BIST 100
13.794,54 0,14%
DOLAR
47,3795 0,08%
EURO
53,8737 0,05%
GRAM ALTIN
6.138,56 -1,09%
FAİZ
41,41 -1,43%
GÜMÜŞ GRAM
87,36 -1,80%
BITCOIN
63.455,00 -2,24%
GBP/TRY
62,9653 0,02%
EUR/USD
1,1365 -0,04%
BRENT
86,55 -2,05%
ÇEYREK ALTIN
10.036,54 -1,09%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
36 °

POLİTİKA

İlk silah fabrikasını kurdu ama mezarı boş! 3 patlamada kayboldu: İsrail’in tanınması için suikast mıydı?

İlk silah fabrikasını kurdu ama mezarı boş! 3 patlamada kayboldu: İsrail’in tanınması için suikast mıydı?

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – I. Dünya savaşı alevleniyor, her geçen gün yeni cepheler açılıyordu. O sıralarda İngilizler, dört bir yandan ‘en iyi askeri’ kendilerine göre ‘kimsenin yenemeyeceklerini’ topluyordu. Yüzlerce askerden oluşan gücün adını ‘Dunsterforce’ koymuşlardı. Bu isim askerin komutanı olan Tümgeneral Lionel Dunsterville isminden esinlenilerek seçilmişti. 1917’de Bolşeviklerin Ekim Devrimi yaşanmış ve bölgedeki Rus birliklerinin dağılıyor olması İngilizleri tedirgin etmişti. Onların gözünde bu, ‘petrol gidiyor’ demekti. General Dunsterville, stratejik öneme sahip Transkafkasya demiryolunu ve petrolü hem Türklerden hem de Bolşeviklerden korumakla görevlendirildiğinde kurulan o büyük güç için neredeyse sonsuz bir ömür biçilmişti. Ancak savaşacakları güç, büyük olduğunu düşündüklerinden daha büyüktü. Nuri Paşa, Enver Paşa’nın kardeşiydi. Bugün Nuri Killigil diye bildiğimiz Paşa, I. Dünya Savaşı’nın sonlarında Azerbaycan’a hâkim olan Rus ve Ermeni birliklerinin Mart Olayları adı ile anılan Müslüman katliamlarını yapmaları üzerine, görevlendirilmişti. Kafkas İslam Ordusu adında Osmanlı, Azeri ve Dağıstan askerlerinden oluşan bir orduyla Azerbaycan’ı işgalden kurtarma operasyonu başlatan Nuri Paşa, sonunda ‘İstiklal Madalyası’ alacağı operasyonları başlatmıştı. İngilizlerin Kuzey İran ve Kafkasya’dan arkalarına bakmadan kaçmalarıyla sonuçlanacak kahramanların komutanı ve Türkiye’nin ilk yerli silah fabrikası kurucusu Nuri Paşa’yı ise bambaşka bir kader bekliyordu!
Nuri Paşa kurucusu olduğu silah fabrikasında
YENİLEMEYECEK ADAMLARDAN OLUŞAN BÜYÜK GÜÇ TÜRKLERDEN KAÇIYOR!
İngilizler, Kafkas Cephesi’ndeki Müttefik konumunu güçlendirmenin gerekli olduğunu düşünüyordu. Bu ordunun önünü kesmek ve Azerbaycan’ı kontrol eden Rus ve Ermeni birliklerine yardım etmek için İngilizler Bakü’ye kendileri için büyük, Türkler için küçük bir kuvvet yollamıştı. Ancak Nuri Paşa’nın komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan genelinde büyük destek bulup güçleneceğini beklemediklerinden savaş sonu ‘yetersiz askeri güç’ analizini yapmışlardı. İngilizlerin bölgeye gönderdiği Dunsterforce gücü, aynı zamanda, Rusların çekilmesinin ardından savunmasız kalan Mezopotamya’da savaşan İngiliz kuvvetlerinin doğu kanadının güvenliğini de sağlayacaktı. Bütün bunlar, Ermenilerin, Asurluların, Gürcülerin ve Bolşevik karşıtlarının yerel gruplarını düzensiz bir ordu halinde örgütleyerek gerçekleştirilecekti. General Dunsterville, Kafkasya’yı istikrara kavuşturmak ve aynı zamanda İngiliz Hindistan’ına giden yolları olası bir Türk kuvvetinden korumak amacıyla Gürcistan ve Ermenistan gibi bağımsız devletlerin kurulmasını ve sürdürülmesini teşvik etme yetkisine bile sahipti. Bu, Osmanlı’nın hem Kafkasya’da hem de daha doğuya doğru nüfuzunu genişletme niyetlerinin önünde engel teşkil edecekti. İngilizler için Türkler tehdit, Türkler için o topraklar ise devletin ayrılmaz bir parçasıydı. İşgal edilen tüm topraklar çok değerliydi ve düşman işgaline göz yumulamazdı. Dunsterforce, en yüksek noktasında yaklaşık 1.000 subay ve astsubaydan oluşuyordu. Tümgeneral Lionel Dunsterville ordusu için “Hepsi özel yetenekleri nedeniyle seçilmişti ve hepsi de alanında kendilerini zaten kanıtlamış kişilerdi. Şüphesiz ki, daha seçkin bir grup daha önce hiç bir araya getirilmemiştir” diyordu.
Eşi için alamadı üreticisi oldu! Evin bahçesinde başladı: ‘Getirisi çok yüksek’

Batı Cephesi’nden toplanan askerler 29 Ocak 1918’de Londra’dan yola çıktı. 20 Mart’ta Bağdat’a varmışlar, ancak Kafkasya’daki kaotik durumla ilgili artan endişeler, İngilizleri 27 Ocak’ta bir öncü birlik göndermeye zorlamıştı. Dunsterville ve diğer 50 adama, Bakü’yü ele geçirmek için kuzeye gitmeleri ve mümkünse düzensiz kuvvetleri toplamak ve yönlendirmek için bir üs kurmaları emredilmişti. Tiflis’e geçmeleri emredildiğinde yanlarında yüklü miktarda İran gümüşü ve İngiliz altını vardı. Otomobiller, minibüsler ve zırhlı araçlarla, zorlu İran arazisinden geçerek 482 kilometre kuzeydoğuya, 2316 metre yüksekliğindeki Esedabad Geçidi’ni aşarak Hamedan’a gittiler. Hazar Denizi kıyısındaki Enzeli’ye 402 km daha kuzeye gittiler. Enzeli’de Bakü’ye gemi bileti bulacaklarını düşünmüşlerdi. 19 Şubat’ta limana vardıklarında, limanın silahlı Bolşevikler tarafından kontrol edildiğini gördüler. Yani Rusya’nın artık Türklerle savaş halinde değildi ve İngilizler orada istenmiyordu. Dunsterville ve ekibi yaz aylarına kadar orada kaldı. Sonraki birkaç ay boyunca kıtlık yardımı çalışmaları ve sivil inşaat projeleriyle meşgul oldular. Temmuz 1918’de Dunsterville, kuzeybatıda Urmiye Gölü çevresinde Türklere karşı savaşan Asurlu bir grup olan Jelus’a yardım etmek için para ve silahla küçük bir birlik de göndermiş olsa da Osmanlı Ordusu bölgeyi çoktan güvenli hale getirmişti. Mayıs-Haziran 1918’de, Londra birliği ve ek piyade ve süvari birlikleri Hamadan’da General Dunsterville’e katıldı. Bağdat’tan yolun bir kısmını trenle kat ettikten sonra, kalan 310 km’yi katırlarla yürümek zorunda kaldılar. Takviye kuvvetlerle güçlenen Dunsterforce, 27 Haziran’da Enzeli’ye geri döndü. Temmuz başlarında Bakü’ye doğru yelken açtıklarında bir kez daha Osmanlı’nın büyük gücüne şahit olacaklar ve emellerine ulaşamayacaklardı. General Dunsterville Bakü’ye ayak bastığında şehir zaten Türk ordusu tarafından korunuyordu.
Alıntı Metni

NURİ PAŞA’NIN TÜRK SAVUNMASINA ARMAĞANI FABRİKA!
Nuri Paşa Bakü’de İngilizlere geçit vermemişti. Güçlü duruşu ve vatan topraklarına bağlılığı Paşa’nın ‘istiklal Madalyası’yla ödüllendirilmesini sağlamıştı. Tercüman-ı Hakikat gazetesi bu müjdeyi ilk sayfasından duyurmuştu. Nuri Paşa için devleti bir madalya hediye etmiş, Paşa ise ülkesine önce bir zafer sonra da ilk yerli silah fabrikasını hediye edecekti. Tüm bunlar yaşanırken savaş bitmiş değildi. Kayıp haberleri Osmanlı topraklarının her yerinden duyuluyordu. Savaştan sonra Nuri Paşa Ankara’da bir süre kalmış olsa da akciğerlerinden rahatsızlanınca tedavi için Berlin’e gitmek zorunda kalmıştı. 1921’de Berlin’e giden Nuri Paşa, burada çiniciliği öğrenerek 1924’te İstanbul’a dönmüştü. Kütahya Çinicilik Anonim Şirketi’ni de döndüğünde kurmuştu. Askerlik hayatı kahramanlıklarla geçen Nuri Paşa, bir süre sonra çinicilik fabrikasını devrederek savaş sanayiine yönelecek ve ülkesine bir ‘ilk’ kazandıracaktı.
Ağırlıklı olarak Almanya’da yaşayan Nuri Killigil, 1938’de ülkesine temelli dönmüştü. Zeytinburnu’nda kok kömürü satan bir şirketi satın alan Nuri Paşa, fabrikayı madeni eşya fabrikasına dönüştürmüştü. Bu dönüşüm yeni kurulan devletin ilk yerli silahlarını üretecek fabrikayı kazandıracaktı. Tabanca, matara, demir çubuk, gaz maskesi ve mermi üretmeye başlandığında ise Türkiye kendine ve bölgesine faydalı bir ülke olmaya yeniden devam edecekti. Killigil fabrikasını iyice genişleterek 1946’da Sütlüce’ye taşımış ve artık yeni motor ve makinelerle havan ve havan mermisi üretimine de başlamıştı. Bu büyüme, güneyde Filistin için de güç demekti. Çünkü fabrika ve Nuri Paşa’nın başına gelen korkunç olaydan 1 saniye öncesine kadar Filistin direnişi için hazırlanan silahlar bir bir tamamlanıyordu. Ta ki, o 3 patlama sesi duyulana kadar…

FİLİSTİN İÇİN ÇALIŞIRKEN 3 PATLAMA PEŞPEŞE: PAŞA’NIN NAAŞI KAYIP MEZARI BOŞ
Ordu için silah ve cephane üretimi son hız devam ediyordu. Çeşitli silah tasarımları yapılıyor, patentler alınıyordu. Paşa’nın ‘Nuri tabancası’ adını verdiği Türkiye’nin ilk 9 milimetrelik silahının seri imalatı da burada gerçekleştiriliyordu. Nuri Paşa, Arap-İsrail Savaşı’nda Arap ordularını ve Filistin halkını desteklemişti. Üstelik bunu maddi manevi, her şekilde yapıyordu. Güneyde Filistinlilerin direnişinde Paşa’nın fabrikasında üretilen silahlar kullanılıyordu. İsrail’in kuruluşundan sonra da Arap direnişçiler için silah ve cephane üretmeye devam eden Nuri Paşa, Sütlüce’deki fabrikasında 2 Mart 1949’da meydana gelen 3 büyük patlamada hayatını kaybedene kadar fedakârlıkla görevinin başında durmuştu. Patlama, kimileri tarafından kaza diye görülmüş olsa da pek çok kişi yeni kurulan İsrail Devleti’nin istihbaratı tarafından organize edilen bir suikast olarak değerlendirildi. Yaşanan patlamadan sonra Bakanlar Kurulu “İsrail devletinin derhal tanınması; Dışişleri Bakanlığının 24/3/1949 tarihli ve 35970/115 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunun 24/3/1949 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır” kararını almıştı. O güne dek Türkiye’nin bir süredir tereddütler yaşadığı İsrail politikası Filistinlilerin aleyhine bir kararla netleşmişti. Nuri Paşa dünyada göçeli 22 gün olmuş, Filistin’e yapılan silah yardımı durmuş, bölgede bir İsrail Devleti olmasına yeşil ışık yakılmıştı.
Alıntı Metni
İsrail ‘hava’dan kriz yaşıyor
‘Harvard’lının yapay ordusu…

‘Seçim istiyoruz, sandık istiyoruz’

‘Seçim istiyoruz, sandık istiyoruz’

HABER MERKEZİ – AK Parti döneminde emeklilerin her geçen daha da yoksullaştığını söyleyen Özel, “İki emekli bir araya gelse açlık sınırını ancak geçiyor. 5 emekli bir araya gelse yoksulluktan kurtulamıyor” dedi. “Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağıdır” diyen Özel, şunları söyledi.
“Herkes baba ocağına doğar. O baba ocağının kapısı sonuna kadar açıktır. Zira o baba ocağının tapusu ne bendedir, ne bizdedir; hiç kimsede değildir. Gün demokratların, Cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, Atatürkçülerin birbiriyle didişme, mücadele etme değil; gün onun emaneti sandığa ve Cumhuriyet’e sahip çıkmak günüdür.”
Ara zam talebi
“AK Parti’den ne maaşa zam istiyoruz ne iyileştirme istiyoruz. Hepsini kendi kendimize yapmak için biz artık seçim istiyoruz, sandık istiyoruz” diyen Özel, “Üç ayda yüzde 10 enflasyon olmuş,6 ayda bütün hedefler, 1 yıllık hedefler 6 ayda tarumar olacak. Bir yandan mazota zam, elektriğe zam, doğal gaza zam, ekmeğe zam, ete zam, meyveye zam; öbür tarafta maaşlar olduğu yerde duracak. Buradan, bütün emeklilere de bütün emekçilere de sesleniyorum; mutlaka ve mutlaka gerçek enflasyon rakamları hesaplanarak doğru bir zamla ara zam yapılmalıdır. Bu iktidar öyle bir iktidar ki açlık sınırı 35 bin lira, emekliye 20 bin lira veriyor. İki emekli bir araya gelse açlığı ancak geçiyor, 5 emekli bir araya gelse yoksulluktan kurtulamıyor” dedi.

Oy birliğiyle CHP’denihraçedildi
Tutuklanıp görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım CHP’den ihraç edildi. CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Yalım’ın parti disiplin kurulunda oy birliğiyle ihraç edildiğini açıkladı.Yalım, İstanbul başsavcılığınca rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla yürütülen Uşak Belediyesi odaklı soruşturmada 27 Mart sabahı 12 kişiyle gözaltına alınmıştı.

Mayıs ayında kar sürprizi! Afyonkarahisar'ın 3 ilçesinde eğitime bir gün ara verildi

Mayıs ayında kar sürprizi! Afyonkarahisar’ın 3 ilçesinde eğitime bir gün ara verildi

Afyonkarahisar’ın Sandıklı, Sinanpaşa ve Bayat ilçelerinde olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime 1 gün ara verildi.
İlginizi Çekebilir
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, kent genelinde etkili olan olumsuz hava koşulları ve ulaşımda yaşanabilecek riskler göz önünde bulundurularak Sandıklı, Sinanpaşa ve Bayat ilçe genelinde eğitim öğretime bugün ara verildiği belirtildi.
Bolvadin, Şuhut, Çobanlar, İscehisar, Sultandağı, Başmakçı, İhsaniye ve Kızılören ilçelerinde de taşımalı eğitim kapsamında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği ifade edilen açıklamada, Büyükkalecik ve Anıtkaya köylerinde bulunan okullara taşımalı eğitimle gelen öğrenciler ve bu noktalardan Afyonkarahisar il merkezine devam eden ortaöğretim öğrencileri için de eğitime ara verildiği duyuruldu.
Açıklamada, Afyonkarahisar il merkezi, Dinar, Emirdağ, Evciler, Dazkırı, Hocalar ve Çay ilçelerinde ise eğitim öğretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam ettiğine işaret edilerek, eğitim öğretime ara verilen ilçelerde kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan hamile ve engelli personelin de idari izinli sayılacağı kaydedildi.

MAYIS AYIN KAR SÜRPRİZİ
Afyonkarahisar’da baharın ortasında gelen kar ve soğuk sürprizi, sürücüleri hazırlıksız yakaladı. Kar yağışının şiddetini artırmasıyla birlikte özellikle Şuhut Rampası olarak bilinen bölgede araçlar ilerleyemedi. Yoğun kar birikintisi nedeniyle rampayı çıkamayan araçlar, yolun kapanmasına sebep olurken bölgede kilometrelerce uzunlukta araç kuyrukları oluştu.
KARAYOLLARI TEYAKKUZDA
Yolun trafiğe açılması için Karayolları ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekipler, bir yandan kar kürüme çalışmalarını sürdürürken bir yandan da buzlanmaya karşı tuzlama çalışması yapıyor. Emniyet ve jandarma ekipleri ise Halımoru köyü kavşağından itibaren araç geçişlerini kontrollü sağlıyor. Zincirsiz ve hazırlıksız araçların geçişine izin verilmiyor.
Diğer yandan Afyon-Ankara yolunda ve Afyon-Kütahya yolunda da yoğun kar yağışı nedeniyle zaman zaman araç kuyrukları oluştu. Afyon – Ankara yolu üzerindeki Seydiler kavşağı da yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapandı.
Gaziantep ve Şanlıurfa’yı ‘Süper hücre’ vurdu! 1 ölü, çok sayıda yaralı var; birçok okulda eğitime ara verildi
SON DAKİKA | Malatya-Adıyaman yolunda yolcu otobüsü devrildi: 3 ölü, 22 yaralı

Uşak’ta 7 araç birbirine girdi! Zincirleme kazada 4 kişi öldü, 34 kişi yaralı

Uşak’ta 7 araç birbirine girdi! Zincirleme kazada 4 kişi öldü, 34 kişi yaralı

Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 kişi yaşamını yitirdi, 34 kişi yaralandı.
İlginizi Çekebilir
Alınan bilgiye göre, Uşak-İzmir kara yolu Ürünköy mevkisinde 64 AN 365 plakalı Anadolu Turizm’e ait yolcu otobüsü ile 6 aracın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi.
İhbar üzerine kaza yerine çok sayıda sağlık, polis ve jandarma ekibi sevk edildi.
Kazada 4 kişi hayatını kaybederken, 34 kişi yaralandı.

Uşak Valisi Serdar Kartal, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderek yaralıların sağlık durumları hakkında İl Sağlık Müdürü Tarık Acar ve Başhekim Mesut Saka’dan bilgi aldı. Kartal, buradaki bazı yaralıları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.
Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Kartal, “Bugün saat 22.20 sıralarında İzmir istikametinde 7 aracın karıştığı bir trafik kazası oldu. 4 vatandaşımızı kaybettik. 34 vatandaşımız yaralı olarak, 20’si Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesine, 14’ü de ilimizdeki çeşitli özel hastanelere kaldırıldı. Ben vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Vefat eden vatandaşlarımız arasında biri 1 yaşında, biri de 6 yaşında evladımız var. Anne ve babasıyla beraber vefat etti. Allah rahmet eylesin.” dedi.
Vali Kartal’a, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç ve İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi de eşlik etti.
Malatya-Adıyaman yolunda yolcu otobüsü devrildi: 3 ölü, 22 yaralı
İspanya Başbakanı Sanchez’in uçağı Ankara’ya acil iniş yaptı…