BIST 100
14.527,34 0,09%
DOLAR
48,0804 0,10%
EURO
56,1545 0,08%
GRAM ALTIN
7.202,05 1,33%
FAİZ
40,27 -1,42%
GÜMÜŞ GRAM
107,14 0,55%
BITCOIN
78.520,00 1,45%
GBP/TRY
65,6280 0,13%
EUR/USD
1,1671 -0,07%
BRENT
92,99 -1,48%
ÇEYREK ALTIN
11.775,36 1,33%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
39 °

HABER

Profesörden Türkiye için korkutan senaryo: Türkiye'de bu yıl da sıcaklık rekorları kırılacak

Profesörden Türkiye için korkutan senaryo: Türkiye’de bu yıl da sıcaklık rekorları kırılacak

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkiye’de sonbahar ve kış yağışlarının son yıllarda giderek azaldığını belirtti.
Prof. Dr. Türkeş, “Sıcaklıkların ve buharlaşmanın artması, yağış rejiminin değişmesi, sıcaklıkla birlikte kuraklaşmanın artması sonucunda 2040 sonrası orta ve çok kötümser iklim senaryolarına göre bugün Türkiye’de bulunmayan tam kurak iklim koşullarının oluşma olasılığı var.

Yunan basını ‘tehlike çanları çalıyor’ diyerek duyurdu! ‘Gelişmeler sıradan değil, denizlerde Türk çağı’
Bu iklimin Türkiye’de coğrafi olarak kuraklaşması, kurak ve çöl iklimi benzeri tam kurak arazi koşullarının geniş alanlarda oluşacağı anlamına geliyor” dedi.
‘ÇÖL KOŞULLARI 2040’LARDA TÜRKİYE’DE DE OLABİLİR’
Suriye’nin kuzeyinde egemen olan bugünkü tam kurak çöl benzeri koşulların 2040’larla birlikte Türkiye’de de olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Türkeş, “Türkiye-Suriye sınırında bugün yarı kurak step iklimi gözleniyor. Eğer iklim değişikliği bu hızla devam ederse, sıcaklıklardaki artış sürer ve yağış rejimi değişirse, toprak nemi azalırsa bugün Suriye kuzeyindeki kurak hatta çöl benzeri iklimin Suriye sınırından Türkiye’ye sokulacağı ve Güneydoğu Anadolu’nun geniş güney bölümü, Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Havzası’nı da içerecek biçimde İç Anadolu’nun orta ve güney bölümlerinde, hatta İç Batı Anadolu’da ve Trakya’da böyle bir klimatolojik olarak kurak bölge oluşma olasılığı var. Bunun gerçekleşmesi ise Türkiye’nin fiziksel ve ekonomik su kıtlığı yaşayan, zamanla su fakiri olma olasılığı bulunan ve gıda güvenliği açısından da sıkıntı yaşayan bir ülke olma olasılığı anlamına geliyor” diye konuştu.

‘BU YIL DA HAVA SICAKLIKLARI NORMALLERİN ÜZERİNE ÇIKABİLİR’
Yüzey sıcaklıklarındaki artış eğiliminin devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Türkeş, bu yıl kuvvetli bir El Nino olasılığına dikkati çekt. Türkeş, “Gözlenen uzun süreli ısınma, iklim değişikliği ve El Nino ile bu yıl da hava sıcaklıkları pek çok yerde normallerin üzerine çıkabilir. Haziran sonuyla birlikte son yıllarda yaşadığımız gibi özellikle karasal iç bölgelerde, İç Anadolu’da, Güneybatı Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da bazı istasyonlarda tıpkı geçen yıl olduğu gibi; Türkiye’de bu yıl da yüksek sıcaklık rekorları kırılma olasılığı söz konusu” dedi.

‘SIKLIK, ŞİDDET, SÜRE VE ETKİ ALANINI ARTIRIYOR’
Son yıllarda Kuzey Afrika’dan Balkanlar üzerinden gelen sıcak hava dalgalarının Ege’yi çok etkilediğini belirten Prof. Dr. Türkeş, “Manisa, İzmir, Aydın, Denizli’de zaman zaman da Muğla’nın ilçelerinde Güneydoğu Anadolu’daki yüksek sıcaklıklardan daha yüksek sıcaklıklar kaydedilebiliyor. Sıcaklıkların artması yaz kuraklığını, yeni yangın rejimini şiddetlendirerek ya da daha etkili yaparak orman yangınlarının sıklık, şiddet, süre ve etki alanını artırıyor. Su kaynakları üzerinde aşırı baskı yaratıyor. Toprakta bir kuraklaşma oluyor. Dolayısıyla sıcaklıklardaki uzun süreli artış sadece yüksek hava sıcaklıklarının ve sıcak hava dalgalarının oluşumuyla kalmıyor. Sıcak hava dalgaları, yaz kuraklığının şiddetlenmesi, yangın rejiminin çok daha şiddetli olmasına yol açabiliyor. Uzun süreli kuraklık ve yaz sıcaklığı birleştiğinde tarımda sulama suyu sorunu yaşanıyor. Tüm bu olumsuzluklardan daha az etkilenebilmek için, bütünleşik su kaynakları, kuraklık, orman yangını yönetimlerinin geliştirilmesi ile tarımsal sistemler, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir ve iklim direngen bir yapıya kavuşturulması gerekiyor” diye konuştu….

Hatay'da boş kalan baraj taştı! Köyler suya gömüldü

Hatay’da boş kalan baraj taştı! Köyler suya gömüldü

Hatay’ın Reyhanlı ve Kumlu ilçelerinde bulunan Reyhanlı Barajı’nın temeli 2010 yılında atıldı, çalışmalar 2019’da tamamlandı. Amik Ovası’ndaki verimli arazilerin sulanması ve taşkınların önlenmesi amacıyla inşa edilen baraj, 3 Ekim 2020’de hizmete açıldı.
Baraj sahasında kalan Karakaya ve Acer köylerinde yaşayan vatandaşlar ise yıllar önce evlerini terk etmek zorunda kaldı. Kamulaştırma bedellerini alan bölge halkı, baraj sınırına yakın Mehmetbeyli Mahallesi’ne yerleşti.

Uzun süre yeterli su seviyesine ulaşamayan Reyhanlı Barajı, bu yıl etkili olan yoğun yağışlarla birlikte Tahtaköprü Barajı ve Afrin Çayı’ndan gelen sularla doldu. Su seviyesinin yükselmesiyle birlikte baraj sınırları içerisindeki iki köy tamamen su altında kalırken, sular Mehmetbeyli Mahallesi’ne kadar ulaştı.
Geçen yıl kuraklık nedeniyle ortaya çıkan eski evler ve tarım arazileri, bu yıl yeniden sulara gömüldü. Yıllarca yaşadığı köyün sular altında kaldığını belirten Halit Atlar, bu durumu ilk kez gördüğünü ve iki katlı evlerin dahi tamamen kaybolduğunu söyledi.

‘GEÇEN YIL KURAKLIK VARDI, BU YIL BEREKET OLDU’
Geçen yıl bölgede kuraklık yaşandığını belirten Halil Atlar, bu yılki yağışların barajı doldurduğunu ifade ederek, “Geçen yıl burada neredeyse hiç su yoktu. Bu yıl ise yağışlarla birlikte su seviyesi hızla yükseldi. Sular köye kadar dayandı” dedi.
Artan su seviyesi nedeniyle ulaşımda sorun yaşadıklarını belirten Atlar, “Sular çoğalınca yolumuz kapandı. Afrin Çayı ve Tahtaköprü Barajı’ndan gelen sular etkili oldu. Zeytinliğime gidemiyorum, yol yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘MANZARA GÜZEL AMA ULAŞIM ZOR’
Barajın dolmasıyla ortaya çıkan manzaranın dikkat çekici olduğunu da dile getiren Atlar, “Manzara çok güzel oldu, adeta sahil kentini andırıyor. Ancak ulaşım sorunu nedeniyle günlük yaşam zorlaştı” ifadelerini kullandı.
Yunan basını ‘tehlike çanları çalıyor’ diyerek duyurdu! ‘Gelişmeler sıradan değil, denizlerde Türk çağı’…

Rojin Kabaiş soruşturması! 415 DNA incelendi

Rojin Kabaiş soruşturması! 415 DNA incelendi

Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada DNA incelemeleri sürüyor. Cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım Mahallesi ile üniversiteye bitişik Bardakçı Mahallesi başta olmak üzere DNA’sı alınması planlanan yaklaşık 2 bin 500 kişiden 425’inin örnekleri incelendi. Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, yürütülen sürece ilişkin yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı düzeyinde temaslar kurulduğunu ve ailenin taleplerinin iletildiğini belirtti. DNA örneklerinin genişletilmesini istediklerini ifade eden Kabaiş, üniversite çevresi ile söz konusu mahallelerdeki kişilerin tamamının incelemeye dahil edilmesini talep etti.

Isparta’da kayboldu, kafatası Burdur’da bulundu! 11 yıllık kayıp Mehmet Çetin dosyasında korkunç gerçek
‘YETERİNCE ARAŞTIRILMADI’
Kabaiş, dosyada ihmaller bulunduğunu ve bazı şüpheli durumların yeterince araştırılmadığını öne sürdü. Ailenin, belirli kişilerin de soruşturmaya dahil edilmesi yönünde talepleri olduğu öğrenildi. Kabaiş, olayın aydınlatılması için incelemelerin genişletilmesi gerektiğini vurgulayarak, “DNA incelemeleri artırılmalı, tüm ihtimaller değerlendirilmeli” dedi. Gülistan Doku ile Rojin dosyasında benzerlik olduğunu belirten Kabaiş, şunları dedi:
“Bizimkinin Van Valisi’yle ilgisi yoktur, rektörle ilgilidir. Rektör o esnada hem delilleri karartı hem çok şüpheli hareketleri var. Oradaki halk, rektörün 2 yeğenini işaret ediyor. Geçen sene de rektörü yakından tanıyan 1 kişi gitti ifade vermek istedi. Adam diyor ki Rojin’in dosyası hakkında rektörle ilgili ifade vermek istiyorum. Gözaltına aldılar, bir gün gözaltında kaldı. O adam dosyaya ışık tutuyor, yol gösteriyor. Neden onu gözaltına alıyorlar. Defalarca bunu savcılıkta dile getirdik. Bir insan gitse ifade verse dosya için bir umuttur. Belki bir şeyler biliyordur. Tunceli’de aynı şekilde bir adam mektup götürüp bıraktı.
Kan parası için ‘100 deve’ istedi! İddiaların odağındaki isimler konuştu
BU BİR CİNAYETTİR
Hem telefonun açılmasını istiyoruz hem de o iki erkek DNA’sı kime aitse açığa çıkmayana kadar rahat değilim. Bellidir bu bir cinayettir. Kim o genç kıza zarar vermiş. 2 bin 500 taneye değil, 5 bine kadar da çıkartılmasını istiyorum.”

‘DOSYADA ÖNEMLİ GELİŞMELER VAR’
Giresun’da 8 yıl önce hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili tartışmalar sürerken baba Şaban Vatan, dosyada önemli gelişmeler olabileceğine dair işaretler bulunduğunu belirterek, sürecin yeniden değerlendirilmesini beklediklerini söyledi. Rabia Naz’ın ölümünün ardından verilen takipsizlik kararına rağmen mücadelesini sürdüren Vatan, delil karartıldığı iddiasıyla dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Dijital veriler üzerinde yaptığı incelemelerde kızına ait okul çantasının olaydan saatler sonra ortaya çıktığını öne süren Vatan, bunun organize bir durum olduğunu iddia etti. Adalet Bakanlığı’nın dosyayı yeniden ele alacağı yönündeki açıklamaların umut verici olduğunu belirten Vatan, “Önemli gelişmelere dair bazı belirtiler var. Kısa sürede güzel haberler almayı umuyoruz” dedi.

14 YAŞINDAKİ GİZEM’İ ARKADAŞI KATLETTİ
Yanında pompalı tüfek taşıyan 15 yaşındaki çocuk, arkadaşını tüfekle katletti. Edirne’de önceki gün gece saatlerindeA.Ç. (15) adı erkek çocuk, arkadaşı 14 yaşındaki Gizem Özdemir ile tartıştı. Tartışma sırasında A.Ç., yanında taşıdığı pompalı tüfekle Özdemir’e ateş edip, kaçtı. Özdemir kanlar içinde yere yığılırken, ihbar üzerine ekipler sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Özdemir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Gizem Özdemir’in cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Polis, kaçan A.Ç.,’yi bir süre sonra yakalayarak, gözaltına alındı. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Öte yandan Özdemir için dün Bademlik Cami’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Namaza Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, siyasi parti temsilcileri, Özdemir’in ailesi ve vatandaşlar katıldı. Özdemir, namazın ardından Bademlik Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi….

Meclis Komisyonu’ndan akran zorbalığı raporu: Milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalı

Meclis Komisyonu’ndan akran zorbalığı raporu: Milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalı

Çocukların karşılaştıkları şiddet, zorbalık ve ayrımcı davranışların, toplumsal refah üzerinde uzun vadeli riskler yarattığı belirtilen raporda, “Çocuğa karşı şiddet ve zorbalık, bir milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır. Akran zorbalığıyla mücadele, eğitim politikalarının yanı sıra aile, sağlık, sosyal hizmetler, güvenlik ve adalet gibi alanları kapsayan bütüncül bir politika meselesi olarak ele alınmalıdır” görüşü vurgulandı.
‘AKRAN NEZAKETİ’ ÖNERİSİ
Zorbalıkla mücadele çalışmalarında kullanılan dilin etkisine işaret edilen raporda, “akran zorbalığı” yerine “akran nezaketi” söyleminin daha faydalı olacağı dile getirilerek, bu kavramın rehberlik programlarına, okul etkinliklerine ve farkındalık çalışmalarına entegrasyonu önerildi.
SINIF MEVCUDU ÖNEMLİ
Kalabalık sınıf ortamlarının öğrencilerin denetimini zorlaştırdığı, öğretmenlerin zorbalık belirtilerini fark edebilme olasılığını düşürdüğü tespitine yer verilen raporda, sınıf mevcutlarının makul ve yönetilebilir seviyelere çekilmesi gerekliliğine işaret edildi.
Siber zorbalığın önlenmesi ve dikkat dağınıklığının azaltılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan genelge doğrultusunda okullarda cep telefonu kullanımının kısıtlanması uygulamasının yaygınlaştırılması tavsiye edildi.
Sanal dünyada yeni dönem: Çocuklar için sıkı takip
VELİ AKADEMİSİ
Akran zorbalığıyla mücadele konusunda ebeveynlere yönelik tavsiyelerde de bulunulan raporda, okullarda “Veli Akademisi” modelinin hayata geçirilebileceği belirtildi, çocukların sosyal-duygusal gelişiminde babaların sürece dahil edilmesinin, şiddet ve zorbalığın önlenmesinde kritik öneme sahip olduğu değerlendirmesi yapıldı.
İÇERİK SERTİFİKASI
Raporda, “Medya kuruluşları ve dijital platformlarda çocuklara yönelik hazırlanan içeriklere ilişkin olarak ‘Zorbalık İçermeyen İçerik Sertifikası’ uygulamasının geliştirilmesi önerilmektedir” denildi. TBMM’de çocuklarla ilgili daimi bir ihtisas komisyonu kurulması da önerildi.
YARDIM PLATFORMU
Çocukların kolayca erişebileceği, anonim olarak uzman desteği alabilecekleri, gizliliği korunan yardım ve terapi platformlarının oluşturulması, zorbalığı besleyen dijital alışkanlıkları analiz ederek erken müdahale edilmesine olanak tanıyacak “dijital analiz” uygulamasının tüm eğitim kurumlarında uygulanması ve bu sistemin Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Danışmanlık Merkezlerine entegre edilmesi, zorbalık mağduru çocukların adli süreçlerde ikincil bir travma yaşamalarının önlenmesi için Millî Eğitim ve Adalet bakanlıkları arasında “Çocuk Mağdur Destek Hattı ve Yönlendirme Protokolü” oluşturulması da öneriler arasında dikkat çekti….

Sanal dünyada yeni dönem: Çocuklar için sıkı takip

Sanal dünyada yeni dönem: Çocuklar için sıkı takip

MİTHAT YURDAKUL / ANKARA – Resmi talepleri yerine getirmeyen platformlara, önce yüklü para cezaları verilecek, ardından erişim zorlaştırılacak.
Çocukların karıştığı şiddet olayları ve okul saldırılarının ardından gözlerin çevrildiği sanal dünyaya ilişkin yasal düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenlemeye göre oyun platformları, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları satışa sunamayacak. Derecelendirmesi yapılmayan oyunlar, en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunulabilecek. Oyun platformları, uygun derecelendirilmediği belirlenen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak.
TEMSİLCİ ZORUNLULUĞU
Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan Steam gibi büyük çaplı yurt dışı oyun platformları; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya benzer talepleri yerine getirmekle yükümlü olacak. Uluslararası şirketler, resmi taleplerin karşılanmasını sağlamak için Türkiye’de temsilci belirleyecek. Belirlenen temsilci BTK’ye bildirilecek.
Meclis Komisyonu’ndan akran zorbalığı raporu: Milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalı
AİLE KONTROL ARAÇLARI
Oyun platformları, ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Belirlenen kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek.

ERİŞİM ZORLAŞACAK
Yasadaki yükümlülükleri yerine getirmeyen oyun platformlarına önce BTK tarafından bildirimde bulunulacak. 30 gün içinde bildirimin gereğinin yerine getirilmemesi halinde, 1 milyon liradan 10 milyon liraya kadar para cezası verilebilecek. Cezanın tebliğinden itibaren 30 gün içinde resmi talebi yerine getirmeyen platformun cezası 30 milyon liraya kadar çıkabilecek. Yine 30 gün geçmesine rağmen istenen adım atılmazsa, bu kez siteveya platforma erişimi güçleştiren bant daraltma yöntemi gündeme gelecek. BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvuracak. Bant daraltma, talebin 30 gün daha karşılanmaması halinde yüzde 50 oranına çıkarılacak ve platforma ulaşım bir kademe daha zorlaştırılmış olacak.
YAŞ DOĞRULAMA
Yasayla, sosyal medyada yaş sınırı da yürürlüğe girmiş oldu. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak.
Isparta’da kayboldu, kafatası Burdur’da bulundu! 11 yıllık kayıp Mehmet Çetin dosyasında korkunç gerçek
İÇERİKLERE YAPAY ZEKÂ DENETİMİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hakları Daire Başkanı Emre Ertekin, TBMM Akran Zorbalığı Alt Komisyonu toplantısındaki sunumunda, hayata geçirilmesi planlanan çalışmaları anlattı. Komisyonun hazırladığı raporda yer alan “Dijital platformların çocuk profillerinde sunulan içerikleriyle ilgili yapay zekâ destekli içerik denetim sistemi kurulması” önerisi doğrultusunda çalışma başlattıklarını bildiren Ertekin, proje için AB’deki iyi uygulama örneklerini incelediklerini, projenin bu yıl büyük ölçüde tamamlanarak yaşama geçirilmesinin planlandığını söyledi.
Komisyon Başkanı Yıldız Konal Süslü de toplantıda, Yıldız Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK’ın yaptığı “MentalUP” isimli oyunu hatırlatarak“Gayet keyifli, yaş sınırı var. Ben de oynamışımdır, dikkatime, odaklanmama da çok katkısı olmuştur bu yaşta” dedi.
‘OYUN TİMİ’ ÖNERİSİ
Yıldız, “Bence Millî Eğitim Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir ‘oyun timi’ kurabilir. Bir çocuk oyun oynayacaksa oyun oynasın, eğlensin ama öğrensin ve zihinsel bir işgalle de karşı karşıya kalmasın” önerisini dile getirdi. EVRİN GÜVENDİK Ankara
ERKEN YAŞTA EĞİTİM RİSKLERİ AZALTIYOR
Komisyon’daki sunumunda Emre Ertekin,akran zorbalığına da değindi. BM Çocuk Hakları Komitesi ve Avrupa Konseyi’nin Çocuk Hakları Yönlendirme Komitesi’nin raporlarında, çocukların eğitime mümkün olduğunca erken bir dönemde başlamasınınşiddet ve akran zorbalığıgibi konulardariski düşürdüğüne işaret edildiğini aktaranErtekin“Bu sene itibarıyla özellikle erken yaşta 0-3 yaş bölümü, hatta 0-6 yaşa kadar bakanlık olarak özellikle kreşler ve erken yaşta eğitim yatırımlarını artırıyoruz” dedi.

‘ASIL CAYDIRICI CEZA, BANT DARALTMA’
Düzenlemeyi Milliyet’e değerlendiren Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, “Bu yasa ile birlikte Türkiye, benim sıkça kullandığım çocukların internetteki varlığını ‘dijital rüşt’ kavramı üzerinden yeniden tanımlıyor. 15 yaş sınırının getirilmesi, bir çocuğun hangi yaşta hangi sorumlulukları alabileceği ve hangi içeriklere maruz kalabileceği konusundaki belirsizliği ortadan kaldırmıştır. 15 yaşını doldurmamış bir bireyin, kendi kararlarıyla bu platformlarda kontrolsüzce yer alması artık mümkün olmayacak. Bu durum, ailelerin omuzlarındaki ağır yükü hafifletirken, platformları da ‘kullanıcı sayım artsın da nasıl artarsa artsın’ mantığından uzaklaştırıp, daha sorumlu bir yayıncılık anlayışına zorlayacaktır” dedi.
DİJİTAL EBEVEYNLİK
Eraslan, “Çocukları korumak sadece erişimi engellemekle olmaz; onlara güvenli bir alan sunmakla olur. Yasada yer alan ebeveyn kontrol araçları ve zorunlu oyun derecelendirmesi, dijital rüştüne henüz ermemiş gençlerin, gelişimlerini olumsuz etkileyecek içeriklerle temasını teknik olarak engelleyecektir. Ayrıca anne ve babaların dijital ebeveynlik bilgi ve becerilerini artırmaları elzemdir” diye konuştu.
‘FİİLEN KULLANILAMAZ’
Eraslan, yasada öngörülen cezalar konusunda ise şu değerlendirmeleri yaptı: “Milyonluk para cezaları dev teknoloji şirketleri için bazen sadece operasyonel gider olarak görülebiliyor. Ancak burada asıl caydırıcı olan, reklam yasağı ve ardından gelen bant genişliğinin daraltılması yaptırımıdır. Bir oyun platformu için internet trafiğinin yüzde 50 oranında kısıtlanması, o platformun Türkiye’de fiilen kullanılamaz hale gelmesi demektir. Bu, hiçbir küresel şirketin göze alabileceği bir risk değildir. Bu nedenle yaptırımların kağıt üzerinde kalmayacağınıöngörüyorum.”…

Diplomasi sonuç verdi! Sumud aktivistleri İstanbul’da

Diplomasi sonuç verdi! Sumud aktivistleri İstanbul’da

Türkiye; İsrail’in Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu’na düzenlediği hukuk dışı saldırı sırasında alıkonulan Türk vatandaşlarının durumunu sahada adım adım takip etti. İsrail güçleri, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de olduğu 345 aktivistin yer aldığı teknelere müdahalede bulunmuş, 20’si Türk vatandaşı 175 aktivisti alıkoymuştu.

İsrail güçleri iki filo yöneticisi hariç, 173 aktivisi dün Girit’e getirerek Yunan yetkililere teslim etti. Türkiye bu süreçte Türk vatandaşlarının serbest bırakılması için yoğun diplomasi ve çalışma yürüttü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirirken, Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes ile konsolosluk çalışanları da Girit’e gitti. Girişimlerin ardından dün akşam 59 aktivist Türkiye’ye getirildi.
İstanbul Havalimanı’na inen uçakta 18 Türk vatandaşı da bulunuyor. Sağlık kontrolü nedeniyle uçağa binemeyen iki vatandaşımızın ise bugün Türkiye’de olması öngörülüyor. Türkiye’ye getirilen diğer ülke vatandaşlarının uyruk ve sayıları şöyle: ABD 4, Arjantin 5, Avustralya 2, Bahreyn 1, Brezilya 2, Büyük Britanya 6, Hollanda 1, İspanya 3, İtalya 2, Malezya 10, Meksika 1, Pakistan 1, Şili 1, Yeni Zelanda 2.

İsrail ordusu 34 kişiyi darp etti
Küresel Sumud Filosu, İsrail ordusunun çok sayıda aktivisti darbettiğini duyurdu. Küresel Sumud Filosu tarafından yapılan açıklamada, Küresel Sumud Filosu’ndaki aktivistlerin Yunanistan karasularında İsrail Donanması’na ait bir gemide 40 saat boyunca alıkonulduğu belirtilerek, “Yeterli yiyecek ve su verilmedi. Kasıtlı ve defalarca su basılan zeminlerde uyumaya zorlandılar” dedi. İsrail ordusu, alıkoyduğu 175 Küresel Sumud Filosu üyesinden 34’ünü darp etti. Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, “Yaklaşık bin euro paramı ve ehliyetimi çaldılar” dedi. ● İHA
2 aktivist İsrail’e götürüldü
İsrail ordusunun Seyf Ebu Keshkek ile Thiago Avila adlı aktivistleri İsrail’e götürmek üzere harekete geçtiği sırada diğer aktivistlerin barışçıl bir şekilde direndiği aktarılan açıklamada, İsrail’in aktivistlere şiddet uyguladığı ifade edilerek, “Aktivistler yumruklandı, tekmelendi ve elleri arkadan bağlanmış halde güverte üzerinde sürüklendi. Burunları kırıldı, kaburgaları çatladı ve dayağa maruz kaldılar. Kaosun ortasında onlara ateş bile açıldı” denildi.

Müdahale protesto edildi
İsrail’in Gazze’deki ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi, Türkiye’nin dört bir yanında cuma namazı sonrası yapılan yürüyüş ve basın açıklamalarıyla protesto edildi.
■ Van Filistin’e Destek Platformu cuma namazı sonrası bir basın açıklaması yaptı.
■ Bolu’da cuma namazı çıkışında bir araya gelen vatandaşlar, İsrail’in saldırısını protesto ederek aktivistler için dua etti.
■ Rize’de, Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşu üyeleri, Türk ve Filistin bayraklarıyla saldırıya tepki gösterdi.
■ Ardahan’da vatandaşlar, İsrail ordusunun Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na saldırısını protesto etti. Serhat Ulu Camisi önünde toplanan grup, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları taşıdı.İHA-DHA-AA…

Doğum izninde iki kritik tarih: 16 Ekim ve 1 Nisan

Doğum izninde iki kritik tarih: 16 Ekim ve 1 Nisan

MİTHAT YURDAKUL Ankara – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemeyle ilgili olarak sosyal medyada yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: “1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir. Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun’da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026’dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar. Başvuru süreci nasıl işler? 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler.”
12 ay içinde yüzde 57’si ayrılıyor: Çocuktan sonra işe veda…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu iş birliğinde özel sektörde çalışan ve 2016-2025 döneminde doğum yapan 1.4 milyon kadının verileriyle ilk kez “İşgücü Piyasası ve Kadın İstihdamı Ekseninde Aile Dostu Politikalar” raporu hazırlandı.
■ Rapora göre, doğumdan sonraki bir ay içinde kadınların yüzde 3.7’si, altı ay içinde yüzde 39’u, 12 ay içinde yüzde 56.5’i, 36 ay içinde ise yüzde 72.8’i işten ayrılıyor.
■ Çalışan kadınların sadece yüzde 24.22’si ücretsiz doğum izni kullanıyor.
■ 2016-2024 döneminde doğum sonrası işten ayrılıp istihdama geri dönmeyen kadın sayısı 309 bin 581.
■ Doğum sonrası yarım çalışma ödeneğinden yararlanma oranı ise yüzde 3.41.
■ Kreşlerin özellikle vardiyalı çalışma düzeniyle uyumsuzluğu da kadın istihdamına bariyer oluşturuyor.
■ Doğum sonrası çalışmaya geri dönen kadınların reel ücretleri, doğum yapmayan kadınlara kıyasla sistematik olarak daha düşük. Annelik sonrası mesleki ilerlemenin sınırlı kaldığı da görülüyor.
‘Tercih yapmak zorunda olmamalılar’
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların iş ve aile arasında tercih yapmak zorunda olmaması gerektiğini belirterek, “Hedefimiz; kadınların hem çalışma hayatında güçlü biçimde var olduğu hem de aile kurma kararlarını ekonomik ve sosyal kaygılar olmadan verebildiği bir sosyal politika çerçevesi oluşturmaktır” dedi.

1 Mayıs coşkuyla kutlandı

1 Mayıs coşkuyla kutlandı

İstanbul’da kutlamalar öncesi geceden itibaren geniş güvenlik önlemleri alındı. Beyoğlu, Kadıköy, Şişli ve Kartal’da ek güvenlik tedbirleri uygulandı. Şişli’de meydan çevresindeki ulaşım aksları ve ara sokaklar bariyerlerle araç trafiğine kapatıldı. Taksim Maydanı’na çıkan bütün yollar araç ve yaya trafiğine kapatılırken, meydana çıkan noktalara bariyerler yerleştirilerek güvenlik önlemleri alındı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve HAK-İŞ Konfederasyonu üyeleri kortejler eşliğinde geldikleri Taksim Meydanı’ndaki Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.
İstanbul’da 575 gözaltı
Mecidiyeköy istikametinde pankart açıp izinsiz yürüyüş yapmaya çalışan bir gruba polis müdahale etti. Polis ekipleri gruba, TOMA ile su sıkarak müdahale ederken ara sokaklara girenlerden de gözaltına alınanlar oldu. Ara sokaklardan eylem yapan gruplar Taksim Meydanı’na yürümek istedi. Çevik kuvvet, gruplara müdahalede bulundu. İstanbul genelinde 575 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

‘Bugün hak arama günü’
TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Edirne’de kutladı. Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi’ne yürüdü. Programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti. Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Çanakkale’deki İskele Meydanı’nda kutladı. Memur-Sen Konfederasyonu da, 1 Mayıs’ı Çorum Saat Kulesi Meydanı’nda kutladı. Memur-Sen Konfederasyonu Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen’e bağlı sendika başkanlarının katıldığı kutlamaya katılan vatandaşlar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sloganlarla kınadı.
Başkentte halaylı kutlama
Başkentte 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü DİSK, KESK, TMMOB ve Ankara Tabip Odası’nın çağrısıyla Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen miting ile coşkuyla kutlandı.
Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan katılımcılar sabah saatlerinden itibaren kortejler halinde Tandoğan Meydanı’na yürüdü. Çeşitli siyasi partilerin il ve ilçe örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve öğrenci grupları katıldığı kutlama programına bu yıl da kadınlar damgasını vurdu. Uzun süre ücret ve tazminat hakları için mücadele eden Doruk Madencilik işçileri de, taleplerinin kabul edilmesinin ardından 1 Mayıs kutlamaları kapsamında Tandoğan Meydanı’nda bir araya geldi. AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara
10 binler Kadıköy’e akın etti
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve emekçiler Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda bir araya geldi.
Renkli görüntülerin oluştuğu kutlamalarda yağmura rağmen 10 binlerce vatandaş Söğütlüçeşme’den Rıhtım’a “Yaşasın 1 Mayıs” sloganlarıyla yürüyüş yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan da platforma çıkarak katılımcıları selamladı. Protokol üyeleri konuşma yapmadan platformdan inerken kutlama etkinliği konserlerin ardından sona erdi.

‘Seneye Taksim’de olacağız’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gazetecilere yaptığı değerlendirmede özetle şunları söyledi: Biraz önce hem siyasi partilerin Genel Başkanlarıyla; hem DİSK’in, KESK’in Eş Genel Başkanlarıyla değerlendirmelerde bulunduk. Seneye kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümü ve artık Taksim’in yasak olmaması gerekiyor. Ümit ederiz ki gelecek sene 1 Mayıs’ta Türkiye’de iktidar da değişmiş olur. Değişmese dahi 50’nci yılında mutlaka Taksim’de olmak gerekiyor. Bu talebi değil, bu kararlılığı bugünden ifade etmek isterim. Gelecek sene hep birlikte 1 Mayıs’ta, kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümünde Taksim’de olacağız.

Bursa’dan birlik mesajı
HAK-İŞ Konfederasyonu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Bursa’daydı. Bu yıl ki tema, “Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır” olarak belirlenirken, kutlamalara HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme, HAK-İŞ ve bağlı sendikaların yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda HAK-İŞ üyesi işçi katıldı. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan yaptığı konuşmada, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getirdi. Arslan, Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları kınadı.MELTEM GÜNEŞ Bursa

Dünyada 1 Mayıs
Dünyanın pek çok ülkesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, farklı aktivitelerle kutlandı. Özellikle Avrupa’da, artan enerji maliyetleri nedeniyle başlayan ekonomik zorluklar ve endişeler dile getirilirken, sendikalar dayanışma ve işçi haklarının korunması çağrısında bulundu.
ALMANYA: Ülkenin pek çok kentinde meydanlar, 1 Mayıs kutlamaları için dolup taştı.
İTALYA: Milano, Torino, Napoli, Venedik, Palermo’nun yanı sıra ülkenin diğer kentlerinde de yürüyüşler düzenlendi.
İSPANYA: Başkent Madrid’de, 1 Mayıs dolayısıyla yürüyüş düzenlenirken, Gran Via caddesinde toplanan göstericiler, ünlü Plaza Espana meydanına gelerek yürüyüşlerini tamamladı.
KÜBA: Başta Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel olmak üzere gösterilere üst düzey katılımlar gerçekleşirken, hedefte daha çok ABD’nin uyguladığı abluka vardı.
GÜNEY KORE: Resmi bayram statüsüne bürünen 1 Mayıs’ta sendikaların çağrısıyla halk, başkent Seul’de sokaklara indi.
Kazada 3 işçi öldü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Ankara’da, dün sabah saatlerinde su firmasına ait kamyonet, yokuş yukarı çıkarken geriye kaydı. Hızla geriye doğru hareket eden araç, yol üzerinde kanalizasyon çalışması yapan Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) çalışanları Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan’a, ardından da ASKİ’ye ait kamyonet ve park halindeki dört otomobile çarptı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde işçiler Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Gaziantep’te ise çalıştığı inşaatta ölçüm yaptığı sırada dengesini kaybederek yüksekten düşen inşaat işçisi Ahmet Şahin (49) hayatını kaybetti….

deneme bonusu veren sitelerhttps://about.xpmedical.com/Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://lutherhotelpalacios.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergeminibikes.comDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://elysium-studios.com/grandpashabetmichaelanthonyspizza.nethttps://contact.moerleinlagerhouse.com/Deneme Bonusu Veren Sitelerjojobet girişchild pornonwingrandpashabetgrandpashabetchild porngrandpashabetchild porngrandpashabetgrandpashabetholiganbetholiganbetgrandpashabetholiganbetjojobetjojobetjojobetromabetromabetgameofbetromabetradissonbetcratosroyalbetromabetgrandpashabetgrandpashabetromabetjojobetjojobetbettiltgrandpashabetGrandpashabetmatbetimajbetpusulabetvdcasinomatbet girişbetciobahiscomtambetbetbeycashwincashwinbetpuangrandpashabetpusulabet giriştaraftarium24onwinmatadorbetbetcio güncel girişbetpuanbetpuansonbahissonbahiscasinowonvdcasinoparmabet girişparmabetaresbetmatadorbetmatadorbetmavibet112casibombetplaycasinomilyoncasinoroyalholiganbetholiganbetgrandpashabetpusulabetvdcasinobetsalvadorteosbetcratosroyalbet1winsekabetmatbetcasibomcasibom girişmarsbahisholiganbetjojobetJojobetHoliganbetMarsbahisCasibomjojobet girişjojobet girişcasibommarsbahis girişMarsbahisjojobet