BIST 100
12.265,98 0,43%
DOLAR
49,3088 0,10%
EURO
55,2492 -0,20%
GRAM ALTIN
6.644,78 1,51%
BITCOIN
82.944,00 0,61%
FAİZ
39,59 -0,40%
GÜMÜŞ GRAM
96,37 2,79%
GBP/TRY
65,3129 -0,08%
EUR/USD
1,1200 -0,10%
BRENT PETROL
102,90 0,30%
ÇEYREK ALTIN
10.864,21 1,51%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
28 °

HABER

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: 'Silahım yok’ demişti! Fotoğrafları ortaya çıktı...

SON DAKİKA GÜLİSTAN DOKU HABERLERİ: ‘Silahım yok’ demişti! Fotoğrafları ortaya çıktı…

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında özel ekip kurulmasını talep etti. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı.
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.

Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
15 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI, 1 ŞÜPHELİ FİRARİ
İlk operasyonda aralarında Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14’üncü şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunuldu. 17 Nisan’da düzenlenen 2’nci operasyonda dönemin Valisi Tuncay Sonel ve Gülistan’ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi ve ardından İl Sağlık Müdürü görevini de yürüten Çağdaş Özdemir gözaltına alındı.
İlginizi Çekebilir
VALİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, işlemlerinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği’ tarafından ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ
Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait yeni bir fotoğraf ortaya çıktı.
Okullarda 7 yeni tedbir! Bakan Tekin tek tek açıkladı

Soruşturma dosyasına giren fotoğrafın, Tuncay Sonel’in kentte gerçekleştirdiği bir kurum ziyareti sırasında çekildiği öne sürüldü. Fotoğrafta Mustafa Türkay Sonel’in kamuflaj kıyafeti giydiği ve üzerinde tabanca bulunduğu görülüyor.
Haber Detay Görsel Slider
‘TABANCAM YOK’ DEMİŞTİ
Mustafa Türkay Sonel savcılıkta ifadesinde, “Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” dedi.

ARACININ BAGAJINDAKİ SİLAHLARIN FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI
Gülistan Doku soruşturması kapsamında ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in aracı olduğu öne sürülen otomobilin bagajında, uzun namluluların da olduğu çok sayıda silah ve mühimmatın bulunduğu fotoğraf ortaya çıktı. Ayrıca Mustafa Türkay Sonel’in uzun namlulu silahla poz verdiği bazı fotoğraflar da yer aldı. (DHA)
Savaşın 56. günü…ABD basınından şok iddia! Beyaz Saray’da İran’a karşı ‘sessizlik hazırlık’ başladı: ‘Yeni hedefler belli’…

'Son Balkon' operasyonu! 5 milyonluk vurgun yapan çete çöktü

‘Son Balkon’ operasyonu! 5 milyonluk vurgun yapan çete çöktü

Samsun’da gözetledikleri 10 farklı ikamete balkonlardan girerek yaklaşık 5 milyon TL’lik haksız kazanç elde eden hırsızlık şebekesinden, polisin “Son Balkon” operasyonuyla gözaltına alınan şahıs 10 ayrı hırsızlık olayından da ayrı ayrı tutuklanırken, hurdacı ise savcıdan serbest bırakıldı.
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
SAMSUN’DA ‘SON BALKON’ OPERASYONU
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmada, 2025 ve 2026 yıllarında İlkadım ve Atakum ilçelerinde meydana gelen evden hırsızlık olaylarının failleri tek tek tespit edildi.
EVLERİ GÜNLERCE İZLEDİLER, KAMERALARI KIRDILAR
Şüphelilerin hedef aldıkları evleri önceden izledikleri, içeride hareket olup olmadığını kontrol ettikleri ve genellikle uzun süre kullanılmadığı değerlendirilen yazlık, villa ve bağ evi tarzı konutları tercih ettikleri belirlendi.
Güvenlik kamerası bulunmayan yapıları seçen zanlıların, cam kırarak ya da balkonlardan içeri girip kısa sürede hırsızlığı gerçekleştirdikten sonra olay yerinden uzaklaştıkları ortaya çıktı.
Fenerbahçe’de Galatasaray sonrası olası senaryo! ‘Moraller bozuk’
1 MİLYON 600 BİN TL’YE BLOKE KONULDU
Bazı olaylarda güvenlik kameralarını fark eden şüphelilerin, görüntü alınmasını engellemek amacıyla kameraları sopayla kırdıkları da tespit edildi. Aynı yöntemle 10 farklı evi soyan şüphelilerin yaklaşık 5 milyon TL’lik haksız kazanç elde ettiği belirlendi.Polis ekiplerince düzenlenen “Son Balkon” operasyonunda kimlikleri belirlenen 4 şüpheli eş zamanlı olarak yakalanırken, şüphelilerin banka hesaplarındaki 1 milyon 600 bin TL’ye bloke konuldu.
İkamet ve araçlarda yapılan aramalarda yaklaşık 350 bin TL değerinde ziynet eşyası, 1 milyon TL değerinde kol saati, 100 bin TL değerinde teknolojik ev aletleri, 50 bin TL değerinde parfüm, nakit para ve döviz ile birlikte hırsızlıkta kullanıldığı değerlendirilen malzemeler, termal dürbün, çeşitli kıyafetler ve 7 kesici alet ele geçirildi. Hırsızlık anı ile hırsızın sopa ile kamerayı çekimini engelleme anı saniye saniye güvenlik kamerasına kaydedildi.
10 AYRI SUÇTAN TUTUKLANDI
Ele geçirilen malzemeler sahiplerine teslim edilmek üzere muhafaza altına alınırken, gözaltına alınan şüphelilerden V.Ç. (32) ve N.Ç. (26) ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Polisteki sorgulaması tamamlanan zanlı T.G. (34) ve çalıntı malları satın aldığı ileri sürülen hurdacı H.K. (59) bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Hurdacı H.K., savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakılırken, 10 ayrı evden hırsızlık yapan T.G. ise çıkartıldığı nöbet mahkemece her bir hırsızlık olayından ayrı ayrı 10 kez tutuklandı.
Akılalmaz sapıklık! Tuvaletten delik açtı, komşusunun banyosunu izledi…

Nişanlı çift, 1,5 milyon TL ile düğün yapmak yerine ezber bozdu: Çünkü ikimizin ailesi de çok kalabalık

Nişanlı çift, 1,5 milyon TL ile düğün yapmak yerine ezber bozdu: Çünkü ikimizin ailesi de çok kalabalık

Eskişehir’de yaşayan 24 yaşındaki Melek Büşra Akkuş ve evlilik hazırlığı yaptığı erkek arkadaşı 21 yaşındaki Enes Bostan evlilik için biriktirdikleri para ile İstiklal Mahallesi İki Eylül Caddesi üzerinde bulunan bir iş hanından lokanta devraldı. Yaklaşık 1 buçuk milyon TL harcayan gençler, işletmelerini açmayı başardı. Genç girişimci çift yaklaşık 6 aydır lokantalarını işletip hem kendi paralarını kazanıyor hem de düğünleri için para biriktiriyor.
Üniversite mezunu olan ve öğrencilik yıllarından yarı zamanlı çoğu kez çalışıp aşina olduğu restoran işletmeciliğini yapmakta Akkuş, çok fazla zorlanmadığına değindi.
Evlilik hazırlığı yaptığı erkek arkadaşı ile iş ortağı olmasının kendisi için avantaj olduğuna dikkat çeken Melek Büşra Akkuş, gençlere girişimci olmaları yönünde tavsiyede bulundu.
AVM’de dehşet anları! 3 yaşındaki çocuğun parmağı yürüyen merdivende koptu

“DÜĞÜN PARASIYLA İŞ KURABİLECEĞİMİZİ FARK ETTİK”
Konuyla alakalı konuşan Melek Büşra Akkuş, “24 yaşındayım. Ortopedi okudum, sonra yüksek lisans yaptım. Daha sonra ‘evleneceğiz’ diye ayırdığımız düğün parasıyla ‘kendi işimizi kuralım’ diye düşünerek lokanta açtık. Ben okurken de restoranlarda, lokantalarda ustalık yapıyordum. Kendi restoranımı açmak hayalimdi. Bizim artık evlenmemiz gerekiyordu, bayağıdır sevgiliyiz. İnsanlar bize ‘Evlenin artık, düğün yapın’ diyorlardı. Kendi aramızda oturup konuştuğumuz zaman, düğün parasıyla iş kurabileceğimizi fark ettik. Çünkü ikimizin de ailesi çok kalabalık. O parayla düğün yapmak yerine önce iş kurup, sonra işten kazandığımız parayla düğün yapmak daha mantıklı geldi. O yüzden şimdi düğün paramızla açtığımız lokantayı işletiyoruz. Burayı açalı daha 6 ay oldu, henüz çok yeniyiz. Bizde personel diye bir şey yok, hepimiz çalışanız. Çoğunlukla ‘Biz kendi işimizin amelesiyiz’ diyoruz zaten. Devraldığımız tutar çok ufak bir rakamdı, 450-500 bin gibi bir tutardı. Ama tadilatı falan derken cebimizden 1 milyon, hatta belki de 1 buçuk milyon çıktı” dedi.
“GÜNDE, ET, TAVUK FARK ETMEKSİZİN 15 ÇEŞİT YEMEK ÇIKIYOR”
Dükkânında müşterilerine sunduğu menü hakkında da konuşan Melek Büşra Akkuş, “Ortakla çalışmanın şöyle bir dezavantajı var: ‘Ortağınızın yere attığı bir kürdan bile her zaman size batar’ derlerdi; inanmazdım. Bu, nişanlınız olsa bile öyle oluyormuş. Bir de nazının geçtiği bir insan olunca ya sen bütün yükü ona yıkıyorsun ya da o bütün yükü sana yıkıyor. O yüzden zor ama güzel yanları da var. Birbirine patronluk taslamayan iki ortağız ve beraber çalıştığımız zamanlar çok eğlenceli geçiyor. Günde, et, tavuk fark etmeksizin 15 çeşit yemek çıkıyor. Gayet de uygun fiyatlıyız. Aklınıza gelebilecek her yemek çıkıyor; sadece Türk yemekleri değil; Çin yemekleri, Doğu Anadolu gibi her bölgeden yemek çıkarıyoruz” diye konuştu.
“ÇOK HIRSLI, HER GÜN AYNI SAATTE O BENİ ARAR KALDIRIR”
Genç bir işletmecinin dükkânında çalışmaktan duyduğu mutluluğu anlatan usta şef Burhanettin Bilen şöyle konuştu;
“Bolu Mengenliyim, yemek uzmanıyım. Almanya, Medine, Kıbrıs gibi yerlerde görev yaptım. Patronumuz çok süper bir kızımız, o benim torunum. Çok hırslı, her gün aynı saatte o beni arar kaldırır, bazen ben ararım; iletişimi hiç kesmeyiz. Gençlere tavsiyem çalışmaları, özellikle bu işte. Ben imamdım, istifa ettim ve bulaşıkçı olarak başladım. Bulaşıkçılıktan ustalığa yükseldim. Bir usta 150 bine çalışıyor, az para değil.”
Nikahlı eşinin takılarını çalıp, sevgilisine düğün yaptı: Benim altınlarımla kurulan evde oturuyorlar…

7 yaşındaki Yüsra'nın ölümü: 14 doktor gözaltına alındı, 1'i firar

7 yaşındaki Yüsra’nın ölümü: 14 doktor gözaltına alındı, 1’i firar

Bursa’da 19 Mayıs 2024 yılında Bursa Şehir Hastanesinde hayatını kaybeden 7 yaşındaki Yüsra Türkoğlu’nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada Bursa İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince hastane personeline yönelik operasyon düzenlenirken, aralarında uzman ve profesörlerin de bulunduğu 14 doktor gözaltına alındı. 1 doktorun ise firari olduğu bildirildi.

Soruşturma süreci, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nin “soruşturma izni verilmemesine” ilişkin kararı kaldırmasının ardından hız kazandı.
Mahkeme, olayın ancak savcılık tarafından yürütülecek kapsamlı bir soruşturmayla netleşebileceğine hükmederek dosyayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
7 yaşındaki Yüsra yanlış serumdan hayatını kaybetti iddiası! Otopsi raporu ortaya çıktı

Kararın ardından harekete geçen emniyet ekipleri, Bursa Şehir Hastanesi’nde görev yapan sağlık personeline yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında 14 doktor gözaltına alınırken, 1 doktorun yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Gözaltına alınan Dr. M.G., Dr. C.A., Uzm. Dr. M.M.G., As. Dr. T.P., As. Dr. T.D.S., As. Dr. G.E.Ö., As. Dr. H.B.Ö., Uzm. Dr. A.G., Doç. Dr. A.O., As. Dr. H.Z.T., As. Dr. Ü.Y., Uzm. Dr. B.A., Uzm. Dr. N.G., Prof. Dr. M.T.’nin ifadesinin emniyette devam ettiği öğrenildi.

“ON YEDİ SAAT İÇİNDE EVLADIMIZI KAYBETTİK”
Acılı anne Buse Türkoğlu, yaşanan sürece ilişkin yaptığı açıklamada, kızlarını sağlıklı şekilde hastaneye götürdüklerini belirterek, “On yedi saat içinde evladımızı kaybettik. Elimizden tutarak götürdüğümüz çocuğumuzun cansız bedenini aldık. Çok şükür soruşturma izni çıktı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.
Bakan Gürlek’e teşekkür eden anne Türkoğlu, “Bu acıyı kimse yaşamasın. Adalet yerini bulsun ki başka çocukların canı yanmasın” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, soruşturma kapsamında, aralarında pratisyen hekimler, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları ile bir profesörün de bulunduğu toplam 15 sağlık personeli hakkında inceleme yürütüldüğü öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Yürüyerek gittiği hastanede hayatını kaybetmişti! Yüsra’nın ölümünde korkunç detay
…

Son dakika..

Son dakika… Yatırımcıya vergi avantajı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız

HABER MERKEZİ- İşte Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları:İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes, bir taraftan gün aşırı değişen atmosferi takip ederken diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor.
İlginizi Çekebilir
Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından, koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde yüz emin olamıyor. İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz.İnşallah netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerimizle iş birliği içerisinde çabalarımızı devam ettireceğiz.
“ÜLKEMİZ İSTİKRAR ADASI”
Değerli arkadaşlar, şurası bir gerçek ki artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir. Türkiye son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir. Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye’yi doğu, batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz.
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
“ÜLKEMİZİN ÇEKİM GÜCÜNÜ ÇOK DAHA İLERİ TAŞIYACAĞIZ”
Çok değerli dostlar, rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak, yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz.Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız. Yakında Meclisimize sunacağımız kapsamlı düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız. Biliyorsunuz, İstanbul Finans Merkezimizin çalışmalarına 2009 yılında başlamış, burada küresel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflemiştik. Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi, 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor.
“VERGİ AVANTAJI GENİŞLETİLECEK”
Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz. Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50’lik indirim oranını yüzde 100’e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız. Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz.
Bir diğer önceliğimiz, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye’den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100’ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz.
Bir başka önemli adımımız, büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülmesidir. Yani ‘Tek Durak Büro’. Bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği, hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer ‘Tek Durak Büro’da görev yapacak. Yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden iş kurma süreçlerine, arazi, teşvik ve tahsis izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Değerli arkadaşlar, bizim ihracata verdiğimiz önemi hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Hükümetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14’e çekiyoruz.

“DÖVİZ KAZANDIRICI TEŞVİKLERE YENİLERİNİ KAZANDIRACAĞIZ”
Yine ihracat kadar kritik olan bir diğer konu ülkemize döviz kazandırıcı teşviklerdir. Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var. Şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye’de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke içi gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye’de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde 1 olarak uygulayacağız.
Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkân sağlıyoruz. Bunların şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Kıymetli misafirler, istikbalimizin teminatı olan gençlerimizin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalışıyoruz. Dünya, yapay zekânın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz. Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının yüzde 80’inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkân sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz.
Atacağımız bir diğer stratejik adım, Türkiye’yi start-up ve girişim sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir. Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hâle getiriyoruz. Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Ayrıca Terminal İstanbul projesinin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz.
Son olarak ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz. Yatırım kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum.
“MECLİS BOYUTUNDAKİ ÇALIŞMALAR BAŞLAYACAK”
Çok değerli dostlar, genel çerçevesini çizdiğimiz hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını inşallah ekonomi yönetimimiz iş dünyamızla ve yatırımcılarımızla paylaşacak ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmalar başlayacak. Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Allah’ın izniyle Türkiye’nin önü de, ufku da, yolu da açıktır. Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Küresel ekonomiyi etkileyen fırtınaların esintilerinin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Fakat öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur. Son 23 yılda küresel ve bölgesel krizlerden alnımızın akıyla çıktık. Darbe girişimleri dâhil nice badirenin üstesinden başarıyla geldik. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık. Şunu küresel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor. Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, askerî kapasitesiyle, ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla, beşerî sermayesi ve diplomatik imkânlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var. Bugün sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi millî politikalarını uygulayan itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var. İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız. Daha iyi yerlere geleceğiz. 23 yıllık emeğimizin, 23 yıllık mücadelemizin meyvelerini bundan sonra daha fazla toplayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açıkladığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Toplantımızı teşrifleriniz için her birinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.
Fenerbahçe’de Galatasaray sonrası olası senaryo! ‘Moraller bozuk’…

Yürüyerek gittiği hastanede hayatını kaybetmişti! Yüsra'nın ölümünde korkunç detay

Yürüyerek gittiği hastanede hayatını kaybetmişti! Yüsra’nın ölümünde korkunç detay

Yüsra’nın fenalaştıktan sonra hastane görevlileri tarafından ısrarla kapatılan hastaneye sevkinin gerçekleştirilmesinin istendiğini ancak ailenin kızlarının o hastaneye götürülmesine izin vermediği ileri sürüldü.
İlginizi Çekebilir
Aile ve avukatları Sağlık Bakanlığı’ndan Bursa Şehir Hastanesi hakkında soruşturma izni çıkarılmasını talep ederken, Yüsra’nın ölmeden önce babasının kucağında hastane koridorlarında ortaya çıkan son görüntüsü ise bir kez daha yürekleri sızlattı.
Bursa’da yaşayan Türkoğlu ailesinin 4 çocuğundan biri olan 7 yaşındaki Yüsra Türkoğlu Mayıs ayında bahar nezlesi olduğu için saat 20.00 sıralarında baba Cemil Türkoğlu ve anne Azime Buse Türkoğlu tarafından Bursa Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Babasıyla yürüyerek hastaneye giden Yüsra burada tedavi altına alındı.

7 yaşındaki Yüsra doktorun verdiği serumdan yaklaşık yarım saat sonra fenalaşınca daha sonra gelen başka bir doktor, aileye bir şeylerin ters gittiğini bildirdi. Türkoğlu ailesinin iddiasına göre, 7 yaşındaki Yüsra 10 saat boyunca aynı sedyede bekletildi. Gözleri şişen, karnı ağrıyıp tansiyonu düşen Yüsra’yı sabah mesainin başlamasıyla gelip kontrol eden kardiyoloji doktoru durumunun kritik olduğunu söyledi. Daha sonra yoğun bakıma kaldırılan Yüsra’nın sürekli kalbinin durduğu ve bu nedenle entübe edildiği doktor tarafından aileye bildirildi. Sonrasında hayatını kaybeden küçük kızın cenazesi Bursa Adli Tıp Morgunda yapılan otopsi işlemlerinin ardından toprağa verildi.

‘Öldü’ denilen bebek yaşıyordu! Anne gözyaşları içinde anlattı: 500 dolar istediler
‘YENİDOĞAN ÇETESİ’NİN HASTANESİNE SEVK ETMEK İÇİN UĞRAŞTILAR İDDİASI
Türkoğlu ailesi, yanlış serum sonrası kızlarının hayatını kaybettiğini defalarca dile getirirken kızlarının ölümünün üzerinden 7 ay sonra çarpıcı bir iddia daha ortaya attı. İddiaya göre, fenalaşan Yüsra, Bursa Şehir Hastanesi’nde bekletilirken görevliler Yüsra’yı İstanbul’da Yenidoğan çetesinin hastanesine ısrarla sevk etmek istedi. Bunun üzerine olayın şokuyla sevk kağıdına imza atan aile daha sonra kâğıdı tekrar isteyip, kızlarını başka bir hastanede tedavi ettirmek istediklerini söyledi. Ancak hastane ailenin bu talebini kabul etmedi. Bu sebeple aile ile hastane görevlileri arasında tartışma yaşanınca görevliler tarafından beyaz kod bildirdi. Yaklaşık 11 saat sedyede kalan Yüsra 5 saat yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti. Olaydan aylar sonra ortaya çıkan minik Yüsra’nın ölmeden önce babasının kucağındaki son görüntüleri bir kez daha yürekleri dağladı.

Çocukluk arkadaşını öldürdü! İstenen ceza belli oldu
SAĞLIK BAKANLIĞI ONAY VERİRSE SORUŞTURMA AÇILACAK
Yüsra’nın ölümü sonrası aile hukuk mücadelesi verirken, hastane Yüsra’nın ölüm sebebini ‘kalp kapağında iltihaplanma var’ olarak bildirdi. Yapılan otopside önce bu bulguya rastlanmazken daha sonra hastanenin teşhisinin doğru olabileceği belirtildi. Hastaneye suç duyurusunda bulunan aile Sağlık Bakanlığından hastane ve doktorlar hakkında soruşturma açılmasına izin vermesini istedi. Sağlık Bakanlığı onay verdiği takdirde Yüsra’nın ölümüyle ilgili soruşturma Yenidoğan Çetesi soruşturmasına da dahil edilecek….

SON DAKİKA HABERİ: Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar belli oldu

SON DAKİKA HABERİ: Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar belli oldu

Ümraniye’de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve Aleyna Kalaycıoğlu hakkında müebbet hapis cezası talep edilirken, İzzet Yıldızhan için ise 5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Son dakika… Hande Yener, CİMER’e şikayet sonrası ifade verdi
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti.
Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

7 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K., E.T. tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU HAKKINDA MÜEBBET HAPİS TALEBİ
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin soruşturma tamamlandı. İddianamede, tutuklulardan Alaattin Kadayıfçıoğlu için ‘Kasten öldürme’ ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından müebbet hapis cezası talep edilirken, Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise ‘Kasten adam öldürmeye azmettirme’ suçundan müebbet hapis cezası istendi. Öte yandan Türkücü İzzet Yıldızhan’ın ise ‘Suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis talep edildi.

İŞTE İSTENEN CEZALAR
Aleyna Kalaycıoğlu’nun “Kasten adam öldürmeye azmettirme” suçundan müebbet hapis cezası, Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun “Kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından müebbet ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep edildi. Türkücü İzzet Yıldızhan’ın ise “Suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi talep edildi.
126 yıl hapsi isteniyor! Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanık ilk kez hakim karşısına çıktı…

Diyarbakır’da 14 yıllık Sevgi Sevil cinayeti aydınlatıldı! Baba, amca oğlu ve amca kızı tutuklandı

Diyarbakır’da 14 yıllık Sevgi Sevil cinayeti aydınlatıldı! Baba, amca oğlu ve amca kızı tutuklandı

Diyarbakır’da 14 yıl önce işlenen Sevgi Sevil (15) cinayetinin faillerinin; babası, amcasının oğlu ve amcasının kızı olduğu ortaya çıktı. Jandarma Suç Araştırma Timi’nin (JASAT) çalışmaları sonucu yakalanan 3 şüpheli tutuklandı.
SEVGİ SEVİL CİNAYETİNİN FAİLLERİ, 14 YIL SONRA ORTAYA ÇIKARILDI
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı JASAT ekibi, 14 yıl önce işlenen Sevgi Sevil cinayetinin aydınlatılması için çalışma başlattı. Dosyayı inceleyen JASAT dedektifleri, olay yerindeki çelişkili ifadeleri inceledi.
Son dakika… Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde iddianame hazır! İşte Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan için istenen cezalar
AİLE İÇİ SIR KAN DONDURDU
Maktulün yanında olduğunu iddia eden tanıkların beyanlarındaki tutarsızlıkları tespit eden ekipler, dijital delillere odaklandı. HTS incelemeleri sonucunda; ailenin cinayet delillerini gizlemek amacıyla delil karartması yaptığı ortaya çıkarıldı. Çalışmayı derinleştiren JASAT ekibi, 2012 yılına ait otopsi raporunu ve görüntü kayıtlarını yeniden incelemeye aldı.

30 DAKİKA BOYUNCA BEKLETMİŞ
İlk incelemede ‘uzak atış’ olarak kaydedilen atış mesafesinin, aslında 2-75 santimetre mesafeden yapılan bir yakın atış olduğu adli tıp uzmanları tarafından doğrulandı. Elde edilen istihbarat ve teknik veriler ışığında; ailenin Sevgi Sevil’i hastaneye götürmek yerine olay yerinde 30 dakika boyunca beklettiği de tutanaklara geçti.

8 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Elde edilen bulgular doğrultusunda JASAT’ın yürüttüğü operasyon kapsamında, cinayetle bağlantısı olduğu değerlendirilen 8 şüpheli, gözaltına alındı. 17 Nisan’da adliyeye sevk edilen şüphelilerden Sevgi Sevil’in babası, amcasının oğlu ve amcasının kızı tutuklandı. Diğer 5 şüpheli hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.

126 yıl hapsi isteniyor! Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanık ilk kez hakim karşısına çıktı…

14 aylık İkra’nın kafatası çatladı, kendini böyle savundu: Çocuk sevgisiyle büyümüş biriyim

14 aylık İkra’nın kafatası çatladı, kendini böyle savundu: Çocuk sevgisiyle büyümüş biriyim

Çınarcık ilçesi Esenköy beldesinde yaklaşık 1 yıl önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesinin, binada oturan Ergin ailesiyle gürültü nedeniyle sürekli tartışma yaşadığı ve 2 aile arasında husumet oluştuğu öne sürüldü. İddiaya göre; 20 Şubat’ta Muhammet Baca, evine döndüğü sırada, bina yakınında komşusu Servet Ergin ile karşılaştı. Servet Ergin’in kendisine ‘Ne bakıyorsun lan’ dediğini öne süren Muhammet Baca, jandarmaya ihbarda bulundu. Taraflar arasındaki tartışma devam ederken Muhammet Baca, yanına gelen 14 aylık kızı İkra’yı kucağına aldı. Bu sırada Baca, Ergin’in kardeşi Şener Ergin’ın sopalı saldırısına uğradı. Baca ve kucağındaki kızı İkra, aldıkları darbeyle yaralandı. Jandarma ekipleri, kavgayı güçlükle ayırdı. Yaşanan arbede sırasında Muhammet Baca’nın burnu kırılırken, İkra bebeğin ise kafasında 3 çatlak ve sağ gözünde yaralanma meydana geldi.
Ambulansla Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan baba ile kızı, tedaviye alındı.

İlginizi Çekebilir
AĞABEY SERBEST BIRAKILDI, KARDEŞİ TUTUKLANDI
Olayın ardından Şener Ergin ile Servet Ergin, jandarma tarafından gözaltına alındı. Adliyeye çıkartılan Ergin kardeşlerden, Servet Ergin savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken Şener Ergin tutuklanarak cezaevine gönderildi.
‘O AN SİNİRLE SKUTER PARÇASINI ALIP VURDUM’
Savcılık soruşturması sonrası tutuklu Şener Ergin hakkında Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, Muhammet Baca’ya yönelik eyleminden dolayı ‘Kasten yaralama’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, kızı İkra Medine’ye yönelik eylemi nedeniyle de yine aynı suçtan 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Tutuklu sanık Şener Ergin’in yargılanmasına başlandı. Ergin duruşmaya SEGBİS ile bağlanırken, Muhammet Baca ile eşi Bilge Baca ve tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan Şener Ergin, “Olay günü iftar yapıyorduk. Bağırış seslerini duyunca, dışarı çıktım. Sokakta, bize sürekli silah gösterip tehditler yağdıran Muhammet Baca ile karşılaştım. Görünce bana küfretmeye başladı. O an sinirle skutere ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Ben vurduğumda çocuk kucağında değildi. Sonra dönüp tekrar baktığımda Muhammet’in, çocuğu kucağına alıp burnundaki kanı kızının suratına sürdüğünü gördüm. Ben 1 kez vurdum. 2’nci kez suketr elimden kayıp gitti. Vurduğum cisim de suketerin bir parçasıydı. Ben 3 çocuk babasıyım. Çocuk sevgisiyle büyümüş biriyim. Benim 2 defa yolumu kesip ‘sizi buradan sürgün edeceğim’ diye tehditlerde bulunmuştu. Hep, sineme çektim. Bu yaşıma kadar karakol görmedim. İkra bebek kadar çocuğum var benim evimde. Çocuklarıma bir kez el kaldırmadım. Tahliyemi istiyorum” dedi.

‘KIZIM EN UFAK SESTE KAFASINI TUTUYOR ARTIK’
Mahkemede verdiği ifadesinde kendisini ve kızını döven sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyen Muhammet Baca, “Olay sırasında eşimi düşürmüşler. İkra yoldaydı. Onu görünce kucağıma aldım. O sırada odunla vurdu Şener, skuter ile değil. Mahkemeyi yanıltıyor. Çocuğuma doğru vurdu. Kızım balık gibi çırpınırken tekrar vurdu. Benim kızım en ufak seste artık kafasını tutuyor. Kendisinin cezalandırılmasını istiyoruz” diye konuştu.
‘KARDEŞİMİN ELİNDEN BİR CİSİM ALIP ALMADIĞIMI HATIRLAMIYORUM’
Yargılamada tanık olarak dinlenen Servet Ergin, “Olay günü Muhammet Baca ile karşılaştık. Bana hakaret etti. Bağırış çağırış olunca kardeşim geldi. Ben jandarmayla birlikte kadınların kavgasını ayırdım. Ben olayın heyecanıyla Şener’in elinden bir cisim alıp almadığımı hatırlamıyorum. Vurduğunu da görmedim” ifadelerini kullandı.
Yalova’daki 14 aylık bebeğin de yaralandığı komşu kavgasının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
‘ARBEDE SIRASINDA KIZIMA VURDUĞUNU GÖRDÜM’
Bilge Baca ise “Jandarma kapıda eşimle konuşuyordu. Ben de kızımı kucağıma alıp yanlarına gittim. Bu sırada Servet’in eşi yanımıza gelip ‘Bu işin sonu iyi olmayacak’ dedi. Sonra oğluma dönüp ‘Seninle de okulda çocuklarım ilgilenecek’ deyince ben de ‘Ne diyorsun sen’ diyerek çıkıştım. Bunun üzerine bana saldırmaya başladı. Arbede sırasında kızıma vurduklarını gördüm. İkra’nın gözünde daha önceden bir şey yoktu. Şener sopayla vurdu. İlk önce çocuk benim kucağımdaydı. Arbede sırasında yere bıraktım. Sonra N.E. beni itince düştüm. Sonra eşim bana doğru geldi ve kızımı kucağına aldı” ifadelerini kullandı.
Mahkeme hakimi, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.

‘DOSYANIN AĞIR CEZA MAHKEMESİNE TEVZİSİNİ İSTEDİK’
Duruşma sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Baca ailesinin avukatı Berika Kurt, bugün ilki görülen duruşmada sanığın kolluk iadeleri ile mahkemede söyledikleri arasında çelişki olduğunu söyledi. Bu çelişkiyi hakimin tutuklu sanığa, ‘Siz çocuğa vurduğunuzu karakoldaki ifadenizde ikrar etmişsiniz ancak şu anda çocuğu görmedim, diyorsunuz. Bu çelişki hakkında ne düşünüyorsunuz’ dediğini belirten Avukat Kurt, “Kendisi, olayın şokuyla hatırlamadığını iddia etti. Bu açıklamalar dahi her şeyin bilinerek ve istenerek yaptığını açık açık gösteriyor. Muhammed Baca ve Medine İkra Baca’nın avukatları olarak suçun vasfının değişmesi yani şu anda iddianame ‘kasten yaralama’ suçundan yazılmış olunsa da bebeğe karşı olan eylemin meydana getirdiği sonucun hayati tehlike oluşturacak düzeyde olması sebebiyle ve bunun ‘Bilerek ve isteyerek yapılması’ sebebiyle Ağır Ceza Mahkemesi’ne tevzini istedik dosyanın. Çünkü ilk Adli Tıp raporunda, bebeğin hayat tehlikesi olduğu yazıyor. Aynı zamanda beyin kanaması ve kafatası kırıkları da sabit. Dolayısıyla biz Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevkini istedik. Bu aşamada mahkeme hakimi sanıktan ek savunma istedi. Yani suçun mahiyetinin değişmesi durumunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ hükümlerinin uygulanması durumunda açıklaması ne olacak, savunması ne olacak şeklinde beyan vermesini istedi savunma vermesini istedi. Önümüzdeki celseye kadar da o savunmanın alınacağını düşünüyorum” diye konuştu.
‘KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS EYLEMİDİR’
’Ailenin diğer avukatı Tolga Taylı da “Olayın oluş şekli Muhammed ve İkra’nın bedensel bütünlüğü bakımından kafa ve omurilik veyahut da beyincik kısmına gelen darbeler aslında bir yaralama değil, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ eylemidir. Dolayısıyla biz suçun vasfının değişeceği kanaatindeyiz. Bu da 6 ay sonra alınacak olan raporla sabitlik kazanacaktır. Buradan dosyanın asliye cezadan ağır cezaya gönderilmesini talep ettik. Nitekim de bu beyanımız mahkeme hakimi tarafından dikkate alındı ve ek savunma istendi. Sürecin yakinen takipçi olacağız” dedi. (DHA)
…

SON DAKİKA F1 HABERLERİ: Formula 1 Türkiye'de! İstanbul Park 2027-2031 Arasında yarışlara ev sahipliği yapacağız...

SON DAKİKA F1 HABERLERİ: Formula 1 Türkiye’de! İstanbul Park 2027-2031 Arasında yarışlara ev sahipliği yapacağız…

HABER MERKEZİ- İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:Uluslararası Otomobil Federasyonu’nun değerli yöneticileri, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun kıymetli mensupları, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Formula 1, seyir zevki yüksek yarışlarıyla genç takipçiler başta olmak üzere otomobil teknolojileri alanında dünyanın en büyük spor organizasyonları arasında yer alıyor. Ülkemizde de Formula 1’in, başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan ciddi sayıda takipçisi, hatta tutkunları bulunuyor. Yarışlar ülkemizde yaklaşık 19 milyon kişiye ulaşırken, sosyal medyada yaklaşık 7,5 milyon takipçi tarafından yakından izleniyor. Toplam 9 kez Formula 1’e ev sahipliği yaptık.
İlginizi Çekebilir
2005 yılındaki ilk yarış, sadece tribünlerdeki 110 binden fazla seyirciyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştı. Efsanevi yarışlar, unutulmaz olaylar, kırılması güç rekorlarla İstanbul Park, Formula 1’in en gözde pistlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Özellikle dünyanın salgınla mücadele ettiği, insanların evlere kapandığı ve spor etkinliklerinin ardı ardına iptal edildiği bir dönemde Formula 1’e kapılarımızı açarak bu spor dalına verdiğimiz önemi gösterdik.

Salgın dönemindeki yarışların sporseverler açısından bir başka anlamı da dönemin Mercedes pilotu Hamilton’ın, Michael Schumacher’in 7 Formula 1 şampiyonluğu rekorunu egale etmesiydi. Sonraki yıl aynı coşkuyu bu kez seyircili şekilde yaşamış, çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik.

“İSTANBUL PARK 2027-2031 YILLARI ARASINDA YARIŞLARA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK”
Türkiye’nin başarılarla dolu bu geçmişine baktığımızda, 2027 yılından itibaren Formula 1’e yeniden dönmemizin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inanıyorum. Bilhassa 8. virajıyla yarışseverlerin gözdesi olan İstanbul Park, inşallah 2027-2031 yılları arasında tam beş dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır.

Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini, ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin istikrar adası rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız.
Formula 1’in ülkemize ve İstanbul’umuza kazandırılmasında emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.

Türkiye yeniden Formula 1 takviminde! 5 yıllık anlaşma…