BIST 100
14.432,45 0,40%
DOLAR
44,9228 0,06%
EURO
52,8092 0,10%
GRAM ALTIN
6.875,04 0,94%
FAİZ
39,88 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
113,02 2,14%
BITCOIN
75.528,00 -0,26%
GBP/TRY
60,6766 -0,09%
EUR/USD
1,1740 -0,03%
BRENT
98,48 3,14%
ÇEYREK ALTIN
11.239,49 0,93%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
20 °

HABER

Soğukkanlı vahşete 111 yıl hapis! Son sözü kan dondurdu: Bir daha olsa yine yaparım

Soğukkanlı vahşete 111 yıl hapis! Son sözü kan dondurdu: Bir daha olsa yine yaparım

Bursa’nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., “kısa yoldan zengin olma” hayaliyle M.K.’nin öz dedesi Mustafa Macar’ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.’nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti.
Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı.
16 yaşındaki torun vahşetinde yeni detay!
3 KİŞİYİ VAHŞİCE ÖLDÜRDÜ, “PİŞMAN DEĞİLİM” DEDİ
Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşması görüldü. Suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.’nin son sözünde sarf ettiği, “Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım” ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti.REKOR CEZA: TOPLAM 111 YIL
içbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bursa’da baltalı dehşet! 16 yaşındaki çocuk dedesi ve 2 kişiyi vahşice öldürdü
Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde “Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım” dedi.
A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı….

Adana’da işçi 12 metreden düştü! Hayat mücadelesi veriyor: 'Ailemin tek geçim kaynağıydım'

Adana’da işçi 12 metreden düştü! Hayat mücadelesi veriyor: ‘Ailemin tek geçim kaynağıydım’

Adana’da kaynak ustası Eren Güllüoğlu (34), bir fabrikada çatı onarımı için kaynak yaptığı sırada 12 metre yükseklikten beton zemine düşerek ağır yaralandı. Tedavisi evde süren Güllüoğlu, “Evde annem, babam, eşim ve çocuğum var. Hepsine bakmakla sadece ben yükümlüyüm. Aylarca çalışamayacağım için hiçbir gelir kaynağımız olmayacak. Bu yüzden zor durumdayız” dedi.
Mert Aydın’dan Fenerbahçe’ye oyun eleştirisi! ‘Kazan kaynıyor’
Olay, 14 Nisan’da Seyhan ilçesi Yolgeçen Mahallesi’nde meydana geldi. Kaynak ustası olarak çalışan evli 1 çocuk babası Güllüoğlu, bir çatının onarım ve söküm işleri sırasında dengesini kaybederek yaklaşık 12 metre yükseklikten beton zemine düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.

İlk müdahalesinin ardından vücudunun birçok yerinde kırıklar oluştuğu belirlenen Güllüoğlu, ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Taburcu edilen Güllüoğlu’nun tedavisi evde sürüyor.

‘AİLEMİN TEK GEÇİM KAYNAĞI BENDİM’
Yaşadıklarını anlatan Eren Güllüoğlu ise, ailesinin tek geçim kaynağının kendisi olduğunu belirterek, “Çatının panel sökümü işi için firma ile anlaştık. 2 bin metrekarelik çatının son panelini sökerken yaklaşık 12 metre yükseklikten beton zemine düştüm. Ölümden döndüm, kıl payı kurtuldum. Hastaneye kaldırıldım; kaşımda yırtık, kafamda çatlak, elmacık kemiğimde çatlak, sol koluma platin takıldı, kalçamda ezilme ve sağ ayağımda kırık oluştu. Ben ölebilirdim. Evde yaşlı annem, babam, eşim ve çocuğum var. Hep birlikte yaşıyoruz ve hepsine bakmakla yükümlüyüm. Hepsi çalışamıyor, tek geçim kaynağımız benim. Bu olay nedeniyle 6 ay ila 1 yıl çalışamayacağım. Bu süreçte ailemi nasıl geçindireceğimi bilmiyorum. Yetkililerden yardım bekliyorum, çok zor durumdayım” dedi.

VPN’de de kimlik istenecek…

5/E’den geriye acı hikâyeler kaldı! Okul katliamından kurtulan öğrenci anlattı: Önce bizim sınıfı basmış

5/E’den geriye acı hikâyeler kaldı! Okul katliamından kurtulan öğrenci anlattı: Önce bizim sınıfı basmış

Olay, 15 Nisan’da merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana geldi. Eğitim gördüğü okula giden İsa Aras Mersinli, sırt çantasında getirdiği tabancaları çıkarıp koridorda karşısına çıkan kişilere, ardından da 2 sınıfa girip rastgele ateş açtı. Öğretmenler, öğrencilerini güvenli şekilde okuldan tahliye etmeye çalıştı. Bazı öğrenciler ise sınıflarının camlarından atladı. Okul yetkilileri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis kontrolünde okul tamamen tahliye edildi.
İlginizi Çekebilir
Olayda matematik öğretmeni Ayla Kara, öğrenciler Furkan Bala, Bayram Nabi Şişik, Belinay Boyraz, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Güngör, Adnan Göktürk Yeşil ve Yusuf Tarık Gül hayatını kaybetti, 13 kişi de yaralandı. Olay yerine 5 tabancayla gelip 7 şarjör değiştiren İsa Aras Mersinli’nin de arbede sırasında öldüğü belirlendi.
İsa Aras Mersinli’nin cenazesi zırhlı araçla okuldan çıkarıldı. Soruşturma kapsamında İsa Aras Mersinli’nin polis başmüfettişi babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli tutuklandı.

‘AYLA HOCAM ARKADAŞLARIMIN ÜSTÜNE KAPANIP CANINI FEDA ETTİ’
Bu arada saldırıda hayatını kaybeden 9 kişiden 6’sının 5/E sınıfında olduğu ortaya çıktı. Olay günü hasta olduğu için okula gidemediğini belirten 5/E sınıfı öğrencisi Çiçek Gürbüz, o gün ilk derslerinin matematik olduğunu söyledi. 5 sınıf arkadaşının yaşamını yitirdiğini, yaralılardan Mustafa A. ile Almina A.’nın da sınıf arkadaşı olduğunu belirten Çiçek Gürbüz, şunları söyledi:
MSB: Askeri helikopterimiz kaza kırıma uğradı! “Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur”
“Hasta olduğum için o gün okula gidemedim. Aynı sınıftaydım arkadaşlarımla. Önce zaten bizim sınıfı basmış. Öğretmenim onları korumaya çalışırken vefat etti. 2 arkadaşım yoğun bakımda. Bayram Nabi Şişik, Adnan Göktürk Yeşil, Zeynep Kılıç, Furkan Sancak Balal, Yusuf Tarık Gül. Bu arkadaşlarım benim sınıfımdaydı ve 2 arkadaşım daha yoğun bakımda. Birisi en yakın arkadaşımdı belinden kurşun yemiş, bir tane arkadaşımın beyninde iki tane kurşun varmış. Allah’ım bunların ailelerine yardım etsin. Ayla hocam arkadaşlarımı korumak istedi, arkadaşlarımın üstüne kapanıp canını feda etti. Onların da ailesine sabır diliyorum.”
Dönemin Valisi Sonel tutuklandı…

Uşak Belediyesine rüşvet soruşturması: 29 şüpheli adliyede

Uşak Belediyesine rüşvet soruşturması: 29 şüpheli adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 29 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından zanlılar Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Mert Aydın’dan Fenerbahçe’ye oyun eleştirisi! ‘Kazan kaynıyor’
SORUŞTURMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Uşak Belediyesince düzenlenen ihalelere fesat karıştırılması, usulsüz birtakım iş ve işlemler için esnaftan rüşvet talebinde bulunulması, Uşakspor’a yardım/bağış adı altında yüksek miktarlarda para toplanması iddiaları ile ilgili olarak “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, 20 Nisan’da haklarında gözaltı kararı verilen 29 şüphelinin yakalanmasına yönelik Uşak, İzmir ve İstanbul’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.
Operasyonda aralarında CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban, Uşakspor Başkanı Özhan Özgöbek, belediye çalışanı ve iş insanlarının da bulunduğu 29 zanlı gözaltına alınmıştı.
9 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI
Soruşturma kapsamında Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, UşakHaber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.
Şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmıştı.
VPN’de de kimlik istenecek…

Dönemin Valisi Sonel tutuklandı

Dönemin Valisi Sonel tutuklandı

Altı yıl önce kaybolan, tüm aramalara rağmen bulunamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun cinayeti ile ilgili somut delillerin bulunduğu soruşturma sürüyor. Yeni gözaltılar, sorgu ve deliller sonrası 11 kişinin tutuklandığı soruşturmada, “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu” belirtilen dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonelgözaltına alınmıştı. Üçgün boyunca tutulduğu emniyette “Ben devletin valisiyim. Emniyette cevap vermem” diyerek susma hakkını kullanan Sonel dünErzurum Adliyesi’ne sevk edildi.

ESKİ VALİ CEZAEVİNDE | SİM KART SORUSUNA CEVAP
Savcılık ifadesinde Sonel’eDoku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020’den bugüne kadar devam eden süreçte müdahil olduğuna yönelik iddia ve suçlamalara dair 78 soru yöneltildi. Sekiz saat süren sorgununardındanSonel, “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme, “Özel hayatın gizliğini ihlal”, “Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve resmi belgeyi yok etme veya gizlemek”ten tutuklanarak, cezaevine gönderildi. Sorgututanağına göre, Sonel’e, Doku’ya ait sim kartının resmi soruşturma makamları yerine Ankara’daki Gökhan Ertok’a gönderilmesi ile ilgili soru yöneltildi. Sonel, sim kartını Şükrü Eroğlu aracılığıyla Ertok’a gönderdiğini kabul etti,gerekçesini de “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” olarak sıraladı. Bir valinin doğrudan delil niteliği taşıyabilecek bir materyali resmi prosedür dışında inceletmesinin nedenini sordu. Sonel ise bunu “insani refleks”, “ablanın ağlaması ve feryadı” ile açıkladı.Kritik bir materyalin neden kayıt dışı sevk edildiği sorulan Sonel, dönüş süreciyle ilgili de bilgisi olmadığını savundu.
Yer: Etiler… Ev sahibi ile kiracı arasında ödeme krizi çıktı! ‘Peşin kira’ davasında sürpriz son!

‘HARÇLIK’ GÖNDERMİŞ
Sonel’e ifadelerden yola çıkılarak, yakın koruma Şükrü Eroğlu’nun “Vali’nin kara kutusu” olduğu nitelendirildiği, yalnızca koruma polisi değil, çok daha yakın ve kritik bir halkayı temsil edip etmediği soruldu. Sonel bu nitelemeyi reddetti, Eroğlu ile ilişkisinin görev çerçevesinde olduğunu savundu. MASAK hareketlerine göre eski koruma Eroğlu üzerinden gönderilen paralar sorguda hatırlatıldı. Sonel, bu ödemeleri “harçlık”, “yardım”, “teknik bir ihtiyacı olmuş olabilir” diyerek açıkladı. Soruşturma makamı ise yalnızca birkaç kez sosyal medya ve teknik destek kapsamında görüşüldüğü söylenen bir kişiye neden şahsi hesaptan para aktarıldığını doğrudan sorguladı. Resmi bir kamu işi için neden resmi bütçe kullanılmadığı sorusuna Sonel’in verdiği yanıt, dosyadaki kuşkuları gidermekten uzak bir savunma görüntüsü verdi.
VPN’de de kimlik istenecek
‘İNSAN ÖLDÜRME YÖNÜNDEN DE TUTUKLANMALI’
Gülistan Doku’nun ailesinin avukatı Ali Çimen, Tuncay Sonel’in tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada, “Tutuklama gerekçesiyle ilgili 4 madde var. Dönemin valisi hastanede yasa gereği Gülistan’ı koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi failleri serbest bırakıyor. Sonrasında fail eksik kalan eylemini tamamlamak suretiyle Gülistan Doku’nun yaşamını yitirmesine neden oluyorlar. Tuncay Sonel’in de insan öldürülmeye iştirak ettiği açıktır. Bu yönüyle biz insan öldürülme yönünden de tutuklanması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

‘DELİLLER SİSTEMATİK YOK EDİLDİ’
Sorgulamada Tuncay Sonel de oğlu Mustafa Türkay gibi bütün suçlamaları reddetti, kendisine ve ailesine yönelik bir “linç”, “kurgu” ve “itibar suikastı” yapıldığını söyledi. Savcılığın Erzurum Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği tutuklama talebinde, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yaşanan usulsüzlükler tek tek sıralandı.
Savcılık, tutuklama talebini güçlendirmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) emsal kararlarına atıfta bulundu. Sevk yazısında, “Suçun ağırlığı ve toplumda yarattığı infial nedeniyle toplumsal huzursuzluğun ancak tutuklama ile dindirilebileceği” ve şüphelinin serbest kalması halinde “adaletin işleyişine müdahale tehlikesinin” bulunduğu açıkça ifade edildi. Öte yandan ifade tutanağının son bölümünde müdafi Avukat Tuncay Kılınboz, dosyada atfedilen fiillerin valilik görevi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın değil Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkili olması gerektiğini ileri sürdü. Sorgulama sonrası süreçte, sim kart zinciri, kamera hard diskleri, hastane kayıtları, para hareketleri, otel ve seyahat organizasyonları, tanık ve gizli tanık anlatımlarıyla ilgili teknik ve adli incelemelerin dosyanın kaderini belirlemesi bekleniyor.
‘CESET GÖMÜLDÜ MÜ?’
Gizli tanık “Şubat”ın anlatımları üzerinden devam eden sorguda savcılık, Mustafa Türkay’ın birini öldürdüğünü söyleyerek babasını ya da koruma polislerini aradığı, ardından Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü iddiasını doğrudan sordu. Tuncay Sonel bu anlatımı “çok çirkin”, “alçakça iftira” sözleriyle reddetti. 06 SNL 10 plakalı siyah BMW marka aracın Elazığ’daki bir araç yıkama merkezinde suç delillerinin yok edilmesi amacıyla detaylı temizliğe sokulduğu iddiasını Sonel’e sordu. Sonel, bu iddiayı da reddetti, aracın eşinin memleketi Elazığ’a gidip gelebileceğini, normal yıkama yaptırılmış olabileceğini söyledi. Aracı oğlunun da kullandığı belirlenmişti.

K NOKTASI KAMERALARI NEDEN DEĞİŞTİRİLDİ?
Savcılık, kenti tepeden gören K noktalarındaki kameraların neden değiştirildiği, neden kayıtların alınmadığı, neden resmi kayıtlarda arıza görünmemesine rağmen değişim yapıldığı iddialarını Sonel’e sordu. Sonel ise bu konuda bilgisi olmadığını, muhatabın il emniyet müdürlüğü olduğunu söyledi. Gülistan’a ait olduğu belirtilen 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydının silinmesiyle ilgili soruya Sonel, ne başhekimle ne de başka biriyle bu konuda görüştüğünü, hamilelik kaydı iddialarını yalnızca “halk arasında konuşulan söylentiler” olarak bildiğini söyledi. Songül Acar’ın beyanları üzerinden savcılık, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından olayın sürekli baraj ve intihar ekseninde tutulduğu yönündeki iddiaları da Sonel’e sordu. Tanık beyanlarında, “Vali bu kızın intihar ettiğini ve barajda olduğunu söylüyordu” iddiası yer aldı. Sonel ise bunu reddetti, aramaların yalnızca ailenin ısrarı nedeniyle sürdürüldüğünü savundu.
‘ÖNEMLİ OLAN MEZAR YERİNİ BULMAK’
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Kabine toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı AkınGürlek, önemli olanın Gülistan’ın mezar yerini bulmak olduğunu belirterek, “Cesedin yerini tespit etmek. Çalışma yürütüyor arkadaşlar” dedi. Adalet Bakanlığı’nda daha önce takipsizlik kararı verilen dosyalar için özel bir birim kurduklarını söyleyen Gürlek, “Biz bir birim kurduk. İşte faili meçhuller, daha önce takipsizlik falan verilen tüm dosyalar tek tek inceleniyor. İncelenip eksik ve aksak noktalar var mı diye bakılacak. Şimdi bir de tecrübeli gözlerin bakması farklı olur. Gülistan’dan sonra tabii bir beklenti var, ama her dosya illa öyle olacak diye bir şey yok yani. Ama kararlılıkla ve titizlikle üstüne gidilecek” dedi. / ASLIHAN ALTAY KARATAŞ – ANKARA

Ataşehir Belediyesi'ne soruşturma! Onursal Adıgüzel dahil 19 kişi tutuklandı

Ataşehir Belediyesi’ne soruşturma! Onursal Adıgüzel dahil 19 kişi tutuklandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine “rüşvet”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 20 şüphelinin savcılık sorguları tamamlandı.
Sulh ceza hakimliğine sevk edilen Onursal Adıgüzel, Oğuz Kaya, Orhan Aydoğdu, Birkan Birol Yıldız, Mürteza Kutluk, Alpay Arslan, Aysun Gökçen, Basri Onur Dedetaş, Gülbin Ergünay, Ezgi Nur Yılmaz, Aslı Sevinç Afat, Mehmet Yılmaz, Çağlar Kaya, Doğancan Topal, Mesut Bayram, Fatih Velioğlu, Haydar Battal, Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan tutuklandı.
Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Dönemin Valisi Sonel tutuklandı
SORUŞTURMA
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine “rüşvet”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilmiş, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşılmıştı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edilmişti.
İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlenmişti. Ayrıca belediye yetkilileri ile bazı firma sahiplerinin birlikte hareket ettikleri, rüşvet miktarlarının projelerin niteliğine göre belirlendiği ve alınan rüşvetlerin belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre paylaştırıldığı saptanmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN Türk’te açıkladı! ‘Süresiz nafaka olmamalı’
Suç örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi, delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul’da 45 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alınmıştı.
​​​​​​​Ataşehir Belediye Başkanı Adıgüzel’in yanı sıra gözaltına alınan şüpheliler şu şekilde:
“Başkan Yardımcısı Oğuz Kaya, Başkan Yardımcısı Orhan Aydoğdu, Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız, Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Yapı Kontrol Müdürü Aysun Gökçen, Ruhsat ve Denetim Müdürü Basri Onur Dedetaş, Plan Proje Müdürü Nimet Karademir, İmar Ruhsat Müdürü Gülbin Ergünay, Yapı İmar Müdürü Ezgi Nur Yılmaz, mimar Aslı Sevinç Afat, zabıta komiser yardımcısı Mehmet Yılmaz, Birkan Birol Yıldız’ın şoförü Çağlar Kaya, Onursal Adıgüzel’in şoförü Doğancan Topal, bir yapı şirketinden Mesut Bayram, bir mimarlık firmasından Fatih Velioğlu, belediye çalışanı Haydar Battal, bir yapı şirketinden Murat Gerger ve Cengiz Gündoğan.”…

Gündem haberleri! VPN’de kimlik istenecek mi? VPN için kimlik doğrulamalı yaş kontrolü ne zaman getirilecek?

Gündem haberleri! VPN’de kimlik istenecek mi? VPN için kimlik doğrulamalı yaş kontrolü ne zaman getirilecek?

Ayşegül Kahvecioğlu / ANKARA – Şanlıurfa ve Kahraman-maraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından bu hafta AK Parti’nin 15 yaş ve altındakilere sosyal medya kısıtlaması getiren kanun teklifinin görüşmelerine devam ediliyor. Teklifin kabul edilmesiyle birlikte çocukların sosyal medya kullanımına sınırlama getirilecek. Oyun platformları, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri yayından kaldırmakla yükümlü olacak.
Sosyal ağ sağlayıcı; hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına, kullanım süresinin izlenmesine ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek ebeveyn kontrol araçlarını sağlamak zorunda olacak. Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformları, Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak.
Teklife eklenecek
AK Parti; teklifin görüşmeleri Genel Kurul’da sürerken, Türkiye’de erişimi kısıtlanmış içerik ve oyunlara ulaşım sağlamak için de kullanılan VPN (Sanal Özel Ağ) hizmetlerine yönelik yeni bir düzenleme hazırlığını da gündemine aldı. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya kısıtlaması getiren yasa teklifine eklenmesi beklenen madde ile yasal olarak hizmet veren VPN hizmet sağlayıcılarını kullanabilmek için de e-Devlet bağlantılı kimlik doğrulamalı yaş kontrolünün zorunlu hale getirilmesi planlanıyor.
‘Yasağı delebilir’ endişesi
AK Partili kurmaylar, “Düzenlemeyle 16 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini engelliyoruz ama VPN üzerinden çocukların sosyal medyayı kullanmaya devam edebilme riskini de göz ardı etmememiz gerekiyor. Bu nedenle yapılacak teknik bir düzenleme ile yasal olarak hizmet veren VPN hizmet sağlayıcılarına da yaş kısıtlaması getirmeyi planlıyoruz” değerlendirmesini yaptı.
VPN nasıl çalışır?
“Virtual Private Network” yani “Sanal Özel Ağ” ifadesinin kısaltması olan VPN, internete bağlanıldığında verilerin başkası tarafından görülmesini engelliyor ve kimlik gizlemeye yardımcı oluyor. VPN kullanan biri, bir siteyegirdiğinde siteye kullanıcının gerçek IP adresi ya da konumu yerine yurt dışındanbilgiler iletiliyor. Böylece ülke bazlı kısıtlamalar ya da kurumların kendi ağlarındaki engeller aşılabiliyor. VPN, kullanıcıyasanal olarak seçtiği başka bir noktadan internete bağlanma imkânı tanıyor, takibi zorlaştırıyor….

Son dakika Kahramanmaraş okul saldırısı haberleri: İsa Aras Mersinli’nin annesi tutuklandı mı?

Son dakika Kahramanmaraş okul saldırısı haberleri: İsa Aras Mersinli’nin annesi tutuklandı mı?

Kahramanmaraş’taki okul saldırısına ilişkin soruşturma kapsamında Malatya’da gözaltına alınan anne çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Olayın faili İsa Aras Mersinli’nin babasının ardından annesi Peyman Pınar Mersinli de tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, hakkında yakalama kararı bulunan Peyman Pınar Mersinli, Malatya-Elazığ Karayolu üzerindeki polis uygulama noktasında araçla seyir halindeyken durdurularak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Malatya Adliyesi’ne sevk edilen şüpheli ifadesinin alınmasının ardından “taksirle adam öldürme” suçlamasıyla tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.
Mahkemece tutuklanan Peyman Pınar Mersinli, Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
“DOKTORLARIN ÖNERİLERİNİ DİKKATE ALMADI”
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, okuldaki silahlı saldırıyı gerçekleştiren fail hakkında iki psikoloğun olaydan önceki tarihlerde çocuk psikiyatri polikliniğinde tedaviye ihtiyaç duyduğu yönünde teşhis ve öneride bulunduğunu, tutuklanan anne P.P.M’nin doktor önerilerini dikkate almayarak söz konusu tıbbi desteğe yönelik psikiyatri polikliniklerine müracaatta bulunmadığının tespit edildiğini bildirdi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, 15 Nisan 2026 tarihinde Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmaya yönelik olarak kamuoyu bilgilendirildi.
Olayın faili İsa Aras Mersinli’nin dosyaya yansıyan sağlık sorunlarının tespitine yönelik tüm bilgi ve belgelerin sağlık kuruluşlarından temin edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu evrakların yapılan incelenmesi neticesinde, resmi ve özel 2 kurumda görevli iki psikoloğun olay tarihinden önceki tarihlerde İsa Aras Mersinli’nin çocuk psikiyatri polikliniğinde tedaviye ihtiyaç duyduğu yönünde teşhis ve öneride bulunmalarına rağmen anne P.P.M’nin doktor önerilerini dikkate almayarak söz konusu tıbbi desteğe yönelik psikiyatri polikliniklerine müracaatta bulunmadığı tespit edilmişti. Bu şekilde failin ölüm ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmesine sebebiyet verdiği değerlendirilen psikolojik rahatsızlıklarının tedavisindeki sorumluluklarında ihmal gösterdiği tespit olunmuştur. Bu doğrultuda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımızca, şüpheli P.P.M’nin somut olaydaki ihmali eylemi ve bu ihmal neticesi oluşan neticenin vehameti hususları dikkate alınarak tutuklanması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevki yapılmıştır. Kahramanmaraş Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgu neticesi, P.P.M’nin CMK 100 maddesi gereğince tutuklanmasına karar verilerek şüphelinin Ceza İnfaz Kurumlarına teslimi sağlanmıştır. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle yürütülmektedir.”
Ayser Çalık Ortaokulu’na 15 Nisan’da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1’i öğretmen, 8’i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı. Olaydan sonra anne ve baba gözaltına alınmış, baba tutuklanmış, anne ise serbest bırakılmıştı.
BAKAN GÜRLEK: EBEVEYNLERİN İHMALİ VAR
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CNN Türk canlı yayınında konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı: Kahramanmaraş’taki olayda baba tutuklandı. Anne de sorguya sevk edildi. Bu çocuk sorunlu bir çocuk. Rehber öğretmenimiz çocuğun acilen psikoloğa gitmesi gerektiğini söylemiş. Çocuk götürülmemiş. Ebeveynlerin ihmali var. 5 tane silah çıktı evden. Ruhsatlı silahların nasıl saklanması gerektiğine dair düzenleme yapılması lazım. Ruhsatlı silahların evde belirli şartlarda saklanması lazım. Babanın güvenli bir yerde koruması gerekiyordu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN Türk’te ‘Tarafsız Bölge’de açıkladı: Gülistan Doku dosyası nasıl yeniden açıldı?
İngiltere parlamentosu onayladı: 1 Ocak 2009’dan sonra doğanlara ömür boyu sigara yasak!

SON DAKİKA HABERLERİ: Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN Türk'te ‘Tarafsız Bölge’de

SON DAKİKA HABERLERİ: Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN Türk’te ‘Tarafsız Bölge’de

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CNN Türk’te Tarafsız Bölge Özel programında Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı, gündemi değerlendirdi.
“BEN 86 MİLYONUN ADALET BAKANIYIM”
Adalet Bakanı olarak soruşturmalara müdahale etme yetkisi bulunmadığını belirten Bakan Gürlek, hiç kimsenin hakim ve savcılara talimat, telkin ve teselli de bulunamayacağını hatırlattı.
Faili meçhul olaylarla ilgili soru üzerine Bakan Gürlek şöyle yanıt verdi:
“Ben 86 milyonun Adalet Bakanıyım. Burada adalet ihtiyacını neredeyse oradayım ben. Mağdur, haklı kimse, adalete kim ihtiyaç duyuyorsa sonuna kadar onun yanındayım. Şimdi burada tabii toplumu yaralayan bazı olaylar var. Gülistan Doku kardeşimiz tekrardan ailesine taziye dileklerimi iletmek istiyorum. Bu tarz simge bazı isimler var. Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi. Gülistan Doku gencecik bir kızcağız yani hayatın baharında öldü ya da intihar etti şu an henüz belli değil. Tunceli Başsavcılığımız bir soruşturma yapıyor. Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak.”
İlginizi Çekebilir
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 11 tutuklunun bulunduğunu belirten Bakan Gürlek, soruşturmanın Tunceli Başsavcılığınca titizlikle sürdürüldüğünü kaydetti.
ARAŞTIRMALAR GİZLİ TANIK BEYANLARIYLA UYUŞUYOR
Bakan Gürlek, “Başsavcımıza 2025 yılında bir ihbar geliyor. İhbar üzerine bir gizli tanık dinleniyor. Bizim usulümüz şöyle. Dosyada takipsizlik kararı verilse bile iddia makamı yeni delil varsa o dosyayı her zaman açar. Yeni delil var. İlk başta tanığın beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine savcılık makamı karar veriyor. Tanık geliyor, bazı şeyler anlatıyor, anlattığı şeyler örtüşüyor, baz istasyonu çalışması yapılıyor. Daraltılmış baz istasyonu çalışması yapılıyor. HTS kayıtları, görüntü kayıtları inceleniyor. Yani burada savcılık bir yeni bir çalışma yapıyor, yeni bir delil incelemesi yapıyor. Hatta burada bir mezar yerini söylüyor gizli tanığımız. Mezar yerine de gidiliyor, oradan örnek alınıyor. Orada Jandarma Kriminalin bir raporu var. O raporda bu toprak yapısı itibariyle buraya bir işte cesedin gömüldüğü bu toprak yapısının yumuşak doku olduğu, hatta silahla birlikte gömüldüğü, silahın toprağa dokununca oksitlenme oluştuğuna dair bir rapor düzenliyor. Artık burada gizli tanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine kanaat getiriyor Tunceli Başsavcımız. Adımı böyle atıyor. Yani bu gizli tanık beyanları ihbar var zaten sürekli olarak. Bundan sonra zaten soruşturma kendiliğinden devam ediyor.” diye konuştu.

Soruşturmanın evreler halinde ilerlediğini vurgulayan Bakan Gürlek, “Gizli tanık beyanlarından sonra telefon kayıtları, baz istasyonu kayıtları inceleniyor, tanık dinleniyor, HTS kayıtlarına bakılıyor, PTS kayıtlarına bakılıyor, kamera görüntüleri inceleniyor tabi bu soruşturma aşamasında bir takım itirafçılar çıkıyor. Biliyorsunuz bir itirafçı polis memuru çıktı dedi ki ‘O dönemin valisi bana telefon hattını çıkartmamı istedi ben telefon hattını sonradan Ankara’da birine gönderdim. O gönderdiğim kişi sonra onun tekrar beyanı alındı. İşte o telefon hattını SİM kartını ben taktım. İçindeki bilgileri sildim’. Bunlar artık dosyaya giren bilgiler olduğu bu şekilde evre evre gelişen bir şey var. Bildiğim kadarıyla 11 tutuklu var. 3 tane adli kontrol var.” dedi.
UMUT ALTAŞ SORUŞTURMADA KİLİT İSİM
Dosyada ayrıca Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını vurgulayan Bakan Gürlek konuşmasına şöyle devam etti:
“Umut Altaş Amerika’da. Bu soruşturma da en kilit isim. Biliyorsunuz Adalet Bakanlığı kırmızı bülten çıkartıyor iadesi için. Özellikle Umut Altaş’ın beyanlarının mutlaka alınması gerekiyor. Umut Altaş burada abisi işte avukatına bir kısım beyanlarda bulunuyor. Savcımıza beyanlarda bulunuyor ama bizzat bunun getirilerek beyanlarının alınması gerekiyor. Bu aşamada soruşturma devam ediyor.”
Altaş’ın Amerika’ya yasal olmayan yollardan gittiğini söyleyen Bakan Gürlek, “Çok önce gidiyor Amerika’ya, yasal olmayan yollardan gidiyor. Daha sonra tabii orada herhalde anladığım kadarıyla biri oturum çıkartıyor, oturum alıyor. Biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık, iadesini istedik. Artık yetkili makamların dikkatine sunuyoruz.“ dedi.

“BİZİM AMACIMIZ KIZCAĞIZIMIZIN BİR MEZARI VARSA AİLESİNİN DUA ETMESİ”
“Bizim amacımız, bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi, Başsavcımızın da bizim de tek uğraşımız, amacımız, temennimiz bu.” diyen Bakan Gürlek, dosyanın 6 yıl sonra tekrar açılmasının yeni delillerin tespit edilmesiyle gerçekleştiğini kaydetti.
“YARGI DOSYANIN KAPAĞINDAKİ İSME, MAKAMA, MEVKİYE BAKMAZ”
Hakim ve savcıların delile baktığını asla dosyanın içinde geçen isimlere, makamlara bakmadığının altını çizen Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yargıda şöyle bir şey yoktur; işte o vali, o kaymakam, o siyasetçi, o belediye başkanı. Yargı bunlara bakmaz. Yargı dosyanın kapağındaki isme bakmaz, makamına mevkisine bakmaz. Burada suç var mıdır yok mudur yargı ona bakar. Ben özellikle açıklamalarında bunu söyledim. ‘Ucu nereye giderse gitsin’ derken zaten savcılarımız da bunlara bakmaz. Ben başsavcılık yaptım, ağır ceza mahkemesi başkanlığı yaptım. Burada dosyanın kapağında yazılan isimler önemli değildir. Burada suç var mıdır, yok mudur, deliller var mıdır ve hakim vicdani kanatine göre ve dosyadaki delillere göre karar verir. Burada da Başsavcılığımız elbette delilleri topluyor, delilleri topladıktan sonra kendisi ya iddianame düzenleyecek ya da tekrardan takipsizlik kararı verecek.”
Takipsizlik kararı verilen dosyalarda delil bulunduğu zaman dosyaların tekrar açıldığını anlatan Bakan Gürlek, “Savcılık gerçekten ince bir işçilik yaptı. Delilleri topladı. Zor şartlar altında. Özellikle jandarma teşkilatıyla birlikte yaptı. Şimdi daha bir profesyonel ekip bakıyor. Ankara merkezden bir ekip görevlendirildi.” dedi.
“CESEDİN BULUNAMAMASI O OLAYIN CİNAYET OLMADIĞI SONUCUNU DOĞURMAZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun cesedinin bulunamamasının o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmayacağını ifade ederek, “Şimdi tabi gizli tanık beyanları aslında örtüşüyor. Yani genelde gizli tanık beyanları dosyanın geldiği aşamayla örtüşüyor. Gizli tanık da aslında diyor ki burada gömüldü daha sonradan mezarın yeri değiştirildi diyor. Gerçekten de oraya gömüldüğü de toprak yapısı da ortaya çıkıyor. Kamuoyunda özellikle şunu diyorlar, ‘İşte efendim ceset yoksa fail yoktur, ceset yoksa cinayet yoktur.’ Şimdi burada öyle bir şey yok. Burada cesedin bulunamaması o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmaz. Burada ikrarlar vardır, deliller vardır, kamera kayıtları vardır. Bu tabir yanlış.” diye konuştu.
GÜLİSTAN DOKU OLAYINDA NET DELİLLER VAR
Gülistan Doku soruşturmasında net delillerin olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Soruşturmayla ilgili bizim açıklama yapmamız uygun değil. Soruşturmanın gizli. Ama şu var yani biliyorsunuz kamuoyuna da yansıdı. İki tane delil var. Özellikle bir sim kartın aileden alınarak işte Ankara’da bir özel siber polisine gönderilip içindeki bilgilerinin silinmesi var. Bu açık net. Zaten itiraflar da var. Bir de hastane kayıtlarının silinmesi var. Normalde kızcağız, hastaneye gitmiş. Hastane kayıtları silinmiş. Bu iki tane vaka belli.” dedi.

“TOPLUMDA HASSASİYET OLUŞTURAN DOSYALARA YENİDEN BAKILIYOR”
Bakan Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bir ekip kurarak daimi aramaya alınmış, intihar şüphesi bulunan dosyaların tekrardan incelendiğini ifade etti. Soruşturmaları başsavcılıkların yaptığının altını çizen Bakan Gürlek, “Bu dosyaları arkadaşlarımız farklı bir gözle bakıyorlar, inceliyorlar. Bir ekip kurduk, böyle dosyaları inceliyor arkadaşlarımız, bakıyor. Biz bir anlamda şunu yapıyoruz, farklı bir gözle bakabiliyoruz. Ama burada tabii elbette soruşturmayı yapacak makam ilgili savcılık. Yani burada biz soruşmayı yapmıyoruz. Ama inceliyoruz, oradaki savcı arkadaşla sürekli olarak müzakere ediyoruz“ diye konuştu.
Herhangi bir karar tesis etmediklerine vurgu yaparak Bakan Gürlek, sadece toplumda hassasiyet oluşturan dosyalarda gözden kaçan bir şey var mı diye bakıldığını belirtti.
Bir anlamda teknik destek verdiklerinin altını çizen Bakan Gürlek, “Soruşturma makamı kesinlikle savcımız. Bizim onun takdir hakkına, onun yetkisine karışma yetkimiz yok.” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yargılama soruşturmasının Erzurum’da yapılması ile ilgili şöyle konuştu:
“Kamu görevlileri bakımından bir yargılama soruşturma usulü var. Kaymakam ve valiler hakkında soruşma yapma makamı, suç yerine en yakın ağır ceza merkezinin bulunduğu başsavcılık yapar . Burada suç yeri Tunceli biliyorsunuz. Tunceli’ye en yakın Ağır Ceza Merkezi Erzurum. Erzurum olduğu için Erzurum Başsavcılığı tarafından soruşturma yapılıyor. Bu kanunda yazan bir madde. Bu kanun gereği böyle.”
ESKİ VALİNİN TUTUKLANMASI
Adalet Bakanı Akın Gürlek Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yargılama soruşturmasının Erzurum’da yapılması ile ilgili şöyle konuştu:
Şimdi şöyle, kamu görevlileri bakımından bir yargılama soruşturma usulü var. Kaymakam ve valiler hakkında soruşma yapma makamı, suç yerine en yakın ağır ceza merkezinin bulunduğu başsavcılık yapar . Burada suç yeri Tunceli biliyorsunuz. Tunceli’ye en yakın Ağır Ceza Merkezi Erzurum. Erzurum olduğu için Erzurum Başsavcılığı tarafından soruşturma yapılıyor. Bu kanunda yazan bir madde. Bu kanun gereği böyle yani.”
NARİN GÜRAN DAVASI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Narin Güran davası ile ilgili yeni deliller çıkması halinde yargılamanın yeniden yapılabileceğini söyledi. Yeniden yargılama sebeplerine değinen Bakan Gürlek, “Şimdi narin davası ile ilgili olarak Yargıtay tarafından kesinleşti. Orada biliyorsunuz anne, amca ve kardeş hakkında ağırlaşmış müebbet hapis cezası verildi. Bir de Nevzat Bahtiyar. Nevzat Bahtiyar hakkında yargıtay buradaki eylemin daha ağır olması gerektiğini bozdu. İlk derece mahkemesi 17,5 yılı ceza verdi. Şimdi şöyle kesinleşen dosyalarda da yeni bir delil ortaya çıkarsa, burada yargılama yenilenmesi yapabilir.” dedi.

“TÜM TÜRKİYE’NİN ADALET BAKANIYIZ”
Tüm Türkiye’nin Adalet Bakanı olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, kendisini muhalefet partilerinden kimsenin ziyaret etmediğinin altını çizdi. Kimin adalet duygusuna ihtiyacı varsa her zaman onların yanında olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Biz tüm Türkiye’nin Adalet Bakanı’yız diyoruz. Burada mağdur ya da adalet duygusuna kim mağdursa, kim haklıysa, adalet duygusuna kim ihtiyacı varsa ben her zaman diyorum onların yanındayım.” Dedi.
“MAHKEME DELİLE GÖRE KARAR VERİR”
Ekrem İmamoğlu dosyası ile ilgili 143 eylem hakkında isnat yapıldığını açıklayan Bakan Gürlek, “407 sanık hakkında iddianame kabul edildi. Artık yargılama aşaması başladı. Mahkeme yargılama yapıyor. Bildiğim kadarıyla da belirli bir aşamaya geldi. Yani orada tabii biz soruşturma aşamasında görev yaptık. Başsavcıydım. İddianameyi düzenledim. Biz görevimizi yaptık artık dava yargılama aşaması başladı mahkemenin takdiri. Şimdi şunu ayırmamız lazım burada mahkeme maddi delillere göre ve vicdani kanaatine göre karar verir. Burada hatırladığım kadarıyla 143 eylem hakkında isnat yapılmıştı.“dedi.
“MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİLDİR”
Mahkeme salonlarında kesinlikle siyaset yapılmaması gerektiğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Önemli davalara bakmak nasip oldu. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Orada yargılama faaliyeti yapılır. Orada savunma alınır, deliller tartışılır, herkes delillere karşı söz alır, tanıklara soru sorulur, mahkemenin aklına takılan bir şey varsa bunları açıklattırılması istenir.” dedi. Mahkeme salonunda yapılmak istenen selamlama konuşmasına da değinen Bakan Gürlek, “Burada yani maalesef görüyoruz orada işte selamlama konuşması gündeme gelmişti hatırlıyorsunuz. Yani böyle bir usul yok. Burada savunma yapılır, deliller tartışılır. Mahkeme salonlarını ayrı tutmamız gerekiyor. Ve hakimler de kesinlikle buradaki siyasi tartışmalara göre karar vermezler. Dosyadaki delillere göre karar verirler. Mahkemeler Türk milleti adına yargılama yapar. Türk milleti adına hakimler vicdanı kanaatine göre karar verir.” diye konuştu.
CHP’NİN ‘KUMPAS OPERASYONU’ İDDİASI
Bakan Gürlek, CHP’nin ‘Kumpas Operasyonu’ iddiasına katılmadığının altını çizerek, “Yani burada bakın maddi deliller var. Biliyorsunuz MASAK raporları var. İtirafçı beyanları var. Banka hesapları var. HTS kayıtları telefon trafikleri var. Yani 143 tane eylem var. Bunlar tek tek hepsi somut olarak İddianamede belirtilmiş. Şimdi bunu niye söylüyorum? İddianame artık kabul edildiği için. Burada artık bu iddianame kabul edilince yargılama aşaması başlıyor. O yüzden bu konuşulabilir. Ben ona katılmıyorum. Elbette bunu sanıklar söyleyebilirler. Bu siyasi yargılamadır diyebilirler. Ama dosyadaki delilere bakmak lazım. Burada mahkemede mutlaka dosyadaki delilere bakacak. “ dedi.
SAVCI HAKİM İSME, PARTİYE DEĞİL DELİLE BAKAR
Adalet Bakanı Gürlek, belediyelerle ilgili soruşturmalara yönelik soru üzerine şu yanıtı verdi:
“Dosyaların bir olgunlaşma aşaması var. Deliller toplanıyor, MASAK raporlar alınıyor, tanık beyanları alınıyor. Bildiğim kadarıyla İstanbul ya da diğer Başsavcılarımızın hepsi burada parti önemli değildir. Bakın bu kesinlikle burada yolsuzluk var mı, dolandırıcılık var mı? Kamuya tahsil edilmesi gereken paraların şahsa geçilmesi durumu var mı? Bunlara bakar. Burada partinin önemi yoktur. Burada AK Parti’dir, CHP’dir, başka parti de olabilir. Belki ileride onlara da olabilir. Bu partilerle ilgili bir sorun değildir. Savcılık şuna göre hareket etmez. A partisi, B partisi, C belediye başkanı. C Siyasi Parti Başkanı, buna göre hareket etmez. Dosyanın kapağındaki şüpheli ismi savcıyı ilgilendirmez. Dosyadaki deliller savcıyı ilgilendirir. Burada dediğiniz gibi şu an devam eden bir soruşturma vardır ya da henüz operasyon aşamasına gelmeyen bir dosya vardır. Bunu elbette biz bilemeyiz. Sürekli olarak Cumhur İttifakına operasyon yapılmıyor korunuyor, kollanıyor deniliyor. Hakkında işlem yapılan belediye başkan sayısı 30, mahkumiyet kararı verilen başkan sayısı 13, yargılaması devam eden yani mahkemesi devam eden başkan sayısı 7, diğer karar verilen 10. Yani baktığın zaman burada savcılığın parti ayırmadan işlem yaptığını görüyoruz.”
YASAL DÜZENLEME GERİKİYORSA YAPACAĞIZ
Bakan Gürlek, uzun süren yargılamaların önüne geçmek için 12. Yargı Paketinde çalışmalar bulunduğunu belirtti. Hedef sürelere uyulması açısından da Yargının Etkinliği Bürosunun aktif çalıştığını aktaran Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“İl ziyaretlerimde özellikle meslektaşlarımla çok sık görüşüyorum çünkü buradaki uygulamacılar onlar. Bir boşanma davası 8 yıl sürüyor. Daha sonra bölge adliyeye gidiyor, daha sonra Yargıtay’a gidiyor. Yani 10 yıl süren bir boşanma davası var. Burada şahıs bir hayat kuramıyor. Sürekli bir nafaka ödüyor. Biz burada sorunları yerelden, yerinden özellikle tespit ediyoruz. 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmamız var. Elbette yargının hızlandırılması için tedbirleri alacağız. Özellikle kamuoyunda bazı davaların uzunluğu tartışılıyor. Yargının Etkinliği Büromuz var. Yargının Etkinliği Büromuz çok önemli. Özellikle hakim arkadaşlarımızın biz hepsinin özveriyle dosyalara çalıştığını düşünüyoruz, ama bazen hakim arkadaşlarımız dosyayı safsaklayabiliyor. Yani süresinde karar vermesi gerekirken o süreyi uzatabiliyor. Hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağı bizde belli. Hedef süre var. Ne demek? Bir kira davası 6 ayda karara bağlanacak. Burada bütün hakimlerimiz de bunu bilir. Şimdi burada hedef süre neden aşılıyor? İşte buna bakmamız lazım. Şimdi eğer hakimin şahsından kaynaklanan bir hedef süre aşımı varsa burada elbette biz hakim hakkında gerekli işlemleri yapacağız. Eğer burada hakimin şahsından kaynaklanmayan sistemden kaynaklanan bir yasal mevzuat düzenlemesi gereken bir şey varsa biz onu yapacağız. Gerekiyorsa yeni mahkeme kuracağız.”
‘ALO ADALET’ İLE VATANDAŞA DAVASININ HANGİ AŞAMADA OLDUĞUNUN BİLGİSİNİ VERECEĞİZ
Yargının Etkinliği Bürosuyla birlikte yargının hızlanılmasını hedeflediklerini aktaran Bakan Gürlek, “Vatandaş ‘Alo Adalet’ birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek. Vatandaş aile mahkemesinde açmış olduğu bir nafaka davasının 8. ayda arıyor ‘Benim davam bitmedi.’ Biz diyeceğiz ki vatandaşa, ‘Senin henüz yargılaman devam ediyor, makul süre içerisinde.’ Ama eğer makul süre aşılmışsa biz vatandaşa hangi aşamada olduğunu dosyanın bilgi vereceğiz. Özellikle bir muhataplık anlamında vatandaş bunu fark edecek.” Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde özel düzenlemelerin yer alacağını kaydetti.
İngiltere parlamentosu onayladı: 1 Ocak 2009’dan sonra doğanlara ömür boyu sigara yasak!
Orta Doğu’da ‘gölgede kalan savaş!’ ‘ABD-İsrail-İran’ın dışında 2 ülke çatışmanın ortasında’…

Son dakika gündem haberleri! Babalık izni kaç gün oldu? Babalık izni 10 gün oldu mu?

Son dakika gündem haberleri! Babalık izni kaç gün oldu? Babalık izni 10 gün oldu mu?

Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.
Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek.
İlginizi Çekebilir
Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmek zorunda olacak.
Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası verilecek. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın halen giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek.
Kahramanmaraş’taki okul saldırısı: İsa Aras Mersinli’nin öğretmen olan annesi tutuklandı
ÜCRETLİ DOĞUM İZNİNE YÖNELİK DİĞER DÜZENLEMELER
Düzenlemeyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak.
Kanunda yapılan diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.
Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma süresi, “2 hafta kalıncaya kadar” şeklinde değiştirilecek.
Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun”, “oyun dağıtıcı”, “oyun geliştirici” ve “oyun platformu” tanımları hüküm altına alınıyor.
Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı hükümde düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak.
Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.
Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak.
Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak.
Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.
Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Son dakika…Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN Türk’te açıkladı! ‘Süresiz nafaka olmamalı’
OYUN PLATFORMLARININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Teklifle oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler de yapılıyor.
Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.
Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.
Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak.
Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.
BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak.
Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek.
İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak.
Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
ASKERİ PERSONELİN ÜCRETLİ DOĞUM İZNİ SÜRESİ
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadın personele sağlanan ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya, toplam ücretli doğum izni süresi 24 haftaya çıkarılıyor.
En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen askeri personele çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta süreyle izin verilecek. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak.
Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan askeri personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, teklifin 24. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Adan, birleşimi bugün saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.
MSB: Askeri helikopterimiz kaza kırıma uğradı! “Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur”

SON DAKİKA HABERİ: MSB: Ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı! Askeri personelin sağlık durumu nasıl?

SON DAKİKA HABERİ: MSB: Ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı! Askeri personelin sağlık durumu nasıl?

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), tarafından yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir.”

CEVDET YILMAZ: TÜM YÖNLERİYLE TİTİZLİKLE İNCELENMEKTEDİR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Temelli’de, eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterindeki personele ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne geçmiş olsun dileklerini iletti.
Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Silahlı Kuvvetlerimize ve kazadan sağ kurtulan personelimize geçmiş olsun. Yaşanan kazanın nedeni tüm yönleriyle ve titizlikle incelenecektir.” ifadelerini kullandı.
DURAN: TEYİTSİZ BİLGİLERE İTİBAR EDİLMEMESİ ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran sosyal medya üzerinden şu açıklamada bulundu: Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir nakliye helikopterinin Ankara/Temelli bölgesinde icra edilen eğitim uçuşu sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kaza kırıma uğradığını üzüntüyle öğrendim.
Meydana gelen kazada personelimizin sağlık durumuna ilişkin herhangi bir olumsuzluk bulunmamakta olup, sürece ilişkin incelemeler ilgili teknik ekipler tarafından titizlikle yürütülmektedir.
Konuya ilişkin kamuoyunda yer alabilecek teyitsiz ve dezenformasyon içeren bilgilere itibar edilmemesi önem arz etmektedir.
Aziz milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Son dakika…Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN’ Türk’te açıkladı! Gülistan Doku soruşturmasında yeni delil var
Kahramanmaraş’taki okul saldırısı: İsa Aras Mersinli’nin öğretmen olan annesi tutuklandı

İlk nokta uyuşturucu

İlk nokta uyuşturucu

HANDE ATILGAN / Ankara – Prof. Dr. Hilmi Demir ve Av. Oğuz Demir, “Yeni Nesil Çeteler ve Radikalleşme” başlıklı kitaplarının lansmanında bu yapıların doğası ve çocukların suça karışmaktan nasıl korunacağına dair değerlendirmelerde bulundu. Günümüz çetelerinin çok genç olan ele başlarının örgütlü suçlara dair ezberleri bozduğunu bildiren uzmanlar, yenilikleri devletlerden daha hızlı öğrendiklerini, yurt dışından yöntemler taşıdıklarını, klasik örgüt hiyerarşisini değiştirecek kadar esnek olduklarından yakalanma ve hüküm giymekten kaçınabildiklerini belirtti.
Besleyen unsurlar
Uzmanların tespitleri özetle şöyle:
ŞİDDETİ ARIYOR: Türkiye’de radikalleşme girdabı var. Bunu besleyen unsurlar; yoksulluk, mahalledeki koruyucu ilişkilerin kaybolması, okuldaki devamsızlıkla beraber çocuğun oradaki kimliğinin, ilişkilerinin yok olması ve sosyal medya gibi mecralardaki şiddetin çekim gücü. Bu son kısım, öncelikle şiddeti arayan çocuğu çekiyor. Çocuk şiddeti neden arıyor? Aile içinde istismardan, ihmalden sonra sosyal yalıtım geldiğinde, zorbalıkla karşılaştığında, çaresiz hissettiğinde… Bundan sonra uyuşturucu geliyor ki çetelerle ilk mücadele alanı bu olmalı. Sonra çocuğun dahil olduğu yankı odaları, internet.
‘Baştan önleyin’
CEZASIZLIK ALGISI: Dijital hayat sadece yalıtılmış, bireyselleşmiş çocuklardan oluşmuyor, çocuklar mutlaka bir grubun içinde. Orada da bir sosyal hayat var. Mesele o sosyal hayatı çözmek. Maliyeti en düşük şey, ‘önleyici’ faaliyetler, çocukların suça yönlenmesini baştan önleyin. Havuzun taşmasını önlemeye çalışın, taştıktan sonra da ceza vermekten geri durmayın. Cezasızlık algısı yetişkinlere göre çocuklarda daha fazla. Suçun sürekliliğini önlemek için ilk suç alarm olmalı. Cezaevleri -şu an- rehabilite etmiyor, kuluçka merkezi, suç üniversitesi durumunda….

‘Güvenli dijital dünya ortak sorumluluğumuz’

‘Güvenli dijital dünya ortak sorumluluğumuz’

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ Ankara – Programda konuşan Emine Erdoğan, “Yapılan araştırmalar, küresel olarak yılda 300 milyondan fazla çocuğun çevrim içi istismar ve tacize maruz kaldığını gösteriyor. Bu vakaların sıklığının her 10 saniyede 1’e kadar düşmesi, aslında her ülkeyi, her haneyi, her okulu saran bu ‘gizli salgının’ boyutlarını açıkça ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Sözleşmeye davet
Erdoğan, “8.5 saate varan ekran süresi, dijital bir bitkisel hayat demek. Bakanlığımızın hazırladığı ‘Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’, çocukların dijital ortamlarda korunmasını, desteklenmesini hedefleyen, uluslararası ölçekte ortaya konmuş önemli bir çağrıdır. Bu vesileyle tüm paydaşları bu sözleşmeyi imzalamaya davet ediyorum. Unutmayalım ki, dijital dünyanın çocuklar için daha güvenli hale getirilmesi yalnızca ailelerin değil, kamu kurumlarının, teknoloji şirketlerinin, uluslararası kuruluşların ve medya endüstrisinin ortak sorumluluğudur. Özellikle teknoloji şirketlerinin hesap verebilir olmaları ve çocuk dostu tasarım yapmaları bir zorunluluktur” dedi.
GÜÇLENDİRİLMİŞ AİLE İÇİ İLETİŞİM
“Çocuklarımızı dijital dünyanın tekinsiz arka sokaklarından çekip çıkaracak ve onları geleceği omuzlayacak güçlü ve şuurlu gençler olarak yetiştireceksek bunu ebeveynlerle el ele vererek yapmalıyız” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: Dijital ortamları çocuklar için güvenli hale getirecek bir diğer çözüm de güçlendirilmiş aile içi iletişimdir. O halde göz göze, gönül gönüle, yüz yüze iletişim kurmaktan, ailece birlikte vakit geçirmekten vazgeçmeyelim.”…

Von der Leyen’in sözlerine tepki: Ankara izahat istedi AB düzeltti

Von der Leyen’in sözlerine tepki: Ankara izahat istedi AB düzeltti

Dışişleri kaynakları von der Leyen’in açıklamalarının AB’ye sorulduğunu, gelen yanıtta, von der Leyen’in ifadelerinin kontekst dışında yorumlandığını gördüklerini, gerekli düzeltmenin yapılacağının söylendiğini belirttiler.
Gelişmelerin ardından AB Komisyonu Sözcülüğü açıklama yaptı. “Türkiye’nin anılması, özellikle Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımamaktadır” ifadelerine yer verilen açıklamada, “Türkiye, bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız önemli bir ortaktır” vurgusu yapıldı. Sözcülüğün yazılı açıklamasında, “Türkiye, ayrıca önemli bir NATO müttefiki ve AB aday ülkesidir. Bu yönüyle de kilit bir muhatap konumundadır” cümlelerine de yer verildi.
AB Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho da AA muhabirinin konuyla ilgili sorusuna “Burada söylenen şudur, Türkiye, aday ülke olarak bulunduğu bölgede ek bir sorumluluğa sahiptir ve bu bölgedeki etkisini göz ardı etmiyoruz. Atıf Batı Balkanlar’aydı ve Türkiye’nin AB değerleri doğrultusunda hareket etmesi beklenmektedir. Başkan’ın Türkiye’ye yaptığı atfın bağlamı buydu” yanıtını verdi.
Acar’dan Von Der Leyen’e tepki:‘Avrupa geleceğini bu sığ bakışakurban etmemeli’
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Avrupa’nın Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiği yönündeki sözlerine tepki gösterdi. Acar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi: “Türkiye’siz bir Avrupa güvenliği düşünülemez.” Türkiye; NATO’nun güçlü bir müttefiki, AB’nin aday ülkesi ve Avrupa güvenliğinin kilit taşıdır. Gerçek nettir: İstikrar Türkiye’siz mümkün değildir. Bu talihsiz açıklamalardan ve yaklaşımdan bir an önce dönülmeli; Avrupa, kendi geleceğini bu sığ bakış açısına kurban etmemelidir” ifadelerini kullandı….

Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino sitelerimarsbahis1winmadridbetMeritkingbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelercasibomcasibompadişahbetbetsmovecasibomperabetbullbahisbetvolepadişahbetcasibomcasibomtaraftarium24casibommatadorbetbahis forumbetnano matadorbetbetciocasibominterbahismatbet girişsekabet girişgrandpashabetdoedagrandpashabetjojobetkumar sitelerivdcasino girişpusulabet girişmatbetmatbetsekabetvdcasinobetparkgrandpashabetwbahis girişmarsbahis giriş güncelbetgitjojobet girişjojobettambetamgbahisteosbet1winbetgitgameofbetradissonbetcratosroyalbetradissonbetgrandpashabet girişmarsbahissekabetmarsbahisgrandpashabetvdcasinosonbahismersobahisradissonbetbetbeycratosroyalbetromabet güncel girişesbetgameofbetcasinomilyonradissonbet resmi girişcasinomilyongameofbetnesinecasinograndpashabetpalacebetmatbetjojobetMarsbahisjojobetslotbarGrandpashabetbetsatyakabetmeritkingmarsbahis girişsekabetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerholiganbetJojobetJojobetCasibomCasibomMarsbahisJojobetcasibom girişJojobetJojobetJojobetCasibomCasibommilanobetcasinoperMadridbetjojobetbetgit girişMeritkingextrabetextrabetgalabetHoliganbetstonebahisholiganbetcasino apinesinecasino