BIST 100
11.473,19 -0,04%
DOLAR
50,0474 0,05%
EURO
56,2771 0,13%
GRAM ALTIN
6.651,93 1,78%
BITCOIN
80.258,00 0,13%
FAİZ
39,43 -0,48%
GÜMÜŞ GRAM
85,09 1,23%
GBP/TRY
67,4700 0,05%
EUR/USD
1,1220 -0,07%
BRENT PETROL
95,45 0,96%
ÇEYREK ALTIN
10.875,91 1,78%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
17 °

Son Yazılarım

SON DAKİKA HABERLERİ: Entübe edilmişti! Ortaokul öğrencisi Çağla’dan kahreden haber!

SON DAKİKA HABERLERİ: Entübe edilmişti! Ortaokul öğrencisi Çağla’dan kahreden haber!

Kent merkezindeki Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu’na giden 8’inci sınıf öğrencisi Çağla Savaş, 4 Nisan’da ateş ve baş ağrısı gibi şikayetlerle Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi acil servisine götürüldü.
İlginizi Çekebilir
İddiaya göre; burada yapılan kan tahlilinin ardından Savaş’a serum ve antibiyotik tedavisi verilip, taburcu edildi. Ertesi gün çocuklarının daha da kötü olduğunu gören ailesi, Çağla’yı tekrar aynı hastanenin acil servisine getirdi ve benzer tedavinin ardından taburcu edildi. Baş ağrıları artan ve ense sertliği oluşan Çağla Savaş’ı ailesi, 6 Nisan’da uzman hekime muayene ettirdi. Savaş’a antibiyotik tedavisi verildi ve evine gönderildi. Ertesi gün daha da kötüye giden Çağla Savaş, tekrar aynı hastanenin acil servisine götürüldü ve tedavisine devam edilmesi gerektiği söylendi.
Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş
AMELİYATA ALINDI
8 Nisan’da bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı, ateş gibi şikayetlerle Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’ne götürülen Savaş, burada menenjit ön tanısı ile hastaneye yatırıldı. 10 Nisan’da başındaki baskıyı azaltmak için beyin ameliyatına alınan Çağla Savaş, entübe edildi. 1 haftadır çocuk yoğun bakım servisinde tedavisi süren Savaş, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Ailesi büyük üzüntü yaşarken, Çağla Savaş’ın yarın toprağa verileceği öğrenildi….

Yapay zekada 'kalkan' dönemi! Türkiye’den dezenformasyona karşı yeni hamle

Yapay zekada ‘kalkan’ dönemi! Türkiye’den dezenformasyona karşı yeni hamle

HABER MERKEZİ- İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu ay hazırlanan veri setleriyle beş farklı büyük dil modeli üzerinde kapsamlı testler gerçekleştirildiğini bildirdi. Yapılan analizler sonucunda, küresel yapay zekâ modellerinin dezenformasyona karşı direnç konusunda hâlâ geliştirilmesi gereken yönlerinin bulunduğu tespit edildi.
İlginizi Çekebilir
Yeni dönemde, Dezenformasyonla Mücadele Bültenleri’nin büyük dil modelleri için temel ve güvenilir bir başvuru kaynağı haline getirilmesi hedefleniyor. Bu adımla birlikte, yapay zeka sistemlerinin doğrulanmamış iddiaları tekrar etmesinin önüne geçilmesi ve zayıf veri kaynaklarıyla yönlendirilmesinin engellenmesi amaçlanıyor.
5 BÜYÜK DİL MODELİ TEST EDİLDİ
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açıklamaları şöyle;
“Dijital egemenliğimizi ‘Yapay Zekâ Kalkanı’ yaklaşımıyla güçlendiriyoruz. Dezenformasyonla mücadelede kamuda öncü bir adım atıyor, yapay zekâ sistemlerinin güvenilir bilgiyle beslenmesi için yeni bir çalışma yürütüyoruz.
Bu ay hazırladığımız veri setleriyle, beş farklı büyük dil modeli üzerinde kapsamlı testler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz bulgular, küresel yapay zekâ modellerinin dezenformasyona karşı direnç bakımından hâlâ geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğunu ortaya koydu.
Bu çerçevede, Dezenformasyonla Mücadele Bültenlerimizi büyük dil modelleri için temel ve güvenilir bir başvuru kaynağı haline getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız yapay zekâ sistemlerinin, doğrulanmamış iddiaları tekrar etmesini ve dayanağı zayıf verilerle yönlendirilmesini önlemek; ilgili başlıklarda teyit edilmiş bilgiye doğrudan erişimini güçlendirmektir.
“TÜRKİYE ARTIK YÖN VEREN BİR ÜLKE”
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, artık yalnızca teknolojiyi kullanan değil, onu doğru veriyle besleyen ve yön veren bir irade ortaya koyuyor. Dijital alanda hakikati esas alan bu yaklaşımı kararlılıkla sürdüreceğiz!”
Sanal ağdan namluya uzanan karanlık yol! ’81 ile bölünmüş gruplar var’…

Sanal ağdan namluya uzanan karanlık yol! '81 ile bölünmüş gruplar var'

Sanal ağdan namluya uzanan karanlık yol! ’81 ile bölünmüş gruplar var’

HABER MERKEZİ- Şanlıurfa’da bir lisede silahlı saldırı meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki bir saldırgan pompalı tüfekle okula girerek etrafa ateş açtı. Saldırıda toplam 16 kişi yaralandı. Yaralıların 4’ünün öğretmen, 10’unun öğrenci, 1’inin polis ve 1’inin ise kantin çalışanı olduğu öğrenildi. Yaralı öğretmenlerden ikisinin durumunun ağır olduğu bildirildi.Olayın ardından saldırganın aynı silahla intihar ettiği belirtildi. Güvenlik güçleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
SİLAHLI OYUNLAR TETİĞİ Mİ ÇEKTİRİYOR?
Peki bu saldırı neden yapıldı? Nasıl planlanıyor? Bu yaştaki çocuklar ve gençler neden bu saldırılara meyilli hâle geliyor? Sanal medyanın ve dijital oyunların bunda etkisi nedir?
Sanal medyadaki şiddete özendiren içerikler ve dijital oyunların bu tür saldırılarda etkisini, adli bilişim uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık değerlendirdi.
CNN Türk’e konuşan Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ın açıklamaları şöyle;
İlginizi Çekebilir
“Aslında genelde şiddet içerikli oyunlarda da baskınlar düzenlenir. Önüne çıkanlar vurulur. Dikkat edin, bununla birlikte bir benzerlik söz konusu olmaya başladı. Ve son dönemlerde bu olayların ardı arkası da kesilmiyor. Hatırlarsanız yine Eskişehir’de yaşanan bir olay vardı. Okul kapısı kapalı olmasaydı, yine Başakşehir’de bir okulun içerisine girmek isteyen saldırganın elinde yine silah vardı. İfadelerinde de söylüyorlar, “oyundan etkilendik” diye. Tabii bunu bilmiyoruz şu an ama onların ifadelerine baktığınızda saldırganların hepsi diyor ki: “Ben oyun oynuyordum, bu oyundan etkilendim, dolayısıyla silaha da ulaştım.”
‘PUAN ALACAĞIM, ÖNE ÇIKACAĞIM’ HEDEFİ
Ama burada şöyle de bir durum var: Silaha ulaşma konusunda da ciddi bir sorun var. Telegram gibi platformlarda silah satışlarının maalesef fütursuzca gerçekleştirildiğini görüyorduk. Ne oldu? Çocuk 19 yaşında, tam da oyun çağında. Dikkat ederseniz ne yaptı? “Ben buradan girerim, vururum, öldürürüm” dedi. Çünkü hedefinde şu var: Tıpkı oyunlardaki gibi “Ben bunu yaparsam puan alacağım, öne çıkacağım.” Ve sürekli aslında popüler kültürün, dijital oyunlar aracılığıyla çocuklar ve gençler arasında yayılmasının çok ciddi etkileri var.
Burada sanal medyanın da etkisine gelelim. Neden? Kahraman olma algısı. “Ben silahımla girdim okula, 12-13 kişiyi öldürdüm, 15 kişiyi yaraladım. Herkes benden bahsedecek, beni konuşacak.”
“SANAL AĞLARDA ÇOK SAYIDA ÇETE YUVALANMIŞ DURUMDA”
Biliyorsunuz sanal ortamdaki çeteleri de sürekli defaatle söylüyorduk. Bunu özellikle hatırlatalım. Sanal ağlarda çok sayıda çete yuvalanmış durumda. Oradan gençleri ağlarına düşürüyorlar. Ve yine sanal medyada paylaşılan videolar var. Bunlar da etkili oluyor. Mesela 15-16 yaşındaki genç eline silahı alıyor, paylaşıyor. Sanki bir asker gibi. Burada bir özenme söz konusu.
1-)Sohbet uygulamaları2-)Dijital platformlar3-)Sanal medya4-)Küresel dijital platformlar
Ve mafya dizileri sürekli yaygınlaşmaya başladı. Özellikle başta Netflix olmak üzere hiçbir kontrolün ve denetlemenin olmadığı bir yapıdan bahsediyoruz. Ve burada çetelerin yaygınlaşmasının sebebi de bir şekilde bu dijital platformlara kaymış durumda. Çünkü çocuklar da etkileniyor. Bunları izliyorlar.
Maalesef burada yaş ve kontrol denetimleri söz konusu olmadığı için suçluya müdahale edilemiyor. Suçlu geliyor, operasyonunu yapıyor, elini kolunu sallayarak çıkıyor ve sonra başka bir suça yöneliyor. Çocuk çeteleri giderek arttı. Casper’lar olsun, Dalton’lar olsun… Bunlar yine sanal medyada yuvalanmış durumda. Çünkü anonim.
Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş
“SİLAHA ERİŞİMDE 81 İLE BÖLÜNMÜŞ GRUPLAR VAR”
En büyük sorunlardan bir tanesi silaha erişim. Eğer siz internet ortamında, sanal medyada ya da Telegram grubunda “silah” diye ararsanız, 81 ile bölünmüş gruplar var. Örneğin “Adana” diye başlıyor. Bir de artık son dönemde siber emniyet güçlerimiz operasyonlarla takip etmeye başladı. Takma isimlerle hareket ediyorlar. Madde satışı da yine aynı şekilde Telegram ve benzeri platformlardan yapılıyor. Hatta sanal medyadaki direkt mesajlar üzerinden de yapıldığını gördüm. Bu teknolojiler çok kullanılıyor. WhatsApp’ın da artık uçtan uca şifreleme olmadığı mahkeme kararıyla ortaya çıktı. Yani verilerin toplandığı ve okunabildiği bir sistem. Yapay zekâ kullanılarak bu tarz kelimeler geçtiğinde hesaplar filtrelenip kapatılamaz mı? Bu yapılabilir. Günümüz teknolojisiyle fazlası yapılabilir.
“YASAYI ÇIKARMAK YETERLİ DEĞİL, UYGULANMASI GEREKİR”
Çocukların korunması çok önemli. Çocuklar ülkenin geleceği. Şu an Meclis gündeminde bir yasa var: 15 yaş altına sosyal medya yasağı. Fransa bu konuda adım atıyor, İspanya atıyor, Avustralya attı. Yunanistan da 2027 itibarıyla 16 yaş sınırı getirdi.
O zaman şu yapılmalı: İktidar ve muhalefet birlikte hareket ederek çocuklarımızı korumalı. Komisyondan geçen bu yasa mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’ndan geçmeli ve Resmî Gazete’de yayımlanmalı.
İkincisi, sanal medya şirketlerine çok daha ağır yaptırımlar uygulanmalı. Günlük erişimi 100 binden fazla olan dijital oyun platformlarının temsilci bulundurma zorunluluğu getirildi, bu önemli ama yeterli değil. Yasayı çıkarmak yeterli değildir, uygulanması gerekir. Burada sadece güvenlik değil, ekonomik olarak da ciddi bir yıpranma söz konusu. Türkiye ekonomisi açısından da risk var. Bu sorunların bir an önce çözülmesi ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması şart. Aksi takdirde bu vakaları çok daha fazla görmeye başlayacağız.”
Wall Street Journal yazdı! Gizli hazırlık başladı, NATO planı ortaya çıktı: ABD çekilirse Avrupa ne yapacak?…

Adana’da ücretsiz ulaşım kartı olan kadın dolmuştan indirildi! 'Diğer sürücüler de aynı şeyi yapıyor'

Adana’da ücretsiz ulaşım kartı olan kadın dolmuştan indirildi! ‘Diğer sürücüler de aynı şeyi yapıyor’

Adana’da 66 yaşındaki kadın ücretsiz ulaşım kartı olmasına rağmen toplu taşıma sürücüsü tarafından kısa mesafede ineceği için dolmuştan indirildi. Bu anlar saniye saniye görüntülendi.
İlginizi Çekebilir
Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Feyzullah Daşdoğan (32), annesi Emine Daşdoğan (66) ile birlikte hasta ziyaretine gitmek için yola çıktı. Ziyarete toplu taşımayla gitmek isteyen anne-oğul, yoldan geçen dolmuşu el kaldırarak durdurdu.

ÜCRETSİZ HAKKI OLMASINA RAĞMEN ‘MESAFE KISA’ DENİLDİ
Araca ilk olarak Emine Daşdoğan bindi ancak dolmuş sürücüsü, 65 yaş üstü ücretsiz biniş hakkı bulunan kadını, mesafenin kısa olduğunu öne sürerek araçtan indirdi. Yaşananlar, oğlu Feyzullah Daşdoğan tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

“O DA BİR GÜN YAŞLANACAK”
Yaşadığı duruma tepki gösteren Emine Daşdoğan, “Kendilerinin de annesi babası var. Kendisi de bir gün yaşlanacak. Sadece bu sürücü değil, diğer sürücüler de aynı şeyi yapıyor. Devlet bize bu hakkı tanımış, neden bunu yapıyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

Bu arada yetkililer, ücretsiz biniş kartı olanların ücretlerinin düzenli olarak toplu taşıma araç sürücülerine ödendiğini bildirdi.
Korkunç gerçek yeni ortaya çıktı: Önce gömüp sonra taşımışlar…

Emekliliği 10 yıl uzadı, maaşı azaldı! Herkesi şaşırtan hayal: İçimde bir ukde vardı

Emekliliği 10 yıl uzadı, maaşı azaldı! Herkesi şaşırtan hayal: İçimde bir ukde vardı

2002 yılında Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Otomotiv Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra öğretmen alımı az olduğu için polislik mesleğine yönelen Sivaslı Refik Aydın, kazandığı Polis Meslek Eğitim Merkezindeki eğitimini tamamlayıp göreve başladı.
55 YAŞINDA EMEKLİ OLABİLECEKKEN 65’E UZATTI
18 yıldır polislik yapan evli ve 2 çocuk babası Aydın, öğretmenlik hayalinden hiç vazgeçmedi. Bu uğurda 55 yaşında emekli olabilecekken 65 yaşına kadar çalışmayı göze aldı. KPSS’ye girip yüzlerce kişi arasından 51 kişinin alımının yapıldığı alanında 13. sırada yer bulmayı başardı.2 AY ÖNCE YENİ GÖREVİNE BAŞLADI
Bunun üzerine polislikten istifa ederek 2 ay önce Amasya’nın Suluova ilçesindeki Şehit Erkan Ayas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde motorlu araçlar teknolojisi alanında sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladı.
“İÇİMDE BİR UKDE VARDI”
İçinde ukde olarak kalan öğretmenlik mesleğine 45 yaşında kavuşurken durumunu duyanların şaşırdığını anlatan Aydın, “Polislik onurlu bir meslek. Severek yaptım. Ama içimde bir ukde vardı. Motorlu araçlar öğretmenliğine olan ilgimden dolayı sektördeki gelişmeleri ve teknik makaleleri sürekli takip ettim” dedi.
“EMEKLİLİĞİMİN 10 YIL DAHA UZAMASI ÇOK SORUN DEĞİL”
Öğrencilik yıllarına oranla modern atölye ve dersliklere sahip okulunda kısa sürede sevilen bir eğitimci olarak kabul gören Aydın, “İlgi ve sevgi duyduğum meslek hatırına emekliliğimin uzaması çok sorun değil. Polisliği sürdürseydim emekliliğe 10 yılım kalmıştı. Bu durumda 10 yıl daha artıp 65 yaşına kadar uzadı. Şu an sözleşmeli öğretmen olduğum için de maaşım bir miktar eksildi” diye konuştu….

150 yıllık hayal! Yunanistan'dan İstanbul'a gelip, sokak sokak aradılar: Bizim için gurur verici

150 yıllık hayal! Yunanistan’dan İstanbul’a gelip, sokak sokak aradılar: Bizim için gurur verici

Arnavutköy’ün yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip Boğazköy Mahallesi’nde duygulandıran anlar yaşandı. Yunanistan’dan gelen aile, büyükbabalarının doğup büyüdüğü evi bulmak için köye geldi. Ellerindeki eski fotoğraflar ve görüntülerle mahallede araştırma yapan aileye, köy sakinleri de eşlik etti.
1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesi kapsamında, iki ülkedeki Türk ve Rum nüfus karşılıklı olarak yer değiştirmiş, binlerce insan doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalmıştı. Yıllar sonra atalarının izini sürmek isteyen aile de bu kapsamda Boğazköy’e geldi.
Köy halkı, Türkçe bilmeyen misafirlerini yalnız bırakmadı. Mahallede birlikte gezilen aileye köy kahvesinde Türk kahvesi ve çay ikram edilirken, eski evlerin bulunduğu alanlar birlikte incelendi.

“EVİ BULAMADIK AMA BURADA OLMAK GURUR VERİCİ”
Yunanistan’dan gelen George Birmpoutsoukis, “Büyükbabam burada doğup büyüdü. Savaş sırasında Yunanistan’a gitmişler. Şimdi bu aileler hakkında bir kitap yazıyorum. Büyükbabamın doğduğu evi bulmak için buraya geldim. İnsanlar çok misafirperverdi, bize yardımcı olmak için çok çaba gösterdiler. Maalesef evi bulamadık ama burada olmak bizim için çok anlamlı” dedi.
Panagiotis Birmpoutsoukis ise, “Selanik’ten geldik. Ortodoks Paskalyası için İstanbul’a gelmiştik, aynı zamanda büyük dedemizin yaşadığı evi bulmak istedik. İki eski ev bulduk ama yıkılmıştı. Evi bulamadığımız için üzgünüz ama buraya kadar gelmek bizim için gurur verici” diye konuştu.
3. kattaki daireye ‘örümcek adam’ gibi tırmandı! Servet çalıp kaçtı

“MAHALLEMİZİN GEÇMİŞİ ÇOK GÜZEL, GELECEĞİ DAHA DA GÜZEL OLACAK”
Yaşanılan durum hakkında konuşan Boğazköy Mahallesi Muhtarı Ersin Esenboğa; “Aslında burası hepimizin köyü onların da köyü onlar bugün kendi köylerine geldiler. yıllar önce burada yaşadıkları için aslında onlar da bu köylü sayılıyor zaman zaman buraya böyle aileler gelip geçmişlerini ailelerinin yaşadıkları yerleri görmek istiyorlar bu da bizi sevindiriyor. bugün mahallemizde sokak sokak gezdiler bizim onlardan öğrendiklerimiz oldu onların da sorularına yanıtlarımız oldu. Bu mahallede İstanbul’un en tarihi mahallelerinden biri geçmiş dönemde yeşilçam filmlerinin ev sahipliği yaptığı mahallemizin geçmişi çok güzel geleceği daha da güzel olacak inşallah.” İfadelerini kullandı.
150 yıllık hayal! Yunanistan’dan İstanbul’a gelip, sokak sokak aradılar: Bizim için gurur verici

“TÜRK MİSAFİRPERVERLİĞİNİ GÖSTERDİK”
Mahalle sakini Abdullah Özer, “Dedeleri burada yaşamış. Biz de eski evleri gösterdik, köyü gezdirdik. Kahvehanede çay ve kahve ikram ettik. Türk misafirperverliğini göstermiş olduk. Boğazköy çok tarihi bir yer, Kemal Sunal’ın Şaban filmlerinin birçoğu burada çekildi” ifadelerini kullandı.Bir diğer mahalle sakini Ali Ercan ise, “Yaklaşık 150 sene önce burada yaşamışlar. Mübadele döneminde buradan gitmişler. Şimdi de dedelerinin yaşadığı yeri görmek için gelmişler” dedi.

…

12 yıl önce eşini kaybetti, 5 kez torun torunu gördü! 102'lik Mustafa dedenin sırrı: Gelecekle ilgili konuşur

12 yıl önce eşini kaybetti, 5 kez torun torunu gördü! 102’lik Mustafa dedenin sırrı: Gelecekle ilgili konuşur

İlçeye bağlı Kocapınar Mahallesi nüfusuna kayıtlı Mustafa Tok, 102’nci yaş gününü çocukları ve torunlarıyla birlikte kutladı. Bir asrı geride bırakan Tok, çalışkanlığı, aileye verdiği değer ve yetiştirdiği evlatlarla örnek bir hayat hikayesine imza attı. Hayatını hayvancılık ve inşaat işlerinde geçiren Mustafa Tok, yıllarca alın teri dökerek ailesinin geçimini sağladı.
İlginizi Çekebilir
Zorlu şartlara rağmen evlatlarının eğitimi için büyük fedakarlık gösteren Tok, “Evlatlarım okusun, vatana millete faydalı olsun” anlayışıyla dört çocuğunu büyüttü. Çocuklarından 3’ü öğretmenlikten biri ise memurluktan emekli oldu. En büyük gururunun evlatlarının başarısı olduğunu dile getiren Tok, emeğin ve sabrın karşılığını görmenin mutluluğunu yaşadı. 4 çocuk, 11 torun ve 5 torunun çocuğunu gören Tok sağlıklı ve huzurlu bir hayat sürmenin en önemli sırrının “çok çalışmak, helal lokma yemek ve aileye sahip çıkmak” olduğunu ifade etti.
12 sene önce eşi Raziye’yi kaybeden Tok’un çocuklarından Huriye Kılınç’ın 77 yaşında, Ali Tok’un 73 yaşında, Emine Güven’in 69 yaşında ve Gülsüm Çakmak’ın 65 yaşında olduğu öğrenildi.

“BABAMIZDAN ALDIĞIMIZ DÜSTUR DOĞRULUK VE ÇALIŞKAN OLMAK”
Mustafa Tok’un en büyük oğlu emekli öğretmen Ali Tok, “Babam 102 yaşına girdi 103 yaşına döndü. Babamın 4 çocuğu var. Ben tek erkeğim. 3 tane de kız çocuğu var. 4 çocuk 11 torun 5 tane de torunun çocuğu var. Babamızdan aldığımız düstur doğruluk insanlık ahlak ve çalışkan olmak. Babamız bunları verdi bizlere. Bizde elimizden geldiğinde okuttuğumuz çocuklara ve kendi çocuklarımıza bunları öğrettik. Babamız halen iyi yaşıyor iyi giyiniyor temiz yaşamaya çalışıyor. Her haliyle huzurlu bir yaşantısı var” dedi.
‘Saksağan’ kuşu ilham oldu, hayatı değişti: Artık çobanlık çok daha keyifli
“Bizde babamızın yolundan gitmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” diyen kızı Gülsüm Çakmak ise “Babamıza bakmaya çalışıyoruz. Onu üzmeden kırmadan incitmeden elimizden geleni yapıyoruz. Allah uzun ömürler versin” ifadelerini kullandı.

“İYİ ÇALIŞIN, KİMSEYİ İNCİTMEYİN, YEDİĞİNİZ İÇTİĞİNİZE DİKKAT EDİN”
Yaşamı boyunca çok rezillikler çektiğini ancak hiç pes etmediğini belirten 102 yaşında ki Mustafa Tok, hayvancılık yapıp, yaylada da yaşadığını belirterek,” İyi çalışın. Kimseyi incitmeyin. Yediğiniz içtiğinize dikkat edin” diyerek tavsiyede bulundu.
“DEDEM HER ZAMAN BİZLERE ÖRNEK OLUYOR”
En küçük torun Ayşegül Tok ise, “Dedem geçmişi ile ilgili konuşmayı sevmez. Daha çok gelecekle ilgili konuşur. Gençlerle konuşmayı sever. Genç ve zinde kalmasının sebebi bu. Bugün 102. yaşını kutluyoruz yanında olduğum için çok mutluyum” şeklinde konuştu.
Bir diğer torun Mustafa Arda Tok ise, “Ben dedemin ismini almışım. Bunla da çok gurur duyuyorum. Dedem her zaman hafızası ve nasihati ile bizlere örnek olmuş bir insan. Dedemden büyük bir feyz alıyorum” diye konuştu.
Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş…

Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş

Eski okulunu basıp dehşet saçtı: Saldırıyı her yerde duyurmuş

Türkiye’yi dehşete düşüren olay, dün sabah Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşandı. 19 yaşındaki Ömer Ket, pompalı tüfekle okula girip önce bahçede, sonra koridorda ve sınıflarda hedef gözetmeksizin insanlara ateş açtı. Jandarma Komutanlığının yakınında bulunan okula silah sesleri ve ihbar üzerin güvenlik güçleri ile çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Saldırgan okulda saklanırken öğrenciler ve öğretmenlerin büyük panikle kaçıştıkları, bazılarının camlardan atladıkları kameralara da yansıdı. Şüpheliteslim olmayınca bölgeye Özel Harekat ekipleri de sevk edildi. İkna edilmeye çalışılan saldırganyakalanmak üzereyken kendisini vurarak yaşamına son verdi.

16 kişi yaralandı
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, okuldaki incelemeleri ve yaralıları ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada saldırganın pompalı tüfekle ateş açtığını ifade etti. Şıldak, olayda 16 kişinin yaralandığını belirterek “16 yaralıdan dördü öğretmen, 10’u öğrenci, biri polis memuru ve biri kantinci” dedi.

9. sınıfı okumuş
Şıldak, saldırganın bir suç kaydı olmadığını belirterek “Okulun eski öğrencisi, sadece 9. sınıfta burada eğitim alıyor. Daha sonra açık öğretim lisesine kaydedilmiş. Bu olay evveliyatını da içerecek şekilde soruşturulacak. Okullarımızın güvenliği konusunda tüm tedbirleri almamıza rağmen böyle münferit hadiseler olabiliyor” diye konuştu.
‘Riskli okul’ değil
Şıldak, “Olayın sebebi konusunda henüz net bir ifadede bulunmak mümkün değil. Her yıl eğitim döneminin başında İçişleri ve Milli Eğitim talimatları kapsamında ilimizde ve ilçelerimizde kaymakamlıklar başkanlığında yapılan toplantılarda okulumuz riskli kapsamda olmadığı için sabit polis bulunmayan bir okuldur. Şimdiye kadar bariz bir hadisenin yaşandığı bir okul değildir. Okul, 743 öğrencisi olan başarılı bir lisemizdir” ifadelerini kullandı.
Ket’in cenazesi olay yeri incelemesinin tamamlanmasının ardındanotopsi içinŞanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Ruh sağlığı bozuk
İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Olayla ilgili olarak güvenlik birimlerimiz tarafından geniş çaplı inceleme başlatılmış olup, gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi. Suç kaydı ya da sabıka kaydına rastlanmayan Ömer Ket’in bir ay önce Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne de giriş için randevu aldığı öğrenildi. Ket’in sosyo-psikopat bir yapıya sahip olduğu belirtildi.
‘Bir şey söylemeden direkt ateş açtı’
Yaralı öğrencilerden Ö.F.S, saldırının teneffüsün bitmesine yakıngerçekleştiğini anlattı. Koridordan sınıfa geçip beklemeye başladıklarını dile getiren öğrenci, “Birden sınıfa girdi ve tetiği çekti, 4-5 kere sıkmaya başladı. İki kişi vurulmuştu, sonra yan sınıfa gitti. Önce kendimizi yere atmıştık, sonra iki kişi pencereden atladık. Bize hiçbir şey söylemedi, direkt sıkmaya başladı” dedi.
Görgü tanığı Gökhan Başaranoğlu ise “Dış kapıdan içeri girer girmez elindeki silahla ateş açmaya başladı. Koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı” dedi. İHA

Bir kişi gözaltında
Valiliktarafından yapılan açıklamada bir şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Ayrıca “Soruşturma aşamalarının sağlıklı olarak yürütülmesini teminen iki İlçe Emniyet Müdürlüğü ve iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticisi görevlerinden uzaklaştırılmıştır” denildi.
Açık açık tehdit etmiş
Ömer Ket’in olay öncesinde okulun sosyal medya platformuna “Hazır olun okulda birkaç gün sonra saldırı olacak, hazır olun kunduzlar” yazdığı görüldü. “Saldırı gününde 50 kişi” vurgusu yapan Ket’in “İlk sen gideceksin müdür” sözleri dikkat çekti.

20 Nisan vurgusu
Saldırganın sosyal medyada paylaştığı ve internette bazı videolara yaptığı yorumlar şöyle: “Kunduzlar hepinizi yok edeceğim”, “20 Nisan’da beni çok iyi hatırlayacaksınız. Eski okulumdan intikamımı alacağım. Gerekirse tüm kunduzları toprağa geri göndereceğim”, “20 Nisan’da okuluma silahla gireceğim. Hedef 20 kill (öldürme) eski okulum”, “Eski okulumdan sonra ben de gideceğim. Hedef 40 kill”, “Belki 20 Nisan’da hayatta olmayacağım. Okul saldırısı olacak”

Oyun videoları
Ket’in “Minecraft” isimli oyunun videolarını izlediği belirtiliyor. Ket’in izlediği ve saldırıyla ilgili de yorum yaptığı “Bed Wars” videoları, Minecraft’ta oyuncuların kendi yataklarını koruyup, düşman yataklarını yok etmeye çalıştığı stratejik ve rekabetçi oyun içerikleri. Bu videolarda oyundaki savunma stratejileri, hızlı saldırı taktikleri, “nasıl oynanır” rehberleri ve zorlu rakiplerle savaş anları yer alıyor. Saldırganın bu oyundan ve videolardan etkilenip etkilenmediği araştırılıyor.
Eskişehir’de 2024 yılında maske takıp balta ve bıçakla insanlara saldıran Neo-nazi hayranı Arda Küçükyetim’in de bir bilgisayar oyunundan etkilendiği yorumları yapılmıştı.

‘Başarılı okul’
SiverekBelediye Başkanı Ali Murat Bucak da olayın, evinden çıktığı sırada oturduğu sokakta meydana geldiğini belirterek, “Olayın yaşandığı yer başarılı bir okulumuz. Daha önce hiçbir güvenlik problemi olmadı. İlçe Jandarma’nın karşısında yer alan bir okul”ifadelerini kullandı. İHA
Okulda eğitime 4 gün ara
Saldırıdan sonra okulda eğitime dört gün ara verildi. Konuyla ilgili kapsamlı bir tahkikat başlatıldığını duyuran Milli Eğitim Bakanlığı, “Bakanlığımızca iki genel müdür ile bir daire başkanı, sahadaki ekipleri koordine etmek ve denetlemek üzere Şanlıurfa iline ivedilikle hareket etmişlerdir. Diğer yandan söz konusu olaya ilişkin il müfettişlerimizin tahkikat sürecine ilave olarak Bakanlık merkez teşkilatından da bir başmüfettiş ve müfettiş derhal görevlendirilmiştir” ifadelerini kullandı.
Adli sürece Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün müdahil olacağını da aktaranMEB, olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekiplerinin harekete geçtiğini kaydetti. EĞİTİM SERVİSİ
…