediyorum.” şeklinde beyanda bulundu.
İmamoğlu, bazı sanıkların 11 aydır tutuklu olduğunu, bugün 2 sanığın savunmasının bitebileceğini, dinlenen sanıklar hakkında karar çıkmasında bir engel olmadığını düşündüğünü belirtti.
Geçen hafta savcının kendisine “Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz.” dediğini anımsatan ve mahkemenin savcının söylemi karşısında nasıl hareket edeceğini soran sanık İmamoğlu, “Çünkü tavrınız ve alacağınız kararlar benim kişisel hak ve hürriyetim açısından önemlidir. ‘Hayır, biz bir tedbir almıyoruz, kişisel tedbirini al.’ derseniz ben kişisel tedbirimi de almak için elimden gelen gayreti göstereceğim.” dedi.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, bu konuya ilişkin bir tedbirlerinin olmadığını söylemesi üzerine İmamoğlu, “O tehdide karşılık da gerekeni yapacağımdan hiç kuşkunuz olmasın.” diye cevap verdi.
“BİNLERCE KAMPANYA YÜRÜTTÜK”
Perşembe günü savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan savunmasına devam etti. Ticaret insanı olarak her şeyi usule uygun yaptığını anlatan Özkan, “Benden hizmet alan herkese de faturalarını kestim” dedi. Reklamcılık yaptığını anlatan Necati Özkan, “Yüzlerce firmanın binlerce kampanyasını yürüttük. En odaklandığım konulardan bir tanesi gayrimenkul sektörüdür. Neden derseniz, şirketimi Ankara’da kurdum. Ankara’da çalışabileceğiniz iki ana sektör vardır. Ya devletle çalışırsınız ya da inşaat sektörüyle çalışırsınız. Ankara’da sanayi pek gelişmiş değildir. Dolayısıyla reklamcılık yapıyorsanız ve sürdürülebilir bir başarı arıyorsanız bu iki sektörle iş birliği içinde olmanız lazım. Ben inşaat sektöründe; Türkiye Müteahhitler Birliği ve İnşaat İşverenleri Sendikası dahil olmak üzere, sektörün bütün üst kurumlarıyla çalıştım” dedi.
“KURUŞUNA KADAR VERGİMİ DEVLETE ÖDEDİM”
İnşaat sektörünün paranın peşin alındığını ancak faturanın yıllar sonra teslimat yapıldıktan sonra kesildiğini anlatan Necati Özkan, “İnşaat sektöründe yatırımlar yaptım. Aynı zamanda reklam kampanyalarını da gerçek bir şekilde yürüttüm. Projeler bitince bunları sattım ve kazancımı kuruşuna kadar devlete beyan ederek vergilerimi ödedim” dedi.
“REKLAM FİLMİ ÇEKMEK SUÇ DEĞİL”
2019 yılında Ekrem İmamoğlu’nun 31 Mart seçimlerini yönetirken dışarıdan hizmet vererek reklam filmi hazırladığını anlatan Özkan, “Seçim bitince görevimiz biter. Ondan sonra siyasetçi o materyalleri istediği gibi kullanır. Ekrem Bey bunu defalarca kullandı. Ya da ekibi kullandı. Sonradan bu mobil aplikasyonun ismine ilham kaynağı oldu ve isim bu yüzden böyle seçildi. Bir reklam filmi çekmek, bir seçim kampanyası yapmak kanunen de ahlaken de suç değildir. Olsa olsa işini layıkıyla ve hakkıyla yapmaktır. Büyük çoğunluğunu hayatta tanımadığım insanlarla birlikte işlemekle itham edildiğim “İstanbul Senin” reklam filminden 3 yıl sonra hayata geçen “İstanbul Senin” uygulamasının ne yazılımını bilirim ne çalışma metotlarını, ne de güvenlik yapısını anlarım. Bu aplikasyon hangi tür veriyi nereden toplar, nerede saklar, anlamam. Teknoloji alanındaki kapasitem, bu konuları kavramaktan oldukça uzak. Ben 67 yaşına basacağım. İnternetin ve teknolojinin içine doğmuş Z kuşağından değilim. Dahası, bu benim alanım ya da uzmanlığım değil” dedi.
“ZEDELENEN İTİBARIMIN İADESİNİ TALEP EDİYORUM”
Savunmasının sonunda seçim kazanmanın da suç olmadığını anlatan Özkan, “Bir yılı aşkın süredir özgürlüğümden mahrum edilmemden kaynaklanan zararlarımın, bozulan sağlığımın ve zedelenen itibarımın iadesini talep ediyorum sizden” dedi. Savunmasını tamamlayan Necati Özkan’ın çapraz sorgusuna geçildi….

1 yıllık akran zorbalığı kabusu! Arkadaşını bıçakla kovalayan 15 yaşındaki çocuk için yeni gelişme

1 yıllık akran zorbalığı kabusu! Arkadaşını bıçakla kovalayan 15 yaşındaki çocuk için yeni gelişme

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 28 Ocak’ta kendisiyle aynı sitede yaşayan ve aynı okula giden K.A.’yı yolda darbeden ve bıçakla kovalayan 15 yaşındaki G.H.Ö. hakkında yürütülen soruşturmayı tamamladı. Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, G.H.Ö.’nin elindeki bıçağı göstererek mağdur K.A.’yı tehdit ettiği, mağdur çocuğun ise kaçtığı anlatıldı.
İlginizi Çekebilir
G.H.Ö.’nün mağdur K.A.’nın peşinden gittiği ve 2 kez tokat attığı belirtilen iddianamede, mağdur çocuğun kaçarak bir alışveriş merkezine sığındığı aktarıldı. İddianamede, mağdur K.A.’nın alınan raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığının belirtildiği kaydedildi.
Her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmese de görüntü izleme tutanağına göre G.H.Ö.’nün mağdura yönelik cebinden çıkarttığı cismi tuttuğu, mağduru iteklediği ve yumrukla vurduğunun tespit edildiği aktarılan iddianamede, G.H.Ö.’nün ifadesinin ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.
İddianamede, G.H.Ö.’nün üzerine atılı suçu işlediği yönünde kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu vurgulanarak, “kasten yaralama” suçundan 4 aydan 1 yıla, “silahla tehdit” suçundan ise 1 yıl 4 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.
Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere gönderildiği mahkemece kabul edildi.
OKUL DEĞİŞİKLİĞİ VE REHABİLİTASYON PROGRAMLARINA KATILMA KARARI
Öte yandan mağdur K.A.’nın babası, G.H.Ö. hakkında aynı eyleme ilişkin daha önce Anadolu 2. Aile Mahkemesince 2 ay süreyle okul saatleri dışında elektronik kelepçe takarak “konutunu terk etmeme” ve mağdur K.A.’ya 500 metreden fazla yaklaşmama şeklinde verilen tedbir kararının süresinin dolması üzerine, yeniden tedbir talebinde bulundu.
Talebi kabul eden mahkeme, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, G.H.Ö.’nün 3 ay süreyle mağdurun bulunduğu konut ve okula yaklaşmamasına karar verdi.
Mahkeme tedbir kararında, G.H.Ö.’nün, onu suça sürükleyen unsurların bulunduğu değerlendirilen çevreden uzaklaşmasını sağlamak için 3 ay süreyle okulunun değişmesine de hükmetti.
Mahkeme, ayrıca, G.H.Ö.’nün öfke kontrolü, stresle başa çıkma, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık sağlayarak tutum, davranış değiştirmeyi hedefleyen eğitim ve rehabilitasyon programlarına, İstanbul Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü tarafından koordine edilip belirlenecek olan meslek edindirme kurslarına katılmasına karar verdi.
Kararda, tedbir kararına aykırı davranılması halinde G.H.Ö. hakkında 3 günden 10 güne, tekrarı üzerine ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanacağı da hatırlatıldı.
NELER OLMUŞTU?
Ümraniye’de 28 Ocak’ta 15 yaşındaki G.H.Ö, kendisiyle aynı sitede yaşayan ve aynı okula giden K.A.’yı yolda darbetmişti. K.A. kaçarak bir alışveriş merkezine sığınırken, G.H.Ö. de elinde bıçakla kaçan çocuğu kovalamıştı.
Durumu gören alışveriş merkezinin güvenlik görevlisi, K.A.’yı saklayıp polisi aramıştı. Olayın ardından K.A. ile babası, İstanbul Anadolu Adliyesi’ne başvurmuştu.
Savcılığa şikayette bulunan mağdur çocuk ve ailesi, mahkemeden de koruma tedbiri istemişti.
K.A. ifadesinde, yaklaşık 1 yıldır G.H.Ö.’nün zorbalığına maruz kaldığını söylemişti.
Anadolu 2. Aile Mahkemesi, G.H.Ö. hakkında 2 ay süreyle okul saatleri dışında elektronik kelepçe takarak konutunu terk etmeme ve mağdur K.A.’ya 500 metreden fazla yaklaşmama kararı vermişti.
Kararda, G.H.Ö. hakkında, mağdura yönelik eylemlerini devam ettirmesi halinde daha ağır tedbirler uygulanabileceği uyarısı yapılmıştı.
MAHKEME, YENİ KANUN HAZIRLIKLARINA VURGU YAPMIŞTI
Mahkemenin tedbir kararında, son dönemde kamu vicdanını yaralayan pek çok elim hadisede, çocukların giderek hızlanan bir ivme ile suça sürüklenmesinin toplumun her kesimi tarafından gözlemlendiği ifade edilmişti.
Çocukların suça sürüklenmesinin önünü kesecek nitelikte kanun yapma hazırlıklarına vurgu yapılan kararda, “Bu çalışmaların uzun vadede toplumsal barışı sağlamakla başarıya ulaşması tüm kamunun ortak temennisidir. Ancak kamu vicdanını yaralayan bu hadiseler karşısında yeni kanunlarla birlikte mevcut düzenlemelerin de kamu barışının sağlanması bakımından hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yeniden yorumlanması, çözüm sürecini muhakkak ki kısaltacaktır.” değerlendirmesi yapılmıştı.
Çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilmesinin devletin tüm kurumlarının sorumluluğunda olduğu belirtilen kararda, K.A.’nın saldırıya uğradığı olaya ilişkin şunlar kaydedilmişti:
“Tedbir talep eden K.A. kolluk ifadesinde, G.H.Ö. tarafından ‘sustalı’ tabir edilen bir bıçak ile birden fazla defa tehdit edildiğini, G.H.Ö.’nün ‘Saplayayım şimdi bu bıçağı.’ dedikten sonra iki defa bıçağı kendisine doğru savurduğunu, G.H.Ö.’nün kendisine tokat attığını ve korkarak bir alışveriş merkezine sığındığını, ailesini arayarak korktuğu için ailesinden biri gelinceye kadar alışveriş merkezinden çıkamadığını beyan etmiştir. Tedbir talep edenin olay anlatımına göre, mağdura yönelen şiddet riskinin yoğunluğu, tedirgin edici boyuttadır ve tedbir alınmasını elzem kılmaktadır.”
Galatasaray’ın puan kaybı sonrası Fenerbahçe’de Talisca’dan şampiyonluk açıklaması!
Altında dengeleri değiştiren hareket! İşte yükselişin arkasındaki 3 neden…

