BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9027 0,00%
EURO
53,2671 -0,19%
GRAM ALTIN
6.475,06 -1,56%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
107,87 -2,11%
BITCOIN
72.867,00 -3,03%
GBP/TRY
61,4967 -0,23%
EUR/USD
1,1604 -0,19%
BRENT
96,82 2,68%
ÇEYREK ALTIN
10.586,71 -1,56%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
21 °

Son Yazılarım

Çin’e bakır yerine kaldırım taşı gönderildi iddiası! 36 milyon dolarlık vurgun

Çin’e bakır yerine kaldırım taşı gönderildi iddiası! 36 milyon dolarlık vurgun

Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen ve 16 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme, yabancı şirketlerin Çin ile bağlantı noktasının açıklanmadığı, evrakta şirketin Çince adı, kayıtlı adresi, irtibat kişisi ve iletişim bilgileri gibi detaylı bilgilere yer verilmediği, belgelerin ve olay özetinin ayrıntılı olarak açıklanmadığı gerekçesiyle resmi makamlardan gelecek yazının beklenmesine karar verdi.
İlginizi Çekebilir
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Kartal Saltan ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık Orhan Mollaoğlu’nun ceza infaz kurumundan SEGBİS ile bağlantısı kurulmaya çalışıldı ancak sürekli meşgul olması nedeniyle bağlantı sağlanamadı. Diğer sanıklar ise duruşmaya katılmadı.
“OLAYA DAHİL EDİLDİĞİMİ KARAKOLA ÇAĞRILINCA ÖĞRENDİM”
Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Kartal Saltan, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek, “Sanıklardan Hasan Kayacıköse, Muammer Karaman ve Ferhat Ulusoy’u tanırım. Diğer sanıkları tanımıyorum. Ben metal üzerine ihracat yapmaktayım. Karantek şirket üzerinden faaliyet göstermekteyiz. Tanıdığım sanıklardan da mal alımı yapmaktaydım. Kendilerini de bu sebeple tanıyorum. Aldığımız mallar yarı mamul olduğu için satın alır ihracatını yapardık. İddianame konusu olayla benim bir ilgim yok. Sadece şirketlerin sorun yaşadıklarında duydum. Olaya dahil edildiğimi karakola çağrılınca öğrendim. Olaya nasıl dahil edildiğimi dahi anlayamadım. İddianameye konu suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.
EKSİK HUSUSLARIN GİDERİLMESİ TALEBİ
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti. Sanık avukatları ise aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek eksikliklerin giderilmesini istedi.
Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık
OLAY ÖZETİNİN AÇIKLANMASI İÇİN RESMİ MAKAMLARDAN YAZI BEKLENECEK
Ara kararını açıklayan mahkeme, henüz dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine, yabancı şirketlerin Çin ile bağlantı noktasının açıklanmasına, şirketlerin Çince adı, kayıtlı adresi, irtibat kişisi ve iletişim bilgilerinin ayrıntılı olarak bildirilmesine karar verdi. Ayrıca iddianameye konu konteynerlere ilişkin tutanaklar, konteyner içerisindeki malların tespitine ilişkin resmi kayıtlar, fotoğraf ve video kayıtları ile malların niteliğine ilişkin resmi tespitlerin dosyaya gönderilmesi istendi.
Mahkeme ayrıca, Çin Lianyungang Noteri Xu Zhifei tarafından tutulan tutanaklar ile Huatai Surveyors Adjuster raporlarının doğruluğunun resmi makamlarca teyit edilmesini ve müşteki vekiline eksik bilgilerin tamamlanması için ihtarda bulunulmasını kararlaştırdı. Heyet, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin de sorulmasına hükmederek duruşmayı 22 Ekim 2026 saat 12.00’ye erteledi.
İDDİANAMEDEN
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre’de bulunan şirket ile Tekirdağ’da bulunan şirket arasında saf bakır alımına ilişkin sözleşme yapıldığı belirtildi. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ’dan Çin’in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatıldı.
İddianamede, sevkiyatın ulaştığı sırada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşları gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
Savcılık, örgüt yöneticisi oldukları öne sürülen sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik” suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Diğer sanıklar Saime Çokyiğit, Dursun Çokyiğit, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ferhat Ulusoy, Başak Yeşilbaş, Sinan Çokyiğit, Ufuk Çatalbaş, Tayfun Gıcır, Ramazan Öner ve Vedat Ulusoy’un ise “örgüte üye olma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik” suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapisleri istendi.
Sanıklar Sedat Uzun, Çağrı Koçoğlu ve Bora İbiş hakkında ise “örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik” suçlarından aynı oranda hapis cezası talep edildi.
Hakim çifti yıkan olay! 2,5 yaşındaki çocukları ‘çilek’ yüzünden hayatını kaybetti…

Orman yangınlarına ilişkin iki bakandan ortak açıklama! 30 il için alarm verildi

Orman yangınlarına ilişkin iki bakandan ortak açıklama! 30 il için alarm verildi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Orman Genel Müdürlüğü Yangın Yönetim Merkezi’nde 30 ilin valisinin yer aldığı “Orman Yangınlarında Riskli İllerin Valileriyle Koordinasyon Toplantısı”na katıldı.
İlginizi Çekebilir
Bakan Çiftçi, burada yaptığı konuşmada, yeşil vatanı, milletin can güvenliğini ve şehirlerin afetlere karşı direncini ilgilendiren önemli bir toplantı vesilesiyle bir arada olduklarını belirtti. Akdeniz iklim kuşağında yer alan bir ülke olma sebebiyle orman yangınlarının Türkiye için her zaman önemli bir risk başlığı olduğuna işaret eden Çiftçi, orman yangınlarının iklim değişikliği, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve insan kaynaklı ihmallerle birlikte çok daha geniş bir güvenlik ve afet yönetimi meselesi haline geldiğine dikkati çekti.
Çiftçi, Türkiye’nin orman varlığının yaklaşık yüzde 65’ine tekabül eden 15 milyon hektarlık alanın yangına hassas nitelikte olduğunu dile getirerek, “Bu tablo, hazırlık kapasitemizi, saha disiplinimizi ve kurumlar arası koordinasyonumuzu daha da güçlendirmeyi zorunlu hale getirmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen Türkiye Yüzyılı, afetlere hazırlıklı şehirlerin, güçlü kurumların, yüksek koordinasyonun ve milletine güven veren devlet aklının yüzyılıdır.” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı olarak bu anlayışla, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, valilikler, kaymakamlıklar ve 112 Acil Çağrı merkezleri ile bu sürecin sahadaki koordinasyon gücü olduklarını vurgulayan Bakan Çiftçi, şunları söyledi:
“Orman yangınlarıyla mücadelede operasyonel sevk ve idare, Orman Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülmektedir. Türkiye Afet Müdahale Planı, yani TAMP ise yangının yerleşim yerlerine sirayet ettiği, tahliye ve destek hizmetlerinin gerekli hale geldiği durumlarda bütün kurumlarımızı ortak bir afet yönetimi düzeni içinde buluşturan ana çerçevedir. AFAD’ımız bu çerçevede tahliye, geçici barınma, beslenme, lojistik, kaynak yönetimi, sağlık hizmetlerinin koordinasyonu, psikososyal destek, hasar tespiti ve ön iyileştirme süreçlerinde merkezi bir rol oynamaktadır.”
“ÖNLEYİCİ YAKLAŞIMI HAKİM KILMAK”
Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğünün şehir merkezlerinde, Jandarma Genel Komutanlığın kırsal alanlarda, 112 Acil Çağrı merkezlerinin ise ilk ihbardan itibaren hızlı bilgi akışında görev alacağını belirtti. Bu toplantıda valiliklerin koordinasyonunda, alınacak önleyici tedbirler başta olmak üzere risk haritaları, tahliye güzergahları, su ikmal noktaları, araç ve ekipman envanteri, gönüllü kapasitesi ve vatandaşı bilgilendirme faaliyetlerinin bütün yönleriyle ele alınacağının bilgisini veren Çiftçi, şunları kaydetti:

“Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak. Gecikmeye alan bırakmayan bir müdahale, kargaşaya fırsat vermeyen bir koordinasyon, vatandaşı yalnız bırakmayan bir devlet anlayışı ve yeşil vatanı koruyan güçlü bir hazırlık kapasitesi geliştirmek.”
Çiftçi, Bakan Yumaklı’ya toplantı vesilesiyle teşekkür ederek, “Tarım ve Orman Bakanlığımızın, Orman Genel Müdürlüğümüzün ve sahada fedakarca görev yapan tüm ekiplerin gayreti ormanlarımızın yaşatılması ve afetlere karşı daha güçlü bir hazırlık kapasitesinin oluşturulması açısından son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı.
Bakan Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanlığı olarak kendilerinin de bu koordinasyona en güçlü şekilde destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.

“TEKNOLOJİYİ İNSAN TECRÜBEMİZLE BİRLEŞTİREREK MÜCADELEMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangınla mücadele kabiliyet ve kapasitesini her geçen gün artırdıklarını belirterek, “Bu yıl da orman yangınlarıyla mücadeleyi 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı (İHA) ile yürütmüş olacağız. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte havadan müdahale kapasitemiz 462 ton su atmaya yükselmiş durumda.” dedi.
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, toplantı öncesi, geçen yıl orman yangınlarına karşı yürütülen mücadeleye ve bu yıl yapılacak hazırlıklara ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunum sırasında tatbikat da yapıldı. Bu kapsamda İzmir’de çıkan orman yangınına merkezden verilen koordinatlarla kara ve hava araçlarıyla müdahale edildi. İHA ile izlenen yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Bakan Yumaklı, sunum sonrası yaptığı konuşmada, yeşil vatanı koruma iradelerini, güçlü koordinasyon, ortak akıl ve seferberlik ruhuyla bir kez daha ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi.
Bakan Çiftçi ve 30 ilin valisiyle geçen yılın değerlendirmesini yaparak bu yılki hazırlıkları gözden geçireceklerini vurgulayan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olaylarının yangın riskini her geçen yıl daha da artırdığını bildirdi.
Yangınlar çıkmadan mücadeleyi başlattıklarını anlatan Yumaklı, “Orman Genel Müdürlüğümüz, kasım ayından bu yana orman içi yollardan akıllı gözetleme kulelerine, ilk müdahale ekiplerinden eğitim çalışmalarına kadar geniş bir perspektifte hazırlıklarını yaptı. Köylerimizde, okullarımızda, camilerimizde vatandaşlarımıza ulaştık, bilgilendirme çalışmalarını tamamladık.” ifadelerini kullandı.
Yumaklı, geçen yıl yanan yerlerin ağaçlandırmasını bu yıl bitireceklerine dikkati çekerek, yanan alanların bir metrekaresinin bile imara açılmayacağını, ağaçlandırılacağını kaydetti.

Yangınla mücadele kabiliyet ve kapasite seviyesini her geçen gün artırmaya devam ettiklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi:
“Bu yıl da orman yangınlarıyla mücadeleyi 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile yürütmüş olacağız. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte havadan müdahale kapasitemiz 462 ton su atmaya yükselmiş durumda. Kara gücümüzde 1953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı ve 878 iş makinemiz de sahada olacak. Teknolojiyi insan tecrübemizle ve gücümüzle birleştirerek mücadelemizi de güçlendirmeye devam ediyoruz. İHA’larımız, akıllı sistemlerimiz ve karar destek mekanizmalarımız sahadaki arkadaşlarımızın emeği ve tecrübesiyle birleşerek gerçek anlamına ulaşmış olacak. Bu yıl orman kahramanı arkadaşlarımızın sayısını da 25 binden 28 bine çıkarmış durumdayız. Sayıları 138 bini aşan orman gönüllülerimiz de sahadaki mücadelemize en büyük desteklerden birisi olacak.”
Yumaklı, tabiatın bütün güzelliğiyle uyanışına şahit oldukları bugünlerde ormanlar için riskli bir eşiğe gelindiğini anımsatarak, istatistiklere göre geçen yıl çıkan orman yangınlarının yüzde 91’inin doğrudan ya da dolaylı olarak insan unsuru taşıdığı bilgisini verdi.
Orman yangınlarının sebebi dışında müsebbibinin de bulunduğunu ifade eden Yumaklı, “Dolayısıyla bu anlamda bu zamana kadar olduğu gibi sıfır tolerans ilkesiyle devam edileceğini, bilerek ya da bilmeyerek doğrudan ya da dolaylı yangına sebep olmanın ağır sonuçları ve cezalarının olduğunu hatırlatmak istiyorum. Vatandaşlarımıza hep beraber riski yönetelim çağrısında bulunuyorum.” diye konuştu.

“DEVLETİMİZİN BÜTÜN KURUMLARI SAHADA HAZIR”
Yumaklı, vatandaşlardan rüzgarlı havalarda açık alanlarda ateş yakmamalarını isteyerek, şunları kaydetti:
“Piknik sonrası alanın temizlendiğinden ve soğuduğundan emin olalım. En ufak yangın emaresi görüldüğünde de mutlaka ulaşılabilecek bir güvenlik birimine ya da 112’yi arayarak bu ihbarı gerçekleştirelim. Erken müdahalenin çok hayati ve kritik olduğunu ancak en büyük başarının orman yangınının çıkmamasını sağlamak olduğunu da ifade etmek istiyorum. Biz hazırız. Devletimizin bütün kurumları, bütün unsurlarıyla sahada hazır. Vatandaşlarımızdan tek istediğimiz destek, duyarlılık ve dikkat. Yeşil vatanımızı el birliğiyle, dikkatle ve sevgiyle koruyalım.”

Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Avrupa basınında: Türk futbolu tam bir çıldırmışlık
Son dakika… TOKİ’den İstanbul’da kiralık konut hazırlığı: Piyasanın yarısına ev geliyor…

İstanbul'da sahte altın operasyonu: 8 zanlı adliyede

İstanbul’da sahte altın operasyonu: 8 zanlı adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, “5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.
Bu kapsamda, Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınan 8 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Öte yandan, şüphelilerin ürettikleri sahte altınları kuyumcu ve döviz bürolarına giderek satmaya çalışması güvenlik kamerasınca kaydedildi.
BAŞSAVCILIĞIN AÇIKLAMASI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından “5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.
Şüphelilerin İstanbul başta olmak üzere bazı illerde, sahte altın üreterek bunları sattıkları döviz büroları ile kuyumcuları zarara uğrattıkları, haksız kazanç elde ettikleri ve dolandırıcılık suçunu işledikleri aktarılan açıklamada, Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğiyle yapılan koordineli çalışmalar neticesinde 2 şüphelinin 27 Ocak’ta ara yakalamayla tutuklandığı kaydedilmişti.
Açıklamada, devam eden süreçte örgüt elebaşı olarak tespit edilen Yüksel Atabay ve 9 şüphelinin örgüt kapsamında fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ettiği, bu aşamaya kadar 6 eylem gerçekleştirdikleri belirtilerek, 24 Nisan’da, Avcılar, Beylikdüzü, Esenyurt, Sultangazi ve Gaziosmanpaşa’da düzenlenen operasyonda 1200 avro, silah, şarjör, 5 fişek, 30 Temmuz 2026 tarihli 350 bin lira tutarında çek ile 27 Temmuz 2026 tarihli 3 milyon 500 bin lira tutarında çekin ele geçirildiği bildirilmişti. Soruşturma kapsamında 8 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Sultan Abdülhamid Han elleriyle yaptı! Beyazıt Kütüphanesi’nde saklı hazine: Tam 142 yıllık

Sultan Abdülhamid Han elleriyle yaptı! Beyazıt Kütüphanesi’nde saklı hazine: Tam 142 yıllık

Kütüphane Müdürü Salih Şahin, “Abdülhamid Han, bu kütüphanenin kuruluşundaki her aşamada hem maddi hem manevi desteğini hiç esirgememiştir. Kütüphaneyle ilgili hem Avrupa ülkelerinden, hem de Balkanlar ve diğer İslam dünyasından Latince ve Osmanlıca kitaplar getirmiştir. Onun çabalarıyla kütüphane kısa süre içerisinde büyük bir koleksiyona sahip olmuştur. 500 civarında farklı Osmanlı ulemasının, devlet adamlarının ve hanım sultanların kitapları da koleksiyon halinde kütüphanemizde mevcuttur” dedi.
İlginizi Çekebilir
Hat ve marangozluk merakı ile bilinen Osmanlı padişahı Sultan II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’nda bulunan atölyesinde yaptığı ceviz ağacından kitaplık, bugün Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nde sergileniyor. Sultan’ın kendi elleriyle hazırladığı eser, zarif işçiliği, süslemeleri ve tarihi değeriyle dikkat çekiyor. Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nin kuruluş sürecinde de önemli bir yere sahip olan kitaplık, kütüphanenin sergi salonunda muhafaza ediliyor. El yapımı döküm camla korunan eser, Osmanlı’da kitaba verilen önemin simgelerinden biri olarak görülüyor. 142 yıldır korunan kitaplık, ‘Abdülhamid Han Dolabı’ olarak da biliniyor. Tarihi eser, hem kütüphaneyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor hem de Osmanlı kültür mirasının önemli parçalarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
2 dönümle başladı, 8 dönüme ulaştı! Koydukları her taş servete dönüştü: ‘Hem kendimiz hem de ülke kazanır’
1884 yılında hizmete açılan Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi, Osmanlı döneminde modern eğitim hamleleri ve artan kitap ihtiyacı doğrultusunda kuruldu. 500 civarında farklı Osmanlı ulemasının, devlet adamlarının ve hanım sultanların kitap koleksiyonlarının da yer aldığı kütüphane, bugün 42 bin 500 esere sahiplik yapıyor. Kütüphanede birçok farklı alanın yanı sıra Osmanlı eğitim müfredatında okutulan kitaplar da yer alıyor.

1133 YILLIK EL YAZMASI
Kütüphanenin en dikkat çeken eserlerinden biri ise M.S. 893 yılında Ebü’l-Ameysel el-A’râbî tarafından yazılan Kitabu’l-Me’sûr fi’l-Lüga. Parşömen üzerine yazılan eser, Türkiye kütüphanelerinde bulunan tarihi bilinen en eski yazma eserlerden biri olma özelliğini taşıyor. 1133 yıllık tarihi el yazması, Arapça dilbilgisinin en erken ve en değerli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
ABDÜLHAMİD HAN’IN KÜTÜPHANEYE VERDİĞİ DESTEK
Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Salih Şahin, Sultan Abdülhamit Han’ın kütüphanenin kuruluşunda verdiği desteği anlatarak “Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından 1884 tarihinde kurulmuştur. Kurulduğundaki adı Kütüphane-i Umumi-i Osmani’, yani Osmanlı Milli Kütüphanesi’ydi. Sultan II. Abdülhamid Han’ın eğitime vermiş olduğu değer ve bu bölgede özellikle Darülfünun, Mülkiye-i Şahane, Hukuk Mektebi ve Tıbbiye-i Şahane gibi üniversitelerin bulunması, yine Sultan Abdülhamid Han’ın başlattığı eğitim reformlarıyla idadilerin, rüşdiyelerin ve sıbyan mekteplerinin açılması burada yeni bir kütüphanenin kurulması ihtiyacını doğurmuştur. Abdülhamid Han da bu kütüphanenin kuruluşundaki her aşamada hem maddi hem manevi desteğini hiç esirgememiştir. Kütüphaneyle ilgili hem Avrupa ülkelerinden, hem de Balkanlar ve başka birçok ülkeden Latince ve Osmanlıca kitaplar getirmiştir ve kütüphane kısa süre içerisinde büyük bir koleksiyona sahip olmuştur” dedi.
“KÜTÜPHANEDEKİ KİTAPLAR PORTAL ÜZERİNDEN OKUYUCULARA AÇIKTIR”
Kütüphanede yaklaşık 500 civarında farklı Osmanlı ulemasının, devlet adamlarının ve hanım sultanların kitaplarının, koleksiyonlar halinde mevcut olduğunu bildiren Şahin, “Kütüphane yapılırken Sultan Abdülhamid Han buranın yapım aşamasında çok büyük yardımlar ve destekler sağlamıştır. Özellikle burada kullanılması amacıyla yapmış olduğu kitap dolabını kendi eliyle yapmış, dolabın camı, kilit sistemi ve diğer aksamları tamamen orijinaldir. Hiç değişen parçası yoktur. Kitap dolabının malzemesi ceviz ağacından olup, camı da el yapımı ve dökümdür. Kitapların sağlıklı olarak günümüze kadar gelmesinde Sultan Abdülhamid Han’ın yaptırmış olduğu bu dolabın çok büyük bir katkısı vardır. Kütüphanemizde dini, edebi, felsefi, tıbbi, coğrafi ve beşeri bilimlere ait birçok kitap vardır. Toplam sayısı 42 bin 500’dür. Özellikle Osmanlı eğitim müfredatında okutulan tüm kitaplar, yani sıbyan mektepleri, rüştiyeler, idadiler, Darülfünun, Hukuk Mektebi, Tıbbiye-i Şahane, Mülkiye-i Şahane gibi okullarda okutulan tüm kitaplar kütüphanemizde mevcuttur ve bu kitaplar portal üzerinden okuyucuya açıktır” dedi.
İSİM LİSTESİ E-DEVLET TOKİ KURA SONUCU SORGULAMA İSTANBUL: TOKİ İstanbul çekilişi bitti mi, devam ediyor mu? 27 Nisan TOKİ İstanbul kura çekimi
“HEM YERLİ HEM YABANCI ZİYARETÇİLER ÇOK İLGİLENİYORLAR”
Kütüphaneye olan yoğun ilgiden memnun olduklarını vurgulayan Şahin, “Ziyaretçiler kütüphanemizi gezdiklerinde onlara hem kitaplarla ilgili hem de özellikle Abdülhamid Han’ın yapmış olduğu dolapla ilgili bilgiler veriyoruz. Çok ilgileniyorlar. Hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor ve çok ilgileniyorlar. Kütüphanenin kuruluşu Sultan Abdülhamid Han tarafından gerçekleştirildiği için bu kütüphane burada 142 yıldır hizmet vermektedir. Diğer kütüphanelerle mukayese ettiğimizde kütüphanemizin tarihinin daha eski ve daha mükemmel bir geçmişe sahip olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.
“BAŞKANLIĞIMIZA BAĞLI RESTORASYON ÜNİTESİ DÜNYA ÇAPINDA BİR RESTORASYON ÜNİTESİDİR”
Kütüphanedeki kitapların Kitap Şifahanesi tarafından restore edildiğini belirten Şahin, “Kitapların belgelemeleri ve diğer teknik unsurları tarafımızdan tespit edilerek Kitap Şifahanesi’ne sevk ediliyor. Orada kitaplar uzmanlar ve restoratörler tarafından tamir edilerek, tekrar kütüphanemize geliyor. Özellikle başkanlığımıza bağlı restorasyon ünitesi dünya çapında bir restorasyon ünitesidir ve bir benzerinin başka bir yerde olmadığını düşünüyoruz. Hem çalışanlar hem de teknik açıdan donanımlı bir restorasyon ünitesidir. Daha önceki yıllarda kitaplar ahşap dolaplarda muhafaza ediliyordu. Yeni nesil dolap sistemiyle özellikle iklimlendirilmiş ortamlarda, güneş ışınlarına ve dış etkenlere karşı daha korunaklı bir şekilde korunmakta ve muhafaza edilmektedir. Geleceğe bunları daha emin bir şekilde taşımak için de tüm çabamızla çalışmalarımıza devam etmekteyiz” ifadelerini kullandı.

“OSMANLI DÖNEMİ MÜFREDATIYLA İLGİLİ, OKUTULAN KİTAPLARLA İLGİLİ BİLGİLER VERMEKTEYİZ”
Kütüphanenin birinci ziyaretçilerinin üniversite öğrencileri olduğunu dile getiren Şahin, “Üniversitelerde akademik çalışma yapan hocalarımız, öğrencilerimiz ve ortaöğrenimden de çok sayıda sürekli ziyaretçilerimiz gelmektedir. Onlara hem Osmanlı dönemi müfredatıyla ilgili, okutulan kitaplarla ilgili bilgiler vermekteyiz hem de tarihi bir görünüm ve misyona sahip olan kütüphanemizi gezdirmekteyiz. Özellikle kütüphanemizde açmış olduğumuz tematik sergiler çok büyük ilgi görüyor. Şu anda ‘Sancak Mushafları’ sergisi devam etmektedir. Bunu yerli ve yabancı birçok ziyaretçi gelip ilgiyle gezerek, takip ediyor. İstanbul’un merkezi ve ilim merkezi bir konumda bulunan kütüphanemize tüm İstanbulluları, özellikle eğitimle ilgisi olan, okumayla ve kitapla ilgisi olan kitapseverlerimizi bekliyoruz” dedi.
YAZMA ESERLERE PORTAL ÜZERİNDEN ULAŞILABİLİYOR
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde bulunan 639 bin 784 yazma ve nadir esere internetten de erişilebiliyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu internet sitesinden yapılan üyelikle kuruma ait katalog ve veri tabanı görüntülenebiliyor….

57’nci Alay’ın bilinmeyen töreni ortaya çıktı! Atatürk’ün o mektubu ilk kez görüldü

57’nci Alay’ın bilinmeyen töreni ortaya çıktı! Atatürk’ün o mektubu ilk kez görüldü

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, Çanakkale Kara Savaşları’nın kahraman birliği 57’nci Alay Sancağı için verilen altın ve gümüş imtiyaz ile harp madalyalarının hangi şartlarda ve nasıl bir törenle takıldığı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün törene gönderdiği mektubun arşiv belgelerinin ortaya çıkarıldığını söyledi.
İlginizi Çekebilir
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesinde yürütülen ‘Şehit Bilgi Kapısı Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarla Çanakkale Kara Savaşları’nın kahraman birliği 57’nci Alay Sancağı için yapılan madalya törenine ait arşiv belgelerini gün yüzüne çıkarıldı. Söz konusu belgelerle 57’nci Alay Sancağı’na altın ve gümüş imtiyaz ile harp madalyalarının hangi şartlarda ve nasıl bir törenle takıldığı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün tören günü yazdığı mektubun ortaya çıktığı belirtildi.

‘ANCAK BU TÖRENLE İLGİLİ BİLGİLER İLK DEFA ORTAYA ÇIKMIŞTIR’
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Arıburnu bölgesindeki en önemli kuvvetlerden birini 57’nci Alay’ın oluşturduğunu belirtip, “Bu alay Çanakkale muharebeleri esnasında aynı zamanda en çok şehit veren alaylarımızın başında gelmektedir. 57’nci Alay’ın bu kahramanlığı üzerine bizzat alay komutanı tarafından 5 Mayıs 1915’te bir yazı yazılarak alayın sancağına madalya takılması için talep oluşturulmuştur. Hatta bu talep esnasında göndermiş olduğu yazıda alay komutanı, tümen komutanına, alayın kahramanlığının bölgede bulunan diğer alaylar tarafından da kabul edilmiş olduğunu söylemiştir” dedi.

Harbiye Nezareti’nin alay sancağına madalya takılması talebini muharebenin devam etmesi nedeniyle ancak muharebenin sonuna yaklaşılan 27 Aralık 1915 tarihinde bir yazıyla onayladığını gördüklerini belirten Doç. Dr. Borlat, “Nitekim alay sancağının Çanakkale Muharebesi esnasında özel muhafız birliği tarafından korunması için azami özen gösterilmiş.

Hatta bu özeni göstermeyenlerin bu süreç esnasında cezalandırılmış olduğunu göreceğiz. Muharebeler bittiğinde ise 57’nci Alay’ın sancağına bir madalya takılması için töreni gerçekleştirilmiştir. Ancak bu törenle ilgili bilgiler ilk defa ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar böyle bir madalya takılma sürecinin varlığı bilmesine rağmen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından yapılan arşiv çalışması esnasında tümenin bütün belgeleri incelenmiş ve bu esnada alaya Keşan’ın Çelebi köyünde madalya takılmasına dair tören programı ortaya çıkmıştır” dedi.

‘ASKERLERİMİZİN RUHUNA DUA EDİLMESİ ÖNGÖRÜLMÜŞ’
Törenin Çanakkale muharebelerinin yıl dönümü olan 25 Nisan 1916’da gerçekleştirilmiş olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Borlat, tören programı ile ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Kolordu komutanı bizzat kendisi törene katılacak. Aynı zamanda tümenin bağlantılı olduğu 57’nci Alay, 72’nci Alay, 77’nci Alay ve süvari birliklerinden göndermiş olan merasim askerleri de bu törende yerini alacaklardı. Tören programına göre alay sancağı orta kısımda duracak. Kolordu komutanı bizzat konuşmasıyla töreni başlatacak.

Aynı zamanda kolordu komutanından sonra Tümen Komutanı Şefik Aker, bizzat gelerek 57’nci Alay’ın Çanakkale Muharebesi esnasındaki rolünü anlatacak. Ardından başka bir askerse şehitlerimizi anmak amacıyla bir konuşma icra edecektir. Bu konuşmalardan sonra ise alay müftüsü tarafından askerlerimizin ruhuna bir dua okunması öngörülmüş.”

‘MUSTAFA KEMAL MEKTUBUNDA 57’NCİ ALAY’IN CEPHEDEKİ KAHRAMANLIĞINI ANLATMIŞ’
Törenin en önemli detaylarından birinin de Mustafa Kemal Atatürk’ün törene çağırılması olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Borlat, “Ancak Mustafa Kemal bu esnada 16’ncı Kolordu Komutanlığı nedeniyle Silvan’da bulunduğu için kendisi törene katılamamış. Bunun yerine törene bir mektup göndermiştir. Bunun Mustafa Kemal’in ilk defa ortaya çıkan mektuplarından birisi olduğunu göreceğiz. Mustafa Kemal bu mektubunda 57’nci Alay’ın Çanakkale Cephesi’ndeki kahramanlığını anlatmış. Aynı zamanda Alay’ın şehitlerinin ruhlarına Fatiha okunmasını istemiştir. Nitekim Atatürk’ün göndermiş olduğu mektupta Çelebi köyünde yapılan tören esnasında askerlerimize okunmuş. Böylece başlayan Çelebi köyündeki törenin son kısmında dualar edildikten sonra askerlere eğlence düzenlenmiş. Askerler diz çökmek suretiyle ortada bir yuvarlak oluşturmuşlar. Etrafında ise değişik oyunlar oynanmak suretiyle askerlerimizin töreni sonlandırmış. Ele geçiren bu belgeler sayesinde biz 57’nci Alay’ın Çanakkale Cephesi’ndeki rolünün ortaya çıkmasının yanı sırada sancak törenini de ilk defa ortaya çıkarmış olduk” diye konuştu.

Eski hakemlerden Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin tartışmalı pozisyonlarına son nokta! ‘Ciddi bir hata’
Son dakika… Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Dönemin emniyet müdürü ifadeye çağrıldı…

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisimajbetbetofficevaycasinobetpuanmatadorbetbetpuankavbetroyalbetgalabetjojobetJojobetvaycasinobetistpasacasinocasibommarsbahis güncel girişpusulabet güncel girişpusulabet girişmatbet girişbetgarantijojobetbetebetdeneme bonusucasibom1win girişholiganbetjojobetmercurecasinobetplayholiganbetonline casinosdeneme bonusucasinomilyongrandpashabetmarsbahismatbetmatbetsekabetpusulabetimajbetholiganbetmatbetcasibomjojobetparobetbetixirsekabetmatbetteosbetbahiscasino1wincasinomilyonbetplay girişbetgitradissonbet girişimajbetkralbetpusulabetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbarjojobetjojobet girişbettilt1winbahiscasinobahiscomteosbetgrandpashabetamgbahisbettiltbetplaycasibombetgit girişjojobetradissonbetcratosroyalbettipobetLunabetBetorderCasibomJojobetmarsbahis güncel girişholiganbetpusulabetjojobetjojobet girişCasibomroyalbetmilanobetbetgarantiholiganbetholiganbet girişMarsbahisCasibommadridbet girişmadridbetbetebetMarsbahisMarsbahis Güncel Girişgrandpashabet girişcasibomJojobetCasibomPusulabetPusulabetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026grandpashabet twitter girişgrandpashabet şikayetDeneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetgrandpashabet