BIST 100
10.759,56 -3,64%
DOLAR
49,9411 0,10%
EURO
55,7452 -0,30%
GRAM ALTIN
6.222,90 -3,56%
BITCOIN
77.312,00 0,69%
FAİZ
39,67 0,43%
GÜMÜŞ GRAM
78,92 -5,74%
GBP/TRY
66,9160 0,04%
EUR/USD
1,1160 -0,18%
BRENT PETROL
111,79 0,51%
ÇEYREK ALTIN
10.174,43 -3,56%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
21 °

Son Yazılarım

Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan 'irtikap' soruşturmasında tutuklandı

Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ‘irtikap’ soruşturmasında tutuklandı

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Başkan Tozan’ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U, belediye personeli H.D. ve Eşme Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi R.S.S. Eşme Adliyesi’ne sevk edildi.
İlginizi Çekebilir
Soruşturma kapsamında Yılmaz Tozan’ın özel kalem müdürü S.B. de gözaltına alındı.
Şüphelilerden Meclis Üyesi R.S.S. ve belediye personeli H.D. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.
Başkan Yılmaz Tozan, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve irtikap”, şoförü M.F. ve zabıta görevlisi İ.U, “suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma veya yardım etme ve irtikap” suçlarından tutuklanması talebiyle, Burcu Tozan ile özel kalem müdürü S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakılması istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Zanlılardan Başkan Tozan ile İ.U. ve M.F. tutuklandı. Burcu Tozan ve S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin, alkollü mekanların kapanış saatlerinin ileri alınması konusunda işyerlerinden menfaat sağladığı, ilçenin geleneksel festivali olan Uluslararası Eşme Turistik Kilim, Kültür ve Sanat Festivali’ne gelen sanatçılara ödenen ücretin faturasının yüksek gösterilerek haksız kazanç elde edildiği, ilçedeki bazı işyerlerine yönelik uygunsuz ruhsat karşılığında menfaat sağladığının tespit edildiği öğrenildi.
İncelenen banka hesaplarında Tozan’ın şoförü M.F’nin hesabında olağan dışı para hareketliliği tespit edildi.
Eşme Belediyesi’ne yönelik “irtikap” suçuna ilişkin soruşturma kapsamında 17 Nisan’da Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Yılmaz Tozan’ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U. ve belediye personeli H.D. gözaltına alınmıştı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan CHP’li Eşme Belediyesi Meclis Üyesi R.S.S. de yakalanmıştı.
Şüphelilerden O.Ü’nün ise bir başka suçtan cezaevinde bulunduğu tespit edilmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Talimat verdim, önceliğimiz okulların güvenliği
Son dakika… Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un ifadesi ortaya çıktı
…

Dışişleri Bakanlığı: Kerkük’e Türkmen bir vali seçilmesi tarihi bir gelişmedir

Dışişleri Bakanlığı: Kerkük’e Türkmen bir vali seçilmesi tarihi bir gelişmedir

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
“Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük’e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir.” ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak’ın ve Kerkük’ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.
Kerkük’te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük’ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak’ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.
NE OLMUŞTU?
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa’ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.
Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan’da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa’yı vilayet valisi olarak seçmişti.
İstanbul için yeni uyarı! Valilik saat verdi: Sıcaklıklar düşüyor, kuvvetli yağış geliyor
Savaşın 53. gününde sıcak dakikalar! İran heyeti, İslamabad’a gidecek mi? Trump ve Pezeşkiyan’dan art arda açıklamalar…
…

Sokakta tartıştığı kadını, canlı yayında bıçakla yaralamıştı..

Sokakta tartıştığı kadını, canlı yayında bıçakla yaralamıştı… ‘Karagül’ lakaplı fenomen hakkında karar

Bursa’da, ‘Karagül’ lakaplı sosyal medya fenomeni M.C., sokakta karşılaşıp, tartıştığı kadını bıçakla kulağından yaraladı. M.C., o anları da açtığı canlı yayında yayınladı.
İlginizi Çekebilir
Olay, dün akşam saatlerinde Osmangazi ilçesi Demirtaş Mahallesi’nde meydana geldi. Bir sanal medya uygulamasında ‘Karagül’ adıyla bilinen M.C., sokakta yürürken hesabından canlı yayın açtı. M.C., bu sırada yanına gelen bir kadınla tartıştı. Tartışma kavgaya dönüşürken, M.C. cebinden çıkardığı bıçakla kadını kulağından yaraladı, o anları da sanal medya hesabından yayınladı.
İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki bir hastaneye kaldırıldı. Olay yerinde gözaltına alınan, polis aracında da canlı yayın açan M.C.’nin elindeki kan dikkat çekti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
TUTUKLANDI
Bursa’da sanal medyada canlı yayın yaptığı sırada tartıştığı G.Ö.’yü bıçakla kulağı, yüzü ve göğsünden yaralayan Merve A., polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Merve A., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
İstanbul için yeni uyarı! Valilik saat verdi: Sıcaklıklar düşüyor, kuvvetli yağış geliyor
Son dakika… Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un ifadesi ortaya çıktı

…

SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Talimat verdim, önceliğimiz okulların güvenliği

SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Talimat verdim, önceliğimiz okulların güvenliği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.
Kabinenin 62. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda, ulaştırma ve adalet alanındaki güncel gelişmelerin yanı sıra özellikle geçen hafta okullarda yaşanan silahlı saldırıları ele aldıklarını aktardı.
Menfur saldırıların hayattan kopardığı öğrencilere ve kendini siper ederek şehit olan Ayla öğretmene Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, “Öğretmenimizin ve çocuklarının kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz, ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
Erdoğan, Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kişiden 14’ünün taburcu edildiğini, iki öğretmen ile üç öğrencinin tedavisinin halen devam ettiğini, yaralıların hayati tehlikesi bulunmadığını dile getirdi.
Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatın, 21 yaralının olduğunu anımsatan Erdoğan, “15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabb’imden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun. Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabb’im bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum.” diye konuştu.
“ÇOK ÖNEMLİ BULGULARA ULAŞILDI”
Saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı, Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini, tüm milleti yas ve kedere boğduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz dört bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan, saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek, kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri detaylıca inceleniyor. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık.”
“HER NİMETİN MAALESEF BİR YAN TESİRİ OLUYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancısı olunan bir durumla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların Türkiye’ye de sirayet ettiğinin, gençleri de etkisi altına aldığının görüldüğüne işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere, dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler, sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyor.”
“NEDİR BU TELAŞINIZ, NEDİR BU ACELENİZ”
“Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız kimi siyasetçilerimiz kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kimse kusura bakmasın. Ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken, milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha, vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun, kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de iradeye de tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan, gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.”

Şiddet olaylarının asla tek boyutlu olmadığını belirten Erdoğan, bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
“Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız.” diyen Erdoğan, bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Önlerinde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Şu gerçeğin hepimiz farkındayız. Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler, hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini iğfal ettiği, sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor.”
“SINIR KOYMA VE DİSİPLİNİN KAYBOLMASI ÇOCUKLARI TEHDİTLERE KARŞI KIRILGAN HALE GETİRİYOR”
“Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır.” ifadelerini kullanan Erdoğan, güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşılmasının mühim olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerinin kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, “İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim.” diye konuştu.
Özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkati çeken Erdoğan, ailenin kişinin ilk okulu olduğunu, eğitimin ve sosyalleşmenin ailede başladığını söyledi.
Erdoğan, adabımuaşeret kurallarının ailede öğretildiğini, bireyin, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrendiğini dile getirdi.
Ailenin kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektep olduğunun altını çizen Erdoğan, “Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor.” dedi.
“ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN PSİKOSOSYAL DESTEK MEKANİZMALARINI GÜÇLENDİRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılmasının önem taşıdığını belirtti.
Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacaklarını bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu, değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik, uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz.”
“YAPIMLARDA FAİLLERİN GÜÇLÜ HATTA SAYGIN BİRİ OLARAK GÖSTERİLMESİ GENÇLERİMİZİN GERÇEKLİKLE BAĞINI ZEDELİYOR”
Şiddetin tırmanmasında bir diğer etkenin çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor.
Biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten, iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı.”

Milli ve manevi değerlere sahip çıkan her adımlarının bazı kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldığına dikkati çeken Erdoğan, “Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz, bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar, bize özgürlük dersi vermeye kalktılar.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, özgürlük kavramının arkasına siper alınarak, hükümetin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikalarının adeta yaylım ateşine tutulduğunu dile getirerek, “Özgürlüğün sorumluluk kavramı ile birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesinde özgürlük varsa, diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz, her zaman bunu yapmaya çalıştık, inşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz. Gençlerin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda, kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.” diye konuştu.
Reyting kaygısının, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamayacağını vurgulayan Erdoğan, bu konuda en büyük görevin medya kuruluşlarına düştüğüne işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade, aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Biz, yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen, Şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.” dedi.
“KİMLİK DOĞRULAMA VE BİLGİ PAYLAŞMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRECEĞİZ”
Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracaklarını belirten Erdoğan, genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceklerini kaydetti.
Erdoğan, bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken, bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceklerini söyledi.
Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğine işaret eden Erdoğan, bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabildiğini, bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımının gerektiğini dile getirdi.
Erdoğan, yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınmasının önem arz ettiğini vurgulayarak, “Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanma, bunu sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz.” dedi.
Ateşli silahlar konusuna dikkati çeken Erdoğan, şunları ifade etti:
“Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz.”
“ETKİN VE CAYDIRICI ÖNLEMLERİ KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Erdoğan, bugünkü Kabine toplantısında atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim, bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onların inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenabıallah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum.”
Sosyal medyada şiddet nasıl fonlanıyor? Dijital reklama harcanan tutar: 200 milyar TL
Araç piyasasında sessiz düşüş!…

Son dakika Gülistan Doku Haberleri: Gülistan Doku soruşturmasında esrarengiz not!

Son dakika Gülistan Doku Haberleri: Gülistan Doku soruşturmasında esrarengiz not!

HABER MERKEZİ- Tunceli’de 2020 yılından bu yana haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bir dilekçeye göre, bir vatandaşın evinin kapısına kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ihbar niteliğinde bir not bırakıldı.
TikTok fenomeni canlı yayında bir kadını bıçakladı! Hediye ve etkileşim yağdı
“VALİNİN OĞLUYLA İLİŞKİSİ VARDI” İDDİASI
26 Ocak 2022 tarihinde akşam saatlerinde bırakıldığı belirtilen notta, Gülistan Doku’nun o dönem görev yapan bir valinin oğluyla ilişkisi olduğuna dair iddiaların yer aldığı ifade edildi. Notun aslı ve bir adet fotokopisi, tutanakla birlikte savcılığa teslim edildi.
MOBESE KAYITLARI İŞARET EDİLDİ
Dilekçe sahibi, notun bırakıldığı ikamet çevresinde; DSİ bölgesi, polis lojmanları caddesi ve kültür merkezi civarında çok sayıda MOBESE kamerası bulunduğunu hatırlatarak, bu notu bırakan şahısların kimliklerinin tespit edilmesi için inceleme başlatılmasını talep etti. 27 Ocak 2022 tarihli dilekçenin ardından savcılığın konuyla ilgili araştırması sürüyor.

MUSTAFA TÜRKAY SONEL’İN SEVK YAZISI
Öte yandan CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Mustafa Türkay Sonel’in tutuklamaya sevk yazısını paylaştı. 6 yıl sonra yeniden açılan dosyada, daha önce ‘kayıp’ olarak değerlendirilen olayda ‘maktule’ ifadesinin kullanılması, soruşturmanın seyrine ilişkin önemli bir değişimi işaret etti. Paylaşılan tutuklamaya sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanları ve teknik tespitler, dosyada yeni bir aşamaya geçildiğini ortaya koydu. Merve Tokaz’ın paylaşımı şöyle;
“6 yıl sonra yeniden açılan dosyada Gülistan’dan “maktule” olarak bahsedilmesi dikkat çekiyor. Bu ifade kayıp ve intihar şüphesinin tamamen ortadan kalktığının bunun bir cinayet soruşturması olduğunun en net ifadesi. Tutuklamaya gerekçe olarak gizli tanık Şubat’ın beyanları ile yapılan tespitlerin tutarlılığı gösterilmiş.
Dosyada mevcut gizli tanık beyanına göre şüphelinin maktuleyi yanında diğer şüpheli Umut Altaş da olduğu halde öldürdüğü, olay yerine koruma polisi Şükrü Eroğlu’nu çağırdığı, Şükrü’nün cesedi alarak Tunceli ili Pertek Ilçesi Koçpınar Köyünde bulunan mezarlığın yanındaki ağacın altına gömdüğü ancak yaklaşık 1-2 yıl önce cesedinin yerinin değiştirildiği,
Tunceli İl Jandarma Komutanlığı yer altı görüntüleme cihazı uzman kullanıcısı ile birlikte gizli tanığın tarif ettiği bölgeye 12/01/2025 tarihinde Jasat ekipleri ile birlikte gidildiği, gizli tanığın beyanında geçen yer gösterilmeksizin geniş alanın taranmasının istendiği,

Uzman kullanıcının gizli tanığın beyanında geçen mezarlığın yanında bulunan büyük ağacın altındaki noktada daha önceden kazı yapıldığı ve boş olduğu, cesedin gömüldükten sonra tekrar çıkartılarak başka yere nakil yapılmış olabileceği yönünde değerlendirme yapılması üzerine cihazla bu bölgenin tarandığı,
Uzman kullanıcının tarama sonucunda gizli tanığın tarif ettiği bölgede bir şahsın gömülerek belli bir süreden sonra çıkartıldığı bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl içerisinde olduğu, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silahta gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği,
Bu tespit üzerine Tunceli II Jandarma Komutanlığı Olay yerine çağrıldığı YGC cihazıyla yapılan arama faaliyeti sonucu düzenlenen uzmanlık raporu ile gizli tanık beyanının uyumlu olduğu ve bu açıdan gizli tanık beyanına itibar edilebileceği, dosyada mevcut bilgi, belgelerden şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla Şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 527l sayılı CMK’nın 100. vd. maddeleri uyarınca tutuklanmasına karar verilmesi kamu adına talep olunur.”

“GÜLİSTAN DOKU’YU ŞAHSEN TANIMAM”
Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiçbir şekilde tanımadığını, kendisiyle bir iletişimi olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia ederek, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur. Kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Arkadaş grubumdan hiç birisi de tanımazdı. Gizli Tanık ‘Şubat’ın beyanlarında geçen aleyhimde olan hususların hiçbirini kabul etmiyorum. 5 Ocak 2020 tarihinde araç ile Elazığ ilinden Tunceli’ye gelişimin görüldüğü, ancak öncesinden Elazığ istikametine çıkışımın görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur. Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” demişti.

ESKİ BAŞHEKİM ADLİYEYE GETİRİLDİ
Öte yandan Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Özdemir, o dönem görev yaptığı hastanede yapılan sağlık kontrolünün ardından geniş güvenlik önlemleri altında Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi.

Vekaletle kurban kesim bedeli belli oldu
Galatasaray’da sezon sonu beklenmedik ayrılık! İtalyan basını duyurdu…

HSK'dan yeni kararname: 14 hakim ve savcının görev yeri değişti

HSK’dan yeni kararname: 14 hakim ve savcının görev yeri değişti

Buna göre, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcıvekili Mehmet Yılmaz Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üyesi Armağan Buran Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına, Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Mehmet Ali Yüce Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına, Yargıtay Tetkik Hakimi Gökçe Demirci Yıldız Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine, Karaman Cumhuriyet Savcısı Muhammet Sarı Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına, Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Çabuk Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına, Burdur Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Musa Talih ise Isparta Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı.
İstanbul için yeni uyarı! Valilik saat verdi: Sıcaklıklar düşüyor, kuvvetli yağış geliyor
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi Canan Karaaslan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine, Diyarbakır Hakimi Vedat Efe Burdur Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına, Burdur Hakimi Esra Nur Talih Isparta Hakimliğine, Yalvaç Cumhuriyet Savcısı Burak Özer Çubuk Cumhuriyet Savcılığına, Bodrum Cumhuriyet Savcısı Oğuz Saylam Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığına, Nazilli Hakimi Aslıhan Erhan Ankara Hakimliğine ve Ankara Batı Cumhuriyet Savcısı Şerife Evleksiz Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.
Son dakika… Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un ifadesi ortaya çıktı
…