Kağıthane’de gece yarısı silahlı dehşet! İş yeri kurşunlanan mağdur: 'Eşimin sevgilisi yaptı'

Kağıthane’de gece yarısı silahlı dehşet! İş yeri kurşunlanan mağdur: ‘Eşimin sevgilisi yaptı’

Kağıthane’de motosikletli bir şüpheli iş yerine silahla ateş açarak kaçtı. Ölen ya da yaralananın olmadığı olayla ilgili çalışma başlatan Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin izini kaybettirmek için plakasız motosiklet kullandığını ve farklı güzergahlardan gittiğini belirledi. 130 kameranın incelendiği çalışmalar sonucu yakalanan Hüseyin Ü. (21) tutuklandı. İş yeri sahibi ilk ifadesinde eşinin sevgilisi olduğunu belirterek, saldırıyı eşiyle ilişki yaşayan kişinin yaptığını öne sürdü.
İlginizi Çekebilir
Olay, 6 Kasım Perşembe günü saat 02.00 sıralarında Yeşilce Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre motosikletli şüpheli, sokakta bulunan iş yerine silahla ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, ihbar üzerine harekete geçen Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
130 KAMERA TEK TEK İNCELENDİ
Polis ekipleri, olayın aydınlatılması için toplamda 130 güvenlik kamerasını tek tek inceledi. Yapılan çalışmalarda şüphelinin geliş ve gidiş güzergahlarının farklı olduğu, izini kaybettirmek amacıyla uzun ve karmaşık bir rota kullandığı tespit edildi. Şüphelinin olay öncesinde Aytekin Sokak, Ulubaş Caddesi, Eski Büyükdere Caddesi ve Büyükdere Caddesi güzergahlarını kullanarak bölgeye geldiği, olay sonrası ise Seçilmiş Sokak, Halil Rahman Caddesi, Barbaros Caddesi, Cendere Caddesi, Selçuklu Caddesi ve Selvi Sokak üzerinden TEM Otoyolu’na çıkarak kaçtığı belirlendi.

AKARYAKIT İSTASYONUNDA KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ
Çalışmaların devamında şüphelinin yakalanmamak için 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçerek Altunizade ve Sarıyer İTÜ kavşaklarında yön değiştirip bölgeye geldiği, kullandığı motosikletin Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) noktalarından geçmesine rağmen plakasız olması nedeniyle tespit edilemediği ortaya çıktı.

Bağcılar’daki kamera incelemelerinde ise, şüphelinin bir akaryakıt istasyonuna girdiği belirlendi. Şüphelinin burada kaskını çıkararak markete girdiği, yüzünün net görüntülendiği ve tek başına olduğunun tespit edildiği öğrenildi. Bu görüntüler üzerinden yapılan incelemede motosiklet plakasının 34 BFB 280 olduğu ve şüphelinin ise Hüseyin Ü. (21) olduğu belirlendi.

KAĞITHANE ASAYİŞ POLİSİ YAKALADI
Kimliği tespit edilen Hüseyin Ü. (21), Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinde susma hakkını kullandığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Hüseyin Ü., çıkarıldığı mahkemece ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ ve ‘Mala zarar verme’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İŞ YERİ SAHİBİNİN EŞİYLE İLİŞKİ İDDİASI
Diğer yandan iş yeri sahibi ilk ifadesinde mekanının, eşinin gönül ilişkisi yaşadığı kişi tarafından kurşunlatıldığını öne sürdü.

Hüseyin Ü. (21)
Altında dengeleri değiştiren hareket! İşte yükselişin arkasındaki 3 neden…

Erzincan İliç’teki maden faciasında yeni gelişme! Savcılık mütalaasını açıkladı: Sanıklar için ağır hapis talebi

Erzincan İliç’teki maden faciasında yeni gelişme! Savcılık mütalaasını açıkladı: Sanıklar için ağır hapis talebi

Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde 9 işçinin toprak altında kalarak yaşamını yitirdiği heyelana ilişkin 3’ü tutuklu 43 sanığın yargılandığı davada esas hakkında mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 13 sanığın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan cezalandırılmasını istedi.
İlginizi Çekebilir
Çöpler köyündeki maden sahasında 13 Şubat 2024’te meydana gelen toprak kaymasında Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara’nın toprak altında kalarak hayatını kaybettiği, İsa Taşdelen ve İshak Demir’in yaralandığı heyelanla ilgili Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama devam ediyor.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkında mütalaasını hazırlayarak celse arasında mahkemeye sundu. Mütalaada, olayla ilgili “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmak” ve “çevreyi taksirle kirletmek” suçlarından soruşturma başlatıldığı, 43 sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı belirtildi.
İLİÇ MADEN FACİASI DAVASINDA MÜTALAA AÇIKLANDI
Mütalaada, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları, sanık savunmaları, katılan beyanları ve dosya kapsamının değerlendirildiği ifade edildi.
Haklarında uzun süredir yakalama kararı bulunan sanıklar ile bilirkişi raporu sonrası suç duyurusunda bulunulan kişilere ilişkin soruşturmaların sonucunun beklenmesinin dosyayı sürüncemede bırakabileceği kaydedilen mütalaada, şahsi sorumluluk ilkesi gereği kusurların her sanık yönünden ayrı ayrı belirlendiği, yakalama infazlarının ve ilgili soruşturmaların ise tefrik edilerek yeni esas üzerinden yürütüleceği bildirildi.
FİRARİ SANIKLARIN DOSYALARININ AYRILMASI TALEP EDİLDİ
Mütalaada, yakalama kararı bulunan SSR firmasının yöneticisi William Keith M, operasyon direktörü Kenan Ö, tasarım mühendisleri Luis Q. ve Vinh Luu D L, kontrol mühendisi Kevin James G, proje sorumlusu Kevin Joseph R. ve üst düzey yönetici John H. hakkındaki dosyaların ayrılması talep edildi.

Şirketin Türkiye’deki en yetkili yöneticisi konumundaki tutuklu sanıklar Iain Ronald Guille ve kıdemli jeoteknik mühendisi Ali Rıza Kalender’in asli kusurlu olduğu ifade edilen mütalaada, mühendis Berkay M, bakım müdürü Abdulkadir C, denetim sorumlusu Osman B, proje başmühendisi Karabey T, yatırım projeleri müdürü Shaun Keady S, yığın liç baş mühendisi Mehmet Alperen T, oksit proses müdür vekili Kaan T, kıdemli proje inşaat mühendisi İshak A. ve denetçi mühendis Bürgehan A’nın alt düzeyden tali kusurlu, maden şirketinin iş güvenliği müdürü tutuklu sanık Selçuk Çiftlik’in tali kusurlu ve mühendis Murat B’nin ise tali düzeyde kusurlu olduğu kaydedildi.
Mütalaada, basit taksirin neticenin öngörülememesi, bilinçli taksirin ise sonucun önceden fark edilmesine rağmen istenmemesi olduğu belirtildi. Somut olayda sanıkların görevleri, işin tehlikeli yapısı ve olaydan önce radar cihazının kritik uyarılar vermesi birlikte değerlendirildiğinde, sonucun önceden fark edildiği ancak engellenmediği, bu nedenle bilinçli taksir halinin bulunduğu ifade edildi.
Sanıklar Iain Ronald Guille, Ali Rıza Kalender, Selçuk Çiftlik ile Shaun Keady S, Karabey T, İshak A, Berkay M, Abdulkadir C, Murat B, Osman B, Bürgehan A, Mehmet Alperen T. ve Kaan T’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak iş kazasına neden oldukları, 9 kişinin hayatını kaybettiği ve 1 kişinin yaralandığı belirtilen mütalaada, sanıkların eylemlerini bilinçli taksirle işledikleri gerekçesiyle 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapsi isteniyor.
CEZANIN ÜST SINIRA YAKIN ŞEKİLDE BELİRLENMESİ İSTENDİ
Sanık Iain Ronald Guille’nin ayrıca “çevrenin taksirle kirletilmesi” suçundan para cezası ile 2 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen mütalaada, olayda hayatını kaybedenlerin sayısı ve sanıkların kusur dereceleri dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yakın şekilde belirlenmesi istendi.
Mütalaada, sanıklar Ali Rıza Kalender ve Iain Ronald Guille’nin tutukluluk hallerinin devamı, tutuklu sanık Selçuk Çiftlik hakkında ise tahliye kararının verilmesi talep edildi.
Diğer sanıklar İzzet T, Patrick V, Mehmet Yusuf Ç, Alkın Y, Ahmet Furkan E, Emrah E, Hasan A, Sertan Deniz A, Ahmet Y, Hayriye Öntürk G, Talat B, Dindar T, Ramazan K, Ahmet M, Yusuf Y, Ömer A, Aykut A, Ali Erdi S, Funda A, Metahan D, Ümit K, Velat A. ve Cengiz Yalçın D. hakkında ise beraat kararının verilmesi istendi.
SANIKLARIN YARGILANMASINA YARIN DEVAM EDİLECEK
Heyelana ilişkin 3’ü tutuklu 43 sanığın yargılanmasına yarın devam edilecek.
Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 69 sayfalık iddianamede, bu kazalar konusunda uzman ve literatüre hakim bilirkişilerden oluşan heyetin 23 Mayıs ve 7 Haziran 2024’te bilirkişi raporlarını sundukları ve bu raporlar incelendiğinde 43 sanığın kusurlu bulunduğu, 12’sinin asli, 31’inin tali kusurlu oldukları belirtilmişti.
Tüm sanıkların “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, ayrıca altın madenini o dönem işleten şirketin Kanadalı yöneticisi tutuklu sanık Iain Ronald Guille ile tutuksuz sanık Cengiz Yalçın D. ile Kenan Ö’nün “çevreyi taksirle kirletmek” suçundan da adli para ya da toprak, su veya havada kalıcı etki bırakması halinde ikişer aydan birer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.
Altında dengeleri değiştiren hareket! İşte yükselişin arkasındaki 3 neden
Akdeniz’de 4.7’lik deprem! Naci Görür uyardı: Bu fay çok daha büyük deprem üretebilir
…

İZBETON soruşturmasında çarpıcı dilekçe ortaya çıktı! Kooperatif üyelerinden habersiz villa tahsisi ve milyonluk zarar iddiası

İZBETON soruşturmasında çarpıcı dilekçe ortaya çıktı! Kooperatif üyelerinden habersiz villa tahsisi ve milyonluk zarar iddiası

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda dosyaya giren şikayet dilekçesi ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
Şikayet dilekçesinde kooperatif ortaklarına bilgi verilmeksizin 11 villanın projeye eklendiği, villaların kooperatif yönetimi ile bağlantılı kişilere tahsis edildiği ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bu kişiler arasında yer aldığı belirtildi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İZBETON A.Ş üzerinden İzmir Gaziemir İlçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat teminine ilişkin olarak zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da olduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Düzenlenen operasyonla şüphelilerden 9’u gözaltına alındı. Erkol’un da aralarında bulunduğu şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı. Diğer şüphelinin ise halen arandığı bildirildi.
‘KAMU ZARARI OLUŞMUŞ’
Soruşturmaya konu Sınırlı Sorumlu İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi’nin yeni yönetiminin eski yönetim dönemine ilişkin yapılan şikayet dilekçesi ortaya çıktı. Dilekçede kooperatif ortaklarının İZBETON tarafından belirlenen 151 milyon lira ihale bedelinin büyük bölümünün ödendiği ancak inşaatta ilerleme oranının yüzde 10-15 seviyesinde kaldığı belirtildi. İnşaatın anahtar teslim götürü bedel yöntemiyle yapılması konusunda olan anlaşmaya rağmen yükleniciye ait olması gereken vinç, demir ve çeşitli inşaat girdilerinin kooperatif tarafından karşılandığı vurgulandı. Bu sebeple de kamu zararı oluştuğu şikayet dilekçesinde yer aldı.
‘PROJEYE HABERSİZ VİLLA EKLENMİŞ’
Ayrıca kooperatif ortaklarına bilgi verilmeksizin 11 villanın projeye eklendiği vurgulandı. Söz konusu villaların kooperatif yönetimi ile bağlantılı kişilere tahsis edildiği, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bu kişiler arasında yer aldığı dilekçede yer buldu. Kooperatif karar dilekçesinde bazı sayfaların boş bırakılıp bazı kararların aynı gün alınmış izlenimi verilecek şekilde sonradan oluşturulduğu da öne sürüldü. Ayrıca yüklenici firmanın ödemekle yükümlü olduğu halde ödemediği giderlerin 23 milyon 208 bin lira olduğunun altı çizildi. Yüklenicinin kooperatife 85 milyon lira borcunun bulunduğu da vurgulandı.

Eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu
Akdeniz’de 4.7’lik deprem! Naci Görür uyardı: Bu fay çok daha büyük deprem üretebilir…

784 bin esere dev koruma hamlesi!

784 bin esere dev koruma hamlesi!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yazma eserlerin korunması ve erişime açılması yönünde son yıllarda yürütülen çalışmaların ulaştığı noktayı ortaya koyan “Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver Sergisi”ni Rami Kütüphanesi’nde ziyaretçileriyle buluşturdu. Açılışa, AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Süheyl Uçar ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile ilim insanları, araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.

DÜNYANIN EN KAPSAMLI YAZMA ESER PLATFORMU
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü dijitalleşme çalışmalarına ilişkin verileri açılış konuşmasında paylaşan Bakan Ersoy, TÜYEK’in 784 bini aşkın yazma ve nadir matbu eserle dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden birini yönettiğini ifade etti. Ersoy, kurum tarafından hayata geçirilen dijital platformda 640 bin eserin künye bilgisinin yer aldığını, 483 bin 600 yazmanın ise dijital görüntüsüyle erişime açıldığını belirtti. Ersoy, bu yapısıyla platformun dünyanın en kapsamlı yazma eser veri tabanlarından biri hâline geldiğini kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“TÜYEK’in dijital külliyatına kayıtlı kişilerin sayısı 27 bine yaklaşırken ziyaretçi sayısı ise 1 milyon 155 bine ulaşmıştır. Sitedeki eserlerin görüntülenmesi 5 milyon 218 bin gibi rekor bir rakama ulaşmıştır. Toplamda 13 milyonu aşan toplam sayfa görüntüleme rakamlarıyla, kültürel mirasımızın küresel ölçekte ilgi gördüğünün en güçlü göstergelerinden biri hâline gelmiştir.”

357 CİLTLİK DEV KÜLLİYAT VE ÜCRETSİZ ERİŞİM
Yürütülen çalışmaların yalnızca koruma ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Ersoy, kataloglama, dijitalleştirme ve ilmi neşir faaliyetleriyle büyük bir külliyatın ortaya konduğunu ifade etti. Bu kapsamda edebiyattan tarihe, hukuktan tıbba; İslam ilimlerinden matematik ve astronomiye kadar geniş bir alanda kaleme alınmış eserlerin tercüme, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden yayımlandığını belirten Ersoy, çalışmalar sonucunda 357 cilt ve 244 bin 194 sayfaya ulaşan kapsamlı bir külliyatın ilim dünyasına kazandırıldığını söyledi. Ersoy, ayrıca yayımlanan eserlerin e-kitap formatında ücretsiz olarak erişime açıldığını ve bu uygulamanın hem akademik çevreler hem de vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi.

DÜNYANIN EN BÜYÜK RESTORASYON LABORATUVARLARINDAN BİRİ
Bakan Ersoy, yazma eserlerin korunması ve ihyası çalışmalarına da değinerek Rami Kütüphanesi’nde kurulan restorasyon merkezinin bu alanda örnek bir yapı olduğunu ifade etti. Merkezde bugüne kadar yaklaşık 5 bin eserin restore edildiğini, on binlerce eserin ise bakım, temizlik ve koruma işlemlerinden geçirildiğini belirten Ersoy, bu yapının yazma eserlerin korunması açısından uluslararası ölçekte önemli bir konuma ulaştığını vurguladı.

Yazma eserlerin taşıdığı değere dikkat çeken Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir.”Bakan Ersoy, bu anlayış doğrultusunda yürütülen yayın faaliyetleriyle İmam Buhârî’den İbn Sînâ’ya, İbn Haldûn’dan Mevlânâ’ya; Fuzûlî, Bâkî ve Matrakçı Nasuh gibi önemli isimlerin eserlerinin yeniden ilim dünyasına kazandırıldığını belirtti. Bakan Ersoy, şunları kaydetti:“1001 Eser Projesi ile medeniyetimizin başyapıtları yeniden gün yüzüne çıkarılırken yapılan tıpkıbasım ve çeviri çalışmaları sayesinde bu eserler yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulmaktadır.”
İlginizi Çekebilir…

Akdeniz'de 4

Akdeniz’de 4.7’lik deprem! Naci Görür uyardı: Bu fay çok daha büyük deprem üretebilir

Akdeniz’de saat 08.48’de 4,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Akdeniz’de merkez üssü Antalya’nın Demre ilçesi açıkları olan 4,7 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin, Demre’ye 55,47 kilometre uzaklıkta, 16,17 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Demre Kaymakamı Emin Bağlı, depremin merkez üssü Demre olarak gösterilse de denizin açıklarında olduğunu belirterek, “Herhangi olumsuzluk yok, kendim de hissetmedim. Geçenlerde de bu büyüklükte merkez üssü Demre olarak gösterilen bir deprem oldu. Açık denizde olan Demre olarak da gösteriliyor fakat biz hissetmiyoruz. Herhangi ihbar bildirilmedi ve herhangi olumsuzluğumuz yok.” dedi.

Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü yine 4.7 olarak paylaşırken, derinliği 5.0 kilometre olarak açıkladı.
“BÖLGENİN TEKTONİĞİNİ HATIRLATIYOR”
Depreme ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş dikkat çeken bir noktaya vurgu yaptı. Bektaş, “Antalya-Demre 4.7 depremi, Helenik-Kıbrıs Yayı üzerindeki dalma-batma zonunun sismik aktivitesinin bir sonucudur. Denizde gerçekleşmesi karadaki sarsıntı etkisini sınırlasa da bölgenin tektoniğini hatırlatması açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.
“BU FAY DAHA BÜYÜK DEPREM ÜRETEBİLİR”
Öte yandan Prof. Dr. Naci Görür de sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede bölgeye dikkat çekti.
Görür, “Antalya açıklarında, Helen-Kıbrıs Fay Zonu’nda 4.7’lik bir deprem oldu. Deprem 5.0 km derinde ve sığ. Üzerleyen levha üzerinde. Bu fay çok daha büyük deprem üretebilir” ifadelerini kullandı.
10 milyar satırlık banka verisi radarda
Altında öne çıkan yeni rakam! ABD-İran anlaşamadı: Fiyatlar şimdi ne olacak?…

Ümraniye’de gece yarısı gasp dehşeti! Çifti araçtan indirip otomobili çaldı

Ümraniye’de gece yarısı gasp dehşeti! Çifti araçtan indirip otomobili çaldı

Ümraniye’de park halindeki araçta bulunan 2 kişiyi silah zoruyla indirip otomobili gasbeden şüpheli tutuklandı. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, 5 Nisan’da gece saatlerinde H.Y’nin (27) kız arkadaşıyla içerisinde bulunduğu park halindeki araçtan silahlı bir şüpheli tarafından indirilerek otomobilin gasbedilmesine ilişkin çalışma yaptı.
Son dakika… Antalya’nın Demre ilçesi açıklarında 4.7 büyüklüğünde deprem
ARAÇ İÇERİSİNDENSİLAH ZORUYLA İNDİRDİ
Polis ekiplerince ifadesine başvurulan mağdur H.Y, maskeli tanımadığı bir kişinin cama vurduğunu, silah göstererek kendilerini araçtan indirdiğini, daha sonra araca binerek Şile Otoyolu’na doğru gittiğini, şüphelendiği ya da husumetli olduğu kimsenin bulunmadığını söyledi.
Güvenlik kamerası görüntüleri üzerinden otomobilin Ümraniye’de olduğunu tespit eden ekipler, 7 Nisan’da zanlıyı araçla yakaladı. Araç içerisindeki aramalarda ruhsatsız tabanca ve fişek ele geçirildi.

7 SUÇ KAYDI ORTAYA ÇIKTI
Gözaltına alınan şüpheli İ.Ç’nin (28) sorgulamasında daha önce çeşitli suçlardan 7 kaydı olduğu anlaşıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Öte yandan, zanlının araçtaki H.Y. ile kız arkadaşını silah zoruyla indirip otomobile binerek uzaklaştığı anlar güvenlik kamerasınca kaydedildi. Bu arada, şüphelinin ekiplerce yakalandığı anlar da polis kamerasınca kaydedildi. Görüntüde, ekip araçlarıyla şüphelinin kullandığı aracın önünü kesen polislerin, bu kişiyi araçtan indirerek gözaltına alması yer alıyor.
Galatasaray’ın maçı sonrası İlker Yağcıoğlu’ndan şampiyonluk yorumu! ‘Her şey Fenerbahçe’nin elinde’…