BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1554 0,10%
EURO
55,9408 -0,70%
GRAM ALTIN
6.546,93 -0,74%
BITCOIN
75.686,00 -0,06%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,64 -0,11%
GBP/TRY
67,0206 -0,78%
EUR/USD
1,1146 -0,65%
BRENT PETROL
96,24 -1,16%
ÇEYREK ALTIN
10.704,24 -0,74%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
11 °

Son Yazılarım

SON DAKİKA HABERİ: AK Parti'den erken seçim çağrılarına yanıt! Erken seçim olacak mı, seçim ne zaman?

SON DAKİKA HABERİ: AK Parti’den erken seçim çağrılarına yanıt! Erken seçim olacak mı, seçim ne zaman?

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Türkiye Basın Federasyonu’nun Anadolu Sohbetleri programında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ala, parti devleti eleştirilerine yönelik soru üzerine, Türkiye’nin geçmişte parti devleti dönemini yaşadığını söyledi.
İlginizi Çekebilir
Ala, attıkları her adımla daha öncekine göre siyasetin alanını genişlettiklerini vurgulayarak, “Bugün siyasetin garantili hale gelmiş olmasını sağlamasaydık rahat rahat anayasa tartışması bile yapamazdık. Şimdi halktan başka kimsenin güçlü bir biçimde bir şeye engel olmak veya kabul etmesinin imkanı yok. Partiler konuşuyorlar. Bu retorikten kurtulmamız lazım. Biz ideal olanla kıyaslıyoruz kendimizi. İdeal olanla kıyasladığımızda yapacak çok işimiz var. Ama eskiden olanla kıyasladığımızda çok mesafe aldık. Bugün CHP’nin ya da partilerin Meclis’te konuştuklarına bakın. Meclis işliyor, kurumlar işliyor, kurallar işliyor. Eksik gediği de biz söylüyoruz. Biz önce altyapıyı, fiziki altyapıyı yaptık, otobanları yaptık, bölünmüş yolları yaptık, Marmaray’ı, Avrasya’yı, 3’üncü köprüyü, havaalanlarını, üniversiteleri yaptık, ekonomiyi 3 bin 500 dolarlardan 18 bin dolarlara kişi başına çıkardık. Daha da yapılacak çok iş var. Şimdi de ‘siyasi otobanlar yapalım’ diyoruz. Siyasi otobanı da muhalefetle yapalım istiyoruz” dedi.
‘SİYASETE MÜDAHALE İMKANLARI KALDIRILMALI’
Ala, yeni anayasa için başlattıkları çalışmanın ilk bölümünü tamamladıklarını söyleyerek, “Siyasetçi tahminle talebi bir arada söyler. Politikaları ortaya koyarsanız, gerçekleştirmek için çaba sarf edersiniz. Biz partileri katkı sunmaya davet ediyoruz. ‘Gelin bir masa etrafında buluşalım, ülkenin temel sorunlarını konuşalım’ diyoruz. Bizim olmazsa olmazımız bu ülkeyi siyasetin yönetmesidir. Artık daha önce Türkiye’de yaşanmışlıkların meselasının bile konuşulmamasıdır. Artık bu ülkede siyasete müdahalenin ihtimalinin bile konuşulmamasıdır. Bu anayasada da siyasete müdahale imkanlarının tamamının ortadan kaldırılması lazım. Siyaset kurumsallaşsın, partiler bir araya gelsin, neye itiraz ediyorlarsa etsinler, masada neye tamam diyorlarsa desinler. Önce yöntemde anlaşmalıyız, içeriği konuşmadan önce” diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKINIMIZ MECLİS KARAR ALDIĞINDA ADAY OLABİLİYOR’
Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin soru üzerine, “Cumhurbaşkanımız mevcut durumda Meclis karar aldığında tekrar aday olabiliyor. Bu mevcut anayasada var. Dolayısıyla bizim bu konuda bir tartışmaya ihtiyacımız yok. Biz de Cumhur İttifakımız da Sayın Bahçeli de milletimiz de böyle bir konjonktürde Sayın Cumhurbaşkanımızın bir dönem daha Türkiye’nin liderliğini üstlenmesinin sadece bizim değil bölgenin de lehine sonuç üreteceği konusunda hemfikir. Meclisimizin prosedürü belli, milletimizin desteği belli, içinde bulunduğumuz şartların da ortaya koyduğu ihtiyaç ortada. Cumhurbaşkanımız da ülkenin ihtiyaç duyduğu bir hizmette geri kalmaz, geri durmaz. Etrafımız yangın çemberi. Ve ülkemiz bir istikrar adası olarak devam ediyor yoluna. Ve burada da liderler diplomasisi uluslararası kurumların bu kadar zayıf olduğu ortamda çok ön plana çıktı. Liderler diplomasisinin çok ön plana çıktığı bir konjonktürde de Cumhurbaşkanımızın iş tutuş tarzı, diplomatik politikaları çok öne çıktı” dedi.
‘AK PARTİ YİNE BİRİNCİ PARTİ’
Ala, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim çağrısına ilişkin, “Şu ada bizim gündemimizde bir seçim yok. Normal aldığı seçimi ne yapmış ki seçimde ne yapacak. Belediyelerde seçildi. Bir tane Türkiye çapında örnek alınabilecek bir belediye uygulaması var mı? Yahut da Türkiye’nin ‘işte budur’ dediği genel merkezin ortaya koyduğu proje, fikir var mı? Bunlar zaten yok. Bir kere daha siyaset yapamamak için, hizmet üretememek için millete gitmenin anlamı yok. Süresi geldiğinde gidilecek zaten. Millet de bunu görüyor. Araştırmalardan görüyoruz. AK Parti yine birinci parti olarak yoluna devam ediyor, CHP de eski haline döndü. Bundan önce İSKİ skandalı vardı, şimdi Ekosistem skandalı ortaya çıktı. Sadece skandal üretiyor yerel iktidarda CHP. Merkezi yönetime gelince de bir çölleşme söz konusu, politik çölleşme. Hiçbir politika üretmiyorlar” diye konuştu.
‘ONLAR SAHİP ÇIKIYORLAR’
Sadece CHP’li belediyelerin üzerine gidildiği iddialarına ilişkin de Ala, Aydın ve Adapazarı örneklerini vererek, “Bizimle ilgili bir haber çıktığında 24 saat geçtiğinde disipline sevk ediliyor, soruşturma açılıyor. Bunlar önce sahipleniyorlar. Hangi parti kendisine mensup insanların suç işlemeyeceğini garanti edebilir. Ama soruşturma, inceleme yapacağını, hesap soracağını garanti edebilir. AK Parti bunu yapıyor. Bizim insanlarımız da suç işleyebilir. İşleyene hemen soruşturma açıyoruz, inceleme başlatıyoruz, disipline sevk ediyoruz. Ama onlar hemen sahipleniyorlar, ne yapacaklarını şaşırıyorlar; çünkü iç içe geçmişlik var. Bir kısım yerlerde sistematik yolsuzluk düzeni kurulmuş. Bu doğru değil. Bu siyaseti topyekun zayıflatır” değerlendirmesinde bulundu.
‘BU İŞ BİTECEK’
Efkan Ala, Terörsüz Türkiye sürecinin de öngördükleri şekilde devam ettiğini belirterek, “Bu konuda aksama olmaksızın sürecin devam ettiğini söyleyebilirim. Geldiğimiz noktada güvenlik birimlerimiz, istihbarat birimlerimiz çalışmalarını sürdürüyor, görüşmelerini yapıyor. Çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak mevzuat ihtiyacını getirecek Meclisimze, ilgili mekanizmalara, idaremize orada değerlendirilecek. Orada da irade kararlılığı var, yapılacak. Sonuçta bu iş bitecek” diye konuştu.

Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözü önünde öldüren katilin savunması ortaya çıktı: Hedef gözetmedim…

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklulara yönelik olumsuz koşullar bulunduğu iddialarını yalanladı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklulara yönelik olumsuz koşullar bulunduğu iddialarını yalanladı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşmasında söz alan bir sanığın beyanına dayanılarak, “Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan duruşma salonlarında devam eden yargılamalarda, tutuklulara yemek ve su verilmediği, nezarethanelerin pislik içinde olduğu, işkence yapıldığı, jiletle kesilmiş peynirle sandviç verildiği, oturulan yerlerin çok kötü durumda olduğu” yönünde gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar yapıldığının görüldüğü belirtildi.
Açıklamada, başsavcılığın görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bulunan duruşma salonlarının, taraf sayısı fazla olan ve güvenlik riski taşıyan dava dosyalarının duruşmalarında yoğun şekilde kullanıldığı kaydedildi.
İlginizi Çekebilir
Duruşma salonlarının bulunduğu binada 1208 metrekare alanda 3 erkek, 3 kadın olmak üzere 6 adet toplam 300 kişi kapasiteli nezarethane bulunduğu aktarılan açıklamada, bu alanda daimi olarak 2 infaz koruma memuru ve duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre 10 ila 200 arası jandarma personelinin görev yaptığı bildirildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Alanın temizliği cezaevi idaresince düzenli olarak yapılmakta olup, duruşmaya katılacak tutuklu sayısına göre günlük kumanya ve su temin edilmektedir. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan değerlendirme neticesinde duruşma saatlerine bağlı olarak, tutukluların akşam öğününün, kampüs genel yemekhanesinden temin edilen sıcak yemek ile verilmesi uygulamasına başlanılmıştır. Öte taraftan birden fazla mahkemenin Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki salonlarda yürüttüğü yargılamalarda, çakışan duruşma tarihlerine, sanık sayılarına ve mahkemece verilecek öğle arası sürelerine bağlı olarak, öğle öğününde de hazır kumanya yerine sıcak yemek verilmesi planlanmıştır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gündemimizde erken ya da ara seçim yok
ABD-İsrail-İran savaşının 38. günü! Tahran görüntüleri paylaştı: İşte ABD’lilerden geriye kalanlar…

Bolu Belediyesinde 'irtikap' operasyonu: Serbest bırakılan 3 isim savcılığın itirazıyla tutuklandı

Bolu Belediyesinde ‘irtikap’ operasyonu: Serbest bırakılan 3 isim savcılığın itirazıyla tutuklandı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat’ta başlatılan soruşturma kapsamında dün gözaltına alınan Belediye Meclisi üyesi C.T, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A. ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı A.S’nin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.
İlginizi Çekebilir
Adliyeye getirilen zanlılar, savcılık ifadesinin ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğine sevk edildi. 3 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının, nöbetçi mahkemenin kararına itiraz etmesi üzerine 3 şüpheli jandarma ekiplerince yeniden gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.
Belediye Meclisi üyesi C.T, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A. ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı A.S, 4. Asliye Ceza Mahkemesince tutuklandı.

Altında ‘cehennem’ senaryosu! Orta Doğu’da çember daralıyor
NE OLMUŞTU?
Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat’ta “irtikap” operasyonu düzenlenmiş, Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali Hizmetler Müdürü N.A, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı A.S, Belediye Meclisi üyeleri H.E.S, B.Ö. ve C.G, eski Zabıta Müdürü H.Y, eski İnsan Kaynakları Müdürü ve mevcut İtfaiye Müdürü M.A, eski Yazı İşleri Müdürü T.A, eski Belediye Meclisi üyesi ve Bolu Bel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı E.T, İmar Müdürü S.P. ile imar müdürlüğü personeli Y.B. gözaltına alınmıştı.
Tanju Özcan ile Süleyman Can tutuklanmış, diğer 11 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Özcan, İçişleri Bakanlığınca görevinden uzaklaştırılmıştı.
Soruşturma kapsamında dün, Belediye Meclisi üyesi C.T’nin yanı sıra daha önce adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A. ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı A.S. yeniden gözaltına alınmış, jandarma tarafından belediye binasında ve zanlıların ev, iş yeri ve araçlarında da arama yapılmıştı.
Antalya’daki teleferik kazasında yeni gelişme! Bilirkişi raporu: 5 sanık birinci derecede kusurlu…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gündemimizde erken ya da ara seçim yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gündemimizde erken ya da ara seçim yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları…
Bize kimse gündem dayatamaz. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarındaerken ya da ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. Bölgemizde krizler, çatışmalar ve büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz var: Ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeği büyütmek.
Bunun dışındaki her tartışmayı boş ve gereksiz görüyoruz. Biz boş tartışmalarla değil, iş yapma, hizmet üretme ve milletimize fayda sağlama derdindeyiz. Kaynakları yatırıma, üretime ve kalkınmaya harcamak yerine usulsüz şekilde kullananlarla da hukuk çerçevesinde mücadele etmeye devam ediyoruz.
“MUHALEFETİN ‘İSRAF’ DEDİĞİ YATIRIMLAR TÜRKİYE’Yİ AVANTAJLI KONUMA GETİRDİ”
27 Mart Cuma günü İstanbul’da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye’de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden, toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye’nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi.
İlginizi Çekebilir
Muhalefetin “israf” diyerek, “ne gerek var” diyerek kötülediği yatırımlarımızın bugün Türkiye’yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getirdiğini görüyoruz. Türkiye’nin, uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.
Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz, sıradan bir geçiş olmanın ötesinde, dünyadaki petrolün yüzde 20’sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır.
Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçmektedir. Yani Hürmüz’ün kapanması yalnızca bir sektörü değil; enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsmıştır.
“TÜRKİYE KARAMSAR TABLONUN DIŞINDADIR”
Mesela Avrupa’nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar artmıştır. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetmiştir. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır.
“ENERJİDE KAYNAK ÜLKE ÇEŞİTLENDİRME POLİTİKASININ DEĞERİ ANLAŞILMAKTADIR”
Ülkenin Basra’dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir enerji tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10’luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın, bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılmaktadır.
Gübre ve ham madde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transferini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız.
“HAVACILIK, DENİZCİLİK VE KARAYOLU TARAFINDA ÖNLEMLERİMİZ ALDIK”
Yine sivil havacılık, denizcilik ve karayolu tarafında da önlemlerimizi aldık. Aziz milletim, biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın millî gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, merkez bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız.
“EŞEL MOBİL SİSTEMİNİ DEVREYE ALDIK”
Bunlara ilaveten, krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. Savaşın başlamasından sadece beş gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet, eşel mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu.
Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz, üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz.
Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum.
ENFLASYON PROGRAMINDA DEĞİŞİKLİK YOK
Enflasyon programımızda da herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İstihdam artıyor.
Türkiye, stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi ile ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık.
Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye’nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazıldı. Enerji nakil hatlarında daha güvenli alternatifler konuşulmaya başlandı. Talimatlarımız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmaktadır.
TÜRKİYE 5G TEKNOLOJİSİYLE BULUŞTU
Türkiye, nisan ayına 5G teknolojisiyle buluşmanın gururuyla girdi. Hatırlarsanız 5G’nin hazırlıklarını bundan 10 yıl önce, 2016’da başlatmış, 2018’de ilk testlerimizi yapmıştık. 2019’dan sonra Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve çeşitli alanlarda denemeler gerçekleştirdik. 10 yıllık dönemde, yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezimizde hizmete aldığımız 5G’yi, inşallah iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime kadar birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak 5G teknolojisinin tekrar hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz.
“İSRAİL SAVAŞI SONLANDIRMAYA DÖNÜK GİRİŞİMLERİ BALTALAMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Kıymetli vatandaşlarım, 28 Şubat’ta başlayan savaş, diplomatik çabalara rağmen maalesef can almaya, can yakmaya devam ediyor. İsrail hükümeti, savaşı sonlandırmaya dönük her türlü girişimi baltalamayı sürdürüyor. Bunun yanında İsrail, Mescid-i Aksa’yı kapalı tutarak, Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezası getirerek, Lübnan’daki işgalini genişleterek ve komşusu Suriye’yi sürekli taciz ederek gerilimden beslenen bir ülke olduğunu kendi eylemleriyle tescil ve teyit ediyor.
ABD-İsrail-İran savaşının 38. günü! Tahran görüntüleri paylaştı: İşte ABD’lilerden geriye kalanlar
Bugün bir defa çok açık söylemek durumundayız: Biz tarih boyunca olduğu gibi bugün de çatışmanın, şiddetin ve zulmün değil; hakkın, hukukun, sulhun ve istikrarın tarafındayız. Hemen yanı başımızdaki bir ülkede ateş varken, çatışma ve yıkım varken, siviller ve sivil altyapı hedef alınırken biz buna asla kayıtsız kalamayız. 14 asırdır aynı kıbleye yöneldiğimiz kardeşlerimiz sıkıntı içindeyken biz kendimizi rahat hissedemeyiz.
Türkiye olarak İran’ı ve Körfez’i etkileyen bu savaşın ilk gününden beri kardeşlik hukukumuzun gereklerini en güzel şekilde yerine getirdik. Kim yaparsa yapsın, doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmedik. Savaş uzadıkça yangının başka ülkelere de sirayet edebileceğine dikkat çektik. Çatışmaların 38. günü geride kalırken, bölgemiz adına aynı endişeleri taşımaya maalesef devam ediyoruz.
Artan riskler karşısında Cumhurbaşkanı olarak şahsım bir taraftan, bakan arkadaşlarımız diğer taraftan diplomatik temaslarımızı hızlandırdık. Silahların susması ve müzakereye alan açılması için, eğer iğne ucu kadar şans varsa bunu değerlendirmenin samimi gayreti içindeyiz. Temennimiz, bu hukuksuz, anlamsız, gayrimeşru ve tüm insanlık için son derece maliyetli savaşın bir an evvel sona ermesidir.
Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hâle geldiği kritik günlerden geçiyoruz. Türkiye olarak barış için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Burada şunu da hatırlatmak istiyorum: Atalarımızın ifadesiyle gün olur, devran döner. Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna bugün barışı dinamitleyenler, yarın kendilerinin de barışa, adalete ve hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur.
İşte en son Adolf Hitler, bir türlü dizginleyemediği ihtiraslarının kurbanı olmuş; hem kendine, hem halkına, hem de dünyaya büyük acılar yaşatmıştır. Bugün Hitler’in izinden gidenler sadece insanlığa karşı değil, kendi vatandaşlarına karşı da benzer bir zulüm uygulamaktadır. Uluslararası toplumun artık bu gidişe bir dur demesinin vakti gelmiştir.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Biz, kendi insanımızla ve kardeşlerimizle birlikte bölgedeki tüm halklar için barış istemeye, barış için çabalamaya inşallah devam edeceğiz.
Değerli basın mensupları, gerek dünyanın gidişatı gerekse bölgemizdeki gelişmeler, ülkemizde iç cephemizi tahkim etmek, huzur, güvenlik ve kardeşliği güçlendirmek amacıyla başlattığımız “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemini göstermiştir. Başarısı için üzerinde titrediğimiz süreç, 17 aylık zaman diliminde hamdolsun birçok kritik eşiği aşmış, direnç testlerinden güçlenerek çıkmıştır.
Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonumuz, uzlaşı ruhuyla kaleme aldığı ve onayladığı nihai raporuyla sürece ufuk çizmiştir. Siyaset kurumunda, sürecin sağduyuyla ve uzlaşı temelinde yürütülmesi noktasında genel bir mutabakat oluşmuştur.
Yeni tuzaklar üretilmek istendiği bu dönemde oynanan oyunları ancak “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” vizyonunun temsil ettiği değerlerle etkisiz hâle getirebiliriz. Siyasi parti gruplarının da meseleye bu zaviyeden yaklaşmaları, küçük hesapların peşine takılmak yerine ülkeye ve millete katkı sunmalarını bekliyorum.
Bu hassas günlerde söz söyleyen herkesin dikkatli olması gerektiğinin; bu ülkede kardeşliği perçinleyen, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, sürecin yükünü azaltan yapıcı bir üslupla hareket edilmesi gerektiğinin altını tekrar önemle çizmek istiyorum. İktidar ve ittifak olarak biz, omuzlarımızdaki sorumluluğun idraki içinde, büyük devlet vizyonumuza yakışır biçimde süreci istikrarlı şekilde yönetiyoruz.
Şunu hiçbir vatandaşımız unutmamalıdır ki; bizler Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Alevi’si ve Sünni’siyle 86 milyon olarak hep beraber büyük bir aileyiz. Hepimiz tarihin en zor zamanlarında acıları birlikte göğüslemiş, birlikte beka mücadelesi vermiş, kanları birbirine karışmış bir milletin evlatlarıyız. İçinde bulunduğumuz günlerde birlik ve beraberliğimizi ne kadar sağlam tutarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz.
Ama iç kalemizin duvarlarında bir gedik açılmasına müsaade edersek, başka ülkelerin yaşadığı sıkıntılarla Allah korusun biz de karşılaşırız. Rabbim birlik ve dayanışmamızı muhafaza eylesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü fitneden korusun diyorum. Diliyor ve umuyoruz ki sürecin sonunda kazanan tüm Türkiye olsun, barut kokusuna boğulmuş bölgemiz olsun, tüm kardeş halklar olsun.
KANSER HAFTASI’NI HATIRLATTI
Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce, 1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle erken teşhisin önemine dikkat çekmek istiyorum. Biliyorsunuz, dünyada pek az örneği olan bir uygulamayla ülkemizde kanser taramalarını tamamen ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı.
Erken evrede kanser teşhisi konulan vatandaşlarımızın tedavilerine vakit kaybetmeksizin başlandı. Erken tanı sayesinde 28 bin vatandaşımız, cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan hamdolsun sağlığına tekrar kavuştu. Özellikle risk grubundaki vatandaşlarımızdan kanser taraması yaptırmayı ihmal etmemelerini rica ediyoruz.
İnsanlığın en uzak yolculuğu! Artemis II mürettebatı, Ay’ın çekim alanına girdi
Tahran eli boş dönmedi! ABD’nin İran’daki pilotu kurtarma operasyonun maliyeti belli oldu…

Antalya'daki teleferik kazasında yeni gelişme! Bilirkişi raporu: 5 sanık birinci derecede kusurlu

Antalya’daki teleferik kazasında yeni gelişme! Bilirkişi raporu: 5 sanık birinci derecede kusurlu

Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin hazırlanan ek bilirkişi raporunda 5 sanık birinci derecede kusurlu gösterildi.
EK RAPOR HAZIRLANDI
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuksuz yargılanan sanıklar Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ahmet Buğra S, Serkan Y, Serdar T, Suphi K, Okan E, Aziz A, Hüseyin A, Özgür E, Kazım K, Edip Kemal B. ve Orhan K. hakkında kusur oranlarına ilişkin Orta Doğu Teknik Üniversitesinden istenen ek rapor hazırlandı.
İlginizi Çekebilir
‘İŞ KAZASI DEĞİL KAZA’
Mahkemeye sunulan raporun sonuç kısmında, çalışanın yaralanmadığı veya ölmediği için olayın iş kazası olarak değil “kaza” olarak değerlendirildiği belirtildi.
‘BAŞKAN KOCAGÖZ’ÜN KAZADAKİ SORUMLULUK DURUMU DEĞERLENDİRİLMELİ’
Sanıklardan Mesut Kocagöz’ün meydana gelen kazadan 4 ay 15 gün önce ANET Yönetim Kurulu Başkanlığından ayrıldığı, dava dosyasındaki belgelere göre kaza tarihinde herhangi bir resmi görevinin olmadığı belirtilen raporda, idare olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle kaza tarihinden öncesinde sorumluluğunun kazaya etkisinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Raporda kaza tarihinde Ahmet Buğra S’nin ANET Genel Müdür Vekili olması, Serdar T’nin Mega Tower Şirket sahibi olması, Özgür E’nin şirketin makine bakım şefi olması, Serkan Y’nin de şirketin işletme operatörü ve otomasyon şefi olması, Okan E’nin de tesisin teknik sorumlusu olması nedeniyle birinci derecede sorumlu oldukları ifade edildi.
Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete
Sanıklardan Edip Kemal B’nin ANET Yönetim Kurulu Başkanı olması nedeniyle asıl işveren olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle ikinci dereceden sorumlu olduğu kaydedildi.
Sanıklardan Suphi K. ve Kazım K’nin kazayla ilgili direkt bir hatalarının olduğuna dair bir bilgi ve belge olmaması nedeniyle kusurlarının bulunmadığı belirtilen raporda, sanıklar Hüseyin A. ve Aziz A’nın da görev tanımları nedeniyle kusurlarının olmadığı bildirildi.
ABD-İsrail-İran savaşının 38. günü! Tahran görüntüleri paylaştı: İşte ABD’lilerden geriye kalanlar
KAZA VE ADLİ SÜREÇ
Sarısu mevkisindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen kazada parçalanan kabinden düşen 1 kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabindeki 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Diğer kabinlerden tahliye edilen 11 kişi de kontrol amaçlı hastaneye kaldırılmıştı.
Sistemin durması nedeniyle havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi, AFAD’ın koordinasyonunda yaklaşık 22,5 saat süren çalışmaların sonunda kurtarılmıştı.
Kazaya ilişkin gözaltına alınan 14 şüpheliden aralarında eski ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Ahmet Buğra S, Serkan Y, Serdar T. ve Okan E. tutuklanmıştı. Diğer 8 şüpheli adli kontrol şartıyla, R.T. ise savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.
Tahran eli boş dönmedi! ABD’nin İran’daki pilotu kurtarma operasyonun maliyeti belli oldu
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı kazaya ilişkin hazırladığı iddianamede, aralarında Kocagöz’ün de bulunduğu 5’i tutuklu 12 sanığın, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” ve “trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma” suçlarından 27’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.
Öte yandan kazaya ilişkin İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerince ihmalleri görülerek soruşturma izni verilen Büyükşehir Belediyesinin 19 çalışanı hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca çalışma başlatılmıştı.
Davanın ilk duruşmasında Belediye Başkanı Kocagöz’ün, dördüncü duruşmasında da diğer tutuklu sanıkların tahliyesine karar verilmişti.
3 gündür aranan Mehmet Çiftlikci’den kötü haber! Otomobilinde ölü bulundu…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit polis Yalçın'ın ailesine başsağlığı diledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit polis Yalçın’ın ailesine başsağlığı diledi

Edinilen bilgiye göre, Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu’nda 30 Mart’ta meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve tedavisinin sürdüğü hastanede hayatını kaybeden polis memuru Yalçın’ın ailesine mesaj göndererek, başsağlığı dileklerini iletti.
İstanbul’da trafik kazasında şehit olan polis Seçkin Yalçın son yolculuğuna uğurlandı
NE OLMUŞTU?
İstanbul Havalimanı’nda görevli polis memurlarını taşıyan servis aracı, 30 Mart’ta saat 09.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı noktasında bariyerlere çarpmış, kazaya karışan 34 EYG 499 plakalı otomobil de bariyerleri aşarak refüjdeki su kanalına düşmüştü.
İstanbul Valiliği, kazada şehit olduğu bildirilen polis memuru Mustafa Aydın’ın kalp masajıyla hayata döndürüldüğünü, 4’ü ağır 30 yaralının tedavisinin hastanelerde devam ettiğini bildirmişti. Kalp masajıyla hayata döndürülen Aydın, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Kazada yaralanan 27 kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edilmişti.
Polis servis aracına arkadan çarparak kazaya neden olduğu belirlenen ve ekiplerce gözaltına alınan 34 EYG 499 plakalı otomobilin sürücüsü, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı.
Kazada yaralanan ve hastanede tedavi altına alınan polis memuru Seçkin Yalçın da dün hayatını kaybetmişti.

Fenerbahçe’de Asensio şoku! Kaçıracağı maç belli oldu
Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete…

İstanbul'da trafik kazasında şehit olan polis Seçkin Yalçın son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul’da trafik kazasında şehit olan polis Seçkin Yalçın son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesinde düzenlenen törene, şehit polisin ailesinin yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Arslan, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Valisi İlker Haktankaçmaz, mesai arkadaşları ile askeri yetkililer katıldı.

