
KÖKLER VE KOPUŞ
Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin elbet emekçi kesim için bir bedeli vardı.
Bu kopuşu kentleşme süreci başlattı.
Kültüründen arabasından çocukluk arkadaşından kopan büyük kentlerde yalnızlığa yabancılaşmaya ve ürkekliğe itildi.
Toprağını ekip süremeyen Mustafa arazisini kat karşılığı bir müteahhite verip kente yerleştikten sonra ticareti beceremeyip parayı har vurup harman savurunca müteahhitin " Huzur Apartmanı"nda kapıcı olmayı yeğlerim ya da sistem tarafından mecbur bırakıldı.
FON magdurları da öyle.
Çalışmadan kısa yoldan para kazanayım derken Kabe etrafında dönerken kafasını Hacel - ü Esed'e sokarken kafasında binbir tilkinin dolaştığı türbanlı abdestli Fatma bacı foncuların parasını üfleyip götürdü.
Burada suçlu kim?
Toprağından kopup kalabalık kentin yalnızlığında bunalıma giren.Şevki mi?
Yoksa sistemin kendisi mi?
Yalan kuru kalabalık hamaset biraz da din soslu deyişler tevekkül falan filan fişmekan..
Okuma ve araştırma alışkanlığı olmayan vatandaş Hayri ve Hayriye bacı bu siyasi tuzağa çabuk düştü.
Köyden kente akın edenler önce az önce dediğim gibi gelenek görenek, çevre ve akrabalarından koparılmış kentte vergilendirilmesi sonra köyü Pergel yasayla mahalleye dönüştürüldü ve asgari ücrete mahkum edildi.
Çıkış yolu yok mu?
Tabii ki var
Karar Parti çatısında toplanmak faşizmin saldırılarına karsı uyanık ve stratejili davranmak ve oyunu kuralına göre oynamak.
Metin İmer.- Karar Parti'de Emeklilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Yazar -.Yönetmen


