

Çiğdem ve Servet Böcek çifti geçtiğimiz yıl çocukları 6 yaşındaki Muhammet Böcek ve 3 yaşındaki Masal Böcek ile Almanya’dan İstanbul’a tatile gelmişti. Fatih’te kaldıkları otelde zehirlenme şüphesiyle hastaneye giden aile burada yapılan tedavinin ardından yeniden otele dönmüşlerdi. Ancak gece yeniden rahatsızlanan aile tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yapılan otopsi sonucunda ailenin otelde kullanılan böcek ilacından zehirlendikleri ortaya çıkmıştı.

HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR
Soruşturmanın ardından otel sahibi ve ilaçlama şirketinin sahibinin de arasında olduğu 6 sanık hakkında dava açıldı. Açılan davanın ilk duruşması bugün İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmaya 5’i tutuklu 6 sanık ve avukatları katıldı. İddianamenin okunmasının ardından ilk olarak otel sahibi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak savunma yaptı.

“ODA İLAÇLANDIKTAN SONRA 2 GÜN KAPALI KALDI”
Olayın yaşandığı dönem bacaklarındaki sıkıntı nedeniyle otelle ilgilenemediğini anlatan Hakan Oğlak, “Benim canım feda olsaydı da bu aile ölmeseydi. Malım mülküm yansaydı ya bu aile yaşasaydı” dedi. Olaydan önce otelden aradıklarını ve haşere sorunu olduğunu söylediklerini anlatan Oğlak, “Ne yapalım dediler. Ben de ilaçlama şirketini arayın dedim. Bildiğim kadarıyla birkaç gün sonra gelip ilaçlamışlar. Biz o ilaçlanan odayı iki gün kapalı tuttuk” dedi.

“ÖLÜMLERİN İLAÇLAMAYA BAĞLI OLDUĞUNA İNANMIYORUM”
İlaçlama şirketini seçme sebebinin ise Google puanının yüksek olması olduğunu söyleyen Hakan Oğlak, “101 numaralı odada yapılan ilaçlamanın 102 numaralı odayı etkilemesi imkansızdır. Çünkü iki oda arasında havalandırma yolu yok. Biz daha önce de ilaçlama yaptık ama kimse bundan zarar görmedi. Ölümlerinin ilaçlama bağlı olduğuna inanmıyorum. İlaçlamayı zaten ben yapmadım. Otelde yapılan incelemelerde bile ilaçlama şirketinin sertifikasının olup olmadığını, tarım ve ilçe ekipleri bile anlayamadı ben nasıl bilebilirim ki?” dedi.
“BENİM BİR İHMALİM YOK”
İşlemediği bir suç yüzünden 5 aydır tutuklu olduğunu söyleyen Oğlak, “Benim bu olayda ihmalim ya da kusurum yok. Ben bu ilaçlamayı profesyonel bir firmaya yaptırdım. Ben bu ilaç firmasının ruhsatının iptal edildiğini nereden bilebilirdim?” dedi.
“OTELİN KAPISINI KİLİTLEYİP ÇIKTIM”
Resepsiyon görevlisi olan tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud In Chıshtı ise yaptığı savunmada 101 numaralı odanın ilaçlamadan dolayı kapalı olduğunu söyleyerek, “Olay günü Servet Böcek ve Çiğdem Böcek çocuklarının yedikleri şeylerden dolayı kustuğunu söyleyerek odayı temizlememizi söylediler. Biz de odayı temizledik. Gece 12 gibi otelde kusma kokusu vardı. Gece 1 gibi acıktığım için yemek yemek için dışarı çıktım. Otelin kapısını kilitledim, anahtarı da cama yapıştırdım” dedi.

Otele döndükten sonra kapının önünde ambulans gördüğünü anlatan sanık, “Kapıyı açtım ve aileye yardım ettim. Bu olaydan dolayı çok üzgünüm. İlaçlamadan benim haberim yoktu. Bana bir şey demediler. Ben bu otelde geçici çalışıyordum” dedi.
İLAÇLAMA ŞİRKETİNİN SAHİBİ: İLAÇLAMA İŞİYLE HİÇBİR BİLGİM YOK
Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın ardından ilaçlama şirketinin sahibi olan tutuklu sanık Zeki Kışı savunmasını yaptı. “Şirketin 2019 yılında sertifikası vardı” diyen sanık Zeki Kışı, “İlaçların isimleri var. İlaçların neye iyi geldiğini ustalar bilir. Ben ilaç satın almam, ayarladığım ustalara parayı veririm, ilacı onlar alır. Benim ilaçlama işiyle ilgili hiçbir bilgim yok. Ben sadece firma sahibiyim. İşlemlerle alakalı bilgim yok. Tek bilgim, 2-3 ay eğitim aldık, bu kadar. Biz çalışanlara eğitim vermedik” dedi.
MAHKEME BAŞKANININ SORUSUNA CEVAP VEREMEDİ
Bu savunma üzerine mahkeme başkanı sanığa tepki göstererek, “Kimse hakkında bilgin yok, ilaç hakkında bilgin yok, çalıştırdığın insanlar işin ehli değil, bu işin olabileceğini ön görmedin mi?” dedi. Sanık mahkeme başkanının sorusunu yanıtsız bıraktı.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek "maktul", 2 kişi "müşteki" ve 6 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.
İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'te yaşanan zehirlenme olayında Çiğdem Böcek, Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek'in zehirlenme sonucu hayatlarını kaybettiği ve aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te hayatını kaybettiği anlatılıyor.
Hayatını kaybeden maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yediği yerlerle ilgili olarak soruşturmanın genişletildiği, bu kapsamda mağdurların kokoreç, midye, lokum, unlu mamul yedikleri ve meşrubat içtikleri işletme sahiplerinin tespit edildiği belirtiliyor.
İddianamede, tespit edilen iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği, dosyaya gelen Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu'na göre maktullerin ölüm sebebinin kaldıkları oteldeki böcekleri öldürmek için uygulanan ilaca bağlı zehirlenmeden kaynaklandığı kaydediliyor.
Olayın yaşandığı oteli ilaçlayan şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun, herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve izinsiz olarak biyosidal ürün uygulaması yaptığı raporda anlatılıyor.
1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre, kişilerin ölümünün kalmakta oldukları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyor.
İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yaşanan olayda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucunda gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtiliyor.
Bilirkişi raporunda, yanlış kimyasal (Alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle, sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firması yetkilileri şüpheliler Zeki Kışı ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları iddianamede belirtiliyor.
İddianamede, ilaçlama firması çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikası, bilgisi ve deneyimi olmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu aktarılıyor.
Otelin sahibi şüpheli Hakan Oğlak'ın yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak, uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu iddianamede yer alan raporda belirtiliyor.
Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
İddianamede, Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

