BIST 100
14.284,20 -0,63%
DOLAR
44,9254 0,07%
EURO
52,7190 -0,07%
GRAM ALTIN
6.855,89 0,66%
FAİZ
40,28 1,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,56 1,72%
BITCOIN
78.502,00 3,67%
GBP/TRY
60,7187 -0,02%
EUR/USD
1,1735 -0,08%
BRENT
100,32 1,87%
ÇEYREK ALTIN
11.209,38 0,66%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

HABER

Bakan Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve beraberindeki heyetle görüştü

Bakan Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve beraberindeki heyetle görüştü

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Sağkan ve heyetiyle Bakanlık’ta görüştüğünü belirtti. Savunma makamının temsilcisi olan avukatların ihtiyaçlarını ve beklentilerini ele aldıkları verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydeden Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
İlginizi Çekebilir
“Adalet Bakanlığı olarak, Türkiye Barolar Birliği ile yakın işbirliği içinde adalet camiamızın taleplerini karşılamaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sayın Başkan ve heyetine nazik ziyaretleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”
‘12’NCİ YARGI PAKETİ’NDE AVUKATLARIMIZA ÖZEL DÜZENLEME YAPIYORUZ’
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Gürlek, kabulde yaptığı konuşmada, 12’nci Yargı Paketi’nde avukatların özlük haklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirtti. Yargı camiasının büyük bir aile olduğunu vurgulayan Gürlek, “Bu ailenin içerisinde avukatlarımız çok önemli. 209 bin avukatımız var. Yargısal süreçlerde savunma makamı, avukatlarımız çok önemli.” dedi.

Gürlek, avukatların yaşadığı maddi sıkıntıları 12’nci Yargı Paketi ile çözüme kavuşturmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:
Alıntı Metni

Yargının hızlanması için de gerekli adımların atılacağını aktaran Gürlek, ayrıca noter yardımcılığı konusuna da 12’nci Yargı Paketi’nde yer vermeyi hedeflediklerini kaydetti.
Marmaris’te belediyeye rüşvet soruşturması! 3 kişi gözaltına alındı
Bakan Çiftçi’den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım…

Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması! 3 kişi gözaltına alındı

Marmaris’te belediyeye rüşvet soruşturması! 3 kişi gözaltına alındı

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediyede imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında maddi menfaat sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.
İlginizi Çekebilir
Soruşturma kapsamında, belediye içinde belirli yöneticilerin, kendi belirledikleri personel aracılığıyla usulsüz işlemleri yönlendirdiği ve bu süreçten kazanç elde ettiği öne sürüldü.
Güvenlik güçlerince yapılan teknik ve fiziki takip sonucu belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatıldı.
Soruşturma kapsamında, belediye başkan yardımcısı, imar müdürü ve zabıta müdürünün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve belediyedeki ofislerinde arama yapıldı.
Polis ekipleri Ö.H, T.D. ve M.K’yi gözaltına aldı.
Haber Detay Görsel Slider
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın münferit bir olay olduğunu söyledi.
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu bir soruşturma çerçevesinde belediye çalışanlarının gözaltına alınıp belediye binasına getirildiğini aktaran Uzun, “Belediye çalışanlarının görevi ile ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerinin elde edilmesi adına iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğu bunun dışında ilgili kişinin konutu ve başkaca yerlerde de aramanın bu soruşturma kapsamında yürütülmekte olduğunu belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konunun olmadığı bilgisi bize şu an itibari ile verildi.” dedi.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de soruşturmanın münferit olduğunu belediye başkanı ve yönetimin çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.
Öte yandan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belediye binasında arama çalışmaları sürdürülürken, çevik kuvvet ekiplerince de bina çevresinde güvenlik önlemi alındı.
Bakan Çiftçi’den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım
Umre için yola çıktılar, havalimanında dolandırıldıklarını anladılar…

Umre için yola çıktılar, havalimanında dolandırıldıklarını anladılar

Umre için yola çıktılar, havalimanında dolandırıldıklarını anladılar

Kentte umre ibadetini yerine getirmek için bir firma ile irtibata geçen 125 kişilik grup, kişi başı ortalama 1500 dolar ödedi. Ödemeyi yaptıkları firma görevlisi N.T.’den bir daha haber alamadıklarını iddia eden ve 26 Mart akşamı umre uçuşunun olması gerektiğini söyleyen vatandaşlar, Üçlerbey Polis Merkezi önünde toplandı. Şikayet dilekçesi veren vatandaşlar, firmaya tepki gösterdi.
İlginizi Çekebilir
‘BİR MUHATAP BULAMIYORUZ’
Umre vaadi ile dolandırıldığını söyleyen Hüseyin Canhisar, “Umreye gitmek için yazıldık. Ramazandan önce müracaat etmiştik. Sonra da paralarımızı ödedik. Eşim ve ben toplamda 3 bin dolar ödedik. 26 Mart akşamı uçuş var dediler. Şu an bir muhatap bulamıyoruz. Uçuşumuz ile ilgili bir bilgi vermiyorlar. Karakola şikayet dilekçesi vermek için geldik. Firmanın buradaki acentesi tarafından dolandırıldık. Bizden alınan paralar nerede, belli değil” dedi.
Gülümser Canhisar ise “Artık bu son günler. Suudi Arabistan hac dönemi yaklaştığı için umreyi kapatacak. Gitsek bile süremiz eksik olacak. Gitsek bile umremizi yapamayacağız” diye konuştu.
Toplanan kalabalık, polis ekiplerinin konuyla alakalı gerekli incelemenin yapılacağını söylemesinin ardından dağıldı.
Haber Detay Görsel Slider
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi
Dilovası’ndaki yangın faciasında 7 kişi hayatını kaybetmişti! Annenin sözleriyle salon buz kesti: Kızımın kefeni olmadı hakim bey…

Diyarbakır'da sivil polis aracının geçişi sırasında el yapımı patlayıcı patladı: Can kaybı ve yaralanma yok

Diyarbakır’da sivil polis aracının geçişi sırasında el yapımı patlayıcı patladı: Can kaybı ve yaralanma yok

Valilikten yapılan açıklamada, saat 18.34 sıralarında Kamişlo Bulvarı ile Nevruz Caddesi Kavşağı kesişiminde meydana gelen patlamaya ilişkin olarak inceleme yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, “İlk incelemede olay sırasında bölgeden geçmekte olan sivil bir polis aracının, yol kenarına bırakılan ve içerisinde el yapımı patlayıcı bulunduğu değerlendirilen bir poşetin üzerinden geçtiği esnada patlamanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Meydana gelen patlamada can kaybı ya da yaralanma yaşanmamış, araçta da herhangi bir hasar oluşmamıştır.” ifadeleri kullanıldı.
İlginizi Çekebilir
Yapılan teknik ve kamera incelemelerinde, el yapımı patlayıcının saat 18.21 sıralarında motosikletli bir kişi tarafından yol kenarına bırakıldığının tespit edildiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Aradan geçen süre içerisinde farklı araçların da aynı güzergahı kullandığı, patlamanın ise yaklaşık 12 dakika sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. Elde edilen mevcut bulgular çerçevesinde bu aşamada, uzaktan kumanda mekanizması bulunmayan söz konusu patlayıcıyla doğrudan polis aracının hedef alındığına dair bir bulguya ulaşılmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ilgili birimlerce geniş çaplı tahkikat başlatılmış olup, olayın aydınlatılması ve olaya karışan şüpheli ya da şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir.”
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek…

Türkiye'nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansıması: STRATCOM Zirvesi

Türkiye’nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansıması: STRATCOM Zirvesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu yıl beşincisi düzenlenecek Stratejik İletişim Zirvesi’ni (STRATCOM), AA Analiz için kaleme aldı.
Bugün uluslararası sistem, yalnızca geçici türbülansların değil, aynı zamanda köklü ve yapısal bir dönüşümün içinden geçmektedir. Art arda yaşanan bölgesel çatışmalar, derinleşen jeopolitik rekabet ve küresel yönetişim mekanizmalarının yetersizliği, mevcut düzenin artık sürdürülebilir olmadığını açıkça göstermektedir. Yaşanan kriz ve belirsizliklerin temelinde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistemin hakim paradigmasının, kurumlarının, mekanizmalarının ve normlarının günümüz dünyasının sorunlarını çözme noktasında yetersiz kalması, dahası mevcut sorun ve belirsizlikleri derinleştirmesine sebep olması yer almaktadır.
Nitekim bu gerçeklik, düzenin kurucuları konumundaki Batılı siyasetçiler ve entelijansiya tarafından uluslararası platformlarda da açıkça dile getirilmektedir. Bu platformlarda yalnızca krizler değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası sistemin norm üretme kapasitesi, temsil adaleti ve meşruiyeti de sorgulanmaktadır. Bununla beraber uluslararası sistemde yaşanan meşruiyet krizinin temelinde, temsil eksikliği ve adalet duygusunun zedelenmesi yatmaktadır.
İlginizi Çekebilir
“STRATEJİK İLETİŞİMİN DÜZEN KURUCU VE İSTİKRAR SAĞLAYICI ROLÜNÜ ELE ALACAĞIZ”
Öyle ki, Batı dışı dünyanın sesinin yeterince duyulmadığı, uluslararası kurumların belirli güç merkezlerinin etkisi altında kaldığı yönündeki eleştiriler giderek daha geniş bir şekilde karşılık bulmaktadır. Küresel çapta artan adaletsizlik, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi problemler, devletlere ve kamu düzenine olan güveni sarsarak sosyal kırılganlıkları artırmakta, uluslararası düzenin meşruiyetinin geniş kitleler tarafından sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu durum, sadece siyasi bir tartışma değil; aynı zamanda iletişimsel bir kırılmadır. Çünkü sistemin kendisini anlatma ve kabul ettirme kapasitesi zayıflamaktadır. Bu nedenle 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenleyeceğimiz STRATCOM Zirvesi’nin ana temasını “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirledik. Bu çerçevede; küresel belirsizliklerin arttığı, yapısal çözünmelerin hızlandığı bir dönemde stratejik iletişimin düzen kurucu ve istikrar sağlayıcı rolünü ele alacağız.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile başlayan İran’ın Körfez ülkelerine yönelik misillemeleriyle bölgesel bir savaşa dönüşen çatışmanın etkileri ve oluşturduğu yeni gerçeklikler, hiç şüphesiz bu yıl düzenleyeceğimiz STRATCOM Zirvesi’nin en önemli gündem maddelerinden birisi olacaktır. Bölgemizdeki kritik altyapıların ve enerji tesislerinin doğrudan hedef alındığı bu savaş, küresel ölçekte çok boyutlu bir kriz dalgası yaratmıştır. Uluslararası güvenlik, enerji güvenliği, ticaret yolları, küresel lojistik ve tedarik zincirlerini derinden etkileyen kriz; uluslararası boyutta da yarattığı ayrışmalarla da uluslararası boyutta meşruiyetin üretimini tartışmaya açmıştır.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Yarattığı kırılmalarla 21. yüzyılın en önemli sınamalarından birisini oluşturan savaşın başlamasının ardından küresel çapta düzenlenen en büyük uluslararası zirve olma özelliğini taşıyan bu Zirve, krizin yol açtığı jeopolitik kırılmaların ve iletişim dünyası için yarattığı anlamların tartışılması için önemli bir etkileşim platformu sunmaktadır. Çatışma öncesinde ve süresince tanık olduğumuz dezenformasyon kampanyaları ve psikolojik harp taktikleri, stratejik iletişimin ulusal güvenlik çerçevesindeki önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu zirve, savaşın uluslararası sistemde yarattığı derin fay hatlarının iletişim ve anlatı boyutunu ele almak adına oldukça önemlidir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele, sadece güç dengelerinin değişmesi değildir. Nitekim mesele küresel anlatıların, algıların ve bilginin üretim süreçlerinin de dönüşmesidir. Bu noktada stratejik iletişim, artık devletlerin dış politika setlerinin tamamlayıcı bir unsuru olmakla kalmayıp bizatihi merkezinde yer alan bir güç çarpanıdır. Hakikatin, dezenformasyonla gölgelendiği, bilginin hızla yayıldığı ancak güvenin aynı hızla aşındığı böylesi bir çağda, iletişim, yalnızca bir aktarım süreci değil, bir meşruiyet inşası meselesidir aynı zamanda.
Öte yandan günümüzün dünyasının öne çıkan sorunları olan savaşlar, çatışmalar, düzensiz göç, gıda güvenliği, enerji arzı, iklim değişikliği ve dijital sahadaki dezenformasyonlar gibi çok boyutlu krizler, uluslararası iş birliğine ve güvene dayanan yeni bir iletişim anlayışının tesisini zorunlu kılmaktadır. Eski araç, yöntem ve kavramlar bu sorunları açıklamakta ve çözmekte yetersiz kalarak yeni krizlere zemin hazırlamaktadır. Bu noktada, insan onuru, ortak akıl ve küresel dayanışma kavramları çerçevesinde, şüphesiz adil, şeffaf ve kapsayıcı yeni bir iletişim dilinin ve güven ortamının tesis edilmesi gerekmektedir. İşte stratejik iletişim, tam da bu noktada devreye girmektedir.
Savaşın 27. gününde Orta Doğu ateş çemberi! Hizbullah İsrail’in kuzeyini vurdu: 1 ölü
“İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY İNSAN ONURUNU MERKEZİNE ALAN YENİ BİR İLETİŞİM AHLAKIDIR”
Bu zaviyeden bakıldığında stratejik iletişim, yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Daha adil, daha kapsayıcı ve daha dengeli bir uluslararası düzenin inşası, ancak doğru iletişim stratejileriyle mümkün olabilir. Bugün ihtiyacımız olan şey hızı değil hakikati, gücü değil adaleti, etkileşim sayısını değil insan onurunu merkezine alan yeni bir iletişim ahlakıdır. Türkiye olarak bizler, bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Öyle ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür.” yaklaşımı, aslında bu anlayışın en güçlü ifadesidir. Bu yaklaşım, sadece bir eleştiri değil; aynı zamanda alternatif bir küresel vizyonun da ifadesidir.
Türkiye, son yıllarda yürüttüğü çok boyutlu dış politika ve aktif diplomasi ile yalnızca bir bölgesel güç değil, aynı zamanda küresel ölçekte dengeleyici ve kolaylaştırıcı bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Küresel istikrarın çöktüğü, bölgemizin bir ateş çemberine dönüştüğü bu dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın dış politika vizyonu ve lider diplomasisi, hayati öneme sahiptir. Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşması, Orta Doğu’da yürütülen temaslar ve Afrika’daki arabuluculuk girişimleri, Türkiye’nin barış ve istikrara yönelik somut katkılarının sadece birkaç örneğidir.
Türkiye’nin arabulucu rolünü güçlü kılan en önemli unsur, taraflar arasında güven tesis edebilme kapasitesidir. Kutuplaşmanın derinleştiği bir uluslararası ortamda, farklı aktörlerle dengeli ilişkiler kurabilen ve tarafların hassasiyetlerini anlayabilen bir yaklaşım, son derece kıymetlidir. Türkiye, bu yaklaşımıyla sadece krizleri yönetmeye değil, aynı zamanda krizlere kalıcı çözümler üretmeye odaklanmaktadır. Uluslararası düzenin meşruiyetinin sorgulandığı bir dönemde, Türkiye; ilhamını küresel vicdan ve adalet duygusundan alan insan odaklı dış politikasıyla uluslararası arenada düzen kurucu saygın bir aktör olarak öne çıkmaktadır.
Bu sorumluluğumuzdan hareketle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün.” çağrısından ilhamla bu dönüşüm sürecinde, Türkiye’nin sesini daha güçlü, daha etkili ve daha doğru bir şekilde duyurmayı hedefliyoruz. Tam da bu anlayışla 5 yıl önce hayata geçirdiğimiz STRATCOM Zirvesi, bu vizyonun somut bir tezahürüdür. Amacımız, yalnızca Türkiye’nin perspektifini anlatmak değil; her alanda olduğu gibi iletişim alanında da üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirerek küresel ölçekte daha adil, şeffaf ve sorumlu bir iletişim ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktır.
İsrail Genelkurmay Başkanı, kabine toplantısında uyardı: İsrail ordusu çökecek
“ZİRVE İLE AMACIMIZ, KÜRESEL SİSTEMİN GELECEĞİNE DAİR ÇOK BOYUTLU BİR İSTİŞARE ZEMİNİ OLUŞTURMAK”
STRATCOM Zirvesi, Türkiye’nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansımasıdır. STRATCOM, yalnızca bir zirve değil; aynı zamanda Türkiye’nin küresel iletişim alanında geliştirdiği bir marka, bir düşünce platformu ve bir etkileşim zeminidir. 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek bu zirve ile amacımız, farklı coğrafyalardan liderleri, diplomatları, iletişim profesyonellerini, akademisyenleri ve kanaat önderlerini bir araya getirerek, küresel sistemin geleceğine dair çok boyutlu bir istişare zemini oluşturmaktır.
STRATCOM Zirvesi, bu çerçevede yalnızca mevcut sorunları tartışan bir platform olmakla kalmayıp; aynı zamanda geleceğin iletişim paradigmasını şekillendirmeyi hedefleyen bir girişimdir. Zirvede ele alınacak başlıklar, küresel yönetişimden iklim diplomasisine, dijitalleşmeden kamuoyu yönetimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu da bize şunu göstermektedir, yeni dönemde güç, yalnızca askeri ve ekonomik kapasiteyle değil; aynı zamanda anlatı kurma, anlam üretme ve güven inşa etme becerisiyle tanımlanacaktır.
En nihayetinde dünya yeni bir eşikten geçmektedir. Bu eşikte, eski paradigmalar çözülürken yeni arayışlar güç kazanmaktadır. Türkiye, bu süreçte edilgen bir izleyici değil; aktif bir kurucu aktör olma iradesini ortaya koymaktadır. STRATCOM Zirvesi, bu iradenin en somut göstergelerinden biridir. İnanıyoruz ki bu platform, yalnızca bugünün krizlerine ışık tutmakla kalmayacak; aynı zamanda yarının daha adil, daha kapsayıcı ve daha dengeli uluslararası düzeninin inşasına da katkı sağlayacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek…

Bakan Çiftçi'den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım

Bakan Çiftçi’den sosyal medyada suç örgütü propagandası yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin paylaşım

Bakan Çiftçi, sosyal medya platformlarından suçu ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapanlara yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin paylaşımda bulundu.
İlginizi Çekebilir
“Sokak çetelerine, organize suç yapılarının uzantılarına ve bu karanlık çevreleri sosyal medya üzerinden cazip göstermeye kalkışanlara mesajımız açıktır, nettir, kesindir. Hiçbirine geçit vermeyeceğiz.” diyen Çiftçi, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı koordinesinde ülke genelindeki operasyonlarda 358 şüphelinin yakalandığını anımsattı.
Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
“Suçu özendirenlere, suçluyu kahraman gibi göstermeye çalışanlara, silahla sokakta güç gösterisine kalkışanlara ve evlatlarımızı bu karanlık tuzağın içine çekmek isteyenlere karşı devletimizin iradesi sarsılmaz şekilde sahadadır. Bu aziz milletin huzuruna, güvenliğine ve geleceğine kast eden herkes hukuk önünde mutlaka hesap verecektir. Bu mücadele, devletimizin kararlılığının, milletimize verdiği huzur ve güven sözünün sahadaki ifadesidir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da suç ve suçlularla mücadelemiz kesintisiz sürecektir. Bu başarılı operasyonları gerçekleştiren kahraman polislerimizi yürekten tebrik ediyorum.”
Sokak çetelerine, organize suç yapılarının uzantılarına ve bu karanlık çevreleri sosyal medya üzerinden cazip göstermeye kalkışanlara mesajımız açıktır, nettir, kesindir:Hiçbirine geçit vermeyeceğiz!KOM Başkanlığımız koordinesinde ülke genelinde düzenlenen operasyonlarda 358… https://t.co/iycFFz5sxy— Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) March 26, 2026

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı: 'Beni bırakma Cansu' dedi

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetiyle ilgili yeni detaylar gelmeye devam ediyor. Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

7 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K., E.T. tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen şüphelilerden Zuhal Kalaycıoğlu ile A.Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
‘KUNDAKÇI’YI VAHAP CANBAY’IN ORTAK ARKADAŞI OLMASINDAN DOLAYI TANIRIM’
Zuhal Kalaycıoğlu savcılıktaki ifadesinde, “Sormuş olduğunuz Kubilay Kaan Kundakçı isimli kişiyi, kızım Aleyna ile erkek arkadaşı Vahap Canbay’ın ortak arkadaşları olmasından dolayı tanırım. Kendisiyle tanışıklığım geçen yaz tatilinde Bodrum’a tatile gelmesinden dolayı tanırım. Ben tanıdığım zaman hiçbir iş yapmıyordu, daha önce futbol oynadığını, şu anda sağlık durumlarından dolayı futbol oynayamadığını bana anlatmıştı. İstanbul’da da birkaç kez evime gelmişliği olmuştur. Geldiğinde de yanında kızım Aleyna ve Vahap Canbay vardı. Vahap Canbay’ın işlerini yapardı. Telefon numarası telefonumda ‘Kubilay’ diye kayıtlıdır, ancak numarasını ezbere bilmiyorum. Nerede oturduğunu da bilmem. Kendisiyle aramda herhangi bir alacak verecek ve husumetim yoktur.

‘KORKTUĞUMUZDAN DOLAYI ADLİ MERCİLERE ŞİKAYETTE BULUNAMADIK’
Kalaycıoğlu ifadesinde, “Vahap Canbay’ı yaklaşık 1 buçuk yıldır tanırım. Kendisini kızım Aleyna vasıtasıyla tanıdım. Kendisi Rap müzik yapmaktadır. Kızım da o sürede Pop müzik yapıyordu. Kendisiyle ilk görüşmemiz Zekeriyaköy de oturduğumuz zaman kızım Aleyna ile birlikte eve gelmişti, ilk orada yüz yüze tanıştım. Daha sonra kızım Aleyna ile birlikte müzik yapmaya başladılar. Bu süreçte sevgili olmaya başladılar. Normalde bu kişi Bağcılar da oturuyordu. Kızımla sevgililik hayatı başlayınca Zekeriyaköy’de ki evimize arkadaşlarını ve akrabalarını müzik bahanesiyle getirip saatlerce evde kalmaya başlayınca rahatsız oldum. Bu sebepten de kızım Aleyna ile kavga etmişliğim olmuştur. Hatta bu sebepten ötürü de Zekeriyaköy’de ki evimden taşındım. Beykoz’a yerleştim. Beykoz’a yerleştikten sonra kaldığım ev yine büyük olunca bu sefer Vahap Canbay müzik bahanesiyle yine arkadaşlarını da getirip Beykoz’a evime gelince ben rahatsız oldum. Kendilerine bir stüdyo tutmalarını, orada çalışmalarını söyleyince Vahap Canbay’ın kızıma ‘Annen buradan gitsin biz burada kalalım’ gibi sözler söylemiş. Kızım da bana bunu söyleyince biz kendi aramızda münakaşa yaşadık. Canbay’ın niyeti kızım buranın kirasını 1 senelik peşin ödediği için ikisinin beraber burada kalmasının daha doğru olacağını söyledi. Ben de bunu kabul etmedim. Kızıma Canbay’ın ev tutup oraya taşınması gerektiğini söyledim, yanımda kalmalarına müsaade etmedim. Daha sonra kızım Aleyna ile Vahap Şişli’de bir ev kiralayıp orada birlikte yaşamaya başladılar. Kızım Aleyna ile birlikte Şişli’de ortak bir stüdyo açtılar, stüdyo açıldıktan sonra Vahap’ın kızım ile nerdeyse her gün kavga ettiklerine, hatta kızımın bir gün beni arayarak anne gel beni kurtar dediğine şahitliğim olmuştur. Bu süreçte kızım Aleyna, Vahap’tan 3 defa ayrılmak istedi. Vahap Beykoz’da kızıma yaptığı gibi minibüsle alıkoyarak, kızımın telefonunu alıp kırarak tehdit etmeye başladı. En son ikisinin ortak 2 tane köpekleri vardı. Bu köpeklere de Ümraniye’de ki ofislerinde bakıyorlardı. Köpeğinin birisinin ismi Mokka, diğerinin ismi de Rio idi. Vahap, kızımın ayrılık sürecinde kendisini köpekleri vermeme ile tehdit etti. Ben de kızımın bu ilişkisini en başından beri onaylamadığımdan kızıma eve gelmesini söyledim. Kızım da benden çekindiği için arkadaşlarında kalmaya başladığını öğrendim. Kızımın bu kişi ile ilişki sürecinde çok kavgası oldu, hatta ben 3,4 günde bir gelen telefonları korkarak açıyordum, kızımın başına bir iş gelmesin diye ben de kızıma ‘Bırak gel beraber yaşayalım’ diye çok kez uyarmışlığım oldu ancak Canbay’ı sevdiği için vazgeçmedi. Bu olaylar ile ilgili biz yalnız olduğumuz için, sahip olan kimse de olmadığı için tehdit edilip, korktuğumuzdan dolayı bugüne kadar adli mercilere şikayette bulunamadık” dedi.

‘KIZIMI ALMAYA GİTTİĞİMDE ŞOKTAYDI, TİTRİYORDU’
Zuhal Kalaycıoğlu, “Olay günü akşam saatlerinde, saatini tam olarak hatırlamıyorum çünkü o sırada engelli kızım ile ilgileniyordum, kızım Aleyna beni aradı. ‘Anne Bertin ile biz stüdyodayız, Vahap’lar dışarıda,çıkamıyoruz’ dedi. Bende kendisine hemen eve geliyorsun dedim. Bu süreçte birkaç kez arayıp neden hala gelmediğini sordum. Kendisi de bana anne gitmelerini bekliyoruz, bana bir şey yapabilirler, Mokka isimli köpeği alabilirler, gitsinler geleceğiz dedi. Ben de herşeyi bırakıp gelmesini söyledim, hatta yanındaki arkadaşı Bertin’e mesaj atıp, ‘Aleyna’yı alıp bize geliyorsun’ dedim. Telefon görüşmesinden bir müddet sonra Bertin ile kızım Aleyna evime geldiler. Kızım evime geldiğinde panik halinde ‘anne ne yapacağım, köpeğim orada aç’ diye söylenip duruyordu. Bende hatta kızıma bu konuda kızıp başlarım senin köpeğine dedim. Yaklaşık 2 saat kadar evde oturdular. Bu süreçte Alaattin Kadayıfçıoğlu’na kızım olayı anlatmış. Alaattin de kızıma ‘sen evden ayrılma, ben seni almaya geliyorum’ dedi. Bir müddet sonra Alaattin geldi. Kızım Aleyna ile Bertin aşağıya indi. Bertin evin önünden ayrıldı. Alaattin de kızımla birlikte Alaattin’in arabasıyla evimin önünden ayrıldılar. Ben de kızımın Alaattin ile birlikte Alaattin’in evine gidecekleri düşüncesiyle rahatladım. Bir süre sonra Ümraniye’den polisler beni aradılar. Bana Aleyna’yı sordular. Telefonla görüşme halindeyken arka taraftan Vahap’ın sesi geliyordu, burada yaralama olduğunu o anda öğrendim, ancak kimin kimi yaraladığı hakkında bir bilgi edinemedim. Bende bunun üzerine önce kızımı aradım, kızıma ulaşamayınca bu sefer Alaattin’i aradım. Alaattin de cevap vermeyince bu sefer Bertin’i aradım. Kızımın nerede olduğunu sordum, Bertin de bana önce sakin olmamı söyledi, söylemek istemedi, ben de telefonda bağırıp çağırınca kızımın kendisinin yanında evde olduğunu söyledi. Bana kaldığı evin konumunu attı. Bende aracımla Bertin’i evine kızımı almak amacıyla gittim. Gittiğimde kızım şoktaydı, hiçbir şey konuşmuyordu, tir tir titriyordu. Kendisi sorduğum sorulara cevap veremeyince bende Bertin’e ne olduğunu sordum. Bertin de bana Aleyna’nın Alaatin Kadayıfçıoğlu ile birlikte köpeği almaya stüdyoya gittiklerini, gittiklerinde kapının önünde Vahap Canbay ve arkadaşlarının araçta beklediklerini gördüklerini, daha sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun arabadan inerek Vahap Canbay ile tartıştıklarını, bu arada Alaattin’in Vahap’lara doğru ateş ettiğini, ancak olayda kimin yaralandığını bilmediğini, kendilerinin de korkarak olay yerinden uzaklaştıklarını bana anlattılar.
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Canbay’dan Aleyna Kalaycıoğlu’nun sözlerine tepki: Engelli kardeşini sırtında taşıdı
Engelli kızımı yalnız bırakmıştım, bir müddet sonra yanlarından ayrılıp tekrar kendi evime geçtim. Bir müddet sonra Bertin’i arayarak kızımı bana getirmesini söyledim. O da kızımı alarak bana getirdi. Olay anında Bertin stüdyo içerisinde çalışıyormuş, çalıştığı ortamda yüksek ses olduğundan dolayı bana olay anının duymadığını ve görmediğini söyledi. Kızım bana geldikten bir müddet sonra Polis ekipleri evime geldi. Kızımı evimden alarak götürdüler. Yukarıda anlattığım gibi Vahap Canbay ile kızımın arasında olan ilişkiyi ben ilk günden beri kabul etmedim. Etmememin sebebi de kızım ile ilişki yaşadığı süreç içerisinde kızıma birden çok kez şiddet uygulaması, tehdit etmesi, kızımı maddi olarak kullanması ve en son olarak ölümle tehdit ettiğinden dolayıdır. Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli, bakıma muhtaçtır. Diğer kızım Aleyna ise bize bakan, maddi manevi destek veren kızımdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik. Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp ‘beni bırakma Cansu’ şeklinde ağlayınca bir anne olarak o gece götürmek istemedim” dedi.
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında savcılık ifadeleri ortaya çıktı: Bir nefes yanlışlıkla çektim
Dilovası’ndaki yangın faciasında 7 kişi hayatını kaybetmişti! Annenin sözleriyle salon buz kesti: Kızımın kefeni olmadı hakim bey…

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davası; duruşma 30 Mart'a ertelendi

İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davası; duruşma 30 Mart’a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İlginizi Çekebilir
DURUŞMALARDA ÜÇÜNCÜ HAFTA
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 13 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken, haftanın 4 günü devam eden duruşmalarda üçüncü hafta 23 Mart Pazartesi günü başladı.
SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’ndeki binada görülecek 11’inci celsede, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Öte yandan Mahkeme Başkanı saat 22.00’ye kadar duruşmaların devam edebileceğini belirtti.
BASIN KARTI OLMAYANLAR SALONA ALINMIYOR
Diğer yandan, dün duruşma salonuna sahte basın kartıyla girmeye çalışan 1 kişi gözaltına alındı. Bunun üzerine alınan yeni önlemlere göre görevli jandarma personeli duruşma salonu girişinde basın mensuplarının turkuaz basın kartı üzerindeki QR kodunu okutarak kartların geçerliliğini kontrol ediyor. Turkuaz basın kartı olmayan kişiler duruşma salonuna alınmıyor.
MAHKEME ARA KARARINI AÇIKLAYACAK
Duruşma görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın savunmasının alınmasıyla saat 10.25’te başladı. Saat 12.00 sıralarında ara verilen duruşma saat 13.40’ta yeniden başladı. Mahkeme başkanı, duruşmanın Pazartesi günü sanık savunmalarının alınmasıyla devam edeceğini açıkladı. Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde ise avukatların tahliye taleplerinin dinleneceğini belirten mahkeme başkanı, Perşembe günü ara karar vereceğini de açıkladı.
’15 MİLYARLIK TASARRUF OLUŞTURDUK, NASIL 14 MİLYAR KAMUYU ZARARA UĞRATABİLİRİZ ?’
İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar, “İddianamedeki 140. maddeye konu Kirazlı-Halkalı metro hattı ihalesi, 2017 yılından beri yani bir silsile halinde gelen zincirlerden oluşuyor. projenin ne ihale hazırlıklarının yapıldığı 2016-2017 dönemlerinde ne de 2017-2018 dönemlerinde bu projeye herhangi bir finansman temini gerçekleşmiyor ve 2019 sonrasında o dönemde İstanbul’da durmuş birçok raylı sistem hattı gibi bu hatta da bir kredi finansman arayışı çalışmalarına başlanılıyor. Yaklaşık 7 milyar 870 milyon lira olarak projenin yapım maliyetinde bir indirim sağladık. Yine yaptığımız yapım tasarrufunda oluşturduğumuz ekipman ve alanlarda oluşan işletme maliyetindeki tasarruflarla da yaklaşık 7 milyar liralık, toplamda da 14 milyar 850 milyon liralık bir tasarruf kalemi oluştu bu projede. İddianamede üzerinde çokça durulan bir iddia var: Tutarların veya oluşmayan ihalenin iptali ve beklediğimiz tekliflerin oluşmaması meselesi. Biz 27 Eylül tarihinde teklifleri değerlendirirken, gelen rakamlar bizim beklediğimizin çok üstündeydi. biz burada 15 Milyar lira tasarruf oluşturduk, yani nasıl 14 Milyar lira kamuyu zarara uğratabiliriz? Ben 2012 yılından beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışıyorum. yapılan ihalelerdeki alınan fiyatların tamamı yaklaşık maliyetin yüzde 14 ila yüzde 17 arası üzerindeydi. Sözleşmeler imzalandı; kimse ‘Rekabet burada oluşmadı, bu fiyatlar yüksek’ demedi. Benzer ihaleler değil; ben benzer bir proje ihalesinde de aynı şeyi yaptım, ‘Yenileyin’ dedim veya ‘Gerek yok, ihtiyaçlarını çözelim, ben bu fiyata bu işi yaptırmam’ dedim. Yıllardır belirli bir düzende alınmış danışmanlık hizmetleri işleri vardı; kaldırdım, ‘Bu fiyatlarla yapamayız, artık bu safhaları geçeceğiz, biz kendimiz yapacağız bu işleri, başka bir seviyeye gelmemiz lazım’ dedim. Bütün bu koşullara rağmen bu riski alarak ihalenin iptal kararını aldım” dedi.
İMAMOĞLU, AVŞAR’A SORU YÖNELTTİ
Duruşmada söz alan İmamoğlu Ceyhun Avşar’a ‘Daire Başkanı atanması esnasında Ekrem İmamoğlu’nun bir çabası mı oldu yoksa kendi içinizde bir mekanizma mı işledi?’ sorusunu sordu Avşar ise “Atama görevinde sizinle hiçbir görüşmem olmadı” dedi.
Ekrem İmamoğlu ardından “Yol arkadaşım olmandan gurur duyuyorum. Hiç birisiyle ilgili ‘şunu al bunu alma’ diye engelleme ile karşılaştın mı?’ sorusunu sordu. Ceyhum Avşar, “Olmadı, olmazdı zaten” cevabını verdi.
‘BİR IZDIRABIN İÇİNDEYİZ’
Mahkemede söz alan Ekrem İmamoğlu, “Hepimiz bir ızdırabın içerisindeyiz. Büyük bir iftiraname. Dava açılır, soruşturulur ama iddia ediyorum böyle bir dava ilk defa tutuklu yürütülüyor. Bu bir kurgu” dedi. Duruşma 30 Mart Pazartesi gününe ertelendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Beni bırakma Cansu’ dedi…

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino sitelerimarsbahis1wingrandpashabetKingroyalbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibomcasibompadişahbetbetsmovecasibomperabetbullbahisbetvolepadişahbetcasibomcasibomtaraftarium24casibommatadorbetbahis forumBetnanomatadorbetkralbetcasibominterbahismatbet güncel girişsekabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetkumar sitelerivdcasino giriştambet girişmatbetmatbet girişvdcasino girişimajbetbetparkgrandpashabettambetmarsbahis giriş güncelpalacebetjojobet girişjojobetmersobahiscasinomilyoncasinoroyalpalacebet1winromabetgameofbetcratosroyalbetgameofbetgrandpashabet girişmarsbahissekabetmarsbahisgrandpashabetvdcasinonesinecasinosonbahiscashwinbetbeysonbahisromabet güncel girişbetpuangameofbetbahiscasinoradissonbet resmi girişbahiscasinogameofbetpalacebettambetwbahismatbetqueenbetMarsbahisjojobetslotbarGrandpashabetbetsatyakabetmeritkingmarsbahis girişwbahis güncel girişmeritkingperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerbetcioJojobetJojobetCasibomCasibomMarsbahisJojobetcasibom girişJojobetJojobetJojobetCasibomCasibombahiscasinocasinoperKingroyaljojobetpalacebet girişBetwoonextrabetextrabetgalabetHoliganbetstonebahisholiganbetcasino apinesinecasino