BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1551 0,10%
EURO
55,9016 -0,77%
GRAM ALTIN
6.552,73 -0,66%
BITCOIN
75.694,00 -0,05%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,79 0,07%
GBP/TRY
67,0049 -0,80%
EUR/USD
1,1139 -0,71%
BRENT PETROL
97,41 0,03%
ÇEYREK ALTIN
10.713,72 -0,66%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
11 °

Son Yazılarım

Akılalmaz intikam! 7 üniversite bitirdi, planını ince ince işledi

Akılalmaz intikam! 7 üniversite bitirdi, planını ince ince işledi

Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sahte çek- senet ve nitelikli dolandırıcılık olayına yönelik çalışma yaptı.
DOKTOR ÖĞRETİM ÜYESİ KADROSUNA GEÇMEYİNCE BU YOLU SEÇTİ
Yapılan çalışmalar neticesinde Gaziantep Üniversitesi Oğuzeli Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olarak çalışan Mehmet Ali Y., Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna geçmek için bölüm başkanlığına başvurdu.

Ancak akademik kadroya atanamayan Mehmet Ali Y. intikam almak için akademisyenleri dolandırmak için harekete geçti.
Aralarında bölüm dekanı (profesör) olmak üzere 3 doçent ve 3 esnafın bulunduğu kişilere toplam 521 milyon TL değerinde sahte çek ve senet imzalatarak şahısları dolandırdı.
Narin cinayeti: Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına başlandı! Ortalığı karıştıran ifade: Aile salonda çıkarıldı

İlginizi Çekebilir
Şüpheli şahıslar, 3 ay süren fiziki ve teknik takip sonrası yapılan operasyonla gözaltına alındı.
Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise çok sayıda çek ve senet, dijital materyaller evrak inceleme mercekleri, kağıt kesme makinası, dijital mercek, teleskop, tarayıcılar ele geçirilirken işlemleri tamamlanan 12 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi.
GEÇMİŞİ VE DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ ORTAYA ÇIKTI:İMZA İLE YAZI ARASINA MESAFE
Yaklaşık 5-6 yıldır bu yöntemi kullandığı tespit edilen Mehmet Ali Y.’nin, 7 üniversiteden mezun olduğu 8’inci üniversitede eğitimine devam ettiği öğrenilirken, yapılan incelemelerde şüphelinin, senetlerde imza ile yazı arasına mesafe bıraktırdığı, borçlu ve alacaklı kişilerin birbirini tanımadığı şekilde işlem yaparak mağdur ettiği tespit edildi.

HACİZDEKİ EVRAKLARA İTİRAZ EDİLDİ BAKANLIK İNCELEME BAŞLATTI
El konulan çek, senet ve diğer evraklar incelemeye alınırken, emniyetten alınan bilgiye göre soruşturmanın sürdüğü gözaltı sayısının artabileceği, İcraya verilen çek ve senetlere itiraz edildiği bildirildi.
Ayrıca Adalet Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından da olaya ilişkin inceleme başlatıldı….

Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler için kritik karar! AYM açıkladı

Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler için kritik karar! AYM açıkladı

Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, CHP, 2025 tarihli 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle yeniden değiştirilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesindeki “Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüştürülür.” düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, iptali için AYM’ye başvurdu.
İlginizi Çekebilir
Başvuruda, düzenlemenin, kamu yararına yönelik olmadığı, yapılacak dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı ve nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.
Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, düzenlemeyi Anayasa’ya uygun bularak iptal isteminin reddine karar verdi.
NÜFUSU DÜŞEN BELEDİYELER KÖYE DÖNÜŞECEK
AYM’nin kararında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı ifade edildi. Belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu aktarılan kararda, “Bu itibarla kuralda Anayasa’nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.” değerlendirmesine yer verildi.
Düzenleme kapsamında, belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılırken, yöre halkının beş yıllık seçim dönemi için ortaya çıkan iradesinin dönem sonuna kadar geçerliliğine dokunulmadığı belirtilen kararda, tüzel kişiliğin kaldırılmasının ardından da köy tüzel kişiliğinin organlarını oluşturmak üzere seçme hakkını kullanmalarına imkan tanındığı ifade edildi.
5393 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasa ayrıntılı olarak yer verildiği vurgulanan kararda, “Kuralın bu yönüyle kapsamının açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.” denildi.
İptali istenen düzenlemenin “daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak” amacını taşıdığına işaret edilen kararda, şunlara yer verildi:
“Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahalli idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahalli idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.”
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde başkanvekili seçilene kadar görevi Hulusi Doğan yürütecek…

Narin cinayeti: Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına başlandı! Ortalığı karıştıran ifade: Aile salonda çıkarıldı

Narin cinayeti: Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına başlandı! Ortalığı karıştıran ifade: Aile salonda çıkarıldı

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, arama çalışmalarının 19’uncu gününde 8 Eylül’de dere yatağında çuvalda, üzeri 30, 25 ve 20 kilo ağırlığında 3 taşla kapatılıp çalılıklarla gizlenmiş halde bulundu. Narin’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ile güvenlik kamerası görüntülerinden Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere bölgesine götürdüğü belirlenen komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında, komşuları Nevzat Bahtiyar ile birlikte ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Nevzat Bahtiyar, gözaltına alındıktan sonraki ifadesinde Narin’i öldürmediğini, yalnızca cansız bedenini dereye taşıyıp gizlediğini savundu. 28 Aralık 2024’te görülen davanın 2’nci duruşmasında mahkeme Salim, Yüksel ve Enes Güran’a ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4,5 yıl hapis cezası verdi.
İSTİNAF, CEZALARI OY ÇOKLUĞUYLA ONADI
Tutuklu sanıkların avukatları ile baba Arif Güran’ın avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Diyarbakır Barosu, kararın ardından istinafa başvurdu. Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’ne gönderilen dosyada, 26 Mayıs 2025’te karar verildi. Daire, kararda 4 sanık hakkında verilen hapis cezalarını oy çokluğuyla onadı. Mahkeme başkanı ise kamera kayıtları, baz raporları, DNA bulguları, PSA ve kıl örneklerinin eksik incelendiğini belirterek muhalefet şerhi koydu. Başkan, anne, ağabey ve amcanın kısa sürede birlikte cinayeti işlediği yönündeki kabulün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, özellikle Nevzat Bahtiyar’ın hareketlerinin detaylı görüntü analiziyle netleştirilmesi gerektiğini, delillerin bilimsel açıdan yetersiz değerlendirildiğini vurguladı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı tebliğnamede sanıklar Salim, Yüksel ve Enes Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar’a verilen hapis cezasının hukuka uygun olduğunu belirterek, kararın onanmasını talep etti. Dosya, görüşün ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne gönderildi.
Skandal görüntü kaydedildi: Bayrak üzerinde geziyorlar diye kamera taktırmıştık

İlginizi Çekebilir
YARGITAY BAHTİYAR’IN CEZASINI BOZDU
Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025’te sanıklar Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onadı. Sanık Nevzat Bahtiyar’ın ise eylemlerinin ‘Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiğin belirterek, ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin kararı oy birliğiyle bozdu.
DURUŞMA SALONUNA GETİRİLDİ
Nevzat Bahtiyar’ın, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanmasına başlandı. Adana Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Bahtiyar, duruşma salonuna getirildi. Duruşmaya Bahtiyar’ın avukatları Adnan Ataş ve Ali Eryılmaz, Güran ailesi ve avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları katıldı.

‘SALİM’İN DEDİĞİNİ YAPSAYDIM, CESET AÇIĞA ÇIKMAZDI’
Duruşmada yeniden yargılanmasına başlanan Nevzat Bahtiyar’ın ifadesi alındı. Mahkeme başkanının, ‘Bozma kararına itirazın var mı?’ sorusuna Nevzat Bahtiyar, ‘Yok’ diye cevap verdi. İfadesinde olay gününün anlatan Nevzat Bahtiyar, “Ben o gün işteyim. Sabah 06.30’da Çarıklı’daki evime gittim. Ondan sonra eve geldim. Saat kaç olduğunu hatırlamıyorum ama öğlendi. Geldim eve, eşim ‘Suyumuz gelmiyor’ dedi. Saat 15.00 civarıydı. Ondan sonra Salim Güran’ı aradım, ‘Tamam, su için yetkilileri arayacağım’ dedi. Ondan sonra Salim 50-70 metre uzaklıkta beni çağırdı. Ben yukarıya Arif’in evine doğru çıktım. Tepeye çıktım. Ondan sona gittim, cesedi yerde gördüm. Arif’in evine girdiğimde, girişte sol tarafta Narin’in cesedini gördüm. Salim bana, ‘Cesedi götüreceksin’ dedi. Ben reddettim. Ondan sonra silahı çekti benle oğlumu tehdit etti. ‘İlk önce oğlunu öldürürüm sonra seni’ dediği için mecbur kaldım, cesedi götürdüm. Battaniyenin içine cesedi ikimiz koyduk. Kapıya kadar, balkona kadar benimle birlikte cesedi battaniyeyle sardı. Sonra ben tek cesedi ahıra götürdüm. Orada torbaya koydum. Arabaya koyduktan sonra Yüksel’in (Narin’in annesi) evinin önünde ağladığını gördüm. Ben arabayla binmeden Salim benden battaniyeyi aldıktan sonra, ‘Bu cesedi götür parça parça et, kimse görmesin’ dedi. Ben cesedi açığa çıkardım. Eğer Salim’in dediğini yapsaydım bu ceset ortaya çıkmazdı. Ben iyilik yaptım. Eve gittiğimde kimseyi görmedim. Sadece Salim’i evde gördüm. Ama cesedi aldıktan sonra Yüksel’in evimizin yukarısında ağladığını gördüm” dedi.
Narin’in cinayetten 1 saat önceki görüntüleri ortaya çıktı
GÜRAN AİLESİ MAHKEME SALONUNDAN ÇIKARILDI
‘Hangi ifadeniz doğru’ sorusu üzerine Bahtiyar, “Ben ilk ifademde, ailem güvence altına alınmadığı için öyle dedim. Ama şimdi ailem güvence altında. Şu anda verdiğim ifade doğrudur. Salim Güran bana pusu kurdu. Beni yukarı çektiler. Ben mecbur kaldığım için cesedi götürdüm, pişmanım. Ben cesedi almaya gittiğimde kız ölmüştü. Ben Salim’in dediğini yapsam parça parça ederdim” diye konuştu.
Bu ifadelerinin ardından Arif Güran ve ailesi, Nevzat Bahtiyar’a tepki gösterdi. Gerilimin artması üzerine mahkeme başkanı, aile bireylerinin salondan çıkarılmasını istedi. Salondan çıkarılan aile bireyleri, Bahtiyar’a yönelik “Pedofili katil” diye bağırdı.
‘TEHDİT ETTİĞİ İÇİN CESEDİ ALDIM’
Ardından Nevzat Bahtiyar ifadesine devam edildi. Bahtiyar, savcının Salim Güran’ın kendisini çağırdığı zaman tam olarak nerede olduğu sorusuna, “Bizim evin tam üzerinde Salim beni çağırdı. ‘Nevzat, gel yukarıya senle işim var dedi’” diye cevapladı. ‘Koşarak mı gittin’ sorusuna ise, ‘Hayır normal yürüdüm. Benim elimde su hortumu vardı. Bıraktım gittim. Salim önümdeydi, 10-15 metre kadar. Oraya gittim. Ben ona yetişmeden Salim, Arif’in evine girdi. Ben de takip ettim. Onun arkasından girdim. Ben ceset olduğunu bilsem içeri girmezdim. Bana dedi ki ‘Cesedi götür’. Oğlumu tehdit etti. Ben de onun tehdit etmesi sonucu cesedi aldım” ifadelerini kullandı.
Beşiktaş’ta milyonluk yangın! 15 lüks araç küle döndü

‘8 KEZ YALAN SÖYLEYEN BİRİNE NASIL İNANILIYOR’
Mahkeme salonundan çıkarılan Narin’in ağabeyi Baran Güran, “Bu adama daha da inanılıyor mu? 8 kez ifade değiştiriyor, herkes bu adama inanıyor. Bütün aile bireylerinin tek ifadesi var, bu adam 8’inci ifadesini veriyor. 8 kez yalan söyleyen birine nasıl inanılıyor? Her defasında başka bir şey söylüyor. Böyle bir şey var mı? Aile bireylerini şeytanlaştırdılar” diye tepki gösterdi.
Görele Eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin yargılandığı taciz davasının mağduruydu! Şüpheli şekilde ölen Elif Tuana’nın babasından dikkat çeken iddia…

Kızının önerisiyle gözüne damlattı hayatı karardı! ‘Sosyal medyada çok yaygınlaşmaya başladı’

Kızının önerisiyle gözüne damlattı hayatı karardı! ‘Sosyal medyada çok yaygınlaşmaya başladı’

Kocaeli’nde yaşayan 52 yaşında kadın, iddiaya göre uzağı görememesi sebebiyle kullandığı gözlükten kurtulmak için yaklaşık 7 ay önce kırlangıç otunun suyunu gözlerine damlattı ve bir anda göremez hale geldi. Önce gözlerinde yanma, batma hisseden ve sonrasında açamaz hale gelen kadın hemen hastaneye koştu. O dönem Kocaeli’nde çalışan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Yılmaz ve ekibi hastaya müdahale ederken korneanın en dış katmanı olarak ifade edilen kornea epitelinin zarar gördüğü belirlendi. Göze yabancı cisim, kimyasal madde kaçması ya da enfeksiyon durumlarında gözü temizlemek amacıyla uygulanan göz yıkama tedavisi gerçekleştirildi. Yaklaşık 2 haftalık tedavinin ardından hasta sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Yılmaz, hastasının yaşadığı süreç ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Yılmaz, hekim önerisi olmadan herhangi bir ürün kullanılmaması gerektiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Öte yandan hastanın göz bebeğinin beyazlığı ve göz akının ise kızardığı hali fotoğraf karesine yansıdı.
İlginizi Çekebilir
“GÖZLERİNİ AÇAMIYORDU, ‘ACABA GÖREMEYECEK MİYİM?’ DİYE GELDİ”
Hastasına ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Ömer Faruk Yılmaz, “52 yaşında bir bayan hastamız, kızının önerisiyle gözlükten kurtulmak için 2 gözüne taze kırlangıç otu suyunu sıkarak damlatmıştı. Kırlangıç otunu sıktığımız zaman sarı bir sıvı akmaktadır. Hastamız o sıvıyı her 2 gözüne damlatmış. İlk aşamada gözünde yanma, batma oluyor, birkaç saat sonra her 2 gözünü açamıyor, tamamen göremez hale geliyor. Bize geldiğinde hastamız 2 gözünü açamaz haldeydi. Göz muayenesinde 2 gözün korneasının tamamen tahrip olduğunu gördük. Korneanın epiteli tamamen soyulduğu için hastamızın gözünde pü şeklinde akıntı mevcuttu. Hasta, ‘Acaba göremeyecek miyim, gözüme ne oldu, bu ilacı neden damlattım?’ diye sorgulayarak gelmişti” dedi.
“SOSYAL MEDYADA SON ZAMANLARDA ÇOK YAYGINLAŞMAYA BAŞLADI”
Uyguladıkları tedaviye yönelik konuşan Doç. Dr. Yılmaz, “Göz uyuşturucu damla ile hastanın gözünü açtık, muayenemizi yaptık. Kornea epiteli tamamen deforme olmuştu. Her 2 gözünü 25 dakika yıkadık, gerekli tedavi ve damlalara başladık. Yaklaşık 6-7 ay önce oldu, toplam tedavimiz 10 gün- 2 hafta süresince devam etti. Tedavi sonunda 2 gözünde görmesine tamamen ulaştı. Hasta ilk başta çok korkmuştu, 2-3 gün boyunca bayağı sıkıntılar yaşadı. İlk 2 gün hatta ağrıdan, yanmadan, batmadan hasta uyuyamadı, iyileştikten sonra çok mutlu olmuştu. Sosyal medyada özellikle son zamanlarda kırlangıç otu çok yaygınlaşmaya başladı. Literatürü taradığım zaman kırlangıç otunun tarihte birçok hastalıklara; cilt, mide hastalıkları gibi hastalıklara geleneksel olarak kullanıldığını gördüm. Bitkisel ilacın içeriği faydalı olsa bile yüksek doz damlatılması gözümüze zarar verebilir” diye konuştu.

“HEKİM ÖNERİSİ OLMADAN HERHANGİ BİR İLAÇ ÖNERMİYORUZ”
Doktor tavsiyesi olmadan ürünlerin kullanılmaması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
“Kırlangıç otu kullandı, hastamız göremez hale geldi eğer tedavi edilmeseydi sonucun ne olacağını bilemiyoruz fakat tedavi sonucunda hastamız iyileşti. Gözlerinin fotoğrafını çektirdim, kırlangıç otunun geçişini gösterdik. Tedavi edilmediği zaman göz içinde belki de körlüğe ulaşabilecek şekilde istenmeyen yan etkilere yol açabilir. Yüzlerce farklı ot olabilir, yanlışlıkla faydalı bir ot damlatacağız diye zararlı bir otu damlatabiliriz. Göze direkt damlatılması steril değildir, göze zarar verebilir, enfeksiyon oluşturabilir. Faydalı bile olsa Sağlık Bakanlığı ruhsat vermeden, ilaç formatına dönüştürmeden, uygun dozajlar ayarlanmadan ve göz hekiminin önerisi olmadan göze herhangi bir bitkisel ilaç damlatılmasını önermiyoruz.”
Narin cinayeti: Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına başlandı! Ortalığı karıştıran ifade: Aile salonda çıkarıldı…