

İzmir Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan Uğur Özonur, 2004 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından konuşma ve yürüme yetisini kaybetti. Tedavi süreci sonrası Erzurum'a ailesinin yanına dönen vazife malulü polis memuru Özonur'a annesi bakmaya başladı.
İzmir'de yaşayan eşinin 'ben de hastayım bakamıyorum' dediği oğlunu bir an olsun yalnız bırakmayan Olcay Özonur, 22 yıldan bu yana bakımıyla ilgileniyor.
Özonur'un vazife malulü maaşını İzmir'de yaşayan eşi ve çocuklarına verdiği için, vefat eden eşinden kalan 17 bin 700 liralık aylığıyla geçimlerini sağlayan Olcay Özonur, ilerleyen yaşı, KOAH ve guatr rahatsızlıklarına rağmen oğlunun bakımını aksatmıyor.
Tıraşını ve temizliğini yapıp, yemeğini yedirdiği oğlunu bir an olsun yalnız bırakmayan Olcay Özonur, diğer 2 çocuğunun evlerine bile gidemiyor.

YILIN ANNESİ SEÇİLDİ
MHP Kadın Aile Çocuk ve Engelli Politikaları (KAÇEP) Başkanlığı tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Üç Hilalin Aydınlığında 'Altaylardan Tuna'ya Türk Kadını' programında yılın annesi seçilmesi sebebiyle düzenlenen törene de oğlunu yalnız bırakmamak için katılamayan Olcay Özonur, ölene kadar görevini yapacağını söyledi.

HAYIRSEVER İŞ İNSANI EV HEDİYE ETTİ
Özonur ailesine Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) '78 yaşındaki annenin tek isteği, 22 yıldır bakımını üstlendiği oğlunun güneşi görmesi' başlıklı haberi sonrası destek yağdı.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen maddi desteğin ardından isminin açıklanmasını istemeyen hayırsever bir iş insanı, Olcay Özonur'a Yakutiye ilçesi Şükrüpaşa Mahallesi'nde 5 katlı bir apartmanın 4'üncü katından bir daire aldı.
Evi aileye hediye eden iş insanı tapusunu da anne Olcay Özonur'a teslim etti.

ÇOK ŞÜKÜR GÜNEŞE KAVUŞTUK
Bodrum katındaki evinden 4’üncü kattaki daireye taşınan Olcay Özonur, 22 yıldır güneş görmeyen oğlunu balkona çıkardı. Oğluyla balkondan dışarıyı izleyen Olcay Özonur, "Çok şükür yıllar sonra güneşe kavuştuk" dedi.

Hediye edilen tekerlekli sandalye ile yeni evlerini gezen Olcay Özonur, şunları söyledi:
“Bundan önce Uğur’la evimde sıkıntı yaşıyordum. Ev çok ufaktı benim evim bile değildi. Babamın eviydi. Eskiydi zaten yıkılıyordu. Daha önce haberimiz yapılmıştı hayırsever bir iş adamı beni görmüş bana ev aldılar. Allah ondan razı olsun. İsminin gizli kalmasını istedi. ’Benim yardım yaptığım hiç bilinmesin’ dedi. Çok memnun oldum şimdi ışığa çıktım. 22 seneden sonra çocuğumu hayata kavuşturdular. O evde çok zorluk yaşıyordum. İndirip çıkartamıyordum. Banyo lavabo beraber ikisi birdi. Çocuğumu yıkayamıyordum. Bir güneş yüzü görmüyordu. Bir dışarıya çıkamıyordu. İkimiz de 22 sene içeride hapis yaşadık. Şimdi yeni bir hayata kavuştuk. Bir de tekerlekli sandalye verdiler bindiriyorum çocuğumu. Güzel banyosuna götürüyorum, odasına götürüyorum. Kahvaltıya mutfağa götürüyorum. Uğur da çok memnun, çok keyifleniyor. İlk önce bir ağladı ondan sonra morali yerine geldi. Diyor ki ‘Anne hiç olmazsa sen rahata kavuştun. Bana daha rahat bakarsın.’ Benim önceki evim kızıma çok uzaktı. Kızım 2 vesait değişerek geliyordu. Haftada 1 gün geliyordu. Ona yakın olmasını istedim. Hayır sahibi de bir ev buldu bana aldı. Şimdi kızım benimle çok ilgileniyor. Devamlı yanıma gidip geliyor. Kardeşine sahip çıkıyor. Banyosunu yaptırıyor. Üstünü giydiriyor. Kaldırıp indiriyor. Ben de evde onunla beraber yaşıyorum. Anneler günü hediyesi oldu. Allah’ım öyle bir hediye yolladı ki. En büyük hediyeyi bana gönderdi.”