Emniyet Müdürü Yıldız, törendeki konuşmasında, başta polis memurunun yüreği yanan ailesi olmak üzere tüm yakınlarına, emniyet teşkilatına ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Görev çıkışı yaşanan elim kazada önce Mustafa Aydın’ı şehit verdiklerini, bu acı hala tazeyken Seçkin Yalçın’ı da şahadete uğurladıklarını dile getiren Yıldız, “Şehidimiz görevini sadece bir meslek olarak değil vatan borcu olarak görmüştür. O ardında onurlu bir hayat, şerefli bir duruş ve bizlere emanet ettiği tertemiz bir hatıra bırakmıştır.” ifadesini kullandı.

Şehidin aziz hatırasının teşkilat ve milletin kalbinde daima yaşayacağına vurgu yapan Yıldız, devletin her zaman Yalçın’ın ailesinin yanında olacağını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından törene katılanlar, şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı önünde saygı duruşunda bulunup dua etti.

Tören mangası tarafından omuzlarda taşınarak araca konulan şehidin naaşı, memleketi Elazığ’a uğurlanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğünden götürüldü.

NELER OLMUŞTU?
İstanbul Havalimanı’nda görevli polis memurlarını taşıyan servis aracı, 30 Mart’ta saat 09.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı noktasında bariyerlere çarpmış, kazaya karışan 34 EYG 499 plakalı otomobil de bariyerleri aşarak refüjdeki su kanalına düşmüştü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit polis Yalçın’ın ailesine başsağlığı diledi
İstanbul Valiliği, kazada şehit olduğu bildirilen polis memuru Mustafa Aydın’ın kalp masajıyla hayata döndürüldüğünü, 4’ü ağır 30 yaralının tedavisinin hastanelerde devam ettiğini bildirmişti. Kalp masajıyla hayata döndürülen Aydın, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Kazada yaralanan 27 kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edilmişti.
Polis servis aracına arkadan çarparak kazaya neden olduğu belirlenen ve ekiplerce gözaltına alınan 34 EYG 499 plakalı otomobilin sürücüsü, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı.
Kazada yaralanan ve hastanede tedavi altına alınan polis memuru Seçkin Yalçın da dün hayatını kaybetmişti.

Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete…

Şiddet uygulayan kocasını öldüren Mervenur'ın ceza bozuldu: 11 kere şikayetçi oldum

Şiddet uygulayan kocasını öldüren Mervenur’ın ceza bozuldu: 11 kere şikayetçi oldum

Olay, 4 Kasım 2023’te saat 03.00 sıralarında, Kocasinan ilçesi Yunusemre Mahallesi’ndeki Denizhan Konağı’nda meydana geldi. 2 çocukları olan Mervenur ve Ahmet Uluyol çifti kavga etti. Kavga sonrası, iddiaya göre Ahmet Uluyol uyumaya gitti. Mervenur Uluyol, bir süre sonra yatakta yatan eşi Ahmet Uluyol’u göğsünden bıçakladı. Çığlık seslerini duyan komşuların ihbarıyla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekibi, Ahmet Uluyol’un öldüğünü belirledi. Uluyol’un cenazesi, memleketi Yahyalı ilçesinde toprağa verildi. Gözaltına alınan Mervenur Uluyol ise tutuklandı.

Eşini öldüren kadın: Beni de kendini de yaktı
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame ile Mervenur Uluyol hakkında ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı. Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında Mervenur Uluyol, “Ben ruh hastası olsaydım kendimi ezdirmezdim. Ahmet beni ezemezdi. Yıllarca eziyet gördüm, ailesinden bile yardım istedim. Bana kimse yardım etmedi. 11 kere şikayetçi oldum. Ağzım yüzüm şiş, evden kaçıp mezarlıklarda uyudum” dedi.

Mahkeme heyeti sanık Mervenur Uluyol’u, ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, ardından sanık hakkında ‘haksız tahrik’ indirimi uygulayarak cezasını 19 yıl 2 aya düşürdü.
İlginizi Çekebilir
DOSYA İSTİNAFA TAŞINDI
Taraf avukatlarının itirazı üzerine dosya Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. Dosyanın geldiği 1’inci Ceza Dairesi yaptığı inceleme sonrası yerel mahkemede bazı tanık ifadelerinin savcı olmadan alındığı, sanık Uluyol’un cezai ehliyetinin yerinde olup olmadığının tespit edilmeden hüküm verildiği gerekçeleriyle dosyada bozma kararı verdi. Daire, sanık hakkında ‘akıl sağlığı’ raporu aldırılmasına karar vererek dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi.

Sanık Mervenur Uluyol ileriki günlerde yeniden hakim karşısına çıkacak. (DHA)
Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti'yi ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti’yi ziyaret etti

Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Ziyaretin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özel, misafirperverlikleri için Hatimoğulları ve Bakırhan’a teşekkür etti. Özel, ziyarette dış ve iç politikayla güncel meseleleri görüştüklerini belirterek, İran’a yönelik saldırıların Türkiye’ye ekonomik ve siyasi etkilerini değerlendirdiklerini ifade etti.
İlginizi Çekebilir
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmede bulunan Özel, “Bu konuda bir rapor hazırlandı, imzalandı. Heyetin başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’tu. O görevi kendisi yaptı. O noktada hep birlikte bekliyoruz. Raporun 6. ve 7. maddeleri var. Bu maddeler bir an önce hem terörün sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor.” diye konuştu.
Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile siyasi parti ziyaretlerinin ardından görüşmek istediğini ve görüşmede 6. ve 7. maddelerle kendisinin atması gereken adımları müzakere edeceklerini ve beklentilerini dile getireceğini söyledi. Seçimin yaklaştığını vurgulayan Özel, Türkiye’nin seçim güvenliğine yönelik güvenli, denetlenebilir bir noktaya gelmesi gerektiğini ifade etti.

“BİR AN ÖNCE BOŞALAN SANDALYELER İÇİN ARA SEÇİM KARARI ALMALI”
Özel, ara seçim tartışmalarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Anayasamıza göre ve Milletvekili Seçim Kanunu’nun 7. maddesine göre ara seçim son bir yılda ve ilk 30 ayda yapılamaz. Onun dışında hüküm ‘TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilebilir’ demiyor, ‘gidilir’ diyor. ‘Ara seçimler her seçim döneminde bir defa yapılabilir’ demiyor, ‘yapılır’ diyor. ‘Genel seçimden 30 ay geçmedikçe ara seçime gidilemez’ diyor. ‘Boşalan üye sayısı, üye tam sayısının yüzde 5’ini bulduğu hallerde, 30 ay beklenmeden ara seçime 3 ay içinde gidilir’ diyor. Şimdi ne 30 aydayız, ne son bir yıldayız. Boşalmış 8 milletvekilliği var. AK Parti’den öncesinde Türkiye demokrasisinde kanuna uygun ve anayasanın emirlerine uygun şekilde bu ara seçimler hep yapıldı. Bir an önce Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması, bu konuda da Meclis Başkanı’nın üzerine düşen görevi yapması zorunludur.”
Özel, CHP’nin 22 milletvekilinin istifa ettirilerek ara seçime gidilmesine yönelik şu değerlendirmede bulundu:
“22 ya da 30’a tamamlayarak şu anda bir kez ara seçim zorunluluğu vardır ve yapılmalıdır. Ara seçim yapılsın da biz 22 milletvekili mi istifa ettiririz, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana gibi Türkiye açısından çok önemli fikirler verecek büyük şehirlerde mi milletvekili istifa ettiririz, Türkiye coğrafyasında en çok seçmeni götürecek şekilde mi istifa ettiririz ya da sadece İstanbul’da, mesele İstanbul’da geçiyor ya, ya da geçtiği yerlerde, İstanbul, Bursa, Antalya ve Adana’da mı olur? Onlar CHP’nin o an vereceği kararlardır. Burada bir öngörülebilirlik lüksünü iktidara tanımak istemem. Kimse şöyle düşünmesin, ’22 milletvekili istifa etmezse ara seçim olmaz.’ O ara seçim olacak arkadaşlar. Anayasa öyle diyor. Olmazsa Numan Bey de bunu sorumluluğunu taşır, iktidar partisi de anayasanın emrettiği bir ara seçimden kaçma sorumluluğunu taşır. O ara seçimin yapılması ile ilgili irade ortaya çıkmalıdır.”

DEM PARTİ HEYETİ
DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları da CHP Genel Başkanı Özel’e ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin Hatimoğulları, şunları kaydetti:
“Evet bir komisyon oluştu, bu komisyon görevini tamamladı ve parlamentoya raporunu sundu. Şimdi yapılması gereken hukuki ve yasal düzenlemelerle ilgili hızlıca paketlerin çalışılması, hızlıca bir çerçeve yasanın üzerinde emek verilmesi. Ama hala bu konuda atılmış bir somut adım yok. Bu konuda elbette iktidar partisi ve ortağı elbette hepimizden daha sorumlu. Çünkü şu anda Meclis çoğunluğu ellerinde ve bu yasanın getirilmesi kendi inisiyatifleriyle kendi ön açıcılıklarıyla mümkündür.”
Hatimoğulları ara seçim tartışmalarına ilişkin, “Toplum genel anlamda bir erken seçim beklentisi içindeyse bizler DEM Parti olarak toplumun bu mesajını alırız. DEM Parti olarak da toplumun talepleri çerçevesinde bir olası seçime hazırlıklı olduğumuzun da altını çizmek isterim.” şeklinde konuştu.
Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete…