BIST 100
14.311,79 -0,44%
DOLAR
44,9250 0,07%
EURO
52,7079 -0,09%
GRAM ALTIN
6.864,91 0,79%
FAİZ
40,24 0,90%
GÜMÜŞ GRAM
112,85 1,98%
BITCOIN
78.436,00 3,58%
GBP/TRY
60,6540 -0,13%
EUR/USD
1,1732 -0,10%
BRENT
99,17 0,70%
ÇEYREK ALTIN
11.226,02 0,81%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

HABER

Dışişleri: Türk işletenli tankere Karadeniz'de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz

Dışişleri: Türk işletenli tankere Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz

Keçeli, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, Karadeniz’de Türk işletenli bir ticari gemiye yapılan saldırıya ilişkin paylaşımda bulundu.
Sözcü Keçeli, paylaşımında, “Ham petrol taşıyan ‘ALTURA’ isimli, Sierra Leone bayraklı ve Türk işletenli tankere yönelik Karadeniz’de gerçekleştirilen saldırıyı büyük endişeyle karşılıyoruz.” ifadesine yer verdi.
İlgili kurumların saldırıya ilişkin gerekli inceleme ve teknik müdahaleleri yaptığını belirten Keçeli, gemide bulunan 27 kişilik Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu bilgisini paylaştı.
Keçeli, Karadeniz’deki Münhasır Ekonomik Bölge içerisinde meydana gelen ve uluslararası hukuka aykırı olan bu ve benzeri saldırıların bölgede can, mal, seyir ve çevre emniyeti bakımından ciddi riskler oluşturduğunu vurgulayarak, savaşın Karadeniz sathına yayılmasının ve daha da tırmanmasının önlenmesini teminen ilgili taraflarla temasları sürdürdüklerini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Türkiye’nin bölgedeki ekonomik çıkar ve faaliyetlerinin korunması amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkını saklı tuttuğunu kaydetti.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Savaşın 27. gününde Orta Doğu ateş çemberi! Hizbullah İsrail’in kuzeyini vurdu: 1 ölü

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: İran'a saldırıların uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti yoktur

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: İran’a saldırıların uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti yoktur

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, “İran’a yönelik saldırıların uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti yoktur. Müzakerelerin sürdüğü bir dönemde askeri saldırıların başlatılması, yalnızca bir devlete değil, diplomasiye de yönelmiş bir darbe niteliğindedir.” dedi.
İlginizi Çekebilir
Oktay’ın ilkini şubat ayında ABD’deki Georgetown Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği “Dış Politika Söyleşileri” kapsamında Türkiye’deki ilk etkinlik, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) ev sahipliğinde düzenlendi.
Sümerbank Konferans Salonu’nda öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya gelen Oktay, “Bölgesel Krizler ve Türkiye” başlıklı söyleşide, güncel dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Oktay, programın açılışında yaptığı konuşmada, bölgede yaşanan gelişmeleri sağlıklı biçimde anlayabilmek için bunları değişen dünya düzeninin parçaları olarak okumak gerektiğini söyledi.
Savaşların, işgallerin, enerji krizleri, göç hareketleri ve terör tehditlerinin teknoloji, ekonomi, savunma sanayisi ve büyük güç rekabetiyle iç içe geçtiğini anlatan Oktay, artık hiçbir bölgesel krizin yalnızca bölgesel etkilerle sınırlı kalmadığını, küresel sistemin fay hatlarına dokunduğunu vurguladı.
Bugün Türkiye’nin çevresinin adeta bir ateş çemberi olduğunun altını çizen Oktay, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan sürecin bölgenin son yıllarda karşılaştığı en derin krizlerden birine dönüştüğünü ifade etti.
Bu çatışmaların sadece askeri hadiseler olmadığını, enerjiden finansal piyasalara çok geniş bir alanı etkilediğini belirten Oktay, “Mevcut tablo yalnızca Orta Doğu’yu değil, Avrupa’yı, Asya’yı, Çin’i, Rusya’yı ve küresel ekonomiyi de doğrudan ilgilendirmektedir. Burada şu temel noktayı vurgulamak gerekir, İran’a yönelik saldırıların uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti yoktur. Müzakerelerin sürdüğü bir dönemde askeri saldırıların başlatılması, yalnızca bir devlete değil, diplomasiye de yönelmiş bir darbe niteliğindedir.” diye konuştu.
Savaşın 27. gününde Orta Doğu ateş çemberi! Hizbullah İsrail’in kuzeyini vurdu: 1 ölü
“BİR AN ÖNCE BU YANLIŞTAN DÖNÜLMESİNDE FAYDA VAR”
İran’ın ABD ve İsrail’e karşı kendisini savunma hakkı olduğunu bildiren Oktay, şöyle devam etti:
“Ancak bu gerekçeyle komşu veya bölge ülkelerini hedef alan saldırılar gerçekleştirmesi de doğru değildir. İran’ın bu stratejisi yanlıştır. Çünkü tam da İsrail’in ve kendisiyle savaş halinde bulunan siyonist grubun karşısında tek blok halinde buluşturmak istediği bir İslam coğrafyası vardır, Körfez vardır ve bu strateji buna hizmet etmektedir. Bir an önce bu yanlıştan dönülmesinde fayda var. Bölgesel güvenlik, bir ülkenin savunma iddiasıyla diğer ülkelerin güvenliğini tehlikeye atabileceği bir alan değildir.”
Oktay, Türkiye’nin hem hukuksuz dış müdahalelere karşı çıktığını hem de krizlerin bölge geneline yayılmasını önlemeye çalıştığına işaret ederek, İsrail’in saldırılarının bedelini tüm dünyanın ödediğinin altını çizdi.
Son yıllarda Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya ve Kuzey Afrika’da pek çok ülkenin zayıflatıldığını, hatta bazı durumlarda başarısız devlet halinde sürüklendiğine değinen Oktay, “Rejim değişikliği” söylemiyle yapılan müdahalelerin sonunda çoğu zaman demokrasi, barış ve refah değil; parçalanma, terör, göç ve insani kriz ortaya çıkardığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek
“TÜRK DIŞ POLİTİKASI KARŞILIKLI SAYGI, ORTAK FAYDA VE KAZAN-KAZAN ANLAYIŞINA DAYANMAKTADIR”
Türkiye’nin, ilkesel olarak bu tür dış müdahalelere karşı mesafeli bir tutum aldığını aktaran Oktay, Türk dış politikasının egemenlik ve milli menfaatleri korumayı esas alan, uluslararası hukuka ve devletlerin bütünlüğüne saygıyı önceleyen, insani diplomasiye odaklı bir anlayışa sahip olduğunu dile getirdi.
Komşuların, Türk dünyası ve İslam ülkelerinin dış politika açısından önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Oktay, “Türk dış politikası işgalci ya da emperyalist değil, karşılıklı saygı, ortak fayda ve kazan-kazan anlayışına dayanmaktadır.” dedi.
Oktay, Türkiye’nin mevcut krizler karşısındaki yaklaşımının güvenlik, diplomasi ve stratejik dayanıklılık başlıkları altında şekillendiğini, krizler karşısında güvenliğini kararlılıkla koruyan, diplomatik çözümleri önceleyen ve stratejik dayanıklılığını güçlendirerek risklere karşı direnç geliştiren bir yaklaşım benimsendiğini dile getirdi.
Konuşmasının ardından Oktay, ASBÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gürol Baba moderatörlüğünde katılımcıların sorularını yanıtladı.
Uluslararası düzeyde mevcut kurumların etkilerini yitirmesi ve yeni kurumsal oluşumların gerçekleşme imkanı olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “dünya 5’ten büyüktür” sözünü anımsattı.
Oktay, bütün ülkelerin bir arada oturup konuşabileceği, sorunların değerlendirileceği, çözüm üretileceği ortak bir yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Afganistan ve Pakistan arasında çıkan çatışmaların İran’a yönelik saldırılarla bağlantılı olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Oktay, iki ülke arasındaki sorunların gün yüzüne çıkması ve savaşa dönüşmesinin İran ve bölgedeki gelişmelerle doğrudan alakalı olduğuna inandığını söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’da rejim değişikliği hedefini gerçekleştirme ihtimaline ilişkin soruya ise Oktay, bunun mümkün olmadığı şeklinde yanıt verdi.
Oktay, Türkiye’nin tüm bu ateş çemberi içinde güvenli liman olarak kalmayı başaran tek ülke olduğunu sözlerine ekledi.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise bölgesel krizlerin küresel dönüşüm ve güç dengeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim

Yer: Kastamonu! 9 öğrenci zehirlendi, işletme mühürlendi

Yer: Kastamonu! 9 öğrenci zehirlendi, işletme mühürlendi

İddiaya göre, Cide’de 9 öğrenci ilçe merkezinde faaliyet gösteren bir işletmede tavuk döner yedikten sonra mide bulantısı, ishal, kusma, karın ağrısı gibi şikayetler yaşamaya başladı. Okul idaresi tarafından Cide Devlet Hastanesine götürülen öğrencilerin ilk belirlemelere göre gıda zehirlenmesi yaşadığı tespit edildi. Öğrencilerin ifadeleri doğrultusunda Cide Kaymakamlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Cide Belediyesi tarafından inceleme başlatıldı. Ekipler tarafından öğrencilerin döner yediği işletmeden numune alındı. İşletme, tedbir amacıyla Cide Kaymakamlığının talimatıyla mühürlendi. Öğrenciler ise tedavilerinin adından taburcu edildi.
“ÖĞRENCİLERİMİZİN BEYANLARI ÜZERİNE İŞLETMEMİZ TEDBİR AMAÇLI GEÇİCİ OLARAK KAPATILDI”
Yaşanan olayın ardından açıklamada bulunan işletme sahibi Mücahit Hasan Ünlü, “Her zamankisi gibi işletmemizi yine saat 08.30’da açtık. Dışarıya giden 51 tane siparişimiz var. Bu polis memurlarının kayıtlarında da var, ifade de vereceğiz. Milli Eğitim Müdürlüğünde öğrenim gören 9 öğrencinin beyanı üzerine geçici bir zehirlenme yaşanmıştır ve öğrencilerimizin durumları şu anda çok şükür iyidir. Öğrencilerin farklı iş yerlerinden yedikleri yemeklerden de şüphelenildiği için şu anda bizim de bu konunun üzerine dönerimizden numune alındı. Geçici olarak işletmemiz mühürlendi. Şu anda işletmemiz kapalı, bizler de numune sonuçlarını bekliyoruz. 51 siparişimizin üzerinden bizler de diğer müşterilerimize de ulaştık, herhangi bir şikayet olmadığını gördük. Dükkanımıza zabıta ve İlçe Tarım Müdürlüğü’nden arkadaşlar gelip inceledi. Dükkanda olağan dışı, sağlıksız, tarihi geçmiş ürün bulunamadı. Öğrenciler sadece bizim işletmemizde değil, farklı yerlerde de yemek yemişler. Oralardan da numuneler alınmış. Şu anda araştırılıyor, fakat bizim işletmemiz tavuk döner üzerine olduğu için tedbir amaçlı 2-3 gün süreyle kapatıldı. Numunelerin raporu geldiğinde tekrardan işletmemiz açılacak” dedi.
Yedikleri dönerden zehirlendiklerini iddia eden öğrenciler ise, verdikleri ifadede saat 12.30 sularında yedikleri dönerden dolayı zehirlendiklerini ve okul müdürünün kendilerini hastaneye götürdüğünü söylediler.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Orta Doğu’da ‘kıyamet senaryosu’! İran dediğini yaparsa hangi ülke nasıl etkilenir?…

Sosyal bilimler alanında içeriklerin yer aldığı Enstitü Dijital platformu tanıtıldı

Sosyal bilimler alanında içeriklerin yer aldığı Enstitü Dijital platformu tanıtıldı

“Türkiye’nin Düşünce Ekranı” mottosuyla erişime açılan platform, “enstitudijital.org” web adresi üzerinden hayata geçirildi.
Türkiye’de düşünce üretimini güçlendirmeyi, akademik bilgiyi herkes için erişilebilir kılmayı ve sürdürülebilir bir dijital akademi oluşturmayı hedefleyen platform, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ndeki etkinlikle tanıtıldı.
İlginizi Çekebilir
Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan, tanıtım toplantısında yaptığı açılış konuşmasında, Enstitü Sosyal’in 2023 yılında sosyal bilimler için müşterek alan oluşturmak amacıyla bir düşünce kuruluşu olarak kurulduğunu, Enstitü Dijital’in ise son 1,5 senede yapılan çalışmalarla hayata geçirildiğini söyledi.
Türkiye’de sosyal bilimin özgünlükle ilgili kriz içerisinde olduğunu belirten Armağan, 20 yıldır bu alanda çalıştığını ve 50 ilde araştırmalar yaptığını ifade etti.
Bugüne kadar en gerçekçi sosyal bilim sorusunu 6 Şubat depremlerinden 15 gün sonra Adıyaman’da bir doktordan duyduğunu anlatan Armağan, şöyle konuştu:
“Hekim hanım, ‘Hocam sosyal bilim ne işe yarar?’ diye sordu. Ne diyeceğimi şaşırdım. Niye dedim böyle bir soru soruyorsunuz? Dedi ki, ‘Adıyaman’da o kadar büyük bir kaos oldu ki depremde 7 gün Adıyaman gibi bir sosyolojide ezan duymadık. 7’nci günde ne zaman ezan duyduk biz kendimize geldik.’ Bunun ne kadar önemli bir şey olduğunu hiçbir sosyal bilimci buraya geldiğinde söylemedi bize. Herhalde benim için en önemli derslerden bir tanesi oldu bu uyarı. Çünkü biz sosyal bilimciler ezber teorilerimizle sahaya çıkıyoruz ve özgün düşünemiyoruz. Toplumumuzun, insanımızın zenginliklerine çok odaklanamıyoruz.”

Armağan, Türkiye’nin çok zengin bir sosyolojik kültüre sahip olduğunu ancak dijital alanda sosyoloji konusunda Türkiye’ye özgü içerik bulmakta zorlandıklarını dile getirdi.
Yüzlerce içeriğe sahip Enstitü Dijital’in hizmete alınmasının gururunu yaşadığını ifade eden Armağan, platforma emeği geçenlere teşekkür etti.

“EN BÜYÜK ARZUMUZ ENSTİTÜ DİJİTAL’İN TOPLUMSAL HAYATIMIZI GÜÇLENDİRMESİ”
NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak da sosyal bilimler alanında yaşanan sıkışma halinden çıkış arayışının, bilginin sadece üretilmesi değil gerçek bir ihtiyaca karşılık gelmesi ve topluma mal edilmesi arzusunun Enstitü Dijital’e ilham olduğunu söyledi.
Sosyal bilimlerin bir derdinin olması gerektiğinin altını çizen Albayrak, toplumun sorularıyla işe başlamasının önemine dikkati çekti.
Enstitü Sosyal’in toplum ile toplumu dert edinenler arasında ortaklık kurmaya çalıştığını vurgulayan Albayrak, söz konusu platformun dijital içerik arşivi olmadığını, farklı ülkelerden, disiplinlerden ve farklı düşünen onlarca entelektüelin ortak bir dertle göz hizasında konuşabildiği bereketli bir muhit olduğunu kaydetti.
Albayrak, “En büyük arzumuz henüz ilk adımını atan Enstitü Dijital’in toplumsal hayatımızı güçlendirmesi, ülkemizin müşterek zeminini beslemesi, ortak sorunlara içeriden ve birlikte çözüm üretme kabiliyetimize katkı sağlaması.” dedi.
Hızlı değişim dönemlerinin toplumsal krizlere gebe olduğunu belirten Albayrak, “Bu platformun tarihin belki de en hızlı dönüşüm sürecinden geçtiğimiz şu dönemde hepimize kendi içinde sakince değerlendirme imkanı vermesini, hepimize ayrı ayrı iyi gelmesini ümit ediyoruz.” diye konuştu.

Sanatçı Şirin Pancaroğlu’nun “Köklerden Etkilere” başlığıyla Türk arp müziği dinletisi sunduğu program kapsamında, “Dijital Dünya Sosyal Bilimlerin Gelişimini Nasıl Etkileyecek?” başlıklı panel düzenlendi.
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatih Baha Aydın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Berktay ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu konuşma yaptı.
Enstitü Dijital tanıtım videosunun izlettirilmesi ve aile fotoğrafı çektirilmesi ile sona eren programa, İstanbul Valisi Davut Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Kurucusu Berat Albayrak da katıldı….

Adalet Bakanı Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Oğuz ile görüştü

Adalet Bakanı Gürlek, KKTC İçişleri Bakanı Oğuz ile görüştü

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Gürlek, kabulde yaptığı konuşmada, KKTC’ye uluslararası toplumun bağımsız, eşit egemen bir üyesi olarak hak ettiği yeri alması için gerekli desteği her zaman vereceklerini belirtti.
Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan KKTC’nin, Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nde gözlemci üye statüsü kazanması için de gerekli adımların atılmasını düşündüklerini aktaran Gürlek, dün ve bugün olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının her zaman yanında olduklarına vurguladı.
İlginizi Çekebilir
Gürlek, ortak tarih, dil, kültür ve kader birliğine vurgu yaparak, “Kıbrıs Türk halkının özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesine verdiğimiz destek de her zaman bizim ortak değerlerimizin yansımasıdır.” dedi.
İki ülke arasındaki adli işbirliği anlaşmasına dikkati çeken Gürlek, bu kapsamda suçluların iadesi ve KKTC’nin göndermiş olduğu taleplerin adli anlamda yerine getirilmesi için çalışacaklarını bildirdi.
“ADALET BAKANLIĞI OLARAK KATKI SUNMAYA HAZIRIZ”
Gürlek, hakim ve savcıların mesleki eğitimlerine ilişkin yapılan anlaşmaya da dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“İki ülke arasındaki gerek ortak değerlerin yükselmesi, gerekse işlerin tekrar pekiştirilmesi için hakim ve savcı adaylarının eğitilmesi konusunda gerekli adımları attık. Bu konuda her zaman destek veriyoruz. Kıbrıs’tan hakim, savcı arkadaşlarımız Türkiye Adalet Akademisi’ne eğitime gidiyor. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumu sistemimizde infaz hukuku anlamında önemli çalışmalar yaptık. İhtiyaç duyduğunuz konularda destek vermeye hazırız. Özellikle yargı kurumlarının kapasitesinin arttırılması için iş birliği anlamında elimizden geldiğince Adalet Bakanlığı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına katkı sunmaya hazırız. Bu görüşmelerin, iki ülke arasında gerek adli anlamdaki konularda iş birliğinin desteklenmesi gerekse kardeşlik hukukunun pekişmesi için faydalı olduğuna inanıyorum.”
KKTC Adli Müşavirinin görev süresinin tamamlandığını ve kısa zamanda yeni bir atama yapılacağını bildiren Gürlek, “Adli müşavirimiz 16 ülkede var. Kıbrıs adli müşavirliğine çok önem veriyoruz. Özellikle orada yaşayan vatandaşlarımız, adli konuların takibi ve iş birliği konusunda da çok faydalı olacağını düşünüyoruz. Kısa bir sürede de inşallah onun atamasını yapacağız. Bu da ikili ilişkilerimizi inşallah pekiştirecek.” değerlendirmesinde bulundu.
“ANA VATANIN GARANTÖRLÜĞÜ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”
KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da Gürlek’e teşekkür ederek, iki ülke arasındaki iş birliğinin her alanda devam etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bakan Oğuz, içinde bulundukları coğrafyada ana vatan Türkiye’nin garantörlüğünün önemine vurgu yaptı.
1960 Garanti Anlaşması’nı imzalayanları yad eden Oğuz, “Öyle güzel bir anlaşma yapmışlar ki bugün dünya dahil iç cephe bunu kaldırmaya uğraşıyor. Ama o anlaşma ki bugün Türkiye’nin adadaki varlığını ve garantörlüğünü sağlıyor. Kıbrıs Türk halkı olarak ana vatanın garantörlüğü kırmızı çizgimizdir. Bu tarih boyunca böyle kalacaktır.” diye konuştu.
“TÜRKİYE HER ZAMAN YANIMIZDA”
Oğuz, Türkiye’nin her alanda KKTC’nin tanınmasında çok büyük katkılar sunduğunun altını çizerek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 4 defa üst üste bütün dünyaya KKTC’yi tanıyın demesi izolasyonlar altında kalan bir KKTC’nin tanınması yönünde çok büyük bir adımdır.” dedi.
Ambargolar altındaki bir devletin dış ilişkiler yapmasının önemine değinen Oğuz, “KKTC’nin tanınırlığının arttırılması, uluslararası ilişkilerde çok önemli bir boyuttur. Türkiye her zaman yanımızdadır. Biz bu şekilde bakıyoruz ve anlamlı buluyoruz.” ifadesini kullandı.
Orta Doğu’da ‘kıyamet senaryosu’! İran dediğini yaparsa hangi ülke nasıl etkilenir?
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim…

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim

Ünlülere yönelik yürütülen ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Orman ifadesinde, “Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye’de devam ettirdim. Son olarak da her ikisi de Koç Üniversitesi’nden mezun oldu. 58 yaşındayım. Benim yukarıdaki ifadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. İş hayatı haricinde sadece ailem ile vakit geçiririm. Gözaltına alınma sürecinde polisler evime geldiklerinde kendilerine yardımcı olmak için telefon ve şifresini kendi rızam ile paylaştım” dedi.
İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ünlülere yönelik yürütülen ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
‘İKİMİZDE SAĞLIKLI YAŞAMA ÖNEM VERMEKTEYİZ’
Soruşturma kapsamında G.C. isimli kişinin ifadesinde Fikret Orman isimli kişinin uyuşturucu madde kullandığını çevremdeki kadınlardan duyuyordum. Onur Y. isimli kişi, kadınlara söylerdi şeklindeki beyanı sorulan Orman ifadesinde, “Onur Y. isimli kişinin de kim olduğunu bilmiyorum. Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir kişi ile tanışmadım. G.C. İsimli kişinin de kim olduğu konusunda herhangi bir fikrim bulunmamaktadır. Güzide Duran ile 2021 yılı mayıs ayından beri birlikteyiz. Bu zaman zarfında kendisinin de uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığını görmedim. Aksine ikimizde sağlıklı yaşama önem vermekteyiz” dedi.
‘POLİSLER EVİME GELDİKLERİNDE TELEFON ŞİFRESİNİ KENDİ RIZAM İLE PAYLAŞTIM’
Orman İfadesinde, “Adli Tıp Kurumu’na gerekli testleri verdim. Zira test sonuçları çıktığında bu anlatılan ifadelerin ve olayların hayal ürünü olduğu ortaya çıkacaktır. Hakkımda verilen ifadelerin tamamen hayal ürünü olduğu ve bana bu şekilde itibar suikasti yapıldığını düşünüyorum. Hakkımda beyan veren şahısların kim olduklarını bilmemekle beraber kendi menfaatleri veya başka bir amaçla böyle yalan beyanlarda bulunmuş olabilirler. Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadım. Hatta yukarıda da belirtmiş olduğum üzere görmedim ve yanımda da kimse kullanmadı. Ben sağlıklı yaşama önem veririm. sporun içinde de bulundum. Yıllarca başkanlık görevinde de bulundum. Benim Türkiye’de Tekirdağ Çorlu, Bursa, Aksaray, Gemlik, Bodrum, Konya’da üretim tesislerim ve çeşitli işyerlerim mevcuttur. Yine yurtdışında Meksika, İngiltere ve Hindistan’da sanayicilik yaptığımdan dolayı üretim tesislerim ve çeşitli şirketlerim mevcuttur. Bundan dolayı da çok yoğun bir iş hayatım bulunmaktadır. Bundan dolayı da çok fazla seyahat etmekteyim. Örneğin Meksika’da ki iş yerlerime gittim ve pazartesi günü ABD üzerinden Türkiye’ye dönüş yaptım. 2 çocuk babasıyım. Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye’de devam ettirdim. Son olarak da her ikisi de Koç Üniversitesi’nden mezun oldu. 58 yaşındayım. Benim yukarıdaki ifadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. İş hayatı haricinde sadece ailem ile vakit geçiririm. Gözaltına alınma sürecinde polisler evime geldiklerinde kendilerine yardımcı olmak için telefon ve şifresini kendi rızam ile paylaştım. Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır” dedi.
BURAK ELMAS: İDDİALAR ASILSIZDIR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ünlülere yönelik yürütülen ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında tanık D.A.’nın Burak Elmas farklı bir kaç kadınla cinsel ilişki yaşadı, beni buraya Derya isimli aracı davet etti parayı herkese nakit bir şekilde dağıttı, uyuşturucu madde kokain kullanıldığını net bir şekilde gördüm şeklindeki beyanı sorulan Elmas ifadesinde, “Ben söz konusu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu ve fuhuş iddiası asılsızdır. Derya isimli şahsı tanımam. Suçlamayı kabul etmiyorum. İfadeyle ilgili söyleyeceğim bunlardan ibarettir. Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım, tanımadığım kişiler, suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum” dedi.
‘BİR NEFES YANLIŞLIKLA ÇEKMİŞ OLDUM’
Didem Soydan ifadesinde, “Ben hayatımın hiç bir döneminde uyuşturucu kullanmadım ancak ben pandemiden bu yana doğal sigara tütünü kullanmaya başladım ara ara tütün içerim, yaklaşık 20 gün önce yani 9 Mart 2026 tarihinde Fransa’ya bir defile için gittiğimde defile sonrasında diğer manken arkadaşlara tütünlerinin olup olmadığını sordum, arkadaşlarımdan birisi elindeki sarılı sigarayı bana uzattı ben bundan bir sefer çektim ve bunun tütün olmadığını anladım, bunun üzerine hemen yabancı uyruklu manken arkadaşıma dönerek istediğim şeyin bu olmadığını söyledim, sanırım bu arkadaşımın elindeki şey ‘Esrar’dı, ancak ben hayatımda kullanmadığım için bilmiyorum, bunun dışında herhangi bir uyuşturucu içmişliğim olmamıştır. Dediğim gibi eğer anlattığım olaydaki madde uyuşturucu ise burada bir nefes yanlışlıkla çekmiş oldum” dedi.
‘KENDİ RIZAM İLE VERMİŞ OLDUĞUM TELEFONUM İNCELENDİĞİNDE DURUM ORTAYA ÇIKACAKTIR’
Soydan ifadesinde, “Hakkımda uyuşturucu madde kullandığım söylenmiş ise de, ben uyuşturucu madde kullanmadığımı yukarıda açıkladım, benim ifadede geçen diğer olaylarla ilgili bir bilgim yoktur, ifade de geçen bu isimlerin uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyorum, zaten anladığım kadarıyla bu şahsın beyanı da doğrudan bir görgü değil bir duyuma dayalıdır, nitekim HTS kayıtları, yine BAZ kayıtlarından konum bilgileri ayrıca kendi rızam ile vermiş olduğum telefonum incelendiğinde durum ortaya çıkacaktır. Son olarak suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu madde kullanmadım” dedi.
Uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan ünlü isimlerle ilgili karar
Hark’ta askeri hazırlık! İran, olası saldırı için harekete geçti: ‘ABD askerlerinin ölümüne yol açacak sistem’…

Gelen cezayı görünce bunalıma girdi! Motorunu ateşe verdi: Sıfırı zaten 50 bin TL

Gelen cezayı görünce bunalıma girdi! Motorunu ateşe verdi: Sıfırı zaten 50 bin TL

Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi’nde oturan Mehmet Öztürk, alışveriş merkezi önünde sabit duran motoruna ehliyet ve vizesi olmadığı için 203 bin 965 TL ceza kesildi. Araba parçasına trafik cezası yiyen vatandaş duruma tepki göstererek motorunu ateşe verdi.
İlginizi Çekebilir
Motoruna park halinde iken 203 bin 965 TL trafik cezası yiyen vatandaş araba parasına ceza yediğini belirterek, “Durduğu yerde motoruma 203 bin 965 lira ceza yedim. Motorun üstünde yakalanmadım, ya da çevirmeye girmedim, herhangi bir olay anında giriş yaptığım bir yer yok. Drone’dan izleme ile motorla park ettiğim halde geldi polisler arkamdan, ehliyetim olmadığı için 203 bin lira ceza yazdı. Hatta küsuratı var, 204 bin lira ödeyemezdim bu parayı, 203 bin olarak ödeyeceğiz. Gerçi indirim de var yüzde 20 ödeyeceğiz. Asgari ücret çalışan birisi olaraktan. Bu ceza ödemem için en az bir sene geçmesi gerekiyor. Sonuçta evliyim, torun sahibiyim. Evimi bakmak zorundayım. Ama bu şekildeyken bu cezayı yedim. İtiraz ediyorum, itirazlar içinde bulundum. Cezadan dolayı.

“MOTORUN SIFIRINI ALMIŞ OLSAK 50 BİN LİRA”
Öztürk, “Yani benim kullanmış olduğum motorun maliyeti sıfırını almış olsak bugün 50 bin lira. Ama yediğim ceza 204 bin lira. Yani onun için gerekenlerin yapılmasını istiyorum. Ya da itirazlarım ne kadar gider, ne yapılabilir, arkasında duracağım ve koşturmak da istiyorum. Bunalıma girdim nasıl ödeyeceğim ben bu cezayı? Ben iki tane çocuk besliyorum. İki tane torunum var. Bakmakla yükümlü olduğum bir evim var. Nasıl çıkacağım bu işin içinden? Hani elektriğim, suyum, doğalgazım, telefonum, yani şahsi giderlerim. Hani nasıl ödenir yani 203 kusurları bir ceza. Yani şu anda en basit bir araba almaya kalksam bu para. Araba parasına ceza ödeyeceğim. Sonuç belli. Ödenecek, bekleyecek, faiz üstüne faiz binecek, faiz üstüne faiz binecek. Artık sonra icra gelecek. Bu şekilde devam edip gideceğiz diye düşünüyorum” dedi.
1 liraya ikna etti, 20 milyon dolarını çarptı! İş insanı Leyla Alaton’a büyük şok
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması! İlk karar çıktı…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino sitelerimarsbahis1winmadridbetKingroyalbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibomcasibompadişahbetbetsmovecasibomperabetbullbahisbetvolepadişahbetcasibomcasibomtaraftarium24casibommatadorbetbahis forumsonbahismatadorbetbetciocasibominterbahismatbet güncel girişsekabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetkumar sitelerivdcasino giriştambet girişmatbetmatbet girişvdcasino girişimajbetbetparkgrandpashabettambetmarsbahis giriş güncelpalacebetjojobet girişjojobetmersobahiscasinomilyoncasinoroyalpalacebet1winromabetgameofbetcratosroyalbetgameofbetgrandpashabet girişmarsbahissekabetmarsbahisgrandpashabetvdcasinonesinecasinosonbahiscashwinbetbeysonbahisromabet güncel girişbetgitgameofbetromabetradissonbet resmi girişromabetgameofbetgameofbetcratosroyalbetgrandpashabetmatbetqueenbetMarsbahisjojobetslotbarGrandpashabetbetsatyakabetmeritkingmarsbahis girişbetplaymarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerbetcioJojobetJojobetCasibomCasibomMarsbahisJojobetcasibom girişJojobetJojobetJojobetCasibomCasibombahiscasinocasinoperKingroyaljojobetpalacebet girişBetwoonextrabetextrabetgalabetHoliganbetstonebahisholiganbetcasino apinesinecasino