BIST 100
12.070,17 -0,40%
DOLAR
49,5250 0,11%
EURO
55,5994 -0,09%
GRAM ALTIN
6.641,62 0,10%
BITCOIN
81.676,00 -0,41%
FAİZ
39,44 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
91,78 0,44%
GBP/TRY
65,8233 0,02%
EUR/USD
1,1213 -0,06%
BRENT PETROL
103,60 -0,46%
ÇEYREK ALTIN
10.859,06 0,10%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °

HABER

Esenyurt’ta ‘güzellik merkezi’ tuzağı iddiası: Senet imzalatıp icrayla tehdit ettiler

Esenyurt’ta ‘güzellik merkezi’ tuzağı iddiası: Senet imzalatıp icrayla tehdit ettiler

Esenyurt’ta bazı şahısların hanutçuluk yöntemiyle yoldan geçen insanlara ‘güzellik merkezinde işlem yapalım’ bahanesiyle senet imzalattığı iddia edildi. Vatandaşlar ise icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. Olay, İstanbul Esenyurt’ta meydana geldi. İddiaya göre ilçe meydanlarında yürüyen vatandaşları durduran özellikle öğrenci olduğunu söyleyen hanutçular, güzellik merkezlerine müşteri çekmeye çalıştı. Şahısların mağdur vatandaşları genellikle “En azından bir görüşme yapın, prim kazanalım” diyerek kandırdığı iddia edildi. Güzellik merkezinde ise ön kayıt adı altında sözleşme imzaladığını zanneden vatandaşlar senetler imzalatılarak borca sokuldu.
16 günde evlendiler, takıları eski bir minibüse yatırdılar! ‘Kira yok, elektrik-su bedava’
AVUKATLARI ARATTILAR
Mağdur vatandaşlar güzellik merkezinden hizmet almadıkları halde sözde avukatlar tarafından aranarak farklı rakamlarda “cayma bedeli” istenerek icraya verilmekle tehdit edildi. Mağdurların ailelerini bile aradığı öne sürülen avukatlar, borcunu ödemeyen vatandaşları ise ellerindeki senetlerle icraya verdi.
“LÜTFEN YUKARI GELİN DİYEREK PARA TALEP EDİYORLAR”
Esenyurt meydandan geçen bir vatandaş yaşanan durumla ilgili, “Geliyorlar, ‘pardon bir bakar mısınız, lütfen yukarıya gelir misiniz’ diyorlar. Sonrasında ise para talep ediyorlar. Ben kabul etmedim” dedi.

“10 BİN LİRA İSTEDİLER. VERMEZSEK ‘MAHKEMEYE VERECEĞİZ’ DEDİLER”
Başka bir vatandaş ise, “Benim annemin başına geldi. Aldılar annemi güzellik merkezine götürdüler. Senet imzalatmışlar. Yaklaşık bir 10 bin lira talep ettiler. Parayı vermezsek mahkemeye vereceklerini ifade ettiler ama parayı vermedik. Burada çok rahatsız ediyorlar” diye konuştu.
“PSİKOLOJİK BASKI UYGULADILAR, İMZALAMAK ZORUNDA KALDIM”
Bir işletme tarafından kendisine sözleşme diyerek 3 defa senet imzalatıldığını ifade eden Kader Ünlü, “Aslında ne olduysa meydanda yürürken oldu. Bir çocuğa rastladım ve o şekilde tuzaklarına düştüm. Yukarıya çıktığımda da indirim olduğunu söylediler ve psikolojik baskı uyguladılar. İmza atmak zorunda kaldım. Ertesi gün de bu parayı ödeyemeyeceğimi söylediğimde beni tehdit ettiler. Avukata veririz seni icralık olursun dediler. İlkinde bu şekilde oldu. Bir gün seansıma girmek için geldiğimde bana çay içirdiler, bilmiyorum o çayın içinde ne varsa ikinci imzayı da atmış oldum. Üçüncü imzada da bilmiyorum imzamı mı taklit ettiler, ben mi imza attım hatırlamıyorum ama attığımı hatırlamıyorum. Bu şekilde dolandırıldım. Çünkü ben geçen sefer sustuğum için bu defa onlar benim tepeme bindiler. Ben tek değilim birçok kişi var benim gibi mağdur olan. Ben hakkımı savunmak için bu yola çıktım. Ben normalde 14 bin liralık paket aldım. Onlar benden 45 bin lira para istediler. İlk ödemeyi saymıyorum aramızda halletmiştik ama ikinci seferde beni dolandırmaya çalıştılar. Benim durumumda olan çok kişi var. Korkmasınlar gereken yerlere şikayetçi olsunlar. Şu an senetlerim de çantamda. Caymak istediğimde ücret istediler. Ben de bu ücreti ödeyemeyeceğimi söyledim. Ayrıca kalkıp beni tehdit ettiler. ‘Ben buraya eşimle gelirim’ dedim. Onlar da bana, ‘eşinle gelirsen eşine iftira atarım’ dediler. Sonra da ‘senin imzan bizim elimizde, istediğimiz gibi seni suçlarız’ dediler” şeklinde konuştu.

“KİŞİLERİN İRADESİ SAKATLANDIĞI İÇİN BİR GEÇERSİZLİK SÖZ KONUSU”
Mağdur vatandaşların hangi hukuki yollara başvurabileceğini anlatan Avukat Melih Özmen, “Kişiler özgür iradeleriyle birlikte kanun çerçevesinde sözleşme yapabilirler. Ama burada kişilerin iradesinin sakatlandığı anlaşılıyor. Sözleşme adı altında aslında iradelerini sakatlayarak senet imzalattıklarını ifade ediyorlar. Öncelikle kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu ama burada tabi ispat hukuku devreye giriyor. Kişi, iradesinin sakatlandığını ispat etmeli ki söz konusu senet geçersiz kılınabilsin. Ama ispat noktasında genelde somut vakalarda sorun yaşandığından dolayı kişiler senet borcunu ödemek zorunda kalabiliyor. Burada şu gündeme gelebilir, hukuk sistemimizde menfi tespit dediğimiz bir dava var. Kişinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti aslında bu dava. Burada kişiler, senet karşılığı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ispat edebilirlerse mahkeme nezdinde bu menfi tespit davası kabul edilir ve senet karşılığı borçlu olmadıkları mahkeme kararıyla tespit edilip hüküm altına alınabilir” dedi.
“VATANDAŞIMIZ İMZALADIĞI BELGEYİ BAŞTAN AŞAĞI OKUMALI”
Öte yandan, vatandaşların bir belgeyi imzalamadan önce dikkatle okumasını tavsiye eden Avukat Özmen, “Burada öncelikle vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağıya okumalı. Kendilerine bir metin verildiğinde karşı tarafa tamamen güvenip imza atmamalı. Orada sözleşmenin herhangi bir maddesine gözden kaçırılabilir düşüncesiyle kötü niyetli kişilerce tüketici aleyhine olumsuz bir madde ekleyebilir. Dolayısıyla, vatandaşlarımız sözleşmeyi baştan aşağıya okusunlar. Oldubitti olacak şekilde hemen imzalayın biz size bir hizmet sunmayacağız, sizden bir para istemiyoruz, biz burada, ‘öğrenciyiz, harçlığımız çıksın’ gibi vicdani sebeplerle bu tuzaklara düşmesinler. Dolayısıyla önlerine konan metni baştan sona okuyarak öyle imzalasınlar. Hatta, imzalayacakları metinlerin bir nüshasını da kendilerinde bulundursunlar. Yarın bir gün yaşanacak olumsuzluklarda durumu hatırlamak için bir belge bulundurmaları vatandaşlarımızın lehine olur. Eğer senet imzalayacaklarsa ki bu noktada imzalamamaları gerekiyor. Çünkü senet karşılığı verilen bir ürün yoksa bu durumda sadece hizmet alacaklarsa yalnızca sözleşmeyi imzalasınlar. Burada iradeleri sakatlanıp iş dolandırıcılık noktasına girdiği için savcılık aracılığı ile suç duyurusunda bulunabilirler” diye konuştu.
Candan Erçetin’den şaşırtan itiraf: Kötü yola düştüm!…

Bakanlıktan, 'biberler hayvanlara yem olarak verildi' iddialarına yanıt

Bakanlıktan, ‘biberler hayvanlara yem olarak verildi’ iddialarına yanıt

Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, “Bazı sosyal medya hesapları tarafından, bir üreticiye ait biberlerin hayvanlara yem olarak verilmesine ilişkin görüntülerin, sanki yeni yaşanmış bir olaymış gibi dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir.
İlginizi Çekebilir
Söz konusu görüntüler 2025 yılı Ağustos ayında meydana gelen bir olaya ait olup, 7 Ağustos 2025 tarihinde Ticaret Bakanlığımızca derhal inceleme ve denetim süreci başlatılmış, Bursa Ticaret İl Müdürlüğümüzce yapılan yerinde incelemeler neticesinde olayın tüm yönleriyle araştırılması sağlanmış ve konu adli mercilere intikal ettirilmiştir. Bugün söz konusu görüntülerin, eski tarihli olmasına rağmen yeni yaşanıyormuş izlenimi oluşturacak şekilde kasıtlı olarak yeniden dolaşıma sokulması, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir manipülasyon girişimidir. Ayrıca söz konusu görüntülerin, eski tarihli olmasına ve yalnızca hayvanların beslenmesi amacıyla gerçekleştirilen bir uygulamaya ilişkin olmasına rağmen, üretici ile tüketici arasında bir sorun varmış izlenimi oluşturacak şekilde kışkırtıcı bir amaç ve dille dolaşıma sokulması; açıkça gerçek dışı ve kışkırtıcı nitelikte bir yalan haber yayımıdır” denildi.

‘ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDI’
Açıklamanın devamında, “Kamuoyunu yanıltıcı, çarpıtılmış ve maksatlı içeriklerle halkı kin ve düşmanlığa sevk etmeye yönelik paylaşımlar ile yalan haber yayılması, ilgili mevzuat kapsamında suç teşkil etmekte olup, bu tür paylaşımları yapan ve yayan kişi ve hesaplar hakkında gerekli hukuki ve cezai süreçler titizlikle yürütülecektir. Bu kapsamda, ilgili ‘gerçekten uzak ve maksatlı paylaşımın’ yayınını yapan kişi ve kurumlarla ilgili adli süreçler derhal başlatılmıştır, konu ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmiştir. Ticaret Bakanlığı olarak; yaş sebze ve meyve ticaretinde şeffaflığın sağlanması, usule aykırı uygulamaların kararlılıkla önlenmesi, kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülatif paylaşımlarla mücadele edilmesi, dürüst üreticilerimizin ve tüketicilerimizin haklarının korunması amacıyla denetim ve hukuki süreçlerimizi kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Gerçek dışı algı operasyonlarına karşı hukuk işlemeye devam edecek; doğru bilgi ve şeffaf ticaret ilkelerinden asla taviz verilmeyecektir” ifadelerine yer verildi.
Ordu’da yürek yakan kaza! Baba ve öğretmen kızı gözyaşlarıyla toprağa verildi…

Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı: Uzay yarışında yer almalıyız

Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı: Uzay yarışında yer almalıyız

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Bursa’ya kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. T’Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu’ programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı.
İlginizi Çekebilir
Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, “Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz” dedi.

“GUHEM’İN ALTERNATİFİ YOK”
Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, “Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı hayreti ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Ufkun Ötesi” sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, “Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam” şeklinde konuştu.
Aydın’da evde patlama! Engelli Arda Umut, çıkan yangında hayatını kaybetti
Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, “Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında, bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum” dedi.
Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, “2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

İsrail’den orduya ‘hazırlanın’ talimatı! ‘Anlaşmazlık’ sonrası Orta Doğu’da alarm zilleri…

İzmir'deki 'kooperatif' soruşturması: Ümit Erkol ve 8 şüpheli hakkında tutuklama talebi

İzmir’deki ‘kooperatif’ soruşturması: Ümit Erkol ve 8 şüpheli hakkında tutuklama talebi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON AŞ üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
İlginizi Çekebilir
İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir ilçesindeki “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Projeleri” çerçevesinde Sınırlı Sorumlu İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat teminine ilişkin, “zimmet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “denetim görevinin ihmali” suçlarına ilişkin soruşturma yürütüldüğü bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kooperatif yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli yönünden operasyon gerçekleştirilmiş olup gözaltı kararı tesis edilmiştir. Haklarında yakalama kararı verilen 10 şüpheliden 9’u gözaltına alınmıştır. 1 kişinin yurt dışında olduğu tespit edilmiştir.”

CHP ANKARA İL BAŞKANI ERKOL DA GÖZALTINDA
Gözaltına alınanlar arasında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da bulunuyor. Ankara’da gözaltına alınarak soruşturmanın yürütüldüğü İzmir’e götürüleceği belirtilen Erkol’un, kooperatif yönetiminde 2022-2024 yılları arasında aktif görev aldığı, ihale/teklif süreçlerinde bağlantı iddialarıyla anılan ve mali usulsüzlük şüphesi bulunan dönemlerin tamamına yakınında yönetim sorumluluğu taşıyan isimler arasında yer aldığı, oğluna ait şirketin kooperatife teklif veren firmalar arasında bulunduğu iddiasının da soruşturma dosyasında yer aldığı öğrenildi.

9 ŞÜPHELİ ADLİYEDE
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON AŞ üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Gözaltına alınan, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Savcılıkta ifadesi alınan şüpheliler tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
ABD-İsrail-İran savaşında 44. gün: Müzakereler çıkmaza girdi, 3 senaryo öne çıktı…

Vali Gül: Hem Çatalca'ya hem Silivri'ye çok güzel müjdelerle geleceğiz

Vali Gül: Hem Çatalca’ya hem Silivri’ye çok güzel müjdelerle geleceğiz

İstanbul Valiliği ile İstanbul Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Çatalca’da düzenlenen ‘Çeltik- Ayçiçeği- Silajlık Mısır- Barbunya Tohum Temini Töreni’ İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılımıyla gerçekleştirildi. Törene Vali Gül’ün yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, Çatalca İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Ertuğrul, Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, Çatalca Kaymakamı Yasin Öztürk, Tohum Desteğinden yararlanan Çiftçi İsmail Akyıldız ve vatandaşlar katıldı.
İlginizi Çekebilir
Sürdürülebilirlik, yerli üretimin desteklenmesi ve âtıl tarım arazilerinin değerlendirilmesi amacıyla İstanbul Valiliği olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı ile, çiftçilere tohum desteği sağlandı. İstanbul Valiliği ve Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen bütçe kapsamında Tohum Temini Töreni ile İstanbul genelinde bin 58 çiftçiye, 49 bin 741 dekar alanda uygulanmak üzere toplam 84 bin 338 kg tohum dağıtıldı. Çatalca’da 323 çiftçiye, 15 bin 494 dekar alanda uygulanmak üzere 57 bin 890 kilogram çeltik tohumu, 4 bin 500 kilogram ayçiçeği tohumu, 3 bin 276 kilogram silajlık mısır ve 800 kilogram barbunya tohumu dağıtıldı. Çatalca Ormanlı Mahallesi muhtarı Sevinç Köse, Vali Davut Gül’e Çatalca Ormanlı pirincini takdim etti. Temsili Tohum temini için çiftçilerin sahneye gelmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

“İHA-SİHA YAPMAK ÖNEMLİYSE KENDİ ÜRÜNÜMÜZÜ ÜRETMEMİZ DE EN AZ ONLAR KADAR ÖNEMLİ”
Törende konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, “Son 10 yılı gözümüzde canlandırdığımızda; deprem, pandemi, çevremizdeki savaş, savaşlar daha doğrusu dünyadaki üretim zincirinin, tüketim zincirinin kırılması, uluslararası krizler bize şunu gösterdi. Tarım stratejik sektörlerden bir tanesi. Nasıl bizim için savaş uçağı yapmak, nasıl bizim için uçak gemisi yapmak, nasıl bizim için İHA-SİHA yapmak önemliyse; kendi ürünümüzü üretmemiz, kendimize yetebilecek ürünleri muhafaza etmemiz de en az onlar kadar önemli” dedi.
30 YIL ÖNCE EKTİĞİMİZ ÜRÜNLERDEN ALDIĞIMIZ VERİMLERİ ŞİMDİ ALAMIYOR OLABİLİRİZ’
İstanbul Valisi Davut Gül , “İstanbulumuzun 16 milyon nüfusu var. Tarım Bakanlığımız, İl Müdürümüzün anlattığı gibi Türkiye’nin her tarafında yaptığı teşviklerle tarımı ayakta tutmaya çalışıyor. İklimler değişiyor, mevsimler değişiyor, ürünlerin çeşitliliği değişiyor. 10, 20, 30 yıl önce çoğu bölgede ektiğimiz ürünlerden aldığımız verimleri şimdi alamıyor olabiliriz. Aynı şekilde, hiç ekilmeyen ürünler artık farklı bölgelerde üretilmeye başlanabilir. Akdeniz’de üretilen bir ürün Karadeniz’de üretilmeye başlanabilir. Akdeniz’de üretilen bir ürün artık ekonomik olarak çiftçilerimizi tatmin etmiyor olabilir. İşte burada Tarım Bakanlığımızın bu işi koordine etmesi; ‘Çatalca’da şunu ekelim, Silivri’de bunu dikelim’ demesinin mantığı bunu gerektiriyor. Verdiğimiz tohumu belki hiç vermesek çiftçilerimiz bunu yine ekecek. Bu başka bir şey. Ama devletin bu işe sahip çıkması, sizin üretiminizde işin bir ucundan tutması, maliyetleri olabildiğince azaltmaya gayret etmesi, az ya da çok maliyetlerinize bir katkı sunması aslında stratejik olarak belirlenen, tarım sektörüne devletimizin, hükümetimizin sadece sözle değil fiilen de sahip çıktığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
‘ÇATALCA’MIZA KIRSALDAKİ KÖYLERİMİZE ÇEŞİTLİ PROJELER UYGULAYACAĞIZ’
Vali Gül , “Muhtarlar toplantısında muhtarlarımız bilirler şunu konuşmuştuk. Seda Vekilimiz, Valiliğimize bir kaynak oluşturdu, bu kaynakla da Çatalca’mıza, Silivri’mize, kırsaldaki köylerimize çeşitli projeler uygulayacağız. Bunları saydık. Anaokulu ihtiyacınız varsa yapacağız. Kreşe ihtiyacınız varsa yapacağız. 4-6 yaş Kuran kursuna ihtiyacınız varsa yapacağız. Yarım kalmış caminiz ya da sosyal tesisiniz varsa tamamlayacağız. Kütüphaneye ihtiyacınız varsa tamamlayacağız. Kapalı spor salonu istiyorsanız, arsanız varsa, problemi yoksa yapacağız. Halı saha ihtiyacınız varsa, arsanız varsa yapacağız. Tarıma tohum anlamında destek vereceğiz dedik ve bunları sırayla saydık. Bugün yine vekilimizle birlikte, İl Müdürümüzün yaptığı bu koordinasyonda, bu organizasyonda 1,5-2 ay önce konuştuklarımızı fiilen yerine getirmiş olarak karşınıza çıktık” diye konuştu.
‘ÇİFTÇİLERİMİZİN EMEĞİNİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, “Şu anda işlenen tarım arazilerimizin yaklaşık yüzde 85’i İstanbul’da kayıtlı durumda. Biz bunu tamamıyla kayıt altına alarak hak etmiş olduğunuz destekleri zamanında sizinle buluşturmak istiyoruz. Bizler, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak; Valimizin, Bakanımızın riyasetinde, Cumhurbaşkanımızın emirlerinde çiftçilerimizin emeğini güçlendirmeye ve üretimlerini her adımda desteklemeye ve yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.
HEM ÇATALCA’YA HEM SİLİVRİ’YE ÇOK GÜZEL MÜJDELERLE GELECEĞİZ
AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, “Bu dönemlerde, böyle sıkıntılı zamanlarda geçen sene neler yaşadığımızı biliyorsunuz. Tamam, belki Çatalca en az etkilenen ilçelerden bir tanesiydi. Ama Malatya’da kayısılar vs. ‘TARSİM’ tarım sigortası ve bu kadar da kolaylaştırdıktan sonra çok önemli bir sigorta. Lütfen bundan geri durmayın. Lütfen devletin sizi koruduğu kadar bizler de hep beraber birbirimizi koruyalım, bu çok önemli. Çatalcamızın emrindeyiz. Ramazan ayı içinde iftarlarda da bir araya geldiğimizde biz Bakanımız, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’la da görüştük. Onunla alakalı çalışma da yapılıyor. Hem Çatalca’ya hem Silivri’ye çok çok güzel müjdelerle geleceğiz. TOKİ ile alakalı da müjdeyi verebiliriz belki. TOKİ de bu yapılacak olan sosyal konutların bir kısmını Çatalca’mızda yapacak. Bu da bizim için çok önemli bir değer” ifadelerini kullandı….

AK Partili Zorlu: Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözleri yok hükmündedir

AK Partili Zorlu: Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözleri yok hükmündedir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Altay Dağları ve çevresinden gelen Kazak Türkleri’nin uzun yıllardır yaşadığı, Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Altay Köyü’nde düzenlenen ve hava şartları nedeniyle bugüne ertelenen Nevruz Bayramı kutlama programına katıldı. Programda, etkinlik alanına gelen katılımcılara, nevruzun tarihsel ve kültürel anlamını yansıtan video gösterimi yapıldı.
İlginizi Çekebilir
Protokol üyeleriyle birlikte mehteran ve atlı kortej yürüyüşüne katılan Zorlu, burada yaptığı konuşmada, geçen hafta akademisyenlerle Kazakistan’ın Türkistan şehrine gittiklerini söyledi.
Türkistan’ın Hoca Ahmet Yesevi’nin ruhani ikliminde sadece Kazakistan’ın değil bütün Türk dünyasının manevi başkenti olma özelliği taşıyan bir merkez olduğunu ifade eden Zorlu, orada bir başlangıca imza attıklarını anlattı.
Zorlu, Hoca Ahmet Yesevi yolunda ahilik ve Ahi Evran başlıklı bir çalışma gerçekleştirdiklerini, güzel bir neticeye ulaştıklarını ve ahiliği UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne aldırmak için ortak bir girişimi birlikte başlatmak istediklerini dile getirdi.
Nevruzun kadim Türk tarihinin ortak geçmişinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Zorlu, ortak bayram olarak binlerce yıldır kutlandığını belirtti.
Bu yıl da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde Gaziantep’te nevruz kutlamalarını gerçekleştirdiklerini ifade eden Zorlu, “Türkiye’nin teklifiyle, değerli devlet başkanlarının kabulüyle, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak resmi anma ve bayram günü olarak da artık kutlanacaktır. Hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah önümüzdeki günlerde hep birlikte bu kutlu güne resmi bir hüviyet kazandırma konusunda da girişimlerimizi sürdüreceğiz.” diye konuştu.
“BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR”
Zorlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki gösterdi. Dün akşam saatlerinde İsrail tarafından bazı mesajların kamuoyuna yansıdığına dikkati çeken Zorlu, şunları kaydetti:
“O mesajları okumaya bile dilim el vermiyor çünkü bizim için yok hükmündedir. Katil Netanyahu’nun ve o zihniyetinin ortaya koyduğu iki tane önemli hedef olduğunu görüyoruz. Birincisi devletimizin birliğini, iç cephesini hedef alan bir anlayış olduğunu görüyoruz. İkincisi de Türkiye’nin bölgesinde barış, huzur ve güven esaslı o diplomatik ve kararlı duruşuna karşı bir hazımsızlık olduğunu görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizi saran bu ateş çemberine karşı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 86 milyon yurttaşımızı bu tehlikelerden bertaraf eden duruşunu neden ve nasıl devam ettirmeli sorusunun cevabının da aslında dün akşamki o hadsiz mesajlarda görüyoruz. Özellikle 2024 yılı ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği iç cephemizi güçlendirme vurgusunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmekteyiz. Bugün Altay köyünde Doğu Türkistan’dan Kerkük’e, Karabağ’dan Üsküp’e 300 milyona yaklaşan nüfusuyla büyük Türk dünyasının nasıl bir araya gelebildiğini hep birlikte görüyoruz.”
Milletin, güçlü liderliklerinin, güçlü devletin ve dayanışma ruhunun yanında olduğunu vurgulayan Zorlu, Türk dünyasının bu gücün ve ilerleyişin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.
Zorlu, hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere bütün kurumlarda Türk dünyasına karşı yaklaşımlarının çok net olduğuna dikkati çekerek, “Biz, gönül coğrafyamızı bir bütün olarak kabul ediyoruz. Nerede olursa olsun kültürel zeminde birliğimizi tahkim etmenin, güçlendirmenin bulunduğumuz her coğrafyada barış ve huzurun temeli olacağına yürekten inanıyoruz. İnşallah Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı olarak geçen yıl başlattığımız çalışmaları bundan sonra da devam ettireceğiz. İnşallah burada toplanışımız önümüzdeki yıl daha da büyük bir buluşmaya, uluslararası bir şölene çevrilecek. Bunun da destekçisi olacağımızı buradan ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.
Vali Nedim Akmeşe ise nevruzun yalnızca baharın gelişi değil, yeniden doğuşun, birlik ve beraberliğin, toplumsal dayanışmanın güçlü ifadesi olduğunu söyledi.
Nevruzun doğanın uyanışıyla birlikte umutların yeşerdiği, kardeşlik duygularının pekiştiği müstesna bir zaman dilimi olduğunu belirten Akmeşe, “Bu kadim gelenek farklı coğrafyalarda yaşatılmış olsa da her zaman aynı ortak değerde buluşmuştur, birlikte olma ve birlikte güçlenme iradesi. Bizler de bu anlayışla hazırladığımız programımızı, kültürel değerlerimizi yansıtan bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirdik.” dedi.
Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir de kutlamaların Niğde için önemli bir program olduğunu dile getirerek, Nevruz Bayramı kutlamalarında emeği geçenlere teşekkür etti. AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, Ulukışla Kaymakamı Emir Osman Gökçe ve Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev da programda konuşma yaptı. Konuşmaların ardından program çeşitli etkinliklerle devam etti. Kürşad Zorlu, programın ardından şehit Ömer Halisdemir’in Çukurkuyu beldesindeki kabrini de ziyaret etti.
Türkiye’de mart ayı hava durumu verileri şaşırttı! En soğuk ve en sıcak il arasındaki fark 46 derece…