BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9010 0,07%
EURO
53,3816 0,03%
GRAM ALTIN
6.552,78 -1,46%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
110,13 -3,03%
BITCOIN
75.156,00 -1,11%
GBP/TRY
61,6141 -0,01%
EUR/USD
1,1630 -0,01%
BRENT
95,86 -3,74%
ÇEYREK ALTIN
10.713,80 -1,46%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
30 °

Son Yazılarım

Bursa'da avukat Hatice Kocaefe'yi öldüren zanlının ifadesi ortaya çıktı

Bursa’da avukat Hatice Kocaefe’yi öldüren zanlının ifadesi ortaya çıktı

29 Nisan günü Ağaköy Mahallesi’nde meydana gelen olayda, alacak verecek meselesi nedeniyle ablası için icra takibi başlatan Avukat Hatice Kocaefe’ ile Hakkı Ç., arasında yaşanan gerginlik kanlı bitti.
Şüpheli, depo önünde yürüyen baba ve iki kız kardeşe otomobilin içinden ateş açtı. Saldırıda Elif Ç. dizinden yaralanırken, avukat Hatice Kocaefe göğsüne isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Kocaefe, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

İlginizi Çekebilir
İCRA SÜRECİ GERGİNLİĞİ
İddiaya göre Elif Ç.’nin alacağı nedeniyle başlatılan icra süreci sonrası taraflar arasında gerilim tırmandı. Süreci avukat Hatice Kocaefe’nin yürütmesi üzerine şüphelinin rahatsızlık duyduğu ve tehditlerde bulunduğu öne sürüldü. Olay günü ise şüpheli Hakkı Ç.’nin araçla bölgeye gelerek depo önünde yürüyen baba ve iki kız kardeşin önünü kestiği ve otomobilin içinden ateş açtığı belirtildi. Saldırıda Elif Ç. dizinden yaralanırken, Hatice Kocaefe göğsünden vurularak hayatını kaybetti.

Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekiplerinin başarılı operasyonuyla olaya adı karışan 7 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titiz bir şekilde yürüttüğü soruşturma sonrası Hakkı Ç. ve olaya adı karışan A.Ç., E.Ü., S.S., H.S. tutuklandı. V.A. ve S.U. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Emniyette ifade veren şüpheli Hakkı Ç. olayın planlı olmadığını savunarak “Ben pusu kurmadım, tesadüfen gördüm. Araçtan inmeden ayaklarına doğru ateş ettim” dedi. Zanlı ayrıca, “Amacım öldürmek değildi, avukatı istemeden vurdum” sözleriyle kendini savundu.
Bursa’da öldürülen avukat Hatice Kocaefe’nin katili hakkında flaş gelişme

Ancak soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası kayıtları, zanlının olay öncesinde köy meydanında araçla bir süre tur attığını ortaya koydu. Görüntülerde şüphelinin aynı bölgede dolaştığı ve bir süre sonra saldırının gerçekleştiği noktaya yöneldiği görüldü.
İfadesinde, Elif Ç.’yi gördükten sonra ateş ettiğini ve çevredeki diğer kişileri fark edince ateşi kestiğini belirten zanlı, olayın ardından hızla kaçtığını, farklı noktalara giderek saklanmaya çalıştığını anlattı. Daha sonra saklandığı evde yakalanan şüpheli, olayda kullandığı silahı da polise teslim etti.
Saldırı anı da güvenlik kameralarına saniye saniye yansırken, görüntülerde aracın yaklaşarak ateş açtığı ve iki kardeşin yere yığıldığı anlar yer aldı.
Gözaltına alınan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor….

Fotoğraflar bugün çekildi! Mayıs ayında kar sürprizi..

Fotoğraflar bugün çekildi! Mayıs ayında kar sürprizi… Kent merkezi bembeyaz

Yozgat’ta gece başlayan sağanak, sabah yerini kara bıraktı.Kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.
Kar nedeniyle evlerin çatıları ile araçların üzeri beyaz örtüyle kaplanırken, çiçek açan meyve ağaçları da kar altında kaldı.

“BU YIL İKLİMLERDE DEĞİŞİM VAR”
Vatandaşlardan Hasan Selvi, mayısta böyle bir kar yağışı beklemediklerini belirterek, “Bu yıl iklimlerde değişim var. İnşallah bu kar yağışıyla birlikte geçen yıllardaki gibi don olayı yaşamayız. Çiftçilerimiz yağışla rahat eder. Barajlarımız için de güzel oldu. Bu yağışlarla birlikte verimli bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum.” dedi.

Profesörden Türkiye için korkutan senaryo: Türkiye’de bu yıl da sıcaklık rekorları kırılacak
Çapanoğlu Mahallesi esnafından Mesut Aydın ise mayısta sabaha güzel bir kar yağışıyla uyandıklarını söyleyerek, karın rahmet ve bereket getirmesini, kuraklığın yaşanmadığı bir yıl olmasını temenni etti.

ANKARA’NIN YÜKSEK KESİMLERİNDE KAR ETKİLİ OLDU
Ankara’nın Çubuk ilçesinde bulunan Aydos Yaylası’na kar yağdı. Ankara’da soğuk hava etkili oldu. Sıcaklıklar mevsim normallerinin 8-10 derece altına seyretti.

Yüksek kesimlerde ise kar yağışı etkili oldu. Çubuk’ta bulunan Aydos Yaylası’na yağan kar cep telefonu kamerasına yansıdı.
TOKAT’TA KAR KALINLIĞI 10 SANTİMETRE ÖLÇÜLDÜ
Tokat’ın 1450 rakımlı Başçiftlik ilçesinde kar yağışı etkili oldu. Üçoluk Göleti ve Başçiftlik Kayak Merkezi’nin bulunduğu bölgede kar yağışı etkisini gösterdi.
Yüksek kesimlerde kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı. Kar yağışı ilçe merkezinde de aralıklarla devam ediyor.

Niksar ilçesinde bulunan Çamiçi Yaylası’nda da kar yağışı etkili oldu.
İRAN SINIRINDA 3 METREYİ AŞAN KARDA YOL AÇMA ÇALIŞMASI
Öte yandan Van’ın Başkale ilçesinin İran sınırındaki bölgede 3 metreyi aşan kardan kapanan yol, 3 gün süren çalışma sonucu yeniden ulaşıma açıldı.
ABD’den flaş Almanya kararı! Süre verildi: 5 bin asker geri çekilecek

Başkale’nin İran sınır hattında bulunan Mahmutabat Mahallesi’ne bağlı Koru mezrası ile karakol ve askeri üs bölgelerinin yolu, mayıs ayına rağmen etkili olan kar yağışı ve tipi sonrası ulaşıma kapandı. Karla mücadele ekiplerinin kar kalınlığının yer yer 3 metreyi aştığı 3 bin 600 rakımlı bölgede yolu açmak için çalışma başlattı. Ekiplerin, gece gündüz sürdürdükleri çalışmalarda mezra, karakol ve üs bölgelerinin yolları yeniden ulaşıma açıldı.

Yer: İstanbul..

Yer: İstanbul… Televizyon izlerken bir anda kör oldu, apar topar hastaneye kaldırıldı

Sarıyer’de yaşayan 65 yaşındaki Gülşen Şenol’un (65) televizyon izlediği sırada sağ gözünde ani görme kaybı gelişti. Hastaneye kaldırılan Şenol’un yapılan kontrollerinde sağ gözünde santral retinal arter tıkanıklığı olduğu belirlendi. Doktorlar, hastanın acilen yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen solutularak uygulanan hiperbarik oksijen tedavisi almasına karar verdi.
Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirilen Şenol, yaklaşık 10 saat sonra tedaviye alınan alındı. 50 yaş üstünde nadir görülen bu rahatsızlığa bağlı görme kaybı yaşadığı tespit edildi. Her biri 2 saat süren 14 seanslık tedavi sonrası yapılan kontrollerde, sağ gözündeki görme oranının yüzde 50’nin üzerine çıktığı belirlendi.
Şenol’un tedavisini üstlenen Doç. Dr. Selin Gamze Sümen, “Aslında bu tür olgularda en etkili ve tek tedavi hiperbarik oksijen tedavisi diyebilirim. Şu anda bulunmuş tamamen iyileştirici bir tedavi yöntemi yok. Bu tür santral retinal arter tıkanıklığına bağlı ani görme kayıplarında şu anda en iyi sonuçları ve en hızlı sonuçları hiperbarik oksijen tedavisiyle alıyoruz” sözlerine yer verdi.
İlginizi Çekebilir
‘SAĞ GÖZÜMDE BİR KARARTI VE BAŞ DÖNMESİ OLDU’
Gülşen Şenol yaşadığı süreci, “Torun okula gitti, televizyon açtım. Bir anda bir karartı oldu, ayağa kalktım. Başımda dönme oldu; geri oturdum. Zaten yakın ve uzağı göremiyorum; gözlük kullanıyorum. Sağ gözümde bir siyahlık oldu. Gözlüğü sildim yine devam ediyor. Gören sol gözümü kapattığımda televizyon simsiyahtı, alttan bir çizgi vardı. Dışarı çıktım tansiyonumu ölçtürdüm, sol gözümle görüyorum. O an tansiyonla ilgili olduğunu düşündüm. Gözde böyle bir şey olacağını düşünemedim. Benim tansiyonumu ölçen eczacı, ‘Abla senin hemen nörolojiye gitmen gerekiyor. Tansiyonun iyi, böyle bir şey olamaz’ dedi. Eve geldiğimde çocuklar aradı, beni dişçiye götüreceklerdi. ‘Anne giyin gel’ dediğinde, ‘Oğlum ben gelemem benim mide bulantım var, bir de gözüm görmüyor’ dedim. Hemen geldiler, 16.00’da oldu; 18.00’de beni hastaneye götürdüler. Bir anda oluştu, ikisinde de geldi gitti ‘Gözlüklerimde mi bir şey var’ dedim. Çünkü birinde görmeye başladım ama sağ gözde bir çamur var” ifadeleriyle anlattı.

‘ACİLEN OKSİJEN TEDAVİSİNE GİRMEM GEREKİYORMUŞ’
Şenol, “O arada çocuklar gelip beni acile götürdüler. Kaç saat olduğunu sordular. Sarıyer Hamidiye Hastanesi’ne götürüldüm. Onlar MR çektiler. Doktorlar ‘Gözüne pıhtı atmış’ dediler. Beni acil olarak Seyrantepe’ye sevk ettiler. Orada göz doktorları baktığında acilen benim hiperbarik oksijen tedavisine girmem gerekiyormuş. 24 saat içinde hiperbarik oksijen tedavisi görmezsem gözümün geri gelmeyeceği söyledi. Ben tedaviyi aldığım gecenin sabahında görmeye başladım. Gözüm yarı yarıya açıldı, bulanıklık gitti. Bu tedaviyle birlikte gözümde yüzde 100 fayda gördüm. Çok üzülmüştüm, gözüm çok rahatladı. Her geçen gün daha da rahatlıyorum” dedi.

’14 SEANSTAN SONRA GÖRMEYE BAŞLADIM’
Hiperbarik oksijen tedavisinin ardından göz anjiyosuna girdiğini de anlatan Şenol, “Bana göz anjiyosu yapıldı, her şey yapıldı. O yönden en son kontrole gittiğimde sağ gözümdeki görmenin yüzde 50’yi geçtiğini demişlerdi, daha sonra bir daha gitmedim. Buradan tedavim bitince göz doktoruna gideceğim. Eğer ‘Devam etsin’ derlerse geri geleceğim. 14 seanstan sonra çok güzel görmeye başladım. Görebiliyorum. Ben sadece aşağıda bir ışık görüyordum. Işık tamamen değil, komple açıldı. Tavanı da görebiliyorum, şu anda her yeri görebiliyorum. Benim gibi olanlar mutlaka doktorlarına bildirsinler, bu tedaviyi alsınlar. Gerçekten bana çok çok faydası oldu. Ben göremeyeceğim diye çok üzülmüştüm. Gerçekten çok faydasını gördüm. Belki ben ilk olabilirim ama gördüm. Başka bir tedavi almadım, bu tedaviyi burada aldım. Bu oksijen tedavisiyle görmeye başladım” diye konuştu.

‘RETİNAYI BESLEYEN ATARDAMARIN PIHTIYLA TIKANMASI SONUCU OLUŞUR’
Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selin Gamze Sümen, “65 yaşında kadın hasta. Bir akşam gece nöbette, ani görme kaybı şikayetiyle başka bir kamu kurumundan acil olarak yönlendirilmişti. Hastanın tanısının da santral retinal arter tıkanıklığına bağlı olarak ani görme kaybı olarak değerlendirilmişti. Santral retinal arter tıkanıklığına bağlı ani görme kaybı; aniden gelişen, ağrısız, hastanın görme yetisinde bozulmayla karakterize bir hastalıktır. Görmesinde kısmi olarak bulanık görme, bulutlu görme ya da hiç göremediğini ifade ederek daha çok hastalar bize başvurmaktadır. Bu hastalığın oluşmasındaki temel etken, gözün retina tabakasında bulunan ve retinayı besleyen temel atardamarın ya da onun dallarının bir pıhtıyla tıkanmasıyla karakterizedir. Gözün retinası oksijensizliğe çok duyarlıdır. Hastalık çok kısa sürede eğer o bölgenin oksijenlenmesi sağlanamazsa hastanın görme kaybı ilerler” dedi.

‘İYİLEŞME HASTADAN HASTAYA DEĞİŞİYOR’
Doç. Dr. Sümen, “Hastanın görme kaybı şikayeti 27 Mart 2026’da başlamıştı. Öğleden sonra ilk yakınmaları başlamış. Hasta gözünde bir çapaklanma, gözlük kullandığı için orada bir lekelenme olduğunu önce düşünmüş; fakat sildikten sonra geçmediği için yakınlarıyla birlikte başka bir kamu hastanesinde acile götürülmüş. Acilde göz hekimleri değerlendirdikten sonra sağ gözünde santral retinal arter dediğimiz ana gözü besleyen atardamarın tıkanıklığını saptamışlar. Ona bağlı olarak da ani görme kaybıyla hastanın bir an önce hiperbarik oksijen tedavisi alması için nöbetçi merkezi aramışlar. Biz de o gece nöbetçiydik. Hasta bize yaklaşık olay olduktan 7-8 saat sonra başvurdu, gece yarısına doğru geldi. Biz gerekli muayenesini yaptıktan sonra bulguları da tanıyla örtüşüyordu. Acil hiperbarik oksijen tedavisini uyguladık. İlk seanstan çıktıktan sonra hastanın hem el hareketleri olsun, parmak saymayla ilgili olsun yaptığımız muayene bulgularında bir miktar iyileşme olduğunu fark ettik. Sonra da ertesi gün, bugüne kadar seanslarını düzenli alacak şekilde planlamasını yaptık. Şimdi bugüne kadar hastaya 14 seans hiperbarik oksijen tedavisi uyguladık. Bundan sonra da görmesindeki bahsettiği o karanlık alanın kaybolmasına kadar tedavi planlamayı düşünüyoruz. Bu da hastadan hastaya değişebiliyor. Bazen bazı hastada 20 seans sonrası, bazı hastada 10 seans sonrası kaybolabiliyor. Bundan sonra da hastanın muayene bulgularına göre belirleyeceğiz. 5 ya da 10 seans daha uyguladıktan sonra görmesinin tamamına yakınının açılacağını umut ediyoruz” diye konuştu.

‘YÜZDE 90 ÜZERİNDE BİR GÖRME KAZANIMI MEVCUT’
Doç. Dr. Sümen, “Hastanın beyanen ifadesine göre neredeyse yüzde 90 üzerinde bir görme kazanımı mevcut. Çok az bir leke tarzında hareket eden bir siyahlık olduğunu ifade ediyor. Biz genelde bu tür hastaları muayene ederken geldiğinde görme alanını dört kadrana bölüyoruz ve üst iki kadran, alt iki kadran; bu kadranlarda el hareketimizi görebiliyor mu, ışığı seçebiliyor mu, parmak sayabiliyor mu bunlara bakıyoruz. Bizim hastamızın ilk başta bazı sorunları vardı; ayırt edemiyordu, bir bulut ve sis gibi bir kapalı önünde bir alan olduğunu tarif ediyordu. Şimdi çok rahat parmaklarımızı sayabiliyor, el hareketlerimizi görebiliyor ve ışığı da seçebiliyor.” dedi.

HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ
Tedavinin özelliklerinden de bahseden Doç. Dr. Sümen, “Hiperbarik oksijen tedavisi; kapalı bir ortamda, ki burası basınç odası dediğimiz ortam; 1 atmosferden daha yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen solutularak uygulanan bir medikal tedavi yöntemidir. Bu tedavi aslında hem vücudumuzdaki dokularda oksijenin çözünmesini artırmakta ve eğer oksijeni düşük dokularda bir ihtiyaç varsa onu bir şekilde gidererek tedavide faydalı olmaktadır. Farklı hastalıkların tedavisinde uyguluyoruz. Örneğin bunların içerisinde hastamızda gördüğümüz gibi, damar tıkanıklığına bağlı olan ani görme kaybı, ani idiyopatik işitme kaybı, kemikte kronik iltihapla seyreden bazı hastalıklar, şeker hastalığına bağlı veya damar tıkanıklığına bağlı yara iyileşmesi problemi olan hastalarımızda uyguluyoruz. Biz bir seansı 1 gün için ifade ediyoruz. Her bir gün girdiği seans bir seans oluyor. Günler içerisinde bu arttıkça ona göre de seans sayısı artıyor” dedi.

‘HİPERTANSİYON VE DİYABET HASTALARINDA RİSK YÜKSEK’
Sümen, “Ana arter tıkanıklığına bağlı ani görme kaybı; hipertansiyonu, diyabeti, aterosklerotik damar hastalığı olan hastalarda karşımıza çıkıyor. Sigara içmek bir risk faktörü oluyor. Genelde tek bir gözü tutuyor. Çünkü damar içerisindeki bir pıhtılaşmadan kaynaklandığını biz zaten bunun öne sürüyoruz ve o pıhtının büyüklüğüne bağlı olarak hangi tarafa, sağ ya da sol göze o pıhtı hareket ediyorsa orada tıkanıklık oluşuyor ve o gözle ilgili yakınmalar başlıyor. Aslında bu tür olgularda en etkili ve tek tedavi hiperbarik oksijen tedavisi diyebilirim. Göz içine bir cerrahi işlem yapılamıyor veya herhangi bir ilaçla o pıhtıyı eritemiyorlar. Şu anda bulunmuş bir tamamen iyileştirici tedavi yöntemi yok. Bu tür santral retinal arter tıkanıklığına bağlı ani görme kayıplarında şu anda en iyi sonuçları ve en hızlı sonuçları hiperbarik oksijen tedavisiyle alıyoruz” dedi.
İran’ın ABD’ye yaptığı son teklifin detayları sızdı! Perde arkasında sıcak trafik: ‘Eş zamanlı adım formülü’…

Profesörden Türkiye için korkutan senaryo: Türkiye'de bu yıl da sıcaklık rekorları kırılacak

Profesörden Türkiye için korkutan senaryo: Türkiye’de bu yıl da sıcaklık rekorları kırılacak

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkiye’de sonbahar ve kış yağışlarının son yıllarda giderek azaldığını belirtti.
Prof. Dr. Türkeş, “Sıcaklıkların ve buharlaşmanın artması, yağış rejiminin değişmesi, sıcaklıkla birlikte kuraklaşmanın artması sonucunda 2040 sonrası orta ve çok kötümser iklim senaryolarına göre bugün Türkiye’de bulunmayan tam kurak iklim koşullarının oluşma olasılığı var.

Yunan basını ‘tehlike çanları çalıyor’ diyerek duyurdu! ‘Gelişmeler sıradan değil, denizlerde Türk çağı’
Bu iklimin Türkiye’de coğrafi olarak kuraklaşması, kurak ve çöl iklimi benzeri tam kurak arazi koşullarının geniş alanlarda oluşacağı anlamına geliyor” dedi.
‘ÇÖL KOŞULLARI 2040’LARDA TÜRKİYE’DE DE OLABİLİR’
Suriye’nin kuzeyinde egemen olan bugünkü tam kurak çöl benzeri koşulların 2040’larla birlikte Türkiye’de de olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Türkeş, “Türkiye-Suriye sınırında bugün yarı kurak step iklimi gözleniyor. Eğer iklim değişikliği bu hızla devam ederse, sıcaklıklardaki artış sürer ve yağış rejimi değişirse, toprak nemi azalırsa bugün Suriye kuzeyindeki kurak hatta çöl benzeri iklimin Suriye sınırından Türkiye’ye sokulacağı ve Güneydoğu Anadolu’nun geniş güney bölümü, Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Havzası’nı da içerecek biçimde İç Anadolu’nun orta ve güney bölümlerinde, hatta İç Batı Anadolu’da ve Trakya’da böyle bir klimatolojik olarak kurak bölge oluşma olasılığı var. Bunun gerçekleşmesi ise Türkiye’nin fiziksel ve ekonomik su kıtlığı yaşayan, zamanla su fakiri olma olasılığı bulunan ve gıda güvenliği açısından da sıkıntı yaşayan bir ülke olma olasılığı anlamına geliyor” diye konuştu.

‘BU YIL DA HAVA SICAKLIKLARI NORMALLERİN ÜZERİNE ÇIKABİLİR’
Yüzey sıcaklıklarındaki artış eğiliminin devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Türkeş, bu yıl kuvvetli bir El Nino olasılığına dikkati çekt. Türkeş, “Gözlenen uzun süreli ısınma, iklim değişikliği ve El Nino ile bu yıl da hava sıcaklıkları pek çok yerde normallerin üzerine çıkabilir. Haziran sonuyla birlikte son yıllarda yaşadığımız gibi özellikle karasal iç bölgelerde, İç Anadolu’da, Güneybatı Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da bazı istasyonlarda tıpkı geçen yıl olduğu gibi; Türkiye’de bu yıl da yüksek sıcaklık rekorları kırılma olasılığı söz konusu” dedi.

‘SIKLIK, ŞİDDET, SÜRE VE ETKİ ALANINI ARTIRIYOR’
Son yıllarda Kuzey Afrika’dan Balkanlar üzerinden gelen sıcak hava dalgalarının Ege’yi çok etkilediğini belirten Prof. Dr. Türkeş, “Manisa, İzmir, Aydın, Denizli’de zaman zaman da Muğla’nın ilçelerinde Güneydoğu Anadolu’daki yüksek sıcaklıklardan daha yüksek sıcaklıklar kaydedilebiliyor. Sıcaklıkların artması yaz kuraklığını, yeni yangın rejimini şiddetlendirerek ya da daha etkili yaparak orman yangınlarının sıklık, şiddet, süre ve etki alanını artırıyor. Su kaynakları üzerinde aşırı baskı yaratıyor. Toprakta bir kuraklaşma oluyor. Dolayısıyla sıcaklıklardaki uzun süreli artış sadece yüksek hava sıcaklıklarının ve sıcak hava dalgalarının oluşumuyla kalmıyor. Sıcak hava dalgaları, yaz kuraklığının şiddetlenmesi, yangın rejiminin çok daha şiddetli olmasına yol açabiliyor. Uzun süreli kuraklık ve yaz sıcaklığı birleştiğinde tarımda sulama suyu sorunu yaşanıyor. Tüm bu olumsuzluklardan daha az etkilenebilmek için, bütünleşik su kaynakları, kuraklık, orman yangını yönetimlerinin geliştirilmesi ile tarımsal sistemler, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir ve iklim direngen bir yapıya kavuşturulması gerekiyor” diye konuştu….

Hatay'da boş kalan baraj taştı! Köyler suya gömüldü

Hatay’da boş kalan baraj taştı! Köyler suya gömüldü

Hatay’ın Reyhanlı ve Kumlu ilçelerinde bulunan Reyhanlı Barajı’nın temeli 2010 yılında atıldı, çalışmalar 2019’da tamamlandı. Amik Ovası’ndaki verimli arazilerin sulanması ve taşkınların önlenmesi amacıyla inşa edilen baraj, 3 Ekim 2020’de hizmete açıldı.
Baraj sahasında kalan Karakaya ve Acer köylerinde yaşayan vatandaşlar ise yıllar önce evlerini terk etmek zorunda kaldı. Kamulaştırma bedellerini alan bölge halkı, baraj sınırına yakın Mehmetbeyli Mahallesi’ne yerleşti.

Uzun süre yeterli su seviyesine ulaşamayan Reyhanlı Barajı, bu yıl etkili olan yoğun yağışlarla birlikte Tahtaköprü Barajı ve Afrin Çayı’ndan gelen sularla doldu. Su seviyesinin yükselmesiyle birlikte baraj sınırları içerisindeki iki köy tamamen su altında kalırken, sular Mehmetbeyli Mahallesi’ne kadar ulaştı.
Geçen yıl kuraklık nedeniyle ortaya çıkan eski evler ve tarım arazileri, bu yıl yeniden sulara gömüldü. Yıllarca yaşadığı köyün sular altında kaldığını belirten Halit Atlar, bu durumu ilk kez gördüğünü ve iki katlı evlerin dahi tamamen kaybolduğunu söyledi.

‘GEÇEN YIL KURAKLIK VARDI, BU YIL BEREKET OLDU’
Geçen yıl bölgede kuraklık yaşandığını belirten Halil Atlar, bu yılki yağışların barajı doldurduğunu ifade ederek, “Geçen yıl burada neredeyse hiç su yoktu. Bu yıl ise yağışlarla birlikte su seviyesi hızla yükseldi. Sular köye kadar dayandı” dedi.
Artan su seviyesi nedeniyle ulaşımda sorun yaşadıklarını belirten Atlar, “Sular çoğalınca yolumuz kapandı. Afrin Çayı ve Tahtaköprü Barajı’ndan gelen sular etkili oldu. Zeytinliğime gidemiyorum, yol yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘MANZARA GÜZEL AMA ULAŞIM ZOR’
Barajın dolmasıyla ortaya çıkan manzaranın dikkat çekici olduğunu da dile getiren Atlar, “Manzara çok güzel oldu, adeta sahil kentini andırıyor. Ancak ulaşım sorunu nedeniyle günlük yaşam zorlaştı” ifadelerini kullandı.
Yunan basını ‘tehlike çanları çalıyor’ diyerek duyurdu! ‘Gelişmeler sıradan değil, denizlerde Türk çağı’…

Rojin Kabaiş soruşturması! 415 DNA incelendi

Rojin Kabaiş soruşturması! 415 DNA incelendi

Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada DNA incelemeleri sürüyor. Cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım Mahallesi ile üniversiteye bitişik Bardakçı Mahallesi başta olmak üzere DNA’sı alınması planlanan yaklaşık 2 bin 500 kişiden 425’inin örnekleri incelendi. Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, yürütülen sürece ilişkin yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı düzeyinde temaslar kurulduğunu ve ailenin taleplerinin iletildiğini belirtti. DNA örneklerinin genişletilmesini istediklerini ifade eden Kabaiş, üniversite çevresi ile söz konusu mahallelerdeki kişilerin tamamının incelemeye dahil edilmesini talep etti.

Isparta’da kayboldu, kafatası Burdur’da bulundu! 11 yıllık kayıp Mehmet Çetin dosyasında korkunç gerçek
‘YETERİNCE ARAŞTIRILMADI’
Kabaiş, dosyada ihmaller bulunduğunu ve bazı şüpheli durumların yeterince araştırılmadığını öne sürdü. Ailenin, belirli kişilerin de soruşturmaya dahil edilmesi yönünde talepleri olduğu öğrenildi. Kabaiş, olayın aydınlatılması için incelemelerin genişletilmesi gerektiğini vurgulayarak, “DNA incelemeleri artırılmalı, tüm ihtimaller değerlendirilmeli” dedi. Gülistan Doku ile Rojin dosyasında benzerlik olduğunu belirten Kabaiş, şunları dedi:
“Bizimkinin Van Valisi’yle ilgisi yoktur, rektörle ilgilidir. Rektör o esnada hem delilleri karartı hem çok şüpheli hareketleri var. Oradaki halk, rektörün 2 yeğenini işaret ediyor. Geçen sene de rektörü yakından tanıyan 1 kişi gitti ifade vermek istedi. Adam diyor ki Rojin’in dosyası hakkında rektörle ilgili ifade vermek istiyorum. Gözaltına aldılar, bir gün gözaltında kaldı. O adam dosyaya ışık tutuyor, yol gösteriyor. Neden onu gözaltına alıyorlar. Defalarca bunu savcılıkta dile getirdik. Bir insan gitse ifade verse dosya için bir umuttur. Belki bir şeyler biliyordur. Tunceli’de aynı şekilde bir adam mektup götürüp bıraktı.
Kan parası için ‘100 deve’ istedi! İddiaların odağındaki isimler konuştu
BU BİR CİNAYETTİR
Hem telefonun açılmasını istiyoruz hem de o iki erkek DNA’sı kime aitse açığa çıkmayana kadar rahat değilim. Bellidir bu bir cinayettir. Kim o genç kıza zarar vermiş. 2 bin 500 taneye değil, 5 bine kadar da çıkartılmasını istiyorum.”

‘DOSYADA ÖNEMLİ GELİŞMELER VAR’
Giresun’da 8 yıl önce hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili tartışmalar sürerken baba Şaban Vatan, dosyada önemli gelişmeler olabileceğine dair işaretler bulunduğunu belirterek, sürecin yeniden değerlendirilmesini beklediklerini söyledi. Rabia Naz’ın ölümünün ardından verilen takipsizlik kararına rağmen mücadelesini sürdüren Vatan, delil karartıldığı iddiasıyla dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Dijital veriler üzerinde yaptığı incelemelerde kızına ait okul çantasının olaydan saatler sonra ortaya çıktığını öne süren Vatan, bunun organize bir durum olduğunu iddia etti. Adalet Bakanlığı’nın dosyayı yeniden ele alacağı yönündeki açıklamaların umut verici olduğunu belirten Vatan, “Önemli gelişmelere dair bazı belirtiler var. Kısa sürede güzel haberler almayı umuyoruz” dedi.

14 YAŞINDAKİ GİZEM’İ ARKADAŞI KATLETTİ
Yanında pompalı tüfek taşıyan 15 yaşındaki çocuk, arkadaşını tüfekle katletti. Edirne’de önceki gün gece saatlerindeA.Ç. (15) adı erkek çocuk, arkadaşı 14 yaşındaki Gizem Özdemir ile tartıştı. Tartışma sırasında A.Ç., yanında taşıdığı pompalı tüfekle Özdemir’e ateş edip, kaçtı. Özdemir kanlar içinde yere yığılırken, ihbar üzerine ekipler sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Özdemir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Gizem Özdemir’in cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Polis, kaçan A.Ç.,’yi bir süre sonra yakalayarak, gözaltına alındı. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Öte yandan Özdemir için dün Bademlik Cami’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Namaza Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, siyasi parti temsilcileri, Özdemir’in ailesi ve vatandaşlar katıldı. Özdemir, namazın ardından Bademlik Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi….

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisdeneme bonusubetofficebahsinebetpuanmatadorbetbetpuanartemisbetroyalbetgalabetjojobetJojobetmatbetbetistpasacasinotaksimbetjojobetjojobet girişpusulabet girişmatbet girişbetgarantijojobetbetebetDeneme Bonusu Veren Siteler 2026casibom1win girişromabetradissonbetcratosroyalbetgrandpashabetromabetonline casinosdeneme bonusucasinomilyongrandpashabetmarsbahisjojobet girişsekabetimajbetpusulabetmatbetholiganbetmatbetcasibomjojobettrendbetbetixirsekabetmatbetteosbetbahiscasino1wincasinomilyonholiganbetjojobetmercurecasinoimajbetkralbetpusulabetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbarjojobetjojobet girişteosbet giriş1winbahiscasinoamgbahis girişteosbetholiganbet girişamgbahisteosbet girişholiganbetgrandpashabet girişgrandpashabetnesinecasinonesinecasinosonbahistipobetBetorderBetorder girişCasibomJojobetjojobetholiganbetmatbetjojobetjojobet girişCasibombetasusmilanobetbetgarantiholiganbetholiganbet girişMarsbahisCasibombaywin girişbaywinbetebetMarsbahisMarsbahis Güncel GirişpusulabetcasibomJojobetCasibomMadridbetMadridbetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026grandpashabet twitter girişgrandpashabet şikayetDeneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetgrandpashabet