BIST 100
14.991,90 3,42%
DOLAR
45,2223 0,00%
EURO
53,3343 0,84%
GRAM ALTIN
6.868,19 3,66%
FAİZ
40,84 -0,92%
GÜMÜŞ GRAM
113,18 6,82%
BITCOIN
82.436,00 0,97%
GBP/TRY
61,6912 0,70%
EUR/USD
1,1789 0,82%
BRENT
98,54 -10,31%
ÇEYREK ALTIN
11.229,49 3,66%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
24 °

POLİTİKA

Türkiye'den, Lübnan'da savaş nedeniyle yerinden edilenlere 730 tonluk insani yardım

Türkiye’den, Lübnan’da savaş nedeniyle yerinden edilenlere 730 tonluk insani yardım

AFAD ve Türk Kızılay katkılarıyla hazırlanan 730 tonluk insani yardım malzemesini taşıyan gemi, Beyrut Limanı’na yanaştı.
Yardımlar arasında 7 bin 200 çadırın yanı sıra gıda ve barınma malzemeleri ve hijyen kolileri yer aldı.
Türkiye’den gönderilen yardımların, Lübnan Yüksek Yardım Komitesine teslim edilerek, yerinden edilen ailelere kısa sürede ulaştırılması planlanıyor.
İlginizi Çekebilir
Beyrut Limanı’nda düzenlen karşılama törenine Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Murat Lütem ile Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, Lübnan İdari Kalkınma Bakanı Fadi Mekki, Lübnan Yüksek Yardım Komitesi Genel Sekreteri Bassam Nabulsi ve çok sayıda davetli katıldı.
Törenin ardından AA muhabirine konuşan Büyükelçi Lütem, Lübnan’ın İsrail saldırıları altında zor günler geçirdiğini, ülke içinde 1 milyonundan fazla kişinin yerinden edildiğini söyledi.
Lütem, “Ülkemiz daha önce de (Lübnan’a) 2024’te çok büyük miktarlarda insani yardım göndermişti. Bu defa da çok büyük bir yardım sağlamış bulunuyoruz. AFAD, Kızılay, Lübnan buradaki makamlarına teslim edilmek üzere 7 bin 200 çadır gönderdiler. 10 binden fazla yiyecek kolisi, 28 bin battaniye, bin de hijyen kolisi.” dedi.
Yerlerinden edilmiş kişilerin her tür yardıma ihtiyacı olduğunu belirten Lütem, “Ülkemiz Lübnan’la olan kardeşlik, dostluk ilişkisi çerçevesinde daha önceki gibi yardımları bu defa da gönderdi.” ifadesini kullandı.
Yardımların Lübnan makamlarına teslim edileceğini kaydeden Lütem, “Ülkemiz biliyorsunuz insani yardım konusunda dünya lideri. Milli gelire göre ölçüldüğünde Türkiye’den daha cömert bir ülke dünyada yok.” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR
Lübnan Sosyal İşler Bakanı Seyyid de Türkiye’den gönderilen insani yardımlar dolayısıyla Türk halkı ve hükümetine teşekkür ederek, yardımların yerinden edilen aileler için hayati önem taşıdığını belirtti.
Seyyid, İsrail saldırıları nedeniyle ülkede yaklaşık 1 milyon kişinin yerinden edildiğini, bunun da nüfusun yaklaşık yüzde 20’sine denk geldiğini ifade etti.
Yerinden edilenlerin bir kısmının barınma merkezlerinde bulunduğunu ancak büyük çoğunluğunun bu merkezlerin dışında yaşadığını aktaran Bakan, bu kişilerin gıda ve barınma başta olmak üzere acil yardıma ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Seyyid, Türkiye’den gönderilen yardımlar arasında yer alan gıda kolileri ve çadırların, geçici barınma ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Türk halkına ve hükümetine bu desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.” dedi.
“TÜRKİYE İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ HER KONUDA YANIMIZDA DURUYOR”
Lübnan İdari Kalkınma Bakanı Mekki de gönderilen insani yardımlar dolayısıyla Türk halkı ve hükümetine teşekkür ederek, bu desteklerin hem insani hem de siyasi açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.
Mekki, son bir haftada Türkiye’den ikinci yardım gemisinin Lübnan’a ulaştığına dikkati çekerek, “Türk halkı ve hükümeti, insani alanda ilk günden itibaren çağrımıza yanıt veren taraflardan oldu. Türkiye ihtiyaç duyduğumuz her konuda yanımızda duruyor.” dedi.
Gönderilen yardımlar arasında yer alan çadırların önemine vurgu yapan Mekki, İsrail’in sürdürdüğü saldırılar ve yıkım karşısında bu çadırların yerinden edilen ailelerin yeniden güneyde tutunabilmesi açısından “büyük bir sembolik” değer taşıdığını ifade etti.
Mekki, Türkiye’nin desteğinin yalnızca insani yardımlarla sınırlı olmadığını ve Lübnan’ın “haklı ve meşru” tutumuna siyasi düzeyde de destek verdiğini söyledi.
TOKİ İSTANBUL KURA SONUCU SORGULAMA EKRANI: TOKİ İstanbul kura çekimi sona erdi…100 bin konutun sahipleri belli oldu
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerin istihdamı için tüm imkanları seferber ettik…

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki yeni görüntüleri ortaya çıktı

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki yeni görüntüleri ortaya çıktı

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.
GÜLİSTAN DOKU’DAN YENİ GÖRÜNTÜ
Gülistan Doku’nun, kaybolmadan önce çocuklarla birlikte şarkı söylediği görüntüler ortaya çıktı.

Görüntülerden birinde Doku’nun, Diyarbakır’da yeğenleriyle birlikte halının üzerinde uzanarak şarkı söylediği, diğer bir görüntüde ise staj için gittiği bir okulda, tahtanın önünde öğrencilere çocuk şarkıları söylediği anlar yer aldı.

ADIM ADIM SORUŞTURMA
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı.
İlginizi Çekebilir
Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı.
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı.
Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.

DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.

Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER
24 Nisan akşam saatlerinde de hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Jandarmadaki ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi.
Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık
Son dakika… Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı…

SON DAKİKA HABERLER: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerin istihdamı için tüm imkanları seferber ettik

SON DAKİKA HABERLER: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerin istihdamı için tüm imkanları seferber ettik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi’nde konuştu.
Zirve münasebetiyle davetlileri kıtaların buluşma noktası İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan, ülkenin dünyaya açılan cümle kapısı olan kentte böyle önemli bir zirveye ev sahipliği yapmanın gurur vesilesi olduğunu ifade etti.
“DÜNYA KESKİN BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN GEÇİYOR”
Konuşmasının hemen başında bir hususun altını çizmek istediğini söyleyen Erdoğan, “Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası, bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile OECD arasındaki yakın işbirliğinin tezahürü olan bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü bir zemin oluşturacağını düşündüğünü söyledi.
İnsanlığın ortak sınamalarına karşı, ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, “Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor.” diye konuştu.
Erdoğan, zirvenin ana temasının “Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması” olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli bulduğunu kaydetti.
Zirvenin başarılı geçmesini dileyen Erdoğan, farklı oturumlarda yapılacak değerlendirmelerin hayırlara vesile olmasını temenni etti.
“YENİ İSTİHDAM ALANLARINDA ÇALIŞACAK PERSONEL BULMAKTA ZORLUK ÇEKİLİYOR”
Erdoğan, uluslararası araştırmaların, OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun giderek yaşlandığını, iş gücü piyasalarının yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kaldığını, dijital ve yeşil dönüşümün beceri talebinin niteliğini kökten değiştirdiğini kaydetti.
Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebinin azaldığını ve yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekildiğini kaydeden Erdoğan, bu durumu Türkiye de dahil tüm ekonomilerin farklı düzeylerde tecrübe ettiğini dile getirdi.
Erdoğan, bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasının yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirdiğini vurgulayarak, “Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050’ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına ‘karanlık fabrika’ denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı ve üretim süreçlerinin neredeyse hiçbir aşamasında insan unsurunun bulunmadığı yeni durumun nasıl yönetileceğinin büyük bir muamma olarak önlerinde durduğunu kaydeden Erdoğan, “Endüstri 4.0” sürecinin bir yandan daha ucuz, hızlı ve hatasız üretim imkanı sunarken bir yandan ciddi sıkıntılara da yol açtığını kaydetti.
Son dakika… Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Sadece karanlık fabrika gerçeğine bakmak bile iş gücü açısından sanayi devrimine benzer bir değişim dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu görmek için fazlasıyla yeterlidir. Beceriler Zirvesi’nde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesiz eğitim her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi, sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak, dönüştürmek ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısıyla eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor.”
Bu kapsamda, çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekmek istediğini ifade eden Erdoğan, “OECD’nin yaptığı değerlendirmelere göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor.” sözlerini sarf etti.

Erdoğan, toplumsal dönüşümlere dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Nazarı dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur. 2030’da dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın dörtte biri bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, ‘Her koyun kendi bacağından asılır.’ sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesesini çeşitli projelerle güçlendirirken diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemiyle kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz.”
Üzerine titredikleri hususlardan birinin de yetişkinlerin eğitimi olduğunu söyleyen Erdoğan, yetişkinlerin becerilerini güncellemesi, yeni alanlarda yetkinlik kazanması ve değişime uyum sağlayabilmesinin herkes için kritik bir önem taşıdığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır. Daha açık bir ifadeyle hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecektir. Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.” ifadelerini kullandı.
Bugün pek çok ülkede kadınların, göçmenlerin ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimlerin potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamadığına dikkati çeken Erdoğan, bu durumun sonuçlarının yalnızca ekonomik bir kayıp olarak görülemeyeceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı da kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik.”
Aynı şekilde gençlerin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkanları seferber etmiş durumda olduklarını vurgulayan Erdoğan, göreve geldiklerinden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdiklerini ifade etti.
Çeşitli programlarla gençleri geleceğin mesleklerine hazırladıklarını, eğitim kurumlarının iş dünyasıyla irtibatını artırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız ‘Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı’ bunlardan biridir. Güç Programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız.” diye konuştu.

İnsan merkezli kalkınma anlayışımız doğrultusunda eğitimden istihdama, iş gücü politikalarından sosyal korumaya kadar her alanda reformlarına hız kesmeden devam ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, “Giderek daha fazla dijitalleşen dünyada bilinen çalışma modelleri köklü bir değişime uğramaktadır. Bu süreç bir yandan yeni iş imkanları ortaya çıkarırken diğer yandan da istihdamın kayıt dışı alanlara kayma riskini arttırmaktadır. Ama biz aldığımız tedbirler bunun sayesinde son 23 yılda kayıt dışı istihdamla mücadelede kayda değer başarılar elde ettik.” diye konuştu.
Erdoğan, 2000’li yılların başında yüzde 52’nin üzerinde olan kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılına geldiklerinde yüzde 24’e kadar düşürmeyi başardıklarını anlattı.
Bu başarıya küresel düzeyde kayıt dışılığın arttığı konjonktürde işsizlik ve istihdam oranları bakımından son 23 yılın en iyi sonuçlarını aldıkları bir dönemde imza attıklarını vurgulayan Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzun merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınma vardır. Ancak beceri politikaları devlet kurumlarının tek başına yürütebileceği bir alan değildir. Bu mesele kamu, özel sektör, üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü bir işbirliğini gerektirir.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, zirvede yapılacak değerlendirmelerin yalnızca sorunların tespitiyle sınırlı kalmamasını, aynı zamanda cesur, uygulanabilir ve insanı merkeze alan çözümler geliştirilmesine vesile olmasını diledi.
OECD’nin analitik kapasitesinin ve ülkeler arasında kurduğu diyalog zemininin bu noktada çok önemli bir imkan olduğuna inandığının altını çizen Erdoğan, “Küresel jeopolitik ve ekonomik dinamiklerin dönüştüğü mevcut ortamda OECD İstanbul Merkezi’nin de önemli bir rol oynadığını görüyor, bundan ayrıca memnuniyet duyuyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, Bakan Vedat Işıkhan ile ekibini, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann’ın şahsında bu örgütün tüm çalışanlarını gönülden tebrik etti.
PROGRAMDAN NOTLAR
OECD 6. Beceriler Zirvesi’ni anlatan filmin gösterildiği programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, OECD Genel Sekreteri Cormann, AK Parti Genel Başkan yardımcıları ile milletvekilleri katıldı.
Programda, Işıkhan ile Cormann da birer konuşma yaptı.
Bakan Işıkhan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla program sona erdi.
Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık
Son dakika… Montları kaldırmayın! Kar, sağanak ve soğuk hava geri geliyor: İstanbul, Ankara ve İzmir……

Rojwelat Kızmaz dosyasında yeni gelişme! Dikkat çeken benzerlikler…

Rojwelat Kızmaz dosyasında yeni gelişme! Dikkat çeken benzerlikler…

Rojwelat Kızmaz’ın ailesi, avukatları Sümeyye Gültekin Aykut ile birlikte Batman Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sundu. Başvurunun ardından Batman Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.
İlginizi Çekebilir
HER İKİ DOSYADA BENZER İHMALLER ZİNCİRİ
Aile tarafından yapılan açıklamada, Gülistan Doku dosyasında gelinen son aşamanın ardından Rojwelat Kızmaz dosyasına ilişkin daha önce mevcut olan soru işaretlerine yeni şüphelerin eklendiği ifade edildi. Açıklamayı okuyan Avukat Sümeyye Gültekin Aykut, daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilen soruşturma dosyalarına ilişkin yeniden soruşturma açılması ve kararların kaldırılması talebiyle başvuruda bulunduklarını söyledi. Aykut, başvurunun yalnızca tekil bir dosyaya ilişkin olmadığını belirterek, Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan gelişmelerin Rojwelat Kızmaz dosyası açısından yeni delil niteliği taşıdığını ifade etti.
Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki yeni görüntüleri ortaya çıktı

Her iki dosyada da benzer ihmaller bulunduğunu ifade eden Aykut, kayıp başvurularına rağmen etkin arama yapılmaması, kamera kayıtlarının zamanında incelenmemesi ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmemesi gibi eksikliklerin dikkat çektiğini kaydetti. Yaşananların basit bir ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aykut, bunun yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi anlamına geldiğini vurguladı.
Boğazı kesilen 2 aylık bebeğin ölümünde yeni gelişme! Annenin telefon kaydı ortaya çıktı: Bebeğe bir şey oldu, ben gidiyorum
Aile adına yapılan açıklamada, Rojwelat Kızmaz dosyasındaki KYOK kararlarının kaldırılması, soruşturmanın yeniden ve etkin şekilde yürütülmesi ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılması talep edilerek, sürecin takipçisi olunacağı belirtildi.
26 yaşındaki Rojvelat Kızmaz, 9 Şubat 2024’te Batman’daki evinden ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 3 gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde cansız bedeni bulunmuştu.
Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı…

Boğazı kesilen 2 aylık bebeğin ölümünde yeni gelişme! Annenin telefon kaydı ortaya çıktı: Bebeğe bir şey oldu, ben gidiyorum

Boğazı kesilen 2 aylık bebeğin ölümünde yeni gelişme! Annenin telefon kaydı ortaya çıktı: Bebeğe bir şey oldu, ben gidiyorum

Bolu’nun Gerede ilçesinde 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan annenin, olayın hemen ardından eşini arayarak, “Bebeğe bir şey oldu, ben evden gidiyorum” dediği ortaya çıktı. Korkunç manzarayla karşılaşan acılı babanın cenaze sonrası fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
Son dakika… Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki yeni görüntüleri ortaya çıktı
BOLU’DA KORKUNÇ OLAY
Olay, 25 Nisan Cumartesi günü Gerede ilçesine bağlı Kitirler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 aylık Ela C. evde boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Cinayet şüphelisi olan anne Serpil C. (30), evden çıkarak D-100 kara yolu üzerinden Yeniçağa ilçesi istikametine kilometrelerce yürüdükten sonra polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ilk sorgusunda, “Bebeğimi kesinlikle ben öldürmedim, onu kimin öldürdüğünü de bilmiyorum” diyerek suçlamaları reddeden şüpheli kadın, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gerede İlçe Adliyesi’ne sevk edildi. Serpil C., çıkarıldığı mahkemece ‘canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.

Minik Ela’nın cenazesi ise dün Demircisopran köyü camisinde öğle namazını müteakip kılınan namazın ardından köy mezarlığına defnedildi. C. çiftinin 2024 yılında dünyaevine girdiği, Serpil C.’nin ev hanımı, eşi Selahattin C.’nin fabrika işçisi olduğu öğrenildi.
KORKUNÇ MANZARAYLA BABA KARŞILAŞTI
Olayın hemen ardından, cinayet şüphelisi anne Serpil C.’nin eşi Selahattin C.’yi telefonla aradığı belirlendi. Annenin eşine, “Bebeğe bir şey oldu, ben evden gidiyorum” diyerek telefonu kapattığı öğrenildi. Bu sözler üzerine paniğe kapılarak hızla evine giden baba, 2 aylık kızı Ela’nın boğazı kesilmiş haldeki cansız bedeniyle karşılaştı.

DOKTORDAN “PSİKİYATRİ” UYARISI İDDİASI
Mart ayının başında doğum yapan Serpil C.’nin, olaydan yaklaşık 1 ay önce rutin kontrol için gittiği ilçe hastanesinde durumu gözlemleyen doktor tarafından psikiyatri servisine görünmesi yönünde uyarıldığı öne sürüldü. Bu tavsiye üzerine ailenin Bolu’daki özel bir hastaneye başvurduğu ifade edildi.
ACILI BABA HASTANEYE KALDIRILDI
Dün Gerede ilçesine bağlı Demircisopran köyünde gözyaşları içinde toprağa verilen minik Ela’nın cenazesinde ayakta durmakta güçlük çeken acılı baba Selahattin C. ise törenin ardından fenalaştı. Sinir krizi geçirdiği belirtilen baba, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

TOKİ İSTANBUL KURA SONUCU SORGULAMA EKRANI: TOKİ İstanbul kura çekimi bitti! Ev Sahibi Türkiye 27 Nisan 2026 TOKİ İstanbul kura sonucu ekranı açıldı mı?…

Bakan Gürlek: Kaynağı belli olmayan parayla da mücadelemiz sonuna kadar devam edecek

Bakan Gürlek: Kaynağı belli olmayan parayla da mücadelemiz sonuna kadar devam edecek

Bakan Gürlek, MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen “Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ekonomide kaydettiği büyümenin sadece bölgede değil dünyada da takdirle karşılandığını kaydetti. Kurulduğu günden bugüne MÜSİAD’ın üretmeyi, sorumluluk almayı tercih ettiğini ve tüm engellemelere rağmen ülke ekonomisine katkı sunmayı vazife olarak gördüğüne şahitlik ettiklerini kaydeden Gürlek, MÜSİAD’ın Türkiye için medarıiftihar olduğunu söyledi.
İlginizi Çekebilir
Ülkenin can damarı olan reel sektörün güçlü, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir hukuki zemin üzerine faaliyet göstermesinin ekonomik istikrarın en temel unsurlarından biri olduğunu kaydeden Gürlek, “Sermayenin, üretimin ve kalkınmanın en büyük güvencesi öngörülebilir, güvenilir ve aynı zamanda hızlı işleyen bir hukuk sistemidir. Sermaye duygularla değil, güvenle hareket eden, yatırımcıyı cezbeden teşviklerdir ama onu ülkede tutan hukuki güvencedir. Bu anlayışla Adalet Bakanlığı olarak temel yaklaşımımız üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan herkesin hukuki güven içerisinde faaliyet gösterebileceği, ülkemizin hukuki zeminini daha güçlü, daha hızlı ve güvenli hale getirmektir.” ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi çalışmalarının devam ettiğini, ticari davalarda usul süreçlerini sadeleştirmek, bu mahkemelerin iş yükünü dengeleyen yapısal adımlar atmak ve dijitalleşmeyle süreçleri daha hızlı ve etkin hale getirmek için durmaksızın çalıştıklarını belirterek, “Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil, daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir.” şeklinde konuştu.
Adliye koridorlarında harcanan vakti kısaltacaklarını belirten Gürlek, çok kapsamlı bir çalışma yaptıklarını, ticaret mahkemesi başkanlarının fikirlerine önem verdiklerini, önerileri pakete derç ettiklerini kaydetti.
“TİCARET MAHKEMELERİMİZİ İHTİSASLAŞMIŞ YAPILAR HALİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Bakan Gürlek, “Ticari uyuşmazlıkların hızlı ve sağlıklı şekilde çözülmesi için ticaret mahkemelerimizi gerçek anlamda ihtisaslaşmış yapılar haline getirmek için çalışıyoruz. Başta İstanbul olmak üzere ticaretin ve sanayinin yoğun olduğu merkezlerde mahkemeleri daha güçlü ve daha entegre bir yapı altında toplamaya, hakim kadrolarını güçlendirmeye, uzmanlaşmayı artırmaya çalışıyoruz. Fiziki ve teknolojik altyapı anlamında da uzun vadeli bir perspektifle yeniden bir düzenleme yapmayı planlıyoruz.” dedi.
Ticaret mahkemelerini İstanbul’da tek çatı altında topladıklarını hatırlatan Gürlek, “Artık Anadolu Adliyesi’nde, Bakırköy Adliyesi’nde ya da başka adliyelerde ticari davalar görülmeyecek. Ticaret mahkememiz tek bir binada görülecek ve adı İstanbul Ticaret Mahkemesi olarak geçecek. Buradaki amaç özellikle ticari davaların hızlanması ve ihtisaslaşması. Yani ticaret davaları artık uzun sürmeyecek.” diye konuştu.
Gürlek, icra iflas süreçlerinde de iş dünyasının ihtiyaçlarını dikkate alan bir yaklaşım içinde olduklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Alacaklının hakkını zamanında ve etkin şekilde alabilmesi, borçlunun ise ekonomik hayattan tamamen kopmadan faaliyetlerini sürdürebilmesi için daha dengeli ve daha işlevsel bir yapı kurmayı amaçlıyoruz. Bununla birlikte reel sektör ile finans sektörü arasında zaman zaman hukuki ihtilafların yaşandığını da yakından takip ediyoruz. Bu iki sektör arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ekonomik hayatın akışını doğrudan olumsuz etkilediğinin farkındayız. Adalet Bakanlığı olarak her iki sektörün ihtiyaçlarını gözeten, dengeli ve sürdürülebilir çözümler üreten bir diyalog mekanizmasını çalıştırmayı düşünmekteyiz.”
Konkordato uygulamalarının da önem arz ettiğini dile getiren Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Konkordato doğru uygulandığında işletmeleri yeniden ayağa kaldıran önemli bir mekanizmadır ancak uygulamada bazı suistimallerin ortaya çıktığını yakından takip ediyoruz. Maalesef konkordato davalarında bazı iş adamlarımız bu süreçleri kötü kullanıyor. Biz özellikle konkordatonun bir kaçış yolu değil, gerçekten ayakta kalabilecek işletmeler için yeniden bir doğuş olduğunu düşünüyoruz. Hiç kimsenin hukuku suistimal ederek piyasa dengesini bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Konkordatoyla ilgili de bir kısım düzenleme düşünmekteyiz.”
Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen haftalarda açıkladığı yatırım teşvik paketini hatırlatarak, “Yaşanan savaş sürecinden dolayı yurt dışındaki sermayenin Türkiye’ye gelmesi için gerçekten çok önemli teşvikler, vergisiz alan kuruldu. Biz de bu teşvik paketleriyle birlikte yatırımcının Türkiye’ye gelebilmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz, tahkimle ilgili çalışmalarımız var. Özellikle yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelirken, birinci olarak hukuki güvenlik, ikinci olarak tahkim istiyor. Bu konuda da tahkimle ilgili de yasal çalışmalarımız var.” açıklamalarında bulundu.
Adalet Bakanlığı olarak savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu hukuki altyapıyla ilgili de her türlü desteği vermeye devam ettiklerini kaydeden Gürlek, son yıllarda savunma sanayinin yerli ve milli atılımlarla önemli bir yol katettiğini dile getirdi.
Gürlek, Türkiye’nin büyüyen ve küresel ölçekte rekabet eden bir ekonomiye sahip olduğunu anımsatarak, “Bu çerçevede yabancı yatırımcıların hukuki güvenliği de büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda tahkim başta olmak üzere uluslararası yatırım hukukuna ilişkin mekanizmaları güçlendiriyor, yabancı sermayenin haklarını daha da güvence altına alan bir yapıya titizlikle çalışıyoruz. Türkiye, güvenle yatırım yapılan bir ülke olma yolunda hızla ilerlemektedir. Sadece yabancı yatırımcıyla ilgili değil, yerli ve milli girişimciler için de bu kapsamda bir kısım hukuki düzenlemeler yapıyoruz. Bu nedenle ihracat, ithalat, yabancı sermaye ortaklıkları alanında ortaya çıkan hukuki ihtiyaçları yakından takip ediyor, hem yabancı yatırımcıların hem de yerli girişimcilerimizin hukuki güvencesini arttırmayı düşünüyoruz.” sözlerini sarf etti.
Yeni anayasaya ilişkin Gürlek, “Türkiye’nin büyüyen ekonomisi ve küresel rekabet gücü açısından yeni ve güncel bir anayasa ihtiyacı artık daha görünür hale gelmiştir. Daha demokratik, kişi ve kurumları güçlü bir biçimde güvence altına alan, toplumsal barış ve huzurun teminatı olan, ortak mutabakattan geçmiş bir anayasanın artık Türkiye Yüzyılı’nda yürürlüğe girmesi gerekiyor. Yeni anayasa konusunda çalışmalara çok önem veriyoruz. Biz de ayrı bir komisyon kurduk. Bu süreci de yakından takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Güven ortamının sürdürülebilirliği açısından bir diğer önemli başlığın da ekonomik sistemin temizliği olduğunu söyleyen Gürlek, sözlerine şöyle devam etti:
“Temiz ekonomi güçlü devletin en önemli göstergelerinden biridir. Kara paranın olduğu yerde rekabet olmaz, güven olmaz, sürdürülebilir büyüme olmaz. Bu nedenle kara para ve şüpheli sermayeyle mücadele konusundaki hassasiyetimiz kararlılıkla devam etmektedir. Aydınlatılmayı bekleyen tüm şüpheli dosyalar sadece hukuk sistemimiz açısından değil, aynı zamanda yerli ve yabancı yatırımcıların da hassasiyetle takip ettiği dosyalardır. Bu nedenle her fırsatta vurguladığımız üzere yargı sistemimizde suç ve suçluyu barındıran, şüphe barındıran hiçbir dosya ilgisiz bırakılmayacak. Her birinin üzerine kararlılıkla gidilecektir. Yani bir yandan yerli sermaye ve yabancı sermaye Türkiye’ye gelmesi için düzenlemeler yapıyoruz. Aynı zamanda da kesinlikle kara parayla, yani kaynağı belli olmayan parayla da mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.”
Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak özellikle Ticaret, Hazine ve Maliye, Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarıyla da eş güdüm içerisinde çalıştıklarını, iş dünyasını ilgilendiren tüm başlıklarda kurumlar arasında koordinasyonu artırarak daha hızlı ve etkin çözümler üretmeye devam edeceklerini dile getirdi.
Son dakika… Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı…

Son dakika..

Son dakika… Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki yeni görüntüleri ortaya çıktı

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı.
İlginizi Çekebilir
Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı.
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı.
Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.

DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.

Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, ‘Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER
24 Nisan akşam saatlerinde de hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Jandarmadaki ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi.

GÜLİSTAN’IN KAYBOLMADAN ÖNCEKİ YENİ GÖRÜNTÜLERİ
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun, kaybolmadan önce çocuklarla birlikte şarkı söylediği görüntüler ortaya çıktı.

Görüntülerden birinde Doku’nun, Diyarbakır’da yeğenleriyle birlikte halının üzerinde uzanarak şarkı söylediği, diğer bir görüntüde ise staj için gittiği bir okulda, tahtanın önünde öğrencilere çocuk şarkıları söylediği anlar yer aldı.

Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık
Son dakika… Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı…

Artvin merkezli 4 ilde operasyon! 510 milyonluk dolandırıcılık ağı deşifre edildi

Artvin merkezli 4 ilde operasyon! 510 milyonluk dolandırıcılık ağı deşifre edildi

İçişleri Bakanlığı, Artvin merkezli 4 ilde organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda yakalanan 35 şüpheliden 28’inin tutuklandığını bildirdi. Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde jandarma ekiplerince Artvin, İstanbul, İzmir ve Erzurum’da operasyon düzenlendiği belirtildi.
Son dakika… Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı
Operasyonlarda 35 şüphelinin yakalandığı bilgisine yer verilen açıklamada, şüphelilerden 28’inin tutuklandığı, 7’si hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı ifade edildi.
KENDİLERİNİ AVUKAT OLARAK TANITTILAR
Açıklamada, şüphelilerin internet siteleri üzerinden vatandaşları dolandırarak haksız kazanç sağladıkları, kendilerini avukat olarak tanıtıp telefonla aradıkları kişilerden para talep ettikleri ve ödeme yapmayanları tehdit ettiklerinin tespit edildiği kaydedildi.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemeleri sonucu şüphelilerin hesaplarında 510 milyon lira hesap hareketliliği tespit edildiği belirtilen açıklamada, şüphelilere ait 75 milyon lira değerinde 2 taşınmaz, 5 taşınır ve 333 banka hesabı hakkında tedbir uygulandığı aktarıldı.
Açıklamada, “Halkımızın huzur ve güvenliği için güvenlik güçlerimizle birlikte 7/24 suç ve suçlularla mücadelemizi sürdürüyoruz.” ifadesine yer verildi.
Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık…

SON DAKİKA HABERLERİ: Nusret'in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı! Özgür Gökçe neden tutuklandı?

SON DAKİKA HABERLERİ: Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı! Özgür Gökçe neden tutuklandı?

Ünlü et restoranı sahibi Nusret Gökçe’nin kardeşi Özgür Gökçe Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında “çocuğun fuhuşuna aracılık etme” suçundan tutuklandı.
İlginizi Çekebilir
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu önceki günlerde yaptığı fuhuş operasyonu yaptı. Yapılan operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin telefonları üzerinde yapılan incelemelerde yeni delillere ulaşan savcılık ikinci operasyon için düğmeye bastı. Yapılan ikinci operasyonda gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklanırken 6 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
LİSTEDE DİKKAT ÇEKEN İSİMTutuklanan şüphelilerden birinin ise ismi dikkat çekti. Fuhuş eylemlerine aracılık ettiği tespit edilen ve “çocuğun fuhuşuna aracılık etme suçundan” suçundan tutuklanan kişinin ünlü et restoran zinciri sahibi olan Nusret Gökçe’nin kardeşi Özgür Gökçe olduğu ortaya çıktı. Gökçe’nin 10 gün öne tutuklandığı ortaya çıktı.
En çok askeri harcama yapan beş ülke! Raporda Türkiye detayı
NELER OLMUŞTU?
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, fuhşa aracılık ve yer temin ettiği belirlenen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu kadınların mobil uygulamalardaki gruplar üzerinden ev ve otellere gönderilmesine ilişkin çalışma gerçekleştirmişti.
Ekipler, teknik ve fiziki takibin ardından bazı zanlıların, fuhuştan aldıkları komisyon için farklı kişilerin banka hesaplarını kiralayıp, fuhuştan elde ettikleri mal varlığını akladıklarını belirlemişti.
Şüphelilerin son 1 yıllık işlem hareketlerinin incelenmesi sonucu fuhuştan kazandıkları değerlendirilen yaklaşık 15 milyon lira para girişi ve çıkışının olduğu, kimlik bilgilerini bu yöntemle gizleyip, faaliyetlerini devam ettirdikleri ve eylemleri gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.
Soruşturma kapsamında, 17 Nisan’da, İstanbul’da Büyükçekmece, Silivri, Beylikdüzü, Küçükçekmece ile Samsun, Diyarbakır ve Ankara’da 14 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen zanlılardan 7’si tutuklanmış, 6’sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık…

Ordu'da satırlı dehşet! Belediye personeline saldırı anı ortaya çıktı

Ordu’da satırlı dehşet! Belediye personeline saldırı anı ortaya çıktı

Olay, 21 Nisan günü saat 10.50’de meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Aybastı Belediyesi’ne giden Yusuf Doğan isimli şahıs, belediye çalışanı ve başkanın sekreteri Adem Demirkale’ye bazı sorular sordu. Bir süre sonra Yusuf Doğan, Demirkale’nin başına satırın keskin kısmıyla 2 kez vurdu.
İlginizi Çekebilir
Bu esnada Demirkale ve diğer belediye çalışanları şahsı etkisiz hale getirdi. Başından yaralanan Demirkale, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Fatsa’daki bir hastaneye sevk edildi.
OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
Olayın yaşandığı an ise belediyeye ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, Yusuf Doğan isimli şahsın sekreterlik odasına geldiği, bir süre sonra ceketinin cebinden çıkardığı satırın keskin kısmıyla Demirkale’nin başına 2 kez vurduğu anlar yer alıyor. Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren şahsın ikna edilerek güçlükle elinden satırın alındığı anlar da görüntülere yansıdı.
İlk kez ev sahibi olan kadın daireye girince şoku yaşadı! Dört odalı diye almıştı, kilidi açınca gerçeği anladı

Öte yandan, olayın ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yusuf Doğan, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hakim çifti yıkan olay! 2,5 yaşındaki çocukları ‘çilek’ yüzünden hayatını kaybetti
Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı…

Son dakika..

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerin istihdamı için tüm imkanları seferber ettik

İşte Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları:Sayın Genel Sekreter, Sayın Bakanlar, Uluslararası Kuruluşların kıymetli temsilcileri, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum, OECD 2026 Beceriler Zirvesi münasebetiyle sizleri kıtaların buluşma noktası İstanbul’umuzda ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ülkemizin dünyaya açılan cümle kapısı olan İstanbul’da sizleri misafir etmek, böyle önemli bir zirveye ev sahipliği yapmak gurur vesilesidir. Yurt içinden ve yurt dışından zirveye iştirak eden tüm misafirlere şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu önemli toplantıdan fırsat buldukça İstanbul’umuzun güzelliklerini, tarihi ve kültürel zenginliklerini görme imkânı elde edeceğinize inanıyorum.
“DÜNYA KESKİN BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN GEÇİYOR”
Konuşmamın hemen başında bir hususun altını çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız, teknolojinin ve yapay zekânın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır.Hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz.Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu, biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir.
İlginizi Çekebilir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile OECD arasındaki yakın iş birliğinin tezahürü olan bu zirvenin, beceriler alanında küresel diyalog için güçlü bir zemin oluşturacağını düşünüyorum. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor. Bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayenin niteliği olacağı anlaşılıyor. Zirvenin ana temasının nesiller arası yeteneğin ortaya çıkarılması olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Beceriler Zirvesi’nin başarılı geçmesini diliyor, farklı oturumlarda yapılacak değerlendirmelerin şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
“YENİ İSTİHDAM ALANLARINDA ÇALIŞACAK PERSONEL BULMAKTA ZORLUK ÇEKİLİYOR”
Değerli misafirler, uluslararası araştırmalar OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösteriyor. Nüfusumuz giderek yaşlanırken iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm, beceri talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dâhil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, yeni imkânlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Bakınız, şurası son derece dikkat çekicidir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050’ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Adına karanlık fabrika denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekânın talimat verdiği, robotların uyguladığı, dolayısıyla üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı ve hatasız üretim imkânı sunarken diğer taraftan da ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece karanlık fabrika gerçeğine bakmak bile iş gücü açısından sanayi devrimine benzer bir değişim dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu görmek için fazlasıyla yeterlidir.
Beceriler Zirvesi’nde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesiz eğitim, her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi, sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak, dönüştürmek ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısıyla eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor.
Son dakika… Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe tutuklandı
Burada şu çarpıcı gerçeğe dikkatlerinizi çekmek istiyorum. OECD’nin yaptığı değerlendirmelere göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü açığı oluşmakta ve eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor.
Dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur. 2030’da dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın dörtte biri bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, “Her koyun kendi bacağından asılır” sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın hâlen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün hâlen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesesini çeşitli projelerle güçlendirirken, diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz.
Kıymetli dostlar, üzerine titrediğimiz hususlardan biri de yetişkinlerin eğitimidir. Yetişkinlerin becerilerini güncellemesi, yeni alanlarda yetkinlik kazanması ve değişime uyum sağlayabilmesi hepimiz için kritik önemlidir. Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır. Daha açık bir ifadeyle hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecektir. Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını yalnızca ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez.
“KADINLARI EĞİTİMDEN YOKSUN BIRAKAN HER TÜRLÜ BARİYERİ ORTADAN KALDIRDIK”
Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı.
“ANNELERİMİZİN DOĞUM İZNİ SÜRESİNİ 24 HAFTAYA YÜKSELTTİK”
Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı da kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi hâline getirdik. Yine bu süreçte çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyasıyla irtibatını artırıyoruz.
“HEDEFİMİZ, GELECEK 3 YILDA 3 MİLYON GENCİMİZİ İSTİHDAMA KAZANDIRMAK”
6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı bunlardan biridir. Güç Programı ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz, gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız.
Kıymetli konuklar, hükümetimiz zirvede tartışılacak başlıklara güçlü bir siyasi irade ve uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. İnsan merkezli kalkınma anlayışımız doğrultusunda eğitimden istihdama, iş gücü politikalarından sosyal korumaya kadar her alanda reformlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Giderek daha fazla dijitalleşen dünyada bilinen çalışma modelleri köklü bir değişime uğramaktadır. Bu süreç bir yandan yeni iş imkânları ortaya çıkarırken, diğer yandan da istihdamın kayıt dışı alanlara kayma riskini artırmaktadır. Ama biz aldığımız tedbirler sayesinde son 23 yılda kayıt dışı istihdamla mücadelede kayda değer başarılar elde ettik. 2000’li yılların başında yüzde 52’nin üzerinde olan kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılına geldiğimizde yüzde 24’e kadar düşürmeyi başardık. Üstelik bu başarıya küresel düzeyde kayıt dışılığın arttığı bir konjonktürde, işsizlik ve istihdam oranları bakımından son 23 yılın en iyi sonuçlarını aldığımız bir dönemde imza attık.
Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınma vardır. Ancak beceri politikaları devlet kurumlarının tek başına yürütebileceği bir alan değildir. Bu mesele kamu, özel sektör, üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü bir iş birliğini gerektirir. Dolayısıyla zirvede yapılacak değerlendirmelerin yalnızca sorunların tespitiyle sınırlı kalmamasını, aynı zamanda cesur, uygulanabilir ve insanı merkeze alan çözümler geliştirilmesine vesile olmasını diliyorum. OECD’nin analitik kapasitesinin ve ülkeler arasında kurduğu diyalog zemininin bu noktada çok önemli bir imkân olduğuna inanıyorum. Küresel, jeopolitik ve ekonomik dinamiklerin dönüştüğü mevcut ortamda OECD İstanbul Merkezinin de önemli bir rol oynadığını görüyor, bundan ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Bu düşüncelerle OECD 2026 Beceriler Zirvesi’nin ülkelerimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini, Genel Sekreter Sayın Korma’nın şahsında OECD’nin tüm çalışanlarını gönülden tebrik ediyorum. Katılımlarınız dolayısıyla sizlere teşekkür ediyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.
Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık
Son dakika… Montları kaldırmayın! Kar, sağanak ve soğuk hava geri geliyor: İstanbul, Ankara ve İzmir……

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelergrandpashabetgrandpashabetmatbet girişimajbetgrandpashabetmatbetsmartbahispusulabetvdcasinomarsbahisjojobet girişjojobetbetebetcasinoroyalbetsalvadorbaywinteosbetbahiscasino1winromabetcratosroyalbetromabetcasinolevantvdcasinograndpashabetmatbetsekabetpusulabetimajbetavvabetmadridbetmadridbetslotbarbetwoon girişngsbahisjokerbetcasinopercasibomcasibom girişmarsbahismarsbahisperabetcasino siteleriparmabetJojobetcasibom girişCasibomJojobetCasibomCasibombahiscasinoslotraBetwoonholiganbetpusulabetbetwoonExtrabetExtrabetgalabetroyalbetlocabetholiganbetcasino apipokerklashdablaroketbetroketbetmeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetjojobetbahiscasinobahsinematadorbetmatadorbetmatadorbetwbahisholiganbetavvabetavvabetavvabetperabetcasinoperkralbetcasibom girişgrandpashabet girişmatbet güncel girişpusulabet girişpusulabet girişbetebetsekabet girişholiganbet girişcasibomCasibom Girişmarsbahiscasibomcasibom giriştempobettempobet girişbetexpercasinomilyonbetexper girişbetplaybetexperbetplay girişsonbahisbetplaysonbahis girişholiganbetsonbahisholiganbet girişgrandpashabetholiganbetgrandpashabet girişromabetonline casinosJojobetJojobetgrandpashabetromabet girişromabetcratosroyalbetHoliganbetCasibom