
Polyak Eynez’de ücret, sosyal haklar ve geçmişe dönük alacakları için yürüyen maden işçileri, “Bu şartlarda yer altına inmeyiz” diyerek çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etti.
İzmir — Sabahın erken saatlerinde Polyak Madencilik önünde toplanan yüzlerce madenci, yatırılmayan ücret alacaklarının ödenmesi, tazminat hakları için teminat verilmesi, iş güvencesi sağlanması ve işçi sağlığı ile iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması talebiyle Kınık’a yürüdü.
Kınık Elmadere köyü yakınındaki Polyak Eynez Kömür Madeni, ocak ayında Çinli Qitaihe Longcoal Mining şirketi tarafından Özyeğinler’e ait Fiba Grubu’ndan satın alındı. Devir sonrası üretim sürmesine rağmen işçilerin ücretleri eksik ödenmeye başladı. İşçilerin Fiba döneminden kalan ücret, promosyon, kömür yardımı, toplu iş sözleşmesinden doğan haklar ve devamlılık primi gibi çok sayıda alacakları da bulunuyor.
Alacakları ve hak gasplarına karşı günlerdir eylemlerini sürdüren işçiler, Bağımsız Maden-İş öncülüğünde bu sabah 08.00’de maden önünde toplanarak Kınık Meydanı’na doğru yaklaşık 16 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdi. Biz de maden önünde toplanıp Kınık'a yürüyen maden işçileri ile mola yerinde sohbet ettik.
'Küçülme gerekçesiyle yüzlerce işçi işten çıktı'
İki yıldır Polyak Eynez’de çalışan mekanik işçisi Mehmet, ücret, promosyon ve TİS’ten doğan haklarının ödenmediğini belirterek, “Bir ay önce müdürler gitti. Yeni yönetim küçülmeye gideceklerini söyledi. Kendi isteğiyle çıkanlar oldu. Yaklaşık 1700 işçi ayrıldı, 1250 civarında işçi kaldı” dedi.
‘Enerji, kömür gibi ülke kaynakları kamulaştırılmalı’
Beş yıldır özel sektörde çalışan Ömer ise Soma havzasındaki genel tabloya dikkat çekerek, “Diğer madenlerde de örneğin İmbat'ta da maaşlar yarım yarım veriliyor. Geriye dönük haklarla ilgili açıklama yok. Devletle özel sektör arasında ciddi ayrımcılık var. Emeklilik olsun, çalışma koşulları olsun. 60-70 bin lira ücretlerimiz, onu da alamıyoruz. Çinli firmaya devredildi ama bize hiçbir açıklama yapılmadı. Kamulaştırılması lazım, enerji, kömür gibi ülkenin kaynakları kamulaştırılmalı. Devletin denetleme mekanizması ağır kalıyor. Haklarımız gasp ediliyor" diye konuştu.
Bir başka işçi ise maaşların ödenmemesine gerekçe olarak kendilerine Çin’den paranın gelmediğinin söylendiğini aktararak, “Kendi ülkemizde yabancı olduk” sözleriyle tepki gösterdi.
'Dünyanın en zor işini yapıyoruz, emeğimizin karşılığını alamıyoruz'
İki yıldır Polyak’ta çalışan 28 yaşındaki Ali, son aylarda yalnızca yarım maaş aldıklarını belirterek, " Üç bin küsur kişi çalışıyordu madende önce deneme süresi dolmayanları çıkardılar. Sonra kendi isteyenler olmak üzere bin 700 arkadaşımız çıktı. Kalanlara Aralık'ın 25'inden bu yana sadece Ocak'ta yarım maaş yatırdılar” dedi.
Havzada inşaat ve diğer fabrikalar olmasına rağmen ücret ve erken emeklilik gibi konular düşünüldüğünde madenciliğin tercih edildiğini söyleyen işçi, "Burada dikine 850 metre derinlikte çalışıyoruz. Doğayla mücadele ederken bir de bu belirsizlikle mücadele ediyoruz” dedi.
Emekli olmasına rağmen geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden madende çalışmak zorunda kaldığını belirten bir işçi, aldığı maaşın yaşamını sürdürmeye yetmediğini söyledi. İşçi, “30 yıl madende çalıştım 22 bin 500 lira emekli maaşı alıyorum, tekrar madende, yer altında çalışmaya devam ediyorum. İmbat madenden emekliyim, kamuda değil hep özelde çalıştım. Kamudan emekli olsam 70-80 bin civarı maaş alırdım o zaman çalışmama gerek olmazdı” diye belirtti.
'Bu şartlarda yer altına inmeyiz’
Bir başka işçi ise hem alacaklara hem geçim sıkıntısına dikkat çekerek, “İki aylık bebeğim var. Kiralar, faturalar birikti. Bu şartlarda yer altına inmeyiz” diyerek tepkisini dile getirdi.
Mecbur çalışmak zorundayız ama bu şartlarda olmaz. Geriye dönük bütün haklarımızı istiyoruz, bu şekilde olduğu sürece biz yer altına inmeyiz, çalışmayız da. Evde 2 aylık bebeğim var. Biz burada gurbetçiyiz, Ordu’dan çalışmaya geldik. Doğal gaz faturalarımız var, ev kiralarımız birikti. Sabah banka aradı 80 bin ödemem var dedim ‘ne yaparsınız yapın canımı mı alacaksınız? Eve haciz getirin alın tüm eşyaları’ dedim. Durum bu. Ben burada 30-35 bin lira aldım kira mı ödeyeyim, elektrik su faturası mı ödeyeyim? Doğal gaz gelmiş 7 bin, neymiş devlet destekliymiş yalan” diyerek tepkisini dile getirdi.
İş güvencesi isteyen diğer bir işçi de “Çalışma şartları böyle giderse çok kötü bizim için. Daha ilk maaşı ödeyemeyen ikinci üçüncüyü nasıl ödeyecek. İleriye baktığımızda hiçbir garantimiz yok. Bu şartlarda biz zor çalışırız” diye konuştu.


