BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8999 -0,01%
EURO
53,3451 -0,05%
GRAM ALTIN
6.563,37 -0,22%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
110,01 -0,17%
BITCOIN
74.377,00 -1,02%
GBP/TRY
61,5898 -0,08%
EUR/USD
1,1622 -0,03%
BRENT
96,12 1,94%
ÇEYREK ALTIN
10.731,12 -0,22%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
19 °

Son Yazılarım

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Umut Altaş olayı çözecek kişi

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: Umut Altaş olayı çözecek kişi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis’te AK Parti TBMM Grup Toplantısı’na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP için “mutlak butlan” kararı verileceği iddialarına ilişkin Gürlek, konunun şu an istinafta olduğunu, mahkemenin ne zaman, ne kararı vereceğiyle ilgili bilgilerinin olmadığını, bir takdirde de bulunamayacaklarını söyledi.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin gelişmelerin anımsatılması üzerine Gürlek, ABD’deki Umut Altaş’ın iadesi için kırmızı bülten çıkardıklarını aktardı.
Altaş’ın babasıyla yazışmalarının ortaya çıktığını hatırlatan Gürlek, “Umut Altaş’ın önemli bir şahıs olduğunu düşünüyoruz, iadesini istiyoruz. ABD yetkili makamlarıyla da işin önemine binaen hassasiyeti de ilettik. İadesini bekliyoruz. Umut Altaş bence olayı çözecek kişi, çünkü olayın en yakın tanığı. Şüpheli bir şekilde yurt dışına kaçıyor. Soruşturma devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Bakan Gürlek, Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e ilişkin sürecin de Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü kaydetti.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya ise Gürlek, “Çocukların cezalarının arttırılması için 12. Yargı Paketi’nde bir düzenlememiz olacak. Aile Bakanımızla da bu konuyu görüştük, onların fikir ve önerilerini aldık. Bu konuda çalışmamız devam ediyor.” yanıtını verdi.
Gülistan Doku davası: Kilit isim Umut Altaş’ın babasının ifadesindeki çelişkiler… Gizlenen konuşma ifşa oldu
“HEPSİ 12. PAKETTE”
Sosyal medyada 18 yaş ve üstü için kimlik düzenlemesine ilişkin soruyu cevaplayan Gürlek, “Onun çalışmaları şu an devam ediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız paketi geçirdi. Biz de benzer örnekler aldık. Onların hepsi 12. Yargı Paketi’nde. Sosyal medya düzenlemesi, çocuklara cezanın artırılması şu an çalışma aşamasında. Zaten belirli bir aşamaya geldikten sonra kamuoyunu bilgilendireceğiz.” diye konuştu.
12. Yargı Paketi’nin ne zaman geleceğine ilişkin soruyu ise Gürlek, “Onu bilemiyoruz. Onun belirli bir süreci, prosedürü var.” şeklinde yanıtladı.
Bir basın mensubunun “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamındaki yasal düzenlemelere ilişkin süreci sorması üzerine Gürlek, şunları paylaştı:
“Mutabakat metni yayımlandı, Meclis’e geldi. Burada irade elbette Meclis’in. Biz daha önce de açıkladık, teknik olarak biz Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapım aşamasında, mutfak aşamasında bir ihtiyaç varsa bu konuda hazırız ama kanunların yapımı, çerçevesinin belirlenmesi, sürecin yönetilmesi tamamen TBMM’ye ait.”
Bakanlık bünyesinde faili meçhulleri araştırmak için kurulan birimdeki dosyalar arasında ilerleme kaydedilen başka örneklerin olup olmadığına yönelik soruyu ise Gürlek, şu sözlerle yanıtladı:
“Özellikle toplumsal hassasiyet oluşturan dosyalarda insanlar olumlu yanıt almak istiyor. Rojin Kabaiş dosyasında da özellikle cep telefonunun çözümü konusunda daha önce yurt dışına gönderilmişti. Şimdi bir yerde ekip kurduk. Cep telefonunu çözersek önemli bir soruşturma aşamasında evre alacağımızı düşünüyoruz. Dosyadaki şahıslara değil, biz dosya bazlı olarak bakıyoruz ama tabi genelde kamuoyu özellikle böyle faili meçhul kalmış, bayanların, çocuk cinayetlerinin aydınlatılmasını istiyor. Rojin Kabaiş dosyasında da inşallah olumlu gelişmeler olabilir. Başsavcılarımız bakıyor. İspanya’ya gönderilmişti (telefon). Şu an yeni bir ekip kurduk, çalışıyoruz. Yeniden bir çalışma başlattık. Arkadaşlarımız da bakıyor. Teknik olarak da destek veriyoruz.”
IBAN mağdurlarıyla ilgili düzenlemeye ilişkin ise Gürlek, “Bilmiyoruz artık, Meclis’ten geçer mi geçmez mi. Bir düzenlememiz var.” açıklamasında bulundu.
Beyaz Saray buz kesti! Kral Charles konuştu, Trump neye uğradığını şaşırdı: ‘Biz olmasak Fransızca konuşurdunuz’…

SON DAKİKA TOKİ HABERLERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TOKİ açıklaması! İlk teslimat...

SON DAKİKA TOKİ HABERLERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TOKİ açıklaması! İlk teslimat…

İşte Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar: Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, basınımızın kıymetli mensupları, hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında Türkiye Yüzyılı’nın inşası için gecesini gündüzüne katan tüm yol ve dava arkadaşlarımı bu kürsüden hürmetle selamlıyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde başları dik, alınları ak bir şekilde hayat mücadelesi veren kardeşlerimin hepsini saygıyla selamlıyor, ülkem ve milletim adına kendilerine dostluk mesajlarımızı yolluyorum.
İlginizi Çekebilir
Bilhassa uluslararası kuruluşların sessiz bakışları altında maruz kaldıkları onca barbarlığa, onca zulme ve soykırıma rağmen, “Susarsak eğer taşları sıkacağız. Acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur. Ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz. Mazimiz önümüzde uzanıyor. Yaşadığımız an içimizde. Gelecek sırtımızda” diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin’in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.
Yine büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiğimiz grup toplantımızın ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Katılımlarıyla toplantımızı onurlandıran kıymetli misafirlerimizin her birine hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Kelimelerin tarif etmekte zorlandığı şu muhabbet için her bir kardeşime, onların nezdinde tüm teşkilatıma kalpten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah muhabbetimizi, danışmamızı ve dayanışmamızı, sınana sınana bu günlere gelen yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Rabbim son nefesimize kadar bizleri millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın.
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ110. YIL DÖNÜMÜ
Aziz milletim, çok kıymetli milletvekillerimiz, bugün tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kut’ül Amare Zaferi’mizin 110. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu destansı zaferin 110. sene-i devriyesinde Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere Birinci Cihan Harbi’nin tüm cephelerinde kahramanca mücadele eden askerlerimizi rahmetle iade ediyorum. Aynı şekilde tarih boyunca İ’lâ-yı Kelimetullah uğrunda fedai can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor, Rabbim cümlesinin ruhunu şad, mekânını inşallah cennet eylesin diyorum. Kut’ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi’mizle birlikte milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekâsını ortaya koyan muhteşem bir askerî başarı hikâyesi olarak ortaya çıkmıştır. Kut zaferi ile Bağdat’ın işgali bir sene daha engellenmiş ve Birinci Dünya Savaşı’nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde başta General Townsend olmak üzere 5 general ve 476 subayla birlikte toplam 13.309 kişi esir alınmıştır. Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa, bakınız askerlerini nasıl tebrik etmişti: “Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında şühedamızın ruhları şad olarak uçuşurken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum.” 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken onlara aynı zamanda şunları emrediyordu: “18. Kolordunun aslan yürekli erleri, Cenab-ı Hakk’a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize fatihalar, tebarekeler, Yasinler okunsun, gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler” Ben de bugünkü Kut’ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum. Evet, Kut’ül Amâre Zaferi işte böyle karşılanmış, tarihimize şanla şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak millî hafızamızda yerini almıştır.
Şuraya da özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Kut zaferinin bir başka yönü, belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen Birinci Dünya Savaşı’nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olmasıdır. Kut halkı, Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olmuş, hatta bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Mesela köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymî Paşa, muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Türdi, Berzenciye seyitleri, Niayin seyitleri, Talebani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Yine tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, bizim sık sık altını çizdiğimiz Türk, Kürt, Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut’ül Amâre’de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale’de de şahit oluyoruz. Saraybosna’dan, Üsküp’ten, Bakü’den, Kudüs’ten, Bağdat’tan, Şam’dan, Halep’ten nice kardeşimiz Çanakkale’de ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş, kara toprağı al kanlarıyla birlikte sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kut’ül Amâre için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği çok net görülmüştür.
“BÖLGEMİZDE YENİ AMELİYATLAR YAPMAK İSTEYENLERİN OYUNLARINA GELMEK İHANETTİR”
Değerli dostlarım, sevgili gençler, burada önemli belirtmek isterim ki bugün de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız, bir duvarın tuğlaları misali birbirimize kenetlenmemizdir. Kökenlerimiz farklı olabilir. Mezheplerimiz, meşreplerimiz farklı olabilir. Hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Bunların hepsi bizleri bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran değil, beşerî ve fikrî zenginliğimizi yansıtan müstesna değerlerdir. Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin özellikle dili ile konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz, tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz. Türkiye’nin Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleri ile kucaklaşması, ortak tarih, ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışması tenkit edilecek değil, aksine takdir edilecek, desteklenecek, övülecek bir politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek, hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahaneyle olursa olsun hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz.
“KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”
Bizim Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat, biz zafer marşlarımızı kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle başta Halil Kut Paşa olmak üzere, 110 sene önce kazanılan şanlı zaferde emeği bulunan subaylarımız ile şehitlerimizi de, gazilerimizi de bir kez daha rahmetle iade ediyorum. Kut’ül Amare Zaferi’mizin 110. sene-i devriyesi kutlu olsun diyorum.
Fenerbahçe’de Tedesco’ya duygusal veda! İşte İstanbul’dan ayrılacağı tarih
“500 BİN HAK SAHİBİNİ BELİRLEDİK”
Aziz yol ve dava arkadaşlarım, partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümüne adım adım yaklaşırken ilk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla milletimize hizmet ediyoruz.Hani Yunus Emre diyor ya, bir gönül yaptın ise, er eteği tuttun ise, bir kez hayır ettin ise, binde bir ise az değil. İşte biz de gönüller yapmak, gönüller kazanmak, eser ve hizmet siyasetiyle vatandaşlarımızın gönlüne girmek için canla başla çalışıyoruz. Gerek şahsım, gerek kabine üyelerimiz, gerekse değerli milletvekillerimiz, elbette belediye başkanlarımız, bir tek saniyemizi dahi boşa harcamamak adına yoğun bir mücadelenin içindeyiz.
Geçen hafta cumartesi günü bu minvalde çok önemli bir adım attık. Biliyorsunuz 24 Ekim’de 81 ilimizde 500 bin sosyal konut kazandıracak 100 Yılın Konut Projesi’ni kamuoyumuzla paylaşmıştık. Halkımız projemize gerçekten yoğun bir ilgi gösterdi. Öyle ki 500 bin konut için yaklaşık 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Vatandaşlarımızın bu itimadına layık olabilmek için hemen kolları sıvadık, 29 Aralık itibarıyla kura süreçlerimizi başlattık. 4 ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik.
2027 MART AYI İTİBARIYLA EVLERİ TESLİM ETMEYE BAŞLAYACAĞIZ”
Ankara’dan İzmir’e, Gaziantep’ten Trabzon’a, Çorum’dan Hatay’a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Şimdi hedefimiz evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek. Sahada çok hızlı bir şekilde inşa sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7.300 lira ile 11.000 lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız. Projeyle ayrıca ilk kez İstanbul’da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. İstanbul’umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ’den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kura’da ismi çıkan vatandaşlarımızın gözleri aydın olsun diyorum, yeni yuvalarında inşallah güle güle otursunlar. Kura’da ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler. Biz sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 760 bin konut üretmiş bir iktidarız. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat asrın felaketinin izlerini 3 yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul’da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak, önce 500 bin konutu yapacağız. Ardından da eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz.
“BİZİM MİLLETE FAYDASI OLMAYAN SAHTE VE SANAL TARTIŞMALARLA İŞİMİZ OLMAZ”
Şunu tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Biz bu ülkeye, bu millete sevdalıyız. Unutmayın. Hizmet eden izzet bulur prensibi bizim siyasetteki pusulamızdır. Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiçbirinde yokuz. Olmadık ve olmayacağız. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken, bitmiş eserleri hizmete açarken, buralarda bulur, iş ve icraat üretirken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. Bizi arayan bu milletin derdiyle dertlenirken, sevincine ortak olurken bulur. İşte AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın vizyonu budur. İşte Türkiye’nin son 23 yılda şehircilikte ulaştığı seviye budur. Hepsinden önemlisi siyasette itibar işte böyle kazanılır, işte böyle korunur. Milletin gönlüne lafla, polemikle, tehditle, şantajla değil, işte böyle eserle, hizmetle, yatırımla, icraatla girilir. Milletimiz bize inansın. Milletimiz bize güvensin. Biz bu güveni evelallah boşa çıkarmadık, çıkarmayız. Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz. İnşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız.
“BASIN MENSUPLARINI KÜSTAHÇA TEHDİT EDENLERDEN OLMADIK”
Değerli milletvekillerimiz, kıymetli misafirler, bizim siyasetimizde şehircilikte olduğu gibi hayatın diğer kulvarlarında da çözümsüzlük çözümdür anlayışına yer yoktur. 23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her türlü derdiyle ilgilendik, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden millî iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık. Birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını ifşa ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik, hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız gibi antidemokratik yollara asla tevessül etmedik.
Bakınız burada yıllardır bizi basın özgürlüğü konusunda topa tutanların iki yüzlü tavrına kısa bir parantez açmak istiyorum. Şimdi değerli kardeşlerim, biz hafta sonu İstanbul’da 100 bin konutun kura çekim törenini yaparken aynı saatlerde CHP Genel Başkanı belediye başkanlarıyla toplantıdaydı. Toplantı sonrasında çıktı, yine ipe sapa gelmez bir sürü ithamda bulundu. Son derece seviyesiz ifadelerle şahsımızı ve partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı, Türkiye’nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba, dinleyenler muhatap oldu. Bir defa şu derin çelişkiyi herkes görüyor. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, bakıyorsunuz basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler, kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor. Yıllarca basın özgürlüğünden, farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan, eleştirilere kulak vermekten bahsettiler. Ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar.Sizin basın hürriyetinden anladığınız bu mu? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız?
Bakan Işıkhan’dan emekliye bayram ikramiyesi açıklaması
“ALIŞTIĞINIZ ESKİ TÜRKİYE YOK”
Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim. Beyler, cürmünüz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz. Kabul etseniz de etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok. Gazetelerin CHP’nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler artık bu ülkede geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur. Ve bundan geriye dönüş olmayacaktır.
Bakın şurası da çok enteresan. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmak geliyor. Beyefendilerin aklına para kuleleriyle, baklava kutularıyla mücadele değil, bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. Yolsuzluklardan arınalım, Gazi’nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ya ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir öz eleştiri yapar. Başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın, bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim. Cenab-ı Allah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin.
Aziz milletim, çok değerli yol arkadaşlarım, biz yoğun mesaimiz arasında esasen bunlara nefes ve vakit harcamayı tamamen israf olarak görüyoruz. Bizim CHP’deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne vaktimiz ne niyetimiz, doğrusunu söylemek gerekirse ne de bunlara ayıracak sabrımız var. Biz tamamen işimize odaklanmış durumdayız. Bir taraftan 500 bin sosyal konutumuzun kurasını çekiyor, diğer taraftan ülkemizi küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için güçlü merkez şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında Meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz, istikrar adası vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmaktır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Ekonomik şahlanışımızın bir diğer lokomotifi Terörsüz Türkiye sürecidir. Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde inşallah Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır. Maruz kaldığımız gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte 18. ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşaktan kazasız belasız geçelim arzusundayız.
“OLUMLU BİR ATMOSFER VAR, SÜREÇ OLMASI GEREKTİĞİ ŞEKİLDE İLERLEMEKTE”
Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar, açık söylüyorum, gerçeklerle değil tamamen vehimleri ile hareket etmektedir. 23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır. Yapılması gerekenler bellidir. Süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Çünkü kardeşlerim, biz bu yola ittifak olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil, Türkiye’nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar sabırla, samimiyetle ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Birbirimize kulaklarımızla birlikte kalplerimizi de açtığımızda inanıyorum ki bu yolculuk daha kolay, daha hızlı olacaktır.Burada şunun da altını çizerek söylemekte fayda mülahaza ediyorum. Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde hiç şüphesiz sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Aynı şekilde süreci zorlaştıran, süreci yokuşa süren, tahrik eden her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumluluk duygusuyla hareket etmesini, sürecin yükünü artıracak söylem ve eylemlerden özenle kaçınmasını bekliyoruz. Cumhur İttifakı olarak bu ülkenin bagajlarından kurtulması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kuşatıcı, kucaklayıcı ve yapıcı bir anlayışla hareket etmeyi sürdüreceğiz.
Çok kıymetli milletvekillerim, sizler de vatandaşlarımızla temaslarınızda görüyorsunuz. Halkımız bizden hizmet bekliyor, proje ve eser bekliyor, dertlerine derman olacak reçeteler bekliyor. Hiçbirimizin hangi sebeple olursa olsun milletin umutlarını boşa çıkarma lüksüne sahip olmadığını tekraren dile getirmek isterim. Eğer milletimiz bizi buraya kendisini temsil etmek üzere gönderdiyse bu kutsal görevimizi bahane aramadan, engellere takılmadan, muhalefetin tuzaklarına düşmeden layıkıyla icra etmek zorundayız. Özellikle siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclisi tıkamasına, yasama faaliyetlerini engellemesine müsaade edemeyiz.
Şunu lütfen unutmayın. Biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek Meclisin çalışması demektir. Gerek komisyon gerekse Genel Kurul boyutuyla yüce Meclisin yasama vazifesini tam ve eksiksiz bir şekilde yapmasını sağlamak, iktidar partisi olarak bizim asli görevimizdir. Sizlerden bu vazifeyi partimize ve değerlerimize yakışır biçimde en güzel ve en verimli şekilde yerine getirmenizi bekliyorum. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum. Bu düşüncelerle Meclis çalışmalarında sizlere başarılar diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.
Beyaz Saray buz kesti! Kral Charles konuştu, Trump neye uğradığını şaşırdı: ‘Biz olmasak Fransızca konuşurdunuz’…

Humeyni'nin Türkiye’deki gizli adresi! MİT arşivinden çıktı

Humeyni’nin Türkiye’deki gizli adresi! MİT arşivinden çıktı

MİT’in resmi internet sitesinde, “Özel Koleksiyon” sekmesi başlığı altında yer alan “Belgeler” kısmında yayımlanan istihbarat raporlarına yenisi eklendi.
Belge, İran devriminin lideri Ayetullah Humeyni’nin, 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT’in gözetiminde Türkiye’de ikameti kapsamında Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık imzasıyla İstanbul Merkez Şefliği’ne “çok gizli” ibaresiyle gönderilen 11 Kasım 1964 tarihli emir yazısını içeriyor.
Raporda, şu ifadelerin yer aldığı görüldü:
“İranlı misafir Türkiye’ye gelmiş ve Bursa’da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Amirliği’ne gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta ‘belli’ takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim.”
TÜRKİYE’DEKİ SÜRGÜN YILLARI
Ayetullah Humeyni, 1962-1963 yıllarında şah devrinde tutuklandı. Humeyni bir yıl tutuklu kaldıktan sonra 4 Kasım 1964’te Türkiye’ye sürgün edildi. İlk Ankara’ya getirilen Humeyni, orada bir müddet kaldıktan sonra Bursa’ya götürüldü.
BURSA’DA KALDIĞI EV
Öte yandan Bursa’da Çekirge’de ve Setbaşı’nda 2 farklı evde kalan Humeyni’nin Karaağaç Mahallesi Sakaldöken Caddesi’nde kaldığı ev, geçtiğimiz yıllarda 20 milyon liraya satışa çıkarılmıştı.
Birbirinden bağımsız üç daire ve geniş bir bahçesi bulunan evin büyüklüğü 754 metrekare.
2021 yılında basına yansıyan haberlerde; daha önce İran’dan yetkililerin evle ilgilendiği, fakat satışın gerçekleşmediğini belirten mülk sahibi Kemal Eroğlu, “1964’te Bursa’ya gelen Humeyni yaklaşık 6-7 ay bizim evde kalmış. Ulucami’ye sık sık gidip geldiği için oraya yakın bir ev olduğu için burayı tercih etmiş. Zaten İran’dan belgesel çekmek için geldiler. Yakın tarihte İran konsolosluğundan geldiler. İran’ın 6. cumhurbaşkanı Prof. Dr. Mahmud Ahmedinejad da ziyaret etmişti. Bize satar mısınız diye sormuştular. O zaman satmayı düşünmedik. Şimdi ise satacağız” ifadelerini kullanmıştı.
20 milyon TL’ye evi satacaklarının altını çizen Eroğlu, “754 metrekare, 3 katlı ve büyük bir bahçeye sahip. 3 kat birbirinden müstakil. Önceliğimiz İran yetkililerine satmak isteriz. Çünkü burada manevî bir değer var. Daha önce farklı yerlerden teklif gelmişti. Şu ân bütün tekliflere açığız” diye konuşmuştu.

‘EVDE ONDAN BİR İZ YOK’
Mahalledeki eski esnafların ve komşuların Humeyni’yi hatırladıklarını ifade eden Eroğlu, “Bu mahallede bu bilinin bir şey. Evde ondan bir iz yok. Çünkü sürgündeki bir adamın gizli kaldığı bir ev burası. O zamanlar bu evin sahibinin iki evi varmış. Biri Çekirge’de, biri de burasıymış. Çekirge’de 4, burada 7 ay kaldığı söyleniyor. Dedemler 1980’lerde alıyor evi ve alırken bu durumdan haberdardılar. Dedem evi aldıktan sonra dış cephesi olduğu gibi kalsa da içi restore edildi” ifalerini kullanmıştı.

Deniz evlere dayandı! Sakarya'da erozyona 'sahil koruma duvarlı' önlem

Deniz evlere dayandı! Sakarya’da erozyona ‘sahil koruma duvarlı’ önlem

Karasu Mahallesi’nde dalgaların neden olduğu erozyonla tahrip olan sahil ve burada bulunan tatil köyü, villa ile havuz tesisinin bulunduğu alanda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca sahil koruma duvarı çalışması başlatıldı.

Karasu Mahallesi Muhtarı Şefik Kır, erozyonun önlenmesine yönelik girişimlerin ardından çalışmaların başladığını söyledi.
Şanlıurfa’da İspanyol turiste hayat kurtaran müdahale! Yapay zekayla teşekkür etti

Kır, sahildeki çalışmanın kıyı şeridi ve buradaki yapılara koruma kalkanı olacağını belirterek, “Bu projenin hayata geçirilmesinin mimarı Zonguldak Milletvekili rahmetli Necmettin Aydın’dı. Kardeşi Ramazan Aydın ile çalışma yaptılar, biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ilettik. Bakanlık da sahillerimiz için koruma kalkanı olan projeyi hayata geçirdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme! Aileye tehdit mesajları atan şüpheli yakalandı

Projenin detayları hakkında bilgi veren Kır, şunları kaydetti:
“Çalışma yer altına 2,5 metre inecek ve yüzeyde 2,5 metre yükselecek, toplamda 5 metre. Duvarın önü arkası taş dolgu ve kumla doldurularak plaj haline getirilecek. Belli yerlerden vatandaşa giriş çıkış merdiveni yapılacak. Proje sayesinde yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan 2 site kurtulacak. 2 tatil köyünü koruyacak toplam 840 metre uzunluğundaki proje bittiğinde bir daha sahillerimizde erozyon olmayacak.”

Türkiye Kültür Yolu Festivali ilk kez Aydın’da!

Türkiye Kültür Yolu Festivali ilk kez Aydın’da!

İlk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak olan Aydın, festival süresince antik kentleri, köklü yaşam kültürü ve Ege’nin kendine özgü mutfak çeşitliliğiyle ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak.
Aydın’ın tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle ülkemizin en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, şehirde ilk kez düzenlenecek festivalin müjdesini vererek şunları kaydetti:
“Aydın’ı bu yıl ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasına dahil ederek şehrin sahip olduğu zengin mirası kültür ve sanat aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Antik dönemden günümüze uzanan birikimiyle dikkat çeken Aydın, festival süresince konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden sahne performanslarına kadar uzanan kapsamlı bir programla sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda Aydın’ın kültürel potansiyelini daha da güçlendirmeyi, şehrimizin kültür turizmi açısından taşıdığı değeri daha görünür kılmayı hedefliyoruz.”

AYDIN’DA MÜZİKLE YÜKSELEN FESTİVAL ATMOSFERİ
Aydın Kültür Yolu Festivali kapsamında şehrin farklı noktalarında gerçekleştirilecek konser ve sahne performansları, müzikseverleri zengin içerikli bir programla buluşturacak.Festival programında Aydın Tekstil Park’ta Ferhat Göçer, Hande Ünsal, Emre Altuğ, Madrigal, Demet Akalın, Oğuzhan Koç, Derya Uluğ, Sefo ve Buray sahne alacak.
Türk müziğinin sevilen eserlerinden oluşan repertuvarıyla sahne alacak olan bando, dinleyicilere hem nostaljik hem de güçlü bir müzik deneyimi sunacak. Konser programında; Aşık Veysel Satıroğlu’nun “Uzun İnce Bir Yoldayım”, Neşet Ertaş’ın “Gönül Dağı” ve sözleri Neşet Ertaş’a, müziği Muharrem Ertaş’a ait olan “Bahça Duvarından Aştım” gibi eserler yer alacak. Eserler, bando düzenlemeleriyle yeniden yorumlanarak izleyiciyle buluşturulacak.
İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının sahneleyeceği “Anadolu Ezgileri” ve “Tango Tango” konserleriyle müzikseverlere iki farklı atmosfer sunacak; Türk müziğinin köklü repertuvarından seçilen eserlerin opera yorumuyla sahneye taşınacağı “Anadolu Ezgileri” konseri, dans performanslarıyla zenginleşen çok katmanlı bir sahne deneyimi sunarken, tango müziğinin seçkin örneklerinin klasik müzik altyapısıyla yorumlanacağı “Tango Tango” konseri ise tutku ve ritmi sahneye taşıyarak görsel ve işitsel bir şölen yaratacak ve her iki konser de Atilla Koç Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
ANTİK KENTLERDEN SOFRAYA
Festival kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi, ikinci durak olan Aydın’da ilk kez uygulanarak kentin yerel mutfak mirasını güncel gastronomi anlayışıyla birlikte görünür kılacak. Proje, festival rotasında yer alan şehirlerin kendine özgü gastronomi değerlerini ön plana çıkaracak bir yaklaşımla hayata geçirilecek.Antik dönemlerden günümüze uzanan kültürel etkileşimle şekillenen Aydın mutfağı; zeytin, incir ve zengin ot çeşitliliği etrafında gelişen yerel ve geleneksel yapısıyla öne çıkarken, tahinli pide, yuvalama, keşkek ve yöresel ot yemekleri gibi özgün tatlarıyla ziyaretçilere kapsamlı bir lezzet deneyimi sunacak. Festival süresince oluşturulacak lezzet rotası ile ziyaretçiler, Aydın merkezden ilçelere uzanan geniş bir coğrafyada kebaptan deniz ürünlerine, tandırdan yöresel hamur işlerine kadar uzanan çok katmanlı bir gastronomi yolculuğuna davet edilecek.
Söyleşi ve atölye programlarıyla çeşitlenen festival içeriği, ziyaretçilere çok yönlü bir deneyim imkanı sunarken; geleneksel sanat atölyeleri, katılımcılara uygulamalı öğrenme ve üretim sürecine doğrudan dahil olma fırsatı sağlayacak.Festival kapsamında Aydın İl Halk Kütüphanesi çeşitli söyleşilere ev sahipliği yapacak. Sevilen yazar Tarık Tufan, “Tarık Tufan ile Gece Açan Çiçekler” söyleşisi ile kitapseverlerle buluşacak. Söyleşi sonrasında düzenlenecek imza etkinliği kapsamında okurlarıyla bir araya gelecek olan Tarık Tufan’ın kitapları, festival hatırası olarak katılımcılara takdim edilecek. Mükerrem Kürüm’ün moderatörlüğünde düzenlenecek “Hatıralardaki Aydın: Aydın’da Çocukluk, Eski Mahalle Kültürü, Eski Bayramlar” söyleşisinde Aydınlı yerel yazarlar Orhan Erdem, Ethem Oruç ve Zehra Ünüvar konuşmacı olarak yer alacak. Programda, Aydın’ın toplumsal hafızasında yer eden çocukluk yılları, mahalle kültürü ve geleneksel bayram yaşantıları ele alınarak kent belleğine ilişkin kültürel aktarımın güçlendirilmesi hedeflenecek.Festival kapsamında çocuklara yönelik hazırlanan etkinlikler arasında yer alan Aselsan Çocuk Şenliği, Tekstil Park’ta kurulacak etkinlik alanında minik ziyaretçilerle buluşacak. Eğitici ve eğlenceli içeriklerin bir araya getirildiği şenlikte, çocuklar teknoloji ve bilim temelli aktivitelerle keyifli vakit geçirirken aynı zamanda yeni deneyimler kazanma fırsatı bulacak. Tekstil Park’ta kurulacak “Çocuk Köyü” etkinlikleri kapsamında; şişme oyun parkları, dijital oyunlar, panayır çadırları, atölye çalışmaları, geleneksel yarışmalar, geleneksel karagöz atölyesi, VR balon turu ve çeşitli oyun alanları ile çocuklara eğlence dolu bir festival deneyimi yaşatılacak.

Kağıthane'de feci kaza! Evin çatısına düşen okul servisinin şoförü öldü

Kağıthane’de feci kaza! Evin çatısına düşen okul servisinin şoförü öldü

Kaza, dün saat 18.50 sıralarında Çağlayan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yokuş aşağı ters yönden indiği sırada şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği 34 LVU 535 plakalı okul servisi önce takla attı; ardından da evin çatısına düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri araçta sıkışan şoför Mustafa Fedaioğulları’nı bulunduğu yerden kurtardı.

HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ
Sağlık ekiplerinin kontrollerinde ağır yaralandığı belirlenen şoför, bilinci açık şekilde ambulansla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyata alınan şoför yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kafatasında çatlak olduğu tespit edilen Fedaioğulları’nın iç kanama geçirerek hayatını kaybettiği üzerinde duruluyor.
Maltepe’de sokak ortasında dehşet! Hem kadını darbetti hem de müdahale edenlere saldırdı

KAZADAN ÖNCE ÖĞRENCİLERİ İNDİRMİŞ
Hayatını kaybeden Fedaioğulları’nın şeker hastası olduğu, alçı ve inşaat ustalığı yaptıktan sonra emekli olduğu öğrenildi. Emekliliğinin ardından servis şoförlüğüne başlayan Fedaioğulları’nın gündüzleri okul servisinde çalıştığı akşam ise, bir iş yerinin servis şoförlüğünü yaptığı, evli ve 7 çocuk sahibi olduğu bilgisi edinildi.

YOLDA FREN İZİNE RASTLANMADI; SERVİS HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Kazanın kısa bir süre önce öğrencileri evlerine bıraktığı öğrenilen Fedaioğulları’nın iş yerindeki işçileri almaya gittiği sırada meydana geldiği öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme yapan polis ekiplerinin, yokuşta herhangi bir fren izine rastlamadığı bilgisine ulaşıldı. Evin çatısına düşen servis ise havadan görüntülendi.

‘DUVARA VURUP DUVARDAN ÇATIYA DÜŞÜYOR’
Okul servisinin çatısına düştüğü evde yaşayan İsmail Koç, “Minibüs duvara vurup, duvardan çatıya düşüyor. İçinde şoför yaralıydı inşallah birşeyi yoktur. Çok geçmiş olsun. Biz başkaları da var diye tedirgin olduk ama; çok şükür sadece şoför varmış. Olay sırasında biz dışarıda iş yerindeydik. Evde kimse yoktu, komşular bize haber verdi geldik. Allah beterinden saklasın” dedi. (DHA)

Son dakika.

Son dakika.. Bakan Gürlek’ten Gülistan Doku açıklaması: Umut Altaş olayı çözecek kişi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, Gülistan Doku davası ve faili meçhul dosyalarla ilgili yürütülen yeni çalışmalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.
İlginizi Çekebilir
“FAİLİ MEÇHULLERİ ARAŞTIRMA DAİRE BAŞKANLIĞI KURULDU”Toplumda hassasiyet uyandıran dosyaların titizlikle incelendiğini vurgulayan Bakan Gürlek, bakanlık bünyesinde yeni bir birim oluşturulduğunu açıkladı. Gürlek, “Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı’nı kurduk. Faili meçhul kalmış dosyaları mercek altına aldık. Arkadaşlarımız bu dosyaları ayrıntılı olarak inceliyor.” ifadelerini kullandı.
ŞÜPHELİ HAKKINDA KIRMIZI BÜLTEN VE İADE SÜRECİGülistan Doku soruşturmasına ilişkin gelinen son noktayı değerlendiren Bakan Gürlek, davanın firari şüphelisi Umut Altaş hakkında uluslararası düzeyde arama kararı çıkarıldığını belirtti. Bakan Gürlek, “Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkardık. ABD yetkili makamlarıyla da işin önemine binaen hassasiyeti de ilettik. Umut Altaş bence olayı çözecek kişi. Çünkü olayın en yakın tanığı.” dedi.
Gülistan Doku davası: Kilit isim Umut Altaş’ın babasının ifadesindeki çelişkiler… Gizlenen konuşma ifşa oldu
WHATSAPP YAZIŞMALARI VE YENİ DELİLLERSoruşturma kapsamında yeni delillere ulaşıldığını kaydeden Gürlek, şüphelinin babasıyla olan WhatsApp yazışmalarının dosyaya girdiğini ifade etti. Bakan Gürlek, dosyanın tüm ayrıntılarıyla incelendiğinin altını çizdi.
ÇOCUK SUÇLARINA YÖNELİK CEZALARIN ARTIRILMASI GÜNDEMDEÇocuklara yönelik suçlarla mücadele konusunda da açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, cezaların caydırıcılığının artırılması için çalışma yürüttüklerini söyledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile bu konuda bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, “Çocuklara yönelik suçlarda cezaların artırılması için çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.
Beyaz Saray buz kesti! Kral Charles konuştu, Trump neye uğradığını şaşırdı: ‘Biz olmasak Fransızca konuşurdunuz’…

Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme! Aileye tehdit mesajları atan şüpheli yakalandı

Atlas Çağlayan cinayetinde yeni gelişme! Aileye tehdit mesajları atan şüpheli yakalandı

Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ailesine tehdit mesajları gönderdiği tespit edilen M.A., Mersin’de gözaltına alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Güngören’de 14 Ocak’ta öldürülen Atlas Çağlayan’ın ailesine mesajlaşma uygulaması üzerinden tehdit mesajları gönderdiği tespit edilen M.A., Mersin Tarsus’ta gözaltına alındı. Şüpheliye ait dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.
Sinsi emekli maaşı tuzağı! 3 ay düzenli bir şekilde aldı, gerçeği bankada anladı: 500 bin TL borcum çıktı
ATLAS ÇAĞLAYAN’IN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN ÇOCUK SANIĞIN BABASINA DAVA AÇILDI
Öte yandan Güngören’de öldürülen Atlas Çağlayan cinayetinde bir başka gelişme de yaşandı. Cinayette kullanılan bıçak nedeniyle çocuk sanık E.Ç.’nin babası hakkında kamu davası açıldı. İddianamede tanık ifadesinde bıçağın baba Yusuf Ç.’ye ait olduğu öne sürülürken, hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Güngören’de 14 Ocak’ta bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin çocuk sanık E.Ç.’nin babası Yusuf Ç. hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davasının ardından iddianame hazırlandı.

BIÇAĞIN SANIĞIN BABASINA AİT OLDUĞU ÖNE SÜRÜLDÜ
İddianamede tanık ifadesinde, Atlas Çağlayan cinayetinde sanık E.Ç.’nin olayda kullandığı üzerinde ‘Browning’ ibaresi bulunan bıçağın baba Yusuf Ç.’ye ait olduğu öne sürüldü. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın raporunda ise bıçağın 6136 sayılı yasa kapsamında olduğu tespit edildi. Sanık Yusuf Ç. savunmasında suçlamaları kabul etmediğini belirtirken, sanığın suç tarihinde cezaevinde olduğunu, bıçağın kendisine ait olmadığını ve olayla ilgili bilgisinin bulunmadığını ifade etti. Yusuf Ç. hakkında ‘Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet’ suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi.

‘Ya ödeme yapın ya da vergi verin’…

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskortDeneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comcasino siteleribahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobetgrandpashabetbahiscommarsbahisimajbetbetofficevaycasinobetpuanmatadorbetbetpuanbetcioroyalbetgalabetjojobetJojobetvaycasinobetistpasacasinobetixirmarsbahis güncel girişpusulabet güncel girişpusulabet girişmatbet girişbetgarantijojobetbetebetDeneme Bonusu Veren Siteler 2026casibom1win girişholiganbetjojobetmercurecasinobetplayholiganbetonline casinosdeneme bonusucasinomilyongrandpashabetmarsbahismatbetmatbetsekabetpusulabetimajbetholiganbetmatbetcasibomjojobettrendbetcapitolbetsekabetmatbetteosbetbahiscasino1wincasinomilyonbetplay girişbetgitradissonbet girişimajbetkralbetpusulabetligobetgameofbetcasibomcasibompusulabetslotbarjojobetjojobet girişbettilt1winbahiscasinobahiscomteosbetgrandpashabetamgbahisbettiltbetplaycasibombetgit girişjojobetradissonbetcratosroyalbettipobetLunabetBetorderCasibomJojobetmarsbahis güncel girişholiganbetpusulabetjojobetjojobet girişCasibomroyalbetmilanobetbetgarantiholiganbetholiganbet girişMarsbahisCasibomsuperbet girişsuperbetbetebetMarsbahisMarsbahis Güncel Girişgrandpashabet girişcasibomJojobetCasibomPusulabetPusulabetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026grandpashabet twitter girişgrandpashabet şikayetDeneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetgrandpashabet