BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1539 0,10%
EURO
55,9154 -0,74%
GRAM ALTIN
6.571,14 -0,38%
BITCOIN
75.610,00 -0,16%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
84,08 0,41%
GBP/TRY
67,0138 -0,79%
EUR/USD
1,1142 -0,69%
BRENT PETROL
97,48 0,11%
ÇEYREK ALTIN
10.743,81 -0,38%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
11 °

Son Yazılarım

Şanlıurfa’da apartman yangını! Mahsur kalanlar son anda kurtarıldı

Şanlıurfa’da apartman yangını! Mahsur kalanlar son anda kurtarıldı

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde bir apartman dairesinde çıkan ve kısa sürede büyüyerek üst kata sıçrayan yangın korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. Binada mahsur kalan vatandaşlar itfaiye ekiplerince kurtarılırken, yangın uzun uğraşlar neticesinde kontrol altına alındı.

Olay, Ceylanpınar ilçesi 15 Temmuz Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir binanın dördüncü katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, bir üst kata da sıçrayarak tüm binayı dumanlar altında bıraktı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
MAHSUR KALANLAR EKİPLERCE TAHLİYE EDİLDİ
Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, bir yandan alevlere müdahale ederken bir yandan da bina içerisinde mahsur kalan vatandaşları tahliye etmek için çalışma başlattı. Dumandan etkilenen ve dışarı çıkamayan bina sakinleri, itfaiye merdiveni ve ekiplerin çabasıyla güvenli bir şekilde binadan çıkarıldı.
İLK MÜDAHALE AMBULANSLARDA YAPILDI
Yangın, ekiplerin uzun süren müdahalesinin ardından kontrol altına alınarak söndürüldü. Binadan tahliye edilen vatandaşların ilk sağlık kontrolleri ve müdahaleleri, olay yerinde hazır bekletilen ambulanslarda yapıldı. Yangın sonrası her iki dairede de büyük çapta maddi hasar oluştu. Polis ve itfaiye ekipleri, yangının çıkış sebebini belirlemek amacıyla inceleme başlattı.

Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete…

Komşular arasında başlayan kavga silahlı saldırıya dönüştü! 'Her küfrün bedeli olacak'

Komşular arasında başlayan kavga silahlı saldırıya dönüştü! ‘Her küfrün bedeli olacak’

Samsun’un İlkadım ilçesinde gürültü kavgasında karı-kocayı tabancayla yaralayan şahıs adliyeye sevk edilirken, “Edilen her küfrün bedeli olacak. Kavgada kendimi korumak için ateş ettim” dedi.
Narin davasında kan donduran itiraflar! Nevzat Bahtiyar konuştu, salon karıştı… 4 yıl 6 aydan ağırlaştırılmış müebbete
GÜRÜLTÜ KAVGASINDA KOMŞULARINI SİLAHLA VURDU
Olay, İlkadım ilçesi Kıran Mahallesi Vatan Caddesi’nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gürültü yüzünden daha önce aralarında husumet bulunan komuşular arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü.
Arbedede M.O.’nun tabanca ile ateş açması sonucu T.A. ve eşi C.A. yaralandı. Yaralılar olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Samsun Şehir Hastanesine kaldırıldı.

Olayla ilgili M.O., jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen M.O., “Edilen her küfrün bedeli olacaktır. Sürekli gürültü yapıyorlardı. Daha önce de karakolluk olduk. Saldırıp yaraladılar. Yine olay çıkartıp eşime ve çocuğuma küfür edince kavga sırasında kendimi korumak için ateş ettim” ifadesini kullandı. Şahıs çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
1 yıl geri ödemesiz, yüzde 0.69 faiz… İstanbul’da kentsel dönüşüm kredisine başvurular başladı…

Maydonoz Döner davasında yeni gelişme: Tanıklar konuştu

Maydonoz Döner davasında yeni gelişme: Tanıklar konuştu

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Mustafa Sayın katılmazken, diğer tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra tanıkların dinleneceğini bildirdi.
İlginizi Çekebilir
Söz verilen tanık Ü.B, Maydonoz Döner şubesinin Türkiye franchaise müdürü olduğunu, bu sebeple sanık Huzur Özer ve bir kısım sanıkları tanıdığını, Özer ile dosyada yer alan tape kayıtlarındaki görüşmelerin şube açılışlarıyla ilgili olduğunu anlattı.
Maydonoz döner şubelerinde hakkında FETÖ’den işlem yapılan kişilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığına dair bilgisinin bulunmadığını söyleyen Ü.B, “Hakkımda FETÖ’den işlem yoktur. Huzur Özer isimli kişiyi ‘Akın’ ismi ile tanırım. Tape kayıtlarındaki mesajlaşmalarda da kendisine o yüzden ‘Akın’ diye hitap ettim.” dedi.
FETÖ FİNANSMANI İDDİASIYLA YARGILAMA SÜRDÜ
Tanık B.Y, Tokat Maydonoz Döner şubesinin ortağı olduğunu, sanık Özer’i “Akın” ismiyle tanıdığını, hakkında FETÖ’den işlem yapılmadığını ve ortağı olduğu şube kurulurken FETÖ’nün hiçbir yönlendirmesi olmadığını iddia etti.
Tanık B.Y’nin oğlu tanık F.Y. ise babasının Tokat’taki Maydonoz Döner şubesinin ortağı olduğunu, kendisinin şubede çalışmadığını, yalnızca şubenin açılış aşamasında babasına yardım ettiğini ileri sürdü.
Ailesi ve babası B.Y’nin sanık Özer ile tanışıklığının sadece ticari amaçlı olduğunu anlatan F.Y, şu beyanda bulundu:
“Şubenin açılışında babamın yaşı olduğu için kendisine yardımcı oldum. Ortaklığın kurulmasında örgütün yönlendirmesi olmadı. Ortaklık öncesinde Özer’i tanımıyordum. Şube açılacağı dönemde benim hesabımdan para yatırılmıştı. Bu paralar kira ve hava parasının ödenmesi için kullanıldı. Üniversite öğrencisiyim. Yaz tatilinde açılışla ben ilgilendim. Babam da yaşlı olduğu için parayı benim hesabıma gönderdiler. Paraları şube açılışıyla ilgili kullandım.”
‘AKIN’ DETAYI
Tanık beyanlarının ardından söz verilen sanık Huzur Özer, tanıkları ticari ilişkileri sebebiyle tanıdığını söyleyerek, kendisini çevresine karşı “Akın” ismiyle tanıttığını söyledi.
Diğer tutuksuz sanıklar da haklarındaki adli kontrol şartlarının kaldırılmasını isteyerek, mahkemeden beraat talep etti.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, eksik hususların giderilmesini ve sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini istedi.
Söz verilen sanık avukatları, müvekkillerinin duruşmalardan vareste tutulmasını ve adli kontrol şartlarının kaldırılmasını talep etti.
MAHKEMEDEN ARA KARAR
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinden “yurt dışına çıkış yasağı”nın devamına, dosyanın geldiği aşama ve sanıkların duruşmaları takip etmesini dikkate alarak “kolluğa imza yükümlülüğü” şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti.
Ayrıca mahkeme, tutuksuz sanık Tahsin Özbay hakkında bir sonraki celsede tanık dinleneceğini bildirerek, Özbay dışındaki diğer tutuksuz sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi.
Duruşma 17 Eylül’e ertelendi.
İDDİANAMEDEN
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, FETÖ’nün, ülke içerisinde güncel yapılanma faaliyetlerini canlandırmaya çalıştığı, uzun yıllar boyunca sürdürdüğü gizlilik stratejisini uygulamaya devam ettiği ve bu kapsamda yeni örgütsel faaliyetlere başladığı anlatıldı.
FETÖ’nün örgüt mensuplarının finansmanı için yeni yöntemler aradığı belirtilen iddianamede, Somca Gıda AŞ’ye bağlı Maydonoz Döner isimli işletmenin, Türkiye genelindeki şubeleri vasıtasıyla örgütün güncel yapılanması faaliyetleri kapsamında örgüte finansman sağladığı, örgüt üyelerine de iş imkanı oluşturarak maddi destek verdiği tespitine yer verildi.
Firmanın Ankara’daki şubelerinde örgüt mensuplarını istihdam etmek için yüklü miktarda “himmet” toplandığı belirtilen iddianamede, bu şubelerin resmi sahibinin ya da ortağının örgüt üyeliğine dair suç kaydı bulunmadığı ancak bu kişilerin yakınlarının örgüt üyeliğinden suç kaydı olduğu ve şubelere gayriresmi olarak ortak oldukları belirtildi.
Sanıkların terör örgütünün hedefleri doğrultusunda örgüte fon sağladığı aktarılan iddianamede, 9 kişi hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından 25’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
1 yıl geri ödemesiz, yüzde 0.69 faiz… İstanbul’da kentsel dönüşüm kredisine başvurular başladı
Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözü önünde öldüren katilin savunması ortaya çıktı: Hedef gözetmedim…

Bayrampaşa Belediyesinin meclis başkan vekilleri seçildi

Bayrampaşa Belediyesinin meclis başkan vekilleri seçildi

Bayrampaşa Belediye Meclisi’nin nisan ayı ilk oturumu, belediye hizmet binasında Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın yönetiminde yapıldı. Toplantıda, belediye meclis başkanlık divanı ile daimi encümen ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) üyelerinin seçimi yapıldı.
İlginizi Çekebilir
Cumhur İttifakı, belediye meclisi 1. başkan vekilliğine AK Parti Meclis Üyesi Mehmet Ali Altınkılıç’ı, meclis 2. başkan vekilliği görevine ise MHP Meclis Üyesi Ali Rıza Bozyurt’u teklif etti.
CHP grubu ise 1. başkan vekilliği için Recep Öztürk’ü, 2. başkan vekilliği için ise Musa Demir’i aday gösterdi.
Gizli oyla yapılan seçimde Altınkılıç ve Bozyurt 22’şer oy alarak yeni meclis başkan vekilleri oldu. CHP adayları Öztürk ve Demir ise 14’er oy aldı.
Yapılan gizli oylama sonucu divan katipliğine ise AK Partili Meclis Üyeleri Zülal Efe, Murat Salman, Şükrü Sönmez ve İlhan Yılmaz seçildi.
Cumhur İttifakı’nın teklifi ile aday olan AK Partili Kenan Bıçak, Turgay Çetin ve Faruk Layık da seçimle daimi encümen üyesi oldu.
Mecliste ayrıca, TDBB’ye ilişkin 6 Ekim 2025 tarih ve 83 sayılı meclis kararı sonlandırılarak yeni asil ve yedek üye seçimi yapıldı.
Cumhur İttifakı’nın aday gösterdiği bağımsız meclis üyeleri Ali Karahasanoğlu asil üye, İbrahim Soytürk ise yedek üye olarak TDBB’ye seçildi.
Meclis toplantısında diğer gündem maddeleri de görüşülmek üzere ihtisas komisyonlarına sevk edildi.

Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözü önünde öldüren katilin savunması ortaya çıktı: Hedef gözetmedim…

Son dakika..

Son dakika… AK Parti’den erken seçim çağrılarına yanıt

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Türkiye Basın Federasyonu’nun Anadolu Sohbetleri programında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ala, parti devleti eleştirilerine yönelik soru üzerine, Türkiye’nin geçmişte parti devleti dönemini yaşadığını söyledi.
İlginizi Çekebilir
Ala, attıkları her adımla daha öncekine göre siyasetin alanını genişlettiklerini vurgulayarak, “Bugün siyasetin garantili hale gelmiş olmasını sağlamasaydık rahat rahat anayasa tartışması bile yapamazdık. Şimdi halktan başka kimsenin güçlü bir biçimde bir şeye engel olmak veya kabul etmesinin imkanı yok. Partiler konuşuyorlar. Bu retorikten kurtulmamız lazım. Biz ideal olanla kıyaslıyoruz kendimizi. İdeal olanla kıyasladığımızda yapacak çok işimiz var. Ama eskiden olanla kıyasladığımızda çok mesafe aldık. Bugün CHP’nin ya da partilerin Meclis’te konuştuklarına bakın. Meclis işliyor, kurumlar işliyor, kurallar işliyor. Eksik gediği de biz söylüyoruz. Biz önce altyapıyı, fiziki altyapıyı yaptık, otobanları yaptık, bölünmüş yolları yaptık, Marmaray’ı, Avrasya’yı, 3’üncü köprüyü, havaalanlarını, üniversiteleri yaptık, ekonomiyi 3 bin 500 dolarlardan 18 bin dolarlara kişi başına çıkardık. Daha da yapılacak çok iş var. Şimdi de ‘siyasi otobanlar yapalım’ diyoruz. Siyasi otobanı da muhalefetle yapalım istiyoruz” dedi.
‘SİYASETE MÜDAHALE İMKANLARI KALDIRILMALI’
Ala, yeni anayasa için başlattıkları çalışmanın ilk bölümünü tamamladıklarını söyleyerek, “Siyasetçi tahminle talebi bir arada söyler. Politikaları ortaya koyarsanız, gerçekleştirmek için çaba sarf edersiniz. Biz partileri katkı sunmaya davet ediyoruz. ‘Gelin bir masa etrafında buluşalım, ülkenin temel sorunlarını konuşalım’ diyoruz. Bizim olmazsa olmazımız bu ülkeyi siyasetin yönetmesidir. Artık daha önce Türkiye’de yaşanmışlıkların meselasının bile konuşulmamasıdır. Artık bu ülkede siyasete müdahalenin ihtimalinin bile konuşulmamasıdır. Bu anayasada da siyasete müdahale imkanlarının tamamının ortadan kaldırılması lazım. Siyaset kurumsallaşsın, partiler bir araya gelsin, neye itiraz ediyorlarsa etsinler, masada neye tamam diyorlarsa desinler. Önce yöntemde anlaşmalıyız, içeriği konuşmadan önce” diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKINIMIZ MECLİS KARAR ALDIĞINDA ADAY OLABİLİYOR’
Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin soru üzerine, “Cumhurbaşkanımız mevcut durumda Meclis karar aldığında tekrar aday olabiliyor. Bu mevcut anayasada var. Dolayısıyla bizim bu konuda bir tartışmaya ihtiyacımız yok. Biz de Cumhur İttifakımız da Sayın Bahçeli de milletimiz de böyle bir konjonktürde Sayın Cumhurbaşkanımızın bir dönem daha Türkiye’nin liderliğini üstlenmesinin sadece bizim değil bölgenin de lehine sonuç üreteceği konusunda hemfikir. Meclisimizin prosedürü belli, milletimizin desteği belli, içinde bulunduğumuz şartların da ortaya koyduğu ihtiyaç ortada. Cumhurbaşkanımız da ülkenin ihtiyaç duyduğu bir hizmette geri kalmaz, geri durmaz. Etrafımız yangın çemberi. Ve ülkemiz bir istikrar adası olarak devam ediyor yoluna. Ve burada da liderler diplomasisi uluslararası kurumların bu kadar zayıf olduğu ortamda çok ön plana çıktı. Liderler diplomasisinin çok ön plana çıktığı bir konjonktürde de Cumhurbaşkanımızın iş tutuş tarzı, diplomatik politikaları çok öne çıktı” dedi.
‘AK PARTİ YİNE BİRİNCİ PARTİ’
Ala, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim çağrısına ilişkin, “Şu ada bizim gündemimizde bir seçim yok. Normal aldığı seçimi ne yapmış ki seçimde ne yapacak. Belediyelerde seçildi. Bir tane Türkiye çapında örnek alınabilecek bir belediye uygulaması var mı? Yahut da Türkiye’nin ‘işte budur’ dediği genel merkezin ortaya koyduğu proje, fikir var mı? Bunlar zaten yok. Bir kere daha siyaset yapamamak için, hizmet üretememek için millete gitmenin anlamı yok. Süresi geldiğinde gidilecek zaten. Millet de bunu görüyor. Araştırmalardan görüyoruz. AK Parti yine birinci parti olarak yoluna devam ediyor, CHP de eski haline döndü. Bundan önce İSKİ skandalı vardı, şimdi Ekosistem skandalı ortaya çıktı. Sadece skandal üretiyor yerel iktidarda CHP. Merkezi yönetime gelince de bir çölleşme söz konusu, politik çölleşme. Hiçbir politika üretmiyorlar” diye konuştu.
‘ONLAR SAHİP ÇIKIYORLAR’
Sadece CHP’li belediyelerin üzerine gidildiği iddialarına ilişkin de Ala, Aydın ve Adapazarı örneklerini vererek, “Bizimle ilgili bir haber çıktığında 24 saat geçtiğinde disipline sevk ediliyor, soruşturma açılıyor. Bunlar önce sahipleniyorlar. Hangi parti kendisine mensup insanların suç işlemeyeceğini garanti edebilir. Ama soruşturma, inceleme yapacağını, hesap soracağını garanti edebilir. AK Parti bunu yapıyor. Bizim insanlarımız da suç işleyebilir. İşleyene hemen soruşturma açıyoruz, inceleme başlatıyoruz, disipline sevk ediyoruz. Ama onlar hemen sahipleniyorlar, ne yapacaklarını şaşırıyorlar; çünkü iç içe geçmişlik var. Bir kısım yerlerde sistematik yolsuzluk düzeni kurulmuş. Bu doğru değil. Bu siyaseti topyekun zayıflatır” değerlendirmesinde bulundu.
‘BU İŞ BİTECEK’
Efkan Ala, Terörsüz Türkiye sürecinin de öngördükleri şekilde devam ettiğini belirterek, “Bu konuda aksama olmaksızın sürecin devam ettiğini söyleyebilirim. Geldiğimiz noktada güvenlik birimlerimiz, istihbarat birimlerimiz çalışmalarını sürdürüyor, görüşmelerini yapıyor. Çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak mevzuat ihtiyacını getirecek Meclisimze, ilgili mekanizmalara, idaremize orada değerlendirilecek. Orada da irade kararlılığı var, yapılacak. Sonuçta bu iş bitecek” diye konuştu.

Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözü önünde öldüren katilin savunması ortaya çıktı: Hedef gözetmedim…

Ayhan Bora Kaplan davasında tansiyon yükseldi! 'Hem gizli tanık hem sanık yapıldım'

Ayhan Bora Kaplan davasında tansiyon yükseldi! ‘Hem gizli tanık hem sanık yapıldım’

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanık hakim karşısına çıktı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Serdar Sertçelik, Bora Kaplan ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar katılırken taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki sanıklar Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
İlginizi Çekebilir
İddianamenin özetinin okunması ve sanıkların kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı, bir kısım sanık avukatlarının dosyalarının tefrik edilmesi ve dosya kapsamındaki dijital materyallere ilişkin dökümlerin birer örneklerinin sanık taraflarına açılması yönünde talep olduğunu bildirerek cumhuriyet savcısına söz verdi.
Savcı, birtakım olay olgularının birlikte değerlendirilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunarak mahkemeden, talebin reddedilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme, avukatın taleplerini reddetti.
Söz verilen Bora Kaplan’ın “Operasyonu düzenleyen polisler de burada. Bunlar, FETÖ’den yargılanıyor.” söylemi üzerine müşteki sanık sıfatıyla salonda yer alan polisler tepki gösterdi.
İzleyici kısmında bulunan Ayhan Bora Kaplan’ın yakınlarının da müşteki sanık polislere bağırarak tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı, Kaplan’ın yakınlarını duruşmadan çıkarırken sanık ve izleyicilere duruşmanın düzenini bozmamaları konusunda uyarıda bulundu.
Mahkeme başkanı, tutuklu sanık Serdar Sertçelik’e söz verdi.
“AYNI DOSYADA HEM GİZLİ TANIK HEM SANIK YAPILDIM”
M7 kod adıyla gizli tanık yapılma sürecini anlatan sanık Sertçelik, şu beyanda bulundu: “Suç örgütünün başlangıcı olan 2021 yılında yapılan operasyonda benim adım geçmemektedir. 2023 yılında ise dosyada benim adım hiçbir şekilde geçmezken adım 15 gün sonra dosyaya giriyor ve gözaltı kararım çıkıyor. Şu an iddianamede yönetici olarak yer alıyorum. Dosyanın M7 kod isimli gizli tanığı benim. Aynı dosyada hem gizli tanık hem sanık yapıldım. Kendi kendimi suçlamak zorunda bırakıldım. Baskı ve vaatlerle gizli tanık yapıldım.”
Emniyette mülakat odası olduğunu ve ön görüşme adı altında tehdit edildiğini öne süren Sertçelik, “Kendimi M7 olarak deşifre ettikten sonra kendi işlerine gelen kısımları dosyaya kazandırmışlar. Mülakat odasında insanları baskı ve şantajla istedikleri kıvama getiriyorlar ve ifade alıyorlar. Şevket Demircan, ‘Bu dosyadan kurtuluşun yok. Öğretmen abin de tutuklanır’ dedi. Beni bu dosyada yumuşak karnımdan, abimden vurdular. Bu dosyada hep abim üzerinden tehdit edildim. Ben gizli tanık olduktan sonra pasta kesip kutlama yaptılar. İşkence ve tehditler bitti.” diye konuştu.
Sertçelik, Yunanistan’a kaçtığını, sınırda yakalanarak 4 gün tutuklu kaldığını, ardından sığınma talebinde bulunarak 2 yıllık geçici kimlik aldığını, bu süreçte kendisinden sürekli taleplerde bulunulduğunu ve belirli kişiler hakkında kumpas kurulmak istendiğini öne sürdü.
Yurt dışında olmasına rağmen ailesi üzerinden tehdit edildiğini söyleyen Sertçelik, ağabeyiyle Arnavutluk’ta buluştuğunu ve yurt dışına taşınmaya ikna ettiğini, bu gelişmeler nedeniyle duruşmaya katılmayacağını söylediğini beyan etti.
Sertçelik, ağabeyinin Nurullah Özgür Kopuk üzerinden tehdit edildiğini, Kopuk’un ağabeyinin iş yerine gönderildiğini ve bu süreçte yurt dışında sürekli yer değiştirdiğini, kısa süre sonra ağabeyinin gözaltına alındığını, Şevket Demircan ile yaptığı görüşmede, ifade vermesi halinde ağabeyinin serbest bırakılacağının söylendiğini ve bunu kabul ettiğini, ardından ağabeyinin bırakıldığını anlattı.
Duruşmaya, öğle arası verildi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi “Ayhan” kod adlı sanık Bora Kaplan ile diğer yönetici sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik’in aralarında bulunduğu 61 sanığın “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, “kasten öldürme”, “nitelikli kasten öldürme”, “kasten yaralama”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “nitelikli yağma”, “eziyet”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “suç üstlenme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlenmişti.
İddianame, 17 Ocak 2024’de Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
61 sanığın yargılandığı davada karar 3 Aralık 2024’te açıklanmıştı. Örgüt elebaşı Bora Kaplan’a 68 yıl hapis cezası verilmiş, Bora Kaplan dışındaki 36 sanık ise 1 yıl 6 ay 22 günden 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezasına çarptırılmıştı.
Bölge Adliye Mahkemesi Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri göndermişti.
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame, 12 Eylül 2025’te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunması ve telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlayan soruşturma sonucunda hazırlanmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca, birleştirme talebiyle Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik, aralarında elebaşı Kaplan’ın olduğu 6 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianame, 20 Mart’ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
İddianamede, suç örgütü elebaşı Bora Kaplan, kırmızı bültenle aranırken Macaristan’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise şüpheli olarak yer aldı.
Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözü önünde öldüren katilin savunması ortaya çıktı: Hedef gözetmedim…

Türkiye'nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı’dan gençlere mesaj: 'Yapılamaz’ algısını bu görevle yıktık'

Türkiye’nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı’dan gençlere mesaj: ‘Yapılamaz’ algısını bu görevle yıktık’

Türkiye’nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı, Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS” programında öğrencilerle bir araya geldi. Yunus Emre Kampüsü’ndeki Şener Şen Salonu’nda öğrencilerle buluşan Gezeravcı, Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu kapsamında 22 gün süren uzay yolculuğunu ve Milli Uzay Programı kapsamındaki hedefleri anlattı.
İlginizi Çekebilir
Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti.
“ÖNYARGILARI YIKMAK İÇİN ÖNEMLİ BİR EŞİKTİ”
Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, “Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu” şeklinde konuştu.

Gezeravcı, şöyle devam etti:
“Bu başarılar benim başarım değil, devletimizin idaresinin başarısı. Yapılan işin mutluluğunu ve gururunu Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak en az sizin kadar paylaşıyorum. Doğduğum tarihten bu işlerin şekillenmeye başladığı döneme kadar mahkum edildiğimiz çaresizlikten, öğrenilmişliklerden gerçekten yorulmuştuk.”

“13 ÖZGÜN DENEYLE BİLİMSEL LİTERATÜRE KATKI SAĞLADIK”
Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece “yapılmış olmak için” yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, “Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor” diye belirtti.

“YÜZDE 100 YERLİ VE MİLLİ BİR MOTOR”
Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi:
“Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı program, Rektör Adıgüzel’in Gezeravcı’ya hediye takdimiyle sona erdi.

Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözü önünde öldüren katilin savunması ortaya çıktı: Hedef gözetmedim…

Ölenlerin sırt ve bacaklarından alınıyor! Türkiye'de bu merkezde saklanıyor..

Ölenlerin sırt ve bacaklarından alınıyor! Türkiye’de bu merkezde saklanıyor… Detaylar ortaya çıktı

Sağlık Bakanlığı öncülüğünde geçen yıl kurulan Türkiye’nin ilk ve tek deri bankası ve doku laboratuvarı, ağır yanık nedeniyle tedavi gören hastaların sağlıklarına kavuşmalarına katkı sağlıyor
Merkezde, estetik ameliyatlar sonrasında ve hayatını kaybeden insanların bağışlarıyla elde edilen deriler işlenerek 2 ila 5 yıl saklanabiliyor.

İşlenip stoklanan deriler, ihtiyaç halinde vücudunda ağır yanık oluşan hastalara nakledilerek kendi hücrelerinden yeni deri oluşturuluncaya kadarki tedavilerinde süre kazanmalarını sağlıyor.
Laboratuvar, talep eden sağlık merkezlerine de stoklarında bulunan derileri kalite standartlarına uygun şekilde veriyor.

“TÜM TÜRKİYE’YE YETECEK SEVİYEYE GELMEYİ PLANLIYORUZ”
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Koray Daş, birçok gelişmiş ülkede sağlık politikalarının merkezinde yer alan deri bankası ve doku laboratuvarının, özellikle savaş, terör olayları ya da büyük kaza gibi durumlarda yanık yarası oluşan çok sayıda kişinin tedavisinde kritik önem taşıdığını söyledi.
Hastane bünyesinde geçen yıl hizmete açılan merkezde bağışla alınan insan derileriyle ilgili işlemlerin yoğun şekilde sürdüğünü anlatan Daş, bu kapsamda anne karnındaki bebeği çevreleyen plasentanın en iç tabakası (amniyotik membran) ile ilgili çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Daş, yanık ve yara tedavisinde ve özellikle plastik cerrahinin bazı alanlarında çok sık kullanılan bu tabakanın hem canlı koruma hem de uzun süre dayanıklı olabilecek şekilde iki formda ürettiklerini dile getirdi.

Deri greftleriyle (deri dokusunun başka bölgeye nakledildiği cerrahi işlem) ilgili çalışmalarının sürdüğünü anlatan Daş, “Bunlar, başka bir insandan alınıp diğer bir insana uyguladığımız ve 5 yıl boyunca rafta saklayabileceğimiz ürünler. Bunlar tedavide çok kritik rol oynuyor. Özellikle ağır yanıkların tedavisinde çok önemli.” diye konuştu.

Prof. Dr. Daş, deri bankası ve doku laboratuvarında bağ dokusu iskeletiyle ilgili çalışmalar gerçekleştirdiklerini de dile getirdi.
Deri nakli uyguladıkları hastalarda güzel sonuçlar aldıklarını belirten Daş, “Şu an amniyotik membranda 200 bin santimetrekare üretime ulaştık, bu ciddi bir rakam. Amniyotik membran için günlük 5 bin santimetrekarenin üzerinde üretim kapasitemiz var. O çok sık kullanılıyor. Diğer deri türevlerinde ise yaklaşık 50-60 bin santimetrekareye kadar çıktık. Bağışlar ve bilincin artırılması ile tüm Türkiye’ye yetecek seviyeye gelmeyi planlıyoruz.” dedi.

Daş, stokları, estetik ameliyatların ardından ve hayatını kaybeden insanların yakınlarının bağışlamasıyla sağladıkları bilgisini verdi.
Dünyada bu işin ana kaynağının hayatını kaybetmiş insanlardan bağış olarak alınan deriler olduğunu vurgulayan Daş, Türkiye’de bu bilincin yeni yeni oluşmaya başladığını belirtti.

“VEFAT ETMİŞ HASTALARDAN DERİNİN TAMAMINI ALMIYORUZ”
Toplumun deri bağışı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Daş, şunları kaydetti:
“Bunların da aynı karaciğer, böbrek bağışı veya kornea gibi çok önemli bir doku olduğunu anlatmamız gerekiyor. Vefat etmiş hastalardan derinin tamamını almıyoruz, sadece sırt ve bacak bölgesinden ince bir tabaka halinde deri alıyoruz. Vefat eden kişide alındığı çok belli olmuyor bile. Bunlar o kadar çok bebeğin, çocuğun ve insanın hayatını kurtarmaya yarıyor ki gerçekten bunu bildiklerinde, bunları güzel bir iletişimle topluma anlattığımızda bu bağışları çok kolay yapabileceklerine inanıyoruz. Bağış yapmak isteyenler, tedavi gördükleri merkezlerde, hastanelerde bağış yapmak istediklerini bildirirlerse onlar bize ulaşırlarsa, biz bu dokuları başka insanların hayatı için işleyip kullanabiliriz.”…

4 saat 25 dakika sürdü! Otel odasında korkunç tuzak

4 saat 25 dakika sürdü! Otel odasında korkunç tuzak

Olay, 3 Mart Cuma günü 19.25 sıralarında Şirinevler Mahallesi’ndeki bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, saat 13.30 sıralarında otele beraber giriş yapan Salih B. İle Yonca Kölge resepsiyondaki işlemlerin ardından 305 numaralı odaya çıktı. Daha sonra Salih B. saat 17.55 sıralarında otelden tek başına ayrıldı.
İlginizi Çekebilir
YAKINI İHBARDA BULUNDU
Diğer yandan Yonca Kölge’den birkaç saattir haber alamayan bir yakını, polis ekiplerine ihbarda bulundu. Konuya ilişkin çalışma başlatan ekipler Kölge’nin Bahçelievler’de kaldığı oteli tespit etti. Bunun üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri otel odasında Yonca Kölge’nin cesedini buldu. Odada çalışma gerçekleştiren olay yeri inceleme ekipleri, Kölge’nin bıçaklandığını tespit etti. Ekiplerin çalışmalarının ardından, Kölge’nin cenazesi otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Adli Tıp’taki işlemlerinin ardından abisi ve kardeşine teslim edilen kadının cenazesi pazar günü öğlen namazı sonrası İstanbul’da toprağa verildi.

4 SAAT 25 DAKİKA ODADA KALDI SONRA KAÇTI
Yonca Kölge ile otele giriş yapan ve yaklaşık 4 saat 25 dakika sonra otelden tek başına çıkış yapan Yonca’nın 3 yıl önce boşandığı Salih B. olduğu ortaya çıktı. ‘Kasten yaralama’ ve ‘Hırsızlık’tan çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenilen Salih B.’nin açık cezaevinden izne çıktığı ve Yonca’yı barışmak için otele çağırdığı öne sürüldü. Burada çıkan tartışmanın ardından ise Salih B. Yonca’yı bıçaklayıp kaçtığı belirtildi.

3 gündür aranan Mehmet Çiftlikci’den kötü haber! Otomobilinde ölü bulundu
3 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucunda cinayeti işlediği tespit edilen eski koca Salih B. ile birlikte kendisine yardım ettikleri tespit edilen Burhan B. ve Mehmet B.’yi yakalanarak gözaltına aldı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.
ŞÜPHELİNİN CİNAYİN ARDINDAN OTELDEN ÇIKIŞI KAMERADA
Şüpheli Salih B. ‘nin cinayetin ardından otelden çıktı anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Narin cinayeti: Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına başlandı! Ortalığı karıştıran ifade: Aile salonda çıkarıldı…