BIST 100
10.759,56 -3,64%
DOLAR
49,9505 0,02%
EURO
55,7976 0,09%
GRAM ALTIN
6.223,35 0,01%
BITCOIN
78.023,00 0,29%
FAİZ
39,67 0,43%
GÜMÜŞ GRAM
78,91 -0,01%
GBP/TRY
66,9350 0,03%
EUR/USD
1,1162 0,02%
BRENT PETROL
110,87 -0,82%
ÇEYREK ALTIN
10.175,17 0,01%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
16 °

Son Yazılarım

Yoğun spor yap 8 hastalığı önle

Yoğun spor yap 8 hastalığı önle

Oxford Üniversitesi’nin kardiyoloji dergisi European Heart Journal’da (EHJ) yayınlanan yeni bilimsel çalışmada, az miktarda bile olsa yoğun sporun sekiz farklı kronik hastalık riskini azalttığı bildirildi. Yoğun spor sayesinde oluşma riski azalan hastalıklar arasında demans, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, kronik solunum yolu hastalığı, böbrek hastalığı, bağışıklık sistemi kaynaklı iltihap, büyük kardiyovasküler hastalık ve atriyal fibrilasyon (kalp ritim bozukluğu) yer alıyor. Ayrıca araştırmada yoğun spor sayesinde herhangi bir hastalıktan ölüm riskinin de yüzde 46 oranında düştüğü bildiriliyor.
İlginizi Çekebilir
‘Hareket et yaşa’
Dr. Leana Wen, CNN International’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İngiltere’de binlerce kişinin verilerini inceleyerek yapılan bu çalışma, yoğun aktivitenin hastalık risklerini azaltarak sağlığı koruduğunu gösteriyor. Çalışmadaki en önemli bulgu, yüksek yoğunlukta yapılan aktivitenin faydalarının ortaya çıkarılmasıydı. Araştırmada, toplam sporunun yüzde 4’ünden fazlasını yüksek yoğunlukta yapan kişilerde, hiç yüksek yoğunluklu spor yapmayanlara göre söz konusu hastalıklara yakalanma riskinin önemli ölçüde düşük olduğu tespit edildi. Yüksek yoğunluklu aktivite sayesinde sağlıklı olmak bir hediye. Yüksek yoğunluklu aktivite fiziksel sağlığın yanı sıra zihinsel sağlığı da artırır.”

Hangi sporlar yoğun grubunda?
Dr. Leana Wen yoğun sporla ilgili şu bilgileri verdi: “Yoğun aktivite genellikle kalp atış hızınızı ve nefesinizi önemli ölçüde artıran egzersiz olarak tanımlanır. Bunu ölçmenin basit bir yolu ‘konuşma testi’dir. Egzersiz yaparken rahatça tam cümleler kurabiliyorsanız, düşük ila orta seviyede aktivite yapıyorsunuz demektir. Nefes nefese kalıp bir seferde sadece birkaç kelime söyleyebiliyorsanız, bu yoğun aktivitedir. Koşmak, bisiklet sürmek, yüzmek, merdivenleri hızlı çıkmak yüksek yoğunluklu aktivitedir. Ancak bu, kişilerin kondisyon seviyesine de bağlıdır. Bazı kişiler için yürürken daha uzun adımlar atmak bile yoğun egzersiz sayılabilir. Günlük hayatta otobüse yetişmek için acele etmek veya ağır market alışverişlerini merdivenlerden yukarı taşımak gibi nefes nefese bırakan eylemler de yoğun egzersiz kabul edilebilir. Günde sadece birkaç dakika yoğun egzersiz yapmak bile faydalıdır.”
Ev sahibi ile kiracı arasında ‘zam’ krizi! Mahkemeden şaşırtan kira kararı
Hangi rahatsızlıkta risk ne kadar düşüyor?
■ Demans Yüzde 63
■ Tip 2 diyabet Yüzde 60
■ Karaciğer yağlanması Yüzde 48
■ Solunum hastalığı Yüzde 44
■ Böbrek hastalığı Yüzde 41
■ İltihaplanma Yüzde 39
■ Kardiyovasküler Yüzde 31
■ Kalp ritmi bozukluğu Yüzde 29
Denizin altında veri savaşları…

Cep telefonu en son viyadükte sinyal vermişti! Gülistan orada yalnız değildi

Cep telefonu en son viyadükte sinyal vermişti! Gülistan orada yalnız değildi

HABER MERKEZİ -Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 13 şüpheliden 4’ü adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor. Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada, daraltılmış baz raporu ve Mobesekayıtları dosyaya girdi. Hazırlanan HTS (baz istasyonu) inceleme raporunda, olay günü ve öncesinde şüphelilere ait telefonların sinyal verdiği bölgeler detaylı şekilde analiz edildi. Raporda, özellikle 5 Ocak 2020 tarihinde birçok telefon hattının Tunceli merkez ve Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde yoğunlaştığı tespiti öne çıktı. Bilirkişi incelemesine göre, kayıp Gülistan Doku’ya ait telefonun son sinyallerinin de yine bu bölgede alındığı, belirli saat aralıklarında viyadük ve çevresinde hareketlilik gösterdiği değerlendirildi. Raporda ayrıca, bazı zaman dilimlerinde telefonun sinyal vermemesi ya da kapalı olması ihtimali de dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.

Sinyal izi bıraktılar
Baz raporundaki teknik veriler, şüphelileri deşifre etti. 27 Aralık 2019’da yani kaybolma olayından kısa süre önce Gülistan Doku’nun telefonu ile dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş’ın telefonları Gençlik Merkezi civarında aynı anda sinyal verdi. Bu durum, şüphelilerin Gülistan’la olaydan önce de görüştüğünü gösteriyor. Öte yandan Gülistan Doku’nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Erdoğan Elaldı (İl Özel İradesi çalışanı) ve Şükrü Eroğlu’nun (dönemin valisi Tunvay Sonel’in koruması)da aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi.
İlginizi Çekebilir
Başından vuruldu
ABD’ye kaçan şüpheli Umut Altaş’ın telefonunun Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde saat 19:28’den 21:36’ya kadar sabitlendiği tespit edildi. Saat 22:08’den itibaren ise valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve vali koruması Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgeye gelerek Umut Altaş ile buluştukları, baz istasyonu verileriyle kesinleşti. 10 Ocak 2025’te JASAT’a ulaşan gizli tanık, Gülistan Doku’nun olay günü öğle saatlerinde Sarısaltuk Viyadüğü’nden valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in BMW marka aracı ile alarak Rostan Dinar mevkiine götürüldüğünü, burada araç içerisinde UZİ, AKREP veya MP5 tarzı bir silahla başından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Gizli tanık bu iddiasının akabinde genç kadının yine aynı yere gömülmek istendiğini ancak Sonel’in cesedi Pertek Koçpınar Köyü’nde, içinde mezarlık olan türbenin yan tarafındaki büyük ağacın altına gömüldüğünü belirtti. Gizli tanık bundan 1-2 yıl önce cesedin yerinin değiştirildiğini, Pertek’te bir başka köye gömüldüğünü söyledi.

‘Mustafa Türkay vurdu’ dedi
ABD’de bulunan ve yakalama kararı çıkartılan Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadeleri ortaya çıktı. Baba Altaş, “Kaçak yollarla abisinin yanına gitti. Oğluma ısrarla sorduğumda, ‘Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum’ demişti. Umut’un kırmızı bülten çıkartılarak yakalanıp ülkemize getirilip bu soruları cevaplaması soruşturmanın selameti açısından faydalı olacaktır” dedi.
Ertok ve Elaldı tutuklandı
Gülistan Doku’nun kaybolduğu olayla ilgili gözaltına alınan 4 kişi, adliyeye sevk edildi. Doku’ya ait SIM kartı bir telefona takarak veri akışı sağladığı ve sosyal medya hesabında veri sildiği iddia edilen ihraç polis memuru Gökhan Ertok, çıkarıldığı mahkemece ‘delilleri yok etme’ suçundan tutuklandı. Gözaltına alınan eski İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı da ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Öte yandan Kadın örgütleri adliye önünde protesto gösterisi yaptı.
Ev sahibi ile kiracı arasında ‘zam’ krizi! Mahkemeden şaşırtan kira kararı
Altaşgizli tanık olup olamayacağını sordu
Firar şüpheli Umut Altaş’ın ABD’deyken jandarmaya aradığı, “gizli tanık olup olamayacağını” sorduğu belirtildi. Bu durum da babası Celal Altaş’a yöneltilen sorular arasında yer aldı. Ayrıca Umut Altaş’ın, Gülistan’ın ablasını neden 3 kez aradığı ve ardından neden “Bir arkadaşım (Türkay) arattı” diye kaçamak bir yanıt verdiği de sorgulandı. O gece kullanılan 06 SNL 10 plakalı araçta kimlerin bulunduğu da soruşturma dosyasındaki sorular arasında yer aldı.
Komşusunun önüne 15 metre duvar ördü! Atatürk’ün arkadaşları da o binadaydı, 96 yıldır ayakta…

Ekran bağımlılığı hepimizin sorunu

Ekran bağımlılığı hepimizin sorunu

İsmail Şahin – Türkiye ve dünyada akıllı telefonlarla hayatımıza giren sosyal medya, ekran bağımlılığını küresel bir sorun haline getirdi. “We Are Social” tarafından Ekim 2025 tarihinde yapılan araştırmanın verilerine göre dünya genelinde internet kullanıcı sayısı 5.5 milyarı aşarken, kullanım oranı yüzde 67.5 seviyesine ulaştı. Sosyal medya kullanıcı sayısı da 5.2 milyar ile dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisine yaklaştı.
Rekor seviyede
Türkiye’de ise dijitalleşme rakamlarının rekor seviyelere ulaştığı gözlendi. Türkiye’de 16-74 yaş grubunda internet kullanım oranı yüzde 90.9’a yükselirken, günlük ortalama kullanım süresi 7 saat 13 dakikaya ulaştı. Sosyal medya ekran süresi ise 4 saat 4 dakika ile Avrupa’nın en uzun süresi. Sosyal medya kullanımında WhatsApp (yüzde 83.1), Instagram (yüzde 66.9) ve YouTube (yüzde 53.3) öne çıkıyor.
İlginizi Çekebilir
Avrupa’da daha az
Avrupa’da ise dijitalleşme daha doygun seviyede ilerliyor. Birçok ülkede internet kullanımı yüzde 90’ın üzerine çıkarken, günlük kullanım süreleri Türkiye’ye kıyasla daha düşük kalıyor. Avrupa’da kullanıcılar interneti daha çok haber, kamu hizmetleri ve eğitim amaçlı kullanırken, sosyal medya kullanım süresi ortalama günlük 3 saatin altında kalıyor.
İsveç örnek oluyor
Öte yandan bazı Avrupa ülkeleri dijital bağımlılığa karşı somut adımlar atmaya başladı. İsveç, özellikle çocuklar için ekran süresini azaltmaya yönelik politikalarıyla öne çıkıyor. Ülkede okullarda dijital cihaz kullanımına sınırlamalar getirilirken, öğrencilerin yeniden basılı kitaplara yönlendirilmesi teşvik ediliyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım sadece bağımlılığı azaltmayı değil, dikkat süresi ve öğrenme kalitesini artırmayı da amaçlıyor.
Milyonlarca teşhirci milyonlarca röntgenci…
Ülkeler ne önlem aldı?
Dünya çapında ülkelerin çocukların sosyal medya bağımlılığını azaltmak için yaptığı düzenlemeler şöyle:
■ Avustralya’da 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiren dünyadaki en sert düzenlemelerden biri kabul edildi.
■ ABD’de bazı eyaletlerde 18 yaş altı için ebeveyn izni zorunluluğu ve gece saatlerinde kullanım kısıtlamaları mevcut.
■ İngiltere, 16 yaş altına sosyal medya yasağın getirilmesini değerlendiriyor.
■ Danimarka, 15 yaş altına sosyal medya yasağı planladığını açıkladı.
■ Fransa, 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren bir tasarıyı kabul etti.
■ Almanya’da 13-16 yaş arası kullanıcıların sosyal medya hesapları için ebeveyn izni gerekiyor.
■ İtalya’da 14 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı açabilmesi için ebeveyn onayı şart.
Telegram’a Meclis daveti
Milliyet’e açıklama yapan TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, okul saldırılarının yanısıra pek çok suç ve adli olayla bağlantılı olarak ismi gündeme gelen Telegram’ı komisyonda dinlemek istediklerini belirtti. Elmas, “Denetim sistemleri nedir, aldıkları önlemler, filtreleri gibi konularda sorularımıza yanıt isteyeceğiz. Aldıkları önlemler yetersizse bunların tamamlanması yönündeki görüş ve taleplerimizi de ileteceğiz” dedi. Elmas, Telegram’ın Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu bulunmadığının hatırlatılması üzerine ise, “Mutlaka gayri resmi de olsa bir temsilcileri vardır” diye konuştu. / EVRİN GÜVENDİK – Ankara
Türkiye’de durum ne?
AK Parti tarafından meclise sunulan ‘çocukların sosyal medya ve dijital oyun platformlarına girişini sınırlayan’ yasa teklifi TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildi. Yasa teklifi içinde yer alan “15 yaş altı çocuklara sosyal medya sınırlaması getirilmesi kamuoyunda da uzun süredir tartışılıyor. Yasa teklifi, çocukların sosyal medya ve dijital oyun platformlarını kullanmalarına yaş kategorilerine göre yasak ve sınırlama öngörüyor.
Kontrolsüz dijital çocukluk sorunu
Rusya’dan Telegram’a yasak
Teknoloji devlerinin kâr odaklı yaklaştığı internet başta Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkeleri kendi sistemlerini kurmaya yöneltti. Çin, Great Firewall ve yerli ağ projeleriyle dijital egemenliğini güçlendirirken, RuNet ile Rusya kendi kapalı devre internet altyapısını kuruyor. Moskova ayrıca Telegram gibi platformlara yönelik kısıtlama adımlarıyla veri kontrolünü artırmayı hedefliyor….

Bir katliamın anatomisi

Bir katliamın anatomisi

Okul katliamınınfaili İsa Aras Mersinli’nin babası Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli, oğlunu pazartesi günü poligona götürüp atış yaptırdığını anlattı. Saldırganın bilgisayarında büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair 11 Nisan tarihli bir belgeye ulaşıldı.
Kahramanmaraş’ta okulda düzenlediği saldırı ile dokuz kişiyi öldüren 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin polis başmüfettişi olan babası Uğur Mersinli tutuklandı. Mersinli’nin ifadesi olayda ailenin büyük ihmalini olduğunu gösteriyor. Mersinli, ifadesinde şunları söyledi:
İlginizi Çekebilir
7 SİLAH: Oğlum İsa Aras’ın kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. 7 tane taşıma ruhsatlı silahım var. İki av tüfeğim var. Oğlum bana ait silahlardan beş tanesini alıp götürmüş. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Sandıklar kendinden kilitlidir. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli kilitli vaziyettedir. Nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir.
VPN KULLANIYORDU: Oğlum çok iyi bir internet kullanıcısıydı. Kendisine ait VPN’i bile varmış, ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zekidir.Tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresi bulunmaktaydı, oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak olumsuz bir durumun olmadığını söylediler.
PSİKOLOĞA GİTMEKTEN KAÇINDI: Yaklaşık 2 aydır da özel bir uzman psikoloğagötürüyordum. Psikolog, oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini söyledi. “İlerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebilir” dedi. En son üç hafta önce gitmişti ancak son zamanlarda gitmekten kaçındı.
Milyonlarca teşhirci milyonlarca röntgenci…
’GÖSTERMEK İSTEMEZDİ’
SAVAŞ OYUNLARI OYNUYORDU: Sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Cep telefonu ve bilgisayarından oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu. İnteraktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı, odasına girdiğinde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi.
SİLAHA MERAK: Öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncearkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyere bırakmıştım. Silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım.
POLİGONA GİTTİ: Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım, oğluma daatış yaptırdım. Hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.
KATİL BIÇAKLI MÜDAHALE İLE ÖLDÜRÜLDÜ
Alınan bilgilere göre bir öğretmen, saldırganı engellemek için canı pahasına üzerine kapandı. Bir veli de Mersinli’yi engellemek için bıçakla müdahalede bulundu. Yaralı öğretmenin tedavisi ise hastanede sürüyor. Saldırganı durdurduğu belirtilen, aynı okulda iki çocuğu okuyan Necmettin Bekçi, CNN Türk’e olayı anlatırken “En son polis arkadaşlar geldiğinde ‘Affet beni, affet beni’ dediğini duydum ben. O şekilde bağırıyordu” dedi.
TUTTULAR
Bekçi ifadesinde de “Çocuklarım okulda olduğu için koşarak gittim. Bir şahsın yerde yattığını ve bu şahsı tutmaya çalışan birkaç kişiyi gördüm. Biri okulun kantincisi Ümit isimli şahıs ve diğer iki şahıs ise öğretmenlerdi. Ben de yanlarına gittim. Şahsın elimizden kurtulmaya çalışması üzerine o esnada nereden aldığımı bilmediğim bıçak ile hatırladığım kadarı ile bir defa bacağına doğru salladım ancak değip değmediğini bilmiyorum” dedi. Saldırganın ölümüne ilişkin otopsi raporunda da ölüm nedeni “sağ arka bacağındaki kesici, delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanması ve bundan gelen dış kanama” olarak ifade edildi.
Kontrolsüz dijital çocukluk sorunu
SON MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI
Katil İsa Aras Mersinli’nin, olaydan bir gece önce Discord üzerinden paylaştığı mesajlarda okulda katliam gerçekleştireceğini açıkça ifade ettiği belirlendi.
İşte o mesajlar:

Kahretsin!
Bunu bugün yapabilirim.
Öğleden sonra 3 ya da o sıralarda.
5. sınıflar ve 6. sınıflar hazır olsa iyi olur.
Bugün tamamen tükendim. Kendi babam beni boğmaya ve öldürmeye çalıştı.
Evde yalnızım.
Manifestomu aceleyle bitireceğim ve biraz uyuyacağım.
Daha sonra bu dünyaya ne kadar tükendiğimi göstereceğim.

TELEGRAM’DA ‘PKK4’ ADLI GRUP KURMUŞLAR
İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında yapılan incelemede Counter-Strike 1.6 oyununa rastlandığı öne sürüldü. Oyunda yaş sınırı 18. Oyun temelde teröristler ve anti-teröristler (anti-terörist) arasında geçen, rakip takımı etkisiz hale getirmek ve üstünlük sağlamayı amaçlıyor. Dünyada günlük yaklaşık 1,5 miyon aktif kullanıcı oynarken, Türkiye’de günlük oynayan kişi sayısı yaklaşık 750 bin civarında.
Öte yandan olayla ilgili sosyal medya platformu Telegram’da “PKK4” isimli bir grup açıldığı öğrenildi. Grupta yazışma ve paylaşıma rastlanmadı.
İÇE KAPANIK VE YALNIZ
Öğrenciler, katliamı gerçekleştiren 16 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin takıntılı bir çocuk olduğunu anlattı. Mersinli’nin kendisine karakter olarak benzeyen yalnızca bir arkadaşı olduğunu anlatan öğrenciler, katili “içine kapanık”, “kimseyle iletişim kurmayan”, “gergin tavırlı” olarak tanımladı. Öğretmenleri Mersinli’nin içine kapanık ve sosyal açıdan izole bir yapıya sahip olduğunu belirterek, şunları anlattı:
HEP YALNIZ: Düzenli olarak okula gelirdi ancak derslere katılımı oldukça düşüktü. Sürekli yazı yazar ve deftere karalama yapardı. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi. Kafasını sıraya koyardı. Teneffüslerde kendi başına takılırdı, dolaşırdı. Kimseyle muhatap olmazdı. Parkta, bahçede çocuklarla birlikte olduğunu hiç görmedim. Doğal olmayan, farklı bir hali vardı. Rehabilitasyon merkezine gitmiş olabilir diye duyduk.
ŞİDDET DAVRANIŞI YOK: Hiçbir zaman kavga ettiğini görmedim. Disiplinlik bir olayını da duymadım. Öğretmenlere ya da arkadaşlarına karşı bir öfkesi yoktu. Ancak zaman zaman dikkat çeken davranışları da vardı. Bir kez omzuna ceketini atmıştı, eller yanda yürüyordu. Sanki kendini öyle göstermek istiyordu ama emin değilim.
‘OKUL AVCISI’: Öğrenciler, saldırganın “okul avcısı” şeklinde bir kelime kullandığını söylüyorlardı. İngilizce “okul avcısı” anlamında bir sözcük kullanıyormuş. Hiç arkadaşı olmazdı. Babayı görmüştük. Uzaktan bir görüşmemiz oldu. Çocuk üzerinde etkili değildi. Çocuk babanın üzerinde etkiliydi. Bu izlenimi edindik.”

ROL MODELİ AMERİKALI KATİL
İsa Mersinli’nin WhatsApp profilinde ABD’de 2014’te saldırı düzenleyen 22 yaşındaki Elliot Rodger’ın fotoğrafını kullandığı ortaya çıktı. Rodger, okul ve çevresinde saldırı düzenlemiş, olayda kendisi dahil yedi kişi hayatını kaybetmişti. Rodger, saldırıdan önce yayımladığı videoda, “Yarın insanlıktan intikamımı alacağım.Bugüne kadar hiçbir kadını öpmedim. Kadınları cezalandıracağım” demişti. Bu olaydan sonraİngilizce “istemsiz bekârlar” (involuntary celibate) kelimelerinin kısaltılmış haliyle “Incel” olarak ifade edilentopluluklar türedi.

‘OKUL SALDIRGANLARI UYARI İZLERİ BIRAKIR’
HANDE ATILGAN – Ankara / Uluslararası Radikalizm Gözlemevi Derneği Başkanı, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir, gençlerdeki şiddet eğilimiyle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güvenlik personelinin artırılması, kurallarınsıkılaştırılması ya da sert yasaklamaların işe yaramayacağını söyleyen Demir, okullardan mahalle ölçeğine kadar yapılanmaya gidilmesi ve çocuklarla ilgili profesyonellerin şiddet işaretlerinde neler yapabileceğine dair eğitilmesi gerektiğini ifade etti. Demir, şunları kaydetti:
PLANI SIZDIRIYOR
NİYETİ İNTİHAR: ABD’deki en kapsamlı çalışmalarından biri, 1966’dan beri yapılan okul saldırılarını inceliyor, bu saldırganların yüzde 87’sinin intihara meyli olduğunu, yüzde 78’inin saldırı planını sosyal medya üzerinden sızdırdığını yani saldırıdan önce iz bıraktığını gösteriyor. Konu, bu izin nasıl ve kim tarafından takip edileceği. Sadece kolluğun önlemiyle ya da okulları güvenlik çemberine almakla olmaz. Güvenlik artırarak caydırıcı olabilirsiniz ama önleyici olamazsınız. Her okula güvenlik koymak olmaz; Batı bunları denedi, sonuç alamadı. Bilim ‘bu olaylara önceden müdahale mümkün’ diyor.
REHABİLİTE EDİLMELİ: Riskli çocukların okullarda tespit edilip takibinden sonra; aileyle konuşma ve hukuki altyapının hazırlanmasıyla ihtiyaç halinde aileyi desteğe zorlama; çözüm olmamışsa çocuğa psikiyatrik tedavi sağlanması ve son olarak çocuk okuldan uzaklaştırıldığında bir sosyal programa konulması… Şiddet vakalarında sadece disiplin cezası, okuldan uzaklaştırma, ödüllendirme olur. Bu çocukların rehabilite edilmesi lazım.
DEAŞ ÖRNEĞİ: Mahalle karakollarının yapılandırılmasından, okullarda risk analizlerine kadar yapılacak şeyler var. Tepeden inme sert tavır yerine, şiddet riski taşıyan aileyle ve çocukla sosyal ilişki, bağ kurulmalı. Terörle mücadelede bu yaklaşımı kullanıyoruz, 2017’den beri DEAŞ ile mücadelede başarılı olduk. Çocuklarda neden olmasın?
KALICI ÇÖZÜM: Tespit, takip, destek…
Şiddetin “ani bir patlama”dan çok sinyaller veren bir süreç olduğuna dikkat çeken uzmanlar psikososyal destek ve aile-okul iş birliğinin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir. Çünkü okul şiddeti “ani patlama” değil, önceden gelişen bir süreçtir, erken fark edilirse önlenebilir. Saldırganların yüzde 80’i önceden sinyal verir. Çoğunda sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışı vardır. Güvenlik önlemleri, disiplin cezaları veya kamera sonucu azaltabilir ama nedeni çözmediği için geçici olur.
Adli Bilimler Uzmanı Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey: Ekranda gördüğü karakterlerin sorunları silahla çözdüğünü gören gençler, çatışma yönetiminde iletişim yerine fiziksel gücü ve silahı merkeze koymaya başlamakta. Bu da akran zorbalığının silahlı saldırılara evrilme riskini arttırmakta. Risk grubunda olan çocukların tespiti, takibi ve psikososyal olarak desteklenmeleribüyük önem taşımakta.
Ekran bağımlılığı hepimizin sorunu
KOORDİNASYON KRİTİK
Dr. Berat Dağ: Ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritik. – EĞİTİM SERVİSİ…

CHP 30 büyükşehirde sahaya iniyor

CHP 30 büyükşehirde sahaya iniyor

MEHTAP GÖKDEMİR / ANKARA -CHP tüm kadrolarıyla nisanın son haftası ya da mayıs başından itibaren sahaya inecek. Saha çalışması ilk etapta 30 büyükşehirden başlatılacak. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üyeleri, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve örgüt temsilcileri büyükşehirlerde partinin hükümet programını, vaatlerini anlatacak. Bunları içeren broşürler kapı kapı dağıtılacak.
Partinin kamuoyunda tanınan, popüler simaları da hedef kitlelerine ne hızlı şekilde ulaşmak için saha çalışmalarında aktif rol alacak. Ayrıca gidilen bölgelerin çok sevilen, sayılan isimlerinin de düzenlenecek toplantılarda olması sağlanacak. CHP lideri Özel de, saha çalışmaları kapsamında çarşı pazar ziyaretlerinde bulunacak.
Özel, İspanya’ya gitti
CHP lideri Özel, Sosyalist Enternasyonal toplantıları kapsamında dün İspanya’ya gitti. Özel’in, Gazze ve İran’a yönelik saldırılar konusundaki net tutumuyla ön plana çıkan İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sánchez ile ikili görüşme yapması bekleniyor.
CHP’de rahatsızlık yaratan ‘poz’
CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un cenaze töreni ve sanatçı İbrahim Tatlıses’i hastanede ziyareti sırasında yanında mahkeme kararıyla İstanbul İl Başkanlığına atanan Gürsel Tekin’in olması partide rahatsızlık yarattı.
…

İsrail barışa en büyük engel

İsrail barışa en büyük engel

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde açıklamalarda bulundu. Erdoğan özetle şunları söyledi:
“Şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz: 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır. Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır.
İsrail ateşkese uymuyor
Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 1 milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi.Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor. İsrail güçleri, ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit etti, 2 bin 100 kişiyi yaraladı. Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. İsrail, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla apartheid utancını, Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşindedir. İsrail parlamentosunda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz.İki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya ve barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum.”

Erdoğan’dan diplomasi trafiği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya geldi. Erdoğan, Erhürman’ı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde resmi törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, törenin ardından görüşmeye geçti.
Erdoğan dün ayrıca,Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova,Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Vietnam Meclis Başkanı Thanh Man,Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko’yu kabul etti.
Valentina Matviyenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a içten selamlarını ve iyi dileklerini iletti. Görüşmelerde, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu.
…