BIST 100
14.367,60 -1,89%
DOLAR
45,5066 0,16%
EURO
52,9486 -0,25%
GRAM ALTIN
6.644,89 -2,19%
FAİZ
42,37 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,19 -8,84%
BITCOIN
79.140,00 0,07%
GBP/TRY
60,7296 -0,48%
EUR/USD
1,1625 -0,38%
BRENT
109,26 3,35%
ÇEYREK ALTIN
10.864,40 -2,19%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
12 °

POLİTİKA

Cemre Çarşısı’nın kapıları Galataport'ta iyiliğe açıldı

Cemre Çarşısı’nın kapıları Galataport’ta iyiliğe açıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneğinin (TOGEM-DER) bu yıl ‘İyilik, sürdürülebilirlik ve dayanışma’ temasıyla organize ettiği Galataport’ta düzenlenen 4. Cemre Çarşısı’nın açılışına katıldı.

TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen’in ev sahipliğindeki çarşının açılışına, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile eşi Özlem Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşi Nuran Fidan, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve TOGEM-DER Denetim Kurulu üyesi Meltem Demirören, bazı belediye başkanları, hayır çarşısının sponsorları, iş insanları, yapımcılar, yönetmenler, şefler, sinema ve dizi sanatçıları, şarkıcılar, ekran yüzleri, gazeteciler, modacılar ve sosyal medya içerik üreticisi de katıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Anadoludakiler’ sergisini de yerinde inceledi. Açılış töreni konuşmaların ardından aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bakan Kacır’dan Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na ilişkin paylaşım

‘MERHAMETİN BİZDE UZUN BİR TARİHİ VE GELENEĞİ VARDIR’
Cemre Çarşısı’nın açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan, “Bu yıl 4’üncüsü tertip edilen Cemre Çarşısı vesilesiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığı içindeyim. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Cemre Çarşısı, iyiliğin cemre olup hayatın manevi toprağına düştüğü, gerçekten çok hayırlı bir platform oldu. Dünyanın merhamet damarlarının kuruduğu bu çağda, vicdanlara bahar gelmesine ziyadesiyle ihtiyacımız var. Kötülüğün sıradanlaşmasına verilecek en güçlü cevap, hayır hasenatın çoğalmasıdır. Sezai Karakoç’un güzel ifadesiyle; ‘Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz.’ İşte o zaman iyilik, hayatı güzelleştirip anlam katmanın simyası olur. Eğer arkamızda bir ayak izi bırakacaksak, bu iz; insanlık için atılmış adımlardan arda kalan, kalbe dokunan izler olmalıdır. Çok şükür bizim topraklarımız böyle izlerle dopdolu. Nitekim bizler hayatın anlamını ve varlık sebebimizi; iyilik yapmak için vesileler aramada, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve tüm canlılara el uzatmakta buluyoruz. Malumunuz, merhametin bizde uzun bir tarihi ve geleneği vardır. Düşünün ki Osmanlı’da kurulan vakıf sayısı 26 bini geçmiştir. Bu alelade bir rakam değil; ecdadımızın kurduğu medeniyetin nasıl da insan odaklı olduğunun en önemli göstergesidir. Vakıfların mahiyetine baktığımızda, insanla beraber içine doğayı da alan bütüncül bir medeniyet tasavvuru görüyoruz. Dayanışmanın toplumsal yaşamın bel kemiği olduğunu ve iyiliğin gündelik bir yaşam pratiği haline geldiğini anlıyoruz. Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor” ifadelerini kullandı.
Hedef: Yeni enerji mimarisi… Bakan Bayraktar: Daha dirençli daha esnek bir piyasa hedefliyoruz

‘AİLE MESELESİNİ KÜRESEL GÜNDEME TAŞIYAN VE FARKINDALIK OLUŞTURAN BİR ÜLKEYİZ’
Erdoğan, “Cemre Çarşısı’nın bu seneki teması olan ‘Aile, İyilik ve Sürdürülebilirlik’, aslında bize çözümün ne kadar yakınımızda, tabiri caizse elimizin tam altında olduğunu söylüyor. Zira aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir. Çünkü eğitimden değer aktarımına kadar hayatın tüm süreçleri aile çatısı altında şekillenir. Çocukdaki cevheri işleyen, davranış kalıplarını oluşturan, benlik duygusunu inşa eden ailedir. İnsanlığı sevgiyle bağlı, doğayla bağ kuran ve israfın karşısında bilinçle duran nesiller, ancak anne-babanın verebileceği bir vicdan eğitimiyle yetişir. Nitekim bugün küresel bir harekete dönüşen ‘Sıfır Atık’ projemizin en güçlü taşıyıcısı yine aileler olmuştur. Çünkü bir çocuğun geri dönüşümü, emeğe saygıyı ve nimetin kıymetini en etkili şekilde öğrendiği yer okuldan önce aile ocağıdır. Buradan hareketle sürdürülebilir bir gelecekle özü, dokusu ve ruhu korunmuş aile kurumu arasında doğrudan bir ilişki olduğu açıktır. Ancak sizlerin de bildiği gibi, modern dünyada aile bağlarının zayıfladığı ve aile kurumunu zedeleyen birçok risk olduğu da bir gerçektir. Bu sebeple geçtiğimiz seneyi ülkemizde ‘Aile Yılı’, 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan ettik. Bu girişimler önemli bir toplumsal diyalog kanalının açılmasına vesile oldu. Türkiye olarak aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Fakat bu hepimizin ortak gayreti olmalı. Hepimiz kendimizi bu mücadelenin en önemli paydaşı olarak görmeliyiz” diye konuştu.

‘ANADOLUDAKİLER’ İYİLİĞE KATKI SUNUYOR, İYİLİĞE VESİLE OLUYOR’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Biz, TOGEM-DER öncülüğünde hayata geçen Cemre Çarşısı’nda olmaktan gerçekten büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. Malumunuz Bakanlık olarak Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ‘Anadoludakiler’ projesini hayata geçiriyoruz. Anadoludakilerin birikimini, becerisini, tüm kültürel zenginliğini aslında yarınlara taşımak için büyük bir gayret içindeyiz. Geçtiğimiz dönemlerde ‘Anadoludakiler’ sergilerini dünyanın dört bir yanında açtık. New York’ta Türkevi’nde yine Saygıdeğer Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde çok sayıda ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini ağırladık ve Anadolu’nun zenginlikleriyle onları buluşturduk. Bugün de Anadoludakiler aslında iyiliğe katkı sunuyor, iyiliğe vesile oluyor. Anadolu’nun dört bir yanından muhteşem sanat ve zanaat ürünlerini burada İstanbul’da dünyayla buluşturuyor ve böylelikle aslında hayırlı ve iyilik dolu çalışmalara katkı sunmaya gayret ediyoruz. Biz de bu işin bir parçası olmaktan, bu sürece TOGEM-DER öncülüğünde hayata geçen bu sürece katkı sunuyor olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.

‘KADIN GİRİŞİMCİLER KENDİ ÜRÜNLERİNİ BURADA SERGİLEME İMKANI BULUYORLAR’
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “TOGEMDER’in destekleriyle ve Onur Hanımefendi’nin vizyonuyla hayata geçen, sıfır atık odaklı ve hem dayanışmayı, birlikte üretmeyi ve kurumsal hayırseverliğin en güzel örneklerinden bir tanesi. Kadın girişimciler kendi ürünlerini burada sergileme imkanı buluyorlar ve buradan satılan her ürün bir hayıra vesile olacak. Ben bu kapsamda gerçekten herkesi buraya davet etmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl da birincisi düzenlenmişti, bu sene herkes gerçekten daha muazzam, her stant birbirinden güzel ve şık. Sizleri de davet ediyorum gerçekten hayırseverliği ve kurumsal hayırseverliği de yaygınlaştırmak adına bu kıymetli adımlarda paylaşılmaya ve daha fazla kişilere ulaşmasını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘İYİLİĞİ PAYLAŞMAK İÇİN BİR ARADAYIZ’
TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, “TOGEM-DER olarak bu yıl dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Cemre Çarşısı’nın açılışında sizlerle bir arada olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyorum. Cemre, bildiğiniz gibi toprağa, suya ve havaya düşerek doğayı uyandıran bir müjdedir. Biz de bu müjdeden ilhamla Cemre Çarşısı’nı iyiliğin, dayanışmanın ve sürdürülebilirliğin kalplere düşmesi için bir vesile olarak görüyoruz. Bu yıl Cemre Çarşısı’nın sembolü olarak seçtiğimiz sümbül; kökleriyle geçmişe bağlı olan, her yıl yeniden filizlenen ve çevresine güzellik yayan bir çiçek. Tıpkı iyilik gibi; kök saldıkça büyüyen, paylaşıldıkça çoğalan bir değer. Bugün burada iyiliği paylaşmak, bu iyilik hareketini birlikte büyütmek için bir aradayız” dedi.

‘ALINACAK, MANEVİYATI OLAN ESERLER VAR BURADA’
Yapımcı Acun Ilıcalı, “Öncelikle alışveriş yapmak istiyorum tabii ki. Hazırım. Daha öncede katıldım çok da güzel gerçekten. Alınacak, maneviyatı olan eserler var burada. Onun dışında tabii ki Emine Hanım’ın bu önderliğinde yapılan bu organizasyonlar bence ülkemiz için umut veren, bizi sıcaklaştıran, iyimser olmamızı sağlayan çok güzel şeyler. Etrafıma bakıyorum, çok güzel insanlar bir arada. Organizasyon çok güzel. Böyle şeylere vakit ayırmak, gönül vermek, kalpten gönül vermek çok kolay işler değil. Emine Hanım’ı hem tebrik ediyorum hem teşekkür ediyorum. Onun dışında da burada olduğumuz için çok mutluyuz tabii ki. Elimden ne geliyorsa ben de yapacağım” ifadelerini kullandı.

EMİNE ERDOĞAN, MUTFAK ATÖLYESİNDE ŞEF CLAUDİO CHİNALİ İLE BİRLİKTE PEYNİRLİ MAKARNA YAPTI
Törenin ardından çarşıyı gezen Emine Erdoğan, stant görevlileriyle sohbet ederek, geliri derneğin sosyal yardım faaliyetleri ve projelerinde kullanılacak ürünlerden alışveriş yaptı. Erdoğan, tekstilden ev aksesuarına, gıdadan el sanatlarına kadar 80’i aşkın markanın stant kurduğu çarşıda, firmaların sürdürülebilir moda, sıfır atık ve geri dönüşüm faaliyetlerini önceleyen çalışmalarını inceledi. Tüm stantları ziyaretinin ardından çarşıdaki workshop atölyelerine katılan Erdoğan, mutfak atölyesine geçerek Şef Claudio Chinali ile birlikte peynirli makarna yaptı. İtalya’da artan makarnanın değerlendirilmesiyle ortaya çıkan ve sıfır atık mutfağı anlayışına dayanan yemekte beyaz makarna, çökelek peyniri ve maydanoz kullanıldı.
Emine Erdoğan daha sonra, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye’nin kültürel, coğrafi ve yerel zenginliklerini koruyarak dünyaya tanıtmayı, yerel üreticiyi desteklemeyi ve Anadolu’nun bereketini dijital platformlara taşıyarak ekonomik kalkınmayı hedefleyen seferberlik projesi ‘Anadoludakiler’ standını ziyaret etti….

Eski sevgiliye korkunç kumpas! Barışmak için yaptığı plan dehşete düşürdü

Eski sevgiliye korkunç kumpas! Barışmak için yaptığı plan dehşete düşürdü

Olay, 21 Nisan günü saat 14.40 sıralarında Hamidiye Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, park halindeki aracına binen Elifnur A., bıçaklı ve maskeli şüpheli tarafından gasp girişimine uğradı.
İlginizi Çekebilir
Aracın kapısını açarak içeri giren şüpheli, elinde bulunan bıçağı gösterip Elifnur A.’yı gasbetmeye çalıştı. Bunun üzerine panikleyen şüpheli kaçmaya çalıştı. Bu sırada olay yerine gelen eski sevgili Alperen M. ise kaçan şüpheliyi kovalamaya başladı.
ESKİ SEVGİLİSİNİN BARIŞMA PLANI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Konuya ilişkin çalışma başlatan Sadabad Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı Suç Araştırma ve Soruşturma Büro ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, olayın eski sevgili Alperen M. tarafından planlandığı belirlendi. Öte yandan gasp girişiminde bulunan şüphelinin ise Y.A. olduğu tespit edildi.

GASP GİRİŞİMİ KAMERADA
Çevredeki güvenlik kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, Y.A’nın araca binip bıçakla tehditte bulunması ve panikleyip kaçtığı anlar yer aldı. Devamında ise şüphelinin kaçtığı ve çevredekilerin peşinden koştuğu görüldü.

2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan şüphelilerden Alperen M.’nin, olayı eski sevgilisi Elifnur A. ile yeniden barışmak için planladığını söylediği öğrenildi.

Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alperen M. ve Y.A. çıkarıldıkları mahkemece ‘Gasp’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
Son dakika… Yatırımcıya vergi avantajı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız
Tutuklanan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ifadesi ortaya çıktı: 52 milyonluk teminat itirafı…

Dışişleri Bakanlığı'ndan bazı ülkelerin yetkililerinin 1915 olaylarına ilişkin beyanlarına dair açıklama

Dışişleri Bakanlığı’ndan bazı ülkelerin yetkililerinin 1915 olaylarına ilişkin beyanlarına dair açıklama

Bakanlık, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
“Güney Kafkasya’da ortaya çıkan barış ve uzlaşı iklimi, bölgenin bir işbirliği ve istikrar havzası haline gelmesini isteyenlerin, tarihten husumet üretmeye çalışan kesimlere verdiği güçlü bir cevaptır.” ifadesine yer verilen açıklamada, 1915 olaylarına ilişkin tartışmada, tarafların, meselenin siyasi istismar konusu haline getirilmemesi gerektiği yönündeki tavırlarının net olduğu belirtildi.
Açıklamada, bazı üçüncü ülke siyasetçilerinin, meseleyi dar siyasi hesapları için kullanmaya çalıştıkları veya kendi sorumluluklarının üstünü örtmeye çabaladıklarının görüldüğü aktarıldı.
Yüzyıllar boyunca birlikte yaşama kültürünün en güçlü örneklerini barındıran Türkiye’nin, 1915 olaylarının hakkaniyetli ve bilimsel bir zeminde incelenmesi amacıyla arşivlerini açtığı ve bir “Ortak Tarih Komisyonu” kurulmasını önerdiği kaydedilen açıklamada, bu önerinin geçerliliğini koruduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, “Niyeti yapıcı olan üçüncü tarafları, ortak ve adil bir hafızaya ulaşmaya yönelik çabaları ve son dönemde gelişen yapıcı diyalog ortamını desteklemeye davet ediyoruz.” ifadesine yer verildi.
Savaşın 56. günü! ABD-İran hattında flaş gelişme: Müzakere masası kurulacak mı? Tahran’dan 3 ülkeye kritik ziyaret
Son dakika… Yatırımcıya vergi avantajı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız…

Tutuklanan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in ifadesi ortaya çıktı: 52 milyonluk teminat itirafı

Tutuklanan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ifadesi ortaya çıktı: 52 milyonluk teminat itirafı

Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Onursal Adıgüzel, etkin pişmanlıktan faydalanan iş kadını H.Ö.’nün emsal transferi için vermiş olduğu 52 milyon liralık teminatın bozdurulduğu iddiasına ilişkin, “Teminatı bozdurarak ve borçlanarak maaşları ödedik. Daha sonra ben yapmış olduğum incelemede, bu teminatın bir önceki dönemde bozdurulma aşamasına getirildiğini fakat seçim sürecinden dolayı bozdurulamadığını düşündüm. Teminatın bozdurulmasının sorun çıkaracağını anladıktan sonra arkadaşlara bu işin yasal bir şekilde ve kamu haklarını koruyacak bir şekilde halledilmesi talimatını verdim.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevinden uzaklaştırılan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, başkan yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine “rüşvet”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.
Şüpheli Adıgüzel, savcılıkta verdiği ifadesinde, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren şüpheli iş kadını H.Ö.’yü Ataşehir’de iş yapan müteahhit olarak tanıdığını, seçim sürecinde tanışmaları dışında kendisiyle bir samimiyetinin olamadığını söyledi.
H.Ö.’nün iskan için ödeyeceği harcın bir kısmının çekle belediyenin borçlu olduğu firmalara ödendiği iddiasına ilişkin bilgisi olmadığını savunan Adıgüzel, “Mali işler bunu daha iyi bilir. Belediye, borçlarını dönem dönem çekle ödemektedir. H.Ö.’nün ifadesi tamamen iftiradan ibarettir. E.Ç. denilen kişinin benim adımı kullanarak para istemesinin benimle bir alakası yoktur. Benimle hiç kimse böyle bir para muhabbeti içerisine giremez.” dedi.
Son dakika… Yatırımcıya vergi avantajı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız
Yapılan tüm iş ve işlemlerde kanuna, nizama uygun davranılmasını çalışma arkadaşlarından talep ettiğini ifade eden Adıgüzel, göreve geldikten sonra kasada 4 milyon lira civarında para olduğu ve maaş ödemelerinde zorlandıklarını öne sürdü.
Adıgüzel, H.Ö.’nün emsal transferi için vermiş olduğu 52 milyon liralık teminatın bozdurulduğu iddiasına ilişkin şunları kaydetti:
“Ben maaşları ödeyemeyince dönemin belediye başkan yardımcısı Deniz Kutlu beni aradı. Emsal transferi için verilmiş olan 52 milyon liralık teminatın bozdurularak maaşların ödenebileceğini söyledi. Ben de kendisine ‘Bu konuda teknik bir problem yok değil mi?’ diye sordum. Kendisi de bana herhangi bir problemin olmadığını söyledi. Teminatı bozdurarak ve borçlanarak maaşları ödedik. Daha sonra ben yapmış olduğum incelemede, bu teminatın bir önceki dönemde bozdurulma aşamasına getirildiğini fakat seçim sürecinden dolayı bozdurulamadığını düşündüm. Teminatın bozdurulmasının sorun çıkaracağını anladıktan sonra arkadaşlara bu işin yasal bir şekilde ve kamu haklarını koruyacak bir şekilde halledilmesi talimatını verdim. Buradan sonra da bu konuya çok dikkatli yaklaştım.”

“KAMU MENFAATİNİ ÖNCELEDİK”
İskan ve yapı tadilat ruhsatlarıyla alakalı kimseden bir kuruş para istemediğini ileri süren Adıgüzel, Ataşehir Belediye Başkanı olduktan sonra birçok kişinin kendisiyle yakınlık kurmaya çalıştığını, kendisinin ise eskiden tanımadığı kimseyle kesinlikle bir yakınlık kurmadığını ifade etti.
Herhangi bir şaibenin önüne geçmek amacıyla hayat standardını bu şekilde sürdürdüğünü, arkadaşlarına da bunu telkin ettiğini dile getiren Adıgüzel, “H.Ö.’nün, iskan sürecinde yaşamış olduğu problemleri gelip bana anlatması gerekirdi. Kendisinden benim adıma bir para talep edildiyse ve bu para verildikten sonra işi olmadıysa, benim yanıma gelip hesabını sorsaydı. Ben hiç kimseden para almadım, almam da. H.Ö. ile de böyle bir ilişkim olmadı, olamaz da. Kendisinin bana gelip durumu anlatması halinde ben gereğini yapardım. H.Ö’den herhangi bir maddi menfaatim olsaydı kamuyu düşünmez, tüm işlemleri sıkıntısız bir şekilde hallettirirdim. Eğer H.Ö.’den bir para almış olsaydık onun esiri olurduk. Dediği her şeyi de yapmak zorunda kalırdık, böyle bir şikayet de ortaya çıkmazdı.” ifadelerini kullandı.
Adıgüzel, ifadesinde ayrıca şunları söyledi:
“Biz kamu menfaatini önceledik. Yapılan işlemin hepsinin kanunu ve yasaya uygun olmasına dikkat ettik ve bu konuda arkadaşları da uyardım. Emniyette telefon şifremi vermek istemedim. Burada da şifremi paylaşmak istemiyorum. Telefonumda özel hayatıma ilişkin bilgiler vardır. Kamuoyuna yansıyan diğer dosyalarda özel hayatın gizliliği ihlal edildiğinden bu konuda şifremi paylaşmak istemiyorum. Ben üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Şeffaf, kamuya yararlı belediyecilik anlayışıyla Ataşehir ilçesine hizmet ediyorum. Tüm arkadaşlarıma da kanunlar ve yasalara uygun şekilde kamu yararını gözeterek çalışmaları yönünde talimat vermiştim. Her zaman da bu konuda arkadaşlarımı uyardım.”
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar

Bakan Çiftçi'den Rize'de anlamlı mesaj: Okumak yalnızca kültürel bir faaliyet değil manevi bir sorumluluk

Bakan Çiftçi’den Rize’de anlamlı mesaj: Okumak yalnızca kültürel bir faaliyet değil manevi bir sorumluluk

Çiftçi, Çay Çarşısı yanındaki alanda organize edilen “3. Rize Kitap Fuarı”nın açılış töreninde, Karadeniz’in yeşiliyle yoğrulmuş, yağmuruyla bereket bulmuş, insanıyla irfanı temsil eden Rize’de kitap fuarı açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İlginizi Çekebilir
Kitap fuarının bilgiye, hikmete ve düşünce dünyasına katkı sunmasını temenni eden Çiftçi, “Kitap, insanlık hafızasının en sahih taşıyıcısıdır. Bizim medeniyetimiz de satır satır, kelime kelime inşa edilmiştir. Bir milletin ufku, okuduğu kitapların derinliğiyle, istikameti ise o kitaplardan süzülen hikmetle tayin edilir. Çünkü kitap bilgi verirken aynı zamanda bir idrak kazandırır, bir vicdan inşa eder, bir duruş öğretir.” diye konuştu.
Çiftçi, kitap fuarlarının yayınevlerinin, yazarların ve okuyucuların bir araya geldiği adres olduğu kadar, aynı zamanda fikirlerin buluştuğu, düşüncelerin derinleştiği, yeni ufukların çizildiği bir medeniyet mekanı da olduğunu aktardı.
Okumanın yalnızca kültürel bir faaliyet değil, aynı zamanda derin bir manevi sorumluluk olduğunun altını çizen Çiftçi, şöyle devam etti:
“Zira yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ilk emri şu şekilde nazil olmuştur, ‘Oku! Yaratan Rabb’inin adıyla oku.’ Bu ilahi hitap, sadece harfleri okumayı değil, kainatı okumayı, insanı anlamayı, varlığın hikmetini kavramayı emreden büyük bir çağrıdır. Sevgili Peygamberimiz de ilmin ve hikmetin, öğrenmenin önemini şu sözleriyle, hadisleriyle ifade etmiştir, ‘İlim talep etmek her Müslümana farzdır.’ Bu anlayış, bizim medeniyetimizin temelini oluşturmuştur. İslam medeniyeti, ilmi ve irfanı merkeze alarak yükselmiş, kalemi kutsal bir emanet, bilgiyi ise insanı yücelten bir değer olarak görmüştür. Asırlar boyunca kurduğumuz medeniyet, kitapla, kalemle, hikmetle yoğrulmuş, ilim ehline hürmet, kaleme saygı, söze değer üzerine inşa edilmiştir. Bu anlamda kitap, sadece bilgiye ulaşmanın aracı değil, aynı zamanda insanın kendini tanımasının, Rabb’ini bilmesinin ve hakikatle buluşmasının da bir vesilesidir.”

“OKUYAN BİR TOPLUM, SORGULAYAN, ÜRETEN, AHLAKLA KENDİNİ İNŞA EDEN BİR TOPLUMDUR”
Okuyan bir toplumun sorgulayan, üreten, ahlakla kendini inşa eden bir toplum olduğuna dikkati çeken Çiftçi, bilginin yüzeyselleştiği, hakikatin zaman zaman gölgede kaldığı bir çağda derinlikli okumalar yapmanın, düşünceyi ve hikmeti tahkim etmenin her zamankinden daha büyük bir önem arz ettiğini anlattı.
Yazar, çevirmen ve mütefekkir Cemil Meriç’in, “Kitap, zekayı kibarlaştırır.” sözünü de hatırlatan Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:
“Kitap, insanın zihnini inceltir, kalbini yumuşatır ve onu daha anlamlı bir varoluşa davet eder. Okuyan insan, kendini dönüştürüp inşa ederken, içinde yaşadığı toplumu da dönüştürme iradesine sahip olur. Bu sebeple şehirlerimizde düzenlenen kitap fuarları, kültürel kalkınmamızın en önemli unsurlarından biridir.”
Çiftçi, kitap fuarının, şehrin kültürel hayatına ve entelektüel birikimine anlamlı katkılar sunacağını belirterek, “İnanıyorum ki bu fuar vesilesiyle, nice genç zihnin kitapla tanışmasına vesile olunacak, nice gönülde yeni ufuklar açılacaktır. Belki de bu fuarda bir kitabın sayfaları arasında bir gencin hayatına yön verecek bir cümle, bir fikrin tohumu yeşerecektir.” dedi.

Organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen Rize Valiliğine, Rize Belediye Başkanlığına, ilgili kurumlara, yayınevlerine teşekkür eden Çiftçi, 3. Rize Kitap Fuarı’nın Rize’nin ve ülkenin kültür hayatına katkı sunmasını temenni etti.
Konuşmaların ardından Bakan Çiftçi ve protokol üyeleri, 10 gün kitapseverleri ağırlayacak fuarın açılışını gerçekleştirdi.
Törene, Vali İhsan Selim Baydaş, AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, Belediye Başkan Vekili Abdülkadir Öksüz, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Katmer, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, diğer ilgililer, yazarlar ve vatandaşlar katıldı.
Netanyahu’nun tıbbi raporu açıklandı! Kanser olduğu ortaya çıktı: ‘Aylardır gizliyordu’…

7 yaşındaki Yüsra'nın ölümü: 15 doktor için soruşturma izni verildi

7 yaşındaki Yüsra’nın ölümü: 15 doktor için soruşturma izni verildi

Bursa’da 2024 yılı 19 Mayıs’ta hayatını kaybeden 7 yaşındaki Yüsra Türkoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nin “soruşturma izni verilmemesine” ilişkin kararı kaldırmasının ardından, aralarında bir profesörün de bulunduğu 15 doktor hakkında soruşturma izni verildi.

Mahkeme kararında, olayın oluş şekli ve dosya kapsamındaki iddiaların ancak savcılık tarafından yürütülecek kapsamlı bir soruşturma ile netleştirilebileceği belirtilerek, önceki kararın hukuka uygun olmadığına hükmedildi. Bu doğrultuda dosya, gereği yapılmak üzere Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
7 yaşındaki Yüsra yanlış serumdan hayatını kaybetti iddiası! Otopsi raporu ortaya çıktı

Yaklaşık 2 yıl önce Bursa Şehir Hastanesi’nde yaşanan olayda, Türkoğlu ailesi bahar nezlesi şikâyeti bulunan kızları Yüsra’yı akşam saatlerinde hastaneye götürdü. Ailenin iddiasına göre tedavi sürecinde yapılan tıbbi uygulamaların ardından çocuk kısa sürede fenalaştı. Yaklaşık 17 saatlik sürecin sonunda Yüsra hayatını kaybetti.

“17 SAAT İÇİNDE EVLADIMIZI KAYBETTİK”
Acılı anne Bursa Türkoğlu, sürece ilişkin yaptığı açıklamada kızını sağlıklı şekilde hastaneye götürdüklerini belirterek, “Elimizden tutarak götürdüğümüz çocuğumuzu 17 saat sonra kaybettik. Çok şükür soruşturma izni çıktı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu acıyı kimse yaşamasın” ifadelerini kullandı.
Soruşturma izni verilen sağlık personelinin isimleri; Dr. M.G., Dr. C.A., Uzm. Dr. M.M.G., As. Dr. T.P., As. Dr. T.D.S., As. Dr. G.E.Ö., As. Dr. H.B.Ö., Uzm. Dr. A.G., Doç. Dr. A.O., As. Dr. H.Z.T., As. Dr. Ü.Y., Uzm. Dr. B.A., Uzm. Dr. N.G., Prof. Dr. M.T. ve Uzm. Dr. B.M. şeklinde yer aldı.
Olayla ilgili soruşturma sürecinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüleceği öğrenildi.
Yürüyerek gittiği hastanede hayatını kaybetmişti! Yüsra’nın ölümünde korkunç detay

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanmıştı: Mustafa Türkay Sonel aracını cephaneliğe çevirmiş!

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanmıştı: Mustafa Türkay Sonel aracını cephaneliğe çevirmiş!

Türkiye’yi sarsan Gülistan Doku soruşturmasında yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in aracı olduğu öne sürülen otomobilin bagajında, uzun namluluların da olduğu çok sayıda silah ve mühimmatın bulunduğu fotoğraf ortaya çıktı. Ayrıca Mustafa Türkay Sonel’in uzun namlulu silahla poz verdiği bazı fotoğraflar da yer aldı.

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında özel ekip kurulmasını talep etti. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67’si ana arter olmak üzere toplam 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Soruşturmada cinayet şüphesiyle 14 ve 17 Nisan’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 15 şüpheli gözaltına alındı. Yurt dışındaki şüpheli Umut Altaş içinse kırmızı bülten talebinde bulunuldu.

VALİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi.
İlginizi Çekebilir
Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
GİZLİ TANIK ŞUBAT: BAŞINDAN VURULARAK ÖLDÜRÜLDÜ
Soruşturma devam ederken, jandarmaya başvuran gizli tanık Şubat, 10 Ocak 2025’te JASAT ekiplerine verdiği ifadede, Doku’nun kaybolduğu gün öğle saatlerinde Sarı Saltuk Viyadüğü’nden, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı otomobille alınarak Rostan-Dinar mevkisine götürüldüğünü öne sürdü. Gizli tanık, Gülistan’ın burada araç içerisinde bir silahla başından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Tanık, olayın ardından Doku’nun aynı bölgede gömülmek istendiğini ancak daha sonra cesedin Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyünde, mezarlığın da bulunduğu türbenin yanındaki büyük bir ağacın altına gömüldüğünü ileri sürdü. Tanık beyanında ayrıca cesedin yaklaşık 1-2 yıl önce yerinin değiştirilerek Pertek’te başka bir köye taşındığını da iddia etti.
Gülistan Doku soruşturması: ‘Silahım yok’ demişti! Eski valinin oğlunun tabancalı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı
DARALTILMIŞ BAZLA İZ SÜRÜLDÜ
Dosyadaki baz raporundaki teknik verilere göre; Gülistan’ın kaybolmasından önce 27 Aralık 2019’da Gülistan Doku’nun telefonu ile dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş’ın telefonları Gençlik Merkezi civarında aynı anda sinyal verdi. Bu durum, şüphelilerin Gülistan’la olaydan önce de görüştüğünü gösterdi. Ayrıca Gülistan Doku’nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Erdoğan Elaldı ve Şükrü Eroğlu’nun telefonlarının aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi. ABD’ye kaçan şüpheli Umut Altaş’ın telefonunun Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde saat 19.28’den 21.36’ya kadar sabitlendiği, saat 22.08’den itibaren de valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgeye gelerek Umut Altaş ile buluştukları, baz istasyonu verileriyle kesinleşti.

GİZLİ TANIĞIN TARİF ETTİĞİ YERDE MEZAR YERİ TESPİT EDİLDİ
Gizli tanığın ifadesinin ardından Başsavcı Ebru Cansu ile JASAT ve yer altı görüntüleme operatörü tarafından 12 Ocak günü Pertek ilçesi Koçpınar köyü girişindeki mezarlık yanında arama yapıldı. Ardından hazırlanan raporda, koordinatları belirlenen bölgede yaklaşık iki saat süren tarama çalışması gerçekleştirildiği, yapılan incelemelerde cihazın uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk tespit edildiği ifade edildi. Söz konusu boşluğun; yaklaşık 1,60-1,70 metre uzunluğunda, 70-80 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 80 santimetre derinliğinde olduğu, mezar görüntüsüne benzediği kaydedildi. Raporda ayrıca tespit edilen boşluğa bir kişinin gömülmüş olabileceği, daha sonra da çıkarılmış olabileceği değerlendirmesine de yer verildi. Bu sürenin yaklaşık 1 ila 2 yıl arasında olabileceği belirtilirken, raporda boşlukta cesetle birlikte sırt çantası benzeri bir eşya ile silahın da gömülmüş olabileceği, bölgede oluşan oksitlenmenin de bu durumu desteklediği kaydedildi.
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
GÜLİSTAN’A DAİR İZ ARANDI
JASAT ekipleri Gülistan Doku’ya dair bir iz bulmak amacıyla Koçpınar Hasan Ali Türbesi ve köy mezarlığı çevresi, Çalıözü, Konurat ve Yakabaşı köyleri, merkez Rostan ile Dinar arasındaki ağaçlık alan, Pülümür Vadisi’nde Marçik mevki, Pertek ilçesine bağlı Çataksu köyü Rabat mevki, Yolkanak ve Demirkapı köyleri ile Ovacık ilçesinde Munzur Dağı eteklerindeki Karataş köyünde arama yaptı. Aramalar, Koçpınar köyünde bulunan mağara, Pertek ilçesi Sağman köyü, Çemişgezek ilçesi Kaledibi mezarlığı çevresi, Tunceli merkez mezarlığı, Çiçekli köyü yakınlarındaki 100. Yıl Ormanı, Doluküp köyü yolu üzerindeki ağaçlık alan ve Munzur Üniversitesi karşısındaki mezarlıkta da sürdürüldü. Çalışmaların tamamına Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu da katıldı. Ayrıca Doku’nun öldürüldükten sonra cesedinin terör örgütü tarafından geçmiş dönemlerde kullanılmış olabileceği mağaralara götürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde durularak, bu bölgelerde de detaylı arama yapıldı. Yer altı görüntüleme cihazlarıyla 17 noktada toplam 40 kilometrelik alanda arama yapılırken, Gülistan Doku’ya ait herhangi bulguya ulaşılamadı.
7 yaşındaki Yüsra’nın ölümü: 15 doktor için soruşturma izni verildi…

Emine Erdoğan: Toplumumuzun kurucu kodlarına, hamiyet kültürüne sımsıkı sarılmalıyız

Emine Erdoğan: Toplumumuzun kurucu kodlarına, hamiyet kültürüne sımsıkı sarılmalıyız

Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneğinin (TOGEM-DER) bu yıl “iyilik, sürdürülebilirlik ve dayanışma” temasıyla organize ettiği 4. Cemre Çarşısı’nın açılışına katıldı. Beyoğlu’ndaki The Peninsula Oteli’nin fuaye alanında kurulan çarşının açılışında konuşan Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın iyiliğin cemre olup hayatın manevi toprağına düştüğü hayırlı bir platform olduğunu belirtti.
İlginizi Çekebilir
Emine Erdoğan, dünyanın merhamet damarlarının kuruduğu bu çağda vicdanlara bahar gelmesine ziyadesiyle ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, kötülüğün sıradanlaşmasına verilecek en güçlü cevabın hayır ve hasenatın çoğalması olduğunu dile getirdi.
Sezai Karakoç’un “Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz.” sözüne atıfta bulunan Erdoğan, “İşte o zaman iyilik, hayatı güzelleştirip anlam katmanın simyası olur. Eğer arkamızda bir ayak izi bırakacaksak bu iz, insanlık için atılmış adımlardan arda kalan, kalbe dokunan izler olmalıdır. Çok şükür, bizim topraklarımız böyle izlerle dopdolu. Nitekim bizler, hayatın anlamını ve varlık sebebimizi, iyilik yapmak için vesileler aramada, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve tüm canlılara el uzatmakta buluyoruz. Malumunuz, merhametin bizde uzun bir tarihi ve geleneği vardır.” diye konuştu.
Emine Erdoğan, Osmanlı’da kurulan vakıf sayısının 26 bini geçtiğini söyledi.
“NE MUTLU Kİ BU RUH, BUGÜN DE CEMRE ÇARŞISI’NDAN YÜKSELİYOR”
Bunun alelade bir sayı değil ecdadın kurduğu medeniyetin nasıl da insan odaklı olduğunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Vakıfların mahiyetine baktığımızda insanla beraber içine doğayı da alan bütüncül bir medeniyet tasavvuru görüyoruz. Dayanışmanın toplumsal yaşamın bel kemiği olduğunu ve iyiliğin gündelik bir yaşam pratiği haline geldiğini anlıyoruz. Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor.” ifadelerini kullandı.
TOGEM-DER’in örnek sivil toplum kuruluşu olduğunu vurgulayan Erdoğan, derneğin bugüne kadar eğitim ve sağlık alanlarında çok önemli projeler yürüttüğünü, binlerce ihtiyaç sahibi aileye gıdadan ev eşyasına kadar birçok kalemde yardım ulaştırdığını anlattı.
Emine Erdoğan, derneğin çeyiz yardımlarıyla nice yuvalar kurulmasına vesile olduğunu, gerek Cemre Çarşıları gerekse “Artsın, Eksilmesin Dönüşüm Pazarları”yla, aileleri desteklediğini, sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturduğunu, TOGEM-DER’in iyiliğe sınır çizmediğini, insani krizlerde sınırların ötesine de yardım götürdüğünü belirtti.
Türkiye’nin çok güçlü bir sivil toplum ağının bulunduğunu, onları “iyilikte saf tutanlar” olarak gördüğünü dile getiren Erdoğan, “Bu safın en güzel yanıysa kimseyi ayırmadan, iyiliği ortak bir vicdan dili haline getirmesidir. Hazreti Mevlana’nın da dediği gibi ‘Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.” dedi.
“AİLE, İNSANLIĞIN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU PEK ÇOK SORUNUN ÇÖZÜM MERKEZİDİR”
Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Çağımıza baktığımızda savaşlarla yorulmuş bir dünya, tüketim alışkanlıklarıyla yok edilen doğal kaynaklar, vicdandan uzaklaşan bir insanlık görüyoruz. O zaman bize bir panzehir lazım. Cemre Çarşısı’nın bu seneki teması olan ‘aile, iyilik ve sürdürülebilirlik’, aslında bize çözümün ne kadar yakınımızda, tabiri caizse elimizin tam altında olduğunu söylüyor. Zira aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir çünkü eğitimden değer aktarımına kadar, hayatın tüm temel süreçleri aile çatısı altında şekillenir. Çocuktaki cevheri işleyen, davranış kalıplarını oluşturan, benlik duygusunu inşa eden ailedir. İnsanlığa sevgiyle bağlı, doğayla bağ kuran ve israfın karşısında bilinçle duran nesiller ancak anne babanın verebileceği bir vicdan eğitimiyle yetişir.”
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
Küresel harekete dönüşen “Sıfır Atık” projelerinin en güçlü taşıyıcısının aileler olduğunun altını çizen Erdoğan, “Çünkü bir çocuğun geri dönüşümü, emeğe saygıyı ve nimetin kıymetini en etkili şekilde öğrendiği yer, okuldan önce aile ocağıdır. Buradan hareketle, sürdürülebilir bir gelecekle özü, dokusu ve ruhu korunmuş aile kurumu arasında doğrudan bir ilişki olduğu açıktır.” dedi.
Emine Erdoğan, modern dünyada aile bağlarının zayıfladığı ve aile kurumunu zedeleyen birçok riskin bulunduğuna dikkati çekerek, bu sebeple geçen yılı “Türkiye’de Aile Yılı”, 2026-2035 dönemini “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan ettiklerini vurguladı.
Bu girişimlerin önemli bir toplumsal diyalog kanalının açılmasına vesile olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz fakat bu, hepimizin ortak gayreti olmalı, hepimiz kendimizi bu mücadelenin en önemli paydaşı olarak görmeliyiz. Bunun için toplumumuzun kurucu kodlarına, bilhassa hamiyet kültürüne sımsıkı sarılmalıyız. Bizi biz yapan değerlerimizin hiçbir şekilde, ‘Bir zamanlar’ diye başlayan cümlelere hapsolmasına izin vermemeliyiz çünkü o cümleler, kökleri beslenmediği ve ihmal edildiği için bugüne aktarılamamış değerlere yakılan ağıtlardır.”
“ALACAĞINIZ HER ÜRÜN BİR İHTİYACI GİDERECEK, SAYISIZ TEBESSÜMÜN VESİLESİ OLACAK”
Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın, söyleşi programları, çocuklara yönelik kültür-sanat faaliyetleri ve mutfak atölyeleri gibi birçok etkinlikle herkes için ilham kaynağı olacağını ifade ederek, organizasyonda emeği geçenleri gönülden kutladı.
Açılış törenine katılarak bu iyilik hareketine güç kattıkları için konuklara teşekkürlerini sunan Erdoğan, “Şimdi iyilik vakti.’ diyor ve sizleri stantlara davet ediyorum. Buradan alacağınız her ürün bir ihtiyacı giderecek, sayısız tebessümün vesilesi olacak.” şeklinde konuştu.
TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen’in ev sahipliğindeki çarşının açılışına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile eşi Özlem Kacır, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşi Nuran Fidan, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun eşi Hatice Hacıosmanoğlu, bazı belediye başkanları, hayır çarşısının sponsorları, iş insanları, yapımcılar, yönetmenler, şefler, dizi ve sinema sanatçıları, şarkıcılar, ekran yüzleri, gazeteciler, modacılar ve sosyal medya içerik üreticileri de katıldı. Açılış töreni, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
PROGRAMDAN NOTLAR
Törenin ardından çarşıyı gezen Emine Erdoğan, stant görevlileriyle sohbet ederek geliri derneğin sosyal yardım faaliyetleri ve projelerinde kullanılacak ürünlerden alışveriş yaptı.
Emine Erdoğan, tekstilden ev aksesuarına, gıdadan el sanatlarına kadar 80’i aşkın markanın stant kurduğu çarşıda firmaların sürdürülebilir moda, sıfır atık ve geri dönüşüm faaliyetlerini önceleyen çalışmalarını inceledi.
Tüm stantları ziyaretinin ardından çarşıdaki workshop atölyelerine katılan Emine Erdoğan, mutfak atölyesine geçerek Şef Claudio Chinali ile peynirli makarna yaptı.
İtalya’da artan makarnanın değerlendirilmesiyle ortaya çıkan ve sıfır atık mutfağı anlayışına dayanan yemekte beyaz makarna, çökelek peyniri ve maydanoz kullanıldı.
Emine Erdoğan, daha sonra kendi himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen, Türkiye’nin kültürel, coğrafi ve yerel zenginliklerini koruyarak dünyaya tanıtmayı, yerel üreticileri desteklemeyi ve Anadolu’nun bereketini dijital platformlara taşıyarak ekonomik kalkınmayı hedefleyen seferberlik projesi “Anadoludakiler”in standını ziyaret etti.
Netanyahu’nun tıbbi raporu açıklandı! Kanser olduğu ortaya çıktı: ‘Aylardır gizliyordu’…

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: 'Silahım yok’ demişti! Fotoğrafları ortaya çıktı...

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: ‘Silahım yok’ demişti! Fotoğrafları ortaya çıktı…

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında özel ekip kurulmasını talep etti. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı.
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.

Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
15 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI, 1 ŞÜPHELİ FİRARİ
İlk operasyonda aralarında Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14’üncü şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunuldu. 17 Nisan’da düzenlenen 2’nci operasyonda dönemin Valisi Tuncay Sonel ve Gülistan’ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi ve ardından İl Sağlık Müdürü görevini de yürüten Çağdaş Özdemir gözaltına alındı.
İlginizi Çekebilir
VALİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, işlemlerinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği’ tarafından ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ
Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait yeni bir fotoğraf ortaya çıktı.
Okullarda 7 yeni tedbir! Bakan Tekin tek tek açıkladı

Soruşturma dosyasına giren fotoğrafın, Tuncay Sonel’in kentte gerçekleştirdiği bir kurum ziyareti sırasında çekildiği öne sürüldü. Fotoğrafta Mustafa Türkay Sonel’in kamuflaj kıyafeti giydiği ve üzerinde tabanca bulunduğu görülüyor.
Haber Detay Görsel Slider
‘TABANCAM YOK’ DEMİŞTİ
Mustafa Türkay Sonel savcılıkta ifadesinde, “Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” dedi.

ARACININ BAGAJINDAKİ SİLAHLARIN FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI
Gülistan Doku soruşturması kapsamında ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in aracı olduğu öne sürülen otomobilin bagajında, uzun namluluların da olduğu çok sayıda silah ve mühimmatın bulunduğu fotoğraf ortaya çıktı. Ayrıca Mustafa Türkay Sonel’in uzun namlulu silahla poz verdiği bazı fotoğraflar da yer aldı. (DHA)
Savaşın 56. günü…ABD basınından şok iddia! Beyaz Saray’da İran’a karşı ‘sessizlik hazırlık’ başladı: ‘Yeni hedefler belli’…

'Son Balkon' operasyonu! 5 milyonluk vurgun yapan çete çöktü

‘Son Balkon’ operasyonu! 5 milyonluk vurgun yapan çete çöktü

Samsun’da gözetledikleri 10 farklı ikamete balkonlardan girerek yaklaşık 5 milyon TL’lik haksız kazanç elde eden hırsızlık şebekesinden, polisin “Son Balkon” operasyonuyla gözaltına alınan şahıs 10 ayrı hırsızlık olayından da ayrı ayrı tutuklanırken, hurdacı ise savcıdan serbest bırakıldı.
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
SAMSUN’DA ‘SON BALKON’ OPERASYONU
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmada, 2025 ve 2026 yıllarında İlkadım ve Atakum ilçelerinde meydana gelen evden hırsızlık olaylarının failleri tek tek tespit edildi.
EVLERİ GÜNLERCE İZLEDİLER, KAMERALARI KIRDILAR
Şüphelilerin hedef aldıkları evleri önceden izledikleri, içeride hareket olup olmadığını kontrol ettikleri ve genellikle uzun süre kullanılmadığı değerlendirilen yazlık, villa ve bağ evi tarzı konutları tercih ettikleri belirlendi.
Güvenlik kamerası bulunmayan yapıları seçen zanlıların, cam kırarak ya da balkonlardan içeri girip kısa sürede hırsızlığı gerçekleştirdikten sonra olay yerinden uzaklaştıkları ortaya çıktı.
Fenerbahçe’de Galatasaray sonrası olası senaryo! ‘Moraller bozuk’
1 MİLYON 600 BİN TL’YE BLOKE KONULDU
Bazı olaylarda güvenlik kameralarını fark eden şüphelilerin, görüntü alınmasını engellemek amacıyla kameraları sopayla kırdıkları da tespit edildi. Aynı yöntemle 10 farklı evi soyan şüphelilerin yaklaşık 5 milyon TL’lik haksız kazanç elde ettiği belirlendi.Polis ekiplerince düzenlenen “Son Balkon” operasyonunda kimlikleri belirlenen 4 şüpheli eş zamanlı olarak yakalanırken, şüphelilerin banka hesaplarındaki 1 milyon 600 bin TL’ye bloke konuldu.
İkamet ve araçlarda yapılan aramalarda yaklaşık 350 bin TL değerinde ziynet eşyası, 1 milyon TL değerinde kol saati, 100 bin TL değerinde teknolojik ev aletleri, 50 bin TL değerinde parfüm, nakit para ve döviz ile birlikte hırsızlıkta kullanıldığı değerlendirilen malzemeler, termal dürbün, çeşitli kıyafetler ve 7 kesici alet ele geçirildi. Hırsızlık anı ile hırsızın sopa ile kamerayı çekimini engelleme anı saniye saniye güvenlik kamerasına kaydedildi.
10 AYRI SUÇTAN TUTUKLANDI
Ele geçirilen malzemeler sahiplerine teslim edilmek üzere muhafaza altına alınırken, gözaltına alınan şüphelilerden V.Ç. (32) ve N.Ç. (26) ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Polisteki sorgulaması tamamlanan zanlı T.G. (34) ve çalıntı malları satın aldığı ileri sürülen hurdacı H.K. (59) bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Hurdacı H.K., savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakılırken, 10 ayrı evden hırsızlık yapan T.G. ise çıkartıldığı nöbet mahkemece her bir hırsızlık olayından ayrı ayrı 10 kez tutuklandı.
Akılalmaz sapıklık! Tuvaletten delik açtı, komşusunun banyosunu izledi…

Nişanlı çift, 1,5 milyon TL ile düğün yapmak yerine ezber bozdu: Çünkü ikimizin ailesi de çok kalabalık

Nişanlı çift, 1,5 milyon TL ile düğün yapmak yerine ezber bozdu: Çünkü ikimizin ailesi de çok kalabalık

Eskişehir’de yaşayan 24 yaşındaki Melek Büşra Akkuş ve evlilik hazırlığı yaptığı erkek arkadaşı 21 yaşındaki Enes Bostan evlilik için biriktirdikleri para ile İstiklal Mahallesi İki Eylül Caddesi üzerinde bulunan bir iş hanından lokanta devraldı. Yaklaşık 1 buçuk milyon TL harcayan gençler, işletmelerini açmayı başardı. Genç girişimci çift yaklaşık 6 aydır lokantalarını işletip hem kendi paralarını kazanıyor hem de düğünleri için para biriktiriyor.
Üniversite mezunu olan ve öğrencilik yıllarından yarı zamanlı çoğu kez çalışıp aşina olduğu restoran işletmeciliğini yapmakta Akkuş, çok fazla zorlanmadığına değindi.
Evlilik hazırlığı yaptığı erkek arkadaşı ile iş ortağı olmasının kendisi için avantaj olduğuna dikkat çeken Melek Büşra Akkuş, gençlere girişimci olmaları yönünde tavsiyede bulundu.
AVM’de dehşet anları! 3 yaşındaki çocuğun parmağı yürüyen merdivende koptu

“DÜĞÜN PARASIYLA İŞ KURABİLECEĞİMİZİ FARK ETTİK”
Konuyla alakalı konuşan Melek Büşra Akkuş, “24 yaşındayım. Ortopedi okudum, sonra yüksek lisans yaptım. Daha sonra ‘evleneceğiz’ diye ayırdığımız düğün parasıyla ‘kendi işimizi kuralım’ diye düşünerek lokanta açtık. Ben okurken de restoranlarda, lokantalarda ustalık yapıyordum. Kendi restoranımı açmak hayalimdi. Bizim artık evlenmemiz gerekiyordu, bayağıdır sevgiliyiz. İnsanlar bize ‘Evlenin artık, düğün yapın’ diyorlardı. Kendi aramızda oturup konuştuğumuz zaman, düğün parasıyla iş kurabileceğimizi fark ettik. Çünkü ikimizin de ailesi çok kalabalık. O parayla düğün yapmak yerine önce iş kurup, sonra işten kazandığımız parayla düğün yapmak daha mantıklı geldi. O yüzden şimdi düğün paramızla açtığımız lokantayı işletiyoruz. Burayı açalı daha 6 ay oldu, henüz çok yeniyiz. Bizde personel diye bir şey yok, hepimiz çalışanız. Çoğunlukla ‘Biz kendi işimizin amelesiyiz’ diyoruz zaten. Devraldığımız tutar çok ufak bir rakamdı, 450-500 bin gibi bir tutardı. Ama tadilatı falan derken cebimizden 1 milyon, hatta belki de 1 buçuk milyon çıktı” dedi.
“GÜNDE, ET, TAVUK FARK ETMEKSİZİN 15 ÇEŞİT YEMEK ÇIKIYOR”
Dükkânında müşterilerine sunduğu menü hakkında da konuşan Melek Büşra Akkuş, “Ortakla çalışmanın şöyle bir dezavantajı var: ‘Ortağınızın yere attığı bir kürdan bile her zaman size batar’ derlerdi; inanmazdım. Bu, nişanlınız olsa bile öyle oluyormuş. Bir de nazının geçtiği bir insan olunca ya sen bütün yükü ona yıkıyorsun ya da o bütün yükü sana yıkıyor. O yüzden zor ama güzel yanları da var. Birbirine patronluk taslamayan iki ortağız ve beraber çalıştığımız zamanlar çok eğlenceli geçiyor. Günde, et, tavuk fark etmeksizin 15 çeşit yemek çıkıyor. Gayet de uygun fiyatlıyız. Aklınıza gelebilecek her yemek çıkıyor; sadece Türk yemekleri değil; Çin yemekleri, Doğu Anadolu gibi her bölgeden yemek çıkarıyoruz” diye konuştu.
“ÇOK HIRSLI, HER GÜN AYNI SAATTE O BENİ ARAR KALDIRIR”
Genç bir işletmecinin dükkânında çalışmaktan duyduğu mutluluğu anlatan usta şef Burhanettin Bilen şöyle konuştu;
“Bolu Mengenliyim, yemek uzmanıyım. Almanya, Medine, Kıbrıs gibi yerlerde görev yaptım. Patronumuz çok süper bir kızımız, o benim torunum. Çok hırslı, her gün aynı saatte o beni arar kaldırır, bazen ben ararım; iletişimi hiç kesmeyiz. Gençlere tavsiyem çalışmaları, özellikle bu işte. Ben imamdım, istifa ettim ve bulaşıkçı olarak başladım. Bulaşıkçılıktan ustalığa yükseldim. Bir usta 150 bine çalışıyor, az para değil.”
Nikahlı eşinin takılarını çalıp, sevgilisine düğün yaptı: Benim altınlarımla kurulan evde oturuyorlar…

deneme bonusu veren sitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/Deneme Bonusu Veren Sitelersilvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winbahis sitelerigrandpashabetgrandpashabetJojobettürk ifşabetistextrabetpokerklasstonebahispradabetdeneme bonusucasibomtophillbettophillbetmeritkingbahiscommarsbahisbetebetbahiscasinosonbahisngsbahissahabetfixbetgalabetmatbetbetasusbetasusmarsbahisikimislijokerbetjokerbet girişcasibomgrandpashabet girişmarsbahis güncel girişmatadorbetonwinkavbetsahabetbetebetDeneme bonusumarsbahisteosbet1winromabetesbetsonbahisamgbahisonline casinosdizipalcasino sitelerisahabetmatbetsekabetjojobet girişmatbetimajbetpusulabetvdcasinojojobetvdcasinomatbetpusulabetjojobetjojobet girişmarsbahisimajbetonwinteosbet girişbetpuan girişsahabetesbet girişbetsalvador girişnesinecasino girişgrandpashabetkralbetwbahisbetlikebahislionjojobet girişjojobet girişmarsbahismarsbahis girişbetgitJojobetcasibomslotbarbetgitbetgit giriş1win girişbahiscasinoMercurecasinowbahis giriş1wincratosroyalbet girişMarsbahisMarsbahis Girişbetplaynesinecasino girişwbahisBettilt girişcratosroyalbetibizabet girişnesinecasinonesinecasinoCasibomtipobetHoliganbet girişBetpasimajbetHoliganbet