BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8995 -0,01%
EURO
53,3341 -0,07%
GRAM ALTIN
6.565,82 -0,18%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
110,13 -0,06%
BITCOIN
74.393,00 -1,00%
GBP/TRY
61,5710 -0,11%
EUR/USD
1,1620 -0,05%
BRENT
96,41 2,25%
ÇEYREK ALTIN
10.735,12 -0,18%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
16 °

Son Yazılarım

Sınıfta dehşet! Okulda gelen 3 kişilik aile 2 çocuğu hastanelik etti: Panoya kafasını birkaç kere vurmuş

Sınıfta dehşet! Okulda gelen 3 kişilik aile 2 çocuğu hastanelik etti: Panoya kafasını birkaç kere vurmuş

Olay, geçtiğimiz Cuma günü merkez Karatay ilçesinde bulunan Kocatepe İlkokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz Çarşamba günü ilkokul 2. sınıf öğrencileri 8 yaşındaki H.G. ile S.M.S. sınıf arkadaşları olan bir kız öğrenci ile sıra nedeniyle tartıştı. Tartışma sonrası cuma günü ise kız öğrencinin anne, baba ve babaannesi okula gelerek H.G. ile S.M.S.’yi darp ederek okuldan ayrıldı. Olayın ardından okula gelen aileler, H.G.’nin başında, kulağında, ensesinde, yanağında ve kollarındaki izleri, S.M.S.’nin ise başındaki izlerini görerek hastaneye giderek darp raporu aldı. Aileler daha sonra karakola giderek şikayetçi oldu.
İlginizi Çekebilir
“BENİ DÖVSELERDİ BU KADAR İÇİM ACIMAZDI”
Olay gününü anlatan 8 yaşındaki H.G.’nin annesi Fatma Gül, “Bu çok farklı bir duygu evlat, gelip beni dövselerdi bu kadar içim acımazdı benim. 8 yaşındaki çocuk benim evladım olmasa bile ben bunu dile getirdiysem diğer çocuklar için de aynı. Bugün benim çocuğuma yaptı, yarın gidecek ‘nasıl olsa bir şey olmuyor’ diyecek başkasının evladına yapacak. O gün eşim telefonla aradı beni ‘Okula gitmemiz gerekiyor’ dedi. Eşim, ‘çocuğu velinin biri dövmüş’ dedi. Ben de herhangi bir velinin çocuğuyla kavga ettiler en fazla bir tokat vurdu diye düşündüm. Hani öyle abartılı bir şey olduğunu düşünmemiştim. Okula gittim müdür odasına girdik çocuğun yüzü kıpkırmızı, diğer çocuk ile birlikte ağlıyorlardı. S.M. bana olayı anlattı ama benim çocuk tam olayın şokuyla hiçbir şey de söyleyemiyordu. Hemen çocuğu aldık hastaneye götürdük burada darp raporu aldık ve karakola ifade de bulunduk. Olay günü öğrenciler okula girerken bu veliler babaanne ile anne, çocukların arasında sınıfa girmiş. Kendi çocuklarını dışarı çıkartıyorlar etkilenmesin olaydan diye. Benim çocuğum çantasını çıkarırken saçından tutup sürükleyerek tahtanın önüne getirmişler. Daha sonra babaanne çocuğu darp ediyor, sonra anne karnına vurmuş, bacağına vurmuş. Ben çocukların söylemleriyle bu olaya vakıf oldum. Sonra baba geliyor. Baba da temizlik fırçasıyla çocuğumun koluna vuruyor. Üzerinde kabanı olmasına rağmen çocuğun kolu mor arıyor. Panoya kafasını birkaç kere vurmuş” dedi.

Çocuğunun olaydan etkilendiğini aktaran Gül, “Hiçbir şekilde okuldan bahsetmek istemiyor çocuğum. Ben çocuğumu zaten o okula bir daha nasıl göndereceğimi de bilemiyorum. Bir çocuk nasıl bir travma yaşarsa ömür boyu o travmanın etkisinde kalır. Ben bu çocuğumu o okula nasıl göndereyim bu saatten sonra. Kavgaya neden olan çocuğu sürekli görecek. Sürekli o anı yaşayacak” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUĞUMU SEVMEK İÇİN YAKLAŞTIĞIMDA TEPKİSİ DİREKT KORUMAYA ALIYOR”
Olayda başından darp edilen S.M.S.’nin annesi Mine Selbasanoğlu ise, “O gün evdeydim, saat 12.53’te öğretmen beni aradı, ‘çocuğunuzun başına ufak bir mesele geldi’ dedi. Velinin beraberindeki karısı ve annesi gelip sınıfa girmiş. Benim çocuğumu babaanne saçından tutmuş, kafasına yumruk vurmuş ve hırpalamış. Bu çocukları daha sonradan öğretmenler görmüş. Okula vardığımızda çocuk çok perişan vaziyetteydi. Hemen oradan aldık, hastaneden darp raporu aldık ve polis karakoluna gidip şikayetçi olduk. Çocuklarla dertleri Çarşamba günü sırada kavga etmişler. O onu itelemiş, o onu itelemiş. Babaanne kinlenmiş bu yüzden gelip bunun kinini almak için cuma günü böyle bir eylem gerçekleştirilmiş. Çocuğum polis olmak istiyordu ve çocuk korkudan şimdi hiçbir şey olmak istemiyor. Ben bu çocuğun psikolojisini nasıl düzelteceğim. Çocuğumu sevmek için yaklaştığımda tepkisi direkt korumaya alıyor kendisini, geri çekiliyor, korkmuş. Bana bir şey yapacaklar diye çok kötü korkuyor. Dışarıda pencereden biri bakıyor mu anne diyor geceleri ‘perdeyi kapat’ diyor. O derece çok kötü korkmuş. Darp raporu alındı, uzaklaştırılma için şikayetçi olundu. Avukat da tutuldu, sonuna kadar devam edecek davamız” diye konuştu.
Kağıthane’de feci kaza! Evin çatısına düşen okul servisinin şoförü öldü…

AK Parti Gençlik Kolları, 100 bin genci 'Bir Gençlik Şöleni'nde buluşturacak

AK Parti Gençlik Kolları, 100 bin genci ‘Bir Gençlik Şöleni’nde buluşturacak

AK Parti’den yapılan açıklamaya göre, Turka Kocaeli Stadyumu’nda yapılacak büyük gençlik şöleninin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye’nin dört bir yanından gençleri ağırlayacak programa, yaklaşık 100 bin genç davet edildi. Ayrıca programa, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımı bekleniyor.
İlginizi Çekebilir
Yılın en büyük gençlik buluşması olması beklenen organizasyon kapsamında, gençlere yönelik çeşitli etkinlikler, interaktif alanlar, sürpriz içerikler ve sosyal buluşma noktaları oluşturulacak.
Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen gençlerin birbirleriyle tanışacağı, fikir alışverişinde bulunacağı ve ortak heyecanı paylaşacağı bu alanların, organizasyonun sosyal yönünü daha da güçlendirmesi hedefleniyor.
Şölende şarkıcı Sefo, Merve Özbey, Uğur Işılak, DJ Burak Yeter ve müzik grubu Ay Yola sahne alacak.
Müzik ve sahne performanslarıyla zenginleşecek programın, gençlerin enerjisini ve coşkusunu yansıtan bir atmosfere dönüşmesi amaçlanıyor.
“TÜM GENÇ ARKADAŞLARIMI ŞÖLENİMİZE DAVET EDİYORUM”
Açıklamada görüşlerine yer verilen AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, tüm gençleri şölene davet etti.
Gençlere seslenen İbiş, “Gençler hazır mıyız? Takvimlerinizi işaretleyin, alarmlarınızı kurun. Bu şölen kaçmaz. ‘Bir Gençlik Şöleni’nde, coşku dolu bir günde buluşmak üzere. Heyecanımız dorukta. Tüm genç arkadaşlarımı şölenimize davet ediyorum.” ifadesini kullandı.
Fenerbahçe’de Tedesco’ya duygusal veda! İşte İstanbul’dan ayrılacağı tarih…

Kağıthane’de gençler polise saldırdı! Açılan ateşte berber ağır yaralandı

Kağıthane’de gençler polise saldırdı! Açılan ateşte berber ağır yaralandı

Kağıthane’de, okulun karşısındaki parkta yüksek sesle küfürlü konuşup sigara içen gençlere polis memuru H.Ç. uyarıda bulundu. Çıkan tartışmada gençler burnuna vurdukları polis memurunu darbetti. Şüpheliler kaçarken peşlerinden giden polis memurunun açtığı uyarı ateşinde kaldırımdaki berber Hakan B. (48) ağır yaralandı. Hakan B. ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Servis dehşeti! 5 yaşındaki Metehan’ın ölümünde ihmal iddiası: ‘Oğlumun sırtında teker izlerini gördüm’
KAĞITHANE’DE PARKTA UYARDIĞI GENÇLERİN SALDIRDIĞI POLİS ATEŞ AÇTI
Olay, dün saat 15.00 sıralarında Hamidiye Mahallesi’nde bulunan okulun karşısındaki parkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okul polisi H.Ç., parkta yüksek sesle küfürlü konuşup sigara içen gruba uyarıda bulundu. Kısa sürede tartışmaya dönüşen olay sırasında 3 şüpheli, polis memurunu burnuna vurarak darbetti.

KALDIRIMDAKİ BERBER VURULDU
Kaçan şüphelilerin peşinden giden polis memuru, uyarı ateşi açıp, ‘Dur’ ihtarında bulundu. Bu sırada kaldırımda bulunan berber Hakan B., göğsünden vuruldu. Silahtan çıkan kurşunlardan bazıları ise park halinde bulunan hafif ticari araca isabet etti.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı Hakan B., olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hakan B.’nin durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

POLİSE SALDIRANLAR YAKALANDI
Polis ekipleri olayın ardından kaçan 3 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Polis, şüpheliler M.S.P. (16), S.K.G. (16) ve H.B.’yi (16) kısa sürede yakaladı. Gözaltına alınan şüphelilerin daha önceden poliste suç kaydı olmadığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Galatasaray’da Okan Buruk sözleşmeye imza attı bile! Fatih Terim detayı…

Muğla'da dağları karış karış gezip buldu: Torunlarıma sonsuza kadar bir miras bırakıyorum

Muğla’da dağları karış karış gezip buldu: Torunlarıma sonsuza kadar bir miras bırakıyorum

Fen bilgisi öğretmenliği de yapan ve eczacılıktan yaklaşık 20 yıl önce emekli olan 78 yaşındaki Özdemir, bölgede çıktığı doğa yürüyüşlerinde gördüğü farklı çiçeklerin fotoğrafını çekiyor.
Fotoğrafları bu alanlarda çalışma yapan akademisyenlere gönderen Özdemir, nadir olduğu düşünülen çiçeklerin topraktan çıkıp tohuma dönüşme sürecini de kayda alıyor.

Uzmanların detaylı incelemelerinin ardından yeni bitki türlerinin literatüre girmesi sağlanıyor. Bugüne kadar 5 bitki türünün keşfini sağlayan Özdemir, ilerleyen yaşına rağmen tutkusu olan doğa yürüyüşlerinde yeni çiçekler arıyor.

Özdemir, hiç vazgeçmediği doğa yürüyüşlerini sürdürdüğünü söyledi.
Yürüyüşler sırasında kendisine ilginç gelen çiçekleri fotoğrafladığını belirten Özdemir, “Uzmanlar çiçeği izlememi söylerse, bir yıl boyunca o çiçeği takip ediyoruz. Örnekler alıyoruz ve onu hocalarımıza gönderiyoruz. Daha sonra yapılan laboratuvar çalışmalarında türün yeni olup olmadığı anlaşılıyor. Tür yeni ise makalesi yazılarak bilim dünyasına kazandırılıyor.” dedi.

Özdemir, 20 yıldır çiçeklerle ilgilendiği için farklı çiçeklerin dikkatini çektiğini ifade etti. Doğada arkadaşlarıyla yürürken çiçekleri incelediğini kaydeden Özdemir, şöyle konuştu.

“Örneğin ‘fritillaria ozdemir-elmasii’, çok tarihi bir yerde, yürüyüş rotası üzerinde gördük. Farklı bir tür olduğunu hocalarımıza söylediğimizde yakından ilgilendiler. Arkadaşımla bulduğumuz bu bitki de bilim dünyasına kazandırıldı. Bir diğeri de ‘crocus rifatozdemirii’. Dağda gezerken farklı olduğunu düşündüğüm çiğdemi, Prof. Dr. Osman Erol’a gönderdim. Hocamızın ilgilenmemi söylemesi üzerine daha sonra yeni bir tür olduğunu ortaya koyduk. ‘Biarum rifatii’ gibi toplamda 5 yeni türü bilim dünyasına kazandırdık.”

Kahvede oturmak yerine doğada yürümeyi, kuşların sesini dinlemeyi tercih ettiğini dile getiren Özdemir, böylece yorgunluğunu çok rahat attığını ve yaşam sevincinin arttığını anlattı.
Haber Detay Görsel Slider
“AYRICA ÇALIŞMALARIMIZI KİTAP HALİNE DE GETİRDİK”
Bilim dünyasına kendi ismiyle çiçek kazandırmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Özdemir, “Çiçeklere ismimin verilmesiyle torunlarıma, çocuklarıma sonsuza kadar bir miras bırakıyorum. Ayrıca, çalışmalarımızı kitap haline de getirdik. ‘Fethiye Çiçekleri’, ‘Babadağ Çiçekleri’, ‘Muğla’nın Nadir ve Endemik Çiçekleri’ gibi kitaplarımız da var. Amacımız, bizden sonra gelen nesle çiçeklerimizi en iyi şekilde tanıtmak.” diye konuştu. Özdemir, ayakları tuttuğu sürece doğada yürümeye, yeni çiçekler bulmaya çalışacağını vurguladı. Prof. Dr. Osman Erol, Prof. Dr. Hasan Yıldırım gibi hocalara teşekkür eden Özdemir, akademisyenlerin yardımlarıyla mutlaka daha yeni, daha güzel çiçekler bulacaklarına inandığını kaydetti….

Meyve kasası cinayeti! Genç avukat ablasının davasını üstlendi kanlı pusuda öldürüldü

Meyve kasası cinayeti! Genç avukat ablasının davasını üstlendi kanlı pusuda öldürüldü

Olay, dün saat 17.00 sıralarında, Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre H.Ç., soğuk hava deposu bulunan Elif Çalışkan’a armut sattı. Ödemesini yapan Çalışkan’dan ihracatta kullanılan 5 milyon TL’lik armut kasası satın alan H.Ç. ise borcunu ödemedi. Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe aracılığıyla hukuki süreç başlatınca, H.Ç. ile aralarında husumet oluştu. Yine iddiaya göre kız kardeşleri telefonda tehdit eden H.Ç., hakkında başlatılan icra takibinin geri çekilmesini istedi. Çalışkan ile Kocaefe olumsuz yanıt verip, hukuki sürecin devam edeceğini belirtti.
İlginizi Çekebilir
2 kız kardeş, babaları Rahmi Kocaefe ve erkek kardeşleri Muammer Kocaefe ile birlikte sahibi oldukları soğuk hava deposuna yürüyerek gittikleri sırada, otomobille önlerini kesen H.Ç. tarafından silahla ateş açıldı. Şüpheli otomobille kaçarken, Elif Çalışkan dizinden Hatice Kocaefe ise göğsünden yaralandı.
İhbarla bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hatice Kocaefe ambulansla kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Tedaviye alınan Elif Çalışkan’ın sağlık durumunun ise iyi olduğu öğrenildi.

Servis dehşeti! 5 yaşındaki Metehan’ın ölümünde ihmal iddiası: ‘Oğlumun sırtında teker izlerini gördüm’
Saldırının ardından kaçan H.Ç. ile yanındaki şüpheli, jandarma ekipleri tarafından yakalanıp gözaltına alındı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
SALDIRI KAMERADA
soğuk hava deposu sahibi Elif Çalışkan’ı yaralayıp, avukat kız kardeşi Hatice Kocaefe’yi (26) tabancayla vurarak öldürdüğü saldırının güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Soğuk hava deposunun güvenlik kamerasına yansıyan görüntüde iki kız kardeşin yanlarında babaları ve erkek kardeşleriyle depodan çıkıp, toprak yolda yürüdüğü sırada, mahalle yolunda ilerleyen siyah otomobilden ateş açıldığı, kurşunların isabet ettiği kardeşlerin yere yığıldığı görüldü.

Silah sesiyle birlikte çevredeki hayvanların koşarak uzaklaştığı, Elif Çalışkan’ın dizine isabet eden kurşuna rağmen yerden kalkıp, babası ve erkek kardeşiyle birlikte, ağır yaralanan kız kardeşi Hatice Kocaefe’ye yardıma gittiği anlar da görüntüye yansıdı. Silah seslerini duyan çevredekilerin de yardıma koştuğu görüldü.

