BIST 100
12.070,17 -0,40%
DOLAR
49,5273 0,11%
EURO
55,6417 -0,01%
GRAM ALTIN
6.643,87 0,13%
BITCOIN
81.987,00 -0,03%
FAİZ
39,44 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
91,79 0,46%
GBP/TRY
65,9084 0,15%
EUR/USD
1,1226 0,05%
BRENT PETROL
103,15 -0,88%
ÇEYREK ALTIN
10.862,73 0,13%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
15 °
  • ANASAYFA
  • ANASAYFA
  • Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’

Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’

Yumurtalık sahilinde sabah saatlerinden itibaren yoğun şekilde görülen denizanaları, rüzgar ve dalgaların etkisiyle kıyıya sürüklendi. Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar karşılaştıkları manzara karşısında ne yapacağını bilemezken, bazı vatandaşlar cep telefonlarıyla o anları görüntüledi. Denizanalarının özellikle yaz aylarına girilirken ve deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla birlikte daha sık görülmeye başlandı. Ayrıca rüzgarın yönü ve deniz akıntıları da bu canlıların kıyıya toplu halde ulaşmasında etkili oluyor.
İlginizi Çekebilir
‘CİDDİ ALERJİK REAKSİYONLARA NEDEN OLABİLİR’
Uzmanlar, denizanalarına temas edilmemesi gerektiğini, temas halinde ciltte yanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi etkiler görülebileceğini kaydetti. Bazı türlerin ise daha ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceği belirtildi.
Yetkililer, sahile gelen vatandaşların dikkatli olmalarını isteyerek özellikle çocukların denizanalarına yaklaşmaması gerektiğini vurguladı.

MERSİN
Mersin sahillerinde son günlerde artan denizanası yoğunluğu dikkat çekerken alanda çalışmalar yapan Prof. Dr. Deniz Ayas, bu durumun deniz ekosistemindeki değişimin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir” dedi.
Doğu Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin’de son günlerde sahil hattında denizanası yoğunluğu dikkat çekici şekilde arttı. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınanın da etkisiyle sahillere taşındığı değerlendirilirken, birçok noktada yoğunluğun gözle görülür seviyeye ulaştığı bildirildi. Aralarında Kızıldeniz kökenli türlerin de bulunduğu denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı gözlemlendi.
Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu
“ÜZERİNDE CİDDİYETLE DURULMASI GEREKEN EKOLOJİK BİR GÖSTERGEDİR”
Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı nedenlerin bulunduğunu anlatarak artışın bilimsel boyutuna dikkat çekti. Ayas, “Fırtınalar ve akıntılar, denizanalarının kıyıya vurmasına neden olarak denizlerimizde büyük bir biyokütle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu artışın temelinde, özellikle Kızıldeniz’den gelen göçmen bir tür olan Rhopilema nomadica yer alıyor. Aslında bu durum, besin zincirindeki trofik bir boşluğun denizanaları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı balıkçılık faaliyetleri sonucunda planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalması, aynı besinle beslenen denizanalarının popülasyonlarını hızla artırmasına yol açtı. Deniz biyologları açısından bu artış bir tehdit olarak algılansa da aslında üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir” diye konuştu.

“BU TABLO, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İNSAN BASKISININ BİRLEŞİK ETKİSİDİR”
Denizanası popülasyonundaki artışın arkasında birden fazla etken bulunduğunu kaydeden Pro. Dr. Ayas, “Aşırı balıkçılık nedeniyle planktonla beslenen balık stoklarının azalması denizanalarına avantaj sağlar. Bunun yanında artan deniz suyu sıcaklıkları ve kirlilik de bu organizmaların çoğalmasını destekler. Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir” ifadelerini kullandı.
“TEMAS DURUMUNDA BÖLGE DERHAL DENİZ SUYUYLA YIKANMALI”
Denizanalarına karşı özellikle risk grubundaki bireyler için önemli uyarılarda bulunarak, temasın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Ayas, “Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış yaşlı bireylerin, denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girmemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece denizanasının kendisi değil, yakıcı tentakülleri de kişilere ciddi zararlar verebilir. Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir. Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı, kesinlikle tatlı su kullanılmamalıdır. Amonyak gibi maddelerle müdahale edilebilse de her durumda en son yapılması gereken şey bir sağlık kuruluşuna veya hastaneye başvurmaktır” şeklinde konuştu.

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi…

Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’

Yumurtalık sahilinde sabah saatlerinden itibaren yoğun şekilde görülen denizanaları, rüzgar ve dalgaların etkisiyle kıyıya sürüklendi. Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar karşılaştıkları manzara karşısında ne yapacağını bilemezken, bazı vatandaşlar cep telefonlarıyla o anları görüntüledi. Denizanalarının özellikle yaz aylarına girilirken ve deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla birlikte daha sık görülmeye başlandı. Ayrıca rüzgarın yönü ve deniz akıntıları da bu canlıların kıyıya toplu halde ulaşmasında etkili oluyor.

İlginizi Çekebilir

‘CİDDİ ALERJİK REAKSİYONLARA NEDEN OLABİLİR’

Uzmanlar, denizanalarına temas edilmemesi gerektiğini, temas halinde ciltte yanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi etkiler görülebileceğini kaydetti. Bazı türlerin ise daha ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceği belirtildi.

Yetkililer, sahile gelen vatandaşların dikkatli olmalarını isteyerek özellikle çocukların denizanalarına yaklaşmaması gerektiğini vurguladı.

MERSİN

Mersin sahillerinde son günlerde artan denizanası yoğunluğu dikkat çekerken alanda çalışmalar yapan Prof. Dr. Deniz Ayas, bu durumun deniz ekosistemindeki değişimin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, "Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" dedi.

Doğu Akdeniz'e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin'de son günlerde sahil hattında denizanası yoğunluğu dikkat çekici şekilde arttı. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınanın da etkisiyle sahillere taşındığı değerlendirilirken, birçok noktada yoğunluğun gözle görülür seviyeye ulaştığı bildirildi. Aralarında Kızıldeniz kökenli türlerin de bulunduğu denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı gözlemlendi.

Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu

"ÜZERİNDE CİDDİYETLE DURULMASI GEREKEN EKOLOJİK BİR GÖSTERGEDİR"

Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı nedenlerin bulunduğunu anlatarak artışın bilimsel boyutuna dikkat çekti. Ayas, "Fırtınalar ve akıntılar, denizanalarının kıyıya vurmasına neden olarak denizlerimizde büyük bir biyokütle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu artışın temelinde, özellikle Kızıldeniz'den gelen göçmen bir tür olan Rhopilema nomadica yer alıyor. Aslında bu durum, besin zincirindeki trofik bir boşluğun denizanaları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı balıkçılık faaliyetleri sonucunda planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalması, aynı besinle beslenen denizanalarının popülasyonlarını hızla artırmasına yol açtı. Deniz biyologları açısından bu artış bir tehdit olarak algılansa da aslında üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir" diye konuştu.

"BU TABLO, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İNSAN BASKISININ BİRLEŞİK ETKİSİDİR"

Denizanası popülasyonundaki artışın arkasında birden fazla etken bulunduğunu kaydeden Pro. Dr. Ayas, "Aşırı balıkçılık nedeniyle planktonla beslenen balık stoklarının azalması denizanalarına avantaj sağlar. Bunun yanında artan deniz suyu sıcaklıkları ve kirlilik de bu organizmaların çoğalmasını destekler. Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir" ifadelerini kullandı.

"TEMAS DURUMUNDA BÖLGE DERHAL DENİZ SUYUYLA YIKANMALI"

Denizanalarına karşı özellikle risk grubundaki bireyler için önemli uyarılarda bulunarak, temasın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Ayas, "Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış yaşlı bireylerin, denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girmemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece denizanasının kendisi değil, yakıcı tentakülleri de kişilere ciddi zararlar verebilir. Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir. Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı, kesinlikle tatlı su kullanılmamalıdır. Amonyak gibi maddelerle müdahale edilebilse de her durumda en son yapılması gereken şey bir sağlık kuruluşuna veya hastaneye başvurmaktır" şeklinde konuştu.

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?