BIST 100
13.797,56 0,41%
DOLAR
46,1373 0,04%
EURO
53,3483 0,15%
GRAM ALTIN
6.224,73 -1,49%
FAİZ
43,69 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
95,66 -1,30%
BITCOIN
61.685,00 -0,69%
GBP/TRY
61,8202 0,12%
EUR/USD
1,1554 0,10%
BRENT
91,56 0,12%
ÇEYREK ALTIN
10.176,25 -1,50%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
29 °

Son Yazılarım

Anlaşmalar imzalandı! İsrail bölgede güvenlik sorunu

Anlaşmalar imzalandı! İsrail bölgede güvenlik sorunu

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / Ankara – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, ikili ve heyetler arası görüşmeler sonrası Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’na başkanlık etti. Liderler daha sonra iki ülke arasında imzalanan işbirliği anlaşmalarının imza törenine katıldı. İmza töreni sonrası Erdoğan ortak basın toplantısında şunları söyledi:
10 milyar dolar hedefi
Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir’le, enerji, madencilik, ulaştırma, tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız. 2023 yılında belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız. İsrail’in tahrik ve tertipleriyle başlayan bölgemizdeki savaş özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Türkiye olarak Cezayir’le yıllar önce güvenilir, istikrarlı, sürdürülebilir enerji işbirliklerini kurduk, geliştirdik. Gelinen aşamada, doğalgaz başta olmak üzere enerji tedariki güvenliği konusunda uzun vadeli işbirliğimizi her geçen gün ilerletiyoruz.
Suriye’nin inşası
Sayın Tebbun’la bölgesel ve uluslararası meselelere dair fikir teatisinde bulunduk. Cezayir’le Afrika’yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum. Filistin’de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. Cezayir’in 2 yılda BM Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında Filistin davasına verdiğimiz desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorunu olduğunu bir kez daha göstermiştir. Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye’nin yeniden inşasına katkılarımızı sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz”
14 anlaşma imzalandı
Türkiye ve Cezayir arasında “radyo alanında mutabakat zaptı, televizyon alanında mutabakat zaptı, yatırım teşviki işbirliği alanında mutabakat zaptı, medyada dezenformasyonla mücadele alanında işbirliği mutabakat zaptı, tercihli ticaret anlaşması müzakerelerinin başlatılması ortak bildiri teyiti, bitki koruma ve bitki karantinası işbirliği anlaşması, sanayi bakanlıkları arasında standardizasyon uygunluk ve değerlendirme alanında işbirliği mutabakat zaptı, afet ve acil durum yönetimi alanında mutabakat zaptı, sürücü belgelerinin karşılıklı tanınması anlaşması, gazi ve şehit hak sahiplerinin refahına dair mutabakat zaptı, uluslararası eşya taşımacılığı anlaşması, posta hizmetleri, telekomünikasyon işbirliği mutabakat zaptı” dahil toplam 14 anlaşma imzalandı.

Devlet nişanları tevcih edildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmaların ardından Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a devlet Nişanı takdim etti. Erdoğan’a da Cezayir Ulusal Nişanı tevcih edildi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları söyled: Ülkelerimiz ve halklarımızın ortak menfaatleri doğrultusunda ilişkilerimize sunduğunuz kıymetli katkılar nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı size tevcih etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Devlet Nişanı’mızı, ülkelerimiz arasındaki sarsılmaz kardeşliğin güçlü bir nişanesi olarak göreceğinize ve taşıyacağınıza eminim. Cezayir Nişanı’nın tarafıma tevdi edilmesinden duyduğum memnuniyeti huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Şahsıma gösterilen teveccüh için şükranlarımı sunuyorum.”
‘İsrail işgalini kınıyoruz’
Tebbun’un ise şunları söyledi: “Kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde önemli konuları ele aldık. Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında; özellikle yenilenebilir enerji, sayani, tarım, madencilik, kültürel alanda ve insani alanlarda ikili işbirliğinin desteklenmesini; tarihi, medeni mirasımıza sahip çıkmayı amaçlıyoruz. Bu görüşmelerimiz gerçekten çok güzel ve verimli sonuçlarla taçlandırıldı. Çok önemli sayıda anlaşmalara imza attık. Körfez bölgesindeki ve Orta Doğu’daki gelişmeleri ele aldık. Krizlerin çözüm yollarına ve güvenliğin tesisine değindik. İsrail işgalini, uluslararası hukuku ihlal etmesini, kardeş Lübnan’a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi’nde vahşi uygulamaları kınadığımızı söyleyebilirim….

MSB’den savunma sanayii mesajı: Stratejik caydırıcılık kapasitesini artıracağız

MSB’den savunma sanayii mesajı: Stratejik caydırıcılık kapasitesini artıracağız

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), SAHA-2026 Fuarı’nda MSB standında sergilenen ürünlerle ilgili sorular üzerine yaptığı açıklamada “MSB olarak savunma sanayiine yalnızca kullanıcı bakış açısıyla değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, yön veren, sektörün gelişimini hızlandıran ve stratejik düzeyde konsept üreten bir vizyonla yaklaşmaktayız. Sahip olduğumuz kurumsal tecrübe, mühendislik altyapısı ve üretim kabiliyetleriyle yeni nesil savunma sistemlerinin geliştirilmesine rehberlik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yıldırımhan füzesi
“Yıldırımhan füze sistemine yönelik laboratuvar test süreçleri başarıyla tamamlanmış, saha testlerine ilişkin çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmektedir” ifadelesine yer verilen açıklamada, “Bakanlığımız, millî teknoloji hamlesi kapsamında savunma sanayiimizin gelişimini desteklemeye, yerli ve millî sistemler geliştirmeye ve Türkiye’nin stratejik caydırıcılık kapasitesini artırmaya kararlılıkla devam edecektir” denildi. / AYDIN HASAN – İstanbul

‘Seçkin ürünlerimiz sergileniyor’
MSB Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısını SAHA-2026 kapsamında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenledi. Aktürk, SAHA-2026’da sergilenen MSB ve bağlı kuruluşlarının ürün ve projeleri ile ilgili şu bilgileri verdi: “MSB AR-GE Merkezimiz tarafından, geniş bir etki ve bant kapatma kapasitesine sahip Gölgehan Jammer, ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir yapabilen ve en uzun menzile sahip Yıldırımhan uzun menzilli füze, bütün kritik parçaları AR-GE’miz tarafından üretilen; Güçhan turbo-fan uçak motoru ve Onur turbo şaft helikopter motoru, kalibresinde dünyanın en hafif silahı olma özelliğine ve maksimum 2.100 metre atış menziline sahip PNR-53 Sniper olmak üzere çok sayıda seçkin ürünümüz sergilenmektedir.”
‘Önemli bir aşamayı temsil ediyor’
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de basın bilgilendirme toplantısına katıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları ile birlikte açıklamada bulunan Güler, şunları söyledi: “Millî Savunma Bakanlığı olarak sıvı yakıtlı roket motoru ve uçak motoru teknolojilerine yönelik çalışmalarımıza uzun yıllar önce başladık. Yıldırımhan,ülkemizin ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir kabiliyetine sahip ve en uzun menzilli füze sistemi olarak önemli bir teknolojik aşamayı temsil etmekte.”
Güçhan jet motoru
“Bu kapsamda geliştirdiğimiz bir diğer üründe Güçhan turbofan jet motoru” diyen Güler, şöyle devam etti: “Tamamen AR-GE Merkezimiz tarafından geliştirilen millî bir jet motorudur. Tüm kritik bileşenleri yerli imkânlarla üretilen bu motordan bugüne kadar altı tane ürettik. Motorların test ve kalibrasyon süreçlerini ise kasım 2026’dan itibaren gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Temel hedefimiz; dışa bağımlılığı azaltmak, kendi mühendislik kabiliyetlerimizi geliştirmek, sürdürülebilir bir millî altyapı oluşturarak savunma sanayi firmalarımıza öncülük etmektir.”…

KAAN İspanya'nın radarında

KAAN İspanya’nın radarında

Aydın Hasan – TUSAŞ tarafından üretilen milli muharip uçak KAAN’ın geliştirilme çalışmaları sürüyor. KAAN’ın şu anda üretilmiş üç prototipi ve bir statik test uçağı bulunuyor. Geçen yıl 48 adet KAAN’ın Endonezya’ya satışı ile ilgili sözleşme imzalanmıştı. İlk uçuşundan itibaren dünya çapında ilgi gören KAAN, şimdi de İspanya’nın radarına girdi.
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Antalya’daki Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı sırasında yaptığı açıklamada, “KAAN’a yönelik ilgi var, görüşmeler yaptığımız ülkeler var. Bazı ülkeler, belirli kilometre taşlarının tamamlanmasını bekliyor. Bundan sonraki aşamada testler, sertifikasyon ve kalifikasyon süreçleri ve en önemlisi ilk teslimatlar kritik olacak. İnanıyorum ki ilk teslimatı yaptığımızda, bugün gördüğümüz ilginin iki-üç katı bir taleple karşılaşacağız” demişti.
F-35’e karşı Kaan
İspanya basınından El Pais,İspanya ile Türkiye arasında kritik bir savunma diyaloğunun başladığını ileri sürdü. Haberde, Türkiye ile İspanya arasında KAAN’ın olası satışı ve teknoloji transferi üzerine ön temaslar yapıldığı belirtildi. ABD üretimi F-35 savaş uçaklarına yönelik olumsuz yaklaşımın Madrid’i 5. nesil savaş uçağı arayışında sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığı dile getirilen haberdeki “F-35’e mesafe, KAAN’a kapı açtı” ifadesi dikkati çekti. KAAN’ın iki ülke arasında teknik ve siyasi düzeyde konuşulduğu kaydedildi. İspanya’nın KAAN’ın alımı konusunda bir karar alması durumunda 5. nesil muharip uçak, ilk defa bir Avrupa ve NATO ülkesine satılmış olacak. Ankara-Madrid arasındaki görüşmelerin henüz resmi bir nitelik kazanmadığı ve ön görüşme mahiyetinde olduğu belirtiliyor.
KAAN’ın özellikleri;
* Maksimum seyir hızı: 1.8 Mach
* İrtifa tavanı : 55.000 ft
* Dahili silah yuvası
* Supercruise kabiliyeti
* Düşük radar izi
* Çoklu görev profili
* Hava-hava kabiliyeti
* Hava-kara kabiliyeti
* Yükseklik: 6 metre
* Uzunluk: 21 metre
* Kanat açıklığı: 14 metre

30 Hürjet alacak
Eğitim ve hafif taarruz uçağı Hürjet, KAAN’ın eğitim uçağı da olacak şekilde tasarlandı. Hürjet’in İspanya’ya ihracatı için Nisan 2026 sonunda tarihi bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma, Türkiye’nin bir NATO ve AB üyesine gerçekleştirdiği ilk jet uçağı satışı olma özelliğini taşıyor. Anlaşmaya göre, İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri için 30 adet Hürjet tedarik edilecek. 2.6 milyar euro’luk alımda uçaklar, 2028 yılından itibaren teslim edilmeye başlanacak.

Hava taarruzunda oyunu değiştirecek
ASELSAN, FULMAR 500A ile TOLUN’un üç farklı varyasyonunu ilk kez SAHA’da sergiledi. Lansman törenine Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ve ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol katıldı. Org. Kadıoğlu “SİHA’larımız artık mükemmel bir kombinasyonla uzaktan teşhis ederek, gerçek hard kill yapmaya giden süreci tek başına yapabilecek yetenekleri kazanacak. Dolayısıyla oyun değiştirici bir modeli oluşuyor” dedi. ASELSAN CEO’su Akyol da “Bu teknolojiler, Türk SİHA’larını dünyada farklı bir lige taşıyacak” ifadelerini kullandı.

Kritik projelere imza atıldı
Savunma Sanayii Başkanlığı ile STM arasında imzalanan projeler; Çoklu Görev Yapabilen İnsansız Uçan Sistem Teknolojileri Geliştirme (GÖKSANCAK) Kamikaze Yetenekli Sürü ve İHA Tedarik Projeleri, Anti-Operatör Kamikaze Sistem Geliştirilmesi (TIRPAN), Hafif Otonom Sualtı Aracı Tedarik Projesi (HOSA) olarak sıralandı. SARSILMAZ ile İspanya merkezli EM&E Grup da savunma teknolojileri alanında stratejik iş birliği başlatmak üzere Mutabakat Zaptı imzaladı. / AYDIN HASAN İstanbul
Eş zamanlı tespit
FULMAR 500A Radarı; insansız hava araçlarına ve insanlı karakol uçaklarına entegre edilebilecek şekilde geliştirildi. Su üstünde insansız deniz aracı ve mayınların yanı sıra; su üstü, kara ve hava hedeflerini eş zamanlı olarak tespit ve takip edebilme kabiliyeti ile sahada bütünsel bir gözetleme yeteneği sunuyor.
TOLUN ailesi
İnsansız hava araçlarında kullanımda açılır kanat yapısı ile 50+ km menzile sahip olan TOLUN-L, lazer arayıcı başlığı sayesinde kritik önemdeki hareketli veya sabit hedeflere hassas angajman ve düşük yanaş hasar kabiliyeti sağlıyor.TOLUN EW ise elektronik harp kabiliyetine sahip uzun menzilli tam atım bir mühimmat….

Gülistan Doku dosyasında şifreyi çözecek kişi! Bakan Gürlek: En yakın görgü tanığı Umut Altaş, iadesini bekliyoruz

Gülistan Doku dosyasında şifreyi çözecek kişi! Bakan Gürlek: En yakın görgü tanığı Umut Altaş, iadesini bekliyoruz

Katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Umut Altaş yakında iade edilecek, iadesini bekliyoruz, bence Umut Altaş bu olayın en yakın görgü tanığı” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
GÜLİSTAN DOKU DAVASI: ALTAŞ’IN İADESİNİ İSTEDİK
Toplumda hassasiyet oluşturan durumlar var. Gülistan Doku, Rabia Naz gibi toplumu rahatsız eden olaylar var. Faili meçhul cinayetleri araştıran bir daire başkanlığı kurduk. Hassas bir süreç var. Gülistan Doku olayında da 2025’te gizli tanık beyanıyla hareketlendi. Asıl amacımız empati yapmak. Ailesi yerine kendimizi koyuyoruz. Devlet bir olayı çözer, suç varsa fail vardır. 638 dosya inceleniyor.
Zaman aşımı geçmiş dosyalara yapılacak bir şey yok. 30 yıllık bir süre var. Savcı arkadaşlarımız sonuna kadar dosyaları araştırıyorlar, inceliyorlar. Her dosya açılacak anlamına gelmiyor. Ama incelenecek.
Gülistan doku davasında ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek,“Amerika’da firari biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Orada bizim Adli Müşavir arkadaşımız var, o da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş’ın iadesini ivedilikle istedik. Sağolsun onlar da hassasiyet gösteriyor.” dedi.
“İFADE VERECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın Türkiye’ye geldiği zaman olayın çözüleceğini ifade etti. Bakan Gürlek, “Ben ifade vereceğini düşünüyorum. Sonuçta o da şu an suç ortağı, suçlu birisi olarak gözüküyor. Eğer üzerinde bir leke kalmamasını istiyorsa bildiklerini samimi olarak anlatması gerekiyor.” diye konuştu.
Bakan Gürlek duyurdu: Özkan Yalım ve Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade verdi
“ABİSİ DE GELMESİNİ İSTİYOR”
Umut Altaş’ın en yakın görgü tanığı olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, “Abisiyle de görüşmeler yapıldı. Abisi de kardeşinin gelmesi konusunda olumlu irade beyan etti. Yani Umut Altaş gelirse mutlaka bu olaya ilişkin anlatacakları vardır.“ diye konuştu.
“İKRARLAR, TANIK BEYANI, MADDİ DELİLLER DE ÖNEMLİ”
Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu:
Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum.”
“HASSASİYET OLUŞTURAN KONULARDA EMPATİ YAPTIK”
Adalet Bakanı olur olmaz toplumda hassasiyet oluşturan olaylarla ilgili empati yaptıklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Yani evladını kaybeden aile biz de olabiliriz. Empati yaptık. Bizim burada sadece yaptığımız bu süreçlerin kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladık. Savcılar arkadaşlarımız da bu mesajı aldılar.” dedi.
“CESET YOKSA CİNAYET YOKTUR” İDDİASI
Ceset önemli bir delil ama. Cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Yargıtay uygulamaları var. Ceset olmadan da karar verilebilir.
Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce patronuna attığı son mesaj ortaya çıktı: ‘Ben artık gelmicem’
Bakan Gürlek, açıklamalarının devamında şunları kaydetti:
Toplumu rahatsız eden olaylarla ilgili Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, “Göreve gelir gelmez arkadaşlarımızla bir çalışma yaptık. Burada bir ihtiyaç var. Toplumda bazı hassasiyet oluşturan, empati duymamız gereken durumlar olabiliyor. Burada bir eksiklik olduğunu gördük. Gülistan Doku, Rabia Naz gibi böyle özellikle hayatının baharında gencecik kızlarımızın işte geleceklerini daha yaşayamadan, hayatlarına doymadan yani cinayet mi, intihar mı bazı olayların böyle toplumu rahatsız ettiğini gördük. Bunun üzerine Bakanlığımızda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüzde faili meçhul suçları araştırmak üzere bir daire başkanlığı kurduk. Bir daire başkanımız, yeteri kadar tetkik hakimimiz var.” dedi.
“BİZİM SAVCILIK MAKAMI YERİNE GEÇİP SORUŞTURMA YAPMA YETKİMİZ YOK”
Faili meçhul cinayetlerle ilgili 638 dosyanın yeniden inceleneceğini vurgulayan Bakan Gürlek, incelemelerde soruşturma yapma yetkisinin olmadığını, tespit edilen hususlar doğrultusunda teknik destek verildiğini kaydetti. Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu daire şu an itibariyle mahkemelerden 638 tane dosya aldı. Bizim savcılık makamı yerine geçip soruşturma yapma yetkimiz yok. Soruşturma yapma yetkisi sadece savcılık makamına ait. Biz burada bu dosyaları alıyoruz arkadaşların yani savcı arkadaşlarımızın bakış açısını değiştiriyoruz. Çünkü burada biliyorsunuz hassas bir süreç var. Delillerin toparlanma aşaması var. Yani deliller olay olduktan sonra sıcağı sıcağın toparlanması gerekiyor. İleride de toparlanabilir. Gülistan Doku olayında da bu soruşturma aslında 2025 yılında gelen bir ihbar, bir gizli beyan üzerine, gizli tanık beyanı üzerine hareketleniyor. Bizim asıl amacımız burada empati yapmak. Sonuçta bir kızcağız, gencecik hayatının baharında, ailesi yerine kendimizi koyuyoruz. Geleceği var, hayalleri var, umutları var. Devlet, kesinlikle bir olayı çözer, yani burada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bizim tamamen bu birimi kurma amacımız toplumda oluşan hassasiyeti dikkate almamız ve kararlılıkta da bu işin üzerine gitmemiz.”
SON DAKİKA! TBMM’de kabul edildi! Fahiş site aidatlarına sınırlama getiren düzenleme yasalaştı
“FAİLİ MEÇHUL KALMIŞ CİNAYETLERİN ORTAYA ÇIKARILMASINDA KARARLI BİR İRADE GÖSTERİYORUZ”
Daire Başkanlığının çalışmalarıyla faili meçhul kalmış cinayetlerin ortaya çıkarılmasında devlet olarak kararlı bir irade gösterildiğini belirten Bakan Gürlek, “Burada aslında biz savcıların soruşturma yetkisine karışmıyoruz. Biz sadece savcılara birim kurarak mücadelede özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerin ortaya çıkarılmasında devlet olarak kararlı bir irade gösterdiğimizi ortaya çıkarıyoruz. Bu da çok faydalı oldu.” dedi.
Daire Başkanlığında dosyalar incelenirken eksiklikler var mı, toplanmamış delil var mı gibi detaylara bakıldığını vurgulayan Bakan Gürlek, “Gülistan Doku da nasıl oldu? Bir daraltılmış baz istasyon çalışması yapıldı. Aynı şekilde bir gizli tanık beyanına itibar edildi. Ona göre yeniden incelemeler yapıldı. Yeni deliller ortaya çıktı. Burada biz tamamen savcı arkadaşlarımıza teknik olarak destek veriyoruz, kararlılık iradesini güçlendiriyoruz. Yani devlet olarak biz diyoruz ki sonuna kadar bu işin peşindeyiz. Yani bir suç varsa mutlaka bunun faili var.” diye konuştu.
Bakan Gürlek, cinayet dosyalarında zaman aşımı süresinin 30 yıl olduğunu hatırlattı.
“AİLELERLE İSTİŞARE HALİNDEYİZ”
Rojin Kabaiş ve Çağla Tuğaltay’ın aileleriyle ve avukatlarıyla dün görüştüklerini vurgulayan Bakan Gürlek, diğer ailelerle de zaman zaman görüşmeler yapacaklarını kaydetti.
Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gülistan Doku’nun ailesiyle zaten görüşüyoruz. Rojin Kabaiş, Çağla Tuğaltay’ın ailesini çağırdık. Onlarla da istişare halindeyiz. Avukatlarıyla istişare halindeyiz. Yani anlık olarak yeni bir delil ortaya çıktığı zaman biz bunu savcılarımıza ulaştırıyoruz. Savcılarımızla da aramızda bir köprü var. Daire Başkanlıklarındaki arkadaşlarımız onları yönlendiriyorlar. Biz bir anlamda devlet olarak bu cinayetlerin ortaya çıkarılmasında kararlı bir duruş gösterdiğimizi savcı arkadaşlarımıza beyan ediyoruz. Bizim yaptığımız bu.”
Ailelerle istişare halinde olduklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Zaman zaman çağırıyoruz. Yeni çağıracağımız aileler de var. Onlar da elbette bize ulaşabilirler. Zaten burada biliyorsunuz resen savcılık soruşma başlatıyor. Bu suçlar resen araştırılması gereken dosyalar. Ama ailelerden de yeni belgeler, yeni deliller ya da onlara ulaşan yeni delil, belge varsa hem savcılığa, ilgili savcılığa hem de bize ulaşabilirler. Rahatlıkla ulaşabilirler, Bakanlıkta birimimiz burada. Kapımız her zaman açık. Çok rahat bir şekilde ulaşabilirler.” dedi.
BİZ BU SÜRECİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİYİZ
Her dosyanın incelenmesinin ardından dosyanın yeniden açılmayabileceğini de belirten Bakan Gürlek, “Savcının belki verdiği karar doğru. Savcı araştırdı, bütün delilleri topladı. Takipsizlik kararı verdi. Bu karar doğru da olabilir. Ya da savcı gözden bir belgeyi, delili kaçırdı ya da sonradan bir delil ortaya çıkmış da olabilir. Yani yeni deliller ortaya çıkıyor. Yeni itirafçı beyanlar ortaya çıkıyor ya da dediğim gibi mesela savcı bey sıcağı sıcağına bir şeyi atlamıştır yeniden bir inceleme yapılabiliyor. Bu konuda her dosya ile açılacak anlamına gelmiyor. Ama biz bu sürecin sonuna kadar takipçisiyiz. Ucu kime dokunursa dokunsun ile gidiyoruz. Savcı arkadaşımız da bu kararlılığı gördü. Sonuna kadar artık dosyaları açıyorlar. Burada inşallah bu dosyalardaki failler de ortaya çıkacak.” diye konuştu.
İstanbul’da aile vahşeti! İfadeler ortaya çıktı: İnanıp kapıyı açtık…

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelercasino sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetonline casinossekabetNakitbahiscasibom girişcasibompusulabetslotbartipobetLunabetBetorderroyalbetjojobetjojobetjojobetCasibomroyalbetmeritkingbetpark girişbetparkimajbetvevobahispokerklasPusulabetdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusugrandpashabet girişgrandpashabet girişdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusugrandpashabet girişgrandpashabet girişgrandpashabetenbetgrandpashabetdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusumeritkingbettiltcasibomcasinoroyalenbetpiabellacasinobetplayibizabet girişbetexper girişbetexpercratosroyalbet girişcratosroyalbetgrandpashabet girişgrandpashabetmercurecasino girişbetexperbahiscommercurecasinoamgbahis girişbahiscom girişcasinoroyalamgbahiscasinoroyal girişmarsbahis girişmatbet girişsekabet girişpusulabet girişbahiscasinocasinomilyonjojobetbetpuancasinowonbetplaycasinoroyalpalacebetcratosroyalbetimajbet girişimajbetmeritkingJojobetholiganbetonwincasibom girişdeneme bonusudeneme bonusuCasibomcasibomcasibom güncel girişbetgitbetbeyesbetcashwingrandpashabetnesinecasinoibizabetbetpuansonbahisbetplay