BIST 100
12.070,17 -0,40%
DOLAR
49,5241 0,11%
EURO
55,6638 0,03%
GRAM ALTIN
6.654,25 0,29%
BITCOIN
81.919,00 -0,11%
FAİZ
39,44 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
92,14 0,84%
GBP/TRY
65,9386 0,19%
EUR/USD
1,1230 0,09%
BRENT PETROL
103,65 -0,41%
ÇEYREK ALTIN
10.879,69 0,29%
İzmir Parçalı Az Bulutlu
İzmir hava durumu
14 °

HABER

5'inci Antalya Diplomasi Forumu, 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek

5’inci Antalya Diplomasi Forumu, 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek

Antalya’da bu yıl 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek 5’inci Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026), 150 ülkeden devlet başkanı, bakan ve üst düzey temsilciyi ağırlayacak.
İlginizi Çekebilir
İlki 2021 yılında düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, devlet ve hükümet başkanlarından akademisyenlere, uluslararası kuruluşların yetkililerinden ekonomi ve iş dünyasının temsilcilerine kadar geniş bir katılımla uluslararası gündemin şekillenmesine katkı sunacak.
40’TAN FAZLA ETKİNLİK DÜZENLENECEK
Forum’a 150’den fazla ülkeden 20’yi aşkın devlet ve hükümet başkanı, yaklaşık 15 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, 40’tan fazlası dışişleri bakanı olmak üzere 50’nin üzerinde bakan, 75’i uluslararası kuruluş temsilcisi olmak üzere 460’ı aşkın üst düzey temsilci ile aralarında akademisyen ve öğrencilerin de bulunduğu 5 bine yakın konuğun katılması bekleniyor.
Devlet başkanı düzeyindeki katılımcıların yarıya yakını Afrika ve Avrupa’dan, dışişleri bakanı düzeyindeki katılımcıların yüzde 40’ı Afrika, yüzde 35’i Avrupa ve yüzde 22’si Asya’dan olacak. ADF2026 kapsamında, lider panelleri dahil olmak üzere, 40’tan fazla etkinlik/oturumun düzenlenmesi öngörülüyor. Oturumlarda, küresel sistemde derinleşen belirsizlikler ve dönüşüm süreçleri ile bölgesel gelişmeler geniş bir yelpazede ele alınacak. Ayrıca, siyasal, ekonomik, çevresel ve teknolojik eksenlerde şekillenen başlıca gündem maddeleri tartışmaların odağını oluşturacak.
Ayrıca, Forum kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde; Balkan Barış Platformu Üçüncü Dışişleri Bakanları Toplantısı, Gazze Konulu Sekizli Toplantı, Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan-Mısır Toplantısı düzenlenecek.
Barcelona Osimhen için yıldızlarını satışa çıkarıyor! Çılgın transfer iddiası…

15 gün önce taşındığı iş yeri gözlerinin önünde küle döndü! Zarar 20 milyon TL

15 gün önce taşındığı iş yeri gözlerinin önünde küle döndü! Zarar 20 milyon TL

Antalya’nın Kepez ilçesinde sahibinin yaklaşık 15 gün önce taşındığı motosiklet tamirhanesinde yangın çıktı. Sahibinin güvenlik kamerasının uyarısı ile fark ettiği ve gözlerinin önünde küle dönen iş yeri yangınında kimse yaralanmazken büyük çapta maddi hasar meydana geldi.
Altında dengeleri değiştiren hareket! İşte yükselişin arkasındaki 3 neden
15 GÜN ÖNCE TAŞIDIĞI İŞYERİ GÖZLERİNİN ÖNÜNDE KÜLE DÖNDÜ
Yangın, Altınova Orta Mahalle Antalya Caddesi üzerinde bulunan motosiklet tamirhanesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, yangına anında müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, iş yerinde büyük çapta maddi hasar oluştu.

İş yeri sahibi Tufan Kaymaz, güvenlik sisteminden gelen uyarılar üzerine durumu fark ettiğini belirterek, “İş yerinde kurulu güvenlik sisteminden sürekli ‘içeriye zorlama’ uyarısı geliyordu. Kameraları kontrol ettiğimde net bir şey göremedim. Polisi yönlendirmelerini istedim, ben de olay yerine geldim. Geldiğimde dükkan yanıyordu, itfaiye müdahale ediyordu” dedi.

İş yerinde ağırlıklı olarak yedek parça, yağ, filtre ve çeşitli motor ekipmanlarının bulunduğunu ifade eden Kaymaz, içeride 4 motosiklet ile müşterilere ait araçların da olduğunu söyledi.

Yangında yaklaşık 20 milyon liralık zarar oluştuğunu belirten Kaymaz, iş yerini yaklaşık 15 gün önce taşıdığını ve henüz düzenini tam kuramadan böyle bir olay yaşadığını dile getirdi.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
Öğrenciler ailelerine söyledi! Öğretmenle ilgili şok iddia: 2. sınıfta, 1. sınıf dersi…

'Kefen param' dediği bilezik için ölüyordu! Komşuna kapıyı açınca dehşeti yaşadı

‘Kefen param’ dediği bilezik için ölüyordu! Komşuna kapıyı açınca dehşeti yaşadı

Kahramanmaraş’ta Ahmet Gözükara (42), evine gittiği komşusu Elife Akkök’ün (85) boğazına bıçağı dayayıp kolundaki bileziği gasbetti. Olay sırasında kendisine direnen Akkök’ü 2 elinden yaralayan Gözükara tutuklanırken, Elife Akkök şüphelinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Öğrenciler ailelerine söyledi! Öğretmenle ilgili şok iddia: 2. sınıfta, 1. sınıf dersi
KAHRAMANMARAŞ’TA KOMŞU DEHŞETİ
Olay, önceki gün merkez Onikişubat ilçesinin Dumlupınar Mahallesi’nde meydana geldi. Elife Akkök, evde yalnız olduğu sırada kapı çaldı. Akkök, kapıdaki kişinin komşusu Ahmet Gözükara olduğunu gördü. Gözükara’nın annesinin kendisine paket gönderdiğini söylemesi üzerine Elife Akkök kapıyı açtı.

YAŞLI KADINA BIÇAK DAYADI, KANLAR İÇİNDE BIRAKTI
Eve hızla giren Gözükara, Elife Akkök’ü mutfağa sürükledi. Gözükara daha sonra Elife Akkök’ün boğazına bıçağı dayayıp altınlarını istedi. Bu sırada yaşanan boğuşmada Elife Akkök’ün iki eli de çeşitli yerlerinden bıçakla yaralandı. Gözükara yaşlı kadının kolundaki bileziği gasbederek kaçtı. Akkök’ün dışarı çıkıp komşularından yardım istemesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Ambulansla hastaneye götürülen Elife Akkök’ün ellerine dikiş atılıp taburcu edilirken, polis de Ahmet Gözükara’yı yakalamak için çalışma başlattı. Polisin her yerde aradığı Gözükara, Türkoğlu ilçesine giderek 37 gram ağırlığındaki bileziği kuyumcuda bozdurdu. Polis yaptığı çalışmada Adana’ya gideceği bilgisine ulaşan Ahmet Gözükara’yı yakalayıp gözaltına aldı. Sorgusunda suçunu itiraf ederek kullandığı maddenin etkisiyle olayı gerçekleştirdiğini söyleyen Gözükara, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine konuldu. Polis, kuyumcudan bileziği alarak Elife Akkök’e teslim etti.

‘AZ KALSIN BU BİLEZİKLER İÇİN ÖLÜYORDUM’
Yaşadığı dehşeti anlatan Elife Akkök, Ahmet Gözükara’nın gasbettiği bileziği kefen parası olarak biriktirdiğini ve o bilezikten dolayı az kalsın canından olacağını söyledi. Akkök, “Kapıyı açınca benim üstüme çöktü, yıktı beni. Ağzımı kapattı. ‘Beni öldürme’ dedim.

Bıçağı boğazıma dayayınca bıçaktan korktum, ne yapacağımı şaşırdım. Bıçağı tutup çekince bıçak elime oturdu. Ellerimden akan kanı görünce bileziğimi alıp kaçtı. Daha sonra kalkıp dışarı çıkıp ‘Komşular beni öldürüyorlar. Boğazladılar beni’ dedim. Bunu cezaevinden çıkarmasınlar, en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Bileziği ‘kefen parası’ diyerek biriktirdim. Beni bu bilezik için öldürecekti” diye konuştu.

Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’…

Ünlülere uyuşturucu operasyonunda yeni dalga! 17 kişi gözaltına alındı

Ünlülere uyuşturucu operasyonunda yeni dalga! 17 kişi gözaltına alındı

İstanbul’da ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında Beşiktaş’ta restoran ve eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren bir iş yerinde arama yapıldı. Ekipler 2 eğlence mekanında daha arama yaparken, 17 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında Beşiktaş Cevdet Paşa Caddesi’nde bulunan bir eğlence mekanı için arama kararı çıkarıldı. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar sonrası iş yerinde arama yaptı. Ekipler, arama çalışmalarının ardından iş yerinden ayrıldı.

NARKOTİK KÖPEKLERİYLE ARAMA
Diğer yandan Etiler Nisbetiye Caddesi’nde iki eğlence mekanında daha Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından arama yapıldı. Nakotik köpekleriyle yapılan aramalar uzun süre devam etti.

17 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Diğer yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul’da 17 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan isimler arasında, Samet Demirok, Özlem Parlu, ⁠Oğuz Sarıpınar, Elif Karaarslan, Ali Yaşar Koz, Cansel Ayanoğlu, Aleyna Bozok, Büşranur Çakır, Özgür Gökçe, Fikret Aydoğdu, Lena Ahsen Alkan, İrem Şişman, Mustafa Eyüp Çelik, Mustafa Aksakallı, ⁠Cem Mirap, Gizem Melisa Alagöz ve Deniz Metin Yüksel bulunuyor.

Velilerden skandal iddia! Öğretmen kızı için sınıfın seviyesini düşürdü mü?
Çanakkale açıklarında hareketli anlar kamerada! Yunan botu, Türk teknesini taciz etti…

İzmir'deki 'kooperatif' soruşturması: Ümit Erkol ve 8 şüpheli adliyede

İzmir’deki ‘kooperatif’ soruşturması: Ümit Erkol ve 8 şüpheli adliyede

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON AŞ üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
İlginizi Çekebilir
İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir ilçesindeki “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Projeleri” çerçevesinde Sınırlı Sorumlu İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat teminine ilişkin, “zimmet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “denetim görevinin ihmali” suçlarına ilişkin soruşturma yürütüldüğü bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kooperatif yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli yönünden operasyon gerçekleştirilmiş olup gözaltı kararı tesis edilmiştir. Haklarında yakalama kararı verilen 10 şüpheliden 9’u gözaltına alınmıştır. 1 kişinin yurt dışında olduğu tespit edilmiştir.”

CHP ANKARA İL BAŞKANI ERKOL DA GÖZALTINDA
Gözaltına alınanlar arasında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da bulunuyor. Ankara’da gözaltına alınarak soruşturmanın yürütüldüğü İzmir’e götürüleceği belirtilen Erkol’un, kooperatif yönetiminde 2022-2024 yılları arasında aktif görev aldığı, ihale/teklif süreçlerinde bağlantı iddialarıyla anılan ve mali usulsüzlük şüphesi bulunan dönemlerin tamamına yakınında yönetim sorumluluğu taşıyan isimler arasında yer aldığı, oğluna ait şirketin kooperatife teklif veren firmalar arasında bulunduğu iddiasının da soruşturma dosyasında yer aldığı öğrenildi.

9 ŞÜPHELİ ADLİYEDE
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON AŞ üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Gözaltına alınan, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 şüpheli adliyeye sevk edildi.
ABD-İsrail-İran savaşında 44. gün: Müzakereler çıkmaza girdi, 3 senaryo öne çıktı…

Netanyahu'nun Erdoğan'ı hedef alan sözlerine Türkiye'den sert tepki: Çağın Hitler'i hesap verecek

Netanyahu’nun Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Türkiye’den sert tepki: Çağın Hitler’i hesap verecek

ABD ve İran arasındaki İslamabad’da gerçekleşen müzakereler sürüyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise bir anlaşma ihtimalini baltalamak adına elinden geleni yapıyor. Netanyahu, sosyal medyadan küstah ifadeler kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’ye yönelik paylaşımlarda bulundu. Netanyahu’nun bu sözlerine peş peşe tepkiler yükseldi.
TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ:SUÇLULUK PSİKOLOJİSİNİN TEZAHÜRÜ
21. yüzyılın katliam ve terör şebekesi elebaşı terörist Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz sözleri, suçluluk psikolojisinin açık bir tezahürüdür. Elleri çocuk kanıyla dolu, uluslararası hukukun peşinde olduğu bir ismin Türkiye’ye ahlak dersi verme cüreti, yalnızca kendi insanlık suçlarını örtme çabasının göstergesidir ve yok hükmündedir. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğinde insanlığın, Filistin’in ve mazlumların yanında olmaya, tarihin doğru tarafında durmaya ve her yerde mücadele etmeye devam edecektir.
CEVDET YILMAZ: YOK HÜKMÜNDE
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Zalimlerin korkulu rüyası hakikatlerin aydınlığıdır. Soykırım, savaş suçu ve insanlık suçları ile yargılanan Netanyahu’nun Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri hakikatlerin ortaya konmasından duyduğu rahatsızlığın ve suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir. Bölgemizi ateşe sürükleyen, küresel istikrarı tehdit eden bu anlayış, insanlığın vicdanında çoktan mahkum edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hakikatleri gür bir sesle ifade etmeye, adaletin, uluslararası hukuk ve insani değerlerin yanında olmaya, bölgesel ve küresel düzeyde barışı ve istikrarı savunmaya devam edecektir.
DIŞİŞLERİ: NETANYAHU’NUN SİCİLİ BELLİ
Dışişleri Bakanlığı: İşlediği suçlar nedeniyle yaşadığımız çağın Hitler’i olarak nitelenen Netanyahu’nun kim olduğu ve sicili bellidir. Adı geçen hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan ötürü tutuklama kararı çıkarılmıştır. Netanyahu yönetimi altındaki İsrail, soykırım iddialarıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanmaktadır.

İlginizi Çekebilir
Netanyahu’nun şu anki hedefi, devam eden barış görüşmelerini baltalamak ve bölgedeki yayılmacı politikalarını sürdürmektir. Aksi takdirde ülkesinde yargılanacak ve muhtemelen hapis cezasına çarptırılacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın İsrailli yetkililer tarafından düzeysiz, küstahça ve yalan dolu iddialarla hedef alınması, her platformda dile getirdiğimiz gerçeklerin yarattığı rahatsızlığın bir sonucudur. Türkiye, masum sivillerin yanında olmaya devam edecek ve Netanyahu’nun işlediği suçlardan dolayı hesap vermesi için çaba harcamayı sürdürecektir.
BAKAN KURUM: TARİH SİZİ SOYKIRIM SUÇLUSU OLARAK YAZACAK
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek, “Tarih sizi hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri bombalayan, bebekleri katleden soykırım suçlusu olarak yazacak. Türkiye ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dün olduğu gibi bugün ve gelecekte dünyanın umudu, mazlumların yurdu, barışın vatanı olmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum, NSosyal hesabındaki paylaşımında şunları kaydetti:
“Bugün artık ‘Terör rejimi kimdir?’ sorusunun küresel bir cevabı var, işgalci İsrail. Tarih sizi hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri bombalayan, bebekleri katleden soykırım suçlusu olarak yazacak. Türkiye ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte dünyanın umudu, mazlumların yurdu, barışın vatanı olmaya devam edecek.
BAKAN GÜRLEK: HADSİZ VE MESNETSİZ İFADELER
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek, şunları kaydetti: “İsrail’de soykırımcı katliam şebekesinin elebaşı Netanyahu’nun, bölge ve dünya barışı için yürütülen diplomasinin öncüsü, küresel vicdanın sesi Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri asla kabul edilemez. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı bulunan bir kişinin Türkiye’yi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, içinde bulunduğu hukuki ve ahlaki çıkmazın derinliğini açıkça ortaya koymaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, uluslararası hukuk temelinde barış için diplomasinin öncüsü olmaya devam edecek, Türk adaleti ise hakkın ve mazlumların yanında durmayı ve işlenen suçların takipçisi olmayı kararlılıkla sürdürecektir.”
BAKAN ÇİFTÇİ: TÜKENMİŞLİĞİNİN GÖSTERGESİ
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek, “Gazze’de masum sivillere yönelik katliamların sorumlusu olan Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, içine düştüğü çaresizliğin ve siyasi tükenmişliğinin açık göstergesidir. Hakkında uluslararası yargı süreçleri işletilen, insanlığa karşı suç iddialarıyla anılan bir ismin, hakikat, adalet ve insanlık adına söz söyleme meşruiyeti yoktur. Gerçekler açıktır, bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen, çatışmadan beslenen ve kendi siyasi geleceğini korumak adına her yolu mubah gören bir anlayışla karşı karşıyayız.
Türkiye Cumhuriyeti, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edecek, insanlık vicdanını yaralayan her türlü zulmün karşısında kararlılıkla mücadele edecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, işlenen suçlar cezasız kalmayacak, adalet er ya da geç tecelli edecektir.” dedi.
BAKAN KACIR: KATLİAM ŞEBEKESİ HADDİNİ AŞTI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: Soykırım suçlusu Netanyahu ve katliam şebekesi hadlerini aşmış, Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Ülkemizi karalamaya kalkmış. Bu çırpınışları, suçluluk psikolojisi içinde olduklarının ve tükenmişliklerinin ispatıdır.
Tarih, şerefli Türk Milleti’nin insanlık için adalet ve merhamet mücadelesi verdiğinin şahididir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hakları çiğnenen mazlumların, mağdur edilen masumların umududur. Ve insanlık düşmanı soykırımcı katiller mutlaka hukuk önünde hesap vereceklerdir.
BAKAN YUMAKLI: KATLETTİĞİNİZ MASUMLARIN ÇIĞLIKLARI SONUNUZ OLACAKTIR
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaptığı paylaşımda, “Soykırımcı, katil, ilkel ve bağnaz bir suçlu olan Netanyahu ve katliam şebekesi; gerçekleştirdiği soykırımları örtbas etmek için köşeye sıkışmış ve saldırganlık psikolojisine bürünmüştür. Ne yaptığını bilmeyen, ne söylediğinin farkında olmayan, tüm bölgeyi felakete sürüklemeyi amaçlayan bu haydut ve şürekası, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ülkemize dil uzatarak hakikatin üstünü örtemez. Katlettiğiniz masumların, aç bıraktığınız çocukların ve annelerinin yürek yakan çığlıkları elbet sizin sonunuz olacaktır. Türkiye ise her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, mazlumların yanında, zalimlerin karşısında mücadelesini sürdürecektir” dedi.
BAKAN URALOĞLU: ADALET MUTLAKA YERİNİ BULUR
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise yaptığı açıklamada, “Gazze’de yaşanan zulmün baş aktörlerinden biri olan Netanyahu, içine düştüğü siyasi sıkışmışlığın etkisiyle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almaya yeltenmektedir. Dünya kamuoyunun vicdanında hükmünü çoktan vermiş olduğu bu zihniyetin; ne meşruiyeti ne de insanlığa söyleyecek tek bir sözü kalmıştır. Gerçeği örtbas etmek için gerilimi büyütenler bilmelidir ki; hakikat er ya da geç ortaya çıkar, adalet mutlaka yerini bulur. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; haksızlığın karşısında, mazlumların yanında durmayı sürdürecek ve daha huzurlu, daha adil bir dünya için kararlılıkla yoluna devam edecektir” dedi.
BAKAN IŞIKHAN: ER YA DA GEÇ HAK ETTİKLERİ CEZAYI ÇEKECEKLER
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek,”Türkiye, Netanyahu ve çetesinin bölgemizdeki alçak saldırılarına rağmen barışın tesisi için gayretle çalışmayı sürdürecek. Katil İsrail yönetimi, masum yavruları, kadınları, sivilleri acımasızca katletmelerinin üstünü örtemeyecek, er ya da geç hak ettikleri cezayı çekecek. Netanyahu’nun küstah ifadeleri hakikatleri değiştiremeyecek. Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde her zaman hakkın, mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
BAKAN ERSOY: İŞLEDİĞİ SUÇU ÖRTME ÇABASI
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek şunları kaydetti: “Gazze’de masum sivillere yönelik katliamların sorumlusu olan Netanyahu’nun gerçekleri çarpıtan söylemleri, işlediği suçların üzerini örtme çabasından ibarettir. Uluslararası hukuk önünde sicili açık olan bir yönetimin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları kabul edilemez. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu, hakikatin, adaletin ve mazlumların yanında olmanın en güçlü ifadesidir. Türkiye, her platformda gerçeği dile getirmeye ve insanlık vicdanını savunmaya devam edecektir. Masum sivillerin yanında durmayı sürdürecek, hukuk önünde hesap verilmesi için mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.”
BAKAN GÖKTAŞ: TARİHİN KARA LEKESİ NETANYAHU
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: “Gazze’deki soykırımın baş aktörü, insanlık tarihinin kara lekesi Netanyahu, hadsizce Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatmaktadır. Biyografisi savaş suçlarından ibaret olan, tarih sayfalarında sivil ölümleriyle anılan Netanyahu’nun tüm insanlığa hesap vereceği gün elbet gelecektir. Kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden her yaştan insanı katleden caniler cezasını çekecektir. Şüphesiz ki, biz zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, insanlığın sesi olmayı, daha adil bir dünyanın var olabileceğini en güçlü sesle vurgulamayı sürdürecektir.”
BAKAN TEKİN:BİZİM İÇİN ANCAK İFTİHARDIR
Ellerindeki kanı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatarak temizlemeye çalışan İsrail yönetiminin hezeyanları beyhudedir. Katillerin nefretini kazanmak, bizim için ancak iftihar vesilesidir. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu coğrafyanın evlatlarına şerefli bir tarih, onurlu bir duruş ve zulme boyun eğmeyen bir irade miras bırakacağız. Siz ise insanlık tarihinin kara sayfalarına sadece birer soykırımcı, birer çocuk katili olarak kazınacaksınız.
BAKAN BOLAT:İŞLEDİKLERİ SUÇLARIN HESABINI VERECEK
Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında soykırım suçu işleyen ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde hakkında tutuklama kararı bulunan savaş suçlusu Netanyahu’nun ve İsrail’deki suç ortaklarının Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri, uluslararası alanda giderek yalnızlaşan terör devletinin çırpınışlarının ve içine düştüğü durumun bir göstergesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ınliderliğinde Türkiye, bölgesinde barış ve istikrarın temini iken, terör devletinin bölge ülkelerini hedef alan saldırıları ve tutumu küresel toplumun vicdanında mahkum edilmiş ve küresel istikrarı tehdit edebilecek boyutlara erişmiştir. Barışın, adeletin, insanlık vicdanının sesi olarak uluslararası toplumun taktirini toplamış olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, terör devleti olan İsrail’in bölgemizi ateşe sürüklemeye yönelik girişimlerine karşı durmaya devam edecektir. Netanyahu ve İsrail ise başta Gazze olmak üzere bölgemizde işledikleri suçların hesabını verecektir.
BURHANETTİN DURAN: NETANYAHU DOSTU KALMAMIŞ BİR SUÇLUDUR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya cüret etmektedir. Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur. Siyasi varlığını sürdürme stratejisi olarak bölgeyi kaos ve çatışmaya sürüklemektedir. Herkes Netanyahu’nun ahlaki değerlere ve başkalarına ders verecek meşruiyete sahip olmadığını bilmektedir. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan er ya da geç hesap verecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, daha adil, daha huzurlu ve daha güvenli bir dünya için zalimlere karşı mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.
AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’te: Türk siyaseti Erdoğan’ın yanında
ÖMER ÇELİK: KATLİAM ŞEBEKESİ YARGILANACAK
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Cumhurbaşkanımız bu katliam şebekesiyle mücadele eden bir durumda. Soykırım sorumlusunun Netanyahu olduğunu ve hesap vermesi gerektiğini en başta Cumhurbaşkanımız söyledi. Netanyahu’nun sürekli olarak Cumhurbaşkanımızı hedef alması Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır. Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etmeye çalışıyor. Burada yapmaya çalıştığı şey batılılara “İsrail’in yaptığı şey sizin değerlerinizi temsil ediyor” demek. Sunulan plan içerisinde hava bombardımanıyla insanları katlettikten sonra Kürt kardeşlerimizi ayaklandırarak bir kaos ortaya çıkarmak. Ama İran halkı büyük bir sağduyu ortaya koydu. Netanyahu ve katliam şebekesi yargılanacak.
EFKAN ALA: SUÇLARINI PERDELEMEYE YÖNELİK HEZEYAN
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: Netanyahu’nun Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi soykırımcı ve katliamcı politikalarını ve insanlığa karşı işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır. Netanyahu yönetimindeki İsrail’in politikaları, bölgeyi kalıcı bir istikrarsızlık döngüsüne sürüklemekte; bu durum uluslararası toplumun daha yüksek sesle sorgulaması gereken bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye ise, uzun süredir bölgesel barışın tesisine yönelik çok yönlü ve ilkesel bir diplomasi yürütmektedir. Türkiye’nin yaklaşımı, çatışma üretmek yerine diyalog kanallarını açık tutmayı; vekâlet savaşlarını körüklemek yerine uluslararası meşruiyet zemininde çözüm arayışlarını öncelemektedir. Bu bağlamda Türkiye, kendi ulusal güvenliğinin yanında, bölgesel istikrarı ve küresel barış perspektifini merkeze alan bir dış politika izlemektedir. Anlaşılan o ki Türkiye’nin bölgesinde istikrarı ve barışı önceleyen sonuç alıcı diplomatik gücü Netanyahu’yu rahatsız etmiştir.
CENTCOM resmen duyurdu! Hürmüz Boğazı’nda kritik gelişme
FARUK ACAR: SUÇLULUK PSİKOLOJİSİNİN GETİRDİĞİ KİRLİ HEZEYAN
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar: Soykırımcı bir seri katilin, ömrünü mazlumların hukukuna ve dünya barışına adamış Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, suçluluk psikolojisinin getirdiği kirli bir hezeyandan ibarettir.
Şunu o kirli zihniyetinize iyice kazıyın: Kapalı kapılar ardında, karanlık mahfillerde kurduğunuz o kurt sofralarını, o sinsi planlarınızı ve Türkiye’yi hedef alan o istila iştahınızı görüyoruz. Ancak kusura bakmayın; o sofrada bizi yemeye kalkanların dişlerini söker, o masayı başınıza yıkarız!
Dünyanın gözü Pakistan’da! ABD-İran ateşkes görüşmelerinde ilk aşama sona erdi
EYYÜP KADİR İNAN: SONUN HİTLER’DEN DAHA FENA OLACAK
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan: İnsanlık tarihinin en büyük soykırımcıları listesine girdin. Sonun Hitler’den daha fenası olacak… Tarih bunu elbet yazacak. Öldürdüğün her bebeğin, her kadının, her bir Müslümanın bedelini çok ağır ödeyeceksin!
ZORLU: HADSİZ İFADELERİ YOK HÜKMÜNDEDİR
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşat Zorlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek, “Katil Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri yok hükmündedir. Bölgeyi kana ve istikrarsızlığa sürükleyenlerin Türkiye’ye söz söyleme hakkı yoktur. Unutmamak gerekir ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 2024 yılı açılışında dünyaya yaptığı çağrı ve ortaya koyduğu tespitler her geçen gün daha büyük bir anlam kazanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
YAYMAN: TARİHİN DOĞRU TARAFINDAYIZ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman,şunları kaydetti:
“Soykırımcı İsrail yönetiminin başındaki katil Netanyahu’nun Türkiye’ye ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hadsiz sözleri, siyasi ve ahlaki hiçbir karşılığı bulunmayan beyanlardır. Soykırımcı İsrail yönetimi ve başındaki katil Netanyahu, işlenen yıkımın ve ortaya çıkan insani felaketin sorumluluğundan kaçamayacaktır, bu gerçek er ya da geç tüm açıklığıyla karşılarına çıkacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü iradeyle Türkiye, tüm baskılara rağmen vicdan ve adalet ekseninde duruşunu sürdürmektedir. Biz tarihin doğru tarafındayız. Vizyonu ve kararlılığıyla küresel barışın, adaletin ve vicdanın teminatı olma yolunda ilerleyen Türkiye, mazlumların yanında yer almayı kararlılıkla devam ettirmektedir. Katil Netanyahu yargılanacaksın.”
MANSUR YAVAŞ: HADDİNİZE DEĞİL
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’a yanıt verdi.Yavaş paylaşımında, “Soykırımın gölgesinde konuşanların nutuk atmaya hakkı yoktur. Gazze’de çocukları, kadınları, sivilleri öldüren bir yönetimin mensubu olarak siz, en son konuşacak kişisiniz. Türkiye’ye, Türk milletine parmak sallamak sizin haddinize değildir. Önce işlediğiniz savaş suçlarının hesabını verin. Tarih de vicdan da sizi soykırımcı olarak anacaktır” ifadelerine yer verdi….

Çanakkale açıklarında hareketli anlar kamerada! Yunan botu, Türk teknesini taciz etti

Çanakkale açıklarında hareketli anlar kamerada! Yunan botu, Türk teknesini taciz etti

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde geçtiğimiz yıllarda Yunanistan Sahil Güvenlik unsurlarına kafa tutan balıkçı İlker Özdemir, uluslararası sularda Zürafa kayalıkları mevkiinde avlanırken Yunan Sahil Güvenliğinin tacizine uğradı. Bölgeye gelen Türk Sahil Güvenlik botu sonrası Yunan Sahil Güvenlik bölgeden uzaklaştı.
Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu
YUNANLILAR TÜRK BALIKÇI TEKNESİNİ TACİZ ETTİ
Gökçeada ile Semadirek Adası arasındaki Zürafa kayalığında avlanmak için denize açılan balıkçı İlker Özdemir, uluslararası sularda olmasına rağmen Yunan Sahil Güvenliği’nin tacizine maruz kaldı.

Yunan botunun, rotasından çıkmadan ilerleyen Özdemir’in teknesinin çevresinde hızla turlayıp taciz anları personel tarafından anbean kaydedildi. Balıkçı İlker Özdemir o anları sosyal medya hesabından paylaştı.

İlker Özdemir, kayda aldığı anlarda şunları söyledi: “Büyük, silahlı bir gemi yollamışlar. Yapacak bir şey yok, mücadele ediyoruz. Zürafa kayalığı bölgesinde avlanıyoruz, yine aynı yerlerdeyiz. Bunlar yapmaktan vazgeçmiyor, biz de vazgeçmeyeceğiz. Kayığımız sac, daha güvenilir onlar da biliyorlar. Çok yakın geçtiler.”

Öte yandan, bir süre sonra bölgeye gelen Türk Sahil Güvenlik botunu gören Yunan Sahil Güvenlik ise bölgeden uzaklaştı.

İtalya’da Zaniolo fırtınası! Milan maçına damga vurdu…

Öğrenciler ailelerine söyledi! Öğretmenle ilgili şok iddia: 2. sınıfta, 1

Öğrenciler ailelerine söyledi! Öğretmenle ilgili şok iddia: 2. sınıfta, 1. sınıf dersi

Demre’de 3 öğrenci velisi, Çevreli Bozoğlu Tarkun İlkokulu’nda ikinci sınıf öğretmeni E.D. hakkında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, okul müdürlüğü ve CİMER aracılığıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na şikayette bulundu. Şikayetlerde; öğretmenin aynı sınıftaki kızının derslerinin iyi olmaması nedeniyle ikinci sınıf öğrencilerine birinci sınıf dersleri ve ödevleri verdiği, derslerde kızına öncelik tanıdığı, sınıfı süsletip doğum günü kutlaması yaptığı, velilerin ‘Neden birinci sınıf dersleri veriyorsunuz’ sorusuna ise öğretmenin, ‘Beğenmiyorsanız çocuğunuzu özel okula gönderin’ gibi yanıtlar verdiği ifade edildi. Ayrıca veliler şikayetlerinde, birinci sınıf öğretmeninin Alanya’ya tayin olduğunu, yerine atanan M. isimli öğretmeni beklerken E.D. isimli öğretmenin geldiğini, çocuklarının ikinci sınıfta ana sınıfı ve birinci sınıf dersleri görmeye devam ettiğini dile getirdi.
İlginizi Çekebilir
‘PARMAK KALDIRMAYA KORKUYORUZ’
Öğretmen E.D. hakkında İlçe Milli Eğitim ve okul müdürlüklerinin yanı sıra, CİMER’e de iki kez yazılı şikayette bulunan öğrenci velilerinden Adem Boz, kızının geçen yıl birinci sınıfta aldığı eğitim ve bilgileri bu sene ikinci sınıfta da almaya devam ettiğini söyledi. Öğretmenin bu eğitim-öğretim yılı başında, Demre’de başka bir okuldan Çevreli’deki ilkokula geldiğini aktaran Adem Boz, “E.D. öğretmen, okulun açılışının ikinci günü çocuğumuza ceza vererek eğitim yılına başlamıştır. Ertesi gün okula giderek cezanın sebebini sorduğumuzda, ‘Ben şimdi başından baskı altına alamazsam sonra beni dinlemezler’ dedi. Çocuğum okula gitmek istemiyor. ‘Sınıfta ders esnasında parmak kaldırmaya korkuyoruz, derslerde hoca hep bağırıyor’ diyor. Aynı zamanda E. hocanın kızı ikinci sınıf öğrencisi. Kızım, ‘Biz tahtaya yazılan dersleri bitirdiğimizde öğretmenin kızı dersini bitirinceye kadar tahtayı silmiyor. Kızı bizden önce dersi yaptığında tahtayı hemen siliyor, bizim dersi bitirmemizi beklemiyor’ diyor” dedi.
Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’
SINIFTA DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI
Öğretmenin kızının da ikinci sınıfta olduğunu belirten Adem Boz, “Kızının doğum gününde sınıfı süslettirip, çocuklarımızın o gün okula en iyi kıyafetlerle gelmeleri için WhatsApp grubundan biz velilere talimat verdi. Nedense bizler çocuğumuzun doğum gününü sınıfta özel süsleme ile yapamıyoruz. Üç veli, öğretmenle ilgili şikayetimizi Demre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ilettik. Sayın müdür, derhal E. hocayı arayıp, İlçe Müdürlüğü’ne gelmesini istedi. Kısa süre sonra biz veliler binadan ayrılmadan ilkokul yönetiminden tarafımıza telefon geldi, ‘E. öğretmen kendi isteğiyle yarıyıl tatilinde okuldan ayrılmayı kabul ettiğini bize bildirdi’ denildi” ifadelerini kullandı. Boz, ikinci yarıyılda M. hocayı beklerken hüsrana uğradıklarını ifade etti.
İKİNCİ SINIFTA, BİRİNCİ SINIF DERSİ
Sınıfta birinci dönem verilen derslerin çoğunun anasınıfı dersleri olduğunu öne süren Boz, “İkinci yarıyılda derslerin çoğu, birinci sınıfta geçen yıl verilen dersler. Kızım, ‘Ben bu dersleri geçen yıl yaptım’ diye bizi uyarıyordu. ‘Çocuklarımızın eğitimi hiç ilerlemiyor’ diye okul yönetimine mesajla ilettiğimde, yönetim bu yıl ikinci sınıfların bir yılının boşa gittiğini söyledi” diye konuştu.
Çanakkale açıklarında hareketli anlar kamerada! Yunan botu, Türk teknesini taciz etti
‘BEĞENMİYORSAN ÖZEL OKULA GÖNDERİN’
Öğrenci velisi Boz şikayetinde, öğretmene birinci sınıf düzeyinde ödevlerin neden verildiğini sorduklarında, okul müdürünün odasında kendilerine ‘Beğenmiyorsanız özel okula gönderin çocuğunuzu. Sizin gibi veliler olduğu için utanıyorum’ denildiğini söyledi. Birinci sınıf düzeyinde ödevler verilmesi sonucu çocuklarının öz güvensiz ve mutsuz olduğunu söylediklerinde de ‘Çocuğunuzu psikoloğa götürün o zaman, ben ne yapabilirim’ şeklinde ifadeler kullandığını kaydetti.
Şikayetler üzerine Demre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı….

Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’

Bir kentte daha! Sahil şeridini istila ettiler: ‘Ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir’

Yumurtalık sahilinde sabah saatlerinden itibaren yoğun şekilde görülen denizanaları, rüzgar ve dalgaların etkisiyle kıyıya sürüklendi. Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar karşılaştıkları manzara karşısında ne yapacağını bilemezken, bazı vatandaşlar cep telefonlarıyla o anları görüntüledi. Denizanalarının özellikle yaz aylarına girilirken ve deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla birlikte daha sık görülmeye başlandı. Ayrıca rüzgarın yönü ve deniz akıntıları da bu canlıların kıyıya toplu halde ulaşmasında etkili oluyor.
İlginizi Çekebilir
‘CİDDİ ALERJİK REAKSİYONLARA NEDEN OLABİLİR’
Uzmanlar, denizanalarına temas edilmemesi gerektiğini, temas halinde ciltte yanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi etkiler görülebileceğini kaydetti. Bazı türlerin ise daha ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceği belirtildi.
Yetkililer, sahile gelen vatandaşların dikkatli olmalarını isteyerek özellikle çocukların denizanalarına yaklaşmaması gerektiğini vurguladı.

MERSİN
Mersin sahillerinde son günlerde artan denizanası yoğunluğu dikkat çekerken alanda çalışmalar yapan Prof. Dr. Deniz Ayas, bu durumun deniz ekosistemindeki değişimin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir” dedi.
Doğu Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin’de son günlerde sahil hattında denizanası yoğunluğu dikkat çekici şekilde arttı. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınanın da etkisiyle sahillere taşındığı değerlendirilirken, birçok noktada yoğunluğun gözle görülür seviyeye ulaştığı bildirildi. Aralarında Kızıldeniz kökenli türlerin de bulunduğu denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı gözlemlendi.
Ataşehir TEM’de motosiklet üstünde kavga! Kadını saçından çekti, kamyonun altında kalmaktan son anda kurtuldu
“ÜZERİNDE CİDDİYETLE DURULMASI GEREKEN EKOLOJİK BİR GÖSTERGEDİR”
Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı nedenlerin bulunduğunu anlatarak artışın bilimsel boyutuna dikkat çekti. Ayas, “Fırtınalar ve akıntılar, denizanalarının kıyıya vurmasına neden olarak denizlerimizde büyük bir biyokütle oluştuğunu bizlere gösteriyor. Bu artışın temelinde, özellikle Kızıldeniz’den gelen göçmen bir tür olan Rhopilema nomadica yer alıyor. Aslında bu durum, besin zincirindeki trofik bir boşluğun denizanaları tarafından değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşırı balıkçılık faaliyetleri sonucunda planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalması, aynı besinle beslenen denizanalarının popülasyonlarını hızla artırmasına yol açtı. Deniz biyologları açısından bu artış bir tehdit olarak algılansa da aslında üzerinde ciddiyetle durulması gereken ekolojik bir göstergedir” diye konuştu.

“BU TABLO, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İNSAN BASKISININ BİRLEŞİK ETKİSİDİR”
Denizanası popülasyonundaki artışın arkasında birden fazla etken bulunduğunu kaydeden Pro. Dr. Ayas, “Aşırı balıkçılık nedeniyle planktonla beslenen balık stoklarının azalması denizanalarına avantaj sağlar. Bunun yanında artan deniz suyu sıcaklıkları ve kirlilik de bu organizmaların çoğalmasını destekler. Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir” ifadelerini kullandı.
“TEMAS DURUMUNDA BÖLGE DERHAL DENİZ SUYUYLA YIKANMALI”
Denizanalarına karşı özellikle risk grubundaki bireyler için önemli uyarılarda bulunarak, temasın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Ayas, “Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış yaşlı bireylerin, denizanalarının bulunduğu bölgelerde denize girmemelerini tavsiye ediyoruz. Sadece denizanasının kendisi değil, yakıcı tentakülleri de kişilere ciddi zararlar verebilir. Ölmüş olsalar dahi bu canlılara dokunulmamalıdır, çünkü yakıcı hücreler bir süre daha aktif kalabilmektedir. Temas durumunda bölge derhal deniz suyuyla yıkanmalı, kesinlikle tatlı su kullanılmamalıdır. Amonyak gibi maddelerle müdahale edilebilse de her durumda en son yapılması gereken şey bir sağlık kuruluşuna veya hastaneye başvurmaktır” şeklinde konuştu.

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi…

AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk'te: Türk siyaseti Erdoğan'ın yanında

AK Parti Sözcüsü Çelik CNN Türk’te: Türk siyaseti Erdoğan’ın yanında

AKParti Sözcüsü Ömer Çelik,CNN Türk canlı yayınına telefonla bağlanarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.Netanyahu ve İsrailli bakanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarına tepki gösteren Çelik, şunları kaydetti:
“NETANYAHU’NUN BÜTÜN GAYRETİ BU SÜRECİ SABOTE ETMEK”
“Soykırım vakasının başındaki Netanyahu’nun ve onun bakanı Katz’ın açıklamalarını yan yana getirdiğimizde, verilen mesajlarda iç içe geçmiş yaklaşık 5 katman görüyorum.
İlginizi Çekebilir
Birincisi, tabii ki Pakistan’da kritik barış görüşmeleri devam ediyor. Bu kritik barış görüşmeleri sürerken, Netanyahu’nun bütün gayretinin bu süreci sabote etmek olduğu çok net ve açıktır. Bu sebeple Cumhurbaşkanımıza hassas bir şekilde saldırırken Hamas’tan ve İhvan-ı Müslimin’den bahsediyor. Burada Batılıların zihnine bir gönderme yaparak, daha önce dile getirdiği “İsrail olarak Orta Doğu’da Batılı değerlerin kalesiyiz” söylemini yeniden gündeme taşımaya, bir kışkırtma ve manipülasyon zemini oluşturmaya çalışıyor. Yani birinci katman Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etmek. İkincisi ise bunun için Batı’daki bazı hassasiyetleri kaşımaya çalışmak.
Üçüncüsü, biliyorsunuz bu yapı bu işe girerken çeşitli analizler ortaya çıktı. Aslında kendilerine göre şöyle bir plan yapmışlar: Bu planda bir şekilde bu katliamları gerçekleştirecekler, ardından rejim çökecek ve oradaki Kürt kardeşlerimizi ya da Belucistan tarafındaki kardeşlerimizi ayaklandırarak kendi planlarını hayata geçirmeye çalışacaklar. Ancak görüldü ki hem Kürt kardeşlerimiz, Irak’taki ve İran’daki Kürtler, hem de diğer etnik ve mezhebi gruplar bu haksız ve hukuksuz saldırganlık karşısında son derece basiretli davrandılar. Bunun yarattığı hırçınlıkla Netanyahu, o tweetine Türkiye’de Kürtlerin katledildiği yönünde bir yalan ve son derece çirkin bir ifade ekledi. Buradaki asıl amacı; Irak ve İran’daki Kürt kardeşlerimizi kendi planının parçası haline getirememesinin getirdiği hayal kırıklığı ve hırçınlıktır.
Bir diğer konu ise Türkiye’nin bölgedeki tüm etnik ve mezhebi yapılara, bu siyonist ve emperyalist planların parçası olmamaları yönündeki hassasiyetidir. Bu hassasiyetin sahada karşılık bulması ve bu planların bozulması da ayrı bir hırçınlık yaratmıştır. Bu nedenle, Türkiye’nin bölgesel faaliyetlerini hedef alarak, kendisinin başka unsurlarla savaştığını ve Türkiye’nin de bunlara destek verdiğini ima etmeye çalışmıştır.
Ancak bu iç içe geçmiş katmanlar içerisinde dikkat çeken bir başka ifade daha var. O da şu: “İran’dan Türkiye’ye füze gönderilirken Türkiye sessiz kalıyordu” iddiası. Buradan da anlıyoruz ki, daha önce de tespit ettiğimiz üzere, İran ile Türkiye’yi ve genel olarak bölge ülkeleriyle İran’ı karşı karşıya getirmeye yönelik bir planı takip ettiklerini ve bunu hayata geçirmeye çalıştıklarını görüyoruz.
Aslında Netanyahu’nun ve Katz’ın ifadeleri, bu beş katmanlı yaklaşımın adeta bir itirafından başka bir şey değildir.

Dolayısıyla bugün herkesin gözü önünde Gazze’den başlayıp Lübnan’a, oradan Batı Şeria’ya, oradan Suriye’ye, oradan İran’a yapılanlara ve İsrail’in bütün bunlarda başrol oynamasına baktığımızda, İsrail’in karşısında insani değerleri ve temel hukuk değerlerini savunan bir insanlık ittifakı var. Bu insanlık ittifakının en güçlü sözcüsü, en güçlü lideri, Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza saldırmaları, bir bakıma bu bahsettiğim insanlık ittifakının, bu katliam ve soykırım şebekesinin planlarını bozmasından duyulan rahatsızlıktır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızı hedef alarak aslında kendilerinin karşısındaki bu insanlık ittifakını hedef almaya çalışıyorlar.
Ama kullandığı kavramlar, ortaya koyduğu yaklaşımlar, elindeki sosyal medya imkanları ne olursa olsun, propaganda imkanları ne olursa olsun artık son kullanma tarihi geçmiş. Bu yalanlarla örtemeyeceği soykırımı artık daha fazla gizleyemeyeceği bir tablonun yeni bir şekilde ortaya çıktığını gösteriyor. Tüm bunlara bakıldığında, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradenin kendilerinde yarattığı rahatsızlığı bu şekilde haksız, hukuksuz ve hırçın bir şekilde ortaya koymaya çalışıyor.
Netanyahu’nun Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Türkiye’den sert tepki: Çağın Hitler’i hesap verecek
“NETANYAHU’NUN SİYONİST PLANI BOZULDU”
Diğer mesaj da şu tabii: Biliyorsunuz bunların bakanı Türk siyasetindeki bazı isimleri etiketledi. Aklınca bu konu üzerinden Türk siyaseti içindeki tartışmalarda bir bölünme yaratmaya çalışacağını düşünüyordu. Fakat ben dün akşam da ifade ettim. Cumhurbaşkanımız devletimizin başıdır, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmektedir.
Siyaseten Cumhurbaşkanımızdan yana olsun ya da karşı olsun, kim olursa olsun Türk siyasetinde bu katliam şebekesi karşısında tek vücut olarak Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başını savunacağından hiçbir kuşkum yoktur, dedim. Hiç kimse bu Siyonist şebekenin yanında durmaz, dedim. O etiketlediği isimlerden de bu Siyonist şebekeye karşı, o şebekenin yapmaya çalıştıklarına karşı, Türkiye’yi hedef almasına ve Cumhurbaşkanımızı hedef almasına karşı mesajlar geldi. Böylece Netanyahu’nun ve Katz’ın mesajlarıyla hedeflenmek istenen bütün katmanlar çökmüş oldu.
Türkiye’de en ufak bir açıklamaya bir dakika sonra cevap veriyorlar. Demek ki bütün kabine oturmuş, bu soykırım şebekesinin mensupları Türkiye’den ne mesaj verildiğini takip ediyorlar. Bunun da çok açık bir sebebi var. İnsanlık değerleri adına bir kaledir Türkiye. İnsanlık değerleri adına en sağlam odaktır Türkiye. Dolayısıyla sadece burada siyasetçilerin yaptığı değil; sanatçı arkadaşlarımızın yaptığı, sivil toplum örgütlerinin yaptığı bütün faaliyetleri çok yakından takip ediyorlar. Gazze için yapılan yürüyüşler yakın takiplerinde ve bununla ilgili sürekli hedef alan mesajlar ortaya koyuyorlar.
Sanatçılarımızın, kanaat önderlerimizin, akademisyenlerimizin Gazze’deki bu soykırımla başlayan ve şu anda bütün dünyayı kaosa iten bu soykırım ve katliam şebekesinin faaliyetlerini eleştiren, yargılayan ve mahkûm eden iradesi karşısında ciddi bir sarsıntı yaşıyorlar. Bu küresel bir bitiş mücadelesidir. Bizim esas derdimiz insanlık değerlerinin ve insanlık ittifakının ayakta durmasıdır. Bu yapılanlar insanlık adına kabul edilemez.
Daha ilk günden itibaren bir takım teolojik ve jeopolitik yaklaşımlarla “David Koridoru” gibi projeleri gündeme getirerek başka amaçları olduğunu bu şebeke açıkça ortaya koydu. Sadece Gazze meselesi olarak düşünenler de bugün yanıldıklarını görüyor. Bakın, çok yakın zamanda göreceksiniz; dünyada daha çok lider Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadelerini daha güçlü şekilde kullanmaya başlayacak. Görülmüştür ki insanlık tehdit edilmektedir. İnsanlık haysiyeti bu tehdide gereken cevabı verecektir. Türkiye bu cevabı verenlerin başındadır.
“EN DOĞRU ŞEY MÜZAKERELERİ SÜRDÜRMEYE DEVAM ETMEKTİR”
Tabii bu anlaşmalarda iniş çıkışlar olur, kopmalar olur, tekrar bir köprü kurulmaya çalışılır. Önemli olan müzakere masasıdır. Yani realist olmak lazım; iyimserlik ya da kötümserlik değil, realist olmak lazım. Bu süreçte Amerika’nın ve İsrail’in başlattığı saldırıların çok ağır sonuçları olmuştur. Burada mağdur taraf İran’dır. Siviller ölmüştür, devlet yetkilileri hedef alınmıştır. Bütün bu tablo içerisinde bir günde 21 saat oturduk, 10 saat oturduk diye bütün sorunların çözüleceğini düşünmemek gerekir. İnişler çıkışlar olacaktır, kopmalar ve tekrar buluşmalar olacaktır. Günün sonunda İsrail’in bu görüşmeleri sabote etmek için elinden geleni ardına koymayacağına hiçbir kuşku yoktur. Bu nedenle sürecin dikkatle izlenmesi gerekir. Dolayısıyla bugün insanlık adına, bölge barışı adına, küresel barış adına yapılacak en doğru şey müzakereleri sürdürmeye devam etmektir.
Baharı bekleniyorlardı, 3 metrelik kar şoku! ‘Sabah sürprizle karşılaştık’
…

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi

Avcılar’da tek bir araç yüzünden trafik durdu! İETT otobüsleri ilerleyemedi, sürücüler tepki gösterdi

Avcılar’da bir sürücü İETT otobüslerinin güzergahında bulunan kavşakta park etti. Aracını bırakan sürücü uzun süre otomobilinin yanına gelmedi. Trafiğin aksamasına neden olan sürücü yaklaşık yarım saat sonra aracına binip sokaktan uzaklaştı.

İETT OTOBÜSLERİ BEKLEDİ
Olay Merkez Mahallesi Denizköşkler Caddesi Fatih Sokak kesişimindeki kavşakta meydana geldi. Bir sürücü 16 ANM 591 otomobilini kavşağa park etti. Kısa süre sonra kavşağa gelen Başakşehir Şahintepe seferini yapan İETT otobüsü park edilen araç nedeniyle dönüş yapamadı.
Park edilen araç trafiğin kilitlenmesine neden olurken, sürücüler korna çalarak duruma tepki gösterdi. Sürücülerin bir kısmı ise, ters yönü kullanarak yoluna devam etti. Güzergahta ilerleyen 4 İETT otobüsü ise yolcularıyla uzun süre aracın sürücüsünün gelmesini bekledi. Bazı sürücüler polis ekiplerini arayarak ihbarda bulundu. Bir vatandaş ise, ‘Park yapılmaz’ tabelasının altına park ediyorlar. Otobüsler dönemiyor. ” diyerek duruma tepki gösterdi.
ARACINA BİNİP UZAKLAŞTI
Bu sırada sokaktan geçen Avcılar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekibi olaya müdahale etti. Siren çalıp anons yapan ekipler sürücüyü bulmaya çalıştı. Sürücüye ulaşılamayınca, ekipler trafiğin ilerlemesine yardımcı oldu. Bu sırada başka bir otomobil sürücüsü ise aracını çekerek otobüsün manevra yapıp ilerlemesini sağladı.Otobüsün dönmesinin ardından aracının yanına gelen sürücü ise hiçbirşey olmamış gibi direksiyon başına geçerek sokaktan uzaklaştı….