BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8992 0,07%
EURO
53,4222 0,11%
GRAM ALTIN
6.651,12 0,02%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
113,25 -0,28%
BITCOIN
75.650,00 -0,46%
GBP/TRY
61,7504 0,21%
EUR/USD
1,1638 0,06%
BRENT
98,09 -1,50%
ÇEYREK ALTIN
10.874,57 0,02%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
20 °

Son Yazılarım

MHP'de kongre takvimi netleşti! Sürecin başlayacağı il duyuruldu

MHP’de kongre takvimi netleşti! Sürecin başlayacağı il duyuruldu

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, partisinin kongre sürecine başlayacağı tarih ve il hakkında açıklama yaptı.
Yalçın ilk kongrenin 19 Mayıs Salı günü Samsun’un İlkadım ilçesinde gerçekleştirileceğini açıkladı.
Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Semboller; soyut ve derin kavramların, düşüncelerin anlaşılır ve belirgin hâle getirilip somutlaştırılmasına katkıda bulunan araçlardır. Sembollerle kavramlar arasında ne kadar mantıki ve gerçekçi bir bağ bulunursa altı çizilmek, yansıtılmak istenen fikirler veya konular da o kadar çok kabul görür. Edebiyatta, felsefede, sosyolojide ve tarihte olduğu gibi, siyasetin dilinde de sembollerin önemi büyüktür. Millî Mücadele yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücahedesini başlatmak üzere Samsun’a çıkışına “İlk Adım” denmesi, buna çarpıcı bir örnektir.
“‘İLK ADIM’ KUTLU BİR MANA KAZANDIRMAKTADIR”
İlk Adım; Kurtuluş Savaşı’nın özünü oluşturan hürriyet ve bağımsızlık kavramlarını takviye ederek Millî Mücadele ruhuyla güçlü bağ kurulmasını sağlayan bir tabirdir. Sembol ve kavram ilişkisi üzerinden kurulan bu denklem; Atatürk’ün Samsun’a çıkışına derin, vasi ve aynı zamanda kutlu bir mana kazandırmaktadır. İlk Adım kavramı; hem vatanın bütünlüğü ve hürriyeti yolunda sarsılmaz bir hamleyi, hem de milletin milletimizin bekası ve istiklali için sergilenen azim ve kararlığı yansıtarak millî iradeyi sembolize etmektedir.
İlk Adım, milletimizin varoluş refleksi istikametinde tarihe vurulmuş silinmez bir damgadır. O bakımdan 19 Mayıs 1919 tarihini tehlikeli bir vapur seyahatinin son bulmasından, yolcuların Karadeniz’e kıyısı bulanan güzide bir ilimizde karaya ayak basmasından ibaret olmadığı hakikati, “İlk Adım” kavramına destansı bir hususiyet kazandırmaktadır.
Tarihimizin bu gibi önemli safhaları ve şanlı sayfaları, Türk siyasi hayatında daima ilham ve enerji kaynağı olmuştur. Türk milletinin kadim değerleriyle ve şanlı geçmişiyle iftihar eden nesillerin kurduğu MHP de, zaman zaman halkla iletişimi zenginleştirmek ve siyasi diyalog iklimini egemen kılmak için tarihimizin mehabetini yansıtan mefhumları simge olarak kullanmaktadır.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE FİKRİ DE PEK ÂLÂ BİR SİYASİ ‘İLK ADIM’DIR”
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin, gerek bölgemizde gerekse dünyada meydana gelen kaçınılmaz değişim ve dönüşümlerle Türkiye’nin bütünlüğüne dönük yeni küresel tehditler karşısında iç barışın tesisi ve kardeşlik hukukunun sağlamlaştırılması yolunda ortaya attığı Terörsüz Türkiye fikri de pek âlâ bir siyasi “İlk Adım”dır. Terörün, terörizmin bir siyaset biçimi, bir kavga silahı olarak kullanıldığı; halkın huzur ve düzeninin çalındığı, Türkiye’nin bekasına dönük dış tehdidin giderek büyüdüğü bir dönemde MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yaptığı Terörsüz Türkiye çağrısı, millî mutabakat istikametinde devasa bir “İlk Adım”dır.
Partimizin 27 Nisan 2026 tarihli MYK toplantısında alınan karar uyarınca 7 Mayıs’ta başlatılan kongre süreci çerçevesinde “ilk kongre adımı”nın da 19 Mayıs 2026 Salı günü Samsun’un İlkadım ilçesinde atılması kararlaştırılmıştır.
“19 MAYIS RUHUNUN DİRİ TUTULMASININ ÖNEMİ VURGULANACAK”
İlkadım Kongresinin, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107. Yıldönümü olan 19 Mayıs 2026 Salı gününe denk getirilmesi, sembolik bir amaç taşımaktadır. İlk MHP ilçe kongresinin gerçekleştirileceği Samsun İlkadım; hem Millî Mücadele ruhunu, hem Terörsüz Türkiye fikrine can veren varoluş refleksini, hem de Milliyetçi-Ülkücü Hareket’te vücut bulan beka azmini simgelemektedir. Bu vesileyle Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü; milletimizin barış, dirlik ve sükûn içinde hayatını sürdürmesi için 19 Mayıs ruhunun diri tutulmasının önemi vurgulanacaktır.
Millî devlet yapısının daha da güçlendirilip takviye edilmesinde Terörsüz Türkiye’nin oynadığı müspet rol hatırlatılacaktır. Son yıllarda coğrafyamızda vuku bulan hadiseler, MHP’nin millî devlet yapısının takviyesine dönük tezlerinin haklılığına işaret etmektedir.
HEDEF 2027 BÜYÜK KURULTAYI
MHP olarak; güçlü millî devlet yapısını sadece Türkiye için değil, tehdit altındaki bütün bölge devletleri için sömürgeciliğin panzehri olarak görüyoruz. Bölgede ve dünyada millî devletlerin çoğalması; bağımsız devletler ve egemen milletler ailesinin yaşamasına katkıda bulunacaktır. Yeryüzünde ne kadar çok güçlü millî devlet yapısı ve bağımsız ülke olursa emperyalizm de o oranda etkisiz kalacaktır. İran, Irak, Suriye ve Lübnan gibi bölge ülkelerinin millî devlet yapılarının korunması, Türkiye’nin güvenliği açısından da hayati önem taşımaktadır. Terörsüz Türkiye demek, olumsuz dış etkenlere direnç göstermek ve ayakta kalmak için gereken refleks ve donanımlara sahip olmak demektir. Partimizin Samsun İlkadım Kongresi bu şuurla gerçekleştirilecek, bütün kongre süreci de aynı bilinç ve sinerji içinde devam edecektir. Neticede 7 Mart 2027’deki Olağan Büyük Kurultay’a da aynı ruh ve inançla gidilecektir.”
Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı…

Mersin'de aile faciası! 2 kardeşin ölümünde ilk sonuçlar geldi..

Mersin’de aile faciası! 2 kardeşin ölümünde ilk sonuçlar geldi… Ev karantinaya alındı

Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi.

Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile annenin yoğun bakımda, babanın ise gözleme alınarak tedavisine devam edildiği öğrenildi. Mersin Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise dün Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na kılınan cenaze namazı sonrasında yan yana toprağa verildi.
Mersin’de aile tatili kabusa döndü! Şüpheli zehirlenme iki kardeşi hayattan kopardı

AFAD, ODADA BÖCEK İLACI OLARAK DA KULLANILAN SİNİR GAZI TESPİT ETTİ
Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ‘hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi.
Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, İsrail ve Yunanistan’da şok etkisi yarattı! ‘Ne kadar uzağa gidebilir’

G.V5P FOSFOR SİNİR GAZI TESPİT EDİLDİ
Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan araştırmada ailenin yattığı odada insan sağlığının tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildiği öğrenildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metre karelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı ihtimali üzerinde duruluyor.

Karantinaya alınan evde AFAD ekipleri çalışmalarını bugünde sürdürdüğü, aynı zamanda otopsi sonrasından alınan örneklerden gelecek ‘toksikolojik ve histopatolojik’ sonuçlarında beklendiği bildirildi.

İzmir’de Ceyda Yüksel cinayeti: Haksız tahrik indirimi onandı

İzmir’de Ceyda Yüksel cinayeti: Haksız tahrik indirimi onandı

İzmir’de polis ekipleri, 20 Ağustos 2020’de saat 01.00 sıralarında Barbaros Mahallesi 5218’inci Sokak’ta yaşayan kaynak ustası Serkan Dindar’ın zemin kattaki dairesinden tartışma ve cam kırılma sesleri geldiği ihbarını aldı. Adrese giden polis, daireye girdiğinde Ceyda Yüksel’i ölü buldu.
İlginizi Çekebilir
Yüksel’in sağ kolunun kopma derecesinde kesildiği ve vücudunda cam kesikleri bulunduğu belirlendi. Otopsinin ardından Ceyda’nın cenazesi, İstanbul’da toprağa verildi. Gözaltına alınan ve alkollü olduğu belirlenen Dindar, olayı hatırlamadığını söyledi. Tutuklanan Dindar’ın ‘Yaralama’ ve ‘Trafiği tehlikeye sokma’ suçlarından da sabıkalı olduğu ortaya çıktı.
YARGILANDI, MÜEBBET HAPİS ALDI
Ceyda Yüksel’in, Serkan Dindar ile sanal medyada aynı gezi ve kamp sayfalarını takip ettiği, ikilinin böylelikle tanışıp, sık sık çok sevdikleri köpeklerden sohbet ettikleri belirlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonunda Dindar hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı.
İzmir 6’ncı Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sonucunda mahkeme heyeti, Dindar’ı ‘Kasten öldürme’den müebbet hapse çarptırdı, ardından ‘haksız tahrik’ indirimi uygulayıp, cezayı 18 yıl hapse indirdi. Mahkeme heyeti, sanığa ‘Uyuşturucu madde ticareti yapmak’ suçundan ceza vermedi.
GEREKÇELİ KARAR
Kararın gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda; Ceyda Yüksel’in, Dindar’ın cinsel ilişki teklifini reddetmesi nedeniyle gece eve dönerken sokakta tartışma yaşadığı, çevredekilerin ifadelerinden yola çıkarak tartışmanın evin içinde sürdüğünün altı çizildi. Sanık Dindar’ın kapıldığı tahrikin etkisiyle Yüksel’i evin salon kapısının camını kıracak şekilde tutup, kapıya vurduğu belirtildi. Dindar’ın, Yüksel’in hayati öneme sahip organ ve damarlarının bulunduğu baş ve göğüs bölgesini cam kırıklarının olduğu kapı boşluğuna sokup, geri çektiği eyleminin ve kastının öldürme sonucuna yöneldiği aktarıldı. Dindar hakkında tahrik altında suçu işlediği, kapıldığı elem ve öfkenin niteliği ve boyutu dikkate alınarak da ‘haksız tahrik’ indirimi uygulandığına vurgu yapıldı. Yerel mahkemenin kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde oy birliğiyle onandı. Daha sonra Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, Dindar hakkında verilen ‘haksız tahrik’ indiriminde isabetsizlik görülmediğine kanaat getirip, kararı onadı.
BAKANLIKTAN İTİRAZ
Yargıtay’ın kararının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla bakanlık, Serkan Dindar’a verilen cezaya karşı harekete geçti. İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya müdahil olan bakanlık, Yargıtay’ın cinsel ilişkiyi reddetmeyi ‘haksız tahrik’ nedeni sayan ve bu gerekçeyle cinayet sanığına ceza indirimi uygulanmasını onayan karara temyiz aşamasında itiraz etti. İtirazda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da aynı gerekçeyle bozulması talep edilen kararın, Yargıtay ilgili dairesince incelenerek bu haliyle onandığı belirtildi. Bakanlık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Ceza Muhakemesi Kanunu 308’inci maddesinde düzenlenen ‘Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi’ kapsamında dosyanın Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi için başvuruda bulundu.
HUKUKA UYGUN BULUNDU
Bakanlığın itirazı sonrasında dosya yeniden incelendi. Dindar’ın, cinsel yakınlaşma isteğini geri çeviren Yüksel ile tartıştıklarını, devam eden tartışmada, kapıldığı öfke ve hiddetten kaynaklı tahrikin etkisiyle eylemini gerçekleştirdiği belirtildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirtildi. Olayda eksik araştırmanın bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Bu sebeplerden kararın hukuka uygun bulunduğu, bu yüzden de itirazın reddedildiği belirtildi.
ANAYASA MAHKEMESİ İNCELEDİ
İtirazlar sonrası dosya bu kez de Anayasa Mahkemesi’ne gitti. Dosyayı incelemeyen Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Birinci Komisyonu kararı onadı. Komisyon, dosyanın adil yargılanma hakkı yönünden söz konusu başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesi kapsamına girmediğine karar verdi.
‘MÜCADELEMDEN VAZGEÇMEYECEĞİM’
Kararı değerlendiren Ceyda’nın annesi Filiz Demiral, “Anayasa Mahkemesi’nden umutluydum ama gelen kararla yıkıldım. Kızımın adaleti için 6 yıldır mücadele ediyorum. Kızımın cinsel yakınlaşmayı reddettiği gerekçesiyle öldürülmesi meşrulaştı. Bu karar sadece Ceyda için değil, tüm kadınlar adına verildi. Çok üzgünüm ve çok canım yanıyor. Yine de mücadelemden vazgeçmeyeceğim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğim” dedi.
Yıllık izniniz sandığınızdan fazla! Tatil dönemi başlarken, çalışanların yaptığı en büyük hata…

Haberler: İstanbul’da sahte altın alarmı! Dikkat çeken düzenek...

Haberler: İstanbul’da sahte altın alarmı! Dikkat çeken düzenek…

Zeytinburnu’nda altın sahteciliği suçuna yönelik düzenlenen operasyonda 28 milyon 500 bin lira değerinde sahte altın ele geçirilirken, 2 şüpheli gözaltına alındı.
Yıllık izniniz sandığınızdan fazla! Tatil dönemi başlarken, çalışanların yaptığı en büyük hata
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, ekonomik güvenliğini tehdit eden ‘paraya eşit sayılan değerlerde (altın) sahtecilik’ suçuna yönelik gerçekleştirilen operasyonda, Zeytinburnu’nda tespit edilen adrese dün sabah saatlerinde operasyon düzenlendi.

Yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 28 milyon 500 bin lira olan, satışa hazır şekilde paketlenmiş, 1, 5 ve 10 gram olmak üzere toplam 4 bin 252 gram ağırlığında 1530 adet sahte altın ele geçirildi.

Ayrıca sahte altın üretiminde kullanılan 280 adet plastik kalıp, 13 adet metal kalıp, 1010 adet sahte gram altın ambalajı, 1 adet presleme makinası, 1 adet kağıt ve plise delme makinası ele geçirilirken, 2 şüpheli gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı
SULTANBEYLİ’DE SAHTE ALTIN ÜRETİLEN ATÖLYEYE OPERASYON
Öte yandan Sultanbeyli’de sahte altın üretimi yapılan bir atölyeye düzenlenen operasyonda da 2 kişi gözaltına alındı. Operasyonda çok sayıda sahte ve ayarı düşürülmüş altın ile altın üretimde kullanılan makineler ele geçirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlattı. Döviz ve altın piyasasındaki hareketliliği fırsata çevirmeye çalışan ‘kalpazanlar’a yönelik yürütülen teknik ve fiziki takip sonucunda, Sultanbeyli’de sahte altın üretimi için bir atölye kullanıldığı tespit edildi.
Bu sabah düzenlenen operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan aramalarda sahte ve ayarı düşürülmüş olduğu değerlendirilen 767 gram has altın, 44 gram kesme altın, 38 adet gram altın, 1 adet 50 gram altın, 3 adet 10 gram altın, 3 adet 5 gram altın, 30 adet altın zincir, 5 adet altın bilezik, 6 adet burma bilezik, 2 adet kelepçe bilezik, 14 adet altın bileklik, 4 adet ata lira, 1 adet reşat altın, 2 adet tam altın, 6 adet altın kolye ve kolye ucu, 3 adet altın küpe, 2 adet altın künye, 1 adet altın yüzük, 1 adet çeyrek altın ile 2 adet 1 kilogram külçe gümüş ele geçirildi. Ayrıca altın ve gümüş üretiminde kullanıldığı değerlendirilen rodaj makinesi, cila makinesi, mum makinesi, yıkama makinesi, freze delme makinesi, pırlanta dedektörü, punta makinesi, hassas terazi ve yüzük büyütme makinesine de el konuldu….

Aleyna Kalaycıoğlu, eski sevgilisi hakkında şikayette bulunmuştu! Rapçi Canbay'a hapis istemi: Seni piyasadan silerim

Aleyna Kalaycıoğlu, eski sevgilisi hakkında şikayette bulunmuştu! Rapçi Canbay’a hapis istemi: Seni piyasadan silerim

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki Tutuş’un avukatının dosyaya sunduğu dilekçeye yer verildi.
Dilekçede, rap müzik şarkıcısı olan şüpheli Vahap Canbay’ın, Aleyna Tutuş’un eski erkek arkadaşı olduğu belirtilerek, şüpheli Canbay’ın ilişki süresince müştekiye psikolojik baskı ve şiddet uygulaması nedeniyle ilişkinin bittiği anlatıldı.
İlginizi Çekebilir
Şüpheli Canbay’ın müştekiye yönelik onu sektörden sileceği ve bir daha iş yaptırmayacağı şeklinde tehditlerde bulunduğu aktarılan dilekçede, müştekinin kendisi ile görüşmek istememesine rağmen şüpheli Canbay’ın çeşitli yollardan müşteki Tutuş’u rahatsız ettiği öne sürüldü.
Dilekçede, 19 Mart’ta şüphelinin arkadaşlarıyla birlikte bir araçla müştekinin çalışmak için gittiği stüdyo önüne gelerek beklediği kaydedildi.
ŞÜPHELİ VAHAP CANBAY SUÇLAMALARI REDDETTİ
İddianamede, şüpheli Vahap Canbay’ın soruşturma kapsamında alınan savunmasına yer verildi.
Canbay, hiçbir zaman müştekiyi piyasadan sileceğine dair bir söyleminin olmadığını, şarkılarını yapması için destek olduğunu ve müşteki Tutuş’u ısrarlı bir şekilde takip etmediğini savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
İddianamede, 19 Mart’ta Kubilay Kaan Kundakçı’nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma dosyasındaki müşteki vekilinin sunduğu ses kayıtlarının da incelendiği belirtilerek, bu ses kayıtlarında şüpheli Canbay’ın ağlamaklı bir ses tonuyla müşteki Tutuş’a başkasıyla ilişkisi olup olmadığı hususunda sorular sorduğu ve intihar edeceğine yönelik söylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı
Konuşmanın ardından şüpheli Canbay’ın, Kubilay Kaan Kundakçı’nın kullandığı araçla müşteki Tutuş’un çalışmak için gittiği stüdyonun önüne geldiği ve burada beklediği aktarılan iddianamede, saat 23.00 sıralarında ise soruşturması ayrı yürütülen Kundakçı’nın ölümüyle sonuçlanan olayın yaşandığı anlatıldı.
İddianamede, şüpheli Canbay’ın ilişkilerinin bitmesinin ardından müştekiye yönelik “Seni müzik piyasasından silerim, sana bir daha iş yaptırmam, şarkılarına telif attırırım” şeklinde söylemlerde bulunduğu, müştekinin kendisini tüm iletişim kanallarından engellemesine rağmen üçüncü kişiler aracılığıyla iletişim kurmaya çalıştığı belirtilerek, üzerine atılı suçları işlediği vurgulandı.
Hazırlanan iddianamede şüpheli Vahap Canbay’ın “basit tehdit” suçundan 9 aydan 2 yıla kadar, “ısrarlı takip” suçundan ise 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianame, değerlendirilmesi için Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.
KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI’NIN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN İDDİANAME
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi’nde 19 Mart’ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı’nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı’nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.
Kundakçı’nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının spontane değil planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.
Muhittin Böcek ve ailesinin mal varlığına el konuldu
HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun, “kasten öldürme”, Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu’nun ise “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu’nun ise “kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 10 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu’nun “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “suçluyu kayırma” suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında “suçluyu kayırma” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç’un ise “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapsi talep ediliyor….

111 yıllık mektuptan Çanakkale gerçeği çıktı! 57’nci Alay Komutanı’nın eşine yazdığı satırlar: 'Bize eğlence gibi geliyor'

111 yıllık mektuptan Çanakkale gerçeği çıktı! 57’nci Alay Komutanı’nın eşine yazdığı satırlar: ‘Bize eğlence gibi geliyor’

Çanakkale Savaşları’nda elde ettiği başarılarla savaşın kaderini değiştiren 57’nci Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’in savaş sırasında eşine yazdığı mektup, torunu Hüseyin Avni Tanman’a miras kaldı. Mektuba ilişkin bilgi veren Tanman, “Mektupta 18 Mart Deniz Harbi’nden bahsediyor. Yaşananları, ‘Düşman denizden bir şey yapamadı. Karadan da asker çıkartmaya cesaret edemedi. Fakat bize bunlar eğlence gibi geliyor. Çıkan askeri de top ve tüfekle defediyoruz’ diye tarif ediyor” dedi.
Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra’nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı
KOMUTANIN YAZDIĞI MEKTUP TORUNUNA MİRAS KALDI
Çanakkale Kara Savaşları’nda 57’nci Alay, karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek savaşın kaderini değiştirdi. Tarih yazan o 57’nci Alay’ın Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’in Çanakkale Savaşları sırasında eşine yazdığı mektuplar, ailesinden ona gönderilen kartpostallar ve bazı şahsi eşyaları torunu Hüseyin Avni Tanman’a miras olarak kaldı.

‘DEDEMİN İZİNDE YÜRÜYÜŞ GERÇEKLEŞTİRDİM’
Tanman, dedesi Hüseyin Avni Bey’den ailelerine kalan çeşitli hatıralar olduğunu belirtip, “Bana göre, hatıralar içinden bugün için en anlamlısı, önemli olanı eşine 111 yıl önce 23 Nisan’da yazmış olduğu mektup var. 57’nci Alay’ın Bigalı’dan cepheye intikal ettiği yolu takip ederek dedemin izinde bir yürüyüş gerçekleştirdim. 57’nci Alay’ın ayak bastığı topraklarda tekrar yürümek gurur vericiydi. Bigalı ve çevresi dedemin mektupta yazdığı gibi bir cennet bahçesi. Bugün burada onların sayesinde varız, hepsinin ruhları şad olsun” diye konuştu.

‘MEKTUPTA DİKKAT ÇEKİCİ BİRKAÇ TANE NOKTA VAR’
“Dedemin 23 Nisan tarihli mektubunda dikkat çekici birkaç nokta var” diyen Hüseyin Avni Tanman, şöyle devam etti:
“Bunlardan ilkini, diğer mektuplarında da vurguladığını görüyoruz. Çünkü mektuba o şekilde giriş yapıyor. Ailesinin ekonomik durumu, en çok sıkıldığı konu. Maaşını almıyor, hep ailesine gönderiyor ve onun takibini yapıyor. Mektubun girişi bu şekilde. Daha sonra ilginç bir başka nokta da Bigalı’daki ordugahını bir cennet bahçesi olarak tasvir ediyor. Yeşillikler içerisinde, çadırının eteğinin rüzgardan sallandığını, kapısından İstinye’deki gibi bol kavaklı yemyeşil tarlaları göründüğünü, bir akarsuyun başında olduğunu ve etrafın güzelliğini tarif ediyor. Askerlerinin suyun başında çamaşır yıkadıklarını, çalılara güneşte kurusun diye serdikleri elbiselerin bir çiçek tarlasını andırdığını yazıyor. Bunun yanında önemli olan bir başka noktada öğlen saatlerinde talim yaparlarken üzerlerinden 4 düşman tayyaresinin geçtiğini ve o tayyareyi tüfekle uzaklaştırdıklarını anlatıyor. Aynı tayyareler o gün Eceabat’ı bombalamışlar. Bunu mektubun içerisinde okuyabiliyoruz.”
Dedesinin mektupta 18 Mart Deniz Harbi’nden de bahsettiğini belirten Tanman, “Yaşananları, ‘Düşman denizden bir şey yapamadı. Karadan da asker çıkartmaya cesaret edemedi. Fakat bize bunlar eğlence gibi geliyor. Çıkan askeri de top ve tüfekle defediyoruz’ diyerek tarif ediyor. Mektubu yine ailesinin ekonomik sıkıntısını tekrarlayarak ve ‘İnşallah bu sene rahat edeceksiniz, maaşlarınızı tam alacaksınız’ gibi kelimeler kullanarak ve ailesine hasretlerini yazarak noktalıyor” ifadelerini kullandı.

‘O TARİHTEN SONRA AİLEMİZİN ELİNDE HÜSEYİN AVNİ BEY’DEN BİR MEKTUP MAALESEF YOK’
25 Nisan sabahı da 57’nci Alay’ın Anzak çıkartmasını engellemek üzere harekete geçtiğini söyleyen Hüseyin Avni Tanman, “Hepimizi bildiği gibi önce Kocaçimen Tepesi’ne sonra Conkbayırı istikametine, hücuma geçerek Cesaret Tepesi’ne doğru iniliyor. O tarihten sonra ailemizin elinde Hüseyin Avni Bey’den bir mektup maalesef yok, yazamamış. Ya da cepheden yazdığı mektuplar İstanbul’da yaşadıkları ev daha sonra 1918’de yandığı için bize ulaşmadı. Ancak telgrafı ulaştı. Cepheden savaş haberini alan ailesi merak etmesin diye 3 gün sonra bir telgraf çekiyor. Telgraf, ‘Sıhhatteyim, merak etmeyiniz’ cümlesini kullanıyor. Telgraf bir gün sonra Fatih’te oturan ailesine teslim edilmiş, telgrafın arkasında teslim edildiğine dair not bulunmakta” dedi.
Harp tarihi açısından büyük önem taşıyan söz konusu mektubun ilk olarak ‘Şanlı 57’nci Alay’ın Cesur Komutanı Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey’ adlı kitapla literatüre kazandırıldığını da belirten torun Tanman, bu konuda kendisiyle gerçekleştirilen özel söyleşinin tamamının ise Çanakkale Savaşları Enstitüsü’nün süreli yayını Anafarta Dergisi’nin 27’nci sayısında tarih meraklılarıyla buluşturulduğunu ifade etti.

Yıllık izniniz sandığınızdan fazla! Tatil dönemi başlarken, çalışanların yaptığı en büyük hata…

41 yıllık eşinden ilk kez ayrı kaldı, geri döndü gözlerine inanamadı: Her baba yiğidin harcı değil

41 yıllık eşinden ilk kez ayrı kaldı, geri döndü gözlerine inanamadı: Her baba yiğidin harcı değil

Çat’ın Karaca köyünde çiftçilik yapan, 4 çocuğu ve 4 torunu bulunan Kocaeli’nin eşi Dağgül Kocaeli (60), yaklaşık 2 yıl önce ikiz torunlarının doğumu nedeniyle oğluna ve gelinine destek olmak için Tekirdağ’a gitti.
Evinde yalnız kalan Kocaeli, 6 ay boyunca ilk kez ayrı kaldığı eşine büyük özlem duydu.
Karaca köyüne yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Bingöl’ün Yedisu ilçesi Kaşıklı köyüne traktörüyle gezmeye giden Kocaeli, arazide gördüğü bir kum taşını alıp evine götürdü.
Hobi amaçlı bu taşı şekillendirmeye karar veren Kocaeli, taşa ilk olarak eşinin yüzünü nakşetti.
Zamanla bu çalışmayı sanata dönüştüren Kocaeli, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmasına rağmen taşları kazma yardımıyla topraktan çıkararak traktörüyle köyüne taşıyor.
Kocaeli, balta, keser, demir testeresi, bıçak ve eğe gibi aletleri kullanarak taşları adeta sanat eserine dönüştürüyor.
Taşa kartal, Çifte Minareli Medrese, deve kuşu gibi figürleri işleyerek 160’a yakın eser hazırlayan Kocaeli’nin dededen kalma yarım asırlık müstakil evinin bahçesi, sergilenen eserlerle adeta açık hava müzesini andırıyor.

Müzik yeteneği de bulunan Erzurumlu çiftçi, taş eserlerin bulunduğu bahçesinde bağlama çalarak, türküler seslendiriyor.

“GENÇLERE ÖRNEK OLMAK İÇİN SERGİ AÇMAK İSTİYORUM”
İlhami Kocaeli, eşiyle 41 yıldır evli olduklarını belirterek, eşinin oğlunun yanına gittiği dönemde çok sıkıldığını, ona çok özlem duyduğunu söyledi.
Bu süreçte traktörüne binerek gezi amaçlı Kaşıklı köyüne gittiğini anlatan Kocaeli, doğada bulduğu ilk taşı işlemeye karar verdiğini belirtti.
Kocaeli, eşine duyduğu özlem, torunlarının dünyaya gelmesinden duyduğu sevinçle taşı işlemek, zamanını bu şekilde geçirmek istediğini ifade ederek, eşini bir prensese benzeterek yüzünü taşa işlediğini anlattı.
Kendisi için hobi olan bu sanatla yaklaşık 160 taş eser hazırladığını belirten Kocaeli, taşların şeklinin ise orijinal olduğunu aktardı.
Kocaeli, “Erkek ve kadın figürlerini kafamda işleyerek yaptım. Kartal, Çifte Minareli Medrese, Atatürk, deve kuşu figürlerini internete bakarak yaptım. Bazen yabancılar yolu şaşırıp buraya geliyorlar, kapının önünde duruyorlar, merak edip bakıyorlar. Türk bayrağım da sürekli burada dalgalanıyor. Öbür dünyaya hiçbir şey götüremiyorsun. Sadece 2 metrelik kefen götüreceksin. Ondan dolayı elimden geldiğince iyi davranmaya, bir şeyler yapmaya çalışıyorum.” dedi.
Yazı yazmayı, resim çizmeyi, bağlama çalıp türkü söylemeyi de çok sevdiğini anlatan Kocaeli, “Gençler belki bunları bir sergide görürse ‘İlhami hoca 60 yaşında kalkmış bu işe başlamış, bu işi başarmışsa bizler genç yaşımızda daha güzel bir seviyeye gelme imkanımız olur.’ diye düşünürler. Gençlere biraz örnek olmak için sergi açmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“‘YALNIZ KALMIŞIM, SENSİZ YAPAMIYORUM’ DİYE BENİ ARIYORDU”
Dağgül Kocaeli de Tekirdağ’da olduğu süreçte eşinin kendisini çok özlediğini belirtti.
Eve geldiğinde bu eserlerle karşılaştığını anlatan Kocaeli, “Çok şaşkınlıkla izledim. Bu eserleri yapmak öyle her baba yiğidin harcı değildir bence, maşallah. O zaman ‘Yalnız kalmışım, sensiz yapamıyorum.’ diye beni arıyordu. Geldim ki bu taşları yapmış, kendini taşlara vurmuş. Şu anda da hiç yüzüme bakmıyor ya.” dedi.
İlhami Kocaeli de eşinin bu sözü üzerine, “Şu anda senin sevgini bu taşa işliyorum ya.” ifadesini kullandı….

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisdeneme bonusubetofficebahsinebetpuanbetpuanbetpuanpadişahbetroyalbetgalabetjojobetbetofficebahiscasinopasacasinopasacasinotaksimbetgrandpashabet girişjojobet girişmatbet girişvdcasino girişbetgarantijojobetbetebetdeneme bonusudeneme bonusucasibom1win girişholiganbetgrandpashabet girişbetsalvadorjojobet girişholiganbetonline casinosdeneme bonusuteosbetgrandpashabetjojobetjojobet girişmatbetsekabetimajbetvdcasinoholiganbetmatbetcasibomjojobettrendbetbetixirsekabetmatbetbahiscasino1winbetgitteosbetromabetgameobetradissonbet girişimajbetkralbetimajbetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbargrandpashabetbettiltbahiscomjojobetcasinowongrandpashabetsonbahisbahiscomholiganbetbahiscombetbeybettiltwbahisjojobetnesinecasinojetbahistipobetBetorderBetorder girişCasibomJojobetgrandpashabet girişmatbetpusulabetjojobetjojobet girişCasibombetasusmilanobetbetgarantiholiganbetholiganbet girişMarsbahisCasibomdeneme bonusudeneme bonusu veren sitelerbetebetMarsbahisMarsbahis Güncel GirişpusulabetcasibomJojobetCasibomMadridbetMadridbet