Bursa’da 7 yıllık esaret: Kaçırılan Nazar’ın hikayesinde mutlu son: Kardeşiyle ilk kez tanıştı
KEŞİF YAPMIŞ
Öte yandan H.Ç.’nin saldırıdan önce mahallede 16 AGB 45 plakalı otomobiliyle 3-4 kez tur atıp, keşif yaptığı anlar ile saldırıyı düzenleyip, kaçtığı anlar da kameraya yansıdı.

İstanbul'da şok görüntü! Tartıştığı kadını sokakta yumrukladı

İstanbul’da şok görüntü! Tartıştığı kadını sokakta yumrukladı

İstanbul’a bağlı Maltepe ilçesinde yer alan Küçükyalı Mahallesinde saat 12.40 sıralarında iddiaya göre bir kişi yanındaki kadını kolundan tutup zorla götürmeye çalıştı.
Bu sırada kendini savunmaya çalışan kadının önce saçını çeken saldırgan daha sonra yumrukla darbetti. Kadın aldığı yumruk darbeleri sonrası ağlarken bir süre sonra da kendine saldıran kişiye vurmaya başladı.
Galatasaray’da Okan Buruk sözleşmeye imza attı bile! Fatih Terim detayı
Bu sırada yoldan geçen bir motokurye duruma müdahale etmeye çalıştı; ancak bir süre sonra caddeden ayrıldı.

MÜDAHALEDE BULUNANLARA DA SALDIRDI
Darbettiği kadınla kaldırımda yürüyen saldırgan bu kez, fotoğraf ve video çekenlere bağırmaya başladı. Yürüdüğü sırada geri dönen saldırgan kendini uyaran bir kişiye saldırdı.
💥 Maltepe’de bir kişi yolda yürürken tartıştığı kadını yumruklayarak darbetti. ➡️ Kadına yardım etmek isteyenlere de saldıran kişi çevredekilerle tartıştı. 🎥 O anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. pic.twitter.com/5GzsjGW26b— milliyet.com.tr (@milliyet) April 29, 2026
Bu sırada araya girenlerle de tartışan saldırgan, kendisine engel olmaya çalışan başka bir kişiyle de kavga etmeye başladı.
Yaşananlar ve elinden tuttuğu kadını olay yerinden götüren saldırganın görüntüleri cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

Hukuka Fransız kaldılar…

Servis dehşeti! 5 yaşındaki Metehan’ın ölümünde ihmal iddiası: 'Oğlumun sırtında teker izlerini gördüm'

Servis dehşeti! 5 yaşındaki Metehan’ın ölümünde ihmal iddiası: ‘Oğlumun sırtında teker izlerini gördüm’

İstanbul’da okuldan dönen ağabeyini karşılamak için dedesiyle sokakta bekleyen Metehan Kirazlı (5) okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetti. Aile iddianamenin geç yazıldığını belirterek, bilirkişi raporunda eksiklikler olduğunu iddia etti.
İlginizi Çekebilir
Anne Özlem Kirazlı, “Eğer hostes servisten inseydi Metehan’ı da görürdü. Hostes kendi görevini yapmadığı için, şoför de yola bakmadığı için bu cinayet işlendi. Bilirkişi raporunda hostes hiç yok ve en önemlisi de bizi suçluyorlar. Amaç bizi suçlayarak şoförün az ceza almasını sağlamak” diye konuştu.
Kendi babasından da şikayetçi olduğunu dile getiren baba Ali Kirazlı, “Babamın ortadaki kusur durumunu adalet ortaya koysun ve kararı adalet versin. Şoför, servis yetkilileri, hostes için de aynı durum geçerli olsun. Ben bunu istiyorum.” dedi. Aile büyük oğullarının halen eğitim gördüğü ilkokul yönetiminin kazadan 1 ay sonra aynı servis şirketiyle sözleşme imzalamasına da tepki gösterdi.

SERVİS FACİASINDA KAHREDEN DETAYLAR
Olay 6 Mayıs Salı günü saat 16.30’da Gaziosmanpaşa’da meydana geldi. 5’inci Levent Mimar Sinan İlkokulu’nda okuyan ağabeyi U. Kirazlı’yı (8) karşılamak için dedesi Recep Kirazlı ile caddeye inen Metehan, okul servisi durduğu sırada ayakkabılarını bağlamak için eğildi.
Eğitildikten bir süre sonra oturan Metehan’ı okul servisi şoförü M.K. (63) fark etmedi. Servis aracının altında kalan Metehan ağır yaralandı. Gaziosmanpaşa Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan küçük çocuk tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adli Tıp raporunda Metehan’ın iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.

SERVİS ŞOFÖRÜSERBEST BIRAKILDI
Kazanın ardından tutuklanan servis şoförü M.K., bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunmasına rağmen iddianame hazırlanmadığı gerekçesiyle 5 ay sonra serbest bırakıldı. İddianame yaklaşık 10 ay sonra hazırlanırken ilk duruşma 6 Ekim 2026’ya verildi.
‘OĞLUMUN SIRTINDA TEKER İZLERİNİ GÖRDÜM’
Olay günü yaşadıklarını anlatan anne Özlem Kirazlı, “Metehan’ı dedesinin kucağında gördüm. Oğlum inliyordu. Ben o sırada gayriihtiyari Metehan’ın sırtını kaldırdım. Teker izlerini gördüm oğlumun sırtında ve çığlık attım. Sene başından beri biz servis şirketinden şikayetçiydik. Hostesle arabadan inmediği için tartıştık, söyledik, başka veli arkadaşlarım da bize hostesten şöyle geri dönüş oldu. ‘Siz çok evham yapıyorsunuz, çocuklarınız artık büyüdü, siz çok korumacı yaklaşıyorsunuz, benim işime karışmayın” dedi.

‘HOSTES GÖREVİNİ YAPMADIĞI, ŞOFÖR DE YOLA BAKMADIĞI İÇİN BU CİNAYET İŞLENDİ’
Kazanın yaşandığı gün hostesin görevini yapmadığını öne süren Kirazlı, “O gün de hostes yok, görünmüyor, inmiyor. Eğer hostes zaten arabadan inseydi Metehan’ı da görürdü. Hostes kendi görevini yapmadığı için, şoför de yola bakmadığı için zaten bu cinayet işlendi. Bir bilirkişi raporu yayınlandı. Ben 5 dakika bıraktım bu kaza 5 dakika içinde oldu. Bilirkişi de bunun saatini çok fazla gösteriyor yani bekleme anını. Ayakkabısını düzeltmek için Metehan eğiliyor ama bunu yaralandı olarak gösteriyorlar ve en önemlisi de bizi suçluyorlar. Amaç bizi suçlayarak şoförün az ceza almasını sağlamak. Bilirkişi raporunda hostes hiç yok. O kadar ucu açık ki sadece iki cümle kullanılmış şoför için” diye konuştu.

‘ÇOCUĞUMU 5 DAKİKA ÖNCESİNDE ÖPMÜŞTÜM’
Anne Kirazlı, “Kim olursa olsun eğer bir çocuk ihmaller yüzünden bu hayattan koparılmışsa hiçbir akrabalık ilişkisi, hiçbir kurum kuruluş ilişkisi bunun üstünde olamaz. O bir hayat hepsinin toplamından çok büyük olmalı. Şeffaf, ahlaklı bir dava yürütmek istiyoruz. Çok büyük bir acı ve çok ani bir şekilde kaybettim oğlumu. 5 dakika öncesinde öpmüştüm ben çocuğumu. Bu kaza oldu ve servis hala çekmeye devam ediyor, hiçbir şekilde görevden alma ya da durdurma hiçbir şey olmadı” dedi.
Bursa’da 7 yıllık esaret: Kaçırılan Nazar’ın hikayesinde mutlu son: Kardeşiyle ilk kez tanıştı
‘BİR SENE OLACAK HİÇBİR ŞEY YAPILMADI’
Okul yönetimiyle görüştüklerini söyleyen Kirazlı, “Okul kapandığı gün biz görüştük müdür beyle, dedik ki, ‘Nasıl bir aksiyon almayı düşünüyorsunuz. Anlık bir ihmalle bu kaza olmadı, göz göre göre oldu, bu bir ihmaller zinciri ve bize dediler ki, ‘2 yılı daha var’ 3 yıllık sözleşme imzalanmış. Bunu bizzat bize müdür bey söyledi. Soruşturma açılmasıyla öğrendik ki maalesef ki Metehan gittikten sonra servis şirketiyle tekrar sözleşme imzalanmış; ihaleye bile çıkılmamış. Metehan’ı biz 6 Mayıs’ta kaybettik, 1 sene olacak ama hiçbir şey yapılmadı henüz. Hiç kimse sorumluluk almadı. 5’inci, 6’ncı ay arasında şoför de çıktı. Mahkeme yüzü görmedi, benim yüzümü görmedi mesela, benimle yüzleşmedi. 6 Ekim’de mahkemesi görülecek” ifadelerini kullandı.
‘HAKKIMIZI SONUNA KADAR ARAYACAĞIZ; METEHAN’A SÖZÜM VAR’
Kendilerine maddi teklifte bulunulduğunu belirten Kirazlı, “Para teklif ediliyor bize; işte sigorta şirketi, servis şirketi. Bunun pazarlığına düştü açıkçası. Bu çok vicdansız, çok ahlaksız. Sanki kendileri hiç baba olmamış, sanki kendileri hiç anne olmamış gibi teklifler. Üstüne üstlük bizden cezalarını çekmeksizin bizim bunun üstünde durmamamızı istiyorlar. Kabul etmiyoruz zaten böyle birşey mümkün değil, benim oğlum pazarlık konusu olamaz. O yüzden biz her hakkımızı sonuna kadar arayacağız, Metehan için yapacağız bunu. Çünkü benim oğluma sözüm var. Onun mezarının başına gittiğim zaman boynumu yere eğmek istemiyorum. Bir daha hiçbir aile bunu yaşasın istemiyoruz. En başta da adalet istiyorum oğlum için ve bütün çocuklar için. Çünkü şu an hayatta olan bir çocuğun şansı azalıyor, adalet geciktikçe onun zamanı daralıyor” dedi.

‘8 METREDE ANCAK DURABİLDİ’
Baba Ali Kirazlı ise olayda birden fazla sorumlu olduğunu belirterek, “Aracın güvenliğinden şoför sorumludur ve dışarının güvenliğinden. Yola bakıyor olsaydı görürdü. İkinci tekerlekle de üzerinden geçiyor ve aracın toplam aldığı mesafe 8 metre. 8 metrede bu adam ancak çığlıklarla durabiliyor. Şoför 63 yaşında. Biz bağlantılı olabilecek her şeyi düşünüyoruz. Bu olayı neden yaşadık; kimin ihmali vardı; hangi kusurlardan. Mesela şunu da düşünüyoruz, şoförle alakalı işe alınırken tam gerekli tetkikler yapıldı mı. Gerçekten denetimleri düzgün yapılan bir servis şirketiyle mi anlaştınız. Hostes servisten inmiyor, yani kimse üzerine düşeni yapmıyor. Ben ifade verdiğimde olayla alakalı kusuru bulunan herkesten şikayetçi oldum. Kendi babam da dahil, ki ben babamla hala görüşüyorum; ama adalete inancım şudur. Babamın ortadaki kusur durumunu adalet ortaya koysun ve kararı adalet versin. Şoför, servis yetkilileri, hostes için de aynı durum geçerli olsun. Ben bunu istiyorum.” dedi.
Portekiz tatilindeydi! Ünlü oyuncudan korkutan haber: Oktay Çubuk’un kalbi durdu
‘SERVİS ŞİRKETİYLE SÖZLEŞME KAZADAN 1 AY SONRA YENİLENMİŞ’
Baba Kirazlı, “Olayın okulun bağlı olduğu ilçenin dışında yaşanması, olayın mesai saatleri dışarısında olmuş olması gibi nedenler bu soruşturmanın açılmasına engel olmuş. Biz soruşturmayı açtırdık. İlgili Milli Eğitim müfettişleriyle yaptığımız görüşmelerde bu soruşturmanın adli soruşturmayla paralel ilerleyeceğini, hemen bir netice verilemeyeceğini söylediler; ama 1 ay sonra bizim istinat ettiğimiz suçlamaların yersiz olduğu şeklinde bir açıklama yapılıp soruşturma 1 ay içerisinde kapatıldı. Soruşturmayla birlikte biz şunu da öğrendik, biz kazayı Mayıs ayında yaşadık, bize okul müdürü tarafından 2 yıl daha sözleşmenin olduğu ve ortada sözleşme olduğu için cayma noktasında da bedel ödemeleri gerektiği noktasında anlaşmanın iptal edilemeyeceğine yönelik bir açıklama yapılmıştı. Biz öğrendik ki, bu da Milli Eğitim müfettişlerinin dosya esnasında bizden ifade aldıkları süreçte öğrendiğimiz bilgidir. Haziran ayında sözleşme yenilenmiş, kazadan yalnızca 1 ay sonra. Burada hem okul yetkilileri, hem okul aile birliği, hem servis şirketi yetkilileri gözlerimizin içine baka baka 4 ay boyunca bize yalan söylemişler. Çünkü soruşturma Eylül ayında başladı, biz tüm bu olanları Eylül ayında öğrendik” ifadelerini kullandı.
‘YARGILAMANIN BİR AN ÖNCE YAPILMASINI İSTİYORUZ’
Büyük oğullarının aynı okulda eğitimine devam ettiğini söyleyen Kirazlı, “Evet, hala aynı okulda devam ediyoruz; çünkü destek aldığımız uzmanların bizlere tavsiyesi şu oldu. Okulu ayırmanız, öğretmeninden ayırmanız, çevresini komple değiştirmeniz ikinci bir travma yaratacaktır. Biz hatası olan herkesin adil bir şekilde yargılanmasını ve yargılamanın bir an önce yapılmasını istiyoruz. Bu kazada hatası olan kişiler de kendi evlatlarının başına böyle birşey geldiğini düşünsünler, başkalarının hatası nedeniyle. Bu şekilde teklifle gelen insanlara karşı tavırları bu kadar sakin olabilir mi. Gerçekten onları da insanlığa davet ediyorum. Ben bir an önce konunun da adli mercilerce zamanında ve doğru kararlarla ilerleyeceğini düşünüyorum” dedi.

‘EKSİK VE MAALESEF HATALI KUSUR BELİRLEMESİ’
Ailenin avukatı Melis Gümüştekin eksikliklere dikkat çekerek, “İddianame olaydan 10 ay gibi uzun bir süre sonrasında hazırlanmıştır. Trafik kazasına sebebiyet veren şoför ise 5 ay gibi kısa bir süre tutuklu kalmış, ardından iddianame hazırlanmaksızın serbest bırakılmıştır. Dosya içerisindeki mevcut kamera kayıtları bilişim uzmanına gönderilmemiş, çözümlemesi yapılmaksızın bir bilirkişiye gönderildiği gözlemlenmektedir. Eksik ve maalesef hatalı bir kusur belirlemesiyle yalnızca asli kusurlu kişi şoför olarak gözükmektedir. Okul servisleriyle alakalı taşıma firması, şoför ve rehber personelin yükümlülükleriyle alakalı detaylı düzenlemeler mevzuatımız ve yönetmeliklerimizde yer almaktadır. Rehber personelin yükümlülükleri ve şoförün yükümlülüklerini ihlal ettiği açıkça ortadadır; ancak kusur belirlemesi yapılırken bunlar göz ardı edilmiştir. Biz dosya kapsamında rehber personelinin hiçbir şekilde video kaydında yer almadığını gözlemlemekteyiz” diye konuştu.
‘PERSONELİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ MEVCUTTUR’
Av. Gümüştekin, “Personelin mevzuat gereğince aynı zamanda şöyle bir yükümlülüğü mevcuttur. Servis hareket etmeden önce etrafını kolaçan etmek ve uygun olup olmadığına ilişkin şoförü bilgilendirmek yönünde. Buna ilişkin de herhangi bir durum sözkonusu değildir. Bizler bilmekteyiz ki okul servislerinde kör nokta diye bir alan mevcut değildir. Her basiretli şoför sağını solunu kontrol ederek hareket etmek zorundadır. Soruşturma aşamasında şoförün olası kastı kesinlikle değerlendirilmemiştir. Olası kasıt durumu hukuki ve cezai sorumluluk anlamında sorumlulukları kusur belirlemesi sağlıklı bir şekilde yapılmaksızın soruşturma hazırlanmıştır. Biz bu aşamada adaletin en hızlı bir şekilde ve adil bir şekilde tecelli edeceğinin bilincindeyiz. Ancak bunun daha sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikle soruşturma aşamasındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiği kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı….

Sinsi emekli maaşı tuzağı! 3 ay düzenli bir şekilde aldı, gerçeği bankada anladı: 500 bin TL borcum çıktı

Sinsi emekli maaşı tuzağı! 3 ay düzenli bir şekilde aldı, gerçeği bankada anladı: 500 bin TL borcum çıktı

Olay, geçtiğimiz temmuz ayında merkez Çukurova ilçesinde meydana geldi. Şenel Karabulut (65), 2 katlı müstakil evinin 1. katını S.D. ve eşine kiraya verdi. Yaşlı kadının güvenini kazanan çift, bir süre sonra Karabulut’un emekli maaşını bankaya gidip çektiğini öğrenip, “Bankaya gidip sıra bekleme, ATM’den emekli maaşını çekelim” teklifinde bulundu. Kiracısına güvenen yaşlı kadın, banka kartını kiracısına verdi.
CEP TELEFONUNU DA ALIP KREDİ ÇEKTİ
Çift, yaşlı kadının cep telefonunu da ‘güncelleme yapacağız’ diyerek aldı ve iddiaya göre, bankacılık uygulamasına girip 350 bin TL kredi çekti. Çift, bu krediyi de kendi hesaplarına aktardı.

3 AY EMEKLİ MAAŞINI CEPLERİNDEN ÖDEDİLER
Kredinin ödemesini emekli maaşından yaptıran çift, yaşlı kadın bu olayı anlamasın diye de 3 ay boyunca aylık 16 bin TL getirip yaşlı kadına “Bu senin emekli maaşın” diyerek verdi.
İlginizi Çekebilir
BANKAYA GİDİNCE GERÇEK ORTAYA ÇIKTI
Kasım ayında kiracısına “Emekli maaşımı ben gidip bankadan çekeceğim” diyerek kartını vermeyen Şenel Karabulut, bankaya gittiğinde görevlinin, “Emekli maaşın krediye kesilmiş. Bankamıza 500 bin TL borcunuz var” dediğinde gerçeği öğrendi.
Karabulut, bankadan dönünce kiracısına durumu sordu ve çift iddiaları reddedip eşyalarını toplayıp evden çıkıp gitti.
ÇALIŞTI, BULAŞIK YIKADI, BORCUNU ÖDEDİ
Kiracısı S.D. hakkında şikayetçi olan yaşlı kadın, bankaya olan borcu için de altınlarını bozdurup kalan para için de bulaşıkçılık yapıp çalıştı. Yaklaşık 5 ay önce şikayetçi olan yaşlı kadın, bir an önce kiracısının yargılanmasını ve mağduriyetinin giderilmesini bekliyor.”BU EVİ DE ELİMDEN ALACAKLARDI”
Yaşadıklarını anlatan Şenel Karabulut, kiracılarının kendisini dolandırdığını öne sürerek, “Kiracı 5 ay oturdu. Bu süre içinde bana bu hırsızlığı yaptılar. Emekli maaşımı çekmek istediler, hatta bu evi de elimden alacaklardı. Okuma yazmam da yok. ‘Bankaya gidelim, maaşını çekelim’ dediler, ben de güvenip gittim. O sırada bütün bilgilerimi aldılar, cep telefonumu da ‘güncelleyelim’ diyerek alıp işlem yaptılar” dedi.
“BANKAYA GİDİP MAAŞIMI ÇEKMEK İSTEDİĞİMDE BANA MAAŞIMIN OLMADIĞINI, KREDİYE GİTTİĞİNİ SÖYLEDİLER”
Banka görevlisinin söyledikleriyle gerçeği öğrendiğini anlatan Karabulut, “Ayın 18’i geldiğinde kendisi ya da eşi arayıp ‘maaşın yatmış’ diyordu. Maaşımı kendi cebinden veriyormuş gibi gösterdiler. Bankaya gidip maaşımı çekmek istediğimde bana maaşımın olmadığını, krediye gittiğini söylediler. 500 bin TL kredi borcum çıktı. Altınlarımı bozdurdum, borcu ödedim. Ben bu halde bulaşık yıkamaya gittim” diye konuştu.
“BANA HİÇBİR ÖDEME YAPMADILAR AMA ‘ÖDEDİK’ DİYORLARMIŞ”
Şikayetçi olduğunu belirten Şenel Karabulut, “Bankadan çıkınca onları arayıp ‘paramı nasıl çekebiliyorsunuz, utanmıyor musunuz, sizi karakola şikayet edeceğim’ dedim. Eve gelip ‘çıkın’ dedim, ardından karakola gidip şikayetçi oldum. Bana hiçbir ödeme yapmadılar ama ‘ödedik’ diyorlarmış. Bu süreçte şekerim yükseldi, bunalım geçirdim, parmağımdaki yüzüklere kadar verdim yine yetmedi. Benim paramla arabalarını değiştirdiler. Paramı versinler, yoksa davamdan vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
İddiaların odağındaki S.D.’ye ise ulaşılamadı.
ABD basınından şok iddia! Trump, İran’a karşı kritik kararın eşiğinde: 3 seçenek var, orduya talimat verildi…

Yıllardır bir bebek gibi karnında taşıyordu! Gaziantep’te 30 dakikada 8 kiloluk böbrek operasyonu

Yıllardır bir bebek gibi karnında taşıyordu! Gaziantep’te 30 dakikada 8 kiloluk böbrek operasyonu

Gaziantep’te yaşayan 61 yaşındaki Mustafa Doğan, yıllardır genetik polikistik böbrek hastalığı ile yaşam mücadelesini sürdürüyor. Hastalığı sebebiyle işlevini yerine getiremeyen böbrek 50 santim büyüklüğünü ve 8 kilo ağırlığını aşmaya başladı.
Karnındaki şişlik ve ağırlık giderek artan, diğer organları da tehlikeye giren Mustafa Doğan, son olarak Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Doğan, hastanede Nefroloji Uzmanı Dr. Mehmet Tuncay ile Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüksel tarafından muayene edildi.
Bartın’da feci kaza! Halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: Çok sayıda yaralı var
Yapılan muayene ve tetkikler sonrası riskli bir ameliyatla 50 santim büyüklüğünü ve 8 kilo ağırlığını aşan böbreğin alınmasına karar verildi.
Ameliyata alınan Doğan, yaklaşık 30 dakika süren zorlu operasyon sürecinin ardından karnındaki şişlik ve yükten kurtularak kısa sürede sağlığını geri kazandı. Doğan’ın nakil olana kadar diyalize girmeye devam edeceği öğrenildi.

“BÖBREĞİ ÇOK BÜYÜTEN, TAMAMINI KİSTLERLE DOLDURAN İLGİNÇ BİR HASTALIK”
Yapılan operasyonla ilgili bilgi veren Nefroloji Uzmanı Dr. Mehmet Tuncay, “Genetik Polikistik böbrek hastalığı dediğimiz bir böbrek hastalığı var. Bu hastalık böbrek yetmezliğinin en önemli sebeplerinden biri. Bu hastalık genetik bir sebep nedeniyle böbreği çok büyüten, tamamını kistlerle dolduran ilginç bir hastalık. Erken tanıda tedavi edilebilir ama gecikme durumunda diyaliz tedavisi kaçınılmaz oluyor. Böbrek çok büyük olduğu ve riskli olduğu için bu tür operasyonları yapan hekim ve merkez sayısı az. Biz de muayeneden sonra hastamıza böbreği çıkarmayı teklif ettik. Yücel hocamızın operasyonu gayet başarılı geçti. Ameliyat çok kısa sürdü ve hastamızın karnından yaklaşık 50 santim uzunluğunda, 8 kilo ağırlığında bir böbrek çıkardık. Sonrasında da hastamızda ciddi bir rahatlama sağladık. Bu operasyon hastamızı rahatlatmakla beraber hemodiyalizden kurtarmayacak ama gelecekte nakil tedavisi için büyük bir fırsat sunacak” ifadelerine yer verdi.

“BU KADAR BÜYÜK BİR BÖBREK İÇİN BU ÇOK İYİ BİR SÜRE”
Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüksel ise operasyonun çok kısa sürdüğünü belirterek, “Hastamız polikistik böbrek hastası. Bu hastalıkta böbrekler normalden çok daha fazla büyüyor. Bu hastamızda da 50 santim uzunluğuna kadar gelmişti. Böbrek bu kadar büyüyünce diğer organlara da bası yapıyordu. Hastanın nefes almasını dahi engelliyor, bağırsak alışkanlıklarını, beslenmesini bozuyordu. Bizim ameliyatımız 20-25 dakika sürdü. Bu kadar büyük bir böbrek için bu çok iyi bir süre. Yılların verdiği tecrübe ve hastanemizin sunduğu imkanlar sayesinde bu operasyonu yaptık. Hastamızın durumu gayet iyi” şeklinde konuştu.

“KENDİMİ KUŞ GİBİ HAFİF HİSSEDİYORUM”
Yıllar sonra karnındaki şişlik ve ağırlıktan kurtulduğunu söyleyen Mustafa Doğan da, “Ben yıllardır böbrek hastasıyım. Ameliyat sonrası kendimi kuş gibi hafif hissediyorum. Daha önce nefes alamazdım, yürüyemezdim. Böbrek diğer organlarımıza baskı yapardı. Karnımda 8 kiloluk böbrek vardı. Yani yıllardır hamile bir kadın gibi şişliğim vardı. Doktorlarımız ve hastanemize teşekkür ediyorum. Yani normal bir böbrek yarım kilo bile yoktur ama benimki 8 kiloyu aşmıştı. Yürürken, eğilirken, doğrulurken, lavaboya giderken çok zorlanırdım. Şimdi daha iyiyim” ifadelerini kullandı.

Sinsi emekli maaşı tuzağı! 3 ay düzenli bir şekilde aldı, gerçeği bankada anladı: 500 bin TL borcum çıktı…

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisimajbetbetofficevaycasinobetpuanmatadorbetbetpuanbetcioroyalbetgalabetjojobetJojobetvaycasinobetistpasacasinobetixirmarsbahis güncel girişpusulabet güncel girişpusulabet girişmatbet girişbetgarantijojobetbetebetDeneme Bonusu Veren Siteler 2026casibom1win girişholiganbetjojobetmercurecasinobetplayholiganbetonline casinosdeneme bonusucasinomilyongrandpashabetmarsbahismatbetmatbetsekabetpusulabetimajbetholiganbetmatbetcasibomjojobettrendbetcapitolbetsekabetmatbetteosbetbahiscasino1wincasinomilyonbetplay girişbetgitradissonbet girişimajbetkralbetpusulabetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbarjojobetjojobet girişbettilt1winbahiscasinobahiscomteosbetgrandpashabetamgbahisbettiltbetplaycasibombetgit girişjojobetradissonbetcratosroyalbettipobetLunabetBetorderCasibomJojobetmarsbahis güncel girişholiganbetpusulabetjojobetjojobet girişCasibomroyalbetmilanobetbetgarantiholiganbetholiganbet girişMarsbahisCasibomsuperbet girişsuperbetbetebetMarsbahisMarsbahis Güncel Girişgrandpashabet girişcasibomJojobetCasibomPusulabetPusulabetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026grandpashabet twitter girişgrandpashabet şikayetDeneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetgrandpashabet