BIST 100
14.414,72 0,27%
DOLAR
44,9251 0,07%
EURO
52,7822 0,05%
GRAM ALTIN
6.872,05 0,90%
FAİZ
39,88 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,74 1,89%
BITCOIN
78.236,00 3,32%
GBP/TRY
60,7270 -0,01%
EUR/USD
1,1749 0,04%
BRENT
99,10 0,63%
ÇEYREK ALTIN
11.235,80 0,90%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

HABER

DEM Parti heyeti, yarın İmralı'ya gidecek

DEM Parti heyeti, yarın İmralı’ya gidecek

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine yönelik yasal düzenlemelerin uzun zamandır Merkez Yürütme Kurullarının gündeminde olduğunu belirterek, “Yalnız bu süreçle ilgili de değil. Biz demokratik siyaset alanının genişlemesi için mücadele eden bir siyasi partiyiz. Şiddetle değil, diyalog yoluyla sorunların çözümü için mücadele ediyoruz. Onlarca yıldır bu bedeller demokratik siyasete varmak ve bu günleri yaratmak için ödendi. Şimdi çeşitli tartışmaları sizler de görüyorsunuzdur. İşte acele edilmemesi gerektiğini söyledi MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli. Zaten biz de ilk yaptığımız açıklamada şöyle demiştik, sürecin başlarında; telaş yapmayalım; evet ama bir yandan da hıza ihtiyaç var. Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok; ama hıza ihtiyacımız var. Bir sürü nedenle ihtiyacımız var. Eğer zaman iyi değerlendirilmezse, eğer zaman iyi kullanılmazsa riskler açığa çıkabilir. Bunları bertaraf etmek her zaman kolay olmayabilir. Provokasyonlar olabilir, sabote etmek isteyenler olabilir ki var, biliyoruz. O halde yapılması gereken zamana yaymak ya da zamanı kötü kullanmak değil. Zamanı ve zamanın değerini bilerek, kavrayarak, ona göre adımlar atmak, ona göre planlamalar yapmak. Bu nedenle hıza ihtiyaç var. Epeydir bekleniyor zaten” ifadelerini kullandı.
Yarın İmralı’da önemli bir görüşme gerçekleştireceklerini söyleyen Doğan, “Yarın DEM Parti İmralı heyeti, İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacaklara dair Öcalan’la istişarede bulunacaklar. Gündemlerinde böyle bir başlık var. Öte yandan kamuoyunda konut, ev tartışmaları sürerken şunu söylemiştik; heyetimizin bize böyle bir bilgilendirme yapmadığını ama bayramdan sonra kuvvetle muhtemel bir görüşme yapıp, bu görüşmede bu konunun belki gündeme gelebileceğini ve varsa bu konuya ilişkin de bir yeni durum, bunun da kamuoyuyla paylaşılacağını söylemiştik. Dolayısıyla bu başlıkları da gözettiğimiz zaman yarın yapılacak görüşmenin içeriğinin önemli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kritik bir önem taşıyor. Hem Öcalan’ın koşullarına, statü tartışmalarına ilişkin önemli bir görüşme olacak hem de yasal zemine ve silahsızlandırmaya ilişkin hazırlanan ya da hazırlanması planlanan kanuni çerçeveye dair de kendisinin önerileri alınacak” ifadelerini kullandı.
MSB duyurdu! TSK personeli Bağdat’tan tahliye edildi…

Eski savcının Whatsapp yazışmalarından Rezan Epözdemir çıktı! 300 bin dolara tahliye

Eski savcının Whatsapp yazışmalarından Rezan Epözdemir çıktı! 300 bin dolara tahliye

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, olay tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli olan Cumhuriyet Savcısı şüpheli Cengiz Çallı’nın, “rüşvet” suçundan yargılanan sanık A.D. ile sıkı şekilde irtibatı olduğu belirtildi.
İlginizi Çekebilir
İddianamede, Çallı ile A.D’nin yüz yüze çok defa görüştükleri, kamera kayıtlarına göre, A.D’nin Çallı’nın makam odasına rahatlıkla girdiği, Çallı’nın yürüttüğü ve kısıtlılık kararı bulunan dosyadaki soruşturma evraklarını A.D. ile paylaştığı anlatıldı.
Başka dosyada sanık olan A.D’nin, savcı Cengiz Çallı ve hakkında “rüşvet” suçundan ayrıca dava açılan polis memuru H.K’den elde ettiği bilgi ve belgelerle soruşturmada şüpheli olan Z.Y, oğlu A.M.Y. ve yakınlarıyla irtibat kurduğu anlatılan iddianamede, şüphelinin A.M.Y. ile birden fazla kez Florya ve Ataköy’de görüştüğü kaydedildi.
İddianamede, A.D’nin bu görüşmelerde, soruşturma kapsamında el konulan eşyaların iadesi, ev hapsinin kaldırılması, takipsizlik gibi kararlar verecek gücünün olduğunu dile getirdiğini, soruşturmayı yürüten savcı Cengiz Çallı’yı yakından tanıdığını ifade ettiği, aynı şekilde Z.Y’de de aynı şeyleri söylediği, inandırıcılığını arttırmak için Çallı ile olan mesajlaşmalarını ve resimlerini gösterdiği aktarıldı.
300 BİN DOLARA TAHLİYE
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Z.Y’nin nisan 2021’de tutuklandığı, bu tarihten sonra A.D’nin soruşturma dosyası tarafları veya yakınları ile yazışmalara başladığı belirtilen iddianamede, şüpheli Z.Y’nin tahliyesi için 300 bin dolar karşılığında anlaşma sağlandığı, Mayıs 2021’de ise A.D’nin adına kayıtlı banka hesabına şüphelinin yakınları tarafından 412 bin lira tutarında 50 bin dolar gönderildiği belirtildi.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok
ŞÜPHELİ, HESABINA PARA YATIRILDIKTAN SONRA SAVCIYLA AVM’DE BULUŞTU
İddianamede, paranın gönderilmesi üzerine Haziran 2021’de soruşturma savcısı Cengiz Çallı ile A.D’nin Bakırköy’de bir AVM’de buluştukları aktarılarak, aynı gün yapılan tahliye talebine ilişkin avukatların sunduğu dilekçelere dair A.D. ile Çallı arasında yazışma içeriklerinin tespit edildiği kaydedildi.
Şüpheli Cengiz Çallı’nın dilekçenin hangi makama verileceğine dair A.D’yi yönlendirdiği, akabinde soruşturma dosyası şüphelileri Z.Y. ve A.M.Y’nin müdafilerinin tahliye talebine ilişkin dilekçe sundukları belirtilen iddianamede, savcı Çallı’nın şüphelilerin tahliye edilmesi yönünde mütalaa yazdığı, şüpheliler Z.Y. ve A.M.Y’nin konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edildiği anlatıldı.
İddianamede, savcı Çallı’nın, A.D’nin hesabına para yatırılmasının ardından menfaat temini için hareket ederek A.D’yle birlikte şüphelilerin tahliyesi sürecini fikir ve eylem birliği içerisinde işlettiği vurgulandı.
SAVCI VE ŞÜPHELİ ARASINDAKİ MESAJ İÇERİKLERİ
İddianamede, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüpheliler hakkındaki konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılması, değiştirilmesi ve soruşturma kapsamında el konulan malların iadesine ilişkin şüpheliler ve yakınlarının 6-7-8 Temmuz 2021’de A.D. ile iletişime geçtiği, talep içeren dilekçelerini A.D’ye WhatsApp üzerinden gönderdikleri anlatıldı.
Soruşturmayı yürüten savcı Çallı ile A.D. arasında Temmuz 2021’de 75 bin doların hazır olduğuna dair WhatsApp yazışmalarının bulunduğu, Çallı’nın avukat Rezan Epözdemir’e haber vereceğini belirttiği aktarılan iddianamede, A.D’nin, Epözdemir hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada tanık olarak alınan ifadesine yer verildi.
Buna göre A.D, yazışmaların yapıldığını, Cengiz Çallı’nın bir gün sonra evine giderek A.D’den 75 bin dolar aldığı, akabinde de avukat Epözdemir ile buluştuklarını anlattı.
İddianamede, A.D’nin tanık olarak verdiği ifadesindeki iddiaların, Çallı’nın 8 Temmuz’da A.D’nin evinde, aynı gece de avukat Epözdemir ile ortak baz kayıtlarının tespit edilerek doğrulandığı kaydedildi.
İddianamede, şu değerlendirmede bulunuldu:
“Bu suretle Cengiz Çallı’nın şüphelilerin tahliyesi ve akabinde haklarında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılması/değiştirilmesi ve el konulan eşyaların iadesine ilişkin A.D. ve Rezan Epözdemir ile menfaat ortaklığı ve irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anlatımı yapılan eylemler kapsamında sürecin başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde suç tamamlanana kadar mümkün olan iştirak iradesi ile hareket ettikleri belirlenmiştir.”
İstanbul’da dev narkotik operasyonu! Ünlü isimler ifade veriyor
SAVCIYA ATILAN “ZATEN İLK İŞTEN EKSİK VERDİLER, BİRAZ DAHA ÖDERLER” MESAJI ÖDEMEYİ DOĞRULADI
İddianamede şüpheli savcı Cengiz Çallı’nın tahliyeleri için mütalaa verdiği ve akabinde tahliye edilen şüphelilere ait eşyaların teslim edilmesi için İstanbul İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak iadesinin yapıldığı, şüphelilerin avukatları tarafından ev hapsi şeklindeki adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi şeklinde talep dilekçesi sunulması üzerine de mütalaasını A.D. aracılığı ile avukatlara ilettiği kaydedildi.
Şüpheli Çallı’nın ev hapsi ve adli kontrolün kaldırılması şeklinde mütalaa vermesine rağmen 14 Temmuz 2021’de sulh ceza hakimliğince talebin reddedildiği belirtilen iddianamede, bunun üzerine aynı gün A.D. tarafından Çallı’ya “Zaten ilk işten eksik verdiler, biraz daha öderler” şeklinde mesajlar attığı vurgulandı.
İddianamede, bu mesajların tahliye işleminde ödeme yapıldığını açıkça ortaya koyduğu dile getirilerek, Cengiz Çallı’nın görevli hakim ile görüşme yaparak şüpheliler hakkında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol kararının 29 Temmuz 2021’de kaldırılmasını sağladığı aktarıldı.
İddianamede, Bakırköy Adliyesi’ndeki dosyanın şüphelilerinden İ.H.T. hakkında ek takipsizlik kararı verilmesi, el konulan telefonunun ve parasının iade edilmesi için daha önceden A.D’ye 14 bin 500 dolar verdiği, ancak taleplerinin karşılık bulmaması üzerine A.D’den rüşvet parasını geri istediği yönünde yazışma içeriklerinin de olduğu aktarıldı.
Şüpheli savcı Cengiz Çallı’nın yürüttüğü soruşturma dosyasındaki şüphelilerin tahliyesi, ev hapislerinin kaldırılması ve el konulan eşyaların iadesinin sağlanması için dosyadaki şüphelilerin yakınlarından maddi menfaat temin ettiği ya da etmeye çalıştığı vurgulanan iddianamede, Çallı’nın, kısıtlılık kararı alınan dosyayla ilgili bilgi ve belgeleri paylaşarak soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği kaydedildi.
İddianamede, Cengiz Çallı’nın “rüşvet almak” suçundan 5 yıl 4 aydan 18 yıla, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan ise 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar olmak üzere toplam 6 yıl 10 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Çallı, ayrıca hakkında “rüşvete aracılık etme” iddiasıyla avukat Rezan Epözdemir’in de aralarında bulunduğu 9 sanıkla birlikte açılan dava, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde sürüyor.
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Rapçi Vahap Canbay’ın ifadesi ortaya çıktı: Aleyna’nın annesi beni sevmiyordu…

Eski savcı Cengiz Çallı'ya rüşvet almak ve gizliliği ihlal suçlarından dava! ‘Para’ yazışmaları ortaya çıktı

Eski savcı Cengiz Çallı’ya rüşvet almak ve gizliliği ihlal suçlarından dava! ‘Para’ yazışmaları ortaya çıktı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, olay tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli olan Cumhuriyet Savcısı şüpheli Cengiz Çallı’nın, “rüşvet” suçundan yargılanan sanık A.D. ile sıkı şekilde irtibatı olduğu belirtildi.
İlginizi Çekebilir
İddianamede, Çallı ile A.D’nin yüz yüze çok defa görüştükleri, kamera kayıtlarına göre, A.D’nin Çallı’nın makam odasına rahatlıkla girdiği, Çallı’nın yürüttüğü ve kısıtlılık kararı bulunan dosyadaki soruşturma evraklarını A.D. ile paylaştığı anlatıldı.
Başka dosyada sanık olan A.D’nin, savcı Cengiz Çallı ve hakkında “rüşvet” suçundan ayrıca dava açılan polis memuru H.K’den elde ettiği bilgi ve belgelerle soruşturmada şüpheli olan Z.Y, oğlu A.M.Y. ve yakınlarıyla irtibat kurduğu anlatılan iddianamede, şüphelinin A.M.Y. ile birden fazla kez Florya ve Ataköy’de görüştüğü kaydedildi.
İddianamede, A.D’nin bu görüşmelerde, soruşturma kapsamında el konulan eşyaların iadesi, ev hapsinin kaldırılması, takipsizlik gibi kararlar verecek gücünün olduğunu dile getirdiğini, soruşturmayı yürüten savcı Cengiz Çallı’yı yakından tanıdığını ifade ettiği, aynı şekilde Z.Y’de de aynı şeyleri söylediği, inandırıcılığını arttırmak için Çallı ile olan mesajlaşmalarını ve resimlerini gösterdiği aktarıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Z.Y’nin nisan 2021’de tutuklandığı, bu tarihten sonra A.D’nin soruşturma dosyası tarafları veya yakınları ile yazışmalara başladığı belirtilen iddianamede, şüpheli Z.Y’nin tahliyesi için 300 bin dolar karşılığında anlaşma sağlandığı, Mayıs 2021’de ise A.D’nin adına kayıtlı banka hesabına şüphelinin yakınları tarafından 412 bin lira tutarında 50 bin dolar gönderildiği belirtildi.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok
ŞÜPHELİ, HESABINA PARA YATIRILDIKTAN SONRA SAVCIYLA AVM’DE BULUŞTU
İddianamede, paranın gönderilmesi üzerine Haziran 2021’de soruşturma savcısı Cengiz Çallı ile A.D’nin Bakırköy’de bir AVM’de buluştukları aktarılarak, aynı gün yapılan tahliye talebine ilişkin avukatların sunduğu dilekçelere dair A.D. ile Çallı arasında yazışma içeriklerinin tespit edildiği kaydedildi.
Şüpheli Cengiz Çallı’nın dilekçenin hangi makama verileceğine dair A.D’yi yönlendirdiği, akabinde soruşturma dosyası şüphelileri Z.Y. ve A.M.Y’nin müdafilerinin tahliye talebine ilişkin dilekçe sundukları belirtilen iddianamede, savcı Çallı’nın şüphelilerin tahliye edilmesi yönünde mütalaa yazdığı, şüpheliler Z.Y. ve A.M.Y’nin konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol kararıyla tahliye edildiği anlatıldı.
İddianamede, savcı Çallı’nın, A.D’nin hesabına para yatırılmasının ardından menfaat temini için hareket ederek A.D’yle birlikte şüphelilerin tahliyesi sürecini fikir ve eylem birliği içerisinde işlettiği vurgulandı.
SAVCI VE ŞÜPHELİ ARASINDAKİ MESAJ İÇERİKLERİ
İddianamede, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüpheliler hakkındaki konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılması, değiştirilmesi ve soruşturma kapsamında el konulan malların iadesine ilişkin şüpheliler ve yakınlarının 6-7-8 Temmuz 2021’de A.D. ile iletişime geçtiği, talep içeren dilekçelerini A.D’ye WhatsApp üzerinden gönderdikleri anlatıldı.
Soruşturmayı yürüten savcı Çallı ile A.D. arasında Temmuz 2021’de 75 bin doların hazır olduğuna dair WhatsApp yazışmalarının bulunduğu, Çallı’nın avukat Rezan Epözdemir’e haber vereceğini belirttiği aktarılan iddianamede, A.D’nin, Epözdemir hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada tanık olarak alınan ifadesine yer verildi.
Buna göre A.D, yazışmaların yapıldığını, Cengiz Çallı’nın bir gün sonra evine giderek A.D’den 75 bin dolar aldığı, akabinde de avukat Epözdemir ile buluştuklarını anlattı.
İddianamede, A.D’nin tanık olarak verdiği ifadesindeki iddiaların, Çallı’nın 8 Temmuz’da A.D’nin evinde, aynı gece de avukat Epözdemir ile ortak baz kayıtlarının tespit edilerek doğrulandığı kaydedildi.
İddianamede, şu değerlendirmede bulunuldu:
“Bu suretle Cengiz Çallı’nın şüphelilerin tahliyesi ve akabinde haklarında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılması/değiştirilmesi ve el konulan eşyaların iadesine ilişkin A.D. ve Rezan Epözdemir ile menfaat ortaklığı ve irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anlatımı yapılan eylemler kapsamında sürecin başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde suç tamamlanana kadar mümkün olan iştirak iradesi ile hareket ettikleri belirlenmiştir.”
İstanbul’da dev narkotik operasyonu! Ünlü isimler ifade veriyor
SAVCIYA ATILAN “ZATEN İLK İŞTEN EKSİK VERDİLER, BİRAZ DAHA ÖDERLER” MESAJI ÖDEMEYİ DOĞRULADI
İddianamede şüpheli savcı Cengiz Çallı’nın tahliyeleri için mütalaa verdiği ve akabinde tahliye edilen şüphelilere ait eşyaların teslim edilmesi için İstanbul İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak iadesinin yapıldığı, şüphelilerin avukatları tarafından ev hapsi şeklindeki adli kontrolün kaldırılması veya değiştirilmesi şeklinde talep dilekçesi sunulması üzerine de mütalaasını A.D. aracılığı ile avukatlara ilettiği kaydedildi.
Şüpheli Çallı’nın ev hapsi ve adli kontrolün kaldırılması şeklinde mütalaa vermesine rağmen 14 Temmuz 2021’de sulh ceza hakimliğince talebin reddedildiği belirtilen iddianamede, bunun üzerine aynı gün A.D. tarafından Çallı’ya “Zaten ilk işten eksik verdiler, biraz daha öderler” şeklinde mesajlar attığı vurgulandı.
İddianamede, bu mesajların tahliye işleminde ödeme yapıldığını açıkça ortaya koyduğu dile getirilerek, Cengiz Çallı’nın görevli hakim ile görüşme yaparak şüpheliler hakkında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol kararının 29 Temmuz 2021’de kaldırılmasını sağladığı aktarıldı.
İddianamede, Bakırköy Adliyesi’ndeki dosyanın şüphelilerinden İ.H.T. hakkında ek takipsizlik kararı verilmesi, el konulan telefonunun ve parasının iade edilmesi için daha önceden A.D’ye 14 bin 500 dolar verdiği, ancak taleplerinin karşılık bulmaması üzerine A.D’den rüşvet parasını geri istediği yönünde yazışma içeriklerinin de olduğu aktarıldı.
Şüpheli savcı Cengiz Çallı’nın yürüttüğü soruşturma dosyasındaki şüphelilerin tahliyesi, ev hapislerinin kaldırılması ve el konulan eşyaların iadesinin sağlanması için dosyadaki şüphelilerin yakınlarından maddi menfaat temin ettiği ya da etmeye çalıştığı vurgulanan iddianamede, Çallı’nın, kısıtlılık kararı alınan dosyayla ilgili bilgi ve belgeleri paylaşarak soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği kaydedildi.
İddianamede, Cengiz Çallı’nın “rüşvet almak” suçundan 5 yıl 4 aydan 18 yıla, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan ise 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar olmak üzere toplam 6 yıl 10 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Çallı, ayrıca hakkında “rüşvete aracılık etme” iddiasıyla avukat Rezan Epözdemir’in de aralarında bulunduğu 9 sanıkla birlikte açılan dava, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde sürüyor.
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Rapçi Vahap Canbay’ın ifadesi ortaya çıktı: Aleyna’nın annesi beni sevmiyordu…

1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton'a büyük şok

1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Leyla Alaton’un şikayeti üzerine soruşturmaya başlandığı kaydedildi.
İddianamede yer verilen ifadesinde Alaton, hakkında kırmızı bülten kararı bulunan Ahmet Özcan’ı 2015’ten itibaren sahibi olduğu Alvimedica şirketler grubunu profesyonel olarak yönetmesi için işe aldığını söyledi.
Alaton, Özcan’ın kendisine, şirketin kredi borçlarından dolayı hesapların banka haczi tehdidi altında olduğunu, üçüncü şirket üzerinden piyasaya ürün satarak elde edecekleri karı banka hacizlerinden koruyarak borçlarını ödeyebileceklerini söylediğini aktardı.
Şirketinin ürünlerini Özcan’ın kendisine ait DNA Turizm isimli şirket üzerinden sattığını ve bu şirketin yalnızca aracılık etmek üzere kurulduğunu söylediğini de anlatan Alaton, oğlu Efe Eros Güneyli ile çalışanı Esengül Özsoy’un, karın Özcan’a ait DNA Turizm şirketine kaldığını, tüm zararın kendi şirketi olan Tıbbi AŞ üzerine bırakıldığını fark ettiklerini belirtti.
Alaton, mirasçısı olan oğlunun şirkete gelmeye başladığında ve kendisinin hiçbir zaman sorgulamadığı konuları sorgulamaya başladığında siber saldırıya uğradıklarını, bütün bilgilerin silindiği ve verilere ulaşmakta zorlandıkları bir sürece girdiklerini bildirdi.
Bu siber saldırıyı da Özcan’ın yaptığını anladıklarını ifade eden Alaton, şunları kaydetti:
“Ahmet Özcan’ın aldırmadığı önlemler, yaptırmadığı server harcamaları yüzünden sadece şimdilik 20 milyon dolarlık bir zararım söz konusudur. Bu miktar, siber saldırı nedeniyle yalnızca tespit edebildiğimiz tutardır. Şirketin içinde ve dışında kurduğu ekiple beni, yüzde 1 hissesi olan Cem Fadıl Bozkurt soyguncusu ile güya muhatap olmamam için ve zararda olan şirketleri ayıklayıp kar edenleri bana geri devretmek için ikna edip 1 liraya İtalya’daki CID şirketini ve bütün yurt dışı şirketlerini üstüne geçirip şimdi de kendi şirketlerimi resmen 12 milyon dolar şantaj yapıp her şeyi dinamitlemekle tehdit etmektedir.”

“ŞİRKETLERİ TARUMAR ETTİ, MİLYONLARCA DOLAR SATIŞ KAYBINDAYIZ”
Alaton, şirketlerin devri ile ilgili belgeleri Özcan’ın da arasında olduğu 4 çalışanının hazırladığını, onlara duyduğu güven ile önüne gelen belgeleri imzaladığını söyledi.
Gelinen noktada Özcan’ın kendisiyle avukat Bekir Ö. aracılığıyla iletişim kurduğunu ve devretmeye söz verdiği şirketleri için para istediğini vurgulayan Alaton, “Şirketleri tarumar etti, milyonlarca dolar satış kaybındayız, insanların çoğu istifa aşamasına gelmiş durumda. Hala hiçbir veriye tam ulaşamıyoruz. Bu durumda dahi bütün suç ortaklarını bol keseden paralar vererek işten çıkarmış gibi gösterip kaçarken dahi şirketlerden para çalmışlardır. Bana ve şirketlerime bunları yapan Ahmet Özcan, Eda Gürler Tuna, Özge Topuz, Bilgin Turcan, Musa Soylu ve Ebru Ünlü’den davacı ve şikayetçiyim.” dedi.
Güvenini kazanmak için Özcan’ın şirketin önceki genel müdürünün usulsüzlüklerini söylediğini belirten Alaton, Özcan’ın şirkette her şeyin yolunda olduğunu, diğer şirketi Alarko Holding ile ilgilenmesini söyleyerek kendisini bu şirketten uzak tutmaya çalıştığını, sanığa güvendiği için durumu anlamadığını kaydetti.
Şüpheli Özcan’ın 19 Şubat 2024’ten itibaren bütün imza yetkileri kendisindeyken yetkileri devretmeden ortadan kaybolduğu için tedarikçi ödemeleri, banka taksit ve anapara ödemeleri ile diğer tüm süreçlerin donduğunu dile getiren Alaton, Özcan’ın telefonlara çıkmadığını, kendisine ulaşamadıklarını, İtalya’daki şirketinin çalışanlarını kovmakla korkutarak kendileriyle iletişimi kestiğini ifade etti.

MASAK RAPORU
İddianamede, soruşturma kapsamında şüpheli Özcan’ın hesap hareketlerine ilişkin MASAK’tan alınan rapora da yer verildi.
Raporda, 2020-2024 arasında Özcan’ın hesaplarına 1 milyar 350 milyon 725 bin lira para girişi, 136 milyon 301 bin 577 lira ise para çıkışı olduğu bilgisi yer aldı.
Raporda ayrıca, iddianameye konu şirketlere toplamda 1 milyar 881 milyon 326 bin lira para çıkışı, 13 milyon 946 bin 445 lira ise para girişi olduğu ve rakamlar arasındaki farkların ciddi oranda olduğunun görüldüğü kaydedildi.

ŞÜPHELİNİN İFADESİ
Şüpheli Ahmet Özcan ise iddianamede yer verilen ifadesinde, şirketleri geri iade etmemesinin nedeninin yıllardır orada çalışan biri olarak emeğinin karşılığını almak istemesi olduğunu, Leyla Alaton’un bu konuda kendisine söz verdiğini öne sürdü.
İddia edildiği gibi şirket hesaplarından kendisine para aktarmadığını savunan Özcan, işçileri ise Alaton’un oğlu ile sorunlar yaşadıkları için yasal haklarını ödeyerek işten çıkarılmalarına karar verdiğini söyledi.
Özcan, şirketin ürettiği ürünleri de satmadığını ifade ederek, “Şirketleri geri devretmek için emeğimin karşılığı olarak kendilerinden 10 milyon dolar talep ettim. Bu parayı alırsam şirketleri kendilerine iade edeceğim. Bahsedildiği gibi kimseyi dolandırmadım.” dedi.

“DAVA AÇMAYA YETERLİ DELİL ELDE EDİLDİ”
İddianamede, Özcan’ın mağdur şirketlerin varlıklarını azaltıcı para transferleri gerçekleştirdiği, şüpheli Ebru Ünlü’nün MASAK raporuna göre Özcan ile çok yoğun para transferi olduğu kaydedildi.
Diğer şüpheliler Bilgin Turcan, Ebru Ünlü, Eda Tuna, Musa Soylu ile Topuz’un aynı gün işten ayrılmaları ve arabuluculuk sözleşmesi ile Alvimedica tıbbi şirketlerden ödeme almalarının da dikkat çekici ve hayatın olan akışına aykırı olduğu vurgulanan iddianamede, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri değerlendirmesi yapıldı.
Şüphelilerin kendilerini destekleyecek belge veya bilgi veremedikleri, soruşturma aşamasında yaptıkları savunmalara itibar edilmediği ifade edilen iddianamede, dava açmaya yeterli delil elde edildiği belirtildi.
İddianamede “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” ve “güveni kötüye kullanmak” suçlarından 3’er yıl 6’şar aydan 9’ar yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen sanıklar, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıyor….

Hilalnur can verdi! Anne isyan etti: Elini kolunu sallaya sallaya geziyor

Hilalnur can verdi! Anne isyan etti: Elini kolunu sallaya sallaya geziyor

Polatlı’da geçen yıl 6 Ağustos’ta; Hilalnur Tüzün’ün kullandığı 06 FEY 898 plakalı motosiklet, Doğukan Ç. yönetimindeki 06 CRL 309 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Hilalnur Tüzün, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, motosiklette bulunan arkadaşı H.B. yaralı kurtuldu. Gözaltına alınan Doğukan Ç., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Savcılık soruşturması kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda Doğukan Ç. ‘Kavşaklarda dönüş önceliğine uymama’ kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle asli kusurlu bulundu. Soruşturma sonunda Doğukan Ç. hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ ve ‘Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçlarından 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Elazığ’da 4.3 büyüklüğünde deprem! Naci Görür: Bu bölgede 6,8’le sallanmıştı

‘ÇARPMAMAK İÇİN FRENE BASTIM’
Polatlı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanık Doğukan Ç. hakim karşısına çıktı. Kazadan yaralı kurtulan H.B. ile taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Sanık Doğukan Ç. savunmasında, “Ben Polatlı’da bir kargo firmasında çalışıyorum. 30-40 kilometre hızla gidiyordum. Çok hızlı bir şekilde önüme geçti. Çarpmamak için frene bastım. Fakat benim arabamın sol farı ile motosikletin sol tarafı çarpıştı. Şahıslar savruldu. Ben hemen inip ambulansı aradım. Meydana gelen olaydan dolayı çok pişmanım. Beraatımı talep ederim” dedi.

Hilalnur’un ailesi ile H.B.’nin avukatı Zeynep Yıldız Tombul, sanığın tutuksuz yargılanmasına itiraz etti. Mahkeme heyeti, sanık hakkında adli kontrol tedbirinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
‘BAYRAMDA KIZIMIN TAŞINA SARILDIM’
Hilalnur’un annesi Gülhanım Tüzün, sanığın tutuksuz yargılanmasına itiraz ettiklerini belirterek, “Allah kimsenin başına vermesin. Büyük bir acı. Kızım kaza yaptığı zaman kan içindeydi. Hiç konuşamaz haldeydi. Çocuğumu ondan sonra göremedim. Yoğun bakıma kaldırıldı. İkinci günü vefat etti. Benim canım yandı, benim yüreğim yandı, başka anneler yanmasın. Elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Adalet istiyorum, güveniyorum da. Çocuğumun kanı yerde kalmasın. Bayramda herkes evladına sarıldı, ben kızımın taşına sarıldım. Büyük bir acı. Rabb’im yaşatmasın. Sadece adalete güveniyorum, bir anne olarak benim sesimi duysunlar” dedi.

‘TUTUKSUZ YARGILAMA KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL’
Avukat Zeynep Yıldız Tombul ise dosyada belirtilen bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu olduğunu söyleyerek, “Ancak tutukluluk talebimiz reddedildi. Bu aşamada sanığın tutuksuz yargılanması, adli kontrol tedbirlerinin uygulanması hukuken ve vicdanen kabul edilebilir nitelikle bir karar değildir. Müvekkillerim adına hukukun öngördüğü tüm yasal yollara başvurarak adalet arayışımız devam edecek, süreci takipçisiyiz” ifadelerini kullandı. (DHA)…

Son dakika..

Son dakika… MSB duyurdu! TSK personeli Bağdat’tan tahliye edildi

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Aktürk, 21 Mart’ta, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin, ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline Allah’tan rahmet diledi.
Kazanın ilk belirlemelere göre, teknik bir arıza nedeniyle gerçekleştiğinin değerlendirildiğini belirten Aktürk, olayın meydana geliş nedeninin Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda kesinleşeceğini ifade etti.
Aktürk, 24 Mart’ta Ağrı’da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’e de Allah’tan rahmet diledi.
BAĞDAT’TAKİ TSK PERSONELİ TAHLİYE EDİLDİ
Yapılan açıklamalar şöyle;Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi kararlaştırılmıştır.
Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır.
İran’dan misilleme yağmuru, Netanyahu’nun ‘gizli emri’ ortaya çıktı: ’48 saat içinde vurun’
EUROFIGHTER TEKNİK VE LOJİSTİK DESTEK SÖZLEŞMESİ
Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında 20 adet Eurofighter Typhoon uçağı, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşme 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Sayın Keir Starmer tarafından imzalanmıştı.
Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı Sayın John Healey tarafından dün Londra’da Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzalanmıştır.
Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır.
Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır.
Osmangazi Köprüsü’nden atladı! Fenomen Kübra’nın korkunç sonu
ORDU SAHİLİNDE BULUNAN İNSANSIZ DENİZ ARACA (İDA)
21 Mart 2026’da Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir.
Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir.
Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir.
Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı unsurlar, Karadeniz’de deniz yetki alanlarımızın korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam etmektedir.
Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye atılmaması konusunda muhataplarımızla görüşülmekte ve gerekli uyarılar yapılmaktadır.
2030’a kadar ilkokullarda sınıfların 5’te 1’i boş kalacak! Okul zili daha az öğrenci için çalacak
KATAR’DA KAZA KIRIMA UĞRAYAN HELİKOPTER
Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır.
KATAR’DAKİ UNSURLARIMIZIN EMNİYETİ
Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan personelimizin güvenliği, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlanmaktadır. Şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmamıştır.
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Rapçi Vahap Canbay’ın ifadesi ortaya çıktı: Aleyna’nın annesi beni sevmiyordu
KURULMASI PLANLANAN NATO ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGÂHI
Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir.
Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır.
Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır.
Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir.
Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır.
ABD-İSRAİL İLE İRAN SAVAŞI VE İSRAİL’İN BÖLGEDEKİ SALDIRILARI
Bakanlık Sözcüsü Aktürk, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail’in devam eden saldırganlığının Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiğini belirtti.
Türkiye’nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ile diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmekte olduğunu vurgulayan Aktürk, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail’in, Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta, Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan’a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte, Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz.”
TERÖRLE MÜCADELE
Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye’nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ile tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarda ve ötesinde kesintisiz şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, operasyonların ve arama faaliyetlerinin devam ettiğini ifade etti.
Aktürk, şunları söyledi:
“Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Hudutlarımızda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur.”
EĞİTİM VE TATBİKATLAR
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, her şartta göreve hazır olma anlayışıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğine işaret etti.
Bugün başlayan ve Sarıkamış’ta icra edilen Türkiye-Azerbaycan Sarsılmaz Kardeşlik-2026 Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatı’nın 1 Nisan’da tamamlanacağını bildiren Aktürk, şunları kaydetti:
“29 Mart-10 Nisan’da Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet (Cinnah-13), 2-22 Nisan tarihleri arasında Kars’ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır. Kuzey Avrupa konuşlanması çerçevesinde, 60 günlük görev süresince 5 tatbikat, 4 ülkeye 5 liman ziyareti, 2 ülke ile ikili eğitim ve 1 Artırılmış Teyakkuz Faaliyeti icra eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimizin dönüş seyri 24 Mart’ta tamamlanmıştır. Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9’uncu aktivasyon faaliyeti TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku’nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edilmektedir.”
SAVUNMA SANAYİ
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yerli ve milli savunma sanayi imkanlarıyla kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.
Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığına bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası’nın daha envantere alındığını belirten Aktürk, muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin de muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı bilgisini verdi.
Aktürk, şunları kaydetti: “Diğer yandan, hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE), havacılık, uzay ve savunma alanlarında küresel kalite yapılanmasının önemli oluşumlarından biri olan Uluslararası Havacılık Kalite Grubu (IAQG) Europe üyeliğine kabul edilmiştir. Söz konusu üyelik ile uluslararası havacılık, uzay ve savunma ekosistemi içerisindeki konumunu güçlendiren şirketimiz, sektörün önde gelen küresel paydaşları ile birlikte kalite standartlarının geliştirilmesine katkı sağlayan kuruluşlar arasında yerini almıştır.”
ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ
Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin, planlanan takvime uygun şekilde devam ettiğini söyledi.
2026 Yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları askeri öğrenci aday tercih işlemlerinin 25 Mart-24 Nisan tarihleri arasında yapılabileceğini belirten Aktürk, “2026 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenecek Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında 26-27 Mart’ta Gaziantep İpek Yolu Kariyer Fuarı, 30-31 Mart’ta Adana’daki Doğu Akdeniz Kariyer Fuarlarına katılım sağlanacaktır.” dedi….

İstanbul’da dev narkotik operasyonu! Ünlü isimler ifade veriyor

İstanbul’da dev narkotik operasyonu! Ünlü isimler ifade veriyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 14 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
İlginizi Çekebilir
BAŞSAVCILIK AÇIKLAMASI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, toplumun genel ahlakı, toplum yapısı ve aile düzeninin korunması amacıyla ilgililer hakkında soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.
Açıklamada, yapılan çalışmalar ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, “kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran veya uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştıran” 16 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildiği bildirilmişti.

2030’a kadar ilkokullarda sınıfların 5’te 1’i boş kalacak! Okul zili daha az öğrenci için çalacak
Soruşturma kapsamında İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince zanlıların yakalanması için 16 adreste eş zamanlı operasyon düzenlendiği ifade edilen açıklamada, gözaltı kararı verilen isimlerin şunlar olduğu aktarılmıştı:
“Fikret Orman, Güzide Aksoy (Güzide Duran), Hande Erçel, Burak Elmas, Sezgin Köysüren, Ferhat Aydın, Lütfiye Tuğçe Özbudak, Koray Serenli, Onur Bükçü, İsmail Behram Perinçekli, Kaan Mellart, Didem Soydan, Onur Talay, Mustafa Tari.”
Şüphelilerden 14’ünün gözaltına alındığı, Kaan Mellart ile Hande Erçel hakkında ise yakalama kararı çıkarıldığı öğrenilmişti.
Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na getirilen şüpheliler, kan ve saç örnekleri alındıktan sonra Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülmüştü.

Osmangazi Köprüsü’nden atladı! Fenomen Kübra’nın korkunç sonu
İFADE İŞLEMLERİ BAŞLADI
Eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman ile eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, model Didem Soydan ve sunucu Güzide Duran’ında bulunduğu 14 kişini ifade işlemleri başladı. İfade işlemleri için 4 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği öğrenildi.
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Rapçi Vahap Canbay’ın ifadesi ortaya çıktı: Aleyna’nın annesi beni sevmiyordu…

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında çapraz sorgu! Murat Çalık'tan Adem Soytekin açıklaması

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında çapraz sorgu! Murat Çalık’tan Adem Soytekin açıklaması

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davanın duruşmasına aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Bugün 11’inci günü olan duruşmada Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın çapraz sorgusuna geçildi. “TALİMATIM OLMAMIŞTIR” Dün gün boyu savunmasını yapan Çalık’a ilk soruyu mahkeme başkanı sordu. Mahkeme başkanı Çalık’a, “Adem Soytekin ile ilgili detaylı bir anlatımınız olmadı. Detaylı ifadenizi verir misiniz?” dedi. Çalık da Adem Soytekin ile bir toplantıda tanıştığını söyleyerek, “Bir ortağı da vardı. 2014’ten beri tanıdığım bir iş insanıdır. Yaşça benden küçük olması nedeniyle abi derdi bana. Adem’le tanışıklığımız vardır. Zaman zaman Trabzonspor’un maçlarına birlikte gitmişliğimiz var, yemek yemişliğimiz var. Birçok müteahhit taşeronluğunu yapmıştır. İşini de iyi yapar. Yakinen tanırım, ailesini tanırım, evlatlarını tanırım. Ancak, ‘Adem Soytekin’e şunu verin bunu verin’ diye bir talimatım olmamıştır” dedi.
İlginizi Çekebilir
İMAMOĞLU’NDAN MİLLETVEKİLLERİNE UYARI Mahkeme başkanının sorusunun ardından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak için söz istedi. Söz verilen İmamoğlu, “Burada mahkeme esnasında bizlerin olduğu bu ortamda çekilen fotoğrafların bize de zarar vereceği için herkesin özenli davranmasını istiyorum. İster milletvekili olsun ister izleyici olsun özenli olmalarını, dikkat etmelerini istiyoruz. Bunun bize de zarar verdiğini söylemek istiyorum. Bu sadece mahkemeye değil bize de zarar veriyor” dedi.“NE MENEM BİR ÖRGÜTÜZ Kİ ADAYI BELİRLEYEMİYORUZ” Beylikdüzü’nün kendisi için çok önemli ve özel olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Soru sorma meraklısı değilim yanlış anlaşılmasın. Ama iddianame denilen iftiranamenin belgesinin bu diyaloğu şart koştuğunu düşünüyorum. 2019’un Aralık ayında benim belediye başkanlığı adaylığım kesinleşti. Benim adaylığım belli olduktan sonra ben kendisine Beylikdüzü Belediyesi’ne başkan adayı olmanı istiyorum diye kendisine bu teklifi ilettim. İlk başta kendisi bunu reddetti. Ben ısrarda bulundum sonra ikna ettim. Bunu niye anlattım; biz ne menem bir örgütüz ki 2014’te kurulup Beylikdüzü’nü ele geçirmişiz sonra da Büyükşehir’i ele geçireceğiz. Biz daha adayı belirleyemiyoruz. Nasıl oluyor bu?” diye konuştu.
Bayramda telefonunu açmayan öğretmene veliden 400 bin TL baskısı! ‘4-5 veli şikâyet ederse işsiziz’
“BASİRETSİZ BİR SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİYİM YANİ” İmamoğlu sonrasında Murat Çalık’a, “2019’da aday oldunuz, benim size bir kişiyi dahi şunu meclis üyesi yapın talimatım, zorlamam olmuş mudur?” diye sordu. Çalık, “Herhangi bir zorlamanız olmadı kıymetli başkanım. Ama benim aday olmam noktasında zorlamanız oldu. Hiç pişmanım değilim bu arada. Ben zaten meclis üyelerinin çoğunu tanıyordum. Sizin bazılarını çok sevmenize rağmen liste dışı bırakmışımdır. Siz de bir gün sormadınız onları neden liste dışı bıraktığımı” diye cevap verdi. Bunun üzerine İmamoğlu, “Basiretsiz bir suç örgütü lideriyim yani bunu da söylemek istiyorum” dedi.Murat Çalık’ın cevabının uzaması üzerine mahkeme başkanı kısa cevaplar vermesi konusunda uyarıda bulundu. Çalık, “Tamam, kusurabakmayın” derken araya giren Ekrem İmamoğlu, “Duygularımız yüklü biraz” diye mahkeme başkanına cevap verdi. “ASRIN HUKUKSUZLUĞU İLE MÜCADELE EDİYORUZ” Yaşanan mağduriyetleri anlatmayacağını söyleyen İmamoğlu, “Ancak bu çok ağır bir iştir. Bugüne kadar gösterdiğiniz itinayı görüyorum, bundan sonra da böyle devam etmenizi temenni ediyorum. Bu millet sizden adaletli bir karar bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız. Asrın yolsuzluğu denilen bir şeyin içindeyiz fakat ben ısrarla söylüyorum ki biz asrın hukuksuzluğu ile mücadele ediyoruz. Biz demokrasi mücadelesi veriyoruz” dedi.
Osmangazi Köprüsü’nden atladı! Fenomen Kübra’nın korkunç sonu…

İran'dan kaçış! Türkiye’ye geldi, yaşadıklarını anlattı: Geri dönmekten çok korkuyoruz

İran’dan kaçış! Türkiye’ye geldi, yaşadıklarını anlattı: Geri dönmekten çok korkuyoruz

İran’da üniversite eğitimi alan Türk öğrencilerin birçoğu, ABD ve İsrail’in ülkeye yönelik saldırıları sonrası Türkiye’ye döndü.
O öğrencilerden biri olan Tahran Üniversitesi Tıp Fakültesi 1’inci öğrencisi Berfin Yiğit, “Ben İran’da, Tahran Üniversitesi’nde okuyan bir Türk vatandaşıyım. Benim gibi Van’da yaklaşık 30 öğrenci, Türkiye genelinde ise 600’e yakın öğrenci bulunuyor. Tıp Fakültesi okumak, 6 yaşından bu yana hayalimdi. Okuduğum üniversite iyi bir üniversite ve denklik olduğu için burayı tercih ettim. Eğitimimiz İngilizceydi ve her şey gayet iyi gidiyordu” dedi. Saldırılar öncesi ülkede yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle online eğitime geçtiklerini belirten Yiğit, “Başlayan savaşla birlikte eğitimimiz tamamen sona erdi. Okulumuzla hiçbir şekilde iletişim kuramıyoruz. Oradayken ailelerimizle iletişim kurmakta da zorlandık. Çok zor süreçler yaşadık” diye konuştu.

‘YATAY GEÇİŞ HAKKI TALEP EDİYORUZ’
Türkiye’ye döndükten sonra büyük bir belirsizlik içinde olduklarını ifade eden Yiğit, “Şu anda İran’a geri dönmekten çok korkuyoruz. Bu yüzden devletimizden destek bekliyoruz. Yatay geçiş hakkı talep ediyoruz. Zaten eğitimimizi tamamladıktan sonra ülkemize dönüp, burada hizmet verecektik. Üniversitemizin denkliği var ve Türkiye tarafından da tanınıyor. Bu nedenle YÖK’ün sesimizi duymasını istiyoruz” dedi.

‘SAVAŞIN BİTMESİNİ İSTİYORUZ’
Yiğit, “Bu savaşın bitmesini istiyoruz. Bütün coğrafyalarda böyle şeylerin kesinlikle olmasını istemiyoruz artık. Özellikle gençler olarak eğitimimize güvenli bir şekilde devam etmek istiyoruz. Umarım en kısa zamanda savaşta biter. İran çok güzel bir ülke. Biz çıktık ama İranlılar ülkelerinde kaldılar. Sadece uluslararası öğrenciler çıktık. Ülkedeki insanlar çok güzel. Bize de çok fazla yardımları dokundu, onları da çok merak ediyoruz, onlara da ulaşamıyoruz. Ulaşabileceğiniz hiçbir yer yok. Ama onların da güvende olmasını çok istiyoruz. Onlar için de çok endişeliyiz. Hem orayı hem burayı düşünüyoruz” diye konuştu. (DHA)

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino sitelerimarsbahis1winmadridbetMeritkingbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibomcasibompadişahbetbetsmovecasibomperabetbullbahisbetvolepadişahbetcasibomcasibomtaraftarium24casibommatadorbetbahis forumsonbahismatadorbetbetciocasibominterbahismatbet güncel girişsekabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetkumar sitelerivdcasino giriştambet girişmatbetmatbet girişvdcasino girişimajbetbetparkgrandpashabettambetmarsbahis giriş güncelpalacebetjojobet girişjojobetmersobahiscasinomilyoncasinoroyalpalacebet1winromabetgameofbetcratosroyalbetgameofbetgrandpashabet girişmarsbahissekabetmarsbahisgrandpashabetvdcasinonesinecasinosonbahiscashwinbetbeysonbahisromabet güncel girişbetgitgameofbetromabetradissonbet resmi girişromabetgameofbetgameofbetcratosroyalbetgrandpashabetmatbetbetofficeMarsbahisjojobetslotbarGrandpashabetbetsatyakabetmeritkingmarsbahis girişbetplaymarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerikimisliJojobetJojobetCasibomCasibomMarsbahisJojobetcasibom girişJojobetJojobetJojobetCasibomCasibombahiscasinocasinoperMadridbetjojobetpalacebet girişGrandpashabet Güncel GirişextrabetextrabetgalabetHoliganbetstonebahisholiganbetcasino apinesinecasino