BIST 100
14.501,49 -0,09%
DOLAR
48,0995 0,05%
EURO
56,1254 0,05%
GRAM ALTIN
7.209,63 0,27%
FAİZ
40,11 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
106,55 -0,06%
BITCOIN
79.826,00 1,14%
GBP/TRY
65,6027 0,06%
EUR/USD
1,1664 0,00%
BRENT
92,48 0,34%
ÇEYREK ALTIN
11.787,75 0,27%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
26 °

HABER

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin açılışına katıldı

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ev sahipliğinde Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı.
Burada konuşan Emine Erdoğan, Rami Kütüphanesi gibi tarihi bir mekanda düzenlenen bienali organize ettiği için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, paydaşlarına ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Emine Erdoğan, bir toplumun ufkunu genişleten şeyin birlikte hayal edebilme yeteneği olduğunu belirterek, hayal gücünün medeniyet gücü anlamına geldiğini söyledi.
İlginizi Çekebilir
Gökyüzünde ilerleyen uçaklar, dünyayı birbirine bağlayan internet ve uzayın derinliklerine yapılan seyahatlerin bir hayal tohumunun filiz vermesiyle mümkün olduğunu dile getiren Erdoğan, “Yani uçaktan önce uçmanın, internetten önce görünmez ağların, uzay mekiklerinden önce atmosferin dışına çıkmanın hayali vardır.” sözlerini sarf etti.
Erdoğan, insanlık tarihine yön vermiş keşiflere bakıldığında, insanı hayrete düşürmesi gereken şeyin bir insanın bunları hayal edebilme kapasitesi olduğunu söyledi.
Hayal etme yeteneğinin çocuklukta kazanıldığına dikkati çeken Erdoğan, “Çocuk zihni, birbirinden harika hayal mahsullerinin yetiştiği bir bahçeye benzer. İşte bu yüzden, bizim vazifemiz bu bahçenin toprağını zenginleştirmektir. Çünkü biliyoruz ki hayalin olmadığı yerde, sonu tükenişe varan bir tekrar başlar.” diye konuştu.

⁠”ÇOCUKLARI EDEBİ DEĞERİ OLAN KİTAPLARLA TANIŞTIRMALIYIZ”
Erdoğan, hayal gücünün beslenmesiyle ortaya yeni ihtimaller, dünyalar ve gerçeklikler çıktığını belirterek, “Bu yüzden çocukları, edebi değeri olan, onların potansiyelini harekete geçirecek, zihinsel sıçramalar yaptıracak nitelikli kitaplarla tanıştırmalıyız. Çünkü edebiyat, hayatı seyrettiğimiz bir penceredir. Çocuklar, hayatla ilgili ilk izlenimlerini okudukları kitaplarla oluştururlar. Edebi niteliği yüksek bir kitap, çocuğu sadece eğlendirmez, onu hayata da hazırlar. Çocuk okuyarak ana dilini yetkin kullanmayı öğrenir. Kelime dağarcığı genişledikçe ifade gücü kuvvetlenir. Soyut düşünme ve akıl yürütme gibi beceriler kazanır.” açıklamalarında bulundu.
Resimli kitapların çocukları edebiyatla, sanatla ilk kez tanıştıran çok önemli enstrümanlar olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siz çocuğa resimlerin altındaki metni okurken çocuk, sayfalardaki resimlerden kendine duru bir vicdan inşa edecek doneler toplar. Mesela, tekerlekli sandalyesini ittiği arkadaşıyla kahkaha atan çocukların dostluğunun resmedildiği bir sayfada sevginin farklılıkları sildiğini görür. Bir sofraya birlikte oturmuş dede, nine, anne, baba ve kardeşlerin yüzlerindeki tebessümlerden aile olmanın huzurunu hisseder. Yerde yatan yaralı bir kediye doğru eğilen çocuğun bakışındaki hüzün, hayvanların acılarına empati geliştirmesini sağlar. Böylelikle, hayatta yolunu bulabileceği manevi haritaları olur. Duygusal zekası gelişmiş, toplumsal duyarlılığı sağlam, vicdan pusulasıyla yol alan bir insan olarak büyür.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, çocuğa verilen her kitabın ona kimlik kazandırdığını, kitaptaki kahramanların yeri geldiğinde çocuğun en iyi arkadaşı, rol modeli, öğretmeni olduğunu söyledi.
⁠”BİZİM HER BİRİ EVRENSEL BİR SİMGE OLAN KENDİ KAHRAMANLARIMIZ VAR”
Çocukların bu kitap kahramanlarıyla, hiç bilmedikleri coğrafyalara seyahat ettiklerini, ağaçların, kuşların dile gelip konuştuğu büyülü ormanlardan geçip, maceradan maceraya atıldıklarını kaydeden Erdoğan, “Bugün birçok çocuğumuz bu maceralara maalesef çeviri kitaplarla atılıyor. Haliyle başka bir kültürün insana bakışı, yaşam tarzı ve değerleriyle kodlanıyorlar. Ben en başta bir anne, bir anneanne ve bir babaanne olarak, bilhassa çocuk kitaplarının kendi kültür dünyamızın ürünleri olması gerektiği kanaatindeyim.” dedi.
Erdoğan konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Şu bir gerçek ki, taşıma suyla değirmen dönmez. Bizim her biri evrensel bir simge olan kendi kahramanlarımız var. Ama onları yeteri kadar kitap sayfalarında, çizgi filmlerde, bilgisayar oyunlarında ya da dijital dünyada göremiyoruz. Katip Çelebi’den Piri Reis’e, Mevlana’dan Itri’ye, arkalarında büyük insanlık mirasları bırakmış nice eşsiz şahsiyet, modern bir anlatıyla yeniden dünya sahnesine çıkmayı bekliyor. Evlatlarımız yarım yamalak bir Türkçe konuşan çeviri bir karakterle değil, Dede Korkut’la bağ kurabilmeli. Nasreddin Hoca’nın pratik zekasından, nüktelerinden hikmet dersleri alabilmeli. Adaleti Battal Gazi’den, bilgeliği Mevlana’dan, keşfetmeyi Evliya Çelebi’den öğrenmeli. Bu gayrette olan edebiyatçılarımız, sözlü kültür mirasımızı, ‘çocuğa göre’ ilkesiyle yeniden yorumlayıp yazıyor, ortaya harika eserler çıkarıyorlar. Onlara gerçekten bir gönül borcumuz var.”
Söz konusu yerli eserlerin sayısının kat be kat artması temennisinde bulunan Erdoğan, “Çünkü tüm o masallar, destanlar, öyküler, asırlardır bu coğrafyada kurulmuş hayallerin ve görülen düşlerin hafızasıdır. Fakat bu noktada bizlere de önemli ödevler düşüyor. Bilhassa ailelerimiz, mutlaka çocuklarını Türk edebiyatına teşvik etmeliler. Çocuklarını güvenebilecekleri kahramanlara emanet etmeliler. Çünkü küreselleşmenin ne yazık ki kültürleri tek potada eritme gibi bir yan tesiri var. Yabancı kitapların satır aralarında çocuklarımızı hangi değerlerin, kodların, referansların beklediğini tam olarak bilmiyoruz. Unutmayalım ki, kendi hikayesini çocuklarına anlatamayan toplumlar, başkalarının hikayelerinde kaybolur. Ve bir medeniyet çocuklarına kendi kahramanlarını sunabildiği ölçüde varlığını sürdürebilir.” diye konuştu.
Erdoğan, insanın acısıyla tatlısıyla, çocukluğunu hayatı boyunca içinde taşıdığını belirterek, bugünün çocuklarının dünyaya ekranlar aracılığıyla bakmasını eleştirdi.

⁠”EKRANLAR YERİNE RESİMLİ KİTAPLAR VEREREK, ÇOCUKLARI DİJİTAL İSTİLAYA KARŞI KORUYABİLİRİZ”
Günde 8 saate varan, hatta kimi zaman 8 saati bile aşan ekran süresinin, çocuklara tahminlerin ötesinde büyük zararlar verdiğini, gelişimsel gecikmelere yol açtığını, motor becerileri gelişimi olumsuz etkilediğini söyleyen Erdoğan, bu durumdaki çocukların kelime dağarcıklarının kısıtlı, anlam dünyalarının zayıf olduğunu, obezite, diyabet gibi kronik rahatsızlıklara yakalandığını anlattı.
Erdoğan, ekran bağımlısı çocukların, bilgisayar oyunları, sosyal medya gibi davranış bağımlılıklarının kurbanı olduklarını ifade ederek, “Tabii bununla beraber, siber zorbalık, şiddet içerikleri, nefret söylemleri, sapkın ideolojiler ve çevrimiçi istismar gibi türlü türlü risklerle de karşılaşıyorlar. Biliyor musunuz, bu son derece karmaşık sorun yumağı, aslında çok masum görünen bir adımla başlıyor. Oyalanması ya da uslu durması için çocuğun eline tutuşturulan telefon, onunla ekranlar arasında kopmaz bağlar kuruyor. Halbuki çocuklara ekranlar yerine resimli kitaplar versek, çocukluk denilen anavatanı bu dijital istilaya karşı pekala koruyabiliriz. Onlara kitaplar aracılığıyla zengin bir anlam dünyası kurabiliriz.” şeklinde konuştu.
Çocuğa okuma alışkanlığının tavsiye ederek değil, örnek olarak kazandırılabileceğinin altını çizen Erdoğan, “Kitapla haşır neşir anne babaları, abi ablaları gören çocuklar da ister istemez benzer bir temayül geliştirir. Doğrusu ben, aile içinde okuma saati etkinlikleri yapmanın hem aile bireyleri arasındaki iletişimi güçlendirmede, hem de zamana ve hayata anlam katmada çok etkili olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bugün çok şükür ülkemizde, Millet Kütüphanesi gibi, içinde bulunduğumuz Rami Kütüphanesi gibi, birbirinden güzel, zengin koleksiyonlara sahip kütüphanelerimiz var. Ailece kütüphanelere gitmek, çocuklara kütüphane görgüsü kazandırmak, kitabın kokusuyla, sayfalara dokunmanın bıraktığı hisle dopdolu anılar hediye etmek bizlerin elinde. Lütfen, bu çabayı gösterelim. Çocuklarımızı kitapların büyülü dünyasından mahrum etmeyelim. Unutmayalım ki hayal tohumlarından sadece bilimsel keşifler çıkmaz. Savaşların bittiği, adaletin herkesin payına düştüğü, evrensel değerlerin herkes için geçerli olduğu barış dolu bir dünya da bunu hayal edebilenlerle kurulabilir. O halde, çocukları tertemiz hayaller kurabilecekleri, erdemlerle dolu bizden hikayeler ve bizden kahramanlarla tanıştıralım.”
Tüm aileleri bienali ziyaret etmeye davet eden Erdoğan, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.
“ÇOCUK KİTABI, SANATIN ÇOCUKLA KURDUĞU EN ERKEN TEMAS”
Törende konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da kitapların bir çocuk için dünyayı tanımanın en zarif yollarından biri olduğunu, çocukların kelimeleri tam öğrenmeden önce de görerek ve hissederek anlam kurduğunu söyledi.
Bir çocuğun eline verilen nitelikli bir kitabın, onun iç dünyasına incelik, dikkat, merak ve estetik duyarlılık taşıdığını belirten Bakan Göktaş, “Bu nedenle çocuk kitabı, sanatın çocukla kurduğu en erken ve en güçlü temaslardan biridir. Bugün açılışını yaptığımız Çocuk ve Sanat Bienali de tam olarak bu temasın değerini görünür kılıyor.” diye konuştu.
Bakan Göktaş çocuk politikalarının merkezinde, her çocuğun güvenle büyümesi, kendini ifade edebilmesi, yeteneklerini keşfetmesi ve emin adımlarla hayata hazırlanması anlayışı olduğunu anlatarak, “Bu inançla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çocuklarımızın korunduğu ve aile yapımızın güçlendiği bir sosyal hizmet anlayışını her geçen gün daha da ileri taşıyoruz. Çocuklarımızın aile yanında, sevgiyle büyümesi için koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Çocukların yaş ve gelişim düzeyine uygun, nitelikli içeriklere erişimini öncelikli bir mesele olarak gördüklerini dile getiren Bakan Göktaş, “​​​​​​​Bu hafta Meclis’te 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdik. Hiç şüphesiz, çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz bu düzenleme önemli bir adımdır.” dedi.
“ÇOCUKLARIMIZIN DÜNYAYI YENİDEN YORUMLADIĞI BİR ZEMİN OLARAK TASARLANDI”
Törene eşi Pervin Ersoy ile birlikte katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise konuşmasında, bienalin yalnızca bir sanat etkinliği olmadığını belirterek, “Aynı zamanda bir hayal kurma alanı, bir öğrenme yolculuğu ve çocuklarımızın dünyayı yeniden yorumladığı bir zemin olarak tasarlanmıştır. ‘Renkliyse Gerçektir’ sloganıyla yola çıkan bu önemli organizasyon, resimli çocuk kitaplarının iki boyutlu dünyasını üç boyutlu bir deneyime dönüştürerek kitabı yaşayan bir hale dönüştürmektedir.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, bienalde ayrıca zengin bir programın katılımcıları beklediğini kaydederek, “300’ün üzerinde atölye, panel ve etkinlikle bu organizasyon, yalnızca çocukları değil aileleri de kültürel etkinliklerin aktif bir parçası haline getirmektedir. Bu bienalin birçok başlıkta mesajları da olacak. Yeşilay iş birliğiyle yürütülen farkındalık çalışmaları ve eğitim projelerinin çocuklarımızın sağlıklı ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamasını hedefliyoruz.” diye konuştu.
Törende Çok Genç Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Melike Günyüz de bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Bakan Göktaş günün anısına Emine Erdoğan’a diorama sanatıyla hazırlanmış bir eser hediye etti.
“Rami Çocuk ve Sanat Bienali Başlar” kısa film gösterimiyle başlayan tören, aile fotoğrafı çekimi ve kurdele kesimiyle sona erdi.
Emine Erdoğan törenin ardından Rami Kütüphanesi yerleşkesindeki deneyim, atölye ve masal alanlarını ziyaret etti.
Açılış programına milletvekilleri, bürokratlar, bienalin sponsorları, iş insanları, sanat ve edebiyat dünyasından öne çıkan isimler, öğretmenler ve öğrenciler de katıldı.
RAMİ ÇOCUK VE SANAT BİENALİ
Bienalde, birbirinden farklı ve tematik enstalasyon, interaktif sergi ve dijital deneyim alanları arasında Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen “Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde” temalı deneyim alanı yer alıyor.
Sıfır atık bilincinin sanatla buluştuğu bu alanda, atığın bir son değil bir dönüşümün başlangıcı olduğu, günlük yaşamda işlevini yitirmiş olarak görülen organik atıkların toprağa karışarak yeni bir yaşamın parçasına dönüştüğü mesajı farklı bir yöntemle anlatılıyor.
Rami Çocuk ve Sanat Bienali boyunca, “Işıldayan Masallar” sergisi, ⁠ödüllü illüstrasyon seçkileri, “Kitabın Serüveni” deneyim alanı, ⁠sessiz kitap sergisi, ⁠Dede Korkut kutu oyunları gibi benzersiz alanlar Rami Kütüphanesi’nde 15 Haziran’a kadar tüm çocukların ve sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura çekimi başladı! Erdoğan: Konutları 7 bin 313 lira taksit, 240 ay vadeyle teslim edeceğiz
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan CNN Türk’te önemli açıklamalar: Yeni şehir hastaneleri geliyor

HABERLER: Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu son dakika açıkladı: Yeni şehir hastaneleri geliyor!

HABERLER: Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu son dakika açıkladı: Yeni şehir hastaneleri geliyor!

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Aile hekimliği konusunda Kasım 2024’te bir mevzuat çıkardıklarını ve birkaç hafta önce de o mevzuatı revize ettiklerini anlatan Memişoğlu, yaklaşık 31 bin aile hekiminin, 3 bin 800 aile hekimliğinde vatandaşlara hem koruyucu sağlık hem tedavi hem de takip hizmeti verdiğini söyledi.
12 ŞEHİR HASTANESİNİN İNŞAATI DEVAM EDİYOR
Aile hekimlikleri vasıtasıyla şu ana kadar 42 milyon insanı kronik hastalık anlamında taradıklarını, bunların yaklaşık 10 milyon 600 binini riskli bulduklarını belirten Memişoğlu, 5 milyon kişinin aile hekimliklerince takip ve tedavi altına alındığını, gerekli zamanlarda hastanelere gönderilerek tedavi ettirildiklerini kaydetti.
Memişoğlu, şimdiye kadar Türkiye’de 27 şehir hastanesinin açıldığını, 12 şehir hastanesinin de inşaatının devam ettiğini aktararak, şu bilgileri paylaştı:
İlginizi Çekebilir
“Kahramanmaraş, Van, Sakarya, Trabzon, Rize, Ordu, Samsun ve Şanlıurfa var, inşallah bu sene sonuna kadar yetiştireceğiz. Bunun yanında esasında Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı şehir hastanelerinden birisi olacak Sancaktepe Şehir Hastanemiz var, 4 bin 200 yataklı, onun da inşaatı devam ediyor. İnşallah 2027 sonunda veya 2028’de insanlarımızın hizmetine sunacağız. 9 tane de planladığımız var. İzmir’de, Tokat’ta, Konya’da, Muğla’da… Bunlar da en kısa zamanda ihaleye çıkacak. Fatih Sultan Mehmet’in inşaatı başladı, Bostancı’da eski FSM Hastanesi 1453 yataklı. Süreyya Paşa’nın projesini bitirdik, 1800 yataklı çok güzel bir hastane olacak. Bakırköy Ruh Sinir ve Bakırköy Sadi Konuk’un büyük bir kampüs olarak yenilenmesi var. Haydarpaşa, Siyami Ersek’in orada çok yakın zamanda inşaatına başlayacağımız yine büyük bir hastanemiz var. 2026’da bitireceğimiz şehir hastanesi haricinde toplam hastane sayısı 117.”
Türkiye’nin sağlıkta dönüşümde 2003’te AK Parti iktidarıyla büyük bir sağlık altyapısı yenilenmesi yaptığını belirten Memişoğlu, şu an Türkiye’de 971 devlet hastanesi olduğunu, bunların 794’ünün bu dönemde yapıldığını ve bir kısmının da yenilendiği ifade etti.

BAZI SAĞLIK TAŞINMAZLARININ SATIŞA ÇIKARILDIĞI İDDİASI
Bakan Memişoğlu, “Sağlık arazileri satılıyor” iddialarına ilişkin, “Biz hiçbir hastanemizi satmıyoruz, aktif olarak kullandığımız arazileri özelleştirmiyoruz.” dedi.
Kullanmadıkları, atıl kalmış veya yerine yeni hastane yapılacak alanlarla ilgili bir tasarrufta bulunduklarını dile getiren Memişoğlu, özelleştirme idaresiyle çalışarak bunların satılabilir ya da değerlendirilebilir şeklinde liste olarak çıkartıldığını, bunu satılmamış ya da satılacak diye algılayanların olduğunu söyledi.
Bu konuyu kötü niyetle söyleyenlerin kendilerinin vizyonunu anlama şansları olmadığını ifade eden Memişoğlu, “Biz sağlıkta dünyaya örnek olmuş sağlık hizmeti üreten bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bugün dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden birisi olmuştur. İnsan gücüyle, altyapısıyla, teknolojisiyle her şeyiyle bugün Türkiye çevresinin sağlıkta parlayan yıldızıdır.” diye konuştu.
RANDEVU SİSTEMİNDEKİ YOĞUNLUK
Sağlık Bakanı Memişoğlu, 2024’ün ikinci yarısında yaklaşık 4 milyon kişinin randevu beklediğini, bununla ilgili gerekli çalışmaları yaptıklarını ve şu anda merkezi hastane randevu sisteminde bekleyen hasta sayısının 400 bine düştüğünü kaydetti.
Bazı branşlarda randevu sorununun hiç olmadığını, bazılarında da çok azalttıklarını belirten Memişoğlu, “Türkiye’nin 81 ilinde aynı gün bütün randevuları verebiliyoruz. Bazı illerde, bazı branşlarda az da olsa bir sıkıntımız var. Özellikle plastik cerrahi, dermatoloji gibi. Bu branşlarla ilgili de çok yakın zamanda tamamen randevu sorununu halletmiş olacağız.” dedi.
Memişoğlu, Türkiye’de azalan doğum oranları ve sezaryen doğumlarla ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, bütün ilçe ve il müdürlüklerine, ilk bebeğini bekleyen, son 3 ayındaki her anne adayına bir ebe verilmesi konusunda talimat verdiklerini söyledi.
Riskli anne adaylarını ayrıca takip ettiklerini ve normal gebeler için sağlıklı hayat merkezleri ile hastanelerde gebe okulu sayısını iki katına çıkardıklarını aktaran Memişoğlu, bu çalışmaların ardından ilk defa son bir senede sezaryen oranlarının Türkiye’de düşüş eğilimine girdiğini bildirerek, bu düşüşü yeterli görmediklerini ve toplumu bilinçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.
UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE
Bakan Memişoğlu, dünya ile birlikte Türkiye’de son dönemde sıkça gündemde olan uyuşturucuyla mücadele konusunda geçen hafta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nun toplandığını anımsatarak, “2024-2028 Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı’mız doğrultusunda bütün bakanlıklar çaba harcıyor. Bu hastalıkta Türkiye esasında özellikle batı ve gelişmiş ülkelere göre daha iyi durumda. Bu tür bağımlı maddeleri Türkiye’ye sokan veya sokmaya çalışan insanlara karşı mücadeleyi çok daha sıkı tutmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Bakanlığın uyuşturucu ile mücadele konusunda “ALO 191” danışma ve destek hattı olduğunu ancak çok bilinmediğini dile getiren Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Anne, çocuğuyla ilgili şüphe ediyorsa, onu tedavi ettirmek istiyorsa veya en yakın danışma merkezine gitmek istiyorsa, neresi olduğunu, nasıl davranacağını bilmiyorsa lütfen 191’i arasın. Oradaki arkadaşlarımız ne yapacağı konusunda hem aileye hem de yakınlarına rahatlıkla bilgi veriyor. Madde bağımlılığıyla ilgili bütün danışmanlık bilgilerini bu hattan alabilirler. Bunun haricinde bütün hastanelerimiz, aile hekimleri, sağlıklı hayat merkezleri olsun, aynı zamanda ÇEMATEM ve AMATEM dediğimiz bağımlılık merkezleri, ayaktan poliklinikler veya YEDAM’lardan bu bilgileri alabilirler.”
Memişoğlu, “Sağlıklı Yaşam Köyü” adıyla İstanbul’daki Sancaktepe Şehir Hastanesi’nin yanında bir bağımlılık köyü inşa ettiklerini, hasta kabulüne başladıklarını, 40 danışanları bulunduğunu, resmi açılışını çok yakında yapmayı planladıklarını söyledi.
KANSER TEDAVİSİNDE “PROTON TERAPİSİ” YÖNTEMİ
Kanser hastalıklarının tedavisinde uygulanan proton terapisi yöntemi hakkında çalışma yaptıklarını, 2026 sonuna kadar büyük bir yol katedeceklerini ve tedavinin Türkiye’de de kullanılmaya başlanacağını bildiren Memişoğlu, şunları kaydetti:
“Kanserle ilgili kartisel var, kanser tedavilerinin çok ileri uç tedavi yöntemleri var. Bunlarla ilgili TÜSEB üzerinden 4 merkeze çok büyük bir destek verdik. İlk tedaviyi Etlik Şehir Hastanesi’nde aralık ayından itibaren ilk hastalarımıza uyguladık. Tabii sonuçlarını takip ettik ve şimdi baktığımız zaman gerçekten içinde tamamen kanserden kurtulmuş hastalarımız oldu. Bununla beraber Akdeniz Üniversitesi’nde de çok iyi bir merkez oluşuyor. Şimdi ruhsatlandırdık, onlar da kısa zamanda başlayacaklar. Bunun yanında Kayseri ve İstanbul’daki bir özel üniversitemiz de bu tedavileri yapabilir hale gelecek. Kartisel dediğimiz tedavilerde, insanın kendi hücreleri o kanser hücrelerine karşı aşırı derecede hassasiyet oluşturarak onları yok ediyor. Çok teknolojik, çok ileri seviye tedaviler bunlar. Türkiye bu konuda dünyada 4-5 ülkeden biri. Türkiye bunları onda bir maliyetiyle kendisi yapabiliyor.”
TÜRKİYE’DEN İRAN’A SAĞLIK YARDIMI
Bakan Memişoğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgeye Türkiye’den sağlık anlamında yardım tırları gönderildiğini anlatarak, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımız ‘Barış medeniyetiyiz, biz barışın ülkesiyiz.’ diyor. Bugün çevremize bakın her yer ateş çemberi ama Türkiye huzur içinde yaşıyor. Ama bütün mağdurların ve muhtaç olanların yanındayız, kovidde de gösterdik. Bugün İran’da insanlar sağlık hizmetine ulaşamayacak diye tedirginliğimiz var ve bu konuda İranlı meslektaşlarımız bizden yardım istedi. 8 Nisan’da 3 tır gönderdik, dün de 6 tır daha sağlık malzemesi ve tıbbi gereç gönderdik. Bugün Gazze’de 5 acil durum hastanemiz Mısır’daki sınır kapısında insanlara fayda vermek için bekliyor. Gazze’deki birçok yaralıya bugün Türkiye’de hizmet ediyoruz. Nijerya’sından Suriye’sine, Somali’sinden Libya’sına, Kırgizistan’ından Şam’ına kadar bütün her yerde hastanelerimizle mağdur, muhtaç bütün insanlara yardım ediyoruz.”
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura çekimi başladı! Erdoğan: Konutları 7 bin 313 lira taksit, 240 ay vadeyle teslim edeceğiz
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura töreni heyecanı! Bakan Kurum: İstanbul için en büyük konut hamlesi!…

Sosyal medya fenomeni 'Cin Ali' lakaplı Ali Bal öldürüldü: 14 yaşındaki kızı tutuklandı

Sosyal medya fenomeni ‘Cin Ali’ lakaplı Ali Bal öldürüldü: 14 yaşındaki kızı tutuklandı

Korkunç olayın adresi Gaziantep oldu. Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, sosyal medyada “Cin Ali” olarak bilinen Ali Bal (42) isimli şahıs ile 14 yaşındaki kızı E.B. arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında E.B. isimli kız, sosyal medya fenomeni babasını bıçakladı. Ali Bal ağır yararlanırken, E.B. ise Yeşilvadi Polis Karakolu’na giderek teslim oldu. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, boynundan bıçaklanan Ali Bal’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Cenaze, olay yerinde ve adli tıpta tamamlanan işlemlerin ardından defnedildi.

BABASINI ÖLDÜREN KIZ TUTUKLANDI
Olay sonrası polise teslim olan E.B., emniyette tamamlanan işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli mercilere sevk edildi. E.B., çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

MÜGE ANLI’NIN PROGRAMINA KATILMIŞTI
Öldürülen Ali Bal’ın, kayıp Ali Yanıç’ın araştırıldığı Müge Anlı ile Tatlı Sert programına da katılmıştı. Bal’ın, programda 27 yaşındaki Ali Yanıç’ın 15 Ağustos 2024 tarihinde Gaziantep’in Şehitkamil ilçesindeki evinden çıkmasından sonra bir daha haber alınamamasıyla ilgili konuşurken hırsızlık yaptıklarını ve yasaklı madde kullandıklarını itiraf etmişti.

Daha sonra olayı araştırmayı bırakan Müge Anlı “Olay çok pis noktalara gidiyor. Burada konuşamayacağımız şeyler yaşanmış ve bu yüzden cinayet işlenir. Şu anda konuşamıyorum. Dilim varmıyor, böyle şeyler aktarmak istemiyorum” ifadelerini kullanmıştı.
Televizyon programına katılmıştı: ‘Cin Ali’ lakaplı Ali Bal, 14 yaşındaki kızı tarafından öldürüldü
Düğün sabahı korkunç olay! Gelin ve damadın cansız bedeni bulundu…

75 ilde 638 faili meçhul dosya incelemeye alındı! İşte il il dosya sayısı...

75 ilde 638 faili meçhul dosya incelemeye alındı! İşte il il dosya sayısı…

Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, toplum vicdanında derin izler bırakan kasten öldürme ve kayıp şahıs olaylarını “farklı bir gözle” incelemeye başladı. Yapılan ilk tespitlere göre, ülke genelindeki 75 ilde bulunan 638 dosya ve 693 maktul yönünden kapsamlı analiz süreci başlatıldı.
Bu özel birim, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil “Gülistan Doku soruşturması” gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak.
İLLERE GÖRE TÜRKİYE’NİN FAİLİ MEÇHUL HARİTASI ÇIKARTILDI
Bakanlık kaynaklarından elde edilen verilere göre, toplumda büyük yankı uyandırabilecek nitelikteki faili meçhul cinayetler ve maktül vakaları ülke genelinde tek tek derlendi. İlk etapta 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 maktul için inceleme başlatıldı. Bakanlığın verilerine göre, inceleme kapsamına alınan dosya ve maktul sayılarında bazı iller yoğunluklarıyla dikkat çekiyor.
İstanbul’da toprak altında binlerce silah parçası ele geçirildi

Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya , 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul , Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul , Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor.
İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul , Düzce 16 dosya ve 18 maktul , Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul , Uşak 15 dosya ve 17 maktul , Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10’ar dosya ve 10’ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek.
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme! 2 hastane görevlisi gözaltında
ADALET BAKANLIĞI SİSTEMATİK İNCELEME YAPACAK VE KOORDİNASYON YÜRÜTECEK
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, sadece dosya incelemekle kalmayıp Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde derdest bulunan dosyaların sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayacak yöntemler de geliştiriyor. Suçların cezasız kalmaması adına teknik, kriminal ve analitik yöntemler konusunda rehberlik yapılarak, ilgili kurumlar arasında güçlü bir bilgi akışı tesis edilecek.
Bu sayede Yeni dönemde “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı”, yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek. Bu birim, delil yetersizliği veya karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyaları yeniden mercek altına alacak. Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan faili meçhul dosyalar sistematik şekilde incelenecek, böylece cezasızlık algısının önüne geçilmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması hedefleniyor.
”BAKAN GÜRLEK: HEDEFİMİZ GÜVEN VEREN BİR ADALET SİSTEMİ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dairenin kuruluşunu duyurduğu sosyal medya paylaşımında bu hamlenin “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma” vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek şu vurguyu yapmıştı: “Savcı dosyanın kapağındaki isme değil, içindeki delile bakar. Faili meçhul suçların cezasız kalmaması ve toplum vicdanının rahatlatılması için bu yeni birimi ihdas ettik. Hedefimiz; daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemini inşa etmektir.”
Savaşın 57. gününde gözler Pakistan’da! ABD-İran heyetleri bir araya gelecek mi? İngiliz basını yazdı: ‘Müzakerelerdeki en büyük engel’

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'ndan CNN Türk'te önemli açıklamalar: Yeni şehir hastaneleri geliyor

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan CNN Türk’te önemli açıklamalar: Yeni şehir hastaneleri geliyor

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, CNN Türk’te merak edilen soruları yanıtlıyor. Bakan Memişoğlu, CNN Türk Özel Haberler Müdürü Fulya Öztürk’e açıklamalarda bulunuyor.
Bakan Memişoğlu’nun açıklamalarından satır başları:
Biz esasında Kasım ayında bir mevzuat çıkarttık ve revize ettik ve 31 bin aile hekimimiz hizmet veriyor. Ben onlara teşekkür ediyorum. Hem takip hem koruma anlamında birebir takipler var. 42 milyon insanı kronik hastalık anlamında taradık. Bunların 10 milyonunu da riskli bulduk. Bunlardan 5 milyonunu da takip ve tedavi ettik. Hastanelerin de yükünü alıyorlar. Aile hekimi bireyin geçmişini de bildiği için bunu aile hekimi üzerinden başvuru yapıldığı zaman gerekli görürse hastane ye sevk ediyor. Bunu randevusunu da kendi alıyor ve uzman doktora da bilgi veriyor. O hekim bilgilenmiş oluyor ve bunun üzerine uzmanlık gerektiren bir hastalık varsa onu tedavi ediyor. Aile hekimi de elektronik ortamda görebiliyor.
YENİ ŞEHİR HASTANELERİ GELİYOR
Şimdiye kadar 27 tane şehir hastanesi yaptık. Ordu da bitti, o da en kısa zamanda hasta kabulüne başlayacak. 12 tanesi de inşa aşamasında. Trabzon, Şanlıurfa, Samsun ve Rize’yi de bu sene içerisinde yetiştireceğiz. Bunlar bin yataklı hastaneler. Sancaktepe Şehir Hastanesinin inşaatı da devam ediyor. Planladıklarımız da var. İzmir’de, Tokat’ta ve Konya’da planlanıyor. Bostancı’da FSM’nin inşaatı başladı. Bakırköy Sadi Konuk’un yenilenmesi var. Baktığınız zaman 2027’de bitireceğimiz hastane sayısı 117 tane. Türkiye, sağlıkta dönüşümde 2003’den beri AK Parti ile büyük bir yenilenme yaptı. 971 devlet hastanesinin 794’ü yeni yapıldı. 184 bin tuvaletli banyolu hasta odamız var. 270 binden fazla da yatak kapasitemiz var.
“HİÇBİR HASTANEMİZİ SATMIYORUZ”
Son zamanlarda ‘sağlık arazileri satılıyor’ iddiası var. Biz hiçbir hastanemizi satmıyoruz. Atıl kalmış, kullanılmayan yerlerle ilgili tasarrufta bulunduk. Bununla ilgili bir çalışma var. Bunların bir kısmını evet değerlendireceğiz.
RANDEVU BEKLEYEN HASTA SAYISI DÜŞTÜ
2024’ün sonundan itibaren 4 milyon kadar vatandaşımız randevu bulamıyordu. Biz hem atamalarımızı buna göre planladık, hem de cihaza bağlı polikliniklere büyük bir yatırım yaptık. Şu anda randevu bekleyen hasta sayımız 400 bine düştü. Bazı branşlarda hiç yok bazı branşlarda da randevu sorunu yakında halletmiş olacağız. Randevu sorunu yok dememin sebebi yok, çünkü aile hekimine gittiğinizde gerçekten problem varsa oradan randevu alabiliyorsunuz. Ben şunu söylemek istiyorum, önce aile hekiminize gidin. Aile hekimi öncelikle gidilmesi gereken hekim olmalı.
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura çekimi başladı! Erdoğan: Konutları 7 bin 313 lira taksit, 240 ay vadeyle teslim edeceğiz
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura töreni heyecanı! Bakan Kurum: İstanbul için en büyük konut hamlesi!…

İstanbul merkezli 20 ilde dolandırıcılık operasyonu! 66 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli 20 ilde dolandırıcılık operasyonu! 66 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul ve İzmir’de kurulan çağrı merkezleri aracılığıyla vatandaşları açık hatlar ve yurt dışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayıp kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 85 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 62’si tutuklandı, 14’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı, 9’u serbest bırakıldı.
Cezaevinde bulunan 4 şüpheli de bu soruşturma kapsamında tutuklandı.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, nitelikli dolandırıcılık suçunun engellenmesi, şüphelilerin yakalanmasına yönelik Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürütmüştü.
Ekipler, şüphelilerin İstanbul ve İzmir’de kurulan çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttüğünü, vatandaşları açık hatlar ve yurt dışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayıp kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık yaptıklarını tespit etmişti.
İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 85 şüpheli gözaltına alınış, 4 şüphelinin halihazırda cezaevinde bulunduğu belirlenmişti.
Çağrı merkezlerinde yapılan aramalarda, 114 bin 470 lira, 3 bin 88 dolar, 1025 avro, 12 altın bileklik, 11 altın bilezik ile çeşitli ziynet eşyaları ve dijital materyaller ele geçirilmişti.
Şüphelilerin, yürüttükleri sistematik dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında mağdurlardan yaklaşık 50 milyon lira tutarında haksız kazanç elde ettiği belirlenmiş, suçtan elde edildiği değerlendirilen 11 lüks araç ve 2 arsaya da şerh konulmuştu.
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura çekimi başladı! Erdoğan: Konutları 7 bin 313 lira taksit, 240 ay vadeyle teslim edeceğiz
Gelibolu’da ‘Haka danslı’ anma töreni! Nefes kesen görüntüler…

Okullarda hangi tedbirler alınıyor? Bakan Çiftçi tek tek açıkladı: Yeni güvenlik paradigması

Okullarda hangi tedbirler alınıyor? Bakan Çiftçi tek tek açıkladı: Yeni güvenlik paradigması

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tersane İstanbul’da düzenlenen İstanbul Basın Buluşması’nda medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Toplantıda Bakanlığın faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşan Çiftçi, suçlunun tanımının dijitalleşen dünyada değiştiğini belirterek, Bakanlığın yeni “güvenlik paradigması”nı duyurdu.
Bakan Çiftçi, AK Parti hükümetleri döneminde kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’sinin aydınlatıldığını ve kriminal kapasitenin güçlenmesiyle 2023 yılından 2026’nın ilk çeyreğine kadar yeni faili meçhul kaydının bulunmadığını söyledi.
Cinayet faillerinin yakalanması amacıyla ulusal ve uluslararası tüm mekanizmaların işletildiğini vurgulayan Çiftçi, “262 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 şahıs için ise süreç devam ediyor. Sınır aşmak, takipten kurtulmak anlamına gelmemektedir.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
Bakan Çiftçi, Gülistan Doku soruşturmasında adaletin tecellisi için devletin tüm imkanlarını seferber ettiklerinin altını çizerek, “Dosyada temel önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Meksika üzerinden ABD’ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik ve hakkında derhal kırmızı bülten çıkardık. Bakanlık olarak sadece firarilerin değil soruşturma sürecindeki iddiaların da üzerine kararlılıkla giderek 17 Nisan 2026 tarihli onay emriyle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma iddialarına yönelik mülkiye müfettişlerini görevlendirdik. Sürecin devamında kendisi görevden uzaklaştırılmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır.” diye konuştu.
Gülistan Doku soruşturmasında 20 Nisan 2026 tarihli onay emriyle ayrıca 2 mülkiye ve 2 polis müfettişinin daha görevlendirildiğini kaydeden Çiftçi, “Gülistan Doku dosyasında bugün gelinen noktayı yine bir valimiz, emniyet müdürümüz ve başsavcımız, koordineli olarak birlikte açmışlardır. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum.” ifadelerini kullandı.
HER OKULDA “GÜVENLİK KURULU” OLUŞTURULACAK
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından alınan önlemlerle ilgili bilgi veren Çiftçi, “Meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge gönderdik. Halihazırda yılda iki kez şubat-eylül aylarında yapılan okul güvenliği toplantıları, artık valilerimizin ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli şekilde yapılacak, her okulda ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacaktır. Okul müdürü, rehber öğretmeni, okul koordinasyon kolluk görevlisi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir kurul oluşturulacaktır.” dedi.
Çiftçi, 7 basamaklı güvenlik modeli oluşturduklarını belirterek, “Risk ve tehdit analizleri yenilenecektir, fiziki güvenlik önlemleri artırılacaktır. Erken uyarı sistemi ile olası risklere hızlı müdahale sağlanacaktır. Toplum sağlığı merkezlerine takip görevi verilecektir. Rehberlik-güvenlik koordinasyonu sağlanacaktır. Bakanlıklar, koordineli çalışacaktır. Acil durumlar için eğitim ve farkındalık çalışması yapılacaktır.” dedi.
YENİ “GÜVENLİK PARADİGMASI”
Değişen dünya düzeninde suçla mücadelenin rotasını dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeniden çizdiklerini anlatan Bakan Çiftçi, Bakanlığın yeni vizyonunu duyurdu.
İçişleri Bakanı Çiftçi, şunları kaydetti:
“Yeni bir ‘güvenlik paradigması’ ortaya koyuyoruz. Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zeka, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz. Klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz. Sağlam veri olmadan doğru politika kurulamaz. Doğru analiz olmadan kalıcı sonuç alınamaz. Bu mücadele, yalnızca kamu kurumlarının omzunda taşınabilecek bir mücadele değildir.”
Suçla mücadelede önleyici stratejilerin ve toplumsal işbirliğinin önemine dikkati çeken Çiftçi, “Aileyle, okulla, üniversiteyle, medyayla, sivil toplumla, yerel yönetimlerle ve toplumun bütün kesimleriyle birlikte hareket etmek zorunda olduğumuzun bilincindeyiz.” dedi.
Bilhassa çocukların suça bulaşmadan, şiddetin gölgesine düşmeden ve dijital tehditlerin pençesine kapılmadan daha güvenli ortamlarda büyümesini sağlamanın en temel ortak sorumlulukları olduğuna dikkati çeken Çiftçi, şunları dile getirdi:
“Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürüdüğümüz Türkiye Yüzyılı vizyonunun en güçlü sütunlarından biri Türkiye’nin huzurudur ve bu huzuru kalıcı hale getirmenin en etkili yolu, suçu henüz meydana gelmeden yerinde önlemektir. Bu noktada siz değerli basın mensuplarımız da en kıymetli paydaşlarımızdansınız çünkü güvenlik, yalnızca sahada yürütülen operasyonlarla değil doğru iletişim ve toplumsal farkındalıkla tahkim edilir. Birbirimizin görüşlerini, eleştirilerini ve katkılarını dikkate alarak bu istişare toplantılarını daha verimli bir zeminde sürdürmeye kararlıyız. Nitekim ‘yeni güvenlik paradigmasıyla’ sadece suçun peşinden koşan bir anlayışla yetinmiyor, suçu doğmadan önleyen ve çocuklarımıza güvenli yarınlar hazırlayan güçlü bir geleceği vatandaşımız için inşa ediyoruz.”
Gelibolu’da ‘Haka danslı’ anma töreni! Nefes kesen görüntüler
BAKAN ÇİFTÇİ, YILIN İLK ÇEYREĞİNİN VERİLERİNİ PAYLAŞTI
Çiftçi, 2026 yılının ilk çeyreğinde Interpol tarafından aranan 219 yabancı şüphelinin Türkiye’de yakalandığını, 47’sinin organize suç örgütü elebaşı veya üyesi olduğunu; kırmızı bültenle aranan 257 kişinin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını, 58’inin organize suç örgütü elebaşı veya üyesi olduğunu söyledi.
Çiftçi, 16 Nisan’a kadar uyuşturucu nedeniyle 80 bin 960 olayın yaşandığını, düzenlenen operasyonların sayısının 15 bin 815 olduğunu anlattı.
Operasyonlar sonucu 13 bin 633 şüphelinin tutuklandığını belirten Çiftçi, 15 ton 700 kilogram kokain ve esrar gibi uyuşturucu madde, 44 milyon 100 bin uyuşturucu hap ile 40 bin kök kenevirin ele geçirildiğini açıkladı.
Siber devriye kapsamında yılın ilk üç ayında suç unsuru tespit edilen 86 bin 937 şüpheli ile hesabın bulunduğunu dile getiren Bakan Çiftçi, çevrim içi dolandırıcılık kapsamında 863, çevrim içi yasa dışı bahis kapsamında 386, çevrim içi çocuk müstehcenliği kapsamında 667, bilişim suçları kapsamında 141 ve suç gelirleri ile mücadele kapsamında toplam 2 bin 72 operasyon yapıldığını anlattı.
Operasyonlarda 3 bin 93 kişinin tutuklandığını bildiren Bakan Çiftçi, “Siber suçlarla mücadele kapsamında 17 bin 933 URL adresi engellendi. 27 bin 321 sosyal medya hesabı ile 28 bin 629 yasa dışı bahis sitesi erişime kapatıldı.” dedi.
“ÖLÜMLÜ KAZA ORANINDA YÜZDE 16,2 ORANINDA DÜŞÜŞ GERÇEKLEŞTİ”
Trafik kazalarına ilişkin de bilgi veren Bakan Çiftçi, “1 Ocak-16 Nisan tarihleri arasındaki 2025 ve 2026 yılı karşılaştırmasına göre trafikte denetlenen araç sayısı yüzde 6,2 arttı. İşlem yapılan araç sayısı yüzde 12,9 azaldı. Ölümlü kaza oranında yüzde 16,2, günlük can kaybı oranında ise yüzde 11,1 düşüş gerçekleşti. Yine 27 Şubat-16 Nisan tarihleri arasında bir önceki yıla göre makas atmada yüzde 92,6, ‘Dur’ ihtarına uymamada yüzde 65,3, hız ihlalinde yüzde 37,9, ehliyetsiz araç kullanmada yüzde 30,3, cep telefonu ihlalinde yüzde 26,6 ve kırmızı ışık ihlalinde yüzde 9,9 azalma yaşandı.” bilgisini paylaştı.
Çiftçi, terör örgütlerine yönelik yılın ilk çeyreğinde düzenlenen operasyonlara ilişkin, “PKK terör örgütüne yönelik 466 operasyon yapıldı. Kesintisiz devam eden arama tarama faaliyetleri kapsamında 5 bin 900 İHA’lı arama tarama faaliyeti gerçekleşti. 10 adet sığınak-barınak imha edildi. 83 terörist ikna yöntemi ile teslim oldu. Dini istismar eden örgütlerine yönelik 848, FETÖ’ye yönelik 889, DHKP/C, MLKP ve diğer sol örgütlere yönelik ise 246 operasyon yapıldı.” dedi.
ABD/İsrail-İran gerilimi bağlamında sınır güvenliği konusunda bilgi veren Bakan Çiftçi, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mız, bölgede sükunetin sağlanması için yoğun bir diplomasi trafiği yürütmektedir. Fiziki güvenlik altyapımız, teknolojik imkanlarımız, insan kaynağımız ve kurumsal koordinasyonumuzla sınır hattımızda güçlü bir hazırlık ve kontrol düzeyine sahibiz. Şu an itibarıyla sınır hattımızda herhangi bir arızi sorun bulunmamaktadır. İran’dan ülkemize açılan Kapıköy, Gürbulak ve Esendere sınır kapılarında son 10 gün verilerine göre sırasıyla yüzde 4, yüzde 5 ve yüzde 75 oranında azalış görülmektedir. Bu tablo, sınır kapılarımızda olağan dışı bir hareketlilik yaşanmadığını göstermektedir. İran’dan Türkiye’ye yönelik geçişler çok yakından takip edilmektedir. Türkiye, sınır güvenliğinde tedbiri önceden alan, sahayı anbean izleyen ve hiçbir zafiyete alan açmayan güçlü bir devlettir.”
“BİZİM HER OKULA İKİ POLİS VERMEMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”
Bakan Çiftçi, konuşmasının ardından medya temsilcilerinin sorularını yanıtladı.
Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına ilişkin soru üzerine Çiftçi, emniyet ve jandarma bünyesinde özel ekiplerin faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Çiftçi, okul güvenliğiyle ilgili, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 30 bin bekçinin bulunduğunu, bekçilerin gece dışında çalışma yetkisinin İçişleri Bakanı’na verildiğini ve bu yetkisini 81 il valisine devrettiğini, bekçilerin çalışma saatlerini belirleme yetkisinin artık valilerde olduğunu belirtti.
Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
“Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluk alanına giriyor ama genel bütçeden okullara güvenlik görevlisi konusunda bir kadro verilebilir. Hizmet alımı şeklinde değerlendirilebilir yani istihdam edilebilir. Uzun zamandır yürürlükte olan okullarda mevcut risk analizine göre yılda iki kez toplantı yapılan bir uygulama var. Burada risk analizi, ağırlıklı olarak okulun bulunduğu semtteki sosyokültürel ve ekonomik ortama, asayiş olaylarına göre şekilleniyordu. Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı olay, bu risk analizine göre risksiz gruptaydı. Şimdi bu yeni düzenlemeyle, risk analizini sil baştan yapıyoruz. Risk faktörüne öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşımı koyuyoruz.”
Birinci ve ikinci derece riskli okullarda zaten polisin olduğunu belirten Çiftçi, “Üçüncü ve dördüncü derecede riskli olan okullarda da koordinasyon görevlilerimiz var yani bir sorun olduğunda, problem olduğunda irtibata geçilen kişiler mevcut. Bir yandan okul polisimizle, bir yandan gece bekçilerimizle, onların çalışma saatlerini değiştirerek, güvenlik korucularımızla, belki Milli Eğitim Bakanlığına verilecek olan güvenlik kadrolarıyla bu iş biraz daha sürdürülebilir hale gelir ama mevcut haliyle bizim her okula iki polis vermemiz sürdürülebilir değil. Ülke genelinde 75 bin okul var. 150 bin kişiyi de orada çalıştırmamız, uzun vadede sürdürülebilir değil.” ifadelerini kullandı.
“POLİS OKULLARINDAKİ 10 BİN ADAYIMIZIN MEZUNİYETİNİ İKİ AY ÖNE ALDIK”
Bakan Çiftçi, sınır güvenliği ve İran’la ilişkilere dair soru üzerine, “Sınırlarımızda herhangi bir hareketlilik yok. Hareketlilik yani bizim güvenliğimizi tehdit eden bir durum olmadığı için İran İçişleri Bakanı ile herhangi bir görüşmemiz olmadı. Görüşmemiz için bir sebep olmalı. Bir sebep olmadığı için de herhangi bir görüşme yapmadık. Daha çok görüşmeleri krizin sona erdirilmesi, yeniden barış ortamına dönülmesi, diplomasi kanallarının işletilmesi konusunda bildiğiniz gibi Dışişleri Bakanımız süreci yürütüyor.” yanıtını verdi.
Terörsüz Türkiye süreci ve operasyonlara ilişkin soruları da yanıtlayan Çiftçi, “Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili konunun bir Meclis ayağı var. Meclis ayağını TBMM takip ediyor. Komisyon, bu konuyla ilgili raporunu da hazırladı, işin bir tarafı o, bir tarafı da yine Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, Dışişleri Bakanlığımız, MİT Başkanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız aktif olarak bir süreç yürütüyor. Sayın Devlet Bahçeli de başından itibaren bu sürece güçlü destek verenlerden birisi.” dedi.
Bakan Çiftçi, polislerle ilgili soru üzerine, “Polis okullarındaki 10 bin adayımızın mezuniyetini iki ay öne aldık. Bu taze kanla birlikte 12/36’ya geçebileceğimizi değerlendiriyoruz. Fazla çalışma saatleri konusunda da Maliye Bakanlığımızla görüşmelerimizi tamamladık, 12/36’ya geçmemiz durumunda 2027 yılından itibaren fazla mesai ücretlerinin ödenebileceği konusunda mutabakata vardık. Tabii Strateji Başkanlığının da onayını almamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Çiftçi, “Kira yardımı konusunda ise İstanbul Vali’mizle görüştüm. Polis Teşkilatına lojman olarak verilmek üzere İstanbul’dan daire almayı planlıyoruz, bunu ilk olarak oradan başlatacağız. Maaş eşitlemesi konusu, jandarmanın eskiden Genelkurmay’a bağlı askeri personel sayılmasından gelen bir durum. Şu an sadece İçişleri’ne bağlı bir kolluk kuvveti olmalarına rağmen eşitleme yapabilmek için kanuni düzenleme ve ciddi bütçe gerekiyor. İran Savaşı’nın bütçeye getirdiği yükleri de göz önünde bulundurunca bunun bu sene gerçekleşmesini çok mantıklı görmüyoruz.” dedi.
Göreve geldiğinden bu yana Göç İdaresi ve deport konularının en çok şikayet aldığı başlıklar olduğunu kaydeden Çiftçi, “Teftiş Kurulumuza talimat verdim, 25 ildeki 32 geri gönderme merkezinin tamamını müfettişlerimiz inceliyor. Kafkaslar, Filistin veya Gazze gibi bölgelerden gelen, tehlike altındaki kişilerin iadelerinde mağduriyet yaşanmaması adına bu denetimleri sıklaştırdık.” diye konuştu.
İstanbul’da 100 bin TOKİ konutu için kura çekimi başladı! Erdoğan: Konutları 7 bin 313 lira taksit, 240 ay vadeyle teslim edeceğiz…

deneme bonusu veren sitelerhttps://about.xpmedical.com/Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://lutherhotelpalacios.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergeminibikes.comDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://elysium-studios.com/grandpashabetmichaelanthonyspizza.nethttps://contact.moerleinlagerhouse.com/Deneme Bonusu Veren Sitelerjojobet girişchild pornonwingrandpashabetgrandpashabetchild porngrandpashabetchild porngrandpashabetgrandpashabetholiganbetholiganbetgrandpashabetholiganbetjojobetjojobetjojobetromabetromabetgameofbetromabetradissonbetcratosroyalbetromabetgrandpashabetgrandpashabetromabetjojobetjojobetbettiltgrandpashabetmatbet güncel girişmatbetpusulabet girişbetciobettiltmatbet girişbetciobahiscomradissonbetgrandpashabetibizabetibizabetnesinecasino girişgrandpashabetbetcio giriştaraftarium24onwintipobetbettilt güncel girişbetpuanbetpuansonbahissonbahiswbahisbettiltparmabet girişparmabetsekabettipobettipobetmarsbahismrking5026betplaycasinomilyoncasinoroyalholiganbetholiganbetpusulabetgrandpashabetbetsalvadorgrandpashabet girişcratosroyalbetnesinecasinomatbetsekabetcasibomcasibom girişmarsbahisholiganbetjojobetJojobetHoliganbetMarsbahisCasibomjojobet girişjojobet girişcasibommarsbahis girişMarsbahisjojobetonwin