BIST 100
10.759,56 -3,64%
DOLAR
49,9411 0,10%
EURO
55,7452 -0,30%
GRAM ALTIN
6.222,90 -3,56%
BITCOIN
77.534,00 0,98%
FAİZ
39,67 0,43%
GÜMÜŞ GRAM
78,92 -5,74%
GBP/TRY
66,9160 0,04%
EUR/USD
1,1160 -0,18%
BRENT PETROL
111,79 0,51%
ÇEYREK ALTIN
10.174,43 -3,56%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

Son Yazılarım

Yayla halkı diken üstünde! Çatıdan girip çıktılar: ‘Evde yağ, un, şeker bırakmayın’

Yayla halkı diken üstünde! Çatıdan girip çıktılar: ‘Evde yağ, un, şeker bırakmayın’

Gümüşhane genelinde ayıların yerleşim alanlarındaki tahribatlarıyla ilgili haberler artarak devam ediyor. Son olay, Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünün yüksek kesimlerinde bulunan Büyük Yücebelen Yaylası’nda meydana geldi.
İlginizi Çekebilir
Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte ıssızlaşan yaylada, Bahri Yolcu’ya ait taş ve ahşap karışımı evin çatısı, aç kaldığı tahmin edilen bir ayının hedefi oldu.
Bölgede etkili olan yoğun kar yağışı sonrası kar kalınlığının yer yer 2 metreyi aşması, ayının evin çatısına ulaşmasını kolaylaştırdı.
Evin sac kaplama çatısını fiziksel gücüyle delerek içeri giren yabani hayvan, evin içinde adeta savaş alanı manzarası oluşturdu.
Mutfak bölümündeki erzaklara ulaşmaya çalışan ayı; dolapları parçaladı, kapıları yerinden söktü ve evdeki eşyaları kullanılamaz hale getirdi.

EVİN ÇATISINDAN GİRİP ÇIKMIŞLAR
Evinin halini gören Bahri Yolcu, karşılaştığı manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşadı. Evin içindeki mutfak gereçlerinin, yağ bidonlarının ve mobilyaların parçalandığını belirten Yolcu, ayının evin çatısından girip aynı yolu kullanarak çıktığını ifade etti. Bölgedeki diğer yayla sakinleri de benzer olayların yaşanmasından endişe duyduklarını dile getirdi.
Yetkililer, kış aylarında yayla evlerinde kalan yiyecek maddelerinin ayıların koku duyusunu harekete geçirdiğini vurguladı. Özellikle yağ, un ve şeker gibi temel gıdaların yayla evlerinde bırakılmaması gerektiği, aksi takdirde bu tür saldırıların kaçınılmaz olduğu ifade edildi.
Ankara’da büyük yangın! Siyah dumanlar şehrin birçok noktasından görülüyor…

Beşiktaş’taki ölümlü kazanın görüntüleri ortaya çıktı! Zümra’ya dakikalarca kalp masajı

Beşiktaş’taki ölümlü kazanın görüntüleri ortaya çıktı! Zümra’ya dakikalarca kalp masajı

Beşiktaş’ta yolun karşısına geçmek isteyen Fatıma Zümra Karabulut (20) ile arkadaşı Serhat Ş.’ye (21) otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle yola savrulan Karabulut, olay yerinde yapılan yaklaşık 15 dakikalık kalp masajının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kazada yaralanan arkadaşı Serhat Ş.’nin bacaklarının kırıldığı öğrenilirken, sürücü Berkay G. (30) ise tutuklandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
İlginizi Çekebilir
Kaza, 7 Nisan Salı günü saat 23.15 sıralarında Yıldız Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Sarıyer istikametinde ilerleyen Berkay G.’nin kullandığı 34 BG 595 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Fatıma Zümra Karabulut ile arkadaşı Serhat Ş.’ye çarptı. Çarpmanın etkisiyle iki arkadaş Karabulut ve Serhat Ş. yola savruldu.
15 DAKİKA KALP MASAJI YAPILDI
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, ağır yaralanan Fatıma Zümra Karabulut’a olay yerinde müdahale etti. Kalbi durduğu öğrenilen Karabulut için yaklaşık 15 dakika kalp masajı yapıldığı, kalp ritminin yeniden sağlanmasının ardından ambulansla hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Karabulut, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Karabulut’un cenazesinin Başakşehir’de toprağa verildiği öğrenildi. Kazada yaralanan Serhat Ş.’nin ise ambulansla kaldırıldığı hastanede tedavisinin sürdüğü, bacaklarında kırıklar olduğu öğrenildi.
SÜRÜCÜ TUTUKLANDI
Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü Berkay G.’nin yapılan kontrollerde alkollü olmadığı tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece ‘Taksirle öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı….

Ölü numarası yaparak kurtuldu: Geceleri uyuyamıyorum

Ölü numarası yaparak kurtuldu: Geceleri uyuyamıyorum

Olay, 25 Mart 2026 tarihinde Tarsus ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre M.Ç. (33), kızını görmek bahanesiyle eşi Havva Ç. (27) ve çocuğunu parka çağırdı. Parkta bir süre birlikte vakit geçirildikten sonra dönüş yolunda, tenha bir sokakta M.Ç., eşine bıçakla saldırdı. 17 bıçak darbesi alan genç kadın ağır yaralanarak yere yığıldı.
Hastanedeki tedavinin ardından baba ocağına giden Havva Çelen, 9 yıllık evliliği boyunca şiddete maruz kaldığını anlattı.

İlginizi Çekebilir
“HAVVA’YI ÖLDÜRDÜM, GİDİN CESEDİNİ ALIN”
“Ölmek istemiyorum” diyen Havva Ç. “25 Mart’ta kızını görmek maksadıyla bizi parka çağırdı. Parkta her şey normaldi. Ancak dönüşte, tenha bir sokakta bana bıçakla saldırdı. 17 bıçak darbesiyle yere yığıldım. Akciğerlerim zarar gördü, sağ kolumu kullanamaz hale geldim. Beni öldü zannederek olay yerinde bıraktı. Zaten ailesini arayıp ‘Havva’yı öldürdüm, gidin cesedini alın’ demiş. 9 yıllık evliliğimiz boyunca birçok şiddet olayı yaşadım. Daha önce de bıçaklandım. Kolumu kırdı, burnumu kırdı. Ailemin evini yakmaya çalıştı. Hem benim hem ailemin hem de çocuklarımın can güvenliği yok. Psikolojim bozuldu, geceleri uyuyamıyorum “şeklinde konuştu.
“KIZIMIN ‘ANNE’ DİYE ÇIĞLIKLARI HALA KULAKLARIMDA”
Daha önce babasının evini yakan eşinin 40 gün cezaevinde yatıp çıktığına dikkat çeken Havva Ç., “Defalarca cezaevine girdi ama hiç değişmedi. Son buluşmamızda beni kandırdı. ‘Ben iyiyim’ diyordu. Hatta ‘istesem 2 dakika içinde çıkar, seni öldürür yine cezaevine yatarım ama böyle bir planım yok’ diyerek güven verdi. Ancak bunların hepsi bir planmış. Tüm bunları 4 yaşındaki çocuğumun gözleri önünde yaptı. Kızımın ‘anne’ diye çığlıkları hala kulaklarımda. Çok korkuyorum, geceleri yatamıyorum. Çıkarsa yine bana, çocuklarıma ve aileme zarar verebilir. Daha önce de defalarca bıçakladı, kolumu ve burnumu kırdı, başımı yardı. Bunların hepsine çocuklarım için katlandım ama artık katlanacak gücüm kalmadı. Ayrıca alkol ve madde bağımlısı. Bunları kullandığında bana daha çok saldırıyordu. 9 yıl boyunca bana adeta kabus hayatı yaşattı. En ağır cezayı almasını istiyorum” dedi….

Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Zarfı vali verdi’

Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı: ‘Zarfı vali verdi’

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
‘ZARFI VALİ VERDİ’
Eroğlu, Doku’nun kaybolmasının ardından ailesinin valilikte görüşme gerçekleştirdiğini, bu görüşmelerden birinin ardından kendisine kapalı bir zarf verildiğini belirterek, “Doku ailesi arama çalışmaları sürerken Vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra Vali bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana hitaben ‘bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu ‘Gürkan’ isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de bunun üzerine şahsa kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderirken dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde sim kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun sim kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini söyledi. Bu sim kartın Gökhan’a ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüs ile gönderimini sağlamıştım. Ben gönderdiğim zarf ile ilgili Vali bey ‘ne oldu sim karta bakabildi mi sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca, ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ‘bakabildin mi, en son sinyal nerde alınmış’ tarzında sordum. O da bana ‘bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Bana tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘zarfı gönderdim teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp Vali beye ‘Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu” ifadelerini kullandı.
Uşak Belediyesi’ne 2. dalga operasyon! 25 kişi gözaltına alındı
‘PARA GÖNDERİP ELDEN ALIYORDUM, HACKER TARZI BİR KİŞİ OLDUĞUNU BİLİYORDUM’
Gökhan Ertok’a Vali Sonel talimatıyla para gönderdiğini belirten Eroğlu, “Ben bu Gökhan Ertok ile Vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim. 2017-2020 arasında valiliğin, belediyenin ve Vali beyin sosyal medya hesapları ile ilgili işlemler nedeniyle para alışverişimiz oldu. Vali bey ‘ara sıra harçlık gönder’ deyip, ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum, daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum. Ben bu konuşmaların içeriğini hatırlamıyorum. Yoğun bir görüşe yaptığım belli, ama ben kendi adıma zaten arama gibi bir durumum yok. Vali bey talimatlı aramıştım. Bu görüşmelerine dair veriler telefonumda da vardır, bu tarihle ilgili veriler varsa yukarıda bahsettiğim sinyal bilgisi ile ilgili olabilir” dedi.
Ölü numarası yaparak kurtuldu: Geceleri uyuyamıyorum
‘KİMSENİN KARA KUTUSU DEĞİLİM’
Gökhan Ertok’un ifadesinde, kendisinin Tuncay Sonel’in kara kutusu olduğunu söylediği sorusu üzerine Eroğlu, “Ben kimsenin kara kutusu değilim. Vali Tuncay Sonel’in sadece korumalığını yaptım. Gökhan Ertok sanırım Vali beyin talimatlarını benim üzerimden de yaptığı için böyle bir düşünceye kapılmış olabilir. Sim kart aileden nasıl kim tarafından alındı bilmiyorum, yukarıda da bahsettiğim üzere Doku ailesi, Vali beyi ziyarete gelip gittikten sonra Vali bey tarafından bana kapalı zarf teslim edildi. Zarfın içerisinde sim kart olduğunu sonraki zamanlarda Vali Bey ve Gökhan Ertok’dan öğrendim” ifadelerini kullandı.
‘SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM’
Daraltılmış baz raporuna göre, kendisinin de Gülistan Doku’nun en son görüldüğü yer olan Sarısaltuk viyadüğü civarında 5 Ocak 2020 günü saat 21.12 sıralarında olduğu sorulması üzerine ise “Ben tespiti yapılan bu hususla ilgili o bölgeye gittiysem tek gitmedim, gittiysem ya da geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Benim asla Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile bir beraberliğim olmamıştır. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hatta hiçbir zaman Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile oturmadım bir yere de gitmedim. Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum” dedi.
Hürmüz krizi sonrası altında yeni tahmin! Yatırımcılar bugüne dikkat…

SON DAKİKA HABERİ: Uşak Belediyesi'ne 2

SON DAKİKA HABERİ: Uşak Belediyesi’ne 2. dalga operasyon! Çok sayıda gözaltı var

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Başsavcılık koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi.
Operasyonda aralarında belediye çalışanı ve iş insanlarının da bulunduğu 25 zanlı daha gözaltına alındı.
Şüphelilerin, işlemleri için emniyete götürülecekleri öğrenildi.
9 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi’nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.
Yalım ile hakimliğe sevk edilen Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.
Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında daha sonra gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ da adliyeye sevk edilmişti.
Hakimlik, 4 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Yer: Tekirdağ… Ev sahibi ölünce ödemeyi durdurmuştu! İcralık olan kiracı için beklenmedik son
Hürmüz krizi sonrası altında yeni tahmin! Yatırımcılar bugüne dikkat…

Kabine toplanıyor! Gündem müzakereler ve okul saldırıları

Kabine toplanıyor! Gündem müzakereler ve okul saldırıları

Toplantının gündemi ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sona ermesine yönelik müzakere süreci ve okul saldırıları olacak. Kabinede savaşın sona ermesi ve ateşkes müzakerelerinin başarısı için Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik temaslar ve savaşın Türkiye ekonomisine yansımaları görüşülecek. Ateşkes müzakerelerine aktif diplomasiyle destek veren Türkiye, geçtiğimiz hafta 20’den fazla devlet ve hükümet başkanının ağırlandığı Antalya Diplomasi Forumu’na ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın forum kapsamında yürüttüğü diplomasi trafiğinin çıktıları da toplantıda ele alınacak.
OKUL SALDIRILARINA İLİŞKİN ÖNLEMLER
Toplantının gündeminde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’da meydana gelen okul saldırıları da yer alıyor. Kabinede, benzer saldırıların önüne geçmek için okullarda alınacak önlemlerin de masaya yatırılması bekleniyor.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Kabine toplantısında öne çıkan diğer bir başlık ise Terörsüz Türkiye süreci. Terör örgütü PKK’nın silah bırakma kararının sahada nasıl uygulandığı MİT ve TSK’nın gözlem raporları ışığında detaylı olarak değerlendirilecek. Toplantıda hazırlanacak yasal düzenlemenin içeriği ve takvimi de görüşülecek.
Kilidin anahtarı yine Anadolu’da
Hürmüz krizi sonrası altında yeni tahmin! Yatırımcılar bugüne dikkat
…

Eski valinin tutuklanan oğlu Mustafa Türkay’ın ifadesi ortaya çıktı! Görmedim duymadım bilmiyorum...

Eski valinin tutuklanan oğlu Mustafa Türkay’ın ifadesi ortaya çıktı! Görmedim duymadım bilmiyorum…

Doku ailesi, Sonel ve eşinin tutuklanmasını talebiyle dün savcılığa başvururken tutuklanan 10 kişiden Mustafa Türkay Sonel’in de savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sorulara “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” yanıtı veren Sonel, Gülistan Doku’yu hiçbir şekilde tanımadığını iddia etti: “Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım.”
Cinsel istismar soruldu
Mustafa Türkay, 2019-2020’de Umut Altaş’ın ve kız arkadaşlarıyla Gençlik Merkezi’nin 3. katına gittikleri iddiasını da yalanladı. Baz raporunun o gün Gençlik Merkezi’ndeolduklarının tespit ettiği belirtilince “Uzun zaman geçti fikrim yoktur” yanıtı verdi. Zanlıya, Umut ve Türkay; Umut ve Uğurcan arasındaki telefon görüşmeleri hatırlatılarak, “Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi’nde tecavüze uğradığı doğru mu?” diye soruldu. Zanlı ise“Tecavüz ile benim hiçbir alakam yoktur. Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ beyanı yalandır.”
Gülistan’ın kaybolduğu gün Mustafa Türkay, Umut Altaş, koruma Şükrü Eroğlu ile Sarı Saltuk Viyadüğü’nde bulundukları belirlenmişti. Altay ile yan yana olmadıkları zaman birçok kez telefonda konuştukları ancak cinayet gününe kadar hiç konuşmadıkları sorulan Mustafa Türkay, “Hatırlamam mümkün değil.O bölgede hareket halinde olduğumuz için telefonlarımızın baz vermesi normaldir” karşılığını verdi.
‘Para gönderiyordum’
Eroğlu ise ifadesinde üzerine atılı suçlamaları reddederken, “Gülistan Doku’yu tanımıyorum. Gökhan Ertok’a valiliğin, belediyenin ve Vali beyin sosyal medya hesapları ile ilgili işlemler nedeniyle para gönderiyordum. Vali bey ‘ara sıra harçlık gönder’ diyordu,daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum” dedi.
Başsavcı neden tutuklama istedi
Savcılığın Mustafa Türkay’ın tutuklanması talebiyle gönderdiği sevk yazısında,gizli tanık beyanına göre, şüphelinin Gülistan’ı yanında Altaş olduğu halde öldürdüğü, olay yerine çağırdığı koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun cesedi Pertek Koçpınar köyünde mezarlık yanındaki ağacın altına gömdüğü, 1-2 yıl önce cesedinyerinin değiştirildiği, bunun Jandarma’nın yer altı görüntüleme cihazı (YGC) ile tespitinin yapıldığı, gizli tanık beyanıyla uyumlu olduğu detaylıca anlatıldı. Sevk yazısında Mustafa Türkay’ın üzerine atılı suçları işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular bulunduğu kaydedildi.